İNŞAATIN İMARA AYKIRILIĞIN

İmar Kanunun 21.maddesi gereğince, aynı kanunun 26.maddesindeki istisnalar dışındaki bütün yapıların yapımı, yerel yönetimlerce verilecek izne bağlıdır.

Yerel yönetimlerden izin(ruhsat) alınmaksızın yapılan yapılar ile ruhsata aykırı yapılan yapılar yahut bağımsız bölümler anılan yasanın 21.maddesi gereğince ‘’Kaçak’’ sayılır ve yerel yönetimlerce yıkılması zorunludur.

Kaçak yapı yapılması ise , İmar Kanunu 42.maddesi uyarınca suç teşkil ettiğinden ‘’ceza ‘’ yaptırımı uygulanmasını gerektirir. İmar Kanunu hükümleri , kamu düzeni gereğince ‘’emredici’’ hukuk kuralları olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetilir. Kaldı ki yüklenici, özen ve sadakat borcu gereği, inşaatı taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, İmar Kanunu ve yönetmeliklerine ve inşaat tekniğine uygun olarak yapmakla yükümlüdür. Yapının kaçak olması durumunda, yüklenici iş bedeli; iş sahibi ise ayıplı ve eksik iş bedeli isteyemez. İmara aykırılık, tadilat projesiyle giderilebilecek derecede ise, mahkemece inşaatın yasal hale getirilmesi için önce yükleniciye süre verilmesi; verilen süre içinde gereğini yapmadığı takdirde ise giderlerinden yüklenici sorumlu olmak üzere, iş sahibine yetki ve süre verilmesi gerekir.(1)

Sözleşme ve onaylı mimari projenin yerinde uzman bilirkişi kurulu aracığıyla uygulaması yapılarak yapının sözleşme hükümlerine ve onaylı projesine uygun yapılıp yapılmadığı belirlenecektir.(2)  Proje yoksa , onaylı değilse, projeye bağlanması olanaklı değilse, ortada kaçak yapı var demektir. Yapı ‘’kaçak’’ ise , kaçak yapının kullanımına bağlı ve yapıdan ayrı iş sahibince kullanılamayacak , bu bağlamda yararlanılamayacak sözleşme dışı işlerin bedelinin yüklenici tarafından istenemeyeceği göz önünde bulundurulacaktır.

[1] Yargıtay 15.HD. 23.06.2003, 1812/3377

[2] Yargıtay 15 HD. 17.12 2003, 2994/6062

Menü