TCK 266 Kamu Görevine Ait Araç ve Gereçleri Suçta Kullanma

TCK 266 kamu görevi araç ve gereçleri düzenlemesi, kamu görevlisinin görevi nedeniyle elinde bulundurduğu araç veya gereci bir suçun işlenmesi sırasında kullanması hâlinde temel suçtan verilecek cezanın üçte bir oranında artırılmasını öngörür. Madde bağımsız bir suç ve ayrı bir temel ceza oluşturmaz; koşulları gerçekleştiğinde işlenen başka suçun cezasını ağırlaştırır.
Artırımın ayırt edici unsuru, araç veya gerecin kamu görevlisinin elinde görev nedeniyle bulunması ve suçun icrasında kullanılmasıdır. Kamu görevlisinin kendi özel aracını suçta kullanması kural olarak yeterli değildir. Ayrıca ilgili suç tanımında kamu görevlisi sıfatı zaten hesaba katılmışsa aynı sıfat TCK m.266 ile ikinci kez artırım nedeni yapılamaz.
TCK 266 Güncel Madde Metni
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
Madde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
Hüküm, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat üzerindeki yürürlükteki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu esas alınarak 12 Ağustos 2026 tarihinde kontrol edilmiştir. Çalışma tarihinde yürürlükte olmayan teklifler güncel hüküm gibi değerlendirilmemiştir.
Madde Gerekçesi
Resmî gerekçede, kamu görevlisinin görevine ait güç, araç ve gereçleri suç işlemek için kullanmasının cezayı ağırlaştırması gerektiği açıklanır. Görevin sağladığı özel imkân, suçun işlenmesini kolaylaştırabilir ve kamu hizmetine duyulan güveni ayrıca zedeleyebilir.
Bununla birlikte aynı kamu görevlisi sıfatının iki defa ağırlaştırma nedeni yapılmaması amaçlanmıştır. Bu nedenle işlenen suçun tanımı kamu görevlisi olmayı zaten kurucu veya ağırlaştırıcı unsur olarak kabul ediyorsa TCK m.266 uygulanmaz.
Düzenlemenin Hukuki Niteliği
TCK m.266 bağımsız suç tipi değildir. Önce kamu görevlisinin işlediği temel suç bütün unsurlarıyla belirlenir; ardından araç veya gerecin görev nedeniyle elde bulunup bulunmadığı ve suçta kullanılıp kullanılmadığı araştırılır.
Bu yapı nedeniyle madde bakımından ayrı bir ceza davası, ayrı mağdur veya bağımsız netice kurulmaz. Artırım, temel suçtan belirlenen sonuç ceza üzerinde TCK’nın cezanın belirlenmesine ilişkin sıralaması gözetilerek uygulanır.
Korunan Hukuki Değer
Birinci koruma alanı, kamu görevinin dürüst, tarafsız ve amacına uygun yürütülmesine duyulan güvendir. Kamuya tahsis edilen aracın suç için kullanılması, aracın meşru tahsis amacından sapmasıdır.
İkinci koruma alanı temel suçun koruduğu hukuki değerdir. Örneğin kamu aracının kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakmada kullanılması hâlinde hem kişi özgürlüğü hem kamu imkânlarının güvenilir kullanımı zarar görür.
Fail: Kamu Görevlisi Olma Şartı
Artırım yalnız kamu görevlisi hakkında uygulanabilir. TCK m.6’ya göre kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama, seçilme veya herhangi bir surette sürekli, süreli ya da geçici olarak katılan kişidir.
İş sözleşmesiyle çalışan herkes kendiliğinden kamu görevlisi değildir. Yapılan işin kamusal faaliyete katılma niteliği, görev, yetki, hukuki statü ve olay tarihindeki fiilî ilişki belgelerle belirlenmelidir.
Araç ve Gereç Kavramı
Hizmet aracı, görev silahı, telsiz, kelepçe, resmî mühür, görev kartı, kurumsal bilgisayar, kamera sistemi, veri tabanı erişimi veya kamuya ait başka teknik donanım somut olayın niteliğine göre araç ya da gereç sayılabilir. Listenin kapalı olduğu kabul edilemez.
Ancak her kamu malı bu hükmü doğurmaz. Araç veya gerecin failin elinde görevi nedeniyle bulunması gerekir. Kurum deposundan görev ilişkisi dışında çalınan eşyanın kullanılması farklı suçları gündeme getirebilir; TCK m.266 bağlantısı ayrıca kanıtlanmalıdır.
Görev Gereği Elde Bulundurma
Aracın kamuya ait olması tek başına yeterli değildir. Failin onu teslim tutanağı, zimmet, görevlendirme, vardiya düzeni, erişim yetkisi veya görevin doğal gereği sayesinde elinde bulundurması aranır.
Resmî aracın mesai sonrasında failde kalması, görev nedeniyle elde bulundurma bağını kendiliğinden kesmez. Buna karşılık kamu görevlisinin başka bir birime ait aracı görev ilişkisi olmaksızın ele geçirmesi hâlinde bu koşul tartışmalı olabilir.
Suçun İşlenmesi Sırasında Kullanma
Araç veya gereç, temel suçun icrasına hizmet etmelidir. Mağdura ulaşmak, güven oluşturmak, engeli aşmak, delile erişmek, hareketi gerçekleştirmek veya kaçışı kolaylaştırmak için kullanılması bu bağı kurabilir.
Aracın yalnız olay yerinde bulunması yeterli değildir. Kamu görevlisinin resmî aracıyla işe gelip kişisel bir tartışmada araçla bağlantısı olmayan suç işlemesi hâlinde, aracın suçta kullanıldığı söylenemez.
Maddi ve Manevi Unsur
Maddi unsur, görev nedeniyle elde bulunan aracın temel suçun işlenmesi sırasında kullanılmasıdır. Kullanım ile suç arasında işlevsel bağlantı aranır. Temel suç teşebbüs aşamasında kalmışsa aracın teşebbüs hareketlerinde kullanılması da değerlendirmeye dâhildir.
Fail, aracın görev nedeniyle elinde bulunduğunu ve onu suçun icrasında kullandığını bilmelidir. TCK m.266 için temel suçtan bağımsız özel bir amaç aranmaz; temel suçun gerektirdiği kast veya diğer manevi unsur ayrıca gerçekleşmelidir.
Hareket ve Netice
Madde kendi başına hareket ve netice tanımlamaz. Hareket, netice ve tamamlanma anı temel suça göre belirlenir. Artırım için aracın suçun işlenmesi sırasında kullanılması yeterlidir; kamu malında ayrıca zarar oluşması şart değildir.
Araç zarar görmüş, tüketilmiş veya tahsis amacı dışında kullanılmışsa mala zarar verme, zimmet ya da göreve ilişkin başka hükümler somut koşullara göre ayrıca gündeme gelebilir.
Hukuka Uygunluk ve Hata
Kamu görevlisinin kanundan doğan yetkisini görevin gereklerine uygun kullanması hukuka uygundur. Zor kullanma yetkisinin kanuni sınırlar içinde kullanılması, sırf kamu aracı veya gereci devrede olduğu için suç oluşturmaz.
Görev emri suç işlemeyi hukuka uygun hâle getirmez. Failin aracın kendisine görev nedeniyle tahsis edildiği veya fiilin suç oluşturduğu konusunda hataya düşmesi, TCK’nın hata ve kusurluluk kuralları çerçevesinde değerlendirilir.
Teşebbüs
TCK m.266 bakımından bağımsız teşebbüs kurulmaz. Temel suç teşebbüs aşamasında kalmış ve kamu aracı icra hareketlerinde kullanılmışsa, önce teşebbüs hükümleriyle temel ceza belirlenir; artırımın sırası TCK m.61’e göre ele alınır.
Sadece kamu aracını ileride suçta kullanmak üzere hazırlamak, temel suçun doğrudan icrasına başlanmamışsa cezasız hazırlık hareketi olabilir. Aracın niteliğine göre ruhsatsız silah veya veri erişimi gibi başka ihlaller ayrıca incelenir.
İştirak
Temel suça birden fazla kişi katılabilir. TCK m.266’daki kamu görevlisi olma ve aracı görev nedeniyle elinde bulundurma niteliği hangi katılanda mevcutsa artırımın şahsiliği iştirak kurallarıyla birlikte değerlendirilir.
Kamu görevlisi olmayan şerikin, kamu aracının kullanılacağını bilmesi sorumluluğunu temel suç bakımından etkileyebilir; fakat şahsa bağlı artırımın ona otomatik uygulanması mümkün değildir.
İçtima ve Çifte Değerlendirme Yasağı
İşlenen suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı zaten dikkate alınmışsa TCK m.266 uygulanmaz. Örneğin suç yalnız kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü bir suç olarak düzenlenmiş veya sıfat ayrıca ağırlaştırıcı neden yapılmışsa aynı olgu ikinci kez ceza artırımına dayanak olamaz.
Buna karşılık temel suç herkes tarafından işlenebiliyor ve kamu görevlisi sıfatı suç tanımında hesaba katılmıyorsa, görev aracı fiilen kullanılmış olmak şartıyla üçte bir artırım gündeme gelir. Ayrıca aracın kullanılış biçimi bağımsız başka suç oluşturuyorsa genel içtima kuralları uygulanır.
Yaptırım ve Artırım Hesabı
TCK m.266 ayrı ceza aralığı öngörmez. Temel suç için kanuni ölçütlere göre ceza belirlendikten sonra, hükmün uygulanma sırası gözetilerek ceza üçte bir oranında artırılır.
Örneğin ilgili aşamada üç yıl hapis cezası üzerinden artırım yapılacaksa bir yıllık artışla dört yıl sonucuna ulaşılır. Ancak gerçek hesap; teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik ve indirim nedenlerinin kanuni sırasına göre mahkemece yapılır.
Şikâyet, Uzlaştırma ve Usul
Şikâyet ve uzlaştırma durumu TCK m.266’ya göre değil, işlenen temel suça göre belirlenir. Temel suç şikâyete bağlıysa süre ve hak sahipliği o suçun hükümlerine tabidir; resen soruşturulan suçta ayrıca şikâyet aranmaz.
Aynı şekilde uzlaştırma, seri muhakeme veya diğer özel usullerin uygulanabilirliği temel suçun niteliğine ve ceza muhakemesi kurallarına göre değerlendirilir. Üçte bir artırım, usul koşullarını tek başına belirlemez.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme, temel suçun TCK m.266 artırımı uygulandıktan sonraki kanuni ceza sınırları ve 5235 sayılı Kanun esas alınarak belirlenir. Bazı olaylarda artırım görev alanını etkileyebileceğinden yalnız temel cezanın artırımsız üst sınırına bakılmamalıdır.
Yetkili mahkeme kural olarak temel suçun işlendiği yere göre belirlenir. Araç farklı yerde teslim alınmış fakat suç başka yerde işlenmişse, salt zimmet veya teslim yeri TCK m.266 yönünden bağımsız yetki yaratmaz.
Dava Zamanaşımı
TCK m.266 için ayrı zamanaşımı süresi yoktur. Süre, artırımlı cezayı gerektiren temel suçun kanuni üst sınırı ve TCK m.66 hükümleri dikkate alınarak hesaplanır.
Suç tarihi, kesilme ve durma nedenleri ile daha lehe kanun değerlendirmesi dosya üzerinden belirlenmelidir. Temel suç sürekli veya zincirleme nitelikteyse başlangıç tarihi buna göre değişebilir.
Deliller
Zimmet ve teslim tutanakları, görev çizelgesi, vardiya kaydı, araç takip sistemi, kurum kamera kayıtları, geçiş logları, telsiz konuşmaları, görev silahı kayıtları ve dijital erişim logları aracın görev nedeniyle elde bulunduğunu gösterebilir.
Aracın suçta kullanılması ise olay görüntüleri, konum kayıtları, tanık anlatımları, cihaz incelemeleri, kurumsal yazışmalar ve temel suç dosyasındaki maddi delillerle ortaya konur. Kullanımın yalnız tesadüfî birliktelik mi, yoksa suçun icrasını kolaylaştıran işlevsel katkı mı olduğu açıklanmalıdır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
İlk hata, kamu görevlisinin işlediği her suçta TCK m.266’yı uygulamaktır. Artırım için görev nedeniyle elde bulundurulan araç veya gerecin suçun işlenmesi sırasında fiilen kullanılması zorunludur.
İkinci hata, kamu görevlisi sıfatının temel suçta zaten dikkate alınıp alınmadığını incelememektir. Aynı sıfatın hem suçun unsuru hem TCK m.266 artırımı yapılması, kanunun açık sınırlamasına aykırı olur.
Somut Olay Kontrol Listesi
- Temel suç bütün unsurlarıyla oluşmuş mu?
- Fail olay tarihinde TCK anlamında kamu görevlisi mi?
- Araç veya gereç failin elinde görevi nedeniyle mi bulunuyordu?
- Araç kamu hizmetine tahsisli mi, yoksa failin özel malı mı?
- Araç suçun icrasında hangi somut işlevi gördü?
- Salt olay yerinde bulunma ile fiilî kullanım ayrılmış mı?
- Temel suç tanımında kamu görevlisi sıfatı zaten dikkate alınmış mı?
- Katılanlar bakımından şahsî nitelikler ayrı değerlendirilmiş mi?
- Artırım, TCK m.61’deki sıraya uygun hesaplanmış mı?
- Görev, yetki ve zamanaşımı artırımlı ceza dikkate alınarak belirlenmiş mi?
Sık Sorulan Sorular
TCK 266 bağımsız bir suç mudur?
Hayır. Kamu görevlisinin işlediği temel suçtan verilecek cezayı, kanuni koşullar varsa üçte bir artıran genel bir düzenlemedir.
Kamu görevlisinin her suçunda artırım uygulanır mı?
Hayır. Görev nedeniyle elde bulunan kamu aracının veya gerecinin suçun işlenmesi sırasında fiilen kullanılması gerekir.
Özel otomobil suçta kullanılırsa TCK 266 uygulanır mı?
Araç failin özel malıysa ve görev nedeniyle elinde bulunmuyorsa kural olarak bu madde uygulanmaz. Temel suçtaki diğer nitelikli hâller saklıdır.
Hangi araç ve gereçler kapsama girebilir?
Hizmet aracı, görev silahı, telsiz, kelepçe, resmî mühür, görev kartı, kurumsal bilgisayar ve yetkili veri tabanı erişimi somut olaya göre kapsamda olabilir.
Kamu görevlisi sıfatı temel suçun unsuruysa ne olur?
İlgili suç tanımında kamu görevlisi sıfatı zaten dikkate alınmışsa TCK m.266 ile ayrıca üçte bir artırım yapılamaz.
Şikâyet ve zamanaşımı nasıl belirlenir?
Her ikisi de temel suça göre belirlenir. TCK m.266 ayrı şikâyet şartı veya bağımsız zamanaşımı süresi oluşturmaz.
TCK m.266 kamu görevlisinin görev nedeniyle elinde bulunan araç ve gereci suçta kullanmasını ağırlaştırır. Buna karşılık yetkisiz kişinin bir rütbe, kamu görevi veya mesleğe ait resmî kıyafeti alenen ve yanıltıcı biçimde kullanması TCK m.264 özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma kapsamında ayrı koşullara tabidir.
Sonuç
TCK m.266, kamu görevlisinin görev sayesinde elinde bulunan araç ve gereci suçta kullanarak sahip olduğu kurumsal imkânı kötüye değerlendirmesine üçte bir ceza artırımı bağlar. Uygulama için kamu görevlisi sıfatı, görev nedeniyle elde bulundurma ve suçla işlevsel kullanım bağı ayrı ayrı kanıtlanmalıdır.
Madde bağımsız suç oluşturmadığından yaptırım, şikâyet, görevli mahkeme ve zamanaşımı temel suç üzerinden belirlenir. Kanunun bölümsel devamındaki düzenleme için TCK m.267 iftira suçu yazısı incelenebilir.
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 5237 sayılı Kanun güncel metni
- TBMM – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul metni
- TBMM Adalet Komisyonu raporu ve madde gerekçeleri
- Öne çıkan fotoğraf: Amber BC / Unsplash.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.


