CMK 19 Davanın Nakli ve Duruşmanın Başka Yerde Yapılması

CMK 19, yetkili mahkemenin yargılamayı bulunduğu yerde sürdüremediği olağan dışı durumlarda davanın başka bir mahkemeye naklini düzenler. Aynı madde, dosya başka mahkemeye gönderilmeden yalnız duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılabilmesine de imkân tanır.
Bu kurum, CMK 12’deki yer bakımından yetki kurallarından farklıdır. Önce görevli ve yetkili mahkeme belirlenir; daha sonra CMK 19’daki istisnai koşullar varsa nakil veya duruşma yerinin değiştirilmesi gündeme gelir. Yetki uyuşmazlığı ise mahkemelerin yetkili olup olmadıkları konusundaki çatışmayı çözer.
CMK 19 Güncel Madde Metni
Davanın nakli ve duruşmanın başka yerde yapılması
Madde 19 – (1) Yetkili hâkim veya mahkeme, hukukî veya fiilî sebeplerle görevini yerine getiremeyecek hâlde bulunursa; yüksek görevli mahkeme, davanın başka yerde bulunan aynı derecede bir mahkemeye nakline karar verir.
(2) Kovuşturmanın görevli ve yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli olursa, davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister.
(3) (Ek: 24/11/2016-6763/21 md.) Mahkeme, fiili sebepler veya güvenlik gerekçesiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına karar verebilir. Bu karara karşı itiraz yolu açıktır.
CMK 19 İlk Kabul Gerekçesi
Madde davanın naklini düzenlemiştir. Tabiî hâkim kavramı ile olan ilişki nedeniyle madde, davanın nakline ilişkin koşulları özenle belirlemiştir. Madde metnine göre dava aynı derecede olan bir mahkemeye nakledilebilir. Davanın nakline karar verilebilmesi için, mahkemenin hukukî veya fiilî nedenlerle görevini yerine getiremeyecek hâlde bulunması veya kovuşturmanın esas yetkili mahkemede yapılmasının kamu güvenliği için tehlikeli olması gerekir.
Kovuşturmanın esas görevli ve yetkili mahkemede yapılmasının kamu güvenliği için tehlikeli olması hususunun takdiri, ister istemez Devletin icra gücünün işlevi içinde olacağından, bu hâlde nakil isteminin Adalet Bakanı tarafından yapılması uygun görülmüştür.
Bu gerekçe ilk kabul metnine aittir. Maddenin üçüncü fıkrası 24 Kasım 2016 tarihli değişiklikle sonradan eklenmiştir.
Davanın Naklinin Amacı ve Kapsamı
Ceza yargılamasının doğal hâkim güvencesine uygun biçimde görevli ve yetkili mahkemede yapılması esastır. Davanın nakli bu esasın istisnasıdır. Amaç, mahkemenin hukukî veya fiilî engel nedeniyle görev yapamadığı ya da kovuşturmanın aynı yerde yürütülmesinin kamu güvenliğini tehlikeye soktuğu durumda yargılamanın devamını sağlamaktır.
Nakil kararı, dosyanın başka yerde bulunan aynı derecedeki bir mahkemeye gönderilmesi sonucunu doğurur. Mahkemenin görevi veya derecesi değiştirilmez; yalnız yargılamayı sürdürecek yer ve aynı derecedeki mahkeme değişir.
Hukukî veya Fiilî Sebeple Davanın Nakli
Birinci fıkrada, yetkili hâkim veya mahkemenin hukukî ya da fiilî sebeple görevini yerine getiremeyecek durumda olması aranır. Engelin somut ve yargılamanın yürütülmesini gerçekten etkileyen nitelikte olması gerekir. Soyut endişe, tarafların mahkemeye duyduğu güvensizlik veya yalnız kolaylık düşüncesi nakil için yeterli değildir.
Bu durumda kararı yüksek görevli mahkeme verir. Nakledilecek mahkemenin başka yerde bulunması ve ilk mahkemeyle aynı derecede olması zorunludur. Talep değerlendirilirken engelin niteliği, kapsamı ve yargılamaya etkisi dosya üzerinden incelenir.
Kamu Güvenliği Nedeniyle Nakil
Kovuşturmanın görevli ve yetkili mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlike oluşturuyorsa ayrı bir usul uygulanır. Bu hâlde davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister. Kanunun açık düzenlemesi nedeniyle tarafların doğrudan bu fıkra uyarınca Yargıtaydan nakil kararı istemesi aynı usulün yerine geçmez.
Kamu güvenliği değerlendirmesi dosyanın niteliğiyle birlikte somut risk bilgilerine dayanmalıdır. Kalabalık sanık veya katılan grupları, ciddi toplumsal gerilim, ulaşım ve adliye güvenliği gibi olgular önem taşıyabilir; ancak her olay kendi koşulları içinde incelenir.
Duruşmanın İl İçinde Başka Yerde Yapılması
Üçüncü fıkra, davanın tamamen başka bir mahkemeye naklinden daha sınırlı bir çözüm getirir. Fiilî sebepler veya güvenlik gerekçesi varsa mahkeme, duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına karar verebilir. Dosya ve yargılamayı yürüten mahkeme değişmez; yalnız duruşmanın fizikî yeri değişir.
Bu karara karşı itiraz yolu açıktır. İtirazın süresi ve inceleme usulü, kararın bildirimi ile dosyanın somut durumuna göre ceza muhakemesindeki genel itiraz hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
İncelenebilecek Bilgi ve Belgeler
Nakil veya duruşma yerinin değiştirilmesi değerlendirmesinde kararın gerekçesini destekleyen belgeler önemlidir. Dosyanın özelliğine göre şu kayıtlar incelenebilir:
- Mahkemenin görev yapmasını engelleyen hukukî veya fiilî duruma ilişkin tutanaklar,
- Adliye binasının kullanılabilirliği ve duruşma salonunun kapasitesine ilişkin kayıtlar,
- Kolluk ve güvenlik birimlerince düzenlenen somut risk değerlendirmeleri,
- Sanık, mağdur, katılan, tanık ve müdafilerin sayısı ile ulaşım koşulları,
- Duruşmanın başka yerde yapılmasının savunma ve katılım haklarına etkisini gösteren bilgiler.
Hukukî Sonuçlar
Davanın nakline karar verilirse yargılamaya, belirlenen aynı derecedeki başka mahkeme devam eder. Nakil, suç isnadını veya görev kurallarını kendiliğinden değiştirmez. Duruşmanın başka yerde yapılması kararında ise dosya aynı mahkemede kalır ve yalnız celsenin yapılacağı yer değişir. Yer bakımından yetkisiz mahkemenin daha önce yaptığı işlemlerin geçerliliği ise CMK 20 uyarınca incelenir.
Kararın taraflara bildirilmesi, yeni yer ve duruşma gününün açıkça duyurulması, sanığın müdafiiyle görüşebilmesi ve ilgililerin duruşmaya erişimi adil yargılanma bakımından önemlidir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Yetkisizlik iddiası ile davanın naklini aynı kurum sanmak,
- Somut hukukî, fiilî veya güvenlik sebebi göstermeden nakil istemek,
- Kamu güvenliği nedeniyle nakilde Adalet Bakanının istemine ilişkin özel usulü gözden kaçırmak,
- Davanın nakli ile duruşmanın il içinde başka yerde yapılması arasındaki farkı dikkate almamak,
- Üçüncü fıkra uyarınca verilen karara karşı itiraz imkânını süresinde değerlendirmemek.
Somut Olay Kontrol Listesi
- Görevli ve yetkili mahkeme doğru belirlendi mi?
- Mahkemenin görev yapmasını engelleyen sebep somutlaştırıldı mı?
- İleri sürülen sebep hukukî, fiilî veya kamu güvenliğine ilişkin hangi kapsama giriyor?
- Tam nakil yerine duruşmanın il içinde başka yerde yapılması yeterli olabilir mi?
- Talep veya karar doğru mercie yöneltildi mi?
- Risk ve engelleri gösteren tutanak, rapor ve yazışmalar dosyada mı?
- Kararın tebliği ve varsa itiraz süresi kontrol edildi mi?
Sık Sorulan Sorular
Davanın nakli ile yetkisizlik aynı şey midir?
Hayır. Yetkisizlik, davaya hangi yer mahkemesinin bakacağını belirleyen kurallarla ilgilidir. Nakilde ise görevli ve yetkili mahkeme belli olduğu hâlde, CMK 19’daki olağan dışı sebepler nedeniyle dosya aynı derecedeki başka bir mahkemeye gönderilir.
Kamu güvenliği nedeniyle nakil kararını kim verir?
Kanuna göre davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister; nakil konusunda değerlendirmeyi Yargıtay yapar.
Duruşma başka yere alınırsa mahkeme değişir mi?
CMK 19’un üçüncü fıkrası uyarınca yalnız duruşmanın il sınırları içindeki başka bir yerde yapılmasına karar verilmişse mahkeme değişmez. Dosya aynı mahkemede kalır.
Duruşmanın başka yerde yapılması kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Üçüncü fıkra bu karara karşı itiraz yolunun açık olduğunu belirtir.
Tarafların istemesi davanın nakli için yeterli midir?
Hayır. Nakil için kanunda belirtilen hukukî veya fiilî engelin ya da kamu güvenliği tehlikesinin somut biçimde ortaya konulması ve kanundaki yetkili merci tarafından karar verilmesi gerekir.
Sonuç
CMK 19, görevli ve yetkili mahkemede yargılama ilkesini korurken yargılamanın fiilen yürütülemediği veya kamu güvenliğinin tehlikeye girdiği istisnai durumlar için çözüm sunar. Davanın nakli dosyayı aynı derecedeki başka mahkemeye taşırken, duruşmanın başka yerde yapılması yalnız fizikî duruşma yerini değiştirir. Somut olayda sebebin niteliği, yetkili merci ve kanun yolu birlikte değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

