Askerî tesisleri tahrip suçu ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma, Türk Ceza Kanunu’nun 307. maddesinde millî savunma kapasitesini korumak amacıyla düzenlenmiştir. Askerî araç, yol, depo ve tesisleri tahrip eden veya geçici de olsa kullanılamaz hâle getiren kişi hakkında temel ceza altı yıldan on iki yıla kadar hapistir. Suçu genel mala zarar verme fiillerinden ayıran unsur, fiilin Devletin silahlı kuvvetlerine ait veya onların hizmetine verilmiş askerî varlıklara yönelmesidir.
Madde yalnız tesis tahribini düzenlemez. Savaş zamanında düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye’nin askerî hareketlerine zarar vermek amacıyla yabancıyla anlaşmayı ve aynı sonuca yönelen fiilleri de cezalandırır. Taksirli sorumluluk, ağırlaştırılmış neticeler, yabancı tarafın sorumluluğu ve müttefik devlet zararına Türkiye’de işlenen fiiller ayrıca hükme bağlanmıştır. Bu inceleme 10 Ağustos 2026 tarihinde yürürlükte bulunan metin esas alınarak hazırlanmıştır.
TCK 307 Güncel Madde Metni
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma
MADDE 307- (1) Devletin silâhlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hâle getiren kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Suçun;
a) Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin çıkarı için işlenmiş olması,
b) Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş olması,
Hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tahrip veya kullanılamaz hâle gelme, birinci fıkrada belirtilen bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran veya korumak ve gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda meydana gelmiş veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış ise, bu kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Savaş zamanında Türkiye Devleti zararına olmak üzere, düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askerî hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla anlaşan veya anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana getirmeye yönelik fiilleri işleyen kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda, düşman askerî hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin askerî hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
(6) Dört ve beşinci fıkralarda yazılı suçları işleyen kimse ile anlaşan yabancıya da aynı ceza verilir.
(7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet zararına olarak Türkiye’de işlenmesi hâlinde de bu madde hükümleri uygulanır.
Metin, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve TBMM’nin kabul edilen 5237 sayılı Kanun metni üzerinden doğrulanmıştır.
TCK 307 Madde Gerekçesi
Gerekçeye göre düzenlemenin amacı, silahlı kuvvetlerin kullandığı ulaşım araçları, yollar, depolar ve diğer askerî tesislerin savaş ve barış döneminde işlevlerini korumaktır. Tesisin tamamlanmış olması şart değildir. İnşa hâlindeki bir askerî tesis de savunma kapasitesinin parçası olduğu için koruma kapsamındadır.
Madde, tahrip veya kullanılamaz hâle getirme fiilinin düşman devlet çıkarına işlenmesini ve Devletin savaş hazırlıklarını, savaş yeteneğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye düşürmesini daha ağır cezaya bağlar. Dördüncü fıkrada ise savaş zamanında yabancıyla yapılan anlaşma bağımsız suç hâline getirilmiş; anlaşma bulunmasa bile aynı amaçlara yönelen icra fiilleri kapsama alınmıştır. Amaçlanan zarar gerçekten doğarsa beşinci fıkradaki ağırlaştırılmış sonuç uygulanır.
Korunan Hukuki Değer
Suçla korunan temel değer millî savunma, askerî güvenlik ve silahlı kuvvetlerin harekât kabiliyetidir. Askerî tesisin ekonomik değeri ikincil önemdedir. Ceza koruması, tesisin mülkiyetinden çok savunma hizmetindeki işlevine yönelir.
Bu nedenle küçük maddi zarar doğuran bir müdahale, askerî sistemin kritik işlevini kesintiye uğratmışsa ciddi ceza sorumluluğu yaratabilir. Buna karşılık askerî hizmetle ilgisi kesilmiş sıradan bir taşınmazın yalnız geçmişte askerî amaçla kullanılmış olması maddeyi otomatik olarak uygulanabilir kılmaz.
Suçun Konusu
Birinci fıkrada suçun konusu; Devletin silahlı kuvvetlerine ait veya onların hizmetine verilmiş kara, deniz ve hava ulaşım araçları, yollar, kurumlar, depolar ve diğer askerî tesislerdir. Askerî uçak, gemi, zırhlı araç, mühimmat deposu, radar tesisi, pist, haberleşme altyapısı veya lojistik merkez somut özelliklerine göre kapsamda olabilir.
Özel kişiye ait bir araç ya da tesis, silahlı kuvvetlerin hizmetine hukuken veya fiilen tahsis edilmişse madde kapsamına girebilir. Tahsisin varlığı; sözleşmeler, teslim kayıtları, görev emirleri ve fiilî kullanım üzerinden belirlenmelidir.
Fail ve Mağdur
Fail
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci fıkralardaki suçların faili kural olarak herkes olabilir. Asker veya kamu görevlisi olma şartı aranmaz. Üçüncü fıkradaki taksirli suç ise özgü suçtur; yalnız ilgili bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran ya da korumak ve gözetmekle yükümlü kişi tarafından işlenebilir.
Altıncı fıkra, dördüncü ve beşinci fıkra kapsamında faille anlaşan yabancının da aynı ceza ile sorumlu olacağını açıkça düzenler. Yabancının diplomatik statüsü varsa bağışıklık ve yargılama şartları ayrıca incelenir.
Mağdur
Suçun mağduru, savunma güvenliği korunan Türkiye Cumhuriyeti ve toplumdur. Zarar gören aracın özel bir şirkete ait olması hâlinde şirket malvarlığı bakımından zarar gören olabilir; fakat suçun devlet güvenliğine karşı niteliği değişmez.
Maddî Unsur: Hareket ve Netice
Tahrip etme
Tahrip, askerî varlığın fiziki bütünlüğünü kısmen veya tamamen bozmayı ifade eder. Tamamen yok etme şart değildir. Aracın kritik parçasını sökmek, tesisin enerji hattını kalıcı biçimde bozmak veya pistin kullanılmasını engelleyecek hasar vermek tahrip kapsamında değerlendirilebilir.
Kullanılamaz hâle getirme
Fiziksel yıkım bulunmasa dahi tesisin veya aracın işlevi geçici süreyle ortadan kaldırılmışsa seçimlik hareket gerçekleşebilir. Bilgi sistemini devre dışı bırakmak, kontrol mekanizmasını kilitlemek veya yakıt sistemini işlemez hâle getirmek somut olayın özelliklerine göre bu kapsama girebilir. Geçici aksamanın gerçek ve askerî kullanımı engelleyebilecek nitelikte olması gerekir.
Koruma ve gözetim yükümlüsünün taksiri
Üçüncü fıkrada tahribin doğrudan taksirle meydana gelmesi ile kasten işlenen suçun taksirli davranış yüzünden kolaylaşması birlikte düzenlenmiştir. Güvenlik prosedürünü ihmal eden görevlinin sorumluluğu için somut dikkat ve özen yükümlülüğü, ihlal, öngörülebilirlik ve sonuç arasındaki bağlantı kanıtlanmalıdır.
Yabancıyla anlaşma veya aynı sonuca yönelik fiil
Dördüncü fıkra yalnız savaş zamanında uygulanır. Failin Türkiye zararına, düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye’nin askerî hareketlerine zarar vermek maksadıyla bir yabancıyla anlaşması yeterlidir. Anlaşmanın yazılı olması gerekmez; ortak irade, iletişim ve davranışlardan ortaya konabilir.
Kanun ayrıca anlaşma olmasa bile aynı sonuçlara yönelen fiilleri cezalandırır. Bununla birlikte yalnız düşünce açıklaması veya hazırlık niteliğindeki belirsiz davranış yeterli değildir; suç amacına yönelmiş somut icra hareketi bulunmalıdır.
Fiilî kolaylaşma veya zarar
Beşinci fıkrada düşman askerî hareketlerinin gerçekten kolaylaşması ya da Türkiye’nin askerî hareketlerinin zarar görmesi ağırlaştırılmış neticedir. Bu sonucun varsayımla değil operasyon kayıtları, teknik raporlar ve nedensellik değerlendirmesiyle belirlenmesi gerekir.
Manevî Unsur
Birinci fıkradaki suç kasten işlenir. Fail, varlığın silahlı kuvvetlere ait veya hizmete verilmiş olduğunu ve hareketinin onu tahrip edeceğini ya da kullanılamaz hâle getireceğini bilmelidir. Olası kastın koşulları, failin sonucu öngörmesine ve kabullenmesine göre ayrıca değerlendirilir.
Dördüncü fıkra özel maksat gerektirir: düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye’nin askerî hareketlerine zarar vermek. Savaş zamanındaki her yabancı teması bu suçu oluşturmaz. Üçüncü fıkra ise maddede açıkça düzenlenen taksirli sorumluluktur.
Hukuka Uygunluk Nedenleri ve Hata
Yetkili askerî makamın hukuka uygun emri çerçevesinde yapılan söküm, kontrollü imha veya güvenlik amacıyla geçici devre dışı bırakma hukuka uygun olabilir. Emrin açıkça suç teşkil etmesi hâlinde Anayasa ve TCK’nın amirin emrine ilişkin kuralları uygulanır.
Failin tesisin askerî hizmete tahsis edildiğini bilmemesi, maddi unsurda hata kapsamında kastı etkileyebilir. Savaş zamanının veya anlaşmanın gerçek amacının bilinmemesi de ilgili fıkra yönünden değerlendirilir. Hatanın samimiyeti, kaçınılabilirliği ve dosyadaki uyarı kayıtları önemlidir.
Teşebbüs
Birinci fıkra neticeli suçtur. Fail icra hareketlerine doğrudan başladıktan sonra elinde olmayan sebeple tahrip veya kullanılamazlık meydana gelmezse teşebbüs hükümleri uygulanabilir. Patlayıcının tesise yerleştirilip etkisiz hâle getirilmesi buna örnek olabilir.
Dördüncü fıkranın anlaşma biçimi, ortak iradenin kurulmasıyla tamamlanır; bu biçimde teşebbüs alanı sınırlıdır. Anlaşmasız icra fiillerinde ise hareket bölünebiliyorsa teşebbüs gündeme gelebilir. Gönüllü vazgeçme şartları her fail yönünden ayrı incelenmelidir.
İştirak
Azmettirme ve yardım etme hakkında TCK’nın genel hükümleri uygulanır. Tesise erişim bilgisi sağlayan, güvenlik sistemini bilerek devre dışı bırakan veya tahrip aracını temin eden kişi somut katkısına göre sorumlu olabilir. Salt görev unvanı veya olay yerinde bulunma iştirak için yeterli değildir.
Üçüncü fıkradaki özgü suçta koruma ve gözetim yükümlülüğünü taşımayan kişilerin iştirak sorumluluğu TCK m.40 çerçevesinde belirlenir.
İçtima ve Benzer Suçlardan Ayrım
TCK 307; mala zarar verme, kamu malına zarar verme, silahlı örgüt, örgüte silah sağlama, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip ve askerî yasak bölgeye girme suçlarıyla temas edebilir. Askerî tesisin tahribi bakımından TCK 307 özel norm niteliğinde olabilir. Ayrı hukuki değerlere yönelen bağımsız hareketler varsa gerçek içtima gündeme gelebilir.
Patlayıcı madde kullanımı, ölüm veya yaralama meydana gelmesi hâlinde ilgili suçlar ayrıca değerlendirilir. Tek fiilin birden çok farklı suçu oluşturması durumunda TCK m.44; aynı suç işleme kararıyla tekrarlanan fiillerde zincirleme suç şartları tartışılır.
Nitelikli Hâller ve Kapsamı Genişleten Düzenlemeler
Fiilin Türkiye ile savaş hâlinde bulunan devletin çıkarı için işlenmesi veya Devletin savaş hazırlıklarını, savaş kudret ve yeteneğini ya da askerî hareketlerini tehlikeye koyması ikinci fıkradaki ağırlaştırıcı hâllerdir. Bu hâllerde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülür.
Yedinci fıkra, fiillerin Türkiye ile savaş ittifakı veya iştiraki içinde bulunan devlet zararına Türkiye’de işlenmesine de madde hükümlerini uygular. İttifak veya iştirak ilişkisi resmî ve güncel belgelerle belirlenmelidir.
Yaptırım
- TCK 307/1: Altı yıldan on iki yıla kadar hapis.
- TCK 307/2: Ağırlaştırılmış müebbet hapis.
- TCK 307/3: Bir yıldan beş yıla kadar hapis.
- TCK 307/4: On yıldan on beş yıla kadar hapis.
- TCK 307/5: Ağırlaştırılmış müebbet hapis.
- TCK 307/6: Anlaşan yabancıya ilgili faille aynı ceza.
Temel ceza TCK m.61 ölçütlerine göre belirlenir. Zararın kapsamı, tesisin askerî önemi, kullanılamazlık süresi, failin kastı ve operasyonel etki gerekçede somutlaştırılmalıdır. Suçta kullanılan araçlar ve elde edilen kazanç bakımından müsadere hükümleri ayrıca uygulanabilir.
Şikâyet, Uzlaştırma ve Soruşturma Usulü
TCK 307 şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür. Şikâyetten vazgeçme kamu davasını sona erdirmez. Suç uzlaştırma ve önödeme kapsamında değildir. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.3’te sayılan suçlar arasında yer aldığından, ilgili özel soruşturma ve kovuşturma hükümleri dosyada dikkate alınır.
Arama, elkoyma, dijital inceleme, iletişimin denetlenmesi ve gizli soruşturma tedbirleri ancak CMK’daki özel şartlar varsa uygulanabilir. Askerî gizlilik, delilin savunma tarafından incelenmesi ve silahların eşitliği ilkesiyle dengelenmelidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
5235 sayılı Kanun m.12 uyarınca TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü Bölümündeki devlet güvenliğine karşı suçlara ağır ceza mahkemesi bakar. Bu nedenle üçüncü fıkradaki ceza üst sınırı daha düşük olsa bile TCK 307 kapsamındaki davalarda görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Terör suçlarına bakmak üzere uzmanlaştırılmış ağır ceza mahkemesi iş bölümü bakımından ayrıca belirlenebilir.
Yetki, kural olarak fiilin işlendiği yer mahkemesine aittir. Neticenin başka yerde meydana gelmesi veya hareketlerin birden çok yerde yapılması hâlinde CMK’nın mesafe suçu ve bağlantı hükümleri uygulanır.
Dava Zamanaşımı
Ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren ikinci ve beşinci fıkralar bakımından genel dava zamanaşımı otuz yıldır. Birinci ve dördüncü fıkralarda cezanın üst sınırı nedeniyle genel süre on beş yıldır. Üçüncü fıkra bakımından genel süre sekiz yıldır.
Kesilme hâlinde süre TCK’daki üst sınıra kadar uzayabilir; durma sebepleri ayrıca hesaba katılır. Tamamlanmış suçta süre fiilin işlendiği, teşebbüste son hareketin yapıldığı tarihten itibaren başlar.
Deliller ve İspat
- Tesisin silahlı kuvvetlere ait veya hizmetine verilmiş olduğunu gösteren tahsis ve envanter kayıtları,
- Hasar tespitleri, bakım kayıtları, kamera görüntüleri ve olay yeri inceleme raporları,
- Kullanılamazlık süresi ile askerî işleve etkiyi açıklayan bilirkişi raporları,
- Görev çizelgeleri, koruma talimatları ve dikkat-özen yükümlülüğünü gösteren belgeler,
- Hukuka uygun elde edilmiş iletişim kayıtları ve dijital materyaller,
- Yabancıyla anlaşmayı, özel maksadı ve savaş bağlantısını gösteren somut kayıtlar,
- Fiilî askerî kolaylaşma veya zarar için operasyon ve nedensellik belgeleri.
Devlet sırrı niteliğindeki belgelerin dosyaya sunulması CMK hükümlerine uygun yürütülmelidir. Mahkeme, sınıflandırılmış bilginin varlığını mahkûmiyetin doğruluğunu denetlemeyi engelleyecek şekilde soyut kabul etmemelidir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Her askerî bölgede oluşan zararı doğrudan TCK 307 kapsamında görmek,
- Tesisin silahlı kuvvetlere tahsis durumunu belgelememek,
- Geçici kullanılamazlığın gerçek ve önemli olup olmadığını teknik raporla incelememek,
- Koruma görevlisinin sonucu öngörebilme imkânını araştırmadan taksir kabul etmek,
- Yabancıyla sıradan teması savaş zamanı anlaşması saymak,
- Özel maksadı ve fiilî askerî sonucu birbirine karıştırmak,
- Görevli mahkemeyi yalnız ceza üst sınırına bakarak belirlemek.
Somut Olay Kontrol Listesi
- Zarar gören araç, yol, depo veya tesis askerî hizmete tahsis edilmiş mi?
- Tesis tamamlanmış mı, yoksa yapım aşamasında mı?
- Tahrip veya geçici kullanılamazlık gerçekten meydana gelmiş mi?
- Fail askerî niteliği ve hareketinin sonucunu biliyor mu?
- Düşman devlet çıkarı veya askerî tehlike somut delille gösterilmiş mi?
- Taksir isnadında failin özel koruma ve gözetim yükümlülüğü var mı?
- Savaş zamanı ve yabancıyla anlaşma şartları mevcut mu?
- Dördüncü fıkradaki özel maksat kanıtlanmış mı?
- Fiilî kolaylaşma ya da askerî zarar ile hareket arasında nedensellik var mı?
- Deliller hukuka uygun elde edilmiş ve savunma lehine kayıtlar toplanmış mı?
Resmî İçtihat Araştırmasının Sonucu
Yargıtay Karar Arama ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yapılan araştırmada, TCK m.307’nin maddi ve manevi unsurlarını doğrudan inceleyen; daire, esas, karar ve tarih bilgileri ile tam metni birlikte resmî kaynaktan doğrulanabilen güncel bir karar tespit edilememiştir. Arama sonuçlarında “307” ibaresi çoğunlukla CMK veya mülga CMUK’un 307. maddesine ilişkin olduğundan bunlar TCK m.307 içtihadı olarak kullanılmamıştır.
AYM’nin E.2016/144 sayılı norm denetimi kararında TCK m.307 suç listesi içinde anılmakta, ancak suçun unsurları hakkında doğrudan bir ilke belirlenmemektedir. Bu nedenle karar maddi unsur içtihadı olarak sunulmamıştır. Kazancı İçtihat Bilgi Bankasında açık oturum bulunmadığından Kazancı kaynaklı karar aktarılmamıştır.
TCK 307 Hakkında Sık Sorulan Sorular
Askerî tesise verilen her zarar TCK 307 midir?
Hayır. Zarar gören varlığın silahlı kuvvetlere ait veya hizmetine verilmiş olması, kanundaki tahrip ya da kullanılamaz hâle getirme hareketinin ve kastın gerçekleşmesi gerekir.
Tesisin tamamlanmış olması şart mıdır?
Hayır. Madde, henüz tamamlanmamış askerî tesisleri de açıkça korur.
Geçici işlev kaybı suç için yeterli olabilir mi?
Evet. Fiziksel yıkım bulunmasa bile tesis veya araç geçici süreyle gerçekten kullanılamaz hâle gelmişse temel suç oluşabilir.
Taksirle askerî tesis tahribi cezalandırılır mı?
Madde kapsamındaki varlığı elinde bulunduran veya koruyup gözetmekle yükümlü kişinin taksiri sonucu tahrip meydana gelmiş ya da kasıtlı suç kolaylaşmışsa TCK 307/3 uygulanabilir.
Yabancıyla anlaşma için zarar doğması şart mıdır?
Dördüncü fıkrada özel maksatla anlaşmanın kurulması için fiilî zarar şart değildir. Düşman hareketleri gerçekten kolaylaşır veya Türkiye’nin askerî hareketleri zarar görürse beşinci fıkradaki ağırlaştırılmış ceza gündeme gelir.
Suç uzlaştırmaya tabi midir?
Hayır. TCK 307 resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamında değildir.
Askerî tesislerin tahribi ile yabancı bir devlete karşı yetkisiz biçimde insan gücü örgütleyerek Türkiye’yi savaş tehlikesine sokma farklı suçlardır. İkinci ihtimal için TCK 306 yabancı devlet aleyhine asker toplama suçu unsurları ayrıca incelenmelidir.
Sonuç
TCK 307, askerî araç ve tesislerin işlevini ve savaş dönemindeki askerî hareketleri çok katmanlı biçimde korur. Uygulamada yalnız hasarın varlığı değil; askerî tahsis, kullanılamazlığın niteliği, failin kastı, özel koruma yükümlülüğü, savaş zamanı, yabancıyla anlaşma ve fiilî askerî sonuçlar ayrı ayrı ispatlanmalıdır. Ağır yaptırımlar nedeniyle suç tipinin sınırları kanunilik ilkesine uygun ve dar yorumlanmalıdır.
Düşman devlete eşya verme, finansal işlem ve ticaret desteğine ilişkin farklı suç tipi için komşu düzenleme olan TCK 308 düşman devlete maddî ve malî yardım suçu incelemesine bakılabilir.
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (erişim: 10.08.2026).
- TBMM – 5237 sayılı Kanun metni.
- TBMM Adalet Komisyonu Raporu ve madde gerekçeleri.
- TBMM Genel Kurul Tutanağı – TCK m.307 kabul metni.
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu.
- Yargıtay Karar Arama ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası (erişim: 10.08.2026).


