Müteahhitin Mali Kaynağı Olmaması ve Arsa Sahibine Karşı Sorumluluğu

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhidin yeterli mali kaynağa sahip olması, eserin meydana getirilmesinin ön koşuludur; bu kaynağı olmadan işi üstlenen yüklenici, inşaatı tamamlayamamasından özen borcunu ihlal ettiği gerekçesiyle sorumlu olur. Ayrıca, müteahhidin yeterli mali kaynağa sahip olması arsa sahibi için de güvence anlamı taşır. Buna karşılık, arsa sahibinin kararlaştırılan bağımsız bölümü/tapuyu devretmemesi, yüklenicinin tahammül gücünü aşan bir mali yük doğurmuşsa, yükleniciden işe devam etmesi beklenemez; bu durumda yüklenici, makul süre işi durdurabilir ya da sözleşmeyi feshedebilir. Mali acz hâlinde işin akıbeti, sözleşmenin feshi ve tazminat sorumluluğu somut olaya göre değerlendirilmelidir. İnşaat hukuku avukatına danışın.
Müteahhit inşaatı meydana getirmesinde emek ve becerisinin yanında onun yeterli mali kaynağa sahip olmasının önemi büyüktür. Zira, her inşaatın ortaya çıkartılması az veya çok sermayeyi gerektirir. Müteahhidin yeterli mali kaynağa sahip olması, bu gereklilikleri karşılaması bakımından zorunludur. Yeterli mali kaynağı olmayan müteahhittin inşaatın yapımını üstlenmiş, fakat bu yüzden inşaatı meydana getirememişse özen borcunu ihlal etmiş olacağından sonuçlarından sorumludur. Günümüz inşaatlarının büyük boyutlu oluşu, hatta bir bina yapımında bile araç ve gereç temini, makine parkı, şantiye binası gibi bazı tesisler önceden yatırım yapılmasını gerekli kılmaktadır. Araç ve gereç sağlama borcu -aksine sözleşme yoksa- müteahhitte aittir. Kısacası müteahhit hem başlangıçta, yatırım yapacak, hem de inşaat malzemesi sağlayarak eseri meydana getirecektir. Bütün bunlar ücret ödeme (arsa payı devir) borcunun önemini ortaya çıkarmaktadır. Gerçekten, aksine sözleşme varsa yükleniciye yapılacak avans ödemelerinin süresinde gerçekleştirilmesi eserin meydana çıkarılmasında son derece önem arz eder. Esasen inşaatın yapımına talip olan müteahhittin eserin boyutuna uygun bir sermayesi olduğu peşinen varsayıldığından ücret ödemelerindeki makul sayılacak gecikmeler müteahhit e (temerrüt koşulları varsa faiz alacağı dışında) bir hak sağlamazsa da, müteahhittin tahammül gücünü aşacak ödeme aksamalarının ona hak bahşetmesi gerekir. Arsa sahiplerinin tapuyu devretmemesi halinde, devredilmeyen bağımsız bölüm değeri işin bütününe göre müteahhittin tahammül gücünü aşmışsa, müteahhitten işe devam etmesi istenemez (BK. md. 81). Böyle bir durumda müteahhittin iki türlü seçeneği bulunmaktadır. müteahhittin , arsa sahibinin zararına neden olmayacak makul bir süre işi durdurabilir ve arsa sahiplerinin edimini yerine getirmesini bekleyip, işe devam eder ya da BK’nın 106. maddesinden yararlanarak sözleşmenin feshi hakkını kullanabilir. Sonuç olarak, müteahhidin yeterli mali kaynağa sahip olması daima büyük öneme sahiptir. (Bkz: İzzet Karataş, Eser (İnşaat Yapım) Sözleşmeleri, Ankara, 2009, Sh. 276, 277)”
T.C YARGITAY
23.Hukuk Dairesi
Esas: 2014/ 5352
Karar: 2016 / 382
Karar Tarihi: 26.01.2016
Av. iltan Ekmekçioğlu


