Cebir suçu TCK 108

Madde Metni
(1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Cebir suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 108. maddesinde, hürriyete karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Suçun temelinde, kişinin serbest iradesinin fiziki güç kullanılarak baskı altına alınması yer alır. Fail, mağdura karşı bedensel güç uygular ve onu bir şeyi yapmaya, yapmamaya veya kendisinin bir davranışı gerçekleştirmesine müsaade etmeye zorlar.
Türk Ceza Kanunu’nun 108. maddesi, cebir suçunu düzenleyen özel bir suç tipidir. Cebir; bir kimseyi belirli bir davranışa yönlendirmek, davranışından vazgeçirmek ya da kendi iradesiyle yapmayacağı bir şeye katlanmaya zorlamak amacıyla fiziksel güç kullanılmasıdır. Bu tanımıyla cebir suçu, hem bireyin vücut dokunulmazlığını hem de irade özgürlüğünü güvence altına alan karma ve çok katmanlı bir koruma işlevi üstlenmektedir.
TCK m.108’in sistemdeki yeri incelendiğinde maddenin, kişi özgürlüğü ve güvenliğine karşı suçlar başlığı altında yer aldığı görülmektedir. Kanun koyucu, cebir suçunun cezası bakımından doğrudan kasten yaralama hükümlerine (TCK m.86 vd.) atıf yapmayı tercih etmiştir. Bu teknik tercih, suçun hangi ceza aralıklarına tabi olacağını belirleyen temel koordinattır; aynı zamanda TCK 108 kasten yaralama atfı kavramını uygulamada en sık karşılaşılan tartışma eksenine taşımaktadır.
TCK 108 cebir suçu, günümüz ceza yargılaması pratiğinde aile içi şiddet olayları, iş yeri baskı ve yıldırma eylemleri, alacak-tahsilat süreçlerindeki zorlama girişimleri ile sokak kavgaları gibi çok geniş bir yelpazede karşılaşılan bir suç tipidir. Savunma avukatları, savcılar ve hâkimler açısından cebir suçunun unsurları, sınırları ve diğer suç tipleriyle ilişkisi büyük önem taşımaktadır.
Aşağıda TCK 108 cebir suçu; maddi unsur, manevi unsur, teşebbüs, iştirak, içtima, uzlaşma, görevli mahkeme ve yaptırım başlıkları altında uygulamaya yönelik somut örneklerle ele alınmaktadır.
1. Cebir Suçunun Maddi Unsurları
TCK 108, bir kişiyi bir şeyi yapmaya, yapmamaya veya failin bir davranışına müsaade etmeye zorlamak için bedensel güç kullanılmasını düzenler. Suçun faili gerçek kişidir. Fail olmak için medeni hukuk anlamında tam fiil ehliyeti şartı aranmaz; yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı, ceza sorumluluğuna ilişkin ayrı hükümler kapsamında değerlendirilir.
Mağdur ve Fiziksel Güç Kullanımı
Fiziksel gücün yöneldiği kişi mağdurdur. Tutma, itme, kol bükme veya vurma gibi hareketler, somut olayın özelliklerine göre cebir oluşturabilir. Ancak her fiziksel temas bu suçu oluşturmaz. Hareketin kişiyi belirli bir davranışa zorlama amacıyla gerçekleştirilmesi gerekir. Kazara çarpma, olağan temas veya yalnız sözlü tartışma TCK 108 kapsamında otomatik olarak değerlendirilemez.
Mağdurun kamu görevlisi olması tek başına TCK 265’in uygulanması için yeterli değildir. Bu özel suç bakımından kamu görevlisinin görevini yapmasını engelleme amacı ve diğer unsurlar araştırılır. Aile içi olaylarda ise ceza soruşturmasının yanında 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirler ayrıca gündeme gelebilir.
Amacın Gerçekleşmesi Gerekir mi?
Kanundaki zorlama amacıyla cebir kullanılması ile mağdurun istenen davranışı gerçekten yerine getirmesi farklıdır. Mağdurun direnmesi veya istenen belgeyi imzalamaması, uygulanmış cebri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TCK 108’de “amacına ulaşma” adıyla ayrıca bir nitelikli hâl düzenlenmemiştir. Yaralanmanın sonucu ve varsa başka suçun tamamlanması ayrı değerlendirilir.
Olayın aydınlatılmasında adli muayene raporu, kamera görüntüleri, tanık anlatımları, mesajlaşmalar ve tarafların olay sırasındaki sözleri önemlidir. Raporda yaralanma saptanması fiilin kim tarafından ve hangi amaçla işlendiği sorularını tek başına cevaplamaz. Aynı şekilde görünür iz bulunmaması da diğer deliller değerlendirilmeden kesin sonuç çıkarmaya elverişli değildir.
Örnek 1: Apartman toplantısında bir kişiye belirli bir karar metnini imzalatmak amacıyla kolunun bükülmesi, TCK 108 yönünden incelenebilir. Fiziksel müdahale ile imza talebi arasındaki bağ araştırılmalıdır.
Örnek 2: Bir kişiyi odadan çıkarmamak için kapıya kilitlemek ve fiziksel güçle içeride tutmak, yalnız cebir değil TCK 109’daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından da değerlendirilir. Daha özel suçun unsurları varsa nitelendirme buna göre yapılır.
2. Manevi Unsur, Kast ve Hata
Failin fiziksel gücü, mağduru kanunda belirtilen davranışlardan birine zorlamak amacıyla kullanması gerekir. Bu amaç; olay öncesindeki ilişki, söylenen sözler, müdahalenin zamanı ve olayın bütünü üzerinden araştırılır. Salt yaralama kastıyla yapılan bir saldırı ile kişiyi bir davranışa zorlamaya yönelik eylem birbirinden ayrılır.
Kazara temasın ardından talepte bulunulması, önceki hareketi geriye dönük olarak kasten işlenmiş cebre dönüştürmez. Buna karşılık baştan itibaren belirli bir davranışı zorla yaptırmak için uygulanan güç, mağdurun sonradan “kabul ettim” demesiyle hukuka uygun hâle gelmez. Rızanın geçerliliği, kişinin üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği hak ve özgür iradesi çerçevesinde değerlendirilir.
Hata Hükümleri Nasıl Değerlendirilir?
TCK 30’un maddi unsurlarda hata, nitelikli hâllerde hata, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlerin koşullarında hata ve haksızlık yanılgısına ilişkin hükümleri farklıdır. Birinin diğerinin yerine uygulanması mümkün değildir. Yanılgının konusu ve kanunun aradığı durumlarda kaçınılmaz olup olmadığı somut delillerle belirlenir.
Özellikle TCK 30/4 kapsamındaki kaçınılmaz haksızlık yanılgısı, otomatik olarak beraat olarak adlandırılmamalıdır. Kusurluluğu kaldıran hata hâllerinde CMK 223/3-d uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı gündeme gelir. Kastın bulunmaması ise CMK 223/2-c çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Karar türü, kabul edilen hukuki nedene göre değişir.
3. Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme
TCK 35 bakımından failin işlemeyi kastettiği suça elverişli hareketlerle doğrudan başlaması ve elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamaması gerekir. Hazırlık hareketleriyle icra hareketleri birbirinden ayrılmalıdır. Sadece kişiye yaklaşmak veya tartışmak her durumda cebre teşebbüs sayılmaz.
Cebir uygulanmadan önce dışarıdan müdahaleyle engellenen bir olay ile cebir uygulandıktan sonra mağdurun kaçması aynı değildir. İlkinde teşebbüs şartları tartışılabilir; ikincisinde suçu tamamlayan hareket zaten gerçekleşmiş olabilir. Bu nedenle mağdurun istenen davranışı yapmadığı her dosyada teşebbüs indirimi uygulanacağı söylenemez.
Ceza Hesabında Sıralama
Teşebbüs, haksız tahrik, yaş küçüklüğü ve diğer indirimlerin uygulanma sırası TCK 61’e göre belirlenir. Teşebbüs indirimi, haksız tahrik ve yaş küçüklüğünden önce dikkate alınır. Cebir suçuna özgü artırım hesaba katılmadan yalnız yaralama cezası üzerinde indirim yapmak da doğru değildir.
TCK 36’daki gönüllü vazgeçme, suç tamamlanmadan önce icra hareketlerinin gönüllü bırakılması veya kanundaki koşullarda suçun tamamlanmasının ya da neticenin gerçekleşmesinin önlenmesini gerektirir. Tamamlanmış cebirden sonra özür dilemek bu kurumu kendiliğinden uygulanabilir kılmaz. Vazgeçme anına kadar tamamlanan başka bir suç varsa o suçtan sorumluluk ayrıca değerlendirilir.
Örnek: Fail, komşusunu zorla özür dilemeye yöneltmek için fiziksel müdahaleye doğrudan başlamışken üçüncü kişi tarafından engellenirse TCK 35’in koşulları incelenir. Fail daha önce cebri uygulamışsa olayın tamamlanmış suç oluşturup oluşturmadığı ayrıca belirlenir.
4. Birden Fazla Kişinin Katılması ve İştirak
Birden fazla kişinin olay yerinde bulunması, hepsinin müşterek fail olduğu anlamına gelmez. TCK 37 kapsamında birlikte faillik için suçun birlikte işlenmesi ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet değerlendirilir. Suç kararını oluşturma TCK 38’de azmettirme; suçun işlenmesini kolaylaştıran diğer katkılar ise koşullarına göre TCK 39’da yardım etme kapsamında ele alınabilir.
Mağduru tutan kişi, eylemin bütünündeki rolüne göre müşterek fail olabilir. Gözcülük yapan veya araç sağlayan kişinin sorumluluğu da katkısının niteliğine bağlıdır. “Fiziksel temasta bulunmadı” veya “aynı yerdeydi” gibi tek bir bilgiyle kesin nitelendirme yapılamaz.
Otomatik Artırım veya İndirim Var mı?
TCK 86/3-c, birden fazla kişi tarafından yaralama şeklinde bir nitelikli hâl düzenlemez. İştirak hâlinde işlenme, TCK 108’e kendiliğinden böyle bir artırım eklemez. Uygulanabilecek nitelikli hâl varsa kendi kanuni koşulları üzerinden gösterilmelidir.
Kişisel cezasızlık veya indirim nedenleri ile kusurluluğa ilişkin özellikler her katılan yönünden ayrı incelenir. Bir kişide yaş küçüklüğü veya akıl hastalığı bulunması diğer katılanların sorumluluğunu otomatik olarak azaltmaz. Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanma hâlinde TCK 37/2; kusur yeteneği bulunmayan kişinin araç olarak kullanılması hâlinde bu fıkradaki artırım ayrıca değerlendirilir. Her çocuğun yalnız yaşı nedeniyle kusur yeteneğinden yoksun olduğu varsayılamaz.
5. Cebrin Diğer Suçlarla İlişkisi
Cebir pek çok suçun unsuru veya nitelikli hâli olabilir. Bu nedenle önce olayın yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel suç veya görevi yaptırmamak için direnme gibi daha özel bir suç oluşturup oluşturmadığı araştırılır. Aynı hareket için hangi hükümlerin uygulanacağı TCK 42 ve devamındaki içtima hükümleriyle birlikte değerlendirilir.
Yağma ve Alacak Tahsili
Mal almak veya senet elde etmek amacıyla cebir kullanılması TCK 148 ve devamındaki yağma hükümlerini gündeme getirebilir. Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili iddiası varsa TCK 150/1’in özel düzenlemesi ayrıca incelenir. Bu nedenle “senet imzalatmak için güç kullanıldı” biçimindeki bir olay doğrudan ve yalnız TCK 108 olarak nitelendirilemez.
Yaralama ve Özgürlüğü Kısıtlama
TCK 108’in yaralama cezasına yaptığı atıf, cebre özgü artırımı ortadan kaldırmaz. Cebrin başka bir suçun unsuru olması veya yaralanmanın o suç bakımından ayrıca sonuç doğurması hâlinde ilgili özel hükümler değerlendirilir. Örneğin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda cebir, TCK 109/2 kapsamında nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.
Tehdit ve Farklı Fiiller
Fiziksel müdahaleye eşlik eden sözlerin ayrıca tehdit oluşturup oluşturmadığı, bunların aynı suçun içinde mi yoksa bağımsız bir fiil olarak mı değerlendirileceği araştırılır. TCK 44, “gerçek içtima” değil farklı suçları oluşturan tek fiil bakımından fikrî içtima hükmüdür. Her olayda hem cebir hem tehditten ayrı ceza verileceği şeklinde genel bir sonuç kurulamaz.
Suçların ayrımında kamera ve mesaj kayıtlarının kesintisiz incelenmesi, adli raporun olayla eşleştirilmesi ve failin neyi yaptırmaya çalıştığının belirlenmesi önemlidir. Savunma veya şikâyet dilekçesinde sadece suç adı yazmak yerine eylemlerin sırası ve eldeki deliller açıklanmalıdır.
6. Şikâyet ve Uzlaştırma
TCK 108’deki cebir suçu şikâyete bağlı değildir ve CMK 253’teki uzlaştırma kataloğunda yer almaz. Cezanın kasten yaralama hükümlerinden hareketle belirlenmesi, kasten yaralama suçuna özgü şikâyet veya uzlaştırma şartlarının cebir suçuna da taşınması anlamına gelmez. Bu nedenle TCK 108 olarak nitelendirilen bir olayda uzlaştırma zorunlu ön aşama değildir.
Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, tek başına soruşturmanın veya davanın sona ermesini sağlamaz. Ödeme, özür veya tarafların kendi aralarında anlaşması da otomatik düşme sonucu doğurmaz. Fiilin cebir değil, başka bir suç oluşturduğunun anlaşılması durumunda o suçun şikâyet ve uzlaştırma kuralları ayrıca incelenir.
Suçun Nitelendirilmesi Neden Önemlidir?
Bir kişiyi yalnız yaralamak ile onu belirli bir davranışa zorlamak amacıyla fiziksel güç uygulamak farklı hukuki değerlendirmeler gerektirir. Savcılık, şüphelinin amacını, söylenen sözleri, kamera kaydını, tanık anlatımlarını ve yaralanmanın niteliğini birlikte değerlendirmelidir. Uzlaştırma konusunda karar verilmeden önce hangi suçun unsurlarının gerçekleştiği belirlenir.
Örnek: Bir kişinin komşusunun kolunu bükerek onu bir toplantı kararını imzalamaya zorlaması TCK 108 yönünden değerlendirilir. Tarafların daha sonra barışması, bu nitelendirme sürdüğü sürece kendiliğinden düşme nedeni değildir.
7. Görevli Mahkeme ve Beraat Nedenleri
Cebir suçunda kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Görev değerlendirmesi, 5235 sayılı Kanun’un 11, 12 ve 14. maddeleri uyarınca yapılır. Yaralanmada kemik kırığı bulunması veya fiilin TCK 86/3 kapsamında nitelikli olması tek başına her dosyayı ağır ceza mahkemesine taşımaz. Somut isnadın hangi kanun hükmüne uyduğu ve kanuni ceza sınırı belirlenmelidir.
Fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış kişiler bakımından çocuk mahkemelerinin görev kuralları ayrıca uygulanır. Çocuğun yaşı, suç tarihindeki durumuna göre belirlenir; bütün çocuklar için aynı ceza indirimi söz konusu değildir. TCK 31’in yaş grupları ve ceza sorumluluğu koşulları birbirinden ayrılır.
Yer bakımından yetki, kural olarak suçun işlendiği yere göre CMK 12 çerçevesinde belirlenir. Suç yerinin bilinmemesi veya birden fazla yerde gerçekleşen hareketler bulunması hâlinde ilgili özel yetki hükümleri değerlendirilir.
Beraat Yalnız İki Sebebe mi Dayanır?
Hayır. CMK 223/2’de birden fazla beraat nedeni vardır. Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, kast veya taksirin bulunmaması, hukuka uygunluk nedeninin varlığı ya da suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması farklı bentlerde düzenlenir. Kast veya taksir yokluğu (c), hukuka uygunluk nedeni (d), ispat yetersizliği ise (e) bendi kapsamında değerlendirilir.
Meşru savunma iddiasının ileri sürülmesi tek başına beraat için yeterli değildir. Savunmanın şartlarının olayda gerçekleştiği belirlenmelidir. Aynı şekilde adli rapor bulunması da kişiyi belirli bir davranışa zorlama amacını tek başına kanıtlamaz.
8. Cebir Suçunda Ceza Nasıl Belirlenir?
TCK 108 için her olayda geçerli tek bir ceza aralığı vermek doğru değildir. Kanun, kasten yaralama suçundan verilecek cezanın üçte birinden yarısına kadar artırılmasını öngörür. Önce olayın hangi yaralama hükmüne karşılık geldiği, sonra cebir suçuna özgü artırım ve uygulanabilir diğer hükümler belirlenir. TCK 108 artırımı atlanarak yalnız yaralama cezası hesaplanamaz.
Güncel Yaralama Hükümleri
7550 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle TCK 86’daki sınırlar değiştirilmiştir. Güncel TCK 86/1 bakımından temel ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralama TCK 86/2’de ayrıca düzenlenir; bu fıkradaki güncel yaptırım altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Suçun kadına karşı işlenmesinde fıkradaki özel alt sınır gözetilir. TCK 108 uygulamasında ilgili yaralama hükmü ile artırım kuralı birlikte değerlendirilir.
Suç tarihi, uygulanacak kanunun belirlenmesi açısından önemlidir. Ceza artıran yeni düzenlemeler, daha önce işlenmiş fiillere otomatik uygulanmaz. TCK 7 uyarınca eski ve yeni kanunun somut sonuçları karşılaştırılarak lehe olan belirlenir.
Nitelikli Hâller ve Kemik Kırığı
Silah kullanımı TCK 86/3’ün (e) bendinde düzenlenir. Mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunması gibi diğer nitelikli hâller kendi bentleri üzerinden incelenir. “Birden fazla kişiyle işleme” veya “aleniyet”, TCK 86/3’te bu adlarla bağımsız birer bent değildir; başka suç tiplerinin nitelikli hâlleri bu maddeye taşınamaz.
Kemik kırılması veya çıkığı TCK 87/3 çerçevesinde değerlendirilir. Adli raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ve olayla bağlantısı ortaya konulmalıdır. Yüzde sabit iz, organ işlevinin zayıflaması veya yitirilmesi gibi sonuçlar ise ilgili farklı hükümlere tabidir. Her bulgunun aynı ceza artırımını doğurduğu varsayılamaz.
İndirimler, HAGB ve Erteleme
Haksız tahrik, takdiri indirim, yaş küçüklüğü ve ceza sorumluluğunu etkileyen diğer nedenler kendi şartları varsa uygulanır. TCK 29’daki haksız tahrik indirimi, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle suç işlenmesini gerektirir. Taraflar arasında tartışma olması tek başına otomatik indirim sebebi değildir.
Çocuklar bakımından TCK 31’deki yaş grupları ayrı değerlendirilir. Özellikle on iki yaşını doldurmuş ancak on beş yaşını doldurmamış çocuklarda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılmadan yalnız oran üzerinden ceza hesabı yapılamaz.
HAGB için CMK 231’deki güncel şartlar; hapis cezasının ertelenmesi için TCK 51’deki koşullar incelenir. HAGB, erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme farklı kurumlardır. Sonuç ceza, önceki mahkûmiyetler, zarar giderimi ve özel yasaklar görülmeden kesin bir “hapis yatılmaz” değerlendirmesi yapılamaz.
Akıl Hastalığı ve Geçici Nedenler
TCK 32 bakımından yalnız tanı konulması yeterli değildir. Fiil tarihindeki algılama veya davranışları yönlendirme yeteneğinin kanundaki ölçüde etkilenip etkilenmediği incelenir. TCK 34 de geçici nedenler ve irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu için özel koşullar öngörür. İradi kullanım bu maddeye dayanılarak cezasızlık sağlamaz.
Tazminat Talebi
Mağdur, koşulları varsa maddi ve manevi zararının giderilmesini hukuk mahkemesinde talep edebilir. Ceza ve hukuk yargılamalarının ilişkisi TBK 74 çerçevesinde değerlendirilir. Ceza kararının gerekçesi ve maddi olgulara ilişkin tespitler görülmeden her beraatin bütün yönleriyle etkisiz olduğu söylenemez. Tazminat talep eden kişinin zararı ve talep hakkı ayrıca belirlenir.
Örnek: Bir kişiyi zorla dilekçe imzalamaya yöneltmek için kolunu büken fail bakımından adli rapor, zorlama amacı ve fiilin daha özel bir suç oluşturup oluşturmadığı incelenir. Yaralama için belirlenen cezaya TCK 108’deki artırım uygulanmadan sonuç ceza söylenemez.
Kaynaklar: 7550 sayılı Kanun’un yaralama hükümlerindeki değişiklikleri; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
YARGI KARARLARI
Y 6. CD E. 2022/12326 K. 2025/2729 T. 27.2.2025 • YAĞMA SUÇU ( Suç Tarihi İtibariyle Yağma Suçunun Katalog Suçlardan Olmadığı 2014 Yılından Önceki Eylemlerde Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüt Kurma Kapsamında Alınmış Dinleme Kararıyla Dosyadaki Tape Kayıtlarının Yağma Suçunda Mahkûmiyete Esas Alınamayacağı Anlaşılmakla Tape Kayıtları Yok Kabul Edilerek Kanıtlar Bir Bütün Halinde Değerlendirilip Sonucuna Göre Sanıkların Hukuki Durumlarının Takdiri Gerektiği ) • CEBİR VE TEHDİT ( Yağma – Sanıkların Sayısal Çoğunluğunun ve Tahsilat Yönündeki Isralarının Tek Başına Yağma Suçunda Aranan Nitelikteki Ciddi Korkutucu Seviyede Cebir Tehdit Unsurunu İçermediği Anlaşılmakla Yağma Suçundaki Tehdit ve Cebir Unsurunun Araştırılması Gereği ) • TELEFON TAPE KAYITLARI ( Yağma – Suç Tarihi İtibariyle Yağma Suçunun Katalog Suçlardan Olmadığı 2014 Yılından Önceki Eylemlerde Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüt Kurma Kapsamında Alınmış Dinleme Kararıyla Dosyadaki Tape Kayıtlarının Yağma Suçunda Mahkûmiyete Esas Alınamayacağı ) • ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ SUÇU ( Hakkında Örgüt Yöneticiliği Suçundan Mahkûmiyet Kararı Verilen Sanığın Örgüt Faaliyeti Kapsamında İşlenen Suçlarda 5237 Sayılı Kanun’un 21. Maddesi Gereğince Sorumlu Tutulabilmesi Bakımından En Azından Asgari Düzeyde Eylemden Bilgisinin Olması Gerektiği/Eylemden Haberdar Olmaması Halinde Sırf Örgüt Yöneticisi Olması Sebebiyle Kendisine Kusursuz Sorumluluk Yüklenemeyeceği ) • DELİLLERİN TARTIŞILMAMASI ( Örgüt Yöneticiliği Suçu – Sanığın Hiyerarşik Yapılanma Dahilinde Emir Komuta Zinciri ve Altlık Üstlük İlişkisi İçerisinde Eyleme Katıldığına Dair Somut Delillerin Nelerden İbaret Olduğunun Karar Yerinde Tartışılmamasının Hukuka Aykırılığı ) Cebir, tehdit ve malın alınması iddialarının birlikte bulunduğu olayları karşılaştırmak için yağma suçunun TCK 148 ile 150 kapsamındaki değerlendirmesi incelemesine de bakabilirsiniz.
YARGITAY 4. CD E. 2021/16061 K. 2023/23715 T. 7.11.2023 • HAKARET VE KASTEN YARALAMA SUÇLARI ( Sanığın Olay Yerine Gelen Zabıta Memurlarını Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilecek Derecede Darp Etmesi Eyleminin Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Yasal Unsurlarını Oluşturup Oluşturmadığının Tartışılmaması Gerektiği ) GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Sanığın Belediyeye Ait Kesimhanede Çalışan Özel Güvenlik Görevlileri İle Yaşadığı Tartışma Nedeniyle Olay Yerine Gelen Zabıta Memurlarını Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilecek Derecede Darp Etmesi Eyleminin Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu Oluşturup Oluşturmadığının Tartışılmamasının Doğru Görülmediği ) • ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİSİNE KARŞI İŞLENEN SUÇ ( 5188 S. Kanun’un 23. Maddesine Göre Özel Güvenlik Görevlisi Mağdurların Kendilerine Karşı İşlenen Suç Nedeniyle Kamu Görevlisi Sayılacağından Mağdurların Aynı Kanun’un 10. ve 11. Md.lerinde Düzenlenen Koşulları Taşıyıp Taşımadığı Araştırılmadan Eksik İnceleme İle Sanık Hakkında 5237 S. Kanun’un 125. Md.sinin 3. Fıkrasının A Bendi Uyarınca Mahkûmiyet Kararı Verilmesinin İsabetsizliği ) • TAKDİRİ İNDİRİM MADDESİNİN UYGULANMAMASI ( Sanığın Savunmasında Lehe Hükümlerin Uygulanması Talebinde Bulunduğunun Anlaşılması Karşısında TCK’nun 62. Md.sinde Öngörülen Hususlar Değerlendirilmeden “Sanık Hakkında Başkaca Artırım veya İndirim Yapılmasına Yer Olmadığına” Biçimindeki Kanuni Olmayan ve Yetersiz Gerekçeyle Takdiri İndirim Maddesinin Uygulanmamasının Usul ve Yasaya Uygun Olmadığı ) • HÜKÜM İLE GEREKÇE ARASINDA ÇELİŞKİ YARATILMASI ( Tekerrüre Esas Mahkûmiyeti Bulunan Sanık Hakkında Hüküm Fıkrasında Tekerrür Hükümlerinin Uygulanmasına Rağmen Gerekçeli Kararda Tekerrüre Esas Mahkûmiyeti Bulunmadığı ve Tekerrür Hükümlerinin Uygulanmadığının Belirtilerek Hüküm İle Gerekçe Arasında Çelişki Yaratılmasının Hatalı Olduğu ) • TEKERRÜR ( Tekerrür Hükümleri Uygulanırken 5275 S. Kanun’un 108. Md.sinin 2. Fıkrası Dikkate Alınarak En Ağır Cezayı İçeren Mahkûmiyetin Tekerrüre Esas Alınması Gerektiği Gözetilmeden Birden Fazla Mahkûmiyetin Tekerrüre Esas Alınmasının Hukuka Aykırılığı )
YARGITAY 16. CD E. 2019/9586 K. 2021/2111 T. 15.3.2021 • SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ SUÇU ( İlgili Birimlerden Ayrıntılı Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının Getirtilip Bylock Tespit Değerlendirme Tutanağının Temin Edilememesi Halinde Gerekirse Teknik Olarak Programı Kullandığının Tespiti Açısından Hıs/Cgnat Kayıtları ve Hts Üzerinden Bilirkişi İncelemesi Yaptırılıp Rapor Alınması Gerektiği ) • SANIK HAKKINDAKİ KAYITLARIN TESPİTİ ( Cumhuriyet Başsavcılığına Müzekkere Yazılarak Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun Soruşturması Kapsamında Ele Geçirilen Fetö/Pdy Emniyet Mahrem Yapılanmasına İlişkin Dijital Verilerin İncelenmesi Sonucunda Düzenlenen Veri İnceleme Raporu Bu Rapora Dayanak Teşkil Eden Gizli Tanığın Daha Önce Hakim Huzurunda Alınmış İfadesi ve Delilin El Konulmasına İlişkin Hakimlik Kararı Getirtilerek Sanık Hakkında Düzenlenen Kayıt Olup Olmadığının Tespit Edilmesi Gerektiği ) • TANIKLARIN DİNLENİLMESİ ( Uyap Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında Sanık ile İlgili Araştırma Yapılarak Hakkında Verilmiş Beyan Var ise İfade Tutanaklarının Celp Edilmesi Gerektiğinde Beyan Sahiplerinin Tanık Sıfatıyla Dinlenilmesi Tüm Bu Delillerin Hükümden Sonra Dosyasına Geldiği Anlaşılan Dijital Materyal İnceleme Raporu ile Birlikte CMK’nın 217. Maddesi Uyarınca Duruşmada Sanık ve Müdafiine Okunarak Diyecekleri Sorulduktan Sonra Dosya Kapsamının Bir Bütün Halinde Değerlendirilmesi Suretiyle Sanığın Hukuki Durumunun Takdir ve Tayini Gerektiği ) • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( Sanığın Kendi Seçmiş Olduğu Müdafiinin Savunmasının Alındığı İddia Makamı Tarafından Esas Hakkında Mütalaanın Sunulduğu Celselerde Dahil Olmak Üzere Kovuşturmanın Hiçbir Aşamasında Bulunmadığı – Sanığın Sözlü Savunma ve Esasa İlişkin Son Savunmasını Yaparken Müdafii Bulundurulmaksızın Yargılanmasının Yapılıp Hakkında Mahkumiyet Hükmü Kurularak Savunma Hakkının Kısıtlanması ve CMK’nın 150/3 188/1 197/1 ve 289/1-A-E Maddelerine Muhalefet Edilmesinin Bozmayı Gerektirdiği ) • UYGULAMA MADDESİNİN GÖSTERİLMESİ ( Örgüt Mensubu Olduğu Kabul Edilen Sanık Hakkında Verilen Hapis Cezasının Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine Göre Çektirilmesine Karar Verilirken Uygulama Maddesi Olarak Doğrudan ve Yalnızca TCK’nın 58/9 Maddesinin Gösterilmesi Gerekirken Aynı Kanunun 58/6 ve 58/ 7 Maddelerinin de Belirtilmesi ve Cezanın İnfazından Sonra Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanmasına Karar Verilmesiyle Yetinilmesi Yerine 5275 Sayılı Kanun’un 108/4. Maddesinin Uygulama Maddesi Olarak Gösterilmesinin Hatalı Olduğu )
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2019/14-192 K. 2021/30 T. 16.2.2021 • TEHDİT SUÇU ( Sanığın Diğer İnceleme Dışı Sanıklarla Birlikte Fikir ve Eylem Birliği İçerisinde Katılanı İnceleme Dışı Sanığın Cep Telefonunu Hırsızlaması Nedeniyle Cebir Kullanarak Minibüse Bindirmeleri ve Araçla Yaklaşık 4 Km Yol Katetmeleri Şeklinde Eylemin Gerçekleştiği – Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun İşlenmesinden Sonra İnceleme Dışı Sanığın Katılan Tarafından Hırsızlanan Cep Telefonu Nedeniyle Katılanın Cep Telefonunun ve Parasının Cebir ve Tehdit Kullanılarak Alınması Suretiyle Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçunun İcra Edildiği ) • KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇUNUN YAĞMA SUÇUNUN UNSURU OLMAMASI ( Sanık ve İnceleme Dışı Sanıkların Amaçladıkları Yağma Suçunu Gerçekleştirmeleri İçin İşledikleri Cebir ve Tehditle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Araç Suç Niteliğinde Olduğu – Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçunun Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Zorunlu Unsurunu Oluşturmadığı/Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Gerçekleştirilmeden de Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçunun İşlenmesinin Mümkün Olduğu ) • KAÇ FİİL VARSA O KADAR SUÇ KAÇ SUÇ VARSA O KADAR CEZA VARDIR İLKESİ ( Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Hukuki Bir Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma Suçlarından Birinin Diğerinin Unsuru veya Ağırlaştırıcı Nedeni Olmadığı – Koruduğu Hukuki Değerler Farklılık Arz Eden Her İki Suç Arasında Karma Suç Bileşik Suç veya Geçitli Suç İlişkisinin de Bulunmadığı ) • AMAÇ SUÇ ARAÇ SUÇ İLİŞKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ( Failin Hürriyetini Kısıtladığı Kişiye Karşı İşlemiş Olduğu Diğer Suçlardan Ayrıca Cezalandırılması Gerektiği – Sanığın Katılana Karşı Gerçekleştirdikleri Eylem Nedeniyle TCK Md. 150/1 Yollamasıyla TCK Md. 106 Uyarınca da Cezalandırılması Gerektiği/Yerel Mahkemenin Direnme Kararının İsabetli Olduğu )
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2013/4-544 K. 2014/385 T. 16.9.2014 • TEHDİT ( Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca İtiraz Kanun Yoluna Süresi İçinde Başvurulduğu/30 Günlük Sürenin Adli Tatilden Sonra Başlayacağı – İtiraz Nedenlerinin Yerinde Olup Olmadığının Özel Dairece İncelenmesi Gerektiği ) • YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ İTİRAZI ( İtiraz Kanun Yoluna Süresi İçinde Başvurulduğu – 30 Günlük Sürenin Adli Tatilden Sonra Başlayacağı/Tehdit ) • İTİRAZ SÜRESİNİN ADLİ TATİLDEN SONRA BAŞLAMASI ( Tehdit/ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca İtiraz Kanun Yoluna Süresi İçinde Başvurulduğu – 30 Günlük Sürenin Adli Tatilden Sonra Başlayacağı ) • ÖZEL DAİRECE KARAR VERİLMESİ GEREKEN HUSUS ( Tehdit – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca İtiraz Nedenlerinin Yerinde Olup Olmadığının Özel Dairece Belirleneceği )
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2012/6-1546 K. 2013/241 T. 7.5.2013 • HIRSIZLIK ( Tekerrüre Esas Nitelikte Olan Tüm İlamların Gerekçe ve Hüküm Fıkrasında Gösterilmesinin Gereksiz ve Sonuca Etkili Olmayan Bir Uygulama Olduğu ) • TEKERRÜR ( Tekerrüre Esas Nitelikte Olan Tüm İlamların Gerekçe ve Hüküm Fıkrasında Gösterilmesinin Gereksiz ve Sonuca Etkili Olmayan Bir Uygulama Olduğu ) • İNFAZ AŞAMASINDA DEĞERLENDİRİLECEK HUSUS ( Tekerrür Sebebiyle Koşullu Salıverme Süresine Eklenecek Miktarın Hesaplanmasında Tekerrüre Esas İlamlarının En Ağırının Gözetilmesinin İnfaza İlişkin Olduğu – Yargıtay’ca Bozma Nedeni Yapılamayacağı ) • KOŞULLU SALIVERME ( Tekerrür Sebebiyle Koşullu Salıverme Süresine Eklenecek Miktarın Hesaplanmasında Tekerrüre Esas İlamlarının En Ağırının Gözetilmesinin İnfaza İlişkin Olduğu – Yargıtay’ca Bozma Nedeni Yapılamayacağı )
YARGITAY 4. CD E. 2014/1543 K. 2016/7451 T. 18.4.2016 • SİLAHLA TEHDİT ( Sanığın Katılanın İkametgahına Saat 20.30 Sıralarında Gelerek Kapıyı Açmaması Üzerine Yan Dairenin Kapısını Kırarak Katılanın Evinin Balkonuna Geçtiği Balkon Kapısına Zarar Vererek Rıza Hilafına Girdiği Evde Yaklaşık İki Saat Boyunca Kaldığı Bu Zaman Zarfında Katılanı Tehdit Ettiği Yaraladığı Telefonla Kolluk Güçlerini Aramasına Mani Olmak İçin Cep Telefonunu Kırdığı – Cezaların Alt Sınırdan Ayrılarak Belirlenmesi Gerektiği ) • ADLİ PARA CEZASI ( Silahla Tehdit – Sonuç Cezanın Adli Para Cezası Olması Halinde TCK’nın 58. Md.nin Uygulanamayacağı Düşünülmeden Adli Para Cezasından İbaret Mahkumiyet Kararlarının Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine Göre Çektirilmesine Karar Verilmesinin Bozmayı Gerektirdiği ) • TEHDİT EDEREK YARALAMA ( Sanığın Kendisinden Ayrılan ve Bir Daha Görüşmek İstemeyen Katılanın İkametgahına Saat 20.30 Sıralarında Gelerek Kapıyı Açmaması Üzerine Yan Dairenin Kapısını Kırarak Katılanın Evinin Balkonuna Geçtiği Balkon Kapısına Zarar Vererek Rıza Hilafına Girdiği Evde Yaklaşık İki Saat Boyunca Kaldığı Bu Zaman Zarfında Katılanı Tehdit Ettiği Yaraladığı Telefonla Kolluk Güçlerini Aramasına Mani Olmak İçin Cep Telefonunu Kırdığı – Cezaların Alt Sınırdan Ayrılarak Belirlenmesi Gerektiği )
Av. İltan Ekmekçioğlu


