İş Kazası Geçirdim: Tazminat ve SGK Haklarım Nelerdir?
“İş kazası geçirdim, ne yapmalıyım?” diyen çalışanın önceliği sağlık müdahalesi olmalıdır. Ancak olayın nasıl meydana geldiğinin hastane ve işyeri kayıtlarına doğru geçirilmesi de sonraki SGK ve tazminat süreci bakımından kritik önem taşır.
İş kazası sonrasında genel olarak üç ayrı hukuki süreç gündeme gelebilir:
- SGK tarafından olayın iş kazası olarak incelenmesi ve sigorta yardımlarının sağlanması.
- İşveren veya sorumlu üçüncü kişilere karşı maddi ve manevi tazminat talebi.
- İş sağlığı ve güvenliği ihlali ya da taksirle yaralama veya ölüme neden olma iddiasına ilişkin ceza soruşturması.
Bu süreçler birbirinin yerine geçmez. SGK’nın ödeme yapması işverenin bütün sorumluluğunu sona erdirmediği gibi ceza soruşturması da tazminatın kendiliğinden ödenmesini sağlamaz.
İş Kazası Nedir?
5510 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre iş kazası, kanunda sayılan hâllerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedensel ya da ruhsal olarak engelli hâle getiren olaydır.
İşçi bakımından başlıca iş kazası hâlleri şunlardır:
- İşyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olay,
- İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle gerçekleşen kaza,
- İşveren tarafından görevle başka bir yere gönderilme sırasında meydana gelen olay,
- Emziren çalışanın süt izni süresindeki kaza,
- İşveren tarafından sağlanan araçla işe geliş veya işten dönüş sırasında meydana gelen kaza.
Bir olayın iş kazası sayılması için mutlaka işverenin kusurlu olması gerekmez. SGK bakımından olayın iş kazası niteliği ile işverenin tazminat sorumluluğu için aranan kusur ve illiyet bağı ayrı değerlendirilir.
Güncel düzenleme 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde yer almaktadır.
İşyerindeki Her Yaralanma İş Kazası mıdır?
İşyerinde meydana gelen ani olaylar geniş biçimde iş kazası kapsamında değerlendirilebilir. Ancak olay ile meydana gelen bedensel veya ruhsal zarar arasında bağlantı bulunmalıdır.
Şu olaylar koşullarına göre iş kazası sayılabilir:
- Makineye el sıkışması,
- İskele veya merdivenden düşme,
- İşyerinde kalp krizi geçirilmesi,
- Kimyasal maddeye maruz kalma,
- İşyerinde saldırıya uğrama,
- İşverenin görevlendirmesi sırasında trafik kazası,
- İşveren servisinde meydana gelen kaza.
Olayın SGK bakımından iş kazası sayılması, işverenin otomatik olarak yüzde yüz kusurlu olduğu anlamına gelmez. Tazminat davasında işverenin aldığı önlemler, işçinin davranışı, üçüncü kişinin kusuru ve kaçınılmazlık ayrıca incelenir.
İş Kazasından Hemen Sonra Ne Yapılmalıdır?
Sağlık durumu elverdiği ölçüde şu işlemler yapılmalıdır:
- Acil sağlık yardımı alınmalıdır.
- Hastanede olayın iş sırasında gerçekleştiği açıkça belirtilmelidir.
- Hastane girişinde “adli vaka” ve “iş kazası” kayıtları kontrol edilmelidir.
- İşveren ve iş güvenliği birimi yazılı olarak bilgilendirilmelidir.
- Olay yeri değiştirilmeden fotoğraf ve video alınması sağlanmalıdır.
- Kazayı gören kişilerin adları ve iletişim bilgileri kaydedilmelidir.
- Kamera görüntülerinin silinmemesi için yazılı talepte bulunulmalıdır.
- İş kazası tutanağının bir örneği alınmalıdır.
- Kolluk veya savcılık dosyası bulunuyorsa numarası öğrenilmelidir.
- SGK bildiriminin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir.
İşveren tarafından hazırlanan tutanak, olayın çalışanın kendi kusurundan kaynaklandığını belirten ifadeler içeriyorsa okunmadan imzalanmamalıdır. Sağlık ve güvenlik koşullarıyla ilgili itirazlar tutanağa yazdırılmalıdır.
Hastanede İş Kazası Olduğu Söylenmezse Ne Olur?
Hastane kaydında olayın yalnız “ev kazası” veya sıradan yaralanma şeklinde gösterilmesi, sonraki iş kazası tespitini güçleştirebilir. Bununla birlikte ilk sağlık kaydındaki eksiklik olayın hiçbir şekilde iş kazası sayılamayacağı anlamına gelmez.
Şu belgelerle gerçek olay ileri sürülebilir:
- Ambulans kayıtları,
- İşyeri giriş ve çıkış kayıtları,
- Kamera görüntüleri,
- Vardiya ve puantaj belgeleri,
- Tanık anlatımları,
- İşveren yazışmaları,
- İş kazası tutanağı,
- Kolluk kayıtları,
- Sonraki sağlık raporları.
Sağlık kuruluşuna olayın nasıl gerçekleştiği doğru ve tutarlı biçimde anlatılmalı; eksik kayıt fark edildiğinde düzeltme veya ek açıklama imkânı gecikmeden araştırılmalıdır.
İş Kazası Kaç Gün İçinde SGK’ya Bildirilmelidir?
İşveren, 4/a kapsamındaki çalışanın geçirdiği iş kazasını:
- Yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl,
- SGK’ya ise kazadan sonraki üç iş günü içinde
bildirmelidir.
Kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde gerçekleşmişse üç iş günlük süre, işverenin kazayı öğrendiği tarihten başlayabilir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da işverenin iş kazalarını kaydetmesini, incelemesini ve SGK’ya bildirmesini öngörür. Bildirim elektronik olarak SGK İş Kazası ve Meslek Hastalığı e-Bildirim sistemi üzerinden yapılabilir.
Üç iş günlük süre esas olarak işverenin bildirim yükümlülüğüne ilişkindir. İşverenin bu süreyi geçirmesi, çalışanın olayın iş kazası olarak tespiti ve sosyal güvenlik haklarını isteme imkânını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İşveren İş Kazasını Bildirmezse Ne Yapılabilir?
İşverenin “aramızda hallederiz” veya “iş kazası yazılırsa işyeri ceza alır” diyerek bildirimden kaçınması çalışanın haklarını tehlikeye sokabilir.
Çalışan veya hak sahipleri:
- SGK’ya yazılı başvuru yapabilir.
- Sağlık raporu ve olay belgelerini sunabilir.
- ALO 170 üzerinden kayıt oluşturabilir.
- İlgili SGK müdürlüğünden inceleme isteyebilir.
- Kolluk veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir.
- İşverenin saklamadığı veya değiştirebileceği deliller için tespit talebini değerlendirebilir.
SGK olay hakkında denetim ve soruşturma yapabilir. Olayın iş kazası olduğuna ilişkin uyuşmazlık çözülemezse iş mahkemesinde tespit davası gündeme gelebilir.
İşverenin süresinde bildirim yapmaması idari para cezasına ve SGK’nın yaptığı bazı ödemeleri işverenden istemesine yol açabilir.
Sigortasız Çalışan İş Kazası Geçirirse Haklarını Kaybeder mi?
Hayır. Çalışanın sigorta girişinin yapılmamış olması, iş kazası ve tazminat haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Sigortasız çalışmada öncelikle:
- İş ilişkisinin varlığı,
- İşe başlama tarihi,
- Kazanın işin yürütümüyle bağlantısı,
- Ücret,
- Çalışma saatleri,
- İşverenin kimliği
ispatlanmalıdır.
İş ilişkisi; işyeri kayıtları, banka ödemeleri, mesajlar, görev talimatları, kamera görüntüleri, servis ve yemek listeleri, giriş kartları ve tanıklarla ispatlanabilir.
Sigortasızlık nedeniyle hizmet tespiti ile iş kazasının tespiti aynı talep değildir. Davanın tarafları ve SGK’nın sürece katılımı somut uyuşmazlığa göre belirlenmelidir.
İş Kazası Sonrasında İşçi İşten Çıkarılabilir mi?
İş kazası geçirmek tek başına haklı fesih sebebi değildir. İşveren, yalnız kaza meydana geldiği veya işçi yasal haklarını aradığı için keyfî fesih yapamaz.
Bununla birlikte:
- Sağlık raporunun süresi,
- İşçinin işe dönüş durumu,
- İş Kanunu’ndaki bekleme süreleri,
- İşçinin işi yapmasının sağlık açısından mümkün olup olmadığı,
- İşverenin uygun işte çalışma imkânı,
- Fesih bildiriminin gerçek nedeni
incelenmelidir.
Fesih gerçekleşirse işe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurma süresi gündeme gelebilir. İş kazası dosyası takip edilirken işe iade ve işçilik alacağı süreleri ayrıca korunmalıdır.
İş Kazası Geçiren İşçinin SGK Hakları Nelerdir?
Koşulları oluştuğunda SGK tarafından şu haklar sağlanabilir:
- Geçici iş göremezlik ödeneği,
- Sürekli iş göremezlik geliri,
- Sağlık hizmetleri,
- Meslekte kazanma gücü kaybının tespiti,
- Ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir,
- Cenaze ödeneği,
- Şartları varsa hak sahibi kız çocuğuna evlenme ödeneği.
İş kazası sigortasındaki haklar ile işverenden istenebilecek maddi ve manevi tazminat aynı değildir. SGK tarafından bağlanan gelirlerin tazminat hesabına etkisi ayrıca değerlendirilir.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği Nasıl Alınır?
Çalışanın kaza nedeniyle geçici olarak çalışamaması hâlinde yetkili sağlık kuruluşundan istirahat raporu düzenlenebilir. İş kazasında, hastalık sigortasındaki gibi belirli bir prim günü şartı aranmaksızın raporlu dönem için geçici iş göremezlik ödeneği gündeme gelebilir.
Ödeme bakımından:
- Olayın SGK’ya iş kazası olarak bildirilmesi,
- Raporun usulüne uygun düzenlenmesi,
- İşverenin çalışılmadığına ilişkin bildirimi,
- Sigortalılık kayıtları,
- Rapor süresi
kontrol edilir.
İşverenin ücret ödemeye devam etmesi ile SGK geçici iş göremezlik ödeneğinin mahsubu, iş sözleşmesi ve işyeri uygulamasına göre ayrıca incelenebilir.
Sürekli İş Göremezlik Geliri İçin Hangi Oran Gerekir?
İş kazası sonucunda sigortalının meslekte kazanma gücünü en az yüzde 10 oranında kaybettiğinin SGK Sağlık Kurulunca belirlenmesi hâlinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir.
Bu oran:
- Hastanedeki engellilik oranıyla,
- Özel hastane raporuyla,
- İş göremezlik süresiyle,
- Ceza dosyasındaki basit tıbbi müdahale değerlendirmesiyle
aynı kavram değildir.
SGK meslekte kazanma gücü kaybını kendi mevzuatına göre belirler. Kurul kararına itiraz edilmesi hâlinde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve sonrasında yargı yolu gündeme gelebilir.
SGK’nın yüzde 10’un altında oran belirlemesi sürekli gelir bağlanmasını engelleyebilir; fakat işverene karşı geçici iş göremezlik ve diğer zarar taleplerinin tamamını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
İşverenden Hangi Tazminatlar İstenebilir?
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunuyorsa maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.
Maddi tazminat kapsamında somut duruma göre:
- Geçici çalışma gücü kaybı,
- Sürekli çalışma gücü kaybı,
- Kazanç kaybı,
- SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri,
- Bakıcı gideri,
- Ulaşım ve rehabilitasyon giderleri,
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar
değerlendirilebilir.
Manevi tazminatta yaralanmanın ağırlığı, tedavi süresi, kalıcı iz, yaş, kusur durumu ve olayın yaşam üzerindeki etkisi dikkate alınır.
İş kazası ölümle sonuçlanmışsa yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve koşulları varsa manevi tazminat talep edebilir.
İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
İş kazası tazminatı yalnız maluliyet oranıyla maaşın çarpılması yoluyla hesaplanmaz.
Başlıca hesap unsurları şunlardır:
- İşçinin yaşı.
- Kazadan önceki gerçek geliri.
- Geçici ve sürekli iş göremezlik oranı.
- İşveren, işçi ve üçüncü kişilerin kusur oranları.
- Aktif ve pasif çalışma dönemleri.
- Bilinen ve bilinmeyen dönem gelirleri.
- SGK tarafından bağlanan gelirin rücuya tabi bölümü.
- İşçinin ekonomik geleceğine etkisi.
- Ölüm hâlinde destek görenlerin yaşı ve destek payları.
İnternet üzerindeki otomatik hesaplama araçları yaklaşık fikir verebilir; fakat gerçek ücret, kusur, maluliyet ve SGK gelirleri belirlenmeden güvenilir dava değeri oluşturmaz.
İşveren “İşçi Kendi Kusuruyla Düştü” Derse Ne Olur?
İşçinin kusuru tazminatı azaltabilir; ancak işverenin sorumluluğunu her durumda tamamen kaldırmaz.
İşverenin özellikle:
- Risk değerlendirmesi,
- İş güvenliği eğitimi,
- Koruyucu ekipman teslimi,
- Makine koruyucuları,
- Çalışma ve bakım talimatları,
- Denetim,
- Uygun personel görevlendirmesi,
- Acil durum planları
incelenir.
İşçinin imzaladığı genel nitelikteki “eğitim aldım” formu, eğitimin fiilen ve işe uygun biçimde verildiğini her durumda kanıtlamaz. Kişisel koruyucu ekipmanın teslim edilmesi de kullanımın denetlendiğini tek başına göstermez.
Kusur oranı ceza dosyası, SGK incelemesi ve hukuk davasında farklı bilirkişi kurullarınca değerlendirilebilir.
Taşeron İşçisi Kazaya Uğrarsa Kim Sorumlu Olur?
Alt işveren çalışanının iş kazasında yalnız bordroyu düzenleyen taşeronun sorumlu olduğu varsayılmamalıdır.
Somut olaya göre:
- Alt işveren,
- Asıl işveren,
- Şantiye veya işyeri sahibi,
- İş güvenliği hizmetini yürüten kişiler,
- Makine üreticisi,
- Kusurlu üçüncü kişi
sorumlu olabilir.
Asıl işveren–alt işveren ilişkisi, işin organizasyonu, talimat yetkisi ve güvenlik önlemlerinin kim tarafından alınacağı araştırılmalıdır. İşverenlerin müteselsil sorumluluğu ve üçüncü kişiye yöneltilecek talepler ayrı hukuki temellere dayanabilir.
İş Kazasında Ceza Davası Açılır mı?
İş kazası yaralanma veya ölümle sonuçlandığında Cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturma yürütülebilir.
Olayın özelliklerine göre:
- Taksirle yaralama,
- Taksirle ölüme neden olma,
- Bilinçli taksir,
- İş güvenliği yükümlülüklerinin ihlali,
- Delillerin değiştirilmesi veya gizlenmesi
incelenebilir.
Ceza soruşturmasında şirketin yalnız tüzel kişiliği değil; işveren vekilleri, yöneticiler, şantiye şefi, teknik sorumlular ve olayda görevli kişiler bakımından kusur ve yükümlülük dağılımı araştırılır.
Ceza dosyasında verilen karar hukuk hâkimini her unsur yönünden bağlamaz. Buna rağmen olay yeri incelemesi, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları tazminat davasında önemli delil oluşturabilir.
Tazminat Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk bulunmaz.
Bu nedenle iş kazası tazminatı için doğrudan iş mahkemesinde dava açılabilir.
Buna karşılık aynı işçinin:
- Ücret,
- Fazla çalışma,
- Kıdem ve ihbar tazminatı,
- Yıllık izin,
- İşe iade
talepleri için farklı arabuluculuk hükümleri uygulanabilir. İş kazası talebinin bulunması bütün işçilik alacaklarını arabuluculuktan muaf hâle getirmez.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
İşçi ile işveren arasındaki iş kazası tazminatı ve iş kazasının tespiti uyuşmazlıklarında görevli mahkeme kural olarak iş mahkemesidir.
Yetkili mahkeme belirlenirken:
- Davalı işverenin yerleşim yeri,
- İşin yapıldığı işyerinin bulunduğu yer,
- Kazanın meydana geldiği yer,
- Birden fazla davalının bulunması
değerlendirilebilir.
İş mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Olayda işveren dışındaki üçüncü kişi, trafik sigortacısı, üretici veya başka bir şirket sorumluysa görev ve yetki ayrıca incelenmelidir. Bütün taleplerin aynı mahkemede görülebileceği varsayılmamalıdır.
İş Kazası Davasında SGK’ya Başvuru Gerekir mi?
Olay SGK tarafından henüz iş kazası olarak kabul edilmemişse doğrudan tazminat davasına geçilmesi usul sorunlarına ve bekletici meseleye neden olabilir.
Öncelikle:
- İşveren bildirimi araştırılmalıdır.
- SGK’ya iş kazası tespit başvurusu yapılmalıdır.
- Denetim raporu ve kurum kararı alınmalıdır.
- Maluliyet oluşmuşsa meslekte kazanma gücü kaybı süreci tamamlanmalıdır.
- Kurum kararına itiraz yolları değerlendirilmelidir.
SGK’nın iş kazası tespitiyle işverene karşı tazminat sorumluluğu farklı konulardır. Kurumun iş kazası kararı kusur oranını ve tazminat miktarını tek başına belirlemez.
İş Kazası Davasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
İşverene karşı iş kazasından doğan tazminat taleplerinde kural olarak 10 yıllık zamanaşımı değerlendirilir.
Ancak sürenin başlangıcı bakımından:
- Kazanın tarihi,
- Zararın veya maluliyetin gelişen nitelikte olup olmadığı,
- Kalıcı durumun ne zaman kesinleştiği,
- Davanın işverene mi üçüncü kişiye mi yöneltildiği,
- Fiilin aynı zamanda suç oluşturması,
- Ceza zamanaşımının daha uzun olup olmadığı
önem taşıyabilir.
“İş kazasında her durumda kaza gününden itibaren on yıl vardır” şeklindeki genelleme güvenli değildir. Gelişen zarar, sonradan ortaya çıkan maluliyet ve üçüncü kişi sorumluluğu ayrı değerlendirilmelidir.
İşe iade, ücret ve SGK işlemlerine ilişkin özel süreler ise tazminat zamanaşımından çok daha kısa olabilir.
Hangi Deliller Korunmalıdır?
Başlıca deliller şunlardır:
- İlk hastane ve ambulans kayıtları,
- İş kazası bildirim formu,
- İşverenin kaza tutanağı,
- Olay yeri fotoğraf ve videoları,
- Kamera kayıtları,
- Tanık bilgileri,
- Vardiya ve puantaj belgeleri,
- Görevlendirme yazıları,
- Eğitim ve ekipman teslim formları,
- Risk değerlendirmesi,
- Makine bakım kayıtları,
- Kolluk ve savcılık dosyası,
- SGK denetim raporu,
- Ücret bordroları ve banka kayıtları,
- Tedavi ve ulaşım giderleri,
- Sağlık kurulu ve maluliyet kararları.
Çalışan, işveren sistemindeki bütün verileri izinsiz biçimde kopyalamamalı; yalnız hakkıyla ilgili delilleri hukuka uygun yöntemlerle korumalıdır. Sağlık belgeleri özel nitelikli kişisel veri olduğundan sosyal medyada paylaşılmamalıdır.
İzlenebilecek Uygulama Sırası
- Sağlık müdahalesi alınmalı ve olay iş kazası olarak kaydettirilmelidir.
- İşverene yazılı bildirim yapılmalıdır.
- Olay yeri, tanık ve kamera delilleri korunmalıdır.
- İş kazası tutanağının örneği alınmalıdır.
- İşverenin üç iş günü içinde SGK bildirimi yapıp yapmadığı kontrol edilmelidir.
- Bildirim yapılmamışsa SGK’ya doğrudan başvurulmalıdır.
- Kolluk veya savcılık dosyasının numarası öğrenilmelidir.
- İstirahat raporları ve geçici iş göremezlik ödemeleri takip edilmelidir.
- Kalıcı zarar varsa SGK maluliyet süreci başlatılmalıdır.
- Gerçek ücret ve ekonomik kayıp belgelenmelidir.
- İşveren ve üçüncü kişilerin kusuru teknik olarak incelenmelidir.
- Tazminat, tespit ve ceza yolları birbirinden ayrı planlanmalıdır.
İki Kısa Örnek
Örnek 1: Şantiye çalışanı, korkuluğu bulunmayan iskeleden düşerek yaralanmıştır. Hastane kaydı, şantiye fotoğrafları, tanıklar ve iş güvenliği belgeleri korunmalı; SGK bildirimi kontrol edilerek kusur ve maluliyet incelemesinden sonra maddi ve manevi tazminat değerlendirilmelidir.
Örnek 2: Sigortası yapılmayan kurye, işverenin teslimat talimatını yerine getirirken trafik kazası geçirmiştir. Mesajlar, sipariş kayıtları ve konum verileriyle çalışma ilişkisi ve görevlendirme ispatlanarak SGK tespiti ile işveren ve trafik kazası sorumlularına ilişkin talepler birlikte incelenebilir.
Sık Sorulan Sorular
İş kazasını işveren bildirmezse hakkımı kaybeder miyim?
Hayır. Sağlık ve çalışma belgeleriyle SGK’ya doğrudan başvurabilir, olayın iş kazası olarak incelenmesini isteyebilirsiniz.
İş kazasında üç günlük süre işçi için de geçerli midir?
Üç iş günlük bildirim yükümlülüğü esas olarak işverene aittir. İşverenin süreyi kaçırması işçinin tespit ve sosyal güvenlik haklarını otomatik olarak sona erdirmez.
Sigortasız çalışırken iş kazası geçirirsem tazminat alabilir miyim?
Evet. Öncelikle çalışma ilişkisi ve kazanın işle bağlantısı ispatlanmalıdır. Sigortasızlık işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
İş kazasında yüzde 10 maluliyet şartı her tazminat için geçerli midir?
Hayır. Yüzde 10 sınırı SGK sürekli iş göremezlik geliri bakımından önemlidir. İşverene karşı tazminat talepleri zararın niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
İş kazası tazminat davasından önce arabulucuya gidilir mi?
Hayır. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir.
İşveren bütün hastane masraflarını öderse dava açılamaz mı?
Masrafların ödenmesi diğer zararları kendiliğinden sona erdirmez. Çalışma gücü kaybı, kazanç kaybı, manevi zarar ve gelecekteki zararlar ayrıca incelenebilir.
Sonuç
“İş kazası geçirdim, ne yapmalıyım?” sorusunun ilk cevabı, tedavi olurken olayın iş kazası olarak sağlık kayıtlarına geçirilmesini ve delillerin kaybolmadan korunmasını sağlamaktır.
İşverenin kazayı SGK’ya üç iş günü içinde bildirmesi gerekir. Bildirim yapılmaması çalışanın hakkını ortadan kaldırmaz; çalışan SGK’ya doğrudan başvurarak inceleme isteyebilir. Sigortasız çalışma da iş kazası ve tazminat haklarını kendiliğinden sona erdirmez.
SGK’nın geçici veya sürekli iş göremezlik yardımlarıyla işverene karşı maddi ve manevi tazminat talepleri birbirinden farklıdır. İş kazası tazminatında gerçek ücret, kusur, maluliyet, yaş, SGK gelirleri ve ekonomik gelecek birlikte değerlendirilmelidir.
Güncel Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu – özellikle m.13, 16, 18, 19 ve 21
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu – özellikle m.4 ve 14
- 4857 sayılı İş Kanunu
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu – görev, yetki ve arabuluculuk hükümleri
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – özellikle m.49, 53, 54, 55, 56 ve 146
- SGK İş Kazası ve Meslek Hastalığı e-Bildirim sistemi
- e-Devlet – İş Kazası ve Meslek Hastalığı e-Bildirim hizmeti
| Mevcut kaynak URL | Önerilen anchor metni | Yeni yazının hedef URL’si |
|---|---|---|
| İş Hukuku Avukatı | iş kazası geçiren çalışanın SGK ve tazminat hakları | https://www.iltanekmekcioglu.com/is-kazasi-gecirdim-ne-yapmaliyim/ |
| Maaşım Ödenmiyor: İşe Gitmeme ve Haklı Fesih Hakkı | iş kazası sonrası ücret ve iş göremezlik hakları | https://www.iltanekmekcioglu.com/is-kazasi-gecirdim-ne-yapmaliyim/ |
| Destekten Yoksun Kalma ve İş Kazası Tazminatında Yeni Faiz Kuralı | iş kazası tazminatında ilk işlemler ve deliller | https://www.iltanekmekcioglu.com/is-kazasi-gecirdim-ne-yapmaliyim/ |
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Sağlık kayıtları, iş kazası tutanağı, SGK incelemesi, çalışma ilişkisi, kusur raporu ve maluliyet durumu görülmeden somut uyuşmazlık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

