Ceza Dosyasındaki DNA Verileri Ne Zaman Silinir? Güncel CMK 80

Ceza soruşturması sırasında alınan kan, tükürük, saç, kıl veya başka bir biyolojik örnek üzerinde yapılan moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen DNA profili özel nitelikli kişisel veridir. Bu bilgi, yalnız soruşturulan olayda kimlik veya biyolojik bağlantı kurulmasından ibaret olmayıp kişinin değişmeyen biyolojik özellikleriyle ilişkilidir.
31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle DNA ve diğer genetik inceleme sonuçlarının kaydedilmesi, başka dosyalarda kullanılması, silinmesi ve imhası ayrıntılı biçimde yeniden düzenlenmiştir.
Yeni sisteme göre beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı bulunan dosyalarda genetik veriler belirli koşullarla derhâl yok edilir. Diğer hâllerde ise genel saklama süresi, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıldır. Kişi, bu süreyi beklemeden de saklama amacının ortadan kalktığını veya haklı neden bulunduğunu ileri sürerek silme talebinde bulunabilir.
Hukuki dayanak ve güncel CMK 80 metni
7589 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle CMK 80’in ikinci fıkrası değiştirilmiş ve maddeye yeni fıkralar eklenmiştir.
Güncel düzenlemenin temel esasları şöyledir:
“İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir.”
“Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir.”
Kişi, yirmi yıllık süre içinde saklama amacının ortadan kalkması veya haklı neden bulunması hâlinde hâkim ya da mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilir.
Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. 7589 sayılı Kanun’un resmî kabul metni, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete
Moleküler genetik inceleme hangi koşullarda yapılabilir?
CMK 78 uyarınca moleküler genetik inceleme, ancak elde edilen bulgunun şüpheli, sanık veya mağdura ait olup olmadığının belirlenmesi ya da soy bağının ortaya çıkarılması için zorunlu olması durumunda yapılabilir.
İnceleme, kişinin bütün genetik özelliklerini araştırmak amacıyla kullanılamaz. Kanun, yalnız olayla bağlantılı karşılaştırmayı sağlayacak bulguların elde edilmesine izin verir.
Örneğin olay yerinde bulunan kan örneğinin şüpheliye ait olup olmadığının belirlenmesi mümkündür. Buna karşılık kişinin hastalığa yatkınlığı, etnik kökeni, fiziksel özellikleri veya soruşturmayla ilgisiz kalıtsal bilgileri araştırılamaz.
CMK 79 uyarınca moleküler genetik inceleme yapılmasına hâkim karar verir. İncelemeyi yapacak bilirkişiye, elde edilen örneğin kime ait olduğu açıklanmaz; örnek kodlanarak gönderilir.
Maddi kapsam
CMK 80 bağımsız bir suç düzenlemez. Bir ceza soruşturması veya kovuşturmasında elde edilen genetik inceleme sonuçlarının işlenmesini düzenleyen ceza muhakemesi hükmüdür.
Maddi kapsam şu aşamalardan oluşur:
- CMK 75 veya 76 kapsamında biyolojik örnek alınması,
- CMK 78 ve 79 uyarınca moleküler genetik inceleme yapılması,
- İnceleme sonucunun kimlik bilgilerinden arındırılarak özel sisteme kaydedilmesi,
- Sonucun bir örneğinin delil olarak dosyada saklanması,
- Kanuni koşullar oluştuğunda silme veya imha işlemi yapılması.
Biyolojik materyalin kendisiyle bu materyalden çıkarılan DNA profili aynı şey değildir. Yeni CMK 80 doğrudan “inceleme sonuçlarının” kaydı ve imhasını düzenlemektedir. Fiziksel örneğin muhafazası ve imhası, ilgili yönetmelik ve delil saklama kurallarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Fail ve mağdur
CMK 80 bir suç tipi olmadığı için klasik anlamda fail ve mağdur bulunmaz.
Genetik verisi işlenen kişi:
- Şüpheli veya sanık,
- Mağdur,
- Soy bağı araştırılan kişi,
- Olayla bağlantısı araştırılan başka bir kişi
olabilir.
Temel suçun faili ve mağduru ise soruşturulan suçun niteliğine göre belirlenir. DNA verisinin sisteme kaydedilmesi, verisi alınan kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.
Hukuka aykırı kayıt, açıklama veya paylaşım yapılması durumunda TCK 135 ve devamındaki kişisel verilere ilişkin suçlar ayrıca gündeme gelebilir.
Hareket ve sonuç
Genetik veri işleme süreci, biyolojik örneğin alınmasıyla başlar; inceleme, raporlama, sisteme kayıt, dosyada saklama, başka dosyada kullanım ve imha aşamalarından oluşur.
Her aşamada farklı bir karar ve hukuka uygunluk denetimi gerekir. Örnek alınmasının hukuka uygun olması, verinin sınırsız süreyle saklanmasını veya başka amaçla kullanılmasını kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
İnceleme sonucunun kimlik bilgilerinden arındırılarak sisteme kaydedilmesi gerekir. Ancak verinin kodlanması, kişisel veri niteliğini tamamen ortadan kaldırmaz. Kodun belirli bir kişiyle yeniden ilişkilendirilebilmesi mümkünse veri korunmaya devam eder.
Manevi unsur
CMK 80 yönünden kast veya taksir aranmaz; düzenleme bir koruma tedbirinin ve kişisel veri işleme faaliyetinin koşullarını belirler.
Bununla birlikte genetik verinin yetkisiz şekilde kaydedilmesi, başkasına verilmesi veya hukuka aykırı kullanılması ayrıca suç oluşturuyorsa ilgili kamu görevlisinin ya da üçüncü kişinin kastı TCK hükümleri kapsamında incelenir.
Kamu görevlisinin kanuni saklama süresi dolmasına rağmen veriyi bilerek silmemesi veya yetkisiz kişiye aktarması; somut olayın özelliklerine göre görevi kötüye kullanma ya da kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından değerlendirilebilir.
Nitelikli hâller ve özel durumlar
CMK 80’in kendi içinde cezayı artıran bir nitelikli hâl bulunmamaktadır. Bununla birlikte genetik verinin özel niteliği, uygulanacak koruma düzeyini ağırlaştırır.
Özellikle şu durumlarda daha sıkı ölçülülük değerlendirmesi gerekir:
- Verinin çocuğa ait olması,
- Kişinin dosyada yalnız mağdur veya tanık konumunda bulunması,
- Kişi hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi,
- Verinin soruşturulan suçla ilgisinin ortadan kalkması,
- Verinin başka bir soruşturmada kullanılmak istenmesi,
- Saklama süresinin kişinin özel hayatına ve mesleğine ağır etkide bulunması.
Verinin “özel nitelikli” olması, kişinin açık rızası yoksa hiçbir şekilde kullanılamayacağı anlamına gelmez. Ceza muhakemesinde kanuni şartlar ve yetkili makam kararı bulunduğunda rıza aranmaksızın işleme yapılabilir.
DNA verileri hangi durumlarda derhâl silinir?
Aşağıdaki hâllerde sisteme kaydedilen ve dosyada saklanan genetik inceleme sonuçlarının derhâl yok edilmesi gerekir:
| Dosyanın sonucu | İmha zamanı |
|---|---|
| Kovuşturmaya yer olmadığı kararı | İtiraz süresi dolduğunda |
| KYOK kararına itiraz edilmesi | İtiraz reddedildiğinde |
| Beraat kararı | Karar kesinleştiğinde |
| Ceza verilmesine yer olmadığı kararı | Karar kesinleştiğinde |
“Derhâl” ifadesi, idareye yeni ve belirsiz bir saklama süresi tanımaz. Kanuni koşul gerçekleştikten sonra imha işleminin gereksiz gecikme olmaksızın yapılması ve Cumhuriyet savcısı huzurunda tutanağa bağlanması gerekir.
Beraat kararının verilmiş olması tek başına yeterli değildir; kararın kesinleşmesi aranır.
Yirmi yıllık saklama süresi
Yukarıdaki derhâl imha hâlleri dışında kalan dosyalarda genetik inceleme sonuçları, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl saklanabilir.
Yirmi yıllık süre örneğin alındığı, suçun işlendiği veya iddianamenin düzenlendiği tarihten değil, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren hesaplanır.
“Diğer hâller” öncelikle mahkûmiyet ve davanın düşmesi gibi kararları kapsar. HAGB gibi kendine özgü kararların yeni CMK 80 kapsamındaki kesin başlangıç tarihinin uygulamada ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir. Yeni hükme ilişkin yerleşik içtihat henüz bulunmadığından HAGB bakımından kesin bir genelleme yapılmamalıdır.
Yirmi yıl, verinin mutlaka bu süre boyunca saklanmasını zorunlu kılan asgari süre değildir. Kanun, şartları bulunan kişiye daha erken silme talebinde bulunma hakkı tanımıştır.
Süre dolmadan silme başvurusu
CMK 80/2 uyarınca kişi:
- Verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalktığını veya
- Silmeyi haklı kılan somut bir neden bulunduğunu
ileri sürerek hâkimden ya da mahkemeden verinin silinmesini isteyebilir.
Başvuruda şu bilgiler bulunmalıdır:
- Soruşturma veya dava dosyasının numarası,
- Genetik örneğin hangi işlem kapsamında alındığı,
- Dosyanın güncel ve kesinleşmiş sonucu,
- Verinin saklanma amacının neden ortadan kalktığı,
- Saklamanın kişi üzerindeki güncel etkileri,
- Talebi destekleyen karar ve belgeler,
- Sistem ve dosyadaki inceleme sonuçlarının silinmesi ile imhanın tutanağa bağlanması talebi.
Soruşturma evresinde başvurunun sulh ceza hâkimliğine, kovuşturma evresinde veya hüküm sonrasında ise ilgili mahkemeye yöneltilmesi gündeme gelebilir. Dosyanın bulunduğu aşama ve kararı veren makam mutlaka kontrol edilmelidir.
Başka soruşturmada DNA verisi kullanılabilir mi?
Evet; ancak kayıtlı genetik veriler kolluk veya idari makamlar tarafından serbestçe taranamaz.
CMK 80/3 uyarınca veriler yalnız yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla ve:
- Mahkeme,
- Hâkim veya
- Cumhuriyet savcısı
kararıyla kullanılabilir.
Kararda yeni dosyayla genetik veri arasındaki bağlantı, kullanımın gerekliliği ve ulaşılmak istenen amaç gösterilmelidir. Soyut bir suç şüphesi veya geniş kapsamlı veri taraması, ölçülülük ve kişisel verilerin korunması bakımından tartışma doğurabilir.
Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı CMK’nın itiraz hükümleri uygulanır. Cumhuriyet savcısının kullanım kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Teşebbüs
CMK 80 bağımsız bir suç olmadığından teşebbüs hükümleri doğrudan uygulanmaz.
Genetik verinin hukuka aykırı ele geçirilmesi, kaydedilmesi veya açıklanmasına yönelik fiil ayrıca bir suç oluşturuyorsa teşebbüs, temel suçun icra hareketlerine göre değerlendirilebilir.
Örneğin yetkisiz kişinin DNA raporunu üçüncü kişiye göndermeye başlaması ancak aktarım tamamlanmadan sistem tarafından engellenmesi, koşullarına göre kişisel verileri hukuka aykırı verme suçuna teşebbüs oluşturabilir.
İştirak
CMK 80 yönünden iştirak söz konusu değildir. Buna karşılık genetik verinin hukuka aykırı kullanılması birden fazla kişinin ortak hareketiyle gerçekleştirilmişse müşterek faillik, azmettirme veya yardım etme hükümleri uygulanabilir.
Laboratuvar çalışanı, kolluk görevlisi, adliye personeli veya üçüncü kişinin sorumluluğu; veriye erişim yetkisi, kastı ve fiile sunduğu katkıya göre ayrı ayrı belirlenmelidir.
İçtima
Genetik verinin hukuka aykırı şekilde kaydedilmesi veya paylaşılması olayında:
- TCK 135 kapsamında kişisel verilerin kaydedilmesi,
- TCK 136 kapsamında verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme,
- TCK 138 kapsamında verileri yok etmeme,
- TCK 257 kapsamında görevi kötüye kullanma
suçları gündeme gelebilir.
Aynı fiilin birden fazla suç tipine temas etmesi hâlinde TCK 44’teki fikrî içtima; farklı zamanlarda bağımsız hareketler bulunması hâlinde gerçek içtima veya zincirleme suç hükümleri değerlendirilir.
CMK 80’deki usule aykırılık ile TCK kapsamında suç oluşması aynı şey değildir. Her usul hatası otomatik olarak ceza sorumluluğu doğurmaz.
Şikâyet
DNA incelemesinin yapılması veya verinin silinmesi talebi şikâyete bağlı bir suç soruşturması değildir. Başvuru, ceza muhakemesi işleminin denetlenmesine yöneliktir.
Temel suçun şikâyete bağlı olup olmadığı ayrı değerlendirilir. Şikâyetten vazgeçilmesi nedeniyle dava düşerse genetik verinin hangi tarihte imha edileceği, düşme kararının kesinleşmesi ve CMK 80’deki “diğer hâller” düzenlemesi üzerinden incelenmelidir.
Genetik verinin hukuka aykırı kaydedilmesi veya paylaşılması hâlinde TCK 139 da dikkate alınmalıdır. TCK 135, 136 ve 138 kapsamındaki suçlar kural olarak şikâyete bağlı değildir.
Uzlaştırma
CMK 80 kapsamında veri silme talebi uzlaştırmaya tabi değildir.
Genetik verinin hukuka aykırı işlenmesi nedeniyle oluşabilecek TCK 135, 136 ve 138 suçları da uzlaştırma kapsamında değildir. Temel soruşturmanın uzlaştırmaya tabi başka bir suça ilişkin olması, DNA verisinin saklanması ve silinmesi kurallarını ortadan kaldırmaz.
Uzlaşma sonucunda kamu davası açılmaması veya davanın düşmesi hâlinde, genetik verinin akıbeti hakkında ayrıca karar verilmesi ve imha sürecinin denetlenmesi gerekir.
Görevli ve yetkili makam
Biyolojik örnek alma ve genetik inceleme kararlarının mercii dosyanın aşamasına göre hâkim veya mahkemedir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bazı beden muayenesi ve örnek alma işlemleri Cumhuriyet savcısının kararıyla yapılabilir; kararın kanunda öngörülen sürede hâkim onayına sunulması gerekir.
Genetik verinin başka dosyada kullanılmasına:
- Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimi,
- Kovuşturma aşamasında davaya bakan mahkeme
karar verebilir.
Silme başvurusu da dosyanın bulunduğu aşama ve kararı veren makam gözetilerek hâkim veya mahkemeye yapılır. Cumhuriyet savcısının yeniden kullanım kararına karşı sulh ceza hâkimliği görev yapar.
Temel suçun yargılamasında görevli mahkeme ise suçun ceza üst sınırına göre asliye ceza, ağır ceza veya çocuk mahkemesi olabilir.
Zamanaşımı
CMK 80’deki yirmi yıllık süre dava zamanaşımı değildir. Genetik verinin saklanabileceği azami dönemi gösterir.
Temel suçun dava zamanaşımı TCK 66’ya, ceza zamanaşımı ise TCK 68’e göre ayrıca hesaplanır. Genetik veri saklama süresinin dolması, temel suçun zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez.
Yirmi yıllık sürenin başlangıcı mahkeme kararının kesinleşme tarihidir. Beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararlarında ise yirmi yıllık süre uygulanmaz; kararın kesinleşmesiyle derhâl imha gerekir.
Yaptırım ve hukuki sonuç
CMK 80, genetik verisi sisteme kaydedilen kişiye doğrudan ceza veya güvenlik tedbiri uygulamaz.
Hukuka aykırı veri işlenmesinin sonuçları şunlar olabilir:
- Elde edilen delilin hukuka aykırı kabul edilmesi,
- Verinin silinmesi veya imhası,
- İlgili kararın itiraz üzerine kaldırılması,
- Kamu görevlisinin disiplin sorumluluğu,
- Şartları varsa TCK kapsamında ceza sorumluluğu,
- Kişilik hakkı ihlali nedeniyle tazminat sorumluluğu,
- Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru.
Bir DNA eşleşmesinin bulunması mahkûmiyet için otomatik olarak yeterli değildir. Örneğin olay yeriyle sanık arasındaki meşru temas ihtimali, örneğin bulaşma riski, laboratuvar zinciri ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Deliller ve denetlenmesi gereken kayıtlar
Genetik incelemeye ilişkin uyuşmazlıkta şu belgeler incelenmelidir:
- Beden muayenesi veya örnek alma kararı,
- Hâkim onayı ve karar tarihleri,
- Örnek alma tutanağı,
- Numunenin kodu ve mühür kayıtları,
- Teslim-tesellüm zinciri,
- Laboratuvar inceleme raporu,
- Karşılaştırılan örneklerin kaynağı,
- Sisteme kayıt tarihi,
- Dosyanın kesinleşme şerhi,
- İmha tutanağı,
- Başka dosyada kullanım kararı.
Numunenin kimden, nerede ve hangi koşullarda alındığı; kimlerin numuneye eriştiği; saklama ve taşıma koşulları ile laboratuvar yönteminin denetlenebilir olması gerekir.
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay uygulaması
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 25 Aralık 2025 tarihli E.2025/141, K.2025/274 sayılı kararında eski CMK 80/2 düzenlemesini iptal etmiştir.
AYM; eski hükümde mahkûmiyet, düşme ve benzeri kararlar sonrasında genetik verinin ne kadar süreyle saklanacağının, başka soruşturmada nasıl kullanılacağının ve kişinin silme talep edip edemeyeceğinin yeterince düzenlenmediğini belirlemiştir.
Mahkeme, DNA verilerinin özel nitelikli kişisel veri olduğunu; amaç, süre, kullanım, erişim ve imha konusunda açık kanuni güvenceler gerektiğini vurgulamıştır. AYM’nin resmî karar duyurusu
AYM kararı 18 Mart 2026 tarihli ve 33200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Ancak kanun koyucu bu süre dolmadan, 31 Temmuz 2026’da yeni CMK 80’i yürürlüğe koyarak saklama süresi, erken silme ve yeniden kullanım koşullarını düzenlemiştir.
Yeni CMK 80 henüz çok yeni olduğundan yirmi yıllık saklama, erken silme talebi ve başka dosyada kullanım konusunda yerleşik ve doğrulanabilir Yargıtay karar dizisi oluşmamıştır. Bu nedenle eski metne ilişkin kararlar yeni düzenlemeye ait içtihat gibi sunulmamıştır.
Yargıtayın genel delil yaklaşımında DNA sonucu diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Örneğin kaynağı belirsiz, teslim zinciri bozulmuş veya bulaşma ihtimali giderilmemiş örneklerin mahkûmiyete dayanak yapılması hukuka uygunluk ve ispat yeterliliği bakımından ayrıca incelenmelidir.
Sık sorulan sorular
Beraat ettim, DNA kaydım otomatik silinir mi?
Beraat kararının kesinleşmesiyle genetik inceleme sonuçlarının derhâl yok edilmesi gerekir. İşlem Cumhuriyet savcısı huzurunda yapılmalı ve tutanağa bağlanmalıdır.
Savcılık takipsizlik verdiğinde DNA verisi silinir mi?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmezse itiraz süresinin dolmasıyla; itiraz edilirse itirazın reddedilmesiyle veri derhâl yok edilmelidir.
Mahkûmiyet hâlinde DNA kaydı ne kadar saklanır?
Genel süre, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıldır. Ancak kişi saklama amacının ortadan kalktığını veya haklı neden bulunduğunu göstererek daha önce silme talebinde bulunabilir.
DNA verimin silinmesi için nereye başvurabilirim?
Dosyanın aşamasına göre hâkim veya mahkemeye başvurulabilir. Başvuruda dosya numarası, kesinleşme durumu, verinin alınma sebebi ve silmeyi haklı kılan nedenler gösterilmelidir.
DNA verim başka soruşturmada kullanılabilir mi?
Mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılabilir. Savcının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
Yirmi yıllık süre suç tarihinden mi başlar?
Hayır. Süre, mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
DNA örneğinin alınmasına rıza göstermek zorunda mıyım?
Rıza bulunmaması her durumda işlemi engellemez. Kanuni koşullar ve yetkili makam kararı varsa örnek alınabilir. Ancak kararın gereklilik, ölçülülük ve usul şartları denetlenebilir.
DNA eşleşmesi tek başına mahkûmiyet için yeterli midir?
Her olayda değil. Eşleşmenin yeri, bulaşma ihtimali, numunenin teslim zinciri, laboratuvar yöntemi ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Güncel CMK 80, genetik inceleme sonuçlarının sınırsız ve denetimsiz biçimde saklanmasına izin vermemektedir.
Kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarında kanundaki kesinleşme koşulları tamamlandığında DNA verisi derhâl imha edilmelidir. Diğer hâllerde genel saklama süresi, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıldır.
Bununla birlikte yirmi yıl zorunlu asgari saklama süresi değildir. Verinin saklanmasını gerektiren amaç ortadan kalkmışsa veya haklı bir neden bulunuyorsa kişi hâkim ya da mahkemeden erken silme talebinde bulunabilir.
Başka soruşturmalarda kullanım da kendiliğinden mümkün değildir; yetkili yargı makamının kararı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacı aranır. Uygulamada örnek alma kararının, numune teslim zincirinin, kesinleşme tarihinin ve imha tutanağının birlikte denetlenmesi gerekir.
Kaynakça
- 7589 sayılı Kanun – TBMM kabul metni
- 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu – Adalet Bakanlığı
- AYM, E.2025/141, K.2025/274, 25.12.2025
- Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmelik.
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.20 ve 38.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.135-140.
| Kaynak sayfa | Önerilen bağlam | Anchor metni | Hedef |
|---|---|---|---|
| Ceza Hukuku | Arama, el koyma ve delil toplama hizmetlerinin anlatıldığı bölüm | ceza soruşturmasında DNA ve genetik verilerin saklanması | Yeni CMK 80 yazısı |
| Organ veya Doku Ticareti TCK 91 | Biyolojik örnekler ve adli incelemelerin anlatıldığı bölüm | DNA incelemesi ve genetik verilerin silinmesi | Yeni CMK 80 yazısı |
| Haberleşmenin Gizliliği ve İhlali | Özel hayat ve kişisel verilerin korunmasının açıklandığı bölüm | özel nitelikli genetik verilerin korunması | Yeni CMK 80 yazısı |
Av. iltan Ekmekçioğlu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.


