TCK 336 Yasaklanan Bilgileri Açıklama

TCK m.336, yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemlere dayanarak açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerin yetkisiz kişilere açıklanmasını cezalandırır.

Her kurum içi bilgi, gizlilik damgası taşıyan belge veya kamuoyuyla paylaşılmaması istenen veri bu suçun konusunu oluşturmaz. Yasaklamanın yetkili makam tarafından hukuka uygun biçimde yapılması ve bilginin içerik itibarıyla gerçekten gizli tutulmaya değer olması birlikte aranır.

TCK m.336’nın önemli bir özelliği, suçun hem kasten hem de taksirle işlenen şekillerinin düzenlenmiş olmasıdır. Böylece gizli bilginin bilinçli biçimde paylaşılmasının yanında, gerekli dikkat ve özen gösterilmediği için yetkisiz kişilerin eline geçmesine neden olunması da belirli şartlarla cezalandırılmaktadır.

TCK m.336 Güncel Madde Metni

Yasaklanan bilgileri açıklama

Madde 336 –
(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan hâlde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hâlde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.

Madde metni 6 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat sistemindeki güncel Türk Ceza Kanunu üzerinden kontrol edilmiştir. Kabul edilen ilk metinle yürürlükteki lafız arasında değişiklik tespit edilmemiştir. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – TCK, TBMM’de kabul edilen TCK m.336 metni

Maddenin Gerekçesi

Madde gerekçesine göre yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere dayanarak açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerin açıklanması suç olarak tanımlanmıştır.

Düzenleme, özünde devlet sırrı niteliğindeki bilgilerden farklı bir bilgi kategorisini korur. Buradaki bilgiler kendiliğinden devlet sırrı sayılmayabilir; ancak devletin güvenliği, millî savunma veya siyasal yararları nedeniyle yetkili makam tarafından hukuka uygun biçimde gizlilik rejimine alınmıştır.

Korunan Hukuki Değer

TCK m.336 ile başlıca şu hukuki değerler korunmaktadır:

  1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği.
  2. Devletin iç ve dış siyasal yararları.
  3. Millî savunma ve askerî faaliyetlerin gizliliği.
  4. Yetkili makamlarca oluşturulan bilgi güvenliği düzeni.
  5. Gizli bilgilerin yetkisiz kişilerin eline geçmesinin önlenmesi.

Temel suçun oluşması için açıklama nedeniyle devletin fiilen zarar görmesi veya diplomatik ya da askerî bir kriz yaşanması şart değildir. Yasaklanmış bilginin yetkisiz kişiye açıklanmasıyla suç tamamlanır. Ancak ikinci fıkradaki nitelikli hâl bakımından savaş hazırlıklarının veya askerî faaliyetlerin gerçekten tehlikeye girdiği somut olarak gösterilmelidir.

Suçun Konusu

Suçun konusu, iki koşulu birlikte taşıyan bilgidir:

  • Bilginin açıklanması yetkili makam tarafından kanun veya düzenleyici işleme dayanılarak yasaklanmış olmalıdır.
  • Bilgi, içeriği ve işlevi itibarıyla gizli kalması gereken nitelikte bulunmalıdır.

Bu iki şarttan yalnızca birinin bulunması yeterli değildir. Örneğin kurum içi yazışmanın üzerine “gizli” damgası vurulması, bilgi gerçekte devlet güvenliği veya millî savunmayla bağlantılı bir gizlilik ihtiyacı taşımıyorsa tek başına TCK m.336’yı oluşturmaz.

Hukuka uygun yasaklama

Yasaklamayı yapan makamın bu konuda yetkili olması ve işlemin kanuni veya düzenleyici bir dayanağının bulunması gerekir.

Yetkisiz amirin talimatı, kurumsal eleştirilerin kamuoyuna ulaşmasını engellemek amacıyla yapılan keyfî sınıflandırma veya hukuki dayanağı bulunmayan gizlilik kararı bilgiye TCK m.336 anlamında suç konusu niteliği kazandırmaz.

Maddi gizlilik şartı

Bilgi suç tarihinde hâlen gizli kalması gereken nitelikte olmalıdır. Daha önce resmî makamlarca açıklanan, kamuya açık veri tabanında yayımlanan veya doğruluğu herkesçe bilinir hâle gelen bilgi kural olarak gizlilik vasfını kaybeder.

Buna karşılık internette aynı konuda söylenti veya tahmin bulunması, resmî bilginin gizlilik niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Açıklanan bilginin doğruluğu, ayrıntı derecesi ve daha önce kamuya sunulup sunulmadığı araştırılmalıdır.

TCK m.336 ile Benzer Suçların Ayrımı

TCK m.329’dan farkı

TCK m.329, niteliği itibarıyla doğrudan devlet sırrı olan bilgilerin açıklanmasını cezalandırır. TCK m.336 ise özünde devlet sırrı düzeyinde olmamakla birlikte yetkili makamlarca açıklanması hukuka uygun biçimde yasaklanmış bilgileri korur.

TCK m.337’den farkı

TCK m.337’nin uygulanabilmesi için açıklamanın siyasal veya askerî casusluk amacıyla yapılması gerekir. TCK m.336’da böyle bir özel amaç aranmaz.

Fail bilgiyi yabancı devlet yararına ve casusluk amacıyla açıklamışsa daha ağır yaptırım içeren TCK m.337 uygulanır. Casusluk amacı kanıtlanamıyor ancak kasten açıklama sabitse TCK m.336 gündeme gelir.

TCK m.258’den farkı

TCK m.258, kamu görevlisinin görevi nedeniyle öğrendiği ve gizli kalması gereken bilgileri açıklamasını düzenler. Ancak açıklanan bilgi devlet güvenliği veya millî savunma bakımından TCK m.336’daki özel yasaklanmış bilgi niteliğini taşıyorsa özel norm olan m.336 öncelikle değerlendirilir.

TCK m.334’ten farkı

TCK m.334 yasaklanmış bilgiyi temin etmeyi, TCK m.336 ise açıklamayı cezalandırır. Bilginin elde edilmesiyle başkasına aktarılması farklı hareketlerdir. Failin bilgiyi önce hukuka aykırı olarak temin edip daha sonra ayrı bir kararla açıklaması hâlinde iki suç arasındaki içtima ilişkisi ayrıca incelenir.

Fail

Suçun faili herkes olabilir. Failin kamu görevlisi, asker kişi veya Türk vatandaşı olması zorunlu değildir.

Ancak uygulamada fail çoğunlukla bilgiye;

  • kamu görevi,
  • askerî görev,
  • savunma projesi,
  • teknik hizmet,
  • arşiv veya bilgi işlem sorumluluğu,
  • yüklenici şirket personeli olma,
  • resmî görevlendirme

nedeniyle erişebilen kişidir.

Taksirli şekil bakımından failin bilgiyi koruma konusunda somut bir dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunması gerekir. Bilgiyle ve koruma sistemiyle hiçbir bağlantısı bulunmayan kişiye taksirli açıklama isnat edilemez.

Mağdur

Suçtan doğrudan zarar gören Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Geniş anlamda mağdur, devlet güvenliği ve millî savunmanın korunmasında ortak menfaati bulunan toplumdur.

Bilginin ait olduğu bakanlık, askerî birim veya kamu kurumu devlet adına bilgiyi üreten ve koruyan makamdır; suçun münhasır mağduru sayılmaz.

Maddi Unsur

Açıklama hareketi

Açıklama, gizli bilginin yetkisiz kişi veya kişilerin öğrenebileceği hâle getirilmesidir.

Fiil;

  • sözlü anlatım,
  • belgenin teslim edilmesi,
  • fotoğraf veya ekran görüntüsü gönderilmesi,
  • e-posta veya mesaj yoluyla paylaşım,
  • dijital dosyanın ortak erişime açılması,
  • şifre veya erişim anahtarının verilmesi,
  • sosyal medya veya basın yoluyla yayımlama

biçiminde işlenebilir.

Bilginin mutlaka kamuoyuna açıklanması gerekmez. Tek bir yetkisiz kişiye verilmesi de suçun oluşması bakımından yeterlidir.

Alıcının bilgiyi kullanması veya devlete somut zarar vermesi aranmaz. Bilginin yetkisiz kişinin öğrenme alanına girmesiyle açıklama tamamlanır.

Açıklama yetkisinin bulunmaması

Failin bilgiyi açıklama konusunda kanuni veya resmî yetkisi bulunmamalıdır. Yetkili makamın görevi gereği yaptığı hukuka uygun bilgilendirme suç oluşturmaz.

Bilginin belirli kamu kurumları arasında paylaşılması da aktarımın hukuki dayanağı, alıcının erişim yetkisi ve “bilmesi gereken” ilkesi üzerinden değerlendirilmelidir.

Hareket ve Netice

TCK m.336 sırf hareket ve soyut tehlike suçu niteliğindedir. Yasaklanmış bilginin açıklanmasıyla suç tamamlanır; ayrıca zarar neticesi aranmaz.

Bununla birlikte ikinci fıkrada devletin savaş hazırlıklarının, savaş etkinliğinin veya askerî hareketlerinin tehlikeye sokulması nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Bu ihtimalde hangi askerî faaliyet veya hazırlığın nasıl tehlikeye düştüğü teknik ve somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Manevi Unsur

Kasten açıklama

Birinci fıkradaki suç kasten işlenebilir. Fail;

  1. Bilginin açıklanmasının yasaklandığını,
  2. Bilginin niteliği itibarıyla gizli kalması gerektiğini,
  3. Bilgiyi yetkisiz kişiye açıkladığını

bilmeli ve istemelidir.

Failin devlet güvenliğine zarar verme veya yabancı devlet yararına hareket etme amacı taşıması gerekmez. Böyle bir casusluk amacı bulunması durumunda TCK m.337 gündeme gelir.

Fail, bilginin kamuya açık olduğunu veya paylaşım yetkisi bulunduğunu sanıyorsa TCK m.30’daki hata hükümleri değerlendirilebilir.

Taksirle açıklama

TCK m.336/3, açıklamanın failin taksiri sonucu meydana gelmesini ayrıca cezalandırmıştır.

Taksirli açıklamaya örnek olarak;

  • gizli dosyanın yanlış e-posta adresine gönderilmesi,
  • erişim izinlerinin kontrol edilmeden dosyanın ortak klasöre yüklenmesi,
  • gizli görüşmenin yetkisiz kişilerin duyabileceği ortamda yapılması,
  • gizli evrakın korunmasız biçimde bırakılması,
  • dijital materyalin gerekli güvenlik önlemleri alınmadan taşınması

gösterilebilir.

Taksir sorumluluğu için sonucun öngörülebilir ve gerekli özen gösterildiğinde önlenebilir olması gerekir. Fail riskin farkında olduğu hâlde açıklamanın gerçekleşmeyeceğine güvenmişse bilinçli taksir ve TCK m.22/3’teki artırım gündeme gelebilir.

Fail açıklamayı bilerek gerçekleştirmişse artık taksirli şekil değil, birinci veya ikinci fıkra uygulanır.

Nitelikli Hâller

TCK m.336/2 iki alternatif nitelikli hâl düzenlemektedir:

  1. Fiilin savaş zamanında işlenmesi.
  2. Fiilin devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokması.

İkinci ihtimal için hukuken ilan edilmiş savaşın bulunması şart değildir. Barış dönemindeki açıklama devam eden askerî harekâtı veya savaş hazırlığını somut biçimde tehlikeye düşürmüşse nitelikli hüküm uygulanabilir.

Nitelikli hâlin taksirle gerçekleşmesi de üçüncü fıkrada ayrıca cezalandırılmıştır.

Teşebbüs

Kasten işlenen suç bakımından icra hareketleri bölünebiliyorsa teşebbüs mümkündür.

Fail gizli dosyayı yetkisiz kişiye göndermeye başlamış ancak iletim teknik hata veya kolluk müdahalesi nedeniyle tamamlanmamışsa TCK m.35 uygulanabilir.

Bilgi alıcının erişimine girdiğinde suç tamamlanır. Alıcının dosyayı ayrıca açması veya bilgiyi kullanması her olayda zorunlu değildir; erişilebilir hâle gelmenin açıklama sayılıp sayılmayacağı somut iletişim yöntemine göre belirlenmelidir.

Taksirli suçlara teşebbüs mümkün değildir.

İştirak

Kasten işlenen şekil bakımından müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme hükümleri uygulanabilir.

Bir kişinin belgeyi sistemden çıkarıp diğerinin yetkisiz alıcıya göndermesi hâlinde ortak suç işleme kararı ve fiil üzerindeki hâkimiyet incelenir.

Taksirli suçlarda kast suçlarındaki anlamıyla iştirak hükümleri uygulanmaz. Birden fazla kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması hâlinde her kişi kendi görevi, kusuru ve davranışının açıklama üzerindeki etkisi oranında sorumlu tutulur.

İçtima

Aynı açıklama hem TCK m.336 hem de TCK m.258 kapsamında görünüyorsa, devlet sırlarına karşı suçlara ilişkin özel norm öncelikle uygulanmalıdır.

Casusluk amacı ispatlandığında TCK m.337, m.336’ya göre özel ve daha ağır normdur; aynı açıklama nedeniyle iki ayrı ceza verilmez.

Fail bilgiyi hukuka aykırı olarak temin ettikten sonra bağımsız bir hareketle açıklamışsa TCK m.334 ile m.336 arasında gerçek içtima gündeme gelebilir. Ancak temin hareketi yalnızca açıklamanın zorunlu ve tüketilen aşaması niteliğindeyse görünüşte içtima kuralları uygulanabilir.

Taksirli açıklama başka bir kişinin devlet sırrına karşı kasten suç işlemesini mümkün kılmışsa TCK m.338 ile m.336/3 arasındaki özel norm ilişkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Doğrudan taksirli açıklama bakımından öncelikle m.336/3 uygulanır.

Yaptırım

TCK m.336’da öngörülen cezalar şöyledir:

  • Kasten işlenen temel şekil: Üç yıldan beş yıla kadar hapis.
  • Savaş zamanı veya askerî faaliyetleri tehlikeye sokan kasten açıklama: On yıldan on beş yıla kadar hapis.
  • Temel şeklin taksirle işlenmesi: Altı aydan iki yıla kadar hapis.
  • Nitelikli hâlin taksirle gerçekleşmesi: Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis.

Kanunda seçimlik adli para cezası bulunmamaktadır. Taksirli temel şekil yönünden hükmedilecek kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sonuç ceza ve diğer kanuni koşullara göre değerlendirilebilir.

Tamamlanmış kasten açıklama suçunda cezanın alt sınırı üç yıl olduğundan bu kurumların uygulama alanı kural olarak bulunmamaktadır.

Soruşturma ve Kovuşturma Usulü

Suç şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet başsavcılığı tarafından resen soruşturulur. Uzlaştırmaya, önödemeye ve seri muhakeme usulüne tabi değildir.

Soruşturmada özellikle şu deliller önem taşır:

  1. Gizlilik kararının mevzuattaki dayanağı.
  2. Yasaklamayı yapan makamın yetkisi.
  3. Bilginin suç tarihindeki gizlilik ve güncellik durumu.
  4. E-posta, mesajlaşma ve erişim kayıtları.
  5. Dijital materyallerin adli bilişim incelemesi.
  6. Failin görev tanımı ve açıklama yetkisi.
  7. Bilginin kimlere ve hangi yöntemle aktarıldığı.
  8. Taksirli olaylarda dikkat ve özen yükümlülüğünün kaynağı.

Dijital materyallerin aranması ve kopyalanmasında CMK m.134; devlet sırrı niteliği taşıyan delillerin incelenmesinde CMK m.47 ve m.125 uygulanır. Suç olgusunu açıklığa kavuşturabilecek bilgi veya belge, mahkemeye karşı devlet sırrı gerekçesiyle tamamen saklı tutulamaz; ancak inceleme özel usule tabidir.

TCK m.336’nın yabancı ülkede işlenmesi hâlinde TCK m.13 kapsamındaki Türkiye’de yargılama ve Adalet Bakanının istemi şartları ayrıca incelenmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Taksirli temel şeklin cezası daha düşük olsa da suç, TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısım Yedinci Bölümünde bulunduğundan 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesindeki özel görev kuralı uygulanır.

Yetkili mahkeme kural olarak bilginin açıklandığı veya yetkisiz kişinin erişimine sunulduğu yer mahkemesidir. Dijital açıklamalarda gönderimin yapıldığı ve bilginin alıcının erişimine girdiği yerler TCK m.8 ile CMK’nin yetki hükümleri kapsamında değerlendirilir.

Zamanaşımı

Dava zamanaşımı süreleri şöyledir:

  • Kasten işlenen temel şekil: Cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan sekiz yıl.
  • İkinci fıkradaki nitelikli hâl: Cezanın üst sınırı on beş yıl olduğundan on beş yıl.
  • Temel şeklin taksirle işlenmesi: Cezanın üst sınırı iki yıl olduğundan sekiz yıl.
  • Nitelikli hâlin taksirle işlenmesi: Cezanın üst sınırı sekiz yıl olduğundan on beş yıl.

Süre açıklama fiilinin tamamlandığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Zamanaşımını kesen veya durduran nedenler TCK m.67’ye göre ayrıca dikkate alınır.

Yargıtay Kararlarıyla Uygulama

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/4290, K. 2014/7360, 18.6.2014

Kararda devlet sırlarına karşı suçlarda iki farklı bilgi kategorisi bulunduğu belirtilmiştir: Özünde devlet sırrı olan bilgiler ile yetkili makamlarca açıklanması yasaklanan ve niteliği gereği gizli kalması gereken bilgiler.

Yargıtay, resmî anketler, formlar ve siyasi toplantılara ilişkin bazı bilgilerin TCK m.334 ve devamı kapsamında olup olmadığının yetkili mercilerden araştırılmasını istemiştir. Bilginin yalnızca resmî kurumda bulunması veya kurum tarafından üretilmesi suç konusu olduğunun kabulü için yeterli görülmemiştir.

Kararın TCK m.336 bakımından temel ilkesi, açıklanan bilginin hukuki ve maddi gizlilik koşullarının ayrı ayrı araştırılması gerektiğidir. Bu araştırma yapılmadan mahkûmiyet kurulamaz. Kararın erişilebilir metni ve künyesi

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/656, K. 2021/324, 30.6.2021

Ceza Genel Kurulu, devlet sırlarını üç kategori altında değerlendirmiştir:

  1. Niteliği itibarıyla devlet sırrı olan bilgiler.
  2. Yetkili makamlarca açıklanması yasaklanan bilgiler.
  3. Kamu idaresinin işleyişi nedeniyle gizli tutulan bilgiler.

Kurul, TCK m.334 ila 337’deki bilgilerin özünde devlet sırrı olmamakla birlikte devlet menfaatleri nedeniyle gizli tutulması gereken ve açıklanması yetkili makam tarafından hukuka uygun biçimde yasaklanan bilgiler olduğunu açıklamıştır.

Kararda ayrıca kamuya açıklanarak herkesçe doğruluğu bilinir hâle gelen bilginin sır niteliğini kaybedebileceği, ancak söylenti ve tahminlerin gizlilik vasfını ortadan kaldırmayacağı belirtilmiştir. Bilginin suç kapsamındaki gizlilik niteliği konusunda nihai değerlendirme mahkemeye aittir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu karar metni

İçtihat notu: TCK m.336’nın taksirli şeklini doğrudan inceleyen, güncel ve tam metniyle doğrulanabilen ayrı bir Yargıtay kararına erişilememiştir. Bu nedenle yalnızca madde numarası geçen ilgisiz kararlar kullanılmamıştır.

Kısa Uygulama Örnekleri

Örnek 1: Savunma projesine ilişkin hukuka uygun şekilde gizlilik derecesi verilmiş teknik bilgilerin, bilgiyi açıklama yetkisi bulunmayan çalışan tarafından üçüncü kişiye gönderilmesi TCK m.336/1 kapsamında değerlendirilebilir. Casusluk amacı kanıtlanırsa m.337 uygulanır.

Örnek 2: Gizli askerî yazışmayı içeren dosyanın gerekli kontroller yapılmadan yanlış e-posta adresine gönderilmesi hâlinde TCK m.336/3 gündeme gelebilir. Failin görev ve özen yükümlülüğü, yanlış gönderimin öngörülebilirliği ve bilginin gerçekten gizli olup olmadığı araştırılmalıdır.

TCK m.336 bakımından bir belgenin yalnızca “gizli” veya “hizmete özel” olarak işaretlenmesi mahkûmiyet için yeterli değildir. Yasaklamanın yetkili makam tarafından kanun veya düzenleyici işleme dayanılarak yapılması ve bilginin niteliği bakımından gerçekten gizli kalmasının gerekmesi birlikte aranır.

Suç hem kasten hem taksirle işlenebilir. Kasten açıklama için failin bilginin gizli ve açıklanmasının yasak olduğunu bilmesi; taksirli şekil için ise somut bir dikkat ve özen yükümlülüğü ile öngörülebilir açıklama riski bulunmalıdır.

Temel suçun cezası üç yıldan beş yıla kadar hapistir. Savaş zamanı veya askerî faaliyetleri tehlikeye sokan şeklin cezası on yıldan on beş yıla kadar çıkmaktadır. Taksirli şekiller için daha düşük cezalar öngörülmüş olmakla birlikte bütün fıkralar yönünden görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Kaynakça

Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – Türk Ceza Kanunu

Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – Ceza Muhakemesi Kanunu

TBMM – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul metni

Yargıtay Karar Arama Sistemi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/4290, K. 2014/7360

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/656, K. 2021/324

TCK 338 Taksir Sonucu Casusluk Fiillerinin İşlenmesi

Av. iltan Ekmekçioğlu

Ceza Hukukutck 336yasaklanan bilgileri açıklama
Önceki yazı
TCK 337 Yasaklanan Bilgileri Casusluk Maksadıyla Açıklama