Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu (TCK 265)
MADDE METNİ
(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
MADDE GEREKÇESİ
Madde metninde, görevini yaptırmamak için kamu görevlisine direnme fiilleri suç olarak tanımlanmıştır.
Birinci fıkrada, kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanılması hâlinde verilecek ceza belirlenmiştir. Bu suçun oluşması için kullanılan cebrin kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değerlendirilebilecek boyutta olması gerekir. Aksi takdirde, dördüncü fıkra hükmüne göre uygulama yapmak gerekir.
Maddenin ikinci fıkrasında ise, direnilen kamu görevlisinin yargı görevi yapan kişi olması, bu suç açısından daha ağır cezayı gerektiren nitelikli unsur olarak kabul edilmiştir.
Üçüncü fıkraya göre, suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde, verilecek ceza artırılacaktır. Keza, dördüncü fıkrada, suçun, silâhla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâli, cezanın artırılması sebebi olarak kabul edilmiştir.
Son fıkraya göre, bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.
1. MADDİ UNSUR
1.1 Fail
Madde kapsamında suçun faili, kast yeteneğine sahip her gerçek kişi olabilir; vatandaş, yabancı, hatta başka bir kamu görevlisi dâhil. Örneğin; ceza infaz kurumu memurunun nöbet değişiminde kendisini denetleyen baş gardiyana yumruk atması hâlinde fail sıfatı “kamu görevlisi” olsa da suç oluşur. Failin yaş küçüklüğü (TCK 31) veya akıl hastalığı (TCK 32) değerlendirmeleri, kusurluluğu etkiler ancak suç vasfını ortadan kaldırmaz.
1.2 Mağdur
Mağdur, yasa gereği yürütmekte olduğu bir kamu görevini fiilen icra eden kişidir:
- Emniyet ve jandarma personeli (devriye, asayiş, trafik polisleri)
- Belediye zabıtası (ruhsatsız işyeri mühürleme)
- İcra müdür/müdür yardımcısı (haciz‑tahliye işlemleri)
- Sağlık çalışanı (aşı kampanyası sırasında kamu hizmeti icra eden hekim)
- Elektrik‑su dağıtım şirketi yetkilisi (sayaç sökümü – yüksek mahkeme çok tartışsa da görev emrinin kamu nitelikli olduğu kabul edilir)
1.3 Hareket (Cebir veya Tehdit Şekilleri)
- Cebir: Fiziksel güç uygulaması (yumruk, tekme, itme, barikat kurma, araçla yolu kapama).
- Tehdit: Kişinin irade serbestisini baskılayan söz veya davranış (“Seni ve aileni bitiririm!” gibi).
Pasif direniş, Yargıtay tarafından gerektiğinde cebir sayılabilecek aktif engelleme kategorisine sokulur. Örneğin, toplu oturma eylemiyle polis müdahalesini fiilen imkânsız kılmak pasif değil aktif cebirdir.
1.4 Sonuç ve Nedensellik
Suç somut tehlike suçu olup sonuç aranmaz; memur fiilen engellenmese bile cebir veya tehdit eşiği aşılmışsa suç tamamlanır. Fakat doktrinde hâkim görüş, görevin sekteye uğramasının en azından “makul gecikme” boyutuna varmasını arar. Yargıtay, “hız kesmeyen, görevini kesintisiz sürdüren memur” vakalarında direniş yerine hakaret veya basit yaralama değerlendirmesi yapmıştır (18. CD, 2023/998 E.)
2. MANEVİ UNSUR
2.1 Kastın Unsurları
- Bilinçli TAKSİR: Fail, mağdurun kamu görevlisi olduğunu bilmelidir. 265/son fıkra, bu bilginin varlığını arar.
- Görev Bilinci: Fail, cebir veya tehdidin kamu görevini engelleme sonucuna yol açacağını öngörmeli ve bu sonucu istemelidir.
- Doğrudan/Olası Kast Ayrımı: TCK 265 uyarınca olası kast yeterlidir (doktrin çoğunluğu). Fail, memurun görevini engelleyebileceğinin “olası” olduğunu öngörüp hareket ediyor fakat sonucu kesin olarak istemiyorsa dahi suç oluşur.
2.2 Hata Hâli (TCK 30)
- Kişide Hata: Fail, memurun sivil hâli nedeniyle kamu görevlisi olduğundan habersizse kast kalkabilir.
- Yetkide Yanılma: Memurun yetkisini aştığını düşünen fail, meşru müdafaa zannıyla direnirse kusurluluk tartışması doğar. Örneğin, sivil polis kimlik kartı göstermeden kimlik kontrolü yapıyorsa, Yargıtay bazı içtihatlarında fail lehine “hataya düşme” kabul etmiştir.
2.3 İsnat Yeteneğini Daraltan Haller
- Alkol/Uyuşturucu Etkisi (TCK 34): İrade denetimini tamamen ortadan kaldırmayan sarhoşluk, kusurluluğu kaldırmaz. Ceza, indirim yerine tedbiren tedavi veya denetimli serbestlik koşullarına bağlanabilir.
- Takdire bağlı indirici nedenler: Failin pişmanlık göstermesi, mağdur memurun olay sonrası görevine dönebilmesi, 62. madde indirimi için gerekçe sayılabilir.
3. TEŞEBBÜS
3.1 İcra Hareketine Başlama
Serbest hareketli suçlarda icra hareketine geçiş çizgisi, cebir veya tehdidin fiilî şekilde yönelme anıdır. “Seni şimdi bıçaklarım!” diyerek bıçağı çekmek teşebbüstür; bıçağı savurmakla suç tamamlanır.
3.2 Elverişlilik Kriteri
Failin kullandığı araç, cebir niteliği taşımalıdır. Oyuncak tabanca ile memuru korkutma, failin sahte silahı gerçek zannetmesi hâlinde elverişli kabul edilir. Yargıtay, 2024/3115 E., 2025/128 K. kararında “maket silah dahi karanlık ortamda memuru engellemekte elverişlidir” diyerek teşebbüs aşamasını kabul etmiştir.
3.3 Gönüllü Vazgeçme (TCK 36)
Fail icra hareketine başladıktan sonra sebepsiz vazgeçerse, örneğin memuru itmeye niyetlenip arkadaşının uyarısıyla geri çekilirse, 36. madde tatbik edilir. Ancak vazgeçme zorunlu nedenlerle (polis takviyesinin gelmesi vs.) oluyorsa gönüllü sayılmaz.
3.4 Teşebbüsün Cezası
Temel ceza 3 ay‑1 yıl ise, teşebbüste 1/4‑3/4 oranında indirilir (TCK 35). Silâhlı veya toplu direnişte alt sınır 6 ay; teşebbüs hâlinde dahi en az 1,5 ay hapis kalmaktadır.
4. İŞTİRAK
4.1 Müşterek Faillik
Birden fazla kişinin, objektif ve sübjektif işbirliği içinde memura cebir‑tehdit uygulaması müşterek failliktir. “Kalabalığın psikolojik üstünlüğü” tek başına müşterek faillik oluşturmaz; fiilî katkı aranır. Örneğin, 50 kişilik gösteride yalnızca 10 kişinin taş attığı belirlenirse, fiilen taş atanlar müşterek fail, geri kalanlar yardım eden kabul edilir ya da hiç sorumluluk doğmayabilir.
4.2 Azmettirme
Topluluk liderinin, “Polise saldırın, barikatı aşın!” çağrısı, azmettirme olarak ceza sorumluluğu doğurur. Azmettiren, TCK 38 uyarınca fail kadar cezalandırılır.
4.3 Yardım Etme
Failin memura karşı cebir uygulayanların eylemini kolaylaştırması (örn. taş, sopanın taşınması; memurun konumunu haber vermek) yardım etme olarak değerlendirilir ve ceza 1/2’ye kadar indirilir (TCK 39).
4.4 Zincirleme Suç ve Örgütlü Direniş
Aynı mağdura karşı, aynı suç işleme kararı kapsamında farklı zamanlarda direniş gerçekleşirse zincirleme suç (TCK 43) hükümleri uygulanır. Eğer düzenli ve süreklilik arz eden bir örgüt yapılanması varsa TCK 220/6 (suç işlemek amacıyla örgüt) ihtimali doğar.
5. İÇTİMA
5.1 Fikri İçtima
Fail, aynı fiille hem kamu görevlisine hakaret (TCK 125) hem direnme işliyorsa, ağır cezayı gerektiren TCK 265 uygulanır ve hakaret yutulur (TCK 44). Fakat hakaret, kişilik haklarına yönelik ayrıca önem taşıyorsa hâkim gerçek içtima yoluyla her iki suçtan da hüküm kurabilir.
5.2 Gerçek İçtima – Yaralama ve Mala Zarar Verme
- Kasten yaralama (TCK 86), direniş esnasında gerçekleştiğinde ayrı suç oluşturur; cezalar toplanır.
- Mala zarar verme (TCK 151) de benzer şekilde gerçek içtimaya tabidir.
Yargıtay 3. CD 2024/4608 E., 2025/3456 K. kararında, polise ait kalkanın kırılmasını hem direniş suçu hem kamu malına zarar verme suçu olarak ayrı ayrı değerlendirmiştir.
5.3 Güveni Kötüye Kullanma ve Hürriyeti Tahdit
Direnme sırasında memuru zorla araca bindirip alıkoyma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu doğurur (TCK 109) ve gerçek içtima uygulanır. Fail ayrıca görevi engellemek için memurun telsizini alıyorsa hırsızlık (TCK 141) gündeme gelir.
5.4 Özel Kanun ve Genel Kanun Çatışması
2911 sayılı kanunun 32. maddesi (dağılmayan gösteri yürüyüşüne müdahale) direnişi de kapsıyorsa, özel kanun öncelikli olmasına rağmen cebir‑tehdit unsurları ağırsa TCK 265 tatbik edilir. Hâkim, sanığın suçun nitelikli hâli ile mi, yoksa yalnızca toplantı‑yürüyüş suçuyla mı sorumlu tutulacağına evrensel “lehine hüküm” ilkesi gereği karar vermelidir.
6. UZLAŞMA
6.1 Uzlaştırma Rejiminin Kapsamı
CMK 253’e göre TCK 265, uzlaştırma kapsamı dışındadır; zira katalog suçlar arasında sayılmış ve alt sınırı 3 aydan yüksek hapis cezası öngörülmüştür. Bu nedenle, mağdur memurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmanın düşmesine yol açmaz, ancak ceza indirimi bakımından hâkime takdir yetkisi sağlar.
6.2 Müsadere ve Tazminat
Eylemde kullanılan silâh, kesici‑delici alet, taş, sopa veya suçta kullanılan araç, TCK 54 gereği müsadere edilir. Memurun sakatlanması, üniforma yırtılması, kamu aracının hasarı gibi zararlar CMK 141‑144 doğrultusunda tazminat davalarına konu olabilir.
6.3 Etkin Pişmanlık Tartışması
TCK 265’te etkin pişmanlık hükmü yer almamaktadır. Ancak doktrinde, failin hemen olay yerinde memurdan özür dilemesi, maddi zararları karşılaması hâlinde hâkim 62. madde indirimini kullanabilir. 5275 s. İnfaz Yasası’nda öngörülen denetimli serbestlik şartlarının esnetilebilmesi için bu davranış rapora bağlanmalıdır.
6.4 Avukatın Rolü
Savunma stratejisi oluşturulurken avukat, suça konu görüntü kayıtlarının kesintisiz zincir içinde dosyaya girmesini, memurun orantısız güç kullanıp kullanmadığının araştırılmasını talep etmelidir. Özellikle sivil polis vakalarında kimlik ibrazının yapılmadığı hallerde hata‑kusurluluk argümanları başarı şansını artırır.
7. GÖREVLİ MAHKEME
7.1 Yargı Yeri ve Sınırlar
- Asliye ceza mahkemesi: Basit cebir‑tehdit, 3 ay‑1 yıl arası cezayı gerektiren katalog.
- Ağır ceza mahkemesi: Nitelikli hâller (silâhlı, araçlı, toplu) sonucu 6 ay‑3 yıl üst sınır 10 yılı aşmasa da, direniş sırasında ağır yaralama veya ölüm varsa, TCK 87/4 devreye girer ve ağır ceza görevlidir.
7.2 Yetki Kuralları
“Suçun işlendiği yer” kuralı geneldir (CMK 12). Birden çok ilde eş zamanlı operasyonu engelleyen sanıklar hakkında, her eylem yerinde ayrı davalar açılabilir; Yargıtay yer yetkisi tartışmasını “suçun ağırlıklı icra alanı” kriteriyle çözer.
7.3 Soruşturma Aşamaları
- Olay yeri tutanağı – kolluk derhal savcılığa iletir.
- Güvenlik kamerası ve MOBESE kayıtları – ivedilikle emniyet kriminal incelemeye gönderilir.
- İfade alma – CMK 148’e uygun; şüpheli hukuki yardım almadan ifade vermeye zorlanamaz.
- Keşif ve bilirkişi – araç hasarı, yaralanma oranı tespiti için adlî tıp raporu.
7.4 HAGB, Erteleme ve İnfaz
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231): Alt sınırı 2 yılı geçmeyen hallerde mümkün; nitelikli cebir hâlinde alt sınır 6 ay olduğundan çoğu dosyada uygundur.
- Erteleme (TCK 51): Cezanın 2 yılı aşmaması ve failin sabıkasız olması gerekir.
- Denetimli Serbestlik: 3 yıl altı hapislerde, cezanın son 1 yıllık bölümü dışarda infaz edilebilir.
8. YAPTIRIM
8.1 Temel ve Nitelikli Hâller
| HÂL | CEZA (HAPİS) | AÇIKLAMA |
|---|---|---|
| Basit cebir/tehdit | 3 ay – 1 yıl | Hafif itme, sözlü tehdit, pasif barikat |
| Silâhlı, araçlı, maskeli, birden fazla kişiyle | 6 ay – 3 yıl | Biber gazı sıkma, taş‑sopa kullanma, barikatı devirmek |
| Direniş sırasında yaralama | +TCK 86/2 | Ayrı suç eklenir, genelde 6 ay‑2 yıl |
| Kamu malına zarar | +TCK 151/1 | Polis aracının camını kırma, kalkan parçalama |
8.2 Seçenek Yaptırımlar
Alt sınır 3 ay olan basit hâlde, hâkim adi para cezası veya kısa süreli hapis yerine kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verebilir (TCK 50). Ancak nitelikli hâlde para cezası çevirme yetkisi kısıtlıdır; örn. silâhlı direnişte alt sınır 6 ay → çoğu zaman hapis infaz edilir.
8.3 İnfaz ve Denetimli Serbestlik
5275 s. Kanun m. 105/A’ya göre, 3 yıl altı hapis cezaları denetimli serbestlikle 1/2 oranında çekilir. Bu pratikte, 1 yıl hapis alan sanığın 6 ay kapalı cezaevinde kalıp kalan kısmı dışarda denetimle geçirmesi anlamına gelir.
8.4 Adli Sicil ve Meslekî Sonuçlar
Kamu görevlisinin mahkûmiyeti, memuriyetten çıkarma (657 s. DMK m. 48/5) veya disiplin cezası doğurabilir. Özel sektörde çalışan failin güvenlik soruşturması olumsuz etkilenir; silah ruhsatı başvuruları reddedilebilir.
YARGITAY KARARLARI
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2024/3-3 K. 2025/104 T. 26.2.2025 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Sanık Hakkında Dava Zamanaşımını Kesen Son İşlem 14.10.2016 Tarihli Mahkûmiyet Kararı Olup Bu Tarihten Sonra Dava Zamanaşımını Kesen veya Durduran Başkaca Bir Sebep Bulunmadığı da Gözetildiğinde Sekiz Yıllık Asli Dava Zamanaşımı Süresinin Ceza Genel Kurulunun İnceleme Tarihinden Önce 14.10.2024 Tarihinde Dolduğu – Özel Daire Bozma Kararının Kaldırılmasına Mahkûmiyet Hükmünün Gerçekleşen Dava Zamanaşımı Nedeniyle Bozulmasına Sanık Hakkındaki Kamu Davasının TCK’nın 66/1-E ve CMK’nın 223/8. Maddeleri Uyarınca Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği ) • ZAMANAŞIMI ( Sanık Hakkında Dava Zamanaşımını Kesen Son İşlem 14.10.2016 Tarihli Mahkûmiyet Kararı Olup Bu Tarihten Sonra Dava Zamanaşımını Kesen veya Durduran Başkaca Bir Sebep Bulunmadığı da Gözetildiğinde Sekiz Yıllık Asli Dava Zamanaşımı Süresinin Ceza Genel Kurulunun İnceleme Tarihinden Önce 14.10.2024 Tarihinde Dolduğu – Mahkûmiyet Hükmünün Gerçekleşen Dava Zamanaşımı Nedeniyle Bozulmasına Kamu Davasının TCK’nın 66/1-E ve CMK’nın 223/8. Maddeleri Uyarınca Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği ) ÖZET : Dava, görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkindir. Sanığa isnat edilen görevi yaptırmamak için direnme suçunun yaptırımı TCK’nın 265. maddesinin birinci fıkrasında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmüş, aynı maddenin 4. fıkrasında ise suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâlinde, verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu bakımdan görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından asli dava zamanaşımı süresi TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl, aynı Kanun’un 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi ise 12 yıldır. Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 06.04.2015 tarihinde gerçekleştirildiği iddia edilen eylemle ilgili olarak sanık hakkında dava zamanaşımını kesen son işlem, 14.10.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olup bu tarihten sonra dava zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebep bulunmadığı da gözetildiğinde, sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce 14.10.2024 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüyle Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, mahkûmiyet hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, sanık hakkındaki kamu davasının TCK’nın 66/1-e ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2023/17019 K. 2025/3647 T. 26.2.2025 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan Sanığın Duruşmalardan Bağışık Tutulma Talebinin Olmaması Karşısında Yargı Çevresi Dikkate Alınarak Hazır Edilmesi Gerektiği ) • EK SAVUNMA HAKKI ( Sanığa Ek Savunma Hakkı Verilmeden İddianamede Gösterilmeyen 5237 Sayılı Kanun’un 265/4. Maddesinin Uygulanması Suretiyle Hüküm Kurulmasının Hukuka Aykırılığı ) • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan Sanığın Duruşmalardan Bağışık Tutulma Talebinin Olmaması Karşısında Yargı Çevresi Dikkate Alınarak Hazır Edilmesi Gerektiği Gözetilmeden Yokluğunda Karar Verilmek Suretiyle Savunma Hakkının Kısıtlanmasının Bozma Gerektirdiği ) • SANIĞIN HÜKÜM TARİHİNDEN SONRA VEFAT ETMESİ ( Sanığın Güncel Nüfus Kayıt Örneğine Göre Hüküm Tarihinden Sonra Vefat Ettiği/Bu Durumun Mahkemece Araştırılarak 5237 Sayılı Kanun’un 64/1. Maddesi Uyarınca Sanık Hakkında Açılan Kamu Davasının Düşmesine Karar Verilip Verilmeyeceğinin Değerlendirilmesi Zorunluluğu )
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2022/5427 K. 2025/3569 T. 25.2.2025 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA VE HAKARET SUÇU ( Hagb Kararının Kesinleşmesinden Sonra Denetim Süresi İçerisinde Kasıtlı Suç İşlenmesi Nedeniyle Açıklanmasına Karar Verilecek Yeni Hükmün Yargıtay İncelemesine Tabi Olacak ve Kesinleşmesi Halinde İnfaza Verilecek Hüküm Olacağı – Kararın Dayandığı Tüm Kanıtların Sonuçların İddia Savunma Tanık Anlatımları ve Değerlendirmeler ile Sanığın Eyleminin ve Yüklenen Suçun Unsurlarının Nelerden İbaret Olduğunun Hangi Gerekçeyle Hangi Delillere Üstünlük Tanındığının Gerekçeye Yansıtılması ve Cezanın Şahsileştirilmesi Gerektiği ) • GEREKÇE ( Kararın Dayandığı Tüm Kanıtların Sonuçların İddia Savunma Tanık Anlatımları ve Değerlendirmeler ile Sanığın Eyleminin ve Yüklenen Suçun Unsurlarının Nelerden İbaret Olduğunun Hangi Gerekçeyle Hangi Delillere Üstünlük Tanındığının Gerekçeye Yansıtılması ve Cezanın Şahsileştirilmesi Gerektiği – Önceki Karara Yollama Yapılmak Suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 Sayılı Kanun’un 34 223 ve 230. Maddelerine Aykırı Davranılması Nedeniyle Karar Hukuka Aykırı Bulunduğu )
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2022/6345 K. 2025/3478 T. 24.2.2025 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Mahkemece Hakaret Kabul Edilen Sözlerin Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Tehdit Unsurunu Dolayısıyla Sanığın Eylemlerinin Bütün Halde Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu Oluşturduğu Gözetilmeden Hakaret Suçundan da Ayrıca Mahkumiyet Hükmü Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğu ) • CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇU ( Sanık Hakkında Ayrıca Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan da Yargılama Yapıldığının Anlaşılması ve Tek Eylemle Cumhurbaşkanına Hakaret ile Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret Suçlarının Birlikte İşlenmesi Halinde Daha Ağır Hüküm İçeren 5237 SK Md.299 Uyarınca Hüküm Kurulması Gerekliliği Karşısında Dosyanın Akıbeti Araştırılarak Sonucuna Göre Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret Suçundan Verilen Cezada Fikri İçtima Hükümleri de Nazara Alınarak Sanığın Hukuki Durumunun Tayin Edilmesi Gerektiği ) • ALENİYET İLKESİ ( 5237 SK Md.125/4’te Öngörülen Aleniyetin Gerçekleşmesi İçin Olay Yerinde Başkalarının Bulunması Yeterli Olmayıp Hakaretin Belirlenemeyen Sayıda Kişi ve Herkes Tarafından Görülme Duyulma ve Algılanabilme Olasılığının Bulunması Herhangi Bir Sınırlama Olmaksızın Herkese Açık Olan Yerlerde İşlenmesi Gerekmekle Olayda Katılanların Beyanlarına Göre Hakaret Eyleminin Ekip Aracının İçerisinde Gerçekleştiği Belirlenmekle Suç Yerinin Ne Şekilde Aleni Olduğu Açıklanmadan Bu Kanun Maddesinin Uygulanmasının Yasaya Aykırı Olduğu ) • HAKSIZ TAHRİK ( Sanığın Katılanların Kendisine Küfür Edip Yaraladıklarına Dair Savunmalarının Hakkında Düzenlenen Adli Rapor İçeriğiyle Desteklenmesi Karşısında Olayın Çıkış Nedeni ve Gelişimi Üzerinde Durularak Sonucuna Göre Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanıp Uygulanmayacağının Tartışılmamasının İsabetsiz Olduğu ) • YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ ( Tekerrüre Esas Alınan Hükmün Yaş Küçüklüğü İçermesi ve İnfaz Tarihi Bakımından Tekerrüre Esas Alınabilecek Nitelikte Bulunmadığının Adli Sicil Kaydından Anlaşılması Karşısında Belirtilen İlam Dosya Arasına Konularak Tekerrüre Esas Alınıp Alınamayacağının Değerlendirilmesi ve 5237 Sayılı Kanun’un 58. Maddesine Esas Teşkil Eden Başka Mahkumiyet Kaydının Bulunup Bulunmadığı Araştırılıp Sanığın Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi Gerektiğinin Gözetilmemesinin Hatalı Olduğu ) ÖZET : Dava, görevi yaptırmamak için direnme suçu iddiası hakkındadır. Mahkemece hakaret kabul edilen sözlerin görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu, dolayısıyla sanığın eylemlerinin bütün halde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hakaret suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması, Tekerrüre esas alınan hükmün yaş küçüklüğü içermesi ve infaz tarihi bakımından tekerrüre esas alınabilecek nitelikte bulunmadığının adli sicil kaydından anlaşılması karşısında, belirtilen ilam dosya arasına konularak, tekerrüre esas alınıp alınamayacağının değerlendirilmesi ve 5237 Sayılı Kanun’un 58. maddesine esas teşkil eden başka mahkumiyet kaydının bulunup bulunmadığı araştırılıp sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2023/8960 K. 2025/2941 T. 18.2.2025 • KAMU GÖREVLİLERİNE HAKARET SUÇU ( Sanığın Kabahatler Kanununa Göre İşlem Yapmaya Çalışan Kamu Görevlilerine Direndiği ve Şikayetçilere Karşı Söylediği Kabul Edilen Sözler ile Cebir ve Tehdit Kullandığından Bahisle Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu İşlediği Kabul Edilmiş ise de Sözlerin Sonuç Almaya Elverişli Objektif Olarak Muhatabının Üzerinde Ciddi Bir Korku ve Endişe Doğuracak Nitelikte Olmadığı Cebir veya Tehdit Boyutuna Varan İcrai Davranıştan Karar Gerekçesinde Bahsedilmediğinden Sanığın Mahkumiyetine Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu ) • SÖZLERİN ONUR ŞEREF VE SAYGINLIĞI RENCİDE ETME BOYUTU ( Sanığın Şikayetçilere Yönelik Sözlerinin Muhatabının Onur Şeref ve Saygınlığını Rencide Edici Boyutta Olmayıp Nezaket Dışı Kaba Söz ve Ağır Eleştiri Niteliğinde Olduğu ve Hakaret Suçunun Unsurlarının Oluşmadığı Gözetilmeden Yasal Olmayan ve Yerinde Görülmeyen Gerekçeyle Mahkûmiyet Kararı Verilmesi Nedenleriyle Hükümlerin Usule ve Yasaya Aykırı Olduğu ) • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME ( Başlığıyla Seçenekli Hareketli ve Amaçlı Bir Fiil Olarak Düzenlenen ve Görevin Yapılmasını Önleme Maksadıyla Kamu Görevlisine Karşı Gelinmesi Eylemlerini Cezalandırılan Suç Tipinde Hareketin İcra Vasıtalarının Cebir veya Tehdit Şeklindeki İcrai Davranışlarla İşlenebileceğinin Öngörüldüğü ve Belirtilen Tipik Hareketleri İçermeyen Pasif Direnme Fiillerinin Bu Suçu Oluşturmayacağı Göz Önüne Alındığında Sanığın Eyleminin Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu Oluşturmadığı Gözetilmeden Sanığın Mahkumiyetine Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu ) 5237/m.125,265 ÖZET : Dava, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlilerine hakaret suçu iddiaları hakkındadır. 5237 Sayılı Kanun’un 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, olay günü sanığın kabahatler kanununa göre işlem yapmaya çalışan kamu görevlilerine direndiği ve şikayetçilere karşı söylediği kabul edilen sözler ile cebir ve tehdit kullandığından bahisle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği kabul edilmiş ise de sözlerin sonuç almaya elverişli, objektif olarak muhatabının üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı, cebir veya tehdit boyutuna varan icrai davranıştan karar gerekçesinde bahsedilmediği bu itibarla sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. Yargılamaya konu olayda; sanığın şikayetçilere yönelik sözlerinin, muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi, nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2023/4179 K. 2025/2484 T. 11.2.2025 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Sanığın Katılanla Yaptığı Telefon Görüşmesinde “Hacze Gelirsen A.A. Sinkaf Ederim Buradan Bir Tek Mont Kaldıracak Olanın…Sinkaf Ederim… Buraya Gelirsen Seni Öldürürüm” Demesi ve Telefon Kapandıktan Sonra da Gıyabında Öldürürüm Şeklinde Tehdit Ettiği Olayda Eylemin Bir Bütün Halinde 5237 S. Kanun’un 265/2. Md.sinde Düzenlenen Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu Oluşturduğu ) • HACİZ SIRASINDA TEHDİT ( Sanığın “Hacze Gelirsen A.A. Sinkaf Ederim Buradan Bir Tek Mont Kaldıracak Olanın…Sinkaf Ederim… Buraya Gelirsen Seni Öldürürüm” Demesi ve Telefon Kapandıktan Sonra da Gıyabında Öldürürüm Şeklinde Tehdit Ettiği Olayda Eylemin Bir Bütün Halinde 5237 S. Kanun’un 265/2. Md.sinde Düzenlenen Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu Oluşturduğu – Tehdit Suçundan Hüküm Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğu )
YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ E. 2023/11517 K. 2025/307 T. 8.1.2025 • TEHDİT SUÇU ( Sanığın Görevli Memur Olan Katılanlara “Lan Benden Kimlik Alamazsınız İşinizi Ben Öğreteceğim Size Üzerimi Aratmam Kimlik Vermem Çıkın Gidin” “Hepinizin Simasını Biliyorum Siz Göreceksiniz O Kel Kafalıyı Çağırın Bana Siz Kimsiniz Sizinle Hesaplaşacağız Amirinizin A…Na Koyayım Hepiniz Yandınız Siz Hepiniz Vatan Hainisiniz” Şeklinde Sözler Söyleyerek Tehdit Ettiği – Katılanların Kolluk Görevlerini Yapmalarını Engellemek Amacıyla Tehdit Edilmiş Olduklarının Anlaşılması Karşısında Sanığın Eyleminin 5237 Sayılı Kanunu’nun 265. Maddesindeki Suçu Oluşturduğu Gözetilmeden Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu ) • SUÇ VASFINDA HATA ( Tehdit – Katılanların Kolluk Görevlerini Yapmaları Nedeniyle İş Bu Görevlerini Yapmalarını Engellemek Amacıyla Tehdit Edilmiş Olduklarının Anlaşılması Karşısında Sanığın Eyleminin Görevini Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu Oluşturduğu Gözetilmeden Suç Vasfında Yanılgıya Düşülerek Karar Verilmesinin Hukuka Aykırılığı ) • KATILANLARIN KOLLUK GÖREVLERİNİ YAPMALARINI ENGELLEMEK AMACIYLA TEHDİT EDİLMELERİ ( Sanığın Eyleminin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265. Maddesi Kapsamında Düzenlenen Görevini Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu Oluşturduğu )
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2024/12016 K. 2025/183 T. 7.1.2025 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME ( Sanık Hakkında İlk Derece Mahkemesince Uygulanan 5237 S. Kanun’un 51. Md.sinde Düzenlenen Erteleme Hükümlerinin İstinaf İncelemesi Sırasında Uygulanmaması Nedeniyle Hükmün Temyiz Edilebilir Olduğunu Anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtirazının Yerinde Olmadığı ) • ERTELEME ( Görevi Yaptırmamak İçin Direnme – Sanık Hakkında İlk Derece Mahkemesince Uygulanan 5237 S. Kanun’un 51. Md.sinde Düzenlenen Erteleme Hükümlerinin İstinaf İncelemesi Sırasında Uygulanmaması Nedeniyle Hükmün Temyiz Edilebilir Olduğu )
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2022/14179 K. 2025/86 T. 6.1.2025 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Sanığın Adli Sicil Kaydına Göre Daha Önce Kasıtlı Suçtan Dolayı 3 Aydan Fazla Hapis Cezasına İlişkin Mahkumiyetinin Bulunmaması Nedeniyle Erteleme Hükümlerinin Uygulanmasına Engel Bir Durum Olmadığının Anlaşılması Karşısında Suç Tarihi İtibarıyla 65 Yaşından Büyük Olan Sanık Hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 51/1. Maddesi Uyarınca Hapis Cezasında Erteleme Sınırının 3 Yıl Olduğu Gözetilmeden Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu ) • ETKİN PİŞMANLIK ( Suç Tarihi İtibarıyla 65 Yaşından Büyük Olan Sanık Hakkında Suçu İşledikten Sonra Yargılama Sürecinde Pişmanlık Gösterip Göstermediği Dikkate Alınıp Tekrar Suç İşleyip İşlemeyeceği Konusunda Oluşan Kanaat Değerlendirilerek Tayin Olunan 3 Yılı Aşmayan Hapis Cezasının Ertelenip Ertelenmeyeceğine Karar Verilmesi Gerekirken “Verilen Cezanın Miktarı Dikkate Alındığında Kanunen” Şeklindeki Yasal Olmayan Gerekçe ile Cezanın Ertelenmesine Yer Olmadığına Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu ) • GEREKÇELİ KARARDA SUÇ TARİHİNİN YANLIŞ GÖSTERİLMESİ ( Gerekçeli Karar Başlığında “07.06.2012” Olan Suç Tarihi “06.07.2013” Olarak Gösterilmesinin Yanlış Olduğu )
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2022/2363 K. 2024/18024 T. 26.12.2024 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( 5271 Sayılı Kanun’un 282/1. Maddesine 7188 Sayılı Kanunla Eklenen ( F ) Bendinde Yer Alan Yasa Maddesine Aykırı Davranılarak Sanık Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmak Suretiyle Savunma Hakkının Kısıtlanması Nedeniyle Hüküm Hukuka Aykırı Bulunduğu ) • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( 5271 Sayılı Kanun’un 282/1. Maddesine 7188 Sayılı Kanunla Eklenen ( F ) Bendinde Yer Alan Yasa Maddesine Aykırı Davranılarak Sanık Savunması Alınmadan Hüküm Kurulmak Suretiyle Savunma Hakkının Kısıtlanması Nedeniyle Hüküm Hukuka Aykırı Bulunduğu ) 5237/m.265 5271/m.282
ÖZET : Dava, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçuna ilişkindir.
5271 Sayılı Kanun’un 282/1. maddesine 7188 Sayılı Kanunla eklenen ( f ) bendinde yer alan “Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195. madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir” biçimindeki anılan yasa maddesine aykırı davranılarak sanık savunması alınmadan hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2024/6947 K. 2024/12506 T. 15.10.2024 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Sanık Hakkında 1 Ay 7 Gün Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına ve Birinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine Göre Çektirilmesine Karar Verildiği Bu Kararın Sanık Müdafii Tarafından Temyizi Üzerine Kararın Basit Yargılama Usulünün Değerlendirilmesi Gerektiğinden Bahisle Bozulduğu – Bozma Sonrasında Sanığın 1 Ay 7 Gün Hapis Cezası Olarak Belirlenmesine ve Cezasının İkinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine Göre Çektirilmesine Dair Karar Verildiği/Cezayı Aleyhe Değiştirme” Yasağına Aykırı Hüküm Kurulduğu ) • ALEYHE DEĞİŞTİRME YASAĞI ( Bursa 15.Asliye Ceza Mahkemesi’nin İlamı Esas Alınarak Sanığın Cezasının Birinci Kez Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimine Göre Çektirilmesine Karar Verilmesi Gerektiği Gözetilmeden “Cezayı Aleyhe Değiştirme” Yasağına Aykırı Olarak Sanığın Adli Sicilinde Yer Almayan ve Sanığa Ait Olmayan Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Diğer Kararı Esas Alınarak Sanığın Cezasının İkinci Kez Mükerirlere Özgü Olarak İnfaz Rejimine Göre Çektirilmesine ve İnfazından Sonra Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanmasına İlişkin Karar Verilmesi Kanun’a Aykırı Olduğu ) 5237/m.265 5271/m.307 ÖZET : Dava, görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkindir.
Sanık hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 106/1. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca tehdit suçundan 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizce basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, bozma sonrasında görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanığın 5237 Sayılı Kanun’un 265/1, 43/1. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılıp 1412 Sayılı Kanun’un 326/ son maddesi uyarınca sonuç cezanın 1 ay 7 gün hapis cezası olarak belirlenmesine ve cezasının anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair karar verildiği, Bursa 15.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/21 esas, 2013/39 Sayılı ilamı esas alınarak sanığın cezasının birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,” cezayı aleyhe değiştirme” yasağına aykırı olarak sanığın adli sicilinde yer almayan ve sanığa ait olmayan Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/1612 esas, 2016/573 Sayılı kararı esas alınarak sanığın cezasının ikinci kez mükerirlere özgü olarak infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar verilmesinde, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2024/3698 K. 2024/12584 T. 15.10.2024 • HAKARET ( Sanığın Katılanlara Hitaben Söylediği İddianamede Tanımlanıp Mahkemenin de Kabul Ettiği Kaba Hitap Tarzındaki “Siz İşinize Bakın Üniforma Giydiniz Diye Allah Mısınız?” Sözünün Mağdurların Onur Şeref ve Saygınlığını Rencide Edici Boyutta Olmaması Nedeniyle Hakaret Suçunun Unsurlarının Oluşmadığından Sanık Hakkında Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği ) • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Düzenlenen İddianamede 5237 S. Kanun’un 265/3. Maddesi Talep Edilmediği Hâlde Ek Savunma Hakkı Tanınmadan Anılan Madde Uyarınca Cezada Artırım Yapılarak 5271 S. Kanun’un 226. Md.sine Aykırı Davranılmasının Kanun’a Aykırı Olup Kanun Yararına Bozma Talebi Yerinde Görüldüğü ) • EK SAVUNMA HAKKI ( İddianamede Gösterilen Eylemin Hukuki Niteliğinin Değişmesi ya da Cezanın Artırılmasını veya Cezaya Ek Olarak Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanmasını Gerektirecek Hallerin İlk Defa Duruşma Sırasında Ortaya Çıkması Halinde Anılan Maddenin Birinci Fıkrası Uyarınca Sanık veya Müdafisine Ek Savunma Hakkı Verilmesi Gerektiği ) • HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Hapis Cezası Verilmesi ve Suça Sürüklenen Çocuğun Adli Sicil Kaydının ve Maddi Bir Zararın Bulunmaması Nedeniyle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kurumunun Objektif Şartlarının Oluşması Karşısında Mahkemece Subjektif Koşul da Değerlendirilerek Sonucuna Göre Hüküm Kurulması Gerekirken Bu Kurum Tartışılmaksızın Uygulanmaması Kanun’a Aykırı Olup Kanun Yararına Bozma Talebi Yerinde Görüldüğü ) 5237/m.125,265/3 1412/m.308 5271/m.223,226
ÖZET : Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; sanığın katılanlara hitaben söylediği iddianamede tanımlanıp, mahkemenin de kabul ettiği kaba hitap tarzındaki “Siz işinize bakın, üniforma giydiniz diye Allah mısınız?” sözünün, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2012 gün ve 13/125-236 Sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın ceza yargılamasındaki en önemli haklarından biri yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılması olanaklı değildir. Nitekim 1412 Sayılı Kanun’un 5320 Sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca halen yürürlükte bulunan 308. maddesinin sekizinci fıkrasına göre de savunma hakkının kısıtlanması mutlak bozma nedenlerindendir.
Maddenin açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde, anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca sanık veya müdafisine ek savunma … verilmesi gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 11.09.2006 tarihli iddianamede 5237 Sayılı Kanun’un 265/3. maddesi talep edilmediği hâlde, ek savunma … tanınmadan anılan madde uyarınca cezada artırım yapılarak 5271 Sayılı Kanun’un 226. maddesine aykırı davranılması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hapis cezası verilmesi, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydının ve maddi bir zararın bulunmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu kurum tartışılmaksızın uygulanmaması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ E. 2023/5868 K. 2024/10225 T. 7.10.2024 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Sanıklar Hakkında Diğer Suçlardan Mahkumiyet Hükmü Kurulurken “Cezanın Sanıkların Geleceği Üzerindeki Olası Etkileri Lehine Taktiri İndirim Nedeni Olarak Kabul Edildiğinden TCK Md.62 Gereğince Cezası 1/6 Oranında İndirilerek” Denilerek 5237 SK Md.62 Uygulanmasına Rağmen Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Hüküm Kurulurken Bu Maddenin Yargıtay Denetimine Olanak Sağlayacak Şekilde Tartışılmadan Uygulanmamasının İsabetsiz Olduğu ) • HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Sanıkların Adli Sicil Kaydında Görülen HAGB’ye İlişkin Kararların Kesinleşme Tarihlerinin Bir Sanık Yönünden 18.06.2010 17.05.2012 ve 24.06.2014 Olduğu Diğer Sanık Yönünden ise 03.02.2010 Olduğu 5271 SK Md.231/8’e 28.06.2014 Tarihinde Yürürlüğe Giren 6545 SK Md.72 ile Maddeye Ekleme Yapılsa da Daha Önce Verilen HAGB’ye Dair Kararların Kesinleşme Tarihi İtibariyle Engel Oluşturmadığının Gözetilmesi Gerektiği ) • HÜRRİYETİ BAĞLAYICI CEZA ( Kaynaklı Sanıkların Duydukları Pişmanlığa Göre İleride Suç İşlemekten Çekineceği Kanaatine Varıldığından 5237 SK Md.51 Gereğince Ertelenmesine Rağmen Ertelemeden Daha Lehe Olan HAGB Kurumu Tartışılırken “Sanıkların Adli Sicil Kaydında HAGB’ye Karar Verilmiş Hükümlülüğü Bulunması Kişilik Özellikleri Göz Önünde Tutularak Yeniden Suç İşlemeyecekleri Hususunda Mahkememizde Kanaat Oluşmadığından” Şeklinde HAGB Şartları Oluştuğu Halde ve Erteleme Gerekçesiyle de Çelişki Oluşturacak Biçimde HAGB’ye Yer Olmadığına Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu ) 5237/m.62,265 5271/m.231/8 1412/m.317
ÖZET : Dava, mala zarar verme, tehdit, yaralama, görevi yaptırmamak için direnme suçu iddiaları hakkındadır.
- Sanıklar hakkında diğer suçlardan mahkumiyet hükmü kurulurken, “Cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri lehine taktiri indirim nedeni olarak kabul edildiğinden TCK nun 62 maddesi gereğince cezası 1/6 oranında indirilerek” denilmek suretiyle 5237 Sayılı Kanun’un 62. maddesi uygulanmasına rağmen, “Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Görevi Yaptırmamak İçin Direnme” suçundan hüküm kurulurken bu maddenin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde tartışılmadan uygulanmaması,
- Sanıkların adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların kesinleşme tarihlerinin bir sanık yönünden 18.06.2010, 17.05.2012 ve 24.06.2014 olduğu, diğer sanık yönünden ise 03.02.2010 olduğu, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanun’un 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına dair kararların kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmadığı, sanıklar hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın, duydukları pişmanlığa göre ileride suç işlemekten çekineceği kanaatine varılması sebebiyle 5237 Sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine rağmen, ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu tartışılırken, “Sanıkların adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş hükümlülüğü bulunması, kişilik özellikleri göz önünde tutularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda mahkememizde kanaat oluşmadığından” şeklinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluştuğu halde ve erteleme gerekçesiyle de çelişki oluşturacak biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2024/4285 K. 2024/8075 T. 4.6.2024 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Tehdit Suçundan Kurulan Hükümlerde Tehdit Suçunun Birden Fazla Kişi ile Birlikte ve Silahla İşlendiği İddia ve Kabul Edilerek Cezanın Bu Kabule Göre Belirlenmesine Karşın Uygulama Maddesinin 5237 Sayılı Kanun’un 106. Maddesinin İkinci Fıkrasının A ve C Bentleri Yerine Aynı Maddenin Birinci Fıkrası Olarak Gösterilmesinin Hatalı Olduğu ) • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan Sanığın Duruşmadan Bağışık Tutulma Talebinin Olmaması Karşısında Yargı Çevresi Dikkate Alınarak Hazır Edilmesi Gerektiği Gözetilmeden Yokluğunda Karar Verilmesi Suretiyle 5271 Sayılı Kanun’un 193. ve 196. Maddelerine Aykırı Davranılarak Savunma Hakkının Kısıtlanmasının Hukuka Aykırı Olduğu )
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2021/28500 K. 2024/8257 T. 5.6.2024 • HAKARET SUÇU ( 5237 Sayılı Kanunda Hapis Cezası İle Adli Para Cezasının Seçenekli Yaptırım Olarak Öngörüldüğü Hallerde Aynı Kanunun 61. Maddesinde Öngörülen Ölçütlere Göre Somut Olayın İrdeleneceği/Anılan Kanunun 3. Maddesindeki Fiille Orantılı Ceza Verilmesi İlkesi de Gözetilerek Öncelikle Seçenekli Yaptırımlardan Hangisinin Seçildiğinin Gösterileceği – Sonrasında da Alt ve Üst Sınırlar Arasında Temel Cezanın Belirlenmesi Gerektiği ) • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Sanıkların Direnme Eylemleri Sırasında Katılanın Montunun Yırtılmasının Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Kapsamında Kaldığı Gözetilmeden Sanıklar Hakkında Ayrıca Mala Zarar Verme Suçundan Mahkûmiyet Hükümleri Kurulmasının İsabetsizliği ) • MALA ZARAR VERME SUÇU ( Sanıkların Direnme Eylemleri Sırasında Katılanın Montunun Yırtılmasının Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Kapsamında Kaldığı Gözetilmeden Sanıklar Hakkında Ayrıca Mala Zarar Verme Suçundan Mahkûmiyet Hükümleri Kurulmasının Doğru Olmadığı ) • ORANTILILIK İLKESİ ( Hakaret Suçu – Sanıklar Hakkında Seçimlik Ceza Öngören Hakaret Suçunda Yeterli Gerekçe Gösterilmeden ve Sanıkların Hürriyeti Bağlayıcı Bir Ceza İle Cezalandırılmalarının Hangi Sebeple Somut Olayın Koşullarında Zorlayıcı Bir İhtiyaçtan Kaynaklandığı Açıklanmadan Orantılılık İlkesine Aykırı Şekilde Hapis Cezasının Tercih Edilmesinin Hukuka Aykırılığı )
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2021/33734 K. 2024/6552 T. 14.5.2024 • GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU ( Sanığın Karıştığı Maddi Hasarlı Trafik Kazası Sonrası Yakalanmamak İçin Kaçtığı Kaçarken Polis Memurlarının Üzerine Araç Sürdüğünün Olay Tutanağı ve Katılanların Beyanları İle Doğrulanması Karşısında Mahkemece Sanığın İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine Karar Verilmesi Gerektiği ) • SANIĞIN EYLEMLERİNİN SABİT OLMASI ( Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu – Sanığın Yakalanmamak İçin Kaçtığı ve Kaçarken de Polis Memurlarının Üzerine Araç Sürdüğünün Olay Tutanağı ve Katılanların Beyanları İle Doğrulandığı/Mahkemece Sanığın İstinaf Başvurusunun Sanığın Beraatine Şeklinde Düzeltilerek Esastan Reddi Kararı Verilmesinin Usul ve Yasaya Aykırılığı ) 5237/m.265 ÖZET : Sanığın, karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrası yakalanmamak için kaçtığı ve kaçarken de polis memurlarının üzerine araç sürdüğünün olay tutanağı ve katılanların beyanları ile doğrulanması karşısında; Mahkemece, sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, istinaf başvurusunun sanığın beraatine şeklinde düzeltilerek esastan reddi kararı verilmesi nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
DAVA : Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen karara yönelik temyiz talebinde bulunan ve bu suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılan katılan vekilinin açılan davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
AV. İLTAN EKMEKÇİOĞLU


