TCK 271 Suç Uydurma Suçu ve Cezası

TCK 271 suç uydurma suçu, işlenmediği bilinen bir suçun yetkili makamlara işlenmiş gibi bildirilmesi veya işlenmemiş bir suçun delil ya da emarelerinin soruşturma başlatılmasını sağlayacak biçimde oluşturulmasıdır. Kanunda ceza alt sınırı ayrıca gösterilmemiş, üst sınır üç yıl hapis olarak belirlenmiştir.
Suçun ayırt edici özelliği, gerçekte bulunmayan bir suç vakıasının varmış gibi gösterilmesidir. Belirli ve masum olduğu bilinen bir kişiye suç isnat edilirse iftira; kişinin gerçeğe aykırı olarak suçu kendisinin işlediğini bildirmesi hâlinde suç üstlenme gündeme gelebilir. TCK m.271’de ise esas olarak hayalî suç olgusu ve adli makamların gereksiz yere harekete geçirilmesi söz konusudur.
TCK 271 Güncel Madde Metni
Suç uydurma
MADDE 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Hüküm, 12 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı mevzuat sistemi ve Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki yürürlükteki 5237 sayılı Kanun üzerinden doğrulanmıştır. Henüz kanunlaşmamış teklifler yürürlükteki metin gibi değerlendirilemez.
Madde Gerekçesi ve Düzenlemenin Amacı
Madde gerekçesi, suç uydurma hâlinin cezalandırılmasıyla adli makamların gerçekte işlenmemiş olaylar nedeniyle gereksiz yere meşgul edilmesini önlemeyi amaçlar. Gerçeğe aykırı bildirim veya yapay delil, kolluk ve savcılık kaynaklarının gerçek dışı bir soruşturmaya yönelmesine neden olabilir.
Gerekçedeki sistematiğe göre suç iki şekilde işlenebilir. Birinci biçim, gerçekte işlenmemiş suçu yetkili makama işlenmiş gibi bildirmektir. İkinci biçim ise gerçekte bulunmayan suça ilişkin delil veya emare oluşturarak soruşturma yapılmasını sağlamaya elverişli bir görünüm yaratmaktır.
Korunan Hukuki Değer
Korunan temel değer, adliyenin düzenli, güvenilir ve amacına uygun çalışmasıdır. Kolluk, savcılık ve diğer yetkili mercilerin gerçek suçlara ilişkin kaynaklarını asılsız olaylara ayırması kamu hizmetini aksatır.
Gerçek dışı bir suç senaryosunun toplumsal korku, kişi itibarı veya kamu güvenliği üzerinde etkisi bulunabilir. Bununla birlikte maddenin merkezinde belirli bir bireyin şerefinden çok, adli faaliyetin doğruluğu yer alır.
Suçun Konusu
Suçun konusu, gerçekte işlenmemiş olan suç vakıasıdır. Bildirilen olayın ceza kanunlarında suç olarak tanımlanan bir fiile ilişkin olması gerekir. Yalnız ahlaken yanlış, sözleşmeye aykırı veya disiplin cezası gerektiren bir davranışın uydurulması her durumda TCK m.271 kapsamına girmez.
Uydurulan olayın hukuken suç oluşturup oluşturmadığı, ihbar metnindeki maddi vakıalar üzerinden değerlendirilir. İhbarcının kullandığı hukuki isim tek başına belirleyici değildir.
Fail
Suçun faili herkes olabilir; özel bir sıfat aranmaz. Gerçek dışı bildirimi yapan kişi ile delil veya emareyi oluşturan kişi aynı ya da farklı kişiler olabilir. Birlikte hareket edilmesi hâlinde her kişinin katkısı iştirak kurallarıyla belirlenir.
Kamu görevlisinin görevi sırasında böyle bir fiil işlemesi, olayın şartlarına göre başka sorumlulukları da gündeme getirebilir. Ancak TCK m.271’de fail bakımından özel bir nitelikli hâl düzenlenmemiştir.
Mağdur ve Suçtan Zarar Gören
Adli faaliyetin düzeni bozulduğu için suçun geniş anlamda mağduru toplumdur. Suç belirli bir kişiye yönelmeden, örneğin faili bilinmeyen hayalî bir hırsızlık ihbarı biçiminde işlenebilir.
Buna karşılık bildirim belirli bir kişiyi hedefliyor ve o kişinin işlemediği bilinen hukuka aykırı fiili işlediği ileri sürülüyorsa, TCK m.267’de düzenlenen iftira suçu değerlendirilmelidir. Bu ayrım mağdurun belirlenmesi bakımından temel önemdedir.
Maddi Unsur ve Seçimlik Hareketler
İşlenmemiş Suçu İhbar Etme
Birinci seçimlik hareket, failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makama işlenmiş gibi ihbar etmesidir. İhbar sözlü, yazılı veya elektronik yolla yapılabilir. Esas olan, bildirimin suç soruşturmasını başlatabilecek yetkili makama ulaşmasıdır.
Örneğin hiç gerçekleşmemiş bir araç hırsızlığını sigorta veya başka bir amaçla kolluğa bildirmek bu hareket kapsamında değerlendirilebilir. Gerçekte yaşanan olayın yalnız ayrıntılarının yanlış anlatılması ise her zaman bütünüyle suç uydurma sayılmaz; uydurulan unsurun yeni ve hayalî bir suç vakıası oluşturup oluşturmadığı incelenir.
Delil veya Emare Uydurma
İkinci seçimlik hareket, işlenmemiş bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmaktır. Failin ayrıca sözlü ihbarda bulunması zorunlu değildir; oluşturulan görünümün yetkili makamları harekete geçirmeye elverişli olması gerekir.
Bir eşyayı kırarak hayalî bir hırsızlık görüntüsü oluşturmak veya gerçekte yapılmamış tehdide ilişkin sahte bir iz meydana getirmek örnek olabilir. Burada gerçek bir suçun mevcut delilini yok etme ya da değiştirmeden farklı olarak, hiç işlenmemiş suç için yapay iz üretilir.
Yetkili Makam Koşulu
İhbarın kolluk, Cumhuriyet başsavcılığı veya suç ihbarını alıp ilgili makama iletmeye yetkili merciye yapılması gerekir. Arkadaş çevresinde anlatılan hayalî olay veya kamuya açık paylaşım, yetkili makama yönelmemişse ilk seçimlik hareketi tek başına oluşturmayabilir.
Bununla birlikte fail, paylaşımı yetkili makamın soruşturma başlatmasını sağlama amacıyla ve buna elverişli biçimde kullanmışsa delillerin bütünü değerlendirilir.
Manevi Unsur
Suç kasten işlenebilir. Kanun, failin suçun işlenmediğini bilmesini açıkça arar. Gerçekten suç işlendiğine inanan kişinin yanılarak ihbarda bulunması, bu bilgi unsuru bulunmadığı için suç uydurma oluşturmaz.
Delil veya emare uydurma biçiminde, yapay görünümün soruşturma yapılmasını sağlayacak nitelikte oluşturulması bilinçli olmalıdır. Şaka, kurgu veya sanatsal çalışma bağlamında hazırlanan ve gerçek soruşturma doğurmaya elverişli olmayan materyal aynı kapsamda değerlendirilmez.
Hareket ve Netice
İhbar biçiminde suç, gerçeğe aykırı bildirimin yetkili makama ulaşmasıyla tamamlanır. Fiilen soruşturma başlatılması her durumda zorunlu değildir; bildirimin niteliği ve makamın yetkisi önem taşır.
Delil veya emare uydurma biçiminde kanun, yapay unsurun “soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde” oluşturulmasını arar. Tamamen elverişsiz veya herhangi bir makamın dikkatine sunulması mümkün olmayan davranışların tamamlanmış suç oluşturup oluşturmadığı somut olayda değerlendirilir.
Suç Uydurma ile İftira Arasındaki Fark
İftirada, işlemediği bilinen hukuka aykırı fiil belirli bir kişiye isnat edilir ve o kişi hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanması amaçlanır. Suç uydurmada ise belirli bir masum kişiyi hedef alma zorunluluğu olmadan, işlenmemiş suç varmış gibi gösterilir.
“Evime kimliği bilinmeyen biri girdi” şeklindeki hayalî ihbar suç uydurma kapsamında olabilir. “Komşum evime girdi” denilerek suç işlemediği bilinen belirli kişi hedef alınmışsa iftira hükmü öne çıkar.
Suç Uydurma ile Suç Üstlenme Arasındaki Fark
Suç üstlenmede kişi, gerçeğe aykırı biçimde bir suçu kendisinin işlediğini veya suça katıldığını yetkili makama bildirir. Suç uydurmada failin kendisini suçlu olarak göstermesi zorunlu değildir; esas olan hiç işlenmemiş suç vakıasının varmış gibi sunulmasıdır.
Gerçekte işlenmiş bir suçu başkasını kurtarmak için üstlenme ile hiç işlenmemiş bir suçu ve failini birlikte kurgulama arasında hukuki nitelendirme farkı doğabilir. Bildirimin içeriği bütün olarak incelenmelidir.
Gerçek Suçun Delilini Değiştirmeden Farkı
TCK m.271’in ikinci seçimlik hareketinde işlenmemiş suç için delil veya emare uydurulur. Gerçekte işlenmiş bir suçun delilini yok etmek, silmek, gizlemek, değiştirmek veya bozmak ise koşulları varsa TCK m.281 kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle önce temel olayın gerçekte gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalıdır. Hayalî suç için iz oluşturma ile gerçek suçun izlerini başka yöne çevirmek arasında nitelendirme ve olası suç birlikteliği bakımından fark vardır.
Hukuka Uygunluk ve Hata
Gerçek bir suça ilişkin anayasal dilekçe hakkı veya kanuni ihbar yetkisinin kullanılması hukuka uygundur. Kişinin makul bir şüpheyi, kesinlik iddiasında bulunmadan ve bildiği vakıaları çarpıtmadan yetkili makama aktarması, sırf soruşturma sonunda suç bulunamadığı için suç uydurma sayılmaz.
Fail suçun işlendiği konusunda olgusal yanılgı içindeyse kast oluşmayabilir. Ancak gerçekte suç bulunmadığını bildiği hâlde “araştırılsın” ifadesini kullanması, bildirimin içeriğine göre sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Teşebbüs
İcra hareketlerinin bölünebildiği hâllerde teşebbüs mümkündür. Gerçeğe aykırı ihbarı içeren yazının yetkili makama ulaşmadan engellenmesi veya yapay delilin soruşturma başlatmaya elverişli hâle getirilmeden ele geçirilmesi örnek olarak değerlendirilebilir.
Fail gönüllü olarak icra hareketlerinden vazgeçip suçun tamamlanmasını önlerse genel gönüllü vazgeçme hükümleri gündeme gelebilir. Tamamlanmış ihbarın sonradan geri alınması ise suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İştirak
Bir kişi gerçeğe aykırı ihbarı hazırlarken diğeri yapay delili oluşturabilir. Ortak suç işleme kararı ve fiil üzerinde birlikte hâkimiyet varsa müşterek faillik; suç kararını oluşturan yönlendirmede azmettirme; maddi yardımda yardım etme hükümleri değerlendirilebilir.
Yalnız ihbarı yazıya döken avukat, tercüman veya görevlinin olayın gerçek dışı olduğunu bilmemesi hâlinde kast bulunmaz. Her katılımcının bilgi ve iradesi ayrı ayrı kanıtlanmalıdır.
İçtima
Aynı hayalî suçla ilgili hem gerçeğe aykırı ihbar yapılması hem de yapay delil oluşturulması, maddede seçimlik hareketler düzenlendiği için kural olarak tek suç kapsamında değerlendirilebilir. Farklı zamanlarda bağımsız hayalî suçlar uydurulması ise birden fazla suç veya zincirleme suç tartışmasına yol açabilir.
Belirli kişiye yönelen isnat, sahte belge kullanımı, dolandırıcılık amacı veya başka bağımsız fiiller varsa ilgili suçlarla ilişki ayrıca incelenir. Her olayda özel norm, tüketen-tüketilen norm ve gerçek içtima ilkeleri gözetilir.
Nitelikli Hâller
TCK m.271’de failin sıfatına, yönteme veya bildirilen suçun türüne göre ayrıca bir nitelikli hâl düzenlenmemiştir. Bununla birlikte eylem başka bir suçun unsurlarını da taşıyorsa o hükümlerin yaptırımları ayrıca gündeme gelebilir.
Temel cezanın belirlenmesinde uydurulan suçun ağırlığı, soruşturma kaynaklarının kullanım düzeyi, oluşturulan yapay delilin niteliği, zarar ve failin amacı TCK m.61 çerçevesinde dikkate alınabilir.
Yaptırım
Suç uydurmanın cezası üç yıla kadar hapistir. Madde özel bir alt sınır göstermediğinden süreli hapis cezasına ilişkin genel alt sınır uygulanır. Somut ceza, fiilin işleniş biçimi ve meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak belirlenir.
Sonuç cezanın koşulları oluştuğunda kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlar genel hükümler çerçevesinde değerlendirilebilir; bunlar otomatik hak değildir.
Şikâyet ve Soruşturma Usulü
Suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür. Bir kişinin ihbarını geri alması veya pişman olduğunu açıklaması kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca suç uydurmanın sabit olması hâlinde, bu nedenle yapılan yargılama giderlerinin sorumlu kişiye yükletilmesi de gündeme gelebilir.
Uzlaştırma
TCK m.271 uzlaştırma kapsamında değildir. Adli faaliyetin düzeni korunduğundan, kişiler arasındaki anlaşma soruşturmayı sona erdirmez.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Üç yıla kadar hapis cezası nedeniyle görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetki bakımından kural olarak gerçeğe aykırı ihbarın yetkili makama ulaştığı veya yapay delilin soruşturma doğurmaya elverişli biçimde oluşturulduğu yer değerlendirilir.
Elektronik ihbarlarda gönderim yeri, makamın bulunduğu yer ve neticenin ortaya çıktığı yer arasında bağlantı bulunabilir. Kesin yetki, somut icra hareketleri ve ceza muhakemesinin genel kuralları üzerinden belirlenir.
Dava Zamanaşımı
Suçun ceza üst sınırı dikkate alındığında olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır. Süre, ihbar biçiminde bildirimin yetkili makama ulaştığı; delil uydurma biçiminde ise suçun tamamlandığı tarihten itibaren hesaplanır.
Zamanaşımını kesen veya durduran işlemler dosya üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir. Suç tarihinden sonra kanun değişmişse lehe kanun karşılaştırması yapılır.
Deliller ve İspat Konuları
- İhbar, şikâyet veya başvuru metni ile ses ve görüntü kayıtları,
- Elektronik başvurunun gönderim, teslim ve kullanıcı kayıtları,
- İhbarı alan makamın yetkisi ve kayıt zamanı,
- Uydurulduğu ileri sürülen delil veya emarenin fiziksel ve dijital incelemesi,
- Olay yeri kayıtları, kamera görüntüleri, konum ve iletişim verileri,
- Failin suçun işlenmediğini bildiğini gösteren yazışma, planlama veya hazırlık delilleri,
- Sigorta, tazminat, mazeret veya başka amaçla bağlantılı belgeler,
- Soruşturmanın hangi ihbar veya yapay iz üzerine başlatıldığını gösteren kolluk ve savcılık evrakı.
Bir soruşturmanın sonuçsuz kalması, ilk ihbarın mutlaka uydurma olduğunu göstermez. Suçun hiç işlenmediği ve ihbarcının bunu baştan bildiği her türlü şüpheden uzak biçimde ortaya konulmalıdır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Her takipsizlik veya beraat sonucunu suç uydurma kabul etmek,
- İhbarcının olayın gerçekleşmediğini bildiğini kanıtlamadan kast çıkarmak,
- Belirli kişiye yönelen isnadı iftira yerine suç uydurma olarak nitelendirmek,
- Gerçek bir suçu üstlenme ile hayalî suç oluşturmayı birbirine karıştırmak,
- İşlenmiş suçun delilini değiştirme ile işlenmemiş suç için delil üretmeyi ayırmamak,
- Bildirimin yetkili makama ulaşıp ulaşmadığını incelememek,
- Delil uydurma hareketinin soruşturma başlatmaya elverişliliğini değerlendirmemek,
- İfade özgürlüğü veya dilekçe hakkı kapsamında iyi niyetli şüphe bildirimini cezalandırmak.
Somut Olay Kontrol Listesi
- Bildirilen vakıa ceza kanunlarına göre suç oluşturuyor mu?
- Bu suç gerçekten hiç işlenmemiş mi?
- Fail suçun işlenmediğini baştan biliyor muydu?
- Bildirim suç ihbarını almaya yetkili makama ulaştı mı?
- İhbar belirli ve masum olduğu bilinen bir kişiyi hedefliyor mu?
- Fail suçu kendisinin işlediğini mi ileri sürdü?
- Yapay delil veya emare var mı ve kim tarafından oluşturuldu?
- Yapay görünüm soruşturma yapılmasını sağlamaya elverişli mi?
- Gerçek bir suçun mevcut delili üzerinde işlem yapılmış olabilir mi?
- İhbarın hata, şüphe veya yanlış değerlendirmeden kaynaklanma ihtimali araştırıldı mı?
- Birden fazla kişinin planlı katkısı bulunuyor mu?
- Fiil başka bir suçun unsurlarını da oluşturuyor mu?
Sık Sorulan Sorular
Suç uydurma suçunun cezası nedir?
TCK m.271 uyarınca ceza üç yıla kadar hapistir. Somut ceza, fiilin işlenişi, amaç, zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kusuru dikkate alınarak belirlenir.
Her asılsız ihbar suç uydurma sayılır mı?
Hayır. Failin bir suçun işlenmediğini bilmesi gerekir. Gerçekten suç işlendiğini sanan veya makul şüphesini dürüstçe bildiren kişinin kastı bulunmayabilir.
Suç uydurma ile iftira arasındaki temel fark nedir?
İftirada, işlemediği bilinen hukuka aykırı fiil belirli kişiye isnat edilir. Suç uydurmada ise belirli kişi hedeflenmeden gerçekte bulunmayan suç vakıası işlenmiş gibi gösterilebilir.
Hayalî olay için sahte iz oluşturmak suç mudur?
İşlenmemiş suçun delil veya emaresini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde oluşturmak, TCK m.271’deki ikinci seçimlik hareketi meydana getirebilir.
İhbar geri alınırsa ceza ortadan kalkar mı?
Hayır. Gerçeğe aykırı ihbar yetkili makama ulaştıktan sonra geri alma suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak olayın bütünü ve failin sonraki davranışı cezanın belirlenmesinde değerlendirilebilir.
Suç uydurma şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. Soruşturma resen yürütülür ve suç uzlaştırma kapsamında değildir.
Sosyal medyada hayalî suç anlatmak yeterli midir?
Her paylaşım yeterli değildir. Bildirimin yetkili makama yönelmesi veya oluşturulan delil ve emarenin soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde olması gerekir. Paylaşımın amacı ve ulaştığı merci incelenir.
Gerçek bir suçun delilini değiştirmek TCK 271 midir?
Kural olarak TCK m.271, hiç işlenmemiş suç için delil veya emare uydurmayı düzenler. Gerçek bir suçun delilini yok etme, gizleme veya değiştirme farklı hüküm kapsamında değerlendirilir.
İşlenmemiş bir suçu kurgulamak yerine, tanık sıfatıyla yetkili makam önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunulmuşsa TCK 272 yalan tanıklık suçu hükümleri değerlendirilir.
Gerçekte bir suç işlenmiş olsa da kişi yetkili makama bu suçu kendisinin işlediğini veya suça katıldığını gerçeğe aykırı biçimde bildiriyorsa TCK m.270 suç üstlenme suçu ayrıca değerlendirilir. Böylece hayalî suç vakıası oluşturma ile kişinin öz isnadı birbirinden ayrılır.
Hayalî suç bildiriminden farklı olarak masum olduğu bilinen belirli kişiye hukuka aykırı fiil isnat edilmesi iftira kapsamında değerlendirilir. Failin bu isnattan gerçeği açıklayarak dönmesi hâlinde uygulanabilecek oranlar TCK m.269 iftirada etkin pişmanlık hükmünde aşamalı olarak düzenlenmiştir.
Sonuç
TCK 271 suç uydurma suçu, işlenmemiş bir suçun yetkili makama işlenmiş gibi bildirilmesi veya hayalî suç için soruşturma başlatmaya elverişli delil ve emare oluşturulmasıyla meydana gelir. Cezalandırma için yalnız ihbarın yanlış çıkması değil, failin suçun işlenmediğini bildiğinin kanıtlanması gerekir.
Doğru nitelendirme için bildirimin belirli kişiye yönelip yönelmediği, failin kendisini suçlu gösterip göstermediği ve olayda gerçek bir suçun delilleri üzerinde işlem yapılıp yapılmadığı ayrıştırılmalıdır. Yetkili makam, elverişlilik, kast ve elektronik ya da fiziksel deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı Mevzuat Sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (erişim: 12 Ağustos 2026).
- Mevzuat Bilgi Sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu güncel metni (erişim: 12 Ağustos 2026).
- TBMM, 5237 sayılı Kanun metni (erişim: 12 Ağustos 2026).
- TBMM Adalet Komisyonu Raporu, 271. madde gerekçesi (erişim: 12 Ağustos 2026).
- Adalet Bakanlığı Mevzuat Sistemi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (erişim: 12 Ağustos 2026).
- Öne çıkan görsel: Roman Rezor / Unsplash.
Av. iltan Ekmekçioğlu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.


