İş ve çalışma hürriyetinin ihlali ( TCK 117 )

Türkiye’de iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu TCK 117 çok önemli bir konudur. Cebir, tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kişinin serbestçe çalışması engellenirse, mağdurun şikâyeti üzerine fail altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Çaresizliği sömürerek ücretsiz veya insan onuruyla bağdaşmayan koşullarda çalıştırma daha ağır yaptırıma tabidir. Suç birden fazla kişiyle, silahla veya örgüt korkutuculuğuyla işlenirse (TCK m.119) ceza artar ve kovuşturma şikâyete bağlı olmaktan çıkar. Eylemin tehdit mi yoksa çalışma hürriyeti ihlali mi olduğunun doğru suç vasfı belirlenmesi kritiktir. Ceza hukuku avukatına danışın

Madde Metni

Madde 117- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.

(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Madde Gerekçesi 

MADDE 117.– Anayasamızda herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip bulunduğunu ve özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu açıklanmıştır. Bu suç tanımı ile söz konusu temel hürriyetin güvence altına alınması amaçlanmıştır.
Maddenin birinci fıkrasında, iş ve çalışma hürriyetinin ihlâli suç olarak tanımlanmıştır. Suçun oluşması için, bu ihlâlin cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla gerçekleştirilmesi gerekir. Bu fıkradaki suçun soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlıdır.
Maddenin ikinci fıkrasında belirtilen durumlar içinde bulunan kimseleri rızaları ile de olsa, sömürerek insan onuruna aykırı biçimde ve koşullar altında çalıştırmak suç hâline getirilmiş ve böylece Devletin Anayasada belirtilen sosyal devlet olmak niteliğini koruyan ve vurgulayan değerlerden çok önemli birisi ceza himayesi altına alınmıştır.
İş ve çalışma hürriyetinin kullanılışında kişilerin insan onuruna uygun koşullar içinde çalıştırılmaları esastır. Demokratik toplum kişilerin çaresizliğinin sömürülmesine dayalı bir serbest piyasa sisteminin uygulanmasıyla, elbette ki, bağdaşamaz. Bu nedenle maddenin ikinci fıkrası kaleme alınmıştır.
İkinci fıkrada yer alan suç, kişilerin çalışmalarının sömürülmesini engellemek amacını taşımaktadır. Kimsesiz, çaresiz veya belirli kişilere çeşitli nedenlerle bağımlı kişi, onun bu hâlinden yararlananlar sömürücü kişiler tarafından insanlık dışı durumları kabule veya bazı koşullara katlanmaya sevkedilebilmektedir.
Bu gibi fiilleri önlemek amacı ile maddenin üçüncü fıkrasında, kişileri ikinci fıkrada belirtilen duruma düşürmek üzere tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakil fiilleri de suç sayılmıştır. Kişileri, ikinci fıkrada belirlenen hâle düşürmemek için söz konusu hazırlık hareketlerini cezalandırmak yerindedir.
Maddenin dördüncü fıkrasında ayrı bir suç tanımına yer verilmiştir.
Söz konusu suçun oluşması için, cebir veya tehdit kullanılarak, işçi veya işverenlerin ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlanması ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olunması gerekir.

1. TCK 117 İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu Nedir?

İş ve çalışma hürriyeti, kişinin hukuka uygun bir ekonomik faaliyeti serbestçe seçebilmesini, sürdürebilmesini, sözleşme yapabilmesini ve teşebbüste bulunabilmesini ifade eder. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 117. maddesi, bu özgürlüğe yönelen müdahaleleri tek bir kalıpta değil, dört ayrı suç görünümü hâlinde düzenler. Maddenin birinci fıkrası cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla çalışma özgürlüğünün ihlalini; ikinci ve üçüncü fıkraları emek sömürüsünü ve bu amaçla kişi teminini; dördüncü fıkrası ise işçi veya işvereni çalışma şartlarını değiştirmeye zorlayan ya da işin durmasına yol açan cebir ve tehdidi yaptırıma bağlar.

TCK 117 uygulamasında temel sorun, her iş uyuşmazlığının veya her ticari çekişmenin ceza suçu sayılmamasıdır. Ücretin geç ödenmesi, sözleşmenin feshi, işten çıkarma, rekabet veya alacak anlaşmazlığı tek başına bu suçu oluşturmaz. Ceza sorumluluğu için ilgili fıkradaki hareketin, kastın ve sonuç unsurunun somut delillerle ortaya konulması gerekir. Bu nedenle olayın iş hukuku, ticaret hukuku veya borçlar hukuku boyutu ile ceza hukuku boyutu birbirinden ayrılmalıdır.

2. TCK 117 Madde Metninin Düzenlediği Dört Suç Görünümü

TCK 117’nin fıkraları aynı hukuki değeri korumakla birlikte hareket, mağdur, takip usulü ve yaptırım bakımından farklıdır. Uygulamada vasıflandırma yapılırken eylemin hangi fıkraya uyduğu açıkça gösterilmelidir.

Fıkra Korunan durum Temel hareket Takip Yaptırım
117/1 Bireysel çalışma özgürlüğü Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranışla ihlal Yalın hâli şikâyete bağlı 6 ay–2 yıl hapis veya adlî para
117/2 Sömürüye karşı korunma Ücretsiz ya da açıkça orantısız düşük ücretle çalıştırma; insan onuruna aykırı çalışma ve konaklama Re’sen 6 ay–3 yıl hapis veya en az 100 gün adlî para
117/3 Sömürü amacıyla kişi temininin önlenmesi 117/2’deki durumlara düşürmek üzere tedarik, sevk veya nakil Re’sen 117/2 ile aynı
117/4 İşçi ve işverenin irade serbestisi; işin devamı Cebir veya tehditle ücret ve koşulları değiştirmeye zorlama ya da işin durmasına neden olma Re’sen 6 ay–3 yıl hapis

2.1. Cebir, Tehdit veya Hukuka Aykırı Davranışla Çalışma Özgürlüğünün İhlali, TCK 117/1

Birinci fıkrada fail, cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla mağdurun iş ve çalışma hürriyetini ihlal eder. Cebir, mağdurun iradesini fiziksel güçle etkileyen hareketleri; tehdit, gelecekte bir kötülük gerçekleştirileceğinin bildirilmesiyle oluşturulan manevi baskıyı ifade eder. “Hukuka aykırı başka davranış” ise fiziksel veya sözlü zorlamayla sınırlı değildir. İşyerinin girişini haksız biçimde kapatmak, hizmet aracının hareketini engellemek, müşterileri korkutarak işletmeden uzaklaştırmak, üretim araçlarını kullanılamaz hâle getirmek veya hukuki yetki bulunmaksızın işyerinin faaliyetini fiilen durdurmak bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bu fıkra neticeli bir suçtur. Yalnızca tehdit içerikli sözün söylenmesi değil, söz veya davranışın mağdurun ekonomik faaliyetini engellemeye ya da ciddi şekilde sınırlandırmaya elverişli ve yönelik olması aranır. Yargıtay uygulamasında mahkûmiyet hükmünde hangi eylemin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranış olduğu ve çalışma özgürlüğünün nasıl ihlal edildiği somutlaştırılmalıdır. Failin öfkeli sözleri çalışma faaliyetini hedeflemiyorsa yalnızca tehdit veya başka bir suç gündeme gelebilir.

2.2. Çaresizlik, Kimsesizlik veya Bağlılığın Sömürülmesi, TCK 117/2

İkinci fıkra, ekonomik ve sosyal bakımdan kırılgan kişilerin emek sömürüsüne karşı korunmasını amaçlar. Suç, mağdurun içinde bulunduğu güçsüz durumdan yararlanılarak ücretsiz çalıştırılması, sunduğu hizmetle açıkça orantısız düşük ücretle çalıştırılması veya insan onuruyla bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılınmasıyla oluşabilir.

Kanun metninde “çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını” ifadeleri birlikte kullanılmıştır. Bu nedenle koşulların kümülatif mi, yoksa mağduru sömürüye elverişli kılan alternatif kırılganlık hâlleri mi olduğu öğretide tartışmalıdır. Ceza hukukunda kanunilik ve dar yorum ilkeleri gereği, somut olayda bu kavramların varlığı ve fail tarafından nasıl sömürüldüğü ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır. Yalnızca ücretin düşük olması yeterli değildir. Ücret ile hizmet arasındaki açık orantısızlık; çalışma süresi, işin niteliği, sorumluluk, piyasa ve emsal ücret, barınma koşulları, bağımlılık ilişkisi ve mağdurun gerçek anlamda işi reddedebilme imkânı birlikte incelenmelidir.

İnsan onuruyla bağdaşmayan koşullar değerlendirilirken aşırı ve güvensiz çalışma süreleri, temel sağlık ve hijyen şartlarının yokluğu, işyerinden ayrılmanın fiilen engellenmesi, kalabalık veya sağlıksız konaklama, temel ihtiyaçlara erişimin sınırlandırılması ve benzeri olgular önem taşır. Mağdurun görünüşte rıza göstermiş olması, sömürü ilişkisinin ekonomik veya sosyal bağımlılıktan kaynaklandığı durumlarda tek başına hukuka uygunluk sağlamaz.

2.3. Sömürü Amacıyla Tedarik, Sevk veya Nakil, TCK 117/3

Üçüncü fıkra, mağduru ikinci fıkradaki sömürü koşullarına düşürmek amacıyla tedarik eden, sevk eden veya bir yerden başka bir yere nakleden kişiyi, mağdur henüz fiilen çalıştırılmamış olsa dahi cezalandırır. Burada amaç unsuru belirleyicidir. İş bulmaya aracılık etmek, ulaşım sağlamak veya personel yönlendirmek tek başına suç değildir. Bu hareketlerin mağduru ücretsiz, açıkça orantısız düşük ücretli ya da insan onuruna aykırı çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılma amacıyla gerçekleştirilmesi gerekir.

Fiilin TCK 80’deki insan ticareti suçuyla örtüşmesi mümkündür. Tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma veya kişi üzerindeki denetim imkânından ya da çaresizlikten yararlanma gibi araçlar ve zorla çalıştırma amacı mevcutsa, insan ticareti yönünden ayrıca değerlendirme yapılmalıdır. Aynı hareketin birden fazla suça temas ettiği durumlarda içtima ve özel norm ilişkisi somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

2.4. İşçi veya İşvereni Çalışma Koşullarını Değiştirmeye Zorlama, TCK 117/4

Dördüncü fıkra, cebir veya tehdit kullanılarak işçilerin ya da işverenlerin ücretleri azaltıp çoğaltmaya, daha önce kabul edilenlerden farklı koşullar altında anlaşma kabul etmeye zorlanmasını; bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olunmasını suç sayar. Bu düzenleme hem işçinin hem de işverenin serbest iradesini korur.

Hukuka uygun grev, lokavt, toplantı, gösteri veya sendikal faaliyet ile cebir ve tehdide dayalı engelleme birbirinden ayrılmalıdır. Bir hakkın mevzuata uygun biçimde kullanılması suç oluşturmaz. Buna karşılık toplu pazarlık veya iş uyuşmazlığı görüntüsü altında kişilere yönelik cebir ya da ciddi tehdit kullanılması, işyerine giriş çıkışın zorla engellenmesi veya üretimin bu yöntemlerle durdurulması TCK 117/4 kapsamında değerlendirilebilir. Yargıtay, ihracat yükünün araçlara yüklenmesinin engellenmesi nedeniyle işin durduğu olaylarda dördüncü fıkranın tartışılmasını istemiştir.

3. Suçla Korunan Hukuki Değer

TCK 117 ile öncelikle bireyin ekonomik alandaki irade ve hareket özgürlüğü korunur. Kişi, üçüncü kişilerin hukuka aykırı baskısı olmadan iş seçebilmeli, çalışabilmeli, işletme kurabilmeli ve hukuka uygun ekonomik faaliyetini sürdürebilmelidir. İkinci ve üçüncü fıkralar yönünden insan onuru ve emeğin sömürüye karşı korunması da ön plana çıkar. Dördüncü fıkra ise bireysel iradenin yanında çalışma barışını ve işin serbestçe devamını korur.

Anayasa’nın zorla çalıştırma yasağına ilişkin 18. maddesi, çalışma ve sözleşme hürriyetine ilişkin 48. maddesi ve çalışma hakkını güvence altına alan 49. maddesi, bu korumanın anayasal temelini oluşturur. Ancak ceza sorumluluğu doğrudan Anayasa hükmünden değil, TCK 117’deki tipiklik şartlarının gerçekleşmesinden doğar.

4. Maddi Unsurlar

4.1. Fail

TCK 117’deki suçların faili kural olarak herkes olabilir. Failin işveren, işçi, rakip işletmeci, alacaklı, taşınmaz maliki, sendika üyesi veya kamu görevlisi olması şart değildir. Bununla birlikte failin sıfatı, olayın hukuki niteliğini ve TCK 119’daki nitelikli hâlleri etkileyebilir. Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmışsa cezanın artırılması gündeme gelir.

Bir tüzel kişi doğrudan ceza sorumluluğunun faili olmaz. Eylemi gerçekleştiren, emreden veya suça iştirak eden gerçek kişilerin sorumluluğu değerlendirilir. Tüzel kişi bakımından güvenlik tedbiri uygulanabilmesi ise kanunda açık düzenleme bulunmasına bağlıdır.

4.2. Mağdur

Birinci fıkranın mağduru, hukuka uygun biçimde gelir elde etmeye yönelik ekonomik faaliyeti engellenen işçi, işveren, esnaf, serbest meslek mensubu veya girişimci olabilir. Tüzel kişinin işletme faaliyeti hedef alınsa dahi kişisel özgürlüğün ihlali bakımından mağdur sıfatı; somut olayda faaliyeti yürüten gerçek kişiler, yöneticiler, ortaklar veya çalışanlar yönünden ayrıca belirlenmelidir.

İkinci ve üçüncü fıkralarda mağdur, çaresizliği, kimsesizliği veya bağlılık ilişkisi nedeniyle sömürüye açık duruma getirilen kişidir. Dördüncü fıkranın mağduru ise cebir veya tehditle ücret ve çalışma şartlarını değiştirmeye zorlanan işçi ya da işveren ile işin durdurulmasından doğrudan etkilenen kişilerdir.

4.3. Hareket ve Netice

TCK 117/1 seçimlik hareketli ve neticeli bir suçtur. Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranıştan birinin gerçekleştirilmesi ve bu hareketin iş ve çalışma özgürlüğünü ihlal etmesi gerekir. İhlal, faaliyetin tamamen sona erdirilmesi şeklinde olabileceği gibi ciddi biçimde güçleştirilmesi veya sınırlandırılması şeklinde de gerçekleşebilir. Hareket ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.

TCK 117/2’de mağdurun fiilen ücretsiz ya da açıkça orantısız düşük ücretle çalıştırılması veya insan onuruyla bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılınması aranır. TCK 117/3’te ise tedarik, sevk veya nakil hareketlerinden birinin sömürü amacıyla gerçekleştirilmesi suçun tamamlanması için yeterlidir. TCK 117/4 bakımından zorlama veya işin durması, sona ermesi ya da durmanın devamı somut olgularla gösterilmelidir.

4.4. Çalışmanın Hukuka Uygun Olması

Ceza hukuku, hukuka aykırı bir faaliyetin serbestçe sürdürülmesini korumaz. İzne veya ruhsata tabi işlerde suç tarihi itibarıyla gerekli hukuki şartların bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bununla birlikte idari eksiklik ile çalışma faaliyetinin tümüyle hukuk dışı olması aynı şey değildir. İzin, ruhsat, trafik hattı veya çalışma yetkisi tartışmalıysa ilgili idari belgeler getirtilmeli ve suç tarihi esas alınmalıdır.

5. Manevi Unsur

TCK 117’de düzenlenen suçlar kasten işlenebilir. Taksirli hâl cezalandırılmaz. Fail, mağdurun çalışma özgürlüğüne müdahale ettiğini veya sömürü koşullarını bilerek hareket etmeli ve sonucu istemelidir. Birinci fıkrada eylemin ekonomik faaliyeti hedeflemesi gerekir. Sırf korkutma, öfke veya husumet saikiyle söylenen, çalışmayı engellemeye yönelmeyen sözler somut olaya göre tehdit suçunu oluşturabilse de TCK 117 kapsamında kalmayabilir.

Üçüncü fıkra özel amaç taşır. Fail, mağduru ikinci fıkradaki ücretsiz, açıkça orantısız düşük ücretli ya da insan onuruna aykırı çalışma veya konaklama koşullarına düşürmek üzere tedarik, sevk veya nakletmelidir. Bu amaç ispatlanamazsa yalnızca işe aracılık veya ulaşım sağlama ceza sorumluluğu doğurmaz. İkinci ve dördüncü fıkralarda kanunda ayrıca bir saik belirtilmediğinden genel kast yeterlidir; ancak failin mağdurun kırılganlığını veya uyguladığı cebir ve tehdidin çalışma koşullarına etkisini bilmesi gerekir.

6. Hukuka Aykırılık ve Hakkın Kullanılması

Tipik fiilin aynı zamanda hukuka aykırı olması gerekir. Kanundan doğan yetkinin kullanılması, mahkeme veya idari makam kararının usulünce uygulanması, hukuka uygun grev ve lokavt, meşru sendikal faaliyet, sözleşmeden kaynaklanan fesih yetkisinin sınırları içinde kullanılması veya hukuka uygun rekabet TCK 117 kapsamında suç oluşturmaz.

Bununla birlikte bir alacağın varlığı, işyerinin mülkiyetine ilişkin uyuşmazlık veya sözleşmenin ihlal edildiği iddiası, cebir ve tehdit kullanımını meşru kılmaz. Hak sahibi olduğunu düşünen kişi, yasal başvuru yollarına müracaat etmelidir. İşyerini basmak, çalışanları korkutmak, makineleri durdurmak veya müşterileri tehditle uzaklaştırmak hukuki uyuşmazlığı ceza hukuku alanına taşıyabilir.

7. TCK 119 Kapsamındaki Nitelikli Hâller

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun kanunda sayılan yöntemlerle işlenmesi hâlinde TCK 119 uyarınca ceza bir kat artırılır. Uygulamada özellikle TCK 117/1 yönünden bu nitelikli hâller önem taşır.

  • Suçun silahla işlenmesi.
  • Failin kendisini tanınmayacak hâle koyması, imzasız mektup veya özel işaretlerle hareket etmesi.
  • Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi.
  • Var olan veya varsayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılması.
  • Kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması.

Nitelikli hâlin uygulanabilmesi için yalnızca birden fazla kişinin olay yerinde bulunması yeterli değildir. Faillerin suçun icrasına müşterek hâkimiyet sağlayan ortak katkıları somutlaştırılmalıdır. TCK 119 kapsamındaki cebir sonucunda kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşmişse, ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.

8. Teşebbüs

TCK 117/1 bakımından fail cebir, tehdit veya hukuka aykırı davranışla icraya başladığı hâlde çalışma özgürlüğü failin iradesi dışındaki nedenle ihlal edilmezse teşebbüs gündeme gelebilir. Örneğin işyerinin girişini kapatmaya başlayan failin kolluk müdahalesiyle engellenmesi ve faaliyetin hiç kesilmemesi durumunda icra hareketlerinin ulaştığı aşama değerlendirilir.

TCK 117/2’de mağdurla sömürü koşullarında çalışma konusunda anlaşılmasına rağmen mağdurun failin iradesi dışındaki nedenle işe başlamaması gibi ayrılabilir icra hareketlerinde teşebbüs tartışılabilir. Üçüncü fıkrada tedarik, sevk veya nakil hareketinin tamamlanmasıyla suç oluştuğundan, hazırlık hareketi ile icra hareketi dikkatle ayrılmalıdır. Dördüncü fıkrada zorlama veya işin durması sonucu gerçekleşmezse teşebbüs hükümleri somut olayın özelliklerine göre uygulanabilir.

9. İştirak

Suça müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme mümkündür. İşyerinin girişini birlikte kapatan, çalışanları ortak iradeyle tehdit eden veya sömürü amacıyla kişilerin temin ve naklini iş bölümü içinde gerçekleştiren kişiler, katkılarının niteliğine göre sorumlu tutulur. Yalnızca olay yerinde bulunmak, akrabalık veya iş ilişkisi içinde olmak iştirak için yeterli değildir.

Birden fazla kişinin fiili birlikte işlemesi hem müşterek faillik hükümlerini hem de şartları varsa TCK 119/1.c’deki ceza artırımını gündeme getirebilir. Bu durum çifte değerlendirme yasağına aykırı sayılmaz; biri suça katılma biçimini, diğeri suçun daha ağır işleniş şeklini düzenler. Ancak her kişinin ortak suç iradesi ve icra üzerindeki katkısı delillerle ayrı ayrı gösterilmelidir.

10. İçtima ve Benzer Suçlardan Ayrım

10.1. Tehdit ve Kasten Yaralama Suçları

Cebir veya tehdit, TCK 117/1 ve 117/4’ün unsurunu oluşturduğunda aynı fiil nedeniyle ayrıca genel nitelikteki tehdit veya cebir suçundan ceza verilmemesi gerekir. Buna karşılık eylem çalışma özgürlüğünü hedeflemiyor veya ihlal sonucu doğurmuyorsa TCK 106’daki tehdit suçu gündeme gelebilir. TCK 119/2, cebrin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucuna yol açması hâlinde ayrıca kasten yaralama hükümlerinin uygulanacağını açıkça düzenler.

10.2. Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi, TCK 118

Müdahale bireysel ekonomik faaliyetten çok sendikaya üye olma veya olmama, sendikal faaliyetlere katılma, sendikadan ayrılma ya da sendikanın faaliyetini engelleme amacına yönelmişse TCK 118 öncelikle değerlendirilmelidir. Aynı olayda bağımsız fiillerle hem bireysel çalışma özgürlüğü hem sendikal haklar ihlal edilmişse içtima kuralları uygulanır.

10.3. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve İnsan Ticareti

Mağdurun işyerinden veya konaklama yerinden ayrılması fiilen engellenmişse TCK 109’daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ayrıca oluşabilir. Mağdur zorla çalıştırma veya hizmet ettirme amacıyla TCK 80’de sayılan araç hareketler kullanılarak tedarik edilmiş, sevk edilmiş, nakledilmiş, ülkeye sokulmuş, ülkeden çıkarılmış veya barındırılmışsa insan ticareti suçu gündeme gelir. TCK 80 ile TCK 117/2 ve 117/3 arasındaki ilişki, hareketlerin ve korunan hukuki değerlerin örtüşme derecesine göre fikri içtima, özel norm veya gerçek içtima çerçevesinde değerlendirilmelidir.

10.4. İş Hukuku ve İdari Yaptırımlar

Sigortasız çalıştırma, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi, asgari ücret ihlali, iş sağlığı ve güvenliği eksikliği veya haksız fesih; iş, sosyal güvenlik ve idare hukuku bakımından sonuç doğurabilir. Bu aykırılıklar, TCK 117/2’deki sömürü unsurları ve insan onuruna aykırı koşullarla birleşmedikçe kendiliğinden TCK 117 suçu sayılmaz. Ceza soruşturması ile işçilik alacakları, hizmet tespiti ve idari denetim süreçleri birbirinden bağımsız yürüyebilir.

11. Şikâyet, Uzlaştırma, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

11.1. Şikâyet Süresi

TCK 117/1’in yalın hâlinin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır. Şikâyetten vazgeçme, şartları varsa kamu davasının düşmesine yol açabilir. TCK 117/2, 117/3 ve 117/4 ise şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur.

TCK 119’daki nitelikli hâllerin bulunması durumunda şikâyet koşulunun devam edip etmediği ile uzlaştırma kapsamı aynı mesele değildir. Yargıtay’ın nitelikli hâllerde re’sen kovuşturma yapılması gerektiğini kabul eden kararları bulunmaktadır. Bu nedenle silah, birlikte işleme veya kamu nüfuzunun kötüye kullanılması iddiası varsa takip şartı, suç tarihi ve güncel içtihat birlikte incelenmelidir.

11.2. Uzlaştırma

CMK 253/1.b.5 uyarınca TCK 117/1 ile TCK 119/1.c, yani suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâli, açıkça uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturma veya kovuşturma sırasında uzlaştırma işlemi tamamlanmadan esasa ilişkin karar verilmemelidir. TCK 117/2, 117/3 ve 117/4 yetişkin failler bakımından uzlaştırma kapsamında değildir. Şikâyete tabi olmak ile uzlaştırmaya tabi olmak farklı kurumlardır; kanun, bazı re’sen takip edilen suçları da açıkça uzlaştırma kapsamına alabilir.

Suça sürüklenen çocuklar yönünden CMK 253’teki genişletilmiş kapsam ayrıca dikkate alınmalıdır. Adalet Bakanlığının 10 Şubat 2026 tarihli güncel listesinde TCK 117/2, 117/3 ve 117/4, yalnızca suça sürüklenen çocuklar bakımından uzlaştırma kapsamında gösterilmiştir. Birlikte işlenen suçlar ve yetişkin ile çocuk faillerin aynı dosyada bulunması hâlinde uzlaştırma şartları somut dosya üzerinden ayrıca incelenmelidir.

11.3. Görevli ve Yetkili Mahkeme

TCK 117 kapsamındaki davalarda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetki kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Mesaj, telefon, internet veya farklı yerlerde devam eden eylemlerde CMK’nın genel ve özel yetki kuralları somut olaya göre uygulanır.

11.4. Dava Zamanaşımı

TCK 117’de öngörülen cezaların üst sınırı dikkate alındığında olağan dava zamanaşımı süresi kural olarak sekiz yıldır. Zamanaşımını kesen veya durduran nedenler, failin yaşı ve suçun işleniş biçimi süre hesabını etkileyebilir. Şikâyete bağlı 117/1 yönünden altı aylık şikâyet süresi ile dava zamanaşımı birbirinden farklıdır; süresinde şikâyet edilmemesi, sekiz yıllık süre dolmamış olsa dahi soruşturma yapılmasını engeller.

12. TCK 117 Suçunun Cezası

  • TCK 117/1: Altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası.
  • TCK 117/2: Altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası.
  • TCK 117/3: TCK 117/2 ile aynı ceza.
  • TCK 117/4: Altı aydan üç yıla kadar hapis cezası.
  • TCK 119’daki nitelikli hâller: Belirlenen ceza bir kat artırılır.

Kanunda hapis veya adlî para cezasının seçenek olarak gösterildiği fıkralarda mahkeme, somut olayın özelliklerine göre bu cezalardan birini temel yaptırım olarak seçer. Dördüncü fıkrada doğrudan adlî para cezası seçeneği bulunmaz. Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlar ise hüküm tarihinde yürürlükte bulunan genel şartlar çerçevesinde ayrıca değerlendirilir; bunların uygulanması otomatik değildir.

13. Suçun İspatı ve Deliller

TCK 117 dosyalarında yalnızca taraf beyanlarıyla yetinilmemeli; eylemin ekonomik faaliyeti nasıl etkilediği ve failin amacı objektif delillerle ortaya konulmalıdır. Aşağıdaki deliller olayın niteliğine göre önem taşıyabilir:

  • İşyeri kamera kayıtları, çevre kamera görüntüleri, giriş çıkış ve araç takip kayıtları.
  • Mesajlar, e-postalar, sosyal medya yazışmaları, usulüne uygun iletişim kayıtları ve ses kayıtlarının hukuka uygunluğu.
  • Çalışan, müşteri, tedarikçi, güvenlik görevlisi ve komşu işyeri tanıklarının anlatımları.
  • İşyeri açma ve çalışma ruhsatı, hat veya güzergâh izinleri, sözleşmeler ve idari makam kararları.
  • Bordro, banka ödeme kayıtları, SGK kayıtları, çalışma çizelgeleri ve emsal ücret araştırması.
  • İş müfettişi raporları, iş sağlığı ve güvenliği tutanakları, konaklama alanı fotoğraf ve incelemeleri.
  • Üretim kaybı, iş durması, iptal edilen sevkiyat ve müşteri kaybını gösteren ticari kayıtlar.

Delilin hukuka uygun elde edilmesi zorunludur. Özellikle gizli ses veya görüntü kaydı, kişisel veri ve haberleşme içerikleri bakımından hukuka uygunluk ayrı değerlendirilmelidir. Mahkûmiyet; varsayıma değil, her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delile dayanmalıdır.

14. Yargıtay Uygulamasından Öne Çıkan İlkeler

  1. Eylem somutlaştırılmalıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2022/14871 E., 2025/626 K. sayılı kararında, sanığın hangi eyleminin cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka davranış oluşturduğunun ve çalışma özgürlüğünü nasıl ihlal ettiğinin gerekçede açıklanmasını aramıştır.
  2. Çalışma faaliyetini hedefleme aranır. Salt tehdit içeren sözler ekonomik faaliyeti engellemeye yönelmiyorsa TCK 117 yerine tehdit suçu gündeme gelebilir. Buna karşılık aynı işkolunda işyeri açmayı engellemek için ölüm veya zarar tehdidinde bulunulması TCK 117/1 kapsamında tartışılmalıdır.
  3. Ekonomik faaliyet hukuka uygun olmalıdır. Yolcu taşıma hattı veya durak hakkı gibi izinlere tabi faaliyetlerde, suç tarihindeki idari yetki araştırılmadan hüküm kurulamaz.
  4. Birlikte işleme nitelikli hâldir. Birden fazla kişinin ortak hareketle mağdura “buradan yolcu alamazsın” veya benzeri tehditler yöneltmesi hâlinde TCK 117/1 ve 119/1.c birlikte değerlendirilmelidir.
  5. Tehdit, çalışma özgürlüğünün ihlali içinde eriyebilir. Şantiyeye gidip çalışanları tehdit ederek işi durdurmaya yönelik bütüncül eylemde, ayrıca tehdit suçundan bağımsız değerlendirme yerine TCK 117 kapsamında vasıflandırma yapılması gerekebilir.
  6. İşin durması hâlinde 117/4 tartışılmalıdır. Yükleme faaliyetinin engellenmesi nedeniyle ihracat işinin durması veya sona ermesi gibi olaylarda dördüncü fıkranın unsurları araştırılmalıdır.

15. Uygulamaya Yönelik Örnekler

Örnek 1: Rakip işletmenin faaliyetine tehditle engel olma

Aynı bölgede yolcu taşımacılığı yapan iki kişi, rakip sürücünün durağa gelmesini engellemek için “buradan yolcu alırsan seni yaşatmayız” diyerek aracın önünü keser. Mağdur sefer yapamaz. Tehdidin doğrudan gelir getirici faaliyeti hedeflemesi ve fiilî engelleme sonucu nedeniyle TCK 117/1 gündeme gelir. Eylem birden fazla kişi tarafından ortaklaşa gerçekleştirilmişse TCK 119/1.c uyarınca cezanın artırılması gerekir. Aynı olay bakımından uzlaştırma hükümleri de CMK 253 çerçevesinde uygulanır.

Örnek 2: Kırılgan işçinin sömürülmesi

Barınacak yeri ve sosyal desteği bulunmayan yabancı bir işçi, pasaportuna fiilen el konularak şantiyede uzun saatler boyunca ücretsiz çalıştırılır ve sağlıksız bir depoda kalmaya zorlanır. Olayda mağdurun çaresizliği ve bağlılığının sömürülmesi, ücretsiz çalışma, insan onuruna aykırı konaklama ve işyerinden ayrılmanın engellenmesi birlikte değerlendirilir. TCK 117/2’nin yanında, kullanılan yöntem ve amaçlara göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile insan ticareti suçları da araştırılmalıdır.

16. Sıkça Sorulan Sorular

TCK 117 suçu yalnızca işveren tarafından mı işlenebilir?

Hayır. Suçun faili işveren, işçi, rakip işletmeci, alacaklı, taşınmaz sahibi, kamu görevlisi veya başka herhangi bir kişi olabilir. Önemli olan failin sıfatı değil, kanundaki hareketi gerçekleştirmesidir.

İşten çıkarma TCK 117 suçunu oluşturur mu?

Kural olarak hayır. Haksız veya geçersiz fesih iş hukuku sonuçları doğurur. Ancak işçinin cebir veya tehditle farklı çalışma koşullarını kabul etmeye zorlanması ya da bağımlılığının sömürülmesi gibi ek unsurlar varsa TCK 117 ayrıca değerlendirilebilir.

Rakibin müşterilerini kazanmak çalışma hürriyetini ihlal eder mi?

Hukuka uygun rekabet suç değildir. Müşterilerin cebir, tehdit, sabotaj veya başka hukuka aykırı davranışlarla korkutulup işletmeden uzaklaştırılması hâlinde TCK 117 gündeme gelebilir.

TCK 117 şikâyete tabi midir?

TCK 117/1’in yalın hâli şikâyete tabidir ve süre, fail ile fiilin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. TCK 117/2, 117/3 ve 117/4 re’sen soruşturulur. TCK 119’daki nitelikli hâllerde takip koşulu güncel içtihatla birlikte ayrıca incelenmelidir.

TCK 117 uzlaştırmaya tabi midir?

TCK 117/1 ile suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği TCK 119/1.c hâli uzlaştırma kapsamındadır. Diğer fıkralar yetişkin failler bakımından uzlaştırmaya tabi değildir. Suça sürüklenen çocuklar yönünden CMK 253’teki özel genişleme ayrıca değerlendirilmelidir.

Düşük ücret ödemek tek başına suç mudur?

Tek başına her düşük ücret TCK 117/2 suçunu oluşturmaz. Mağdurun kırılgan durumunun sömürülmesi ve ücretin verilen hizmetle açıkça orantısız olması gerekir. Asgari ücret veya işçilik alacağı ihlali ayrıca iş hukuku ve idari yaptırım konusu olabilir.

TCK 117 davasına hangi mahkeme bakar?

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetki kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.

İşyerinin önünde protesto yapmak suç mudur?

Barışçıl ve hukuka uygun protesto tek başına suç oluşturmaz. Cebir, ciddi tehdit, işyerine giriş çıkışı hukuka aykırı biçimde engelleme veya işi zorla durdurma varsa ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.

17. Kaynakça ve Referanslar

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, güncel mevzuat metni
  2. Türk Hukuk Sitesi, TCK 117 madde gerekçesi ve şerhi
  3. Adalet Bakanlığı, Uzlaştırma Kapsamına Giren Suç Listesi, 10.02.2026
  4. 7188 sayılı Kanun, CMK 253 değişikliği
  5. Sinan Bayındır, İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu, DEÜ Hukuk Fakültesi Dergisi
  6. Türk Ceza Kanunu’nda İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçları, DEÜ AVESİS
  7. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/3830 E., 2021/26340 K., karar incelemesi
  8. Yargıtay karar özetleri, TCK 117

18. YARGI KARARLARI

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2023/12955 K. 2025/1551 T. 23.1.2025 • İŞ VE ÇALIŞMA HÜRRİYETİNİN İHLALİ SUÇU ( Sanığa Ek Savunma Hakkı Verilmeden İddianamede Gösterilmeyen 5237 Sayılı Kanun’un 119/1-C Maddesinin Uygulanmasının Hukuka Aykırılığı ) • SUÇUN NİTELİĞİNİN DEĞİŞMESİ ( İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu – Sanığa Ek Savunma Hakkı Verilmeden İddianamede Gösterilmeyen 5237 Sayılı Kanun’un 119/1-C Maddesinin Uygulanması Suretiyle 5271 Sayılı Kanun’un 226/2. Maddesine Aykırı Davranılmasının Bozma Gerektirdiği )

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ E. 2023/6238 K. 2024/7833 T. 14.5.2024 • HIRSIZLIK SUÇU ( Mahkemece Bozma İlâmından Sonra SSÇ Adına Duruşma Günü Bildirir Bozma İlâmı Ekli Davetiye Çıkarıldığı Suça Sürüklenen Çocuğun Duruşmalara Katılmadığı Bu Suretle Suça Sürüklenen Çocuğun Bozmaya Karşı Beyanı Alınmadan Bozma İlâmına Uyulmasına Karar Verildiği/SSÇ ve Müdafiinin Hazır Bulunmadığı Oturumda Aleyhe Bozma Kararına Karşı Diyecekleri Saptanmadan Bozma İlâmına Uyulmasına Karar Verildikten Sonra Yargılamaya Devamla Savunma Hakkının Kısıtlanmasının İsabetsiz Olduğu ) • ASLİ DAVA ZAMANAŞIMI ( Hırsızlık Suçu – Suça Sürüklenen Çocukların Gündüz Vakti Katılana Ait Fındıkları Dükkânın Önünden Çalmaları Şeklindeki Eylemlerinin Hırsızlık Suçunu Oluşturduğu ve Bu Suç İçin Öngörülen Asli Dava Zamanaşımının İlk Mahkûmiyet Hükmünün Verildiği Tarihten İtibaren Hüküm Tarihine Kadar Geçtiği/Davaların Zamanaşımı Nedeniyle Düşürülmesine Karar Verilmesi Gerektiği ) • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( Suça Sürüklenen Çocuğun ve Müdafiinin Hazır Bulunmadığı Oturumda Aleyhe Bozma Kararına Karşı Diyecekleri Saptanmadan Bozma İlâmına Uyulmasına Karar Verildikten Sonra Yargılamaya Devamla Karar Verilmesinin Hukuka Aykırılığı ) • SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞA SON SÖZÜNÜN SORULMAMASI ( 5271 Sayılı CMK’nın 216/3. Maddesine Aykırı Olarak Hazır Olan Suça Sürüklenen Çocuğa Son Sözü Sorulmadan Mahkûmiyetine Karar Verilmesinin Bozma Gerektirdiği )

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2021/13296 K. 2023/25634 T. 13.12.2023 • İŞ VE ÇALIŞMA HÜRRİYETİNİN İHLALİ VE HAKARET SUÇU ( Sanığın Aşamalardaki Savunması ve Dosya İçerisindeki Bilirkişi Raporu Karşısında Sanığın Cezalandırılabilmesine Yeterli Kesin İnandırıcı Delil Bulunmadığı Gözetilmeden Mahkumiyetine Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Görüldüğü ) • ZAMANAŞIMI ( 5237 Sayılı Kanun’un 117. Maddesinin Birinci Fıkrasıyla 119. Maddesinin Birinci Fıkrasının ( C ) ve ( E ) Bentleri Uyarınca Belirlenecek Cezanın Türü ve Üst Sınırına Göre Aynı Kanun’un 66. Maddesinin Birinci Fıkrasının ( E ) Bendi Gereği 8 Yıllık Olağan Zamanaşımı Süresinin Öngörüldüğü – Zamanaşımı Süresini Kesen Son İşlem Olan Sanıkların Savunma Tarihinden İtibaren 8 Yıllık Olağan Zamanaşımı Süresinin Gerçekleşmiş Olduğu )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2020/175 K. 2023/325 T. 31.5.2023 • İŞ YERİ DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ ( Sanıkların Para Bulmak Amacıyla Mağdurun İş Yerinin Önünden Geçtikleri Esnada Fikir ve Eylem Birliğiyle Girmeye Karar Verdikleri Her İki Sanığın da Suçun İcra Hareketlerine Birlikte Başlayarak İş Yeri Pencerelerini Zorladıkları Katlanabilir Pencereyi İttirerek Açan Sanığın İş Bölümü Gereğince İçeri Girdiği Diğer Sanığın Dışarıda Gözcü Olarak Kaldığı Olayda Her İki Sanığın Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali Suçlarının İşlenişi Üzerinde Ortak Hâkimiyet Kurdukları ve Asli Fail Olduklarının Kabulü Gerektiği ) • SUÇUN BİRLİKTE İŞLENMESİ ( Sanıklar Hakkında TCK Md.119/1-c’nin Uygulanabilmesi İçin Suçun İcra Hareketlerine Beraberce ve Doğrudan Katılmaları Yeterli Olup Suçun Birlikte İşlenmesi Koşulunun Sağlanması Bakımından Sanıklarının Tamamının İçeriye Girmeleri Gerekmediği Gibi Mağdurun Olay Yerinde Sanıkları Görmesinin de Zorunlu Olmadığı Hususları Dikkate Alındığında Özel Dairenin Onama Kararında İsabetsizlik Bulunmadığı Nazara Alınarak Haklı Nedene Dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtirazının Reddine Karar Verilmesi Gerektiği ) • HIRSIZLIK SUÇU ( Sanıkların Gece İş Yerine Hırsızlık Amacıyla Geldikleri İş Yerinin Camını Zorladıkları Camı Açarak Birinin İçeri Girdiği ve Kasadan Para Çalarak Çıktığı Bu Sırada Diğerinin Gözcülük Yaptığı Olayda Sanıklar Hakkında TCK Md.119/1-c’nin Uygulanabilmesi İçin Suçun İcra Hareketlerine Beraberce ve Doğrudan Katılmaları Yeterli Olduğundan Haklı Nedene Dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtirazının Reddine Karar Verilmesi Gerektiği )

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ E. 2021/19522 K. 2022/16205 T. 22.11.2022 • İŞ VE ÇALIŞMA HÜRRİYETİNİN İHLALİ SUÇU ( Katılanın Şikayetinde Sanıkların Kendisine “Sen Bu İşten Zararlı Çıkacaksın Bunu Göreceksin” Şeklinde Tehdit Vari Sözler Söylediklerini Bu Konuşmalara Yanında Misafir Olarak Bulunan Kişi ve Babasının Şahit Olduğunu Beyan Ettiği Ancak Bu Tanıkların Beyanlarına Başvurulmadığı Anlaşılmakla Öncelikle Katılanın Beyanında Geçen Kişilerin Tanık Olarak Dinlenip Katılanın İddia Ettiği Şekilde Bir Tehdit Olayının Olup Olmadığının Araştırılması Gerektiği ) • TANIK DİNLENİLMESİ ( Katılanın Şikayetinde Şoförün Kullandığı Kamyonun Sanıklar Tarafından Zorla Durdurulup “Biz Bu Köyde Baranları İstemiyoruz Bu Bölgeden İş Alınmayacağını Söyledik Alındığı Zaman Sonuçları Böyle Olur” Şeklinde Tehdit Ettiklerini Beyan Ettiği Ancak Söz Konusu Kişinin Dinlenmediği – İlgili Araç Şoförleri Tespit Edilerek Beyanlarına Başvurulması Gerektiği ) • UZLAŞTIRMA ( İş ve Çalışma Hürriyeti İhlali Suçunun da Uzlaşma Kapsamına Alındığının Anlaşılması Karşısında 5237 Sayılı TCK’nın 7/2. Maddesi de Gözetilerek 7188 Sayılı Kanun’un 26. Maddesiyle Değişik CMK’nın 254. Maddesi Uyarınca Aynı Kanunun 253. Maddesinde Belirtilen Esas ve Usûle Göre Uzlaştırma İşlemleri Yerine Getirildikten Sonra Sonucuna Göre Sanıkların Hukuki Durumlarının Yeniden Değerlendirilmesi Gerektiği )

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2022/8616 K. 2022/22748 T. 16.11.2022 • KASTEN YARALAMA SUÇU ( Dosyadaki Eylemin TCK’nın 117/1. Maddesinde Düzenlenen İş ne Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçunun Bir Unsuru Olduğu – 5237 Sayılı Kanun’un 42. Maddesi Gereğince Sanıklar Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Ayrıca Mahkûmiyet Hükümleri Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğu ) • BAĞIMSIZ SUÇ OLAN FİİLİN BAŞKA BİR SUÇUN UNSURUNU OLUŞTURMASI ( Kanunda Bağımsız Bir Suç Olarak Tanımlanan Fiilin Bir Başka Suçun Temel Şekline veya Daha Ağır Cezayı Gerektiren Nitelikli Haline İlişkin Unsurunu Oluşturabileceği – Bu Durumda Başka Bir Suçun Unsurunu Oluşturan Fiil Nedeniyle Ayrıca Ceza Verilmemesi Gerektiği ) • HAKARET SUÇUNUN HAKSIZ BİR FİİLE TEPKİ OLARAK İŞLENMESİ ( Verilecek Cezanın Üçte Birine Kadar İndirilebileceği Gibi Ceza Vermekten de Vazgeçilebileceği – Mahkemece İndirim Oranının Azami 1/3 Olduğu Gözetilmeden Sanığın Cezasından 3/4 Oranında İndirim Yapılmasının Hukuka Aykırı Olduğu ) • ADLİ PARA CEZASI ( Sanıklar Hakkında Hakaret Suçundan 35 Gün Karşılığı Adli Para Cezası Belirlenip Günlüğü 25 TL Den 875 TL Adli Para Cezasına Hükmedilmesi Gerekirken Hesap Hatası Yapılarak Sanıkların Neticeten 700 TL Adli Para Cezası İle Cezalandırılmalarına Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu – Kasten Yaralama Ve Hakaret Suçu )

Av. İltan Ekmekçioğlu

ceza avukatıCeza Hukukuİş ve çalışma hürriyetinin ihlalitck 117
Önceki yazı
Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu (TCK 116)
Sonraki yazı
TCK 118 Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu ve Cezası