İşveren Konkordato İlan Etti: Maaş, Kıdem ve Ücret Garanti Fonu Hakları

Türk Hukukunda Konkordato kitabı, Avukat İltan Ekmekçioğlu

İşverenin konkordato talep etmesi veya hakkında geçici mühlet verilmesi, iş sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. İşçi çalışmaya devam edebilir; işveren de ücret, sigorta primi ve çalışma koşullarına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.

Maaş ödenmiyorsa işçi yalnızca konkordato dosyasını beklememelidir. Ücretin hangi aylara ait olduğu, mühlet kararından önce mi sonra mı doğduğu, iş sözleşmesinin devam edip etmediği ve işverenin hangi ödeme belgelerini düzenlediği belirlenmelidir.

Ücret Garanti Fonu en fazla üç aylık temel ücreti karşılayabilir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kullanılmayan yıllık izin, fazla çalışma, prim ve diğer işçilik alacakları Fon tarafından bütünüyle ödenmez. Bu kalemler için konkordato dosyası, arabuluculuk, dava veya koşulları varsa icra yolları ayrıca değerlendirilir. İŞKUR da Fonun üç aylık ödenmeyen temel ücretle sınırlı olduğunu açıklamaktadır. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)

Konkordato iş sözleşmesini sona erdirir mi?

Konkordato, borçlu işverenin borçlarını belirli bir proje çerçevesinde ödemesine ve faaliyetini sürdürmesine imkân tanıyan yargısal bir yeniden yapılandırma yoludur. Şirketin konkordato talep etmesi, işyerinin kapandığı veya bütün işçilerin işten çıkarıldığı anlamına gelmez.

İşçi ile işveren arasındaki hizmet ilişkisi, fesih bildirimine veya başka bir sona erme nedenine kadar devam eder. Bu nedenle çalışan, yalnızca konkordato ilanını gerekçe göstererek işe gitmeyi bırakmamalıdır. Devamsızlık, sonradan haklı fesih veya tazminat uyuşmazlığına dönüşebilir.

Buna karşılık işverenin ücret ödeme borcu da devam eder. “Konkordato ilan ettik, maaş ödemeyeceğiz” biçimindeki genel bir açıklama, işverenin iş hukukundan doğan yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

Geçici mühlet ve kesin mühlet arasındaki fark nedir?

Konkordato talebinin belgelerinin tamam olduğu anlaşılırsa mahkeme geçici mühlet kararı verebilir. Geçici mühlet, birçok bakımdan kesin mühletin sonuçlarını doğurur.

Kesin mühlet aşamasında şirketin mali durumu, projenin başarı ihtimali ve alacaklıların durumu komiser tarafından daha ayrıntılı biçimde incelenir. İşçi açısından yalnız “şirket konkordato ilan etti” bilgisinin yeterli görülmemesi gerekir. Kararın geçici mühlet mi, kesin mühlet mi olduğu; karar tarihi, ilan tarihi ve dosya numarası tespit edilmelidir.

Mühlet türü ve tarihleri; ücret alacağının dönemi, alacak bildirimi ve takibin sürdürülüp sürdürülemeyeceği bakımından önemlidir.

Maaş alacağı mühlet öncesinde veya sonrasında doğmuşsa ne değişir?

İşçilik alacaklarının tamamı tek kalem olarak ele alınmamalıdır. Her ücret, çalışmanın yapıldığı dönem ve ödeme tarihi üzerinden ayrıştırılmalıdır.

Mühlet kararından önce doğmuş ve ödenmemiş ücretler, konkordato alacağı niteliği taşıyabilir. Bu alacakların komiserin ilanı üzerine dosyaya bildirilmesi gerekebilir.

Mühlet içinde çalışmaya devam eden işçinin yeni ücretleri ise faaliyet devam ederken doğan borçlardır. Bu ücretlerin geçmiş dönem adi alacağı gibi süresiz ertelenmesi kabul edilmemelidir. İşverenin faaliyetine devam edebilmesi, çalışanların yeni ücretlerinin düzenli ödenmesini de gerektirir.

Örneğin işçinin ağustos ve eylül maaşı ödenmemiş, geçici mühlet 1 Ekim’de verilmişse bu iki aylık alacak mühlet öncesi borç olarak ele alınabilir. Ekim ayında çalışmaya devam eden işçinin ekim ücreti ise yeni dönemde doğar. Her iki grup aynı satırda gösterilmemelidir.

Ücreti ödenmeyen işçi çalışmaktan kaçınabilir mi?

4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi, ücretin ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmemesi hâlinde işçiye iş görmekten kaçınma hakkı tanır. Bu davranış toplu nitelik kazansa dahi kanundaki şartlarda grev sayılmaz.

Ancak işe hiç gitmemek ile kanuni çalışmaktan kaçınma hakkını usulüne uygun kullanmak aynı şey değildir. Ücretin ödeme tarihi, yirmi günlük sürenin dolması, ödemenin yapılmadığı ve işverene bildirimin ulaştığı belgelendirilmelidir.

İşverenin konkordato talep etmesi, yirmi günlük süreyi kendiliğinden kaldırmaz. Bununla birlikte çalışmaktan kaçınma sırasında işçinin işyerindeki hazır bulunma biçimi, çalışma düzeni ve bildirimin içeriği somut olaya göre belirlenmelidir. İşçinin düşünmeden devamsızlık yapması hak kaybına yol açabilir.

İş Kanunu’nun güncel resmî metnine Mevzuat Bilgi Sistemi ve TBMM üzerinden ulaşılabilir. TBMM

Maaş ödenmemesi haklı fesih nedeni midir?

Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun şekilde hesaplanmaması ya da ödenmemesi, İş Kanunu m.24/II kapsamında haklı fesih nedeni oluşturabilir.

Haklı fesihte yalnızca “maaşım yatmadı” şeklinde sözlü açıklamayla yetinilmemelidir. Ödenmeyen aylar, ücret tutarı, yan haklar ve banka hareketleri belirlenmeli; fesih nedeni yazılı ve ispatlanabilir biçimde açıklanmalıdır.

Şartları oluşan haklı fesih, işçiye kıdem tazminatı isteme imkânı verebilir. İşçi tarafından gerçekleştirilen derhal fesihte ihbar tazminatı kural olarak talep edilemez. Ayrıca yalnız konkordato kararının bulunması, ücret ihlali veya başka bir haklı neden olmadan kendiliğinden kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.

İşçi fesih kararı vermeden önce şu ayrımı yapmalıdır:

  1. Ücret hiç mi ödenmemiştir?
  2. Ücret eksik mi ödenmiştir?
  3. Fazla çalışma, prim veya ikramiye mi ödenmemiştir?
  4. Ödeme gecikmesi tek seferlik mi, sürekli midir?
  5. İşveren yazılı bir ödeme planı sunmuş mudur?
  6. Konkordato dosyasındaki mühlet ve komiser kararları nelerdir?

Ücret Garanti Fonu nedir?

Ücret Garanti Fonu, işverenin konkordato, iflas veya aciz gibi nedenlerle ödeme güçlüğüne düşmesi hâlinde, işçilerin sınırlı bir bölümdeki ücret alacağını korumayı amaçlar.

Fonun hukuki dayanağı 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 1. maddesi ve Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği’dir. Yönetmeliğin güncel resmî kaydı Mevzuat Bilgi Sistemi’nde bulunmaktadır. Mevzuat

İŞKUR’un 2026 itibarıyla erişilebilen resmî açıklamasına göre Fon:

  1. En fazla üç aylık ödenmeyen temel ücreti karşılar.
  2. İşçinin ücret alacağının bulunduğu dönemde hizmet sözleşmesine tabi olmasını arar.
  3. İşverenin ödeme güçlüğüne düşmüş olmasını arar.
  4. İşçinin, ödeme güçlüğü tarihinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde en az bir gün çalışmış olmasını arar.
  5. Zamanaşımına uğramamış bir ücret alacağının bulunmasını gerektirir.
  6. Ödemeyi sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırıyla sınırlar. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)

Ücret Garanti Fonu hangi alacakları ödemez?

Fon, işçinin işverenden talep edebileceği bütün işçilik alacaklarını karşılayan genel bir tazminat sistemi değildir.

Kural olarak şu alacakların tamamının Fondan ödeneceği düşünülmemelidir:

  1. Kıdem tazminatı.
  2. İhbar tazminatı.
  3. Kullanılmayan yıllık izin ücreti.
  4. Fazla çalışma ücreti.
  5. Hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacağı.
  6. Prim, ikramiye ve sözleşmesel yan haklar.
  7. Üç ayı aşan temel ücret alacağı.

Bu alacaklar bakımından işverenin borcu sona ermez. Konkordato dosyasındaki statü, işçilik alacağının imtiyazlı olup olmadığı, doğum tarihi ve dava şartları ayrıca incelenir.

Ücret Garanti Fonuna nasıl başvurulur?

İŞKUR’un resmî açıklamasına göre başvuruda temel olarak şu belgeler istenir:

  1. Ücret Garanti Fonu talep dilekçesi.
  2. İşverenin ödeme güçlüğüne düştüğünü gösteren belge.
  3. Konkordato söz konusuysa mahkemenin mühlet kararı veya kararın ilanını gösteren belge.
  4. Ücret alacağını aylar ve tutarlar itibarıyla gösteren İşçi Alacak Belgesi.
  5. Kurum tarafından istenebilecek kimlik ve ödeme bilgileri.

İŞKUR, mücbir sebep dışında başvurunun şahsen yapılmasını istemektedir. Belgelerde eksiklik bulunmazsa ödemenin başvuruyu izleyen ayın sonuna kadar yapılacağını belirtmektedir. Ödeme bildirilen IBAN’a veya koşulları varsa PTTBank aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)

İşveren veya yetkilisine ulaşılamaması, İşçi Alacak Belgesinin temininde uygulama sorunu yaratabilir. Bu durumda SGK hizmet kaydı, bordro, banka hesap hareketleri ve işyeri kayıtlarının nasıl sunulacağı İŞKUR birimiyle yazılı şekilde netleştirilmelidir.

Ücret Garanti Fonuna başvurmak diğer hakları sona erdirir mi?

Fondan ödeme alınması, işçinin işverenden olan bütün alacağının sona erdiği anlamına gelmez.

Fon tarafından karşılanan tutar ile toplam işçilik alacağı karşılaştırılmalıdır. Aynı alacak için mükerrer tahsilat yapılamayacağından alınan ödeme hesaba işlenir. Üç ayı aşan ücret, tazminatlar ve diğer yan haklar için kalan talep ayrıca sürdürülür.

İşçi, “Fondan ödeme aldım; artık kıdem tazminatı isteyemem” sonucuna varmamalıdır. Aynı şekilde Fon başvurusu yapılması, konkordato alacak bildirim süresinin veya iş davasına ilişkin sürenin otomatik biçimde korunduğu anlamına gelmez.

İşçi alacağı konkordato dosyasına bildirilmeli midir?

İİK m.299 uyarınca alacaklılar, komiser tarafından yapılan ilanla alacaklarını bildirmeye davet edilir. İlan tarihinden itibaren on beş günlük bildirim süresi önem taşır.

İşçi alacağı işverenin kayıtlarında bulunsa bile yalnız bu varsayıma güvenilmemelidir. Komiser ilanı, şirketin sunduğu alacaklı listesi ve işçinin kayıtlı olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Bildirimde şu kalemler ayrı gösterilmelidir:

  1. Aylara göre ücret alacağı.
  2. Fazla çalışma ve tatil alacakları.
  3. Yıllık izin ücreti.
  4. Kıdem tazminatı.
  5. İhbar tazminatı.
  6. Prim veya ikramiye.
  7. Faiz talebi ve hesap başlangıcı.
  8. İş sözleşmesinin sona erme tarihi ve nedeni.

Konkordato dosyasına bildirim, işçilik alacağı hakkında kesin hüküm oluşturmaz. Borçlu alacağı kabul etmezse çekişmeli alacak süreci ve gerektiğinde iş mahkemesinde dava gündeme gelebilir.

İşçi alacakları imtiyazlı mıdır?

İİK m.206, belirli işçi alacaklarını birinci sırada imtiyazlı alacak olarak düzenler. Bununla birlikte her işçilik alacağı, miktarı ve doğum tarihi ne olursa olsun otomatik olarak aynı imtiyazdan yararlanmaz.

Alacağın ücret, kıdem, ihbar veya başka bir kalem olması; hangi dönemde doğduğu ve kanundaki zaman sınırlarını taşıyıp taşımadığı belirlenmelidir.

İİK m.294 uyarınca, m.206’nın birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip istisnası gündeme gelebilir. Bu nedenle işçinin “konkordato var, hiçbir takip yapılamaz” veya “işçi olduğum için her takibe devam ederim” şeklindeki iki uç varsayımdan da kaçınması gerekir.

Takip yapılmadan önce alacağın imtiyaz statüsü, dönemi ve dosyadaki tedbirlerin kapsamı incelenmelidir.

Kıdem ve ihbar tazminatı nasıl talep edilir?

Kıdem tazminatı bakımından öncelikle iş sözleşmesinin nasıl sona erdiği belirlenir.

İşveren işçiyi kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde çıkarmış olabilir. İşçi ücretin ödenmemesi nedeniyle haklı fesih yapmış olabilir. İşçi hiçbir haklı neden göstermeden istifa etmiş de olabilir. Bu üç durum aynı sonucu doğurmaz.

İhbar tazminatı bakımından feshi hangi tarafın yaptığı ve bildirim süresine uyulup uyulmadığı önemlidir. İşçinin haklı nedenle derhal feshi, kural olarak işçiye ayrıca ihbar tazminatı kazandırmaz.

Tazminat hesabında yalnız son bordro kullanılmamalıdır. Düzenli para ve para ile ölçülebilen menfaatlerin kıdem hesabına etkisi ayrıca araştırılmalıdır.

Arabuluculuk ve iş mahkemesi süreci

İşçi veya işveren alacağı ve tazminatına dayalı davalarda arabuluculuk kural olarak dava şartıdır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi bu sistemi düzenlemektedir. Mevzuat

Konkordato komiserine yapılan alacak bildirimi, dava şartı arabuluculuk başvurusu yerine geçmez. Arabuluculuk başvurusu da konkordato komiserine yapılması gereken bildirimin yerine geçmez.

Arabuluculuk başvurusunda işçilik kalemleri açıkça yazılmalıdır. Yalnız “işçi alacaklarım” denilmesi, sonradan açılacak davada talep kapsamı tartışmasına neden olabilir.

Anlaşma sağlanamazsa görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakabilir.

Konkordato davasının asliye ticaret mahkemesinde görülmesi, işçilik alacağı davasının da otomatik olarak aynı mahkemede açılacağı anlamına gelmez.

İşçi alacağı için icra takibi yapılabilir mi?

Konkordato mühleti, kural olarak borçluya karşı takip yapılmasını sınırlar. Ancak İİK m.206’nın birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklar bakımından kanuni istisna bulunmaktadır.

İşçinin elindeki alacağın bu kapsama girip girmediği incelenmeden takip başlatılması veya mevcut takibin sürdürülmesi risklidir. Yanlış takip, masraf ve zaman kaybına yol açabilir.

İşçinin mahkeme ilamı, arabuluculuk anlaşma belgesi veya başka bir icra belgesi bulunması da tek başına bütün konkordato sınırlamalarını ortadan kaldırmaz. Belgenin niteliği ile alacağın imtiyazı birlikte değerlendirilmelidir.

İşveren işçiyi konkordato nedeniyle çıkarabilir mi?

Konkordato, işverenin hiçbir işçiyi çıkaramayacağı anlamına gelmez. İşveren işletmesel nedenlerle fesih yapabilir; ancak geçerli veya haklı neden, fesih usulü, bildirim süresi, kıdem ve varsa işe iade koşulları ayrıca incelenir.

Yalnızca “şirket konkordatoya girdi” şeklindeki soyut açıklama, her feshi hukuka uygun hâle getirmez. İşletmesel kararın gerçek, tutarlı ve feshi zorunlu kılan nitelikte olup olmadığı önem taşır.

İşe iade koşullarını taşıyan işçi bakımından arabuluculuk ve dava süreleri oldukça kısadır. Fesih bildiriminin ulaştığı tarih kaydedilmelidir.

Hangi süreler kaçırılmamalıdır?

İşlemTemel süre veya zaman noktası
Ücret nedeniyle çalışmaktan kaçınmaÖdeme gününden itibaren yirmi günlük gecikme
Konkordato alacak bildirimiKomiser ilanından itibaren on beş gün
İşe iade arabuluculuğuFesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay
İşe iade davasıSon arabuluculuk tutanağından itibaren iki hafta
Ücret ve tazminat talepleriAlacağın türü ve doğum tarihine göre zamanaşımı ayrıca hesaplanır
Ücret Garanti FonuAlacağın zamanaşımına uğramaması ve diğer Fon koşulları aranır

Süre hesabı yapılırken hafta sonu, resmî tatil, ilan ve tebliğ tarihleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Hangi deliller korunmalıdır?

  1. İş sözleşmesi ve ekleri.
  2. Ücret bordroları.
  3. Banka hesap hareketleri.
  4. SGK hizmet dökümü ve işe giriş veya çıkış bildirgeleri.
  5. Puantaj, vardiya ve giriş çıkış kayıtları.
  6. Fazla çalışma ve izin kayıtları.
  7. İşverenin ücret gecikmesine ilişkin mesajları.
  8. Konkordato mühlet kararı ve ilanı.
  9. Komiserin alacaklılara yaptığı ilan.
  10. Komiserle yapılan yazışmalar ve alacak bildirim teslim kaydı.
  11. Fesih bildirimi, ihtarname ve tebliğ belgesi.
  12. İŞKUR başvuru evrakı ve ödeme kaydı.
  13. Arabuluculuk başvurusu ve son tutanak.
  14. İşveren tarafından sunulan ödeme planı veya ibraname.

İşçi, baskı altında sunulan “bütün haklarımı aldım” içerikli belgeleri incelemeden imzalamamalıdır. Banka ödemesi ile ibranamedeki tutar ve kalemlerin birbirini karşılayıp karşılamadığı kontrol edilmelidir.

Ceza, idare ve özel hukuk süreçleri

Maaşın ödenmemesi esas olarak iş ve icra hukuku uyuşmazlığıdır. Her ücret gecikmesi kendiliğinden dolandırıcılık veya başka bir suç oluşturmaz.

Bununla birlikte sahte bordro, gerçeğe aykırı SGK bildirimi, şirket malvarlığının kaçırılması veya hileli işlemler bulunuyorsa ceza ve idari sorumluluk ayrıca gündeme gelebilir.

İŞKUR’a Fon başvurusu, konkordato komiserine bildirim, arabuluculuk, iş davası ve olası ceza başvurusu farklı amaçlara sahiptir. Birinin yapılması diğerlerini kendiliğinden başlatmaz.

Yüksek mahkeme uygulamasına ilişkin yayın notu

İşçilik alacağının konkordatodaki konumu; alacağın doğum tarihi, fesih biçimi, imtiyaz niteliği ve mühlet kararının kapsamına göre değişmektedir.

Doğrulanmamış karar künyesi kullanılmamıştır. Yayın sürümüne somut yüksek mahkeme kararı eklenecekse kararın esas, karar, tarih ve daire bilgileri resmî karar veri tabanından ayrıca doğrulanmalıdır. Taslakta kesin sonuç doğurduğu izlenimi veren içtihat genellemelerine yer verilmemiştir.

Sık sorulan sorular

Konkordato ilan eden işveren maaş ödemeyebilir mi?

Hayır. Konkordato, ücret ödeme borcunu ortadan kaldırmaz. Mühlet öncesi ve sonrası ücretlerin hukuki statüsü farklı değerlendirilebilse de çalışanların yeni dönem ücretlerinin düzenli ödenmesi gerekir.

Ücret Garanti Fonu kıdem tazminatını öder mi?

Kural olarak hayır. Fon en fazla üç aylık temel ücret alacağını karşılar. Kıdem ve diğer işçilik alacakları ayrıca takip edilmelidir.

Fondan ödeme alırsam işverene dava açamaz mıyım?

Fonun karşılamadığı alacaklar ve kalan bakiye için hak arama yolları devam edebilir. Aynı alacak için mükerrer tahsilat yapılamaz.

İşveren konkordatoya girdiği için istifa edersem kıdem alabilir miyim?

Yalnız konkordato kararı, kendiliğinden kıdem hakkı doğurmaz. Ücretin ödenmemesi gibi haklı fesih nedeni varsa fesih buna uygun şekilde yapılmalıdır.

İşçi alacağı için komisere bildirim yapmak zorunlu mudur?

Alacağın işveren kayıtlarında bulunup bulunmadığı ve komiser ilanı kontrol edilmelidir. Hak kaybı riskini azaltmak için on beş günlük bildirim süresi içinde belgeli başvuru yapılması önemlidir.

Konkordato varken icra takibi yapılabilir mi?

Bazı imtiyazlı işçi alacakları yönünden istisna gündeme gelebilir. Alacağın niteliği ve dönemi incelenmeden genel bir cevap verilemez.

Ücret Garanti Fonuna internetten başvurabilir miyim?

İŞKUR’un güncel açıklamasında, mücbir nedenler dışında başvurunun şahsen yapılması gerektiği belirtilmektedir. Başvuru yöntemi işlem tarihinde yeniden kontrol edilmelidir.

İşveren İşçi Alacak Belgesini imzalamazsa ne olur?

Bordro, banka kaydı, SGK kaydı ve diğer belgelerle alacak dönemi ispatlanabilir. İŞKUR’dan eksik belgenin nasıl tamamlanacağına ilişkin yazılı bilgi alınması ve işverene noter ihtarı gönderilmesi değerlendirilebilir.

Sonuç

İşverenin konkordato ilan etmesi, iş sözleşmesini ve işçinin ücret hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak maaş, kıdem, ihbar, izin ve diğer alacakların hangi dönemde doğduğu ayrı ayrı belirlenmelidir.

Ücret Garanti Fonu yalnız sınırlı sayıdaki temel ücret alacağını karşılar. Fon başvurusu; konkordato alacak bildirimi, arabuluculuk, iş davası veya uygun durumdaki icra takibinin yerine geçmez.

İşçi öncelikle mühlet kararını ve komiser ilanını temin etmeli; ücret dönemlerini gösteren hesap çizelgesi hazırlamalı; on beş günlük alacak bildirim süresini ve iş hukukuna özgü kısa süreleri kaçırmamalıdır. Haklı fesih veya çalışmaktan kaçınma gibi sonuçları önemli kararlar, işverenin konkordato ilanına değil somut ücret ihlaline dayandırılmalıdır.

Kaynakça

  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m.206, 288, 294, 296, 299 ve 308/c.
  2. 4857 sayılı İş Kanunu, m.24, 32 ve 34.
  3. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu, Ek m.1.
  4. Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği.
  5. İŞKUR, Ücret Garanti Fonu.
  6. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m.3.
Kaynak URLÖnerilen anchor metniHedef URL
Maaşım Ödenmiyorişverenin konkordato ilan etmesi hâlinde ücret ve kıdem haklarıhttps://www.iltanekmekcioglu.com/isveren-konkordato-isci-haklari/
Konkordatoda Alacağım Reddedildikonkordatoda işçi alacağının reddedilmesiAynı hedef URL
Konkordato Hukukunda Başvuru ve Tasdikkonkordato sürecinde çalışanların ücret haklarıAynı hedef URL

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir. İş sözleşmesi, ücret bordroları, banka kayıtları, SGK belgeleri, mühlet kararı ve komiser ilanı incelenmeden somut olay hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

İşveren Konkordato İlan Ettiişveren konkordato işçi haklarıkonkordatoda alacak bildirimi.konkordatoda haklı fesihkonkordatoda işçi alacağıkonkordatoda kıdem tazminatıkonkordatoda maaş ödenmemesiÜcret Garanti Fonu.
Önceki yazı
İntifa Hakkım Olan Ev Satıldı  Yeni Malik Beni Çıkarabilir mi?
Sonraki yazı
Konkordato İlan Eden Ticari Kiracı Kirasını Ödemezse Ne Yapılabilir?