Şirketten Ayrıldım, SGK Borcu Geldi
Şirket hissesini devretmek veya müdürlükten ayrılmak, geçmiş döneme ait SGK borçlarından doğabilecek sorumluluğu kendiliğinden sona erdirmez. Ancak şirketin bütün borçlarının ayrılan kişiden istenmesi de her durumda hukuka uygun değildir.
Sorumluluğun belirlenmesinde şirket türü, kişinin ortak veya yönetici sıfatı, pay oranı, borcun ait olduğu dönem, ödeme tarihi ve görevden ayrılma belgeleri birlikte incelenir.
SGK prim borcu için kişisel olarak ödeme emri tebliğ edilmişse, ödeme emrine karşı dava süresi kural olarak tebliğden itibaren 15 gündür. Bu uyuşmazlıkta görevli mahkeme iş mahkemesidir. Kurumla görüşmek, eski ortaklara haber vermek veya muhasebeciden açıklama beklemek dava süresinin korunduğu anlamına gelmez. adana.gib.gov.tr
1. Önce gelen belgenin türü belirlenmelidir
SGK’dan gelen her yazı aynı hukuki sonucu doğurmaz. Bir borç bilgilendirme yazısı, prim tahakkuk bildirimi, idari para cezası kararı ve ödeme emri farklı işlemlerdir.
Belgenin başlığında “ödeme emri” yazması, takip dosyası numarası bulunması ve 6183 sayılı Kanun’a dayanılması, cebri tahsil aşamasına geçildiğini gösterebilir. Bu aşamada kişisel banka hesaplarına, araçlara veya taşınmazlara yönelik takip riski gündeme gelir.
İlk incelemede şu sorular cevaplandırılmalıdır:
- Belge şirket adına mı, kişinin kendi adına mı düzenlenmiş?
- Borç sigorta primi mi, gecikme zammı mı, idari para cezası mı?
- Hangi işyeri sicil numarasından kaynaklanıyor?
- Hangi aylar ve yıllar için isteniyor?
- Kişi hangi sıfatla sorumlu tutuluyor?
- Tebligat hangi tarihte ve hangi yöntemle yapılmış?
Özellikle şirketin çalışanlarına ilişkin prim borcuyla eski ortağın kendi 4/b sigortalılığından kaynaklanan kişisel prim borcu karıştırılmamalıdır. İki borçta uygulanacak inceleme ve savunma farklıdır.
2. Hukuki dayanaklar nelerdir?
Şirketten ayrıldıktan sonra SGK borcu istenmesi bakımından iki temel sorumluluk düzenlemesi öne çıkar.
6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından sermaye payları oranında sorumluluğunu düzenler. Pay devri ve borcun doğduğu tarihle ödeme tarihinde farklı ortakların bulunması da bu madde kapsamında değerlendirilir. Gelir İdaresi Başkanlığı
5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi ise şirket yönetim kurulu üyeleri dâhil üst düzey yönetici veya yetkililer ile kanuni temsilcilerin, koşulları oluştuğunda işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunu öngörür. Bu sorumluluk, yalnız ortaklık payına bağlı sorumluluktan farklıdır. Anayasa Mahkemesi
Dava süresi bakımından 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi; görev, yetki ve takibin durmaması bakımından 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi önem taşır. Şirketten ayrılmanın geçerliliği ise Türk Ticaret Kanunu ve somut şirket belgeleri üzerinden incelenir.
3. Limited şirket ortağı ile şirket müdürü aynı şekilde mi sorumludur?
Hayır. Bir kişinin ortak olmasıyla şirketi yönetmesi farklı hukuki sıfatlardır.
Limited şirkette yalnızca pay sahibi olan kişinin sorumluluğu, 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesindeki koşullara ve sermaye payına göre değerlendirilir. Buna karşılık şirket müdürü veya kanuni temsilci yönünden 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesindeki özel sorumluluk gündeme gelebilir.
| Kişinin sıfatı | Temel değerlendirme | Pay oranının etkisi |
|---|---|---|
| Yalnız limited şirket ortağı | Şirketten tahsil edilememe veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması ve ilgili dönem | Kural olarak sermaye payı oranı önemlidir |
| Limited şirket müdürü veya kanuni temsilcisi | Görev dönemi, yetki ve 5510 m.88 koşulları | Sorumluluk yalnız ortaklık payıyla sınırlı olmayabilir |
| Yalnız anonim şirket pay sahibi | Pay sahipliği tek başına genel bir SGK borcu sorumluluğu doğurmaz | Limited şirket ortağına ilişkin kural doğrudan uygulanmaz |
| Anonim şirket yönetim kurulu üyesi | 5510 m.88 kapsamındaki özel sorumluluk | Pay sahibi olmamak tek başına sorumluluğu kaldırmaz |
Aynı kişi hem ortak hem müdür olabilir. Böyle bir durumda ödeme emrinin yalnız pay oranı üzerinden değerlendirilmesi eksik kalır. Kurumun hangi hukuki sebebe dayanarak takip yaptığı açıkça belirlenmelidir.
4. Hisse devri eski SGK borçlarını ortadan kaldırır mı?
Limited şirket payının devredilmesi, devirden önceki kamu borçlarından doğan sorumluluğu her durumda ortadan kaldırmaz.
6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi, payı devreden ve devralan kişilerin devir öncesine ait kamu alacakları bakımından kanunda belirtilen kapsamda müteselsil sorumluluğunu düzenler. Bu nedenle “şirketi sattım, bütün eski borçlar alıcıya geçti” düşüncesi SGK karşısında tek başına yeterli değildir. Gelir İdaresi Başkanlığı
Öte yandan pay devrinin tarihi de yalnız tarafların imzaladığı bir kâğıda bakılarak belirlenemez. Noter onaylı devir sözleşmesi, gereken hâllerde genel kurul onayı, pay defteri ve ticaret sicili belgeleri birlikte incelenmelidir.
Örnek: Şirketteki payını devreden eski ortağa, devirden önceki aylara ait prim borcu için ödeme emri gönderilmesi mümkün olabilir. Ancak kişinin pay oranı, borcun dönemi ve şirketten tahsil koşulu araştırılmadan borcun tamamının istenmesi ayrıca tartışılmalıdır.
5. Müdürlükten ayrılmak ile ortaklıktan ayrılmak farklıdır
Bir kişi payını devretmesine rağmen müdürlük görevini sürdürüyor olabilir. Tersine, müdürlükten ayrılıp şirket ortağı olarak kalması da mümkündür.
Bu nedenle “şirketten ayrıldım” açıklaması hukuki inceleme için tek başına yeterli değildir. Hangi sıfatın, hangi tarihte ve hangi işlemle sona erdiği belirlenmelidir.
Müdürlükten ayrılma bakımından istifa bildirimi, bildirimin şirkete ulaştığını gösteren kayıt, görevden alma kararı, yeni müdür ataması ve ticaret sicili işlemleri önemlidir. Her durumda yalnız sicil ilan tarihinin esas alınacağı varsayılmamalıdır.
Şirkete gitmemek, ücret almamak veya banka işlemi yapmamak da görevin hukuken sona erdiğini kendiliğinden göstermez. Fiilî durum ile hukuki kayıtlar arasındaki farklılık belgelerle açıklanmalıdır.
6. Borcun dönemi neden ay ay incelenmelidir?
SGK ödeme emrinde farklı yıllara ve aylara ait borçlar birlikte bulunabilir. Bu borçların tamamı bakımından aynı sorumluluk sonucu doğmayabilir.
İncelemede en az şu tarihler karşılaştırılmalıdır:
- Ortaklığın başladığı ve sona erdiği tarih.
- Müdürlük veya yönetim kurulu üyeliğinin başladığı ve sona erdiği tarih.
- Primin ilişkin olduğu çalışma dönemi.
- Borcun tahakkuk tarihi.
- Borcun kanuni ödeme tarihi.
- Varsa denetim sonucunda sonradan yapılan tahakkuk tarihi.
Ödeme emrinin yıllar sonra gönderilmesi, borcun o yıl doğduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde borcun eski bir çalışma dönemine ilişkin olması da her sorumluluk türünde tek başına yeterli açıklama değildir.
Dönem tablosu hazırlanması, kişinin sorumlu tutulamayacağı kalemlerle ayrıca incelenmesi gereken kalemlerin ayrılmasını sağlar. Gerektiğinde ödeme emrinin yalnız bir bölümü için iptal talep edilebilir.
7. SGK önce şirketi takip etmek zorunda mıdır?
Bu sorunun cevabı kişinin hangi sıfatla takip edildiğine bağlıdır.
Yalnız limited şirket ortaklığına dayanan takipte, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememe ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması koşulu önemlidir. Şirketin malvarlığı, yapılan takipler ve Kurumun tahsil imkânına ilişkin tespitleri incelenmelidir.
5510 m.88 kapsamındaki yönetici veya kanuni temsilci sorumluluğunda ise işverenle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk söz konusudur. Ortaklık sorumluluğuna ilişkin tahsil koşulu, yönetici sorumluluğuna aynı biçimde taşınamaz.
Bu ayrım savunmanın merkezindedir. Sadece “önce şirkete gidilmeliydi” demek, müdür veya yönetim kurulu üyesi bakımından her dosyada sonuç vermez.
8. Pay oranı kadar mı, borcun tamamından mı sorumluluk doğar?
Yalnız limited şirket ortağı sıfatıyla takip edilen kişinin sermaye payı oranı, sorumluluk hesabında belirleyicidir. Sermaye taahhüdünün nominal tutarıyla kamu borcundan pay oranına göre sorumluluk aynı şey değildir.
Örnek: Kişinin yalnız ortaklık sıfatından kaynaklanan sorumluluğu tartışılıyorsa, yüzde 20 pay sahibi olması hesaplamada dikkate alınır. Ancak aynı kişi ilgili dönemde müdürse, yalnız “payım yüzde 20” savunmasıyla bütün sorumluluğun bu oranla sınırlandırılması istenemez.
Ödeme emri incelenirken ana para, gecikme cezası ve gecikme zammının hangi dönem ve oran üzerinden hesaplandığı da kontrol edilmelidir. Şirket veya başka bir sorumlu tarafından yapılan ödemeler gözden kaçırılmamalıdır.
Müteselsil sorumluluk, aynı borcun Kurum tarafından birden fazla kez tahsil edilebileceği anlamına gelmez.
9. “Bütün borçları yeni ortak ödeyecek” sözleşmesi SGK’yı bağlar mı?
Pay devir sözleşmesinde eski borçların alıcı tarafından ödeneceği kararlaştırılabilir. Böyle bir hüküm taraflar arasındaki ilişki bakımından önemlidir.
Ancak özel sözleşme, SGK’nın kanundan doğan takip yetkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kurum karşısında sorumlu olan kişi, sözleşmeyi göstererek her durumda ödeme emrinin kaldırılmasını sağlayamaz.
Buna karşılık borcu ödeyen kişinin, sözleşme hükümlerine göre devralana veya diğer sorumlulara başvurması gündeme gelebilir. Bu, SGK ödeme emrinin iptali davasından ayrı bir hukuki ilişkidir.
Rücu veya sözleşmeye dayalı alacak davasında görevli mahkeme, zamanaşımı ve arabuluculuk şartı ayrıca incelenmelidir. Bir davanın açılması diğerinin süresini kendiliğinden korumaz.
10. SGK ödeme emrine karşı kaç gün içinde dava açılır?
6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi kapsamında ödeme emrine karşı başvuru süresi tebliğden itibaren 15 gündür. Bu süre “15 iş günü” değildir. Sürenin başlangıcı ve son günü, uygulanacak usul ve tebligat kurallarına göre hesaplanmalıdır. adana.gib.gov.tr
Ödeme emrinin düzenlendiği tarih ile tebliğ tarihi farklı olabilir. Fiziksel tebligatta tebliğ mazbatası; elektronik tebligatta ise sistemdeki hukuki tebliğ kaydı incelenmelidir.
Telefonla bilgi almak veya e-Devlet ekranında borcu görmek, her durumda usulüne uygun tebligatla aynı sonucu doğurmaz. Bununla birlikte tebligatın usulsüz olduğu düşünülüyorsa başvuru ertelenmemelidir. Öğrenme tarihi ve tebligat itirazı birlikte değerlendirilmelidir.
11. Görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
SGK prim ve diğer alacaklarının 6183 sayılı Kanun’a göre tahsilinden doğan uyuşmazlıklarda Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Bu özel düzenleme 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde yer alır. cdn.tbmm.gov.tr
Ödeme emrinin bir kamu kurumu tarafından gönderilmiş olması, davanın otomatik olarak idare veya vergi mahkemesinde açılacağı anlamına gelmez.
Dava, SGK ödeme emrinin ilgili kişi yönünden tamamen veya kısmen iptali talebiyle kurulabilir. Şirketten ayrılma, borç dönemi, ödeme ve zamanaşımı iddiaları somutlaştırılmalıdır.
Buna karşılık SGK idari para cezasının ilk uygulanmasına itiraz farklı bir prosedüre tabidir. Prim borcu ödeme emriyle idari para cezası kararı aynı dilekçe mantığıyla ele alınmamalıdır.
12. Önce SGK’ya itiraz etmek veya arabulucuya gitmek gerekir mi?
SGK ödeme emrinin iptali davası, işçi ile işveren arasındaki ücret veya tazminat davası değildir. Bu nedenle işçilik alacakları için uygulanan zorunlu arabuluculuk süreci bu uyuşmazlığa doğrudan uygulanmaz.
Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında 7036 sayılı Kanun’un 4. maddesinde düzenlenen Kuruma ön başvuru kuralı ayrıca önemlidir. Ancak Kurumun ödeme emri düzenleyerek iradesini ortaya koyduğu uyuşmazlıklarda, bu başvuru şartının uygulanması farklı değerlendirilir. Resmî Adalet Bakanlığı karar kaydında da ödeme emrine karşı dava bakımından bu ayrım açıklanmaktadır. cdn.tbmm.gov.tr
Uygulamadaki güvenli yaklaşım, SGK’ya yapılan düzeltme başvurusunun sonucunu bekleyerek 15 günlük dava süresini geçirmemektir. Kuruma sunulan dilekçenin süreyi durdurduğu varsayımına dayanılmamalıdır.
13. Dava açılması haczi kendiliğinden durdurur mu?
Hayır. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi, yetkili iş mahkemesine başvurulmasının alacağın takip ve tahsilini durdurmayacağını düzenler. cdn.tbmm.gov.tr
Bu nedenle ödeme emrinin iptali istenirken mevcut veya yakın haciz riski ayrıca açıklanmalıdır. Koşulları varsa takip ve tahsil işlemleri bakımından ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Tedbir için yalnız “dava açtım” demek yeterli değildir. Sorumluluğun bulunmadığını gösteren belgeler, haciz nedeniyle doğacak somut zarar ve geçici koruma ihtiyacı ortaya konulmalıdır. Mahkeme teminat konusunu da değerlendirebilir.
Tedbir talebinin kabulü garanti değildir. Ayrıca karar verilmişse kapsamı okunmalıdır: Takibin durdurulması, mevcut haczin kaldırılması ve bloke edilen paranın iadesi her zaman aynı sonucu ifade etmez.
14. Ödeme emrinde hangi itirazlar ileri sürülebilir?
6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi borcun bulunmaması, kısmen ödenmesi ve zamanaşımı iddialarını düzenler. Kişinin takip konusu borçtan hukuken sorumlu olmaması da somut olayda “böyle bir borcun bulunmadığı” savunması kapsamında önem taşır.
Başlıca inceleme noktaları şunlardır:
- İlgili dönemde ortaklık veya yöneticilik sıfatının bulunmaması.
- Yanlış pay oranıyla hesap yapılması.
- Yalnız ortaklık sorumluluğunda şirketten tahsil koşulunun gerçekleşmemesi.
- Şirket veya diğer sorumlularca ödeme yapılmış olması.
- Aynı tutarın mükerrer istenmesi.
- Borcun döneminin veya kişinin kimliğinin hatalı belirlenmesi.
- Zamanaşımının gerçekleşmesi.
- Yönetici sorumluluğu bakımından haklı sebebe ilişkin somut olgular.
Ödeme emrine karşı dava, daha önce kesinleşmiş bütün işlemlerin sınırsız biçimde yeniden tartışılabileceği bir yol değildir. İlk tahakkuk aşamasında kullanılabilecek başvurularla ödeme emrine karşı savunmalar ayrılmalıdır.
15. Şirketin mali sıkıntısı yöneticiyi sorumluluktan kurtarır mı?
5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde primlerin haklı bir sebep olmaksızın ödenmemesi koşulu bulunur. Bu nedenle haklı sebep iddiası tamamen önemsiz değildir.
Bununla birlikte şirketin zarar etmesi, nakit sıkıntısı yaşaması veya müşterilerinden ödeme alamaması her durumda yöneticinin kişisel sorumluluğunu kaldırmaz. İddia, ödeme yetkisini veya imkânını etkileyen somut belgelerle açıklanmalıdır.
Konkordato, iflas veya yönetim yetkisinin sınırlandırılması gibi durumlarda kararın tarihi ve içeriği önemlidir. Sonradan verilen bir kararın daha önceki bütün prim borçlarını etkisiz hâle getirdiği söylenemez.
16. SGK borcunda zamanaşımı nasıl incelenir?
5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinde, Kurumun prim ve diğer alacakları için kural olarak ödeme süresinin dolduğu tarihi izleyen takvim yılı başından başlayan on yıllık zamanaşımı düzenlenir. Sayıştayın SGK denetim raporlarında da bu temel kural açıklanmaktadır. sayistay.gov.tr
Ancak her dosyada borcun ait olduğu yıla on yıl eklemek yeterli değildir. Mahkeme kararı, denetim raporu veya Kuruma ulaşan bilgi ve belgelerden doğan alacaklar için özel başlangıç kuralları bulunabilir. Zamanaşımını kesen veya durduran işlemler de hesabı etkiler. www5.tbmm.gov.tr
Eski dönem borçlarında o tarihte yürürlükte olan mevzuat ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle “borç on yıllık, kendiliğinden silinir” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
17. Savunma dosyasında hangi belgeler bulunmalıdır?
Eski şirket ortağı SGK borcu uyuşmazlığında en yararlı çalışma, belgeleri bir tarih sırasına yerleştirmektir.
| Belge | Açıklığa kavuşturduğu konu |
|---|---|
| Ödeme emri ve ek borç listesi | Borcun türü, dönemi, tutarı ve takip sebebi |
| Tebligat zarfı veya elektronik tebligat kaydı | Dava süresinin başlangıcı |
| Ticaret sicili kayıtları | Ortaklık, yönetim ve temsil geçmişi |
| Pay devir sözleşmesi ve genel kurul kararı | Devrin hukuki dayanağı ve zamanı |
| Pay defteri | Pay sahipliği ve oranları |
| İstifa veya görevden alma belgeleri | Yöneticiliğin sona ermesi |
| İmza sirküleri ve temsil kararları | Yetkinin kapsamı |
| SGK tahakkuk ve tahsilat dökümleri | Borç hesabı, ödemeler ve mahsuplar |
| Şirket hakkında yürütülen takip kayıtları | Tahsil edilememe iddiası |
| Yapılandırma veya tecil belgeleri | Borcun güncel durumu |
| Mahkeme ve konkordato kararları | İlgili dönemdeki yönetim ve ödeme koşulları |
Belge toplama işlemi dava süresi geçirilmeden yürütülmelidir. Erişilemeyen şirket kayıtlarının mahkeme aracılığıyla getirtilmesi talep edilebilir.
18. İsim olarak müdür görünmek sorumluluğu kaldırır mı?
“Şirketi gerçekte ben yönetmiyordum” açıklaması, tek başına yeterli bir savunma değildir. Özellikle kişinin hukuken yönetici veya yönetim kurulu üyesi olarak görünmesi ciddi sonuç doğurabilir.
Anayasa Mahkemesi, Erol Kesgin [GK], B. No: 2015/11192, 30/5/2019 kararında, şirketin sosyal güvenlik prim ve gecikme zammı borçlarından sorumlu tutulan yönetim kurulu üyesinin mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Bu sonuç, yalnız “borç şirketindir” savunmasının kişisel takibi her durumda bertaraf etmediğini gösterir. Karar, bütün eski ortakların sınırsız sorumlu olduğu anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi
Atama belgesindeki imzanın sahte olduğu ileri sürülüyorsa durum farklıdır. Sicil başvuru belgeleri ve imza incelemesi gündeme gelebilir. Ancak yapılacak suç duyurusu, ödeme emrine karşı dava süresini kendiliğinden durdurmaz.
19. İlk gün hangi işlemler yapılmalıdır?
Ödeme emri alındığında işlemler şu sırayla yürütülebilir:
- Belgenin bütün sayfaları ve tebligat kaydı alınır.
- On beş günlük sürenin son günü hesaplanır.
- Kişinin ortak, müdür veya yönetim kurulu üyesi olarak takip edilip edilmediği belirlenir.
- Borç dönemleriyle görev ve pay sahipliği tarihleri karşılaştırılır.
- SGK’dan ayrıntılı borç ve tahsilat dökümü istenir.
- Dava ve gerekiyorsa ihtiyati tedbir talebi hazırlanır.
- Şirketten veya devralandan talep edilebilecek bedeller ayrıca değerlendirilir.
Bu hazırlık, bütün belgeler tamamlanıncaya kadar dava açılmayacağı anlamına gelmez. Kısa sürenin korunmasıyla eksik belgelerin toplanması birlikte yürütülmelidir.
20. Sık sorulan sorular
Şirketi devrettim; eski SGK borçları yine bana gelir mi?
Evet, kanuni koşullar varsa gelebilir. Devir tarihi, borç dönemi, pay oranı ve yöneticilik sıfatı birlikte incelenmelidir.
Yalnız yüzde 1 ortağım; borcun tamamı istenebilir mi?
Yalnız ortaklık sıfatına dayanan limited şirket sorumluluğunda pay oranı önemlidir. Müdürlük veya başka bir sorumluluk sebebi varsa değerlendirme değişebilir.
Müdürlükten istifa ettim ama sicil güncellenmedi; ne olur?
İstifanın geçerliliği, şirkete ulaştığı tarih ve sicil kayıtları birlikte incelenir. Bildirim ve teslim belgeleri korunmalıdır.
Anonim şirketin yalnız hissedarı olmak SGK borcundan sorumluluk doğurur mu?
Salt pay sahipliği, limited şirket ortaklığıyla aynı kişisel sorumluluğu doğurmaz. Yönetim kurulu üyeliği, temsilcilik veya başka bir hukuki sebep ayrıca araştırılır.
Eski ortak “ben ödeyeceğim” dedi; dava açmadan bekleyebilir miyim?
Bu söz, dava süresini korumaz. Borç gerçekten ödenmişse tahsilat kaydı alınmalı; aksi durumda süre içinde hukuki yol değerlendirilmelidir.
SGK’ya dilekçe verdim; 15 günlük süre durur mu?
Sürenin durduğunu varsayarak beklenmemelidir. Ödeme emrine karşı dava süresi ayrıca korunmalıdır.
SGK ödeme emri için vergi mahkemesine mi gidilir?
Prim alacağının 6183 kapsamında takibinden doğan bu uyuşmazlıkta temel görevli merci iş mahkemesidir. Gelen belgenin idari para cezası kararı olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Dava açarsam banka hesabımdaki haciz kalkar mı?
Kendiliğinden kalkmaz. Geçici hukuki koruma ve haczin kaldırılmasına ilişkin talepler ayrıca değerlendirilir.
Şirket borcu ödediği hâlde bana takip yapılabilir mi?
Ödenmiş tutarın yeniden tahsili istenemez. Ödemenin doğru işyeri, dönem ve borç kalemine işlendiği belgelenmelidir.
Şirket borcunu şahsen ödersem yeni ortaktan geri alabilir miyim?
Devir sözleşmesi, sorumluluk ilişkisi ve ödeme sebebine göre rücu veya sözleşmeye dayalı talep mümkün olabilir. Otomatik bir geri ödeme hakkı varsayılmamalıdır.
Sonuç
Şirketten ayrıldıktan sonra SGK borcu gelmesi, eski ortağın veya müdürün mutlaka borcun tamamını ödeyeceği anlamına gelmez. Ancak pay devri ya da istifa da geçmiş sorumluluğu her durumda sona erdirmez.
Doğru değerlendirme için kişinin hangi sıfatla takip edildiği belirlenmeli; borç dönemleri, ödeme tarihleri, pay oranı, temsil yetkisi ve tahsil koşulları birlikte incelenmelidir. Özellikle SGK ödeme emrine karşı 15 günlük dava süresi korunmalıdır.
Kaynakça
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — Adalet Bakanlığı: özellikle m.88, 93, 101 ve 102.
- 6183 sayılı Kanun — Gelir İdaresi Başkanlığı: özellikle m.35, 55 ve 58.
- Limited şirket ortaklığı ve pay devrine ilişkin tahsilat açıklamaları — GİB.
- Pay devri ve ortakların tespitine ilişkin açıklamalar — GİB.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — TBMM kabul metni.
- 5754 sayılı Kanun — TBMM kabul metni: 5510 m.88 ve m.93 değişikliklerinin tarihsel kaynağı.
- Erol Kesgin, 30 Mayıs 2019 — Anayasa Mahkemesi resmî karar özeti.
- SGK hizmetleri ve elektronik tebligat erişimi — e-Devlet
| Yayımlanmış kaynak sayfa | Eklenecek bağlamsal cümle ve anchor | Hedef |
|---|---|---|
| Limited Şirketten Nasıl Çıkılır? | “Pay devrinden sonra gönderilen ödeme emirlerinde eski ortağın SGK borcundan sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir.” | /sirketten-ayrildiktan-sonra-sgk-borcu/ |
| İstanbul Şirket Avukatı | “Şirket devri ve yönetici değişikliklerinde ayrılma sonrasında gelen SGK ödeme emirleri kişisel malvarlığı riski doğurabilir.” | Aynı hedef |
| İş Hukuku Avukatı | “İşverenin prim borçlarında şirket müdürünün kişisel SGK sorumluluğu ortaklık sorumluluğundan farklıdır.” |
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Ödeme emri, tebligat, ticaret sicili kayıtları, pay devir sözleşmesi, yönetim kararları ve SGK tahakkuk-tahsilat belgeleri görülmeden somut uyuşmazlık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

