Konkordatoda Alacağım Reddedildi, Ne Yapmalıyım?

Türk Hukukunda Konkordato kitabı, Avukat İltan Ekmekçioğlu

“Konkordatoda alacağım reddedildi, ne yapmalıyım?” sorusuna kısa cevap: Ret kaydı alacağınızı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önce reddin gerekçesini ve kabul edilmeyen tutarı öğrenmek, belgeleri komisere sunmak ve gerekiyorsa konkordato mahkemesinden oy hakkına ilişkin karar istemek gerekir. Konkordato tasdik edilmişse, İİK m.308/b’deki bir aylık süre tasdik kararının ilanından başlar. Çekişmeli alacak için açılacak dava ile tasdik kararına karşı kanun yolu birbirinden farklıdır; birine başvurmak diğerinin yerine geçmez.

Bu yazı, iflas dışı adi konkordatoda alacağı tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklının izleyeceği yolu açıklamaktadır. Alacağın türü, teminatı, doğum tarihi ve dosyanın aşaması sonucu değiştirir. İnceleme, aşağıdaki kanun hükümleri ve kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır.

Alacağın reddedilmesi ne anlama gelir?

Borçlunun bildirilen borcu kabul etmemesi, alacağı çekişmeli alacak hâline getirir. Uyuşmazlık borcun varlığına, miktarına, faizine, vadesine veya teminatına ilişkin olabilir. Örneğin alacaklı 800.000 TL bildirmiş, borçlu yalnız 500.000 TL’yi kabul etmişse inceleme öncelikle kalan 300.000 TL üzerinde yoğunlaşır. Kabul edilen ve reddedilen kısımlar belgelerde ayrı gösterilmelidir.

Ret kaydı, alacağın esasını kesin hükümle çözmez. Bununla birlikte toplantıya katılma, çoğunluk hesabı ve projeden ödeme alma bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle yalnız “faturam var, sonunda ödenir” düşüncesiyle beklemek risklidir. Konkordatonun başvuru, yargılama ve tasdik aşamaları içinde dosyanın hangi noktada bulunduğu ilk kontroldür.

Komiser alacağı kesin olarak reddedebilir mi?

İİK m.300 uyarınca komiser, borçludan alacaklar hakkında açıklama ister; defterleri ve belgeleri inceleyerek sonucunu raporlar. Komiserin kayıt ve değerlendirmesi, alacak davasında yapılacak yargılamanın yerine geçmez. Bu sebeple borçlunun ret beyanı, komiserin raporu ve mahkemenin oy hesabına ilişkin kararı aynı işlem gibi ele alınmamalıdır.

İlk başvuruda ret gerekçesinin yazılı örneği istenmelidir. “Kayıtlarımızda bulunmuyor” cevabına karşı teslim belgesi; “ödendi” savunmasına karşı banka hareketleri; “ayıplı hizmet” iddiasına karşı kabul tutanakları önem kazanır. Gerekçeyi öğrenmeden yalnız toplam bakiyeyi tekrar bildirmek uyuşmazlığı açıklığa kavuşturmaz.

Alacak bildirimi ve belge incelemesi nasıl yapılır?

İİK m.299, alacaklıların komiserin ilanından itibaren on beş gün içinde bildirimde bulunmasını düzenler. Bildirim yapmayan alacaklı, alacağı bilançoda kayıtlı değilse proje müzakerelerine kabul edilmeme riskiyle karşılaşır. İİK m.301 kapsamında toplantı ilanında, toplantıdan önceki yedi gün içinde belgelerin incelenebileceği de belirtilir. Alacak bildirimi ve toplantıya çağrı hükümleri bu aşamaların ayrı ayrı izlenmesini gerektirir.

Bildirimde anapara, faiz ve diğer kalemler ayrıştırılmalı; hesap tarihi, uygulanan oran, ödeme ve mahsuplar açıklanmalıdır. Birden fazla borçlu veya grup şirketi varsa faturanın, sözleşmenin ve ödemenin hangi tüzel kişiye ait olduğu gösterilmelidir. Dilekçenin gönderildiğini değil, dosyaya ulaştığını gösteren kayıt saklanmalıdır.

Konkordatoda oy hakkı nasıl korunur?

Konkordatoda oy hakkı bakımından temel düzenleme İİK m.302’dir. Çekişmeli, geciktirici koşula bağlı veya belirli olmayan vadeye tabi alacağın çoğunluk hesabına girip girmeyeceğine ve hangi tutarla gireceğine mahkeme karar verir. Alacaklı, bu konuda açıklamalı ve belgeli talebini toplantıdan önce konkordato dosyasına sunmalıdır. Yalnız komiserle telefon görüşmesi yapmak mahkeme talebinin yerini tutmaz.

Talepte alacağın hukuki sebebi, reddedilen tutarı ve belgelerin hangi iddiayı doğruladığı açıkça yazılmalıdır. Örneğin imzalı teslim tutanağı ile banka dekontu aynı işlemle eşleştirilmeli; cari hesap dökümündeki uyuşmazlık satırları işaretlenmelidir. Alacağın hangi miktarla nisaba alınmasının istendiği de belirtilmelidir.

Mahkemenin oy hesabına kabul kararı, alacağın tahsiline ilişkin kesin hüküm değildir. İİK m.302, sonradan verilecek esas kararlarını saklı tutar. Oy hakkı elde edilmiş olsa bile çekişmeli tutarın dava ve ödeme yönünden takibi sürdürülmelidir.

Tasdikten önce hangi itirazlar ileri sürülebilir?

Alacağın haksız biçimde dışarıda bırakılması, projenin çoğunluk hesabını veya ödeme kabiliyetini etkileyebilir. İtiraz, yalnız “alacağım reddedildi” cümlesiyle sınırlandırılmamalı; yanlışlığın kabul edilen alacak toplamına ve tasdik şartlarına etkisi gösterilmelidir. Borçlunun kayıtlarında mevcut bir borcun listeden çıkarılması ile belgesiz bir talebin reddi aynı şekilde değerlendirilmez.

İİK m.304, itiraz edenlerin duruşmaya katılabilmesi için sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı bildirmesini öngörür. Toplantı itirazı, tasdik duruşmasındaki itiraz ve alacak davası için ayrı işlem listesi hazırlanması, bir başvurunun diğerini karşıladığı yanılgısını önler.

İİK m.308/b uyarınca bir aylık süre ne zaman başlar?

Tasdik sonrasında alacağı itiraza uğramış olan alacaklı için İİK m.308/b uygulanır. Kanundaki başlangıç, tasdik kararının ilan tarihidir. Komiserin ret yazısının ulaştığı tarih, kararın öğrenildiği gün veya kişisel tebligat beklentisi bununla karıştırılmamalıdır. Tasdik kararının kesinleşmesini beklemek de süreyi kaçırma tehlikesi yaratır.

Bir ay, her durumda otuz gün sayılarak hesaplanmamalıdır. İlanın tam metni, yayın tarihi, dosya bilgileri ve süre hesabını etkileyebilecek usul kuralları birlikte kontrol edilmelidir. Birden çok ilan veya farklı tarih görülüyorsa bunların açıklığa kavuşması beklenirken hazırlık durdurulmamalı; hak kaybını önleyecek en erken güvenli takvim esas alınmalıdır.

Önceden açılmış bir alacak davası bulunması ayrıca önemlidir. Aynı talep için düşünmeden ikinci dava açılmamalıdır. Mevcut davanın tarafları, konusu, talep sonucu ve çekişmeli tutarı kapsayıp kapsamadığı incelenmeli; konkordato dosyasına bu dava hakkında bilgi verilmelidir.

Bir aylık süre geçirilirse alacak tamamen silinir mi?

İİK m.308/b’nin açıkça bağladığı sonuç, süresinde dava açmayan alacaklının bankada ayrılan paydan ödeme isteyememesidir; ayrılan pay borçluya döner. Bu sonucu, maddi hukuktaki alacağın kendiliğinden yok olmasıyla aynı kabul etmek doğru değildir. Ancak “alacak silinmiyor” düşüncesi süreyi önemsiz kılmaz: tahsil güvencesinin kaybı ciddi zarara yol açabilir.

Genel hükümlere göre dava hakkı, zamanaşımı, önceden açılmış dava ve bağlayıcı konkordatonun etkisi ayrıca incelenir. Süre kaçırılmışsa dosya kapatılmadan önce hangi hakların kaldığı belirlenmelidir. Öğretideki değerlendirmeler için Adalet Dergisi’nde yayımlanan “Konkordatoda Çekişmeli Alacaklar Hakkında Dava” çalışması başvurulabilecek kaynaklardan biridir.

Çekişmeli alacak payı bankada nasıl korunur?

Tasdik mahkemesi, çekişmeli alacağa konkordato projesine göre düşen payın belirlediği bankaya yatırılmasına karar verebilir. Bu koruma kendiliğinden oluşmuş varsayılmamalıdır. Alacaklı, ret kaydını, alacak belgelerini, proje oranını ve dava bilgilerini sunarak İİK m.308/b kapsamında pay ayrılması talebini somutlaştırmalıdır.

Örneğin yalnız açıklama amacıyla, çekişmeli anaparanın 300.000 TL ve projedeki ödeme oranının yüzde 60 olduğu varsayılsın. İlk hesapta projeye göre 180.000 TL’lik pay gündeme gelir. Bu örnek faiz, vade, ödeme takvimi ve diğer özel koşulları içermez; dava sonunda alacağın mutlaka kabul edileceğini de göstermez. Talep dosyanın gerçek verileriyle kurulmalıdır.

Alacak davası kime karşı ve hangi mahkemede açılır?

Çekişmeli alacak davasında borcun muhatabı kural olarak konkordato borçlusudur. Komiser, borçlu şirketin yerine otomatik olarak davalı gösterilmez. Ret gerekçesi ve komiser değerlendirmesi delil olarak incelense de alacağın doğduğu sözleşme veya hukuki ilişki davanın temelini oluşturur.

Görevli ve yetkili mahkeme, alacağın niteliğine göre belirlenir. Ticari satış alacağı, işçilik alacağı ve tüketici işleminden doğan talep aynı usul rejimine tabi değildir. Konkordatonun asliye ticaret mahkemesinde görülmesi, her alacak uyuşmazlığının aynı mahkemede açılacağı anlamına gelmez. Dava türü, harca esas değer, faiz başlangıcı ve talep sonucu birlikte hazırlanmalıdır.

Dava şartı arabuluculuk gerekir mi?

Konkordato dosyasına yapılan her başvuru arabuluculuğa tabi değildir. Buna karşılık alacağın esasına ilişkin dava, kendi hukuki niteliği nedeniyle dava şartı arabuluculuk kapsamında olabilir. Ticari para alacağı bakımından TTK m.5/A; iş veya tüketici uyuşmazlığında ilgili özel düzenleme kontrol edilmelidir. Ticari davalardaki kapsam, 7445 sayılı Kanun m.31 ile yapılan değişiklik de dikkate alınarak değerlendirilir.

6325 sayılı Kanun m.18/A/15, dava şartı arabuluculukta başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımının durmasını ve hak düşürücü sürenin işlememesini düzenler. Bunun somut uyuşmazlıkta bir aylık süreye etkisi ayrıca hesaplanmalıdır. Başvuru belgesi ve son tutanak tarihi korunmalı; arabuluculuk yapılmasının her başvuruyu veya her süreyi otomatik olarak kurtardığı varsayılmamalıdır. Adalet Bakanlığının arabuluculuk rehberi genel süre rejimini açıklamaktadır.

İspat için hangi belgeler hazırlanmalı?

Güçlü bir dosya yalnız belge sayısıyla oluşmaz. Her belge, borcun kurulması, edimin yerine getirilmesi, ödeme veya bakiye hesabı gibi belirli bir iddiayla ilişkilendirilmelidir:

  • Sözleşme, sipariş, teklif ve karşı tarafın kabul yazışmaları
  • Faturalarla eşleştirilmiş irsaliye, teslim ve hizmet kabul tutanakları
  • İşlem açıklamalarıyla birlikte banka dekontları ve hesap hareketleri
  • Cari hesap mutabakatları, ticari defterler ve ilgili elektronik kayıtlar
  • Çek, senet, teminat ve alacağın devrine ilişkin belgeler
  • Komisere bildirim, teslim kaydı, borçlunun itirazı ve komiser raporu
  • Toplantı tutanağı, mahkeme kararları ve tasdik ilanı
  • Varsa icra dosyası, önceki dava ve arabuluculuk son tutanağı

Fatura düzenlenmesi ile malın teslimi aynı vakıa değildir. Teslim tartışılıyorsa faturaya ek olarak teslimi kimin, ne zaman ve hangi belgeyle kabul ettiği gösterilmelidir. Borçlu kısmi ödeme yapmışsa bu ödeme gizlenmeden mahsup edilmeli; aynı alacağın hem fatura hem çek nedeniyle iki kez bildirildiği izlenimi önlenmelidir.

Faiz, rehin ve mühlet içinde doğan alacaklar

Her alacağın aynı ödeme grubunda yer aldığı varsayılamaz. İİK m.294, tasdik edilen proje aksini içermiyorsa rehinle temin edilmemiş alacaklarda faiz işlemesinin durmasını düzenler. İİK m.288/1 uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Bu nedenle faiz hesabında geçici mühlet kararı ve başlangıç tarihi de değerlendirilmelidir; faizin her durumda kesin mühlet kararına kadar işlemeye devam ettiği varsayılamaz. Anapara ve faiz hesabı proje hükümleriyle birlikte kontrol edilmelidir. Rehinli alacakta teminatın değeri, teminatsız kalan bölüm ve özel düzenlemeler ayrıca incelenir.

İİK m.308/c, bağlayıcı konkordatonun kapsamını ve istisnalarını düzenler. Komiserin izniyle mühlet içinde doğan borçlarla önceden doğmuş adi alacaklar aynı değerlendirmeye tabi tutulmamalıdır. Yeni mal teslim eden tedarikçinin, teslim tarihini ve komiser iznini belgelemesi bu nedenle önemlidir.

Alacak davası ile tasdik kararına itirazın farkı

Alacak davası borcun varlığını ve miktarını konu alır. Tasdik kararına karşı istinafta ise konkordatonun tasdik şartları ve kararın hukuka uygunluğu incelenir. İİK m.308/a’daki süre, 7499 sayılı Kanun m.37 ile iki hafta olarak değiştirilmiştir. Geçiş hükmü gereğince bu değişiklik 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; önceki kararlar için eski hükümler incelenmelidir. İtiraz eden diğer alacaklılar bakımından başlangıç tasdik kararının ilanıdır; borçlu ve konkordato talep eden alacaklı bakımından tebliğ esas alınır.

Bu süre, m.308/b’deki bir aylık dava süresinden farklıdır. Konkordatoda kanun yoluna başvuru usulü değerlendirilirken alacak davası için yapılması gereken hazırlık ayrıca sürdürülmelidir. Yalnız istinaf dilekçesi verilerek çekişmeli alacak payının korunduğu kabul edilmemelidir.

Sık sorulan sorular

Borçlu alacağımı kabul etmezse toplantıya hiç katılamaz mıyım?

Ret kaydı tek başına bütün imkânları tüketmez. İİK m.302 kapsamında alacağın oy hesabına alınması için belgeli mahkeme talebi değerlendirilmelidir. Toplantı ilanı ve dosyadaki kararlar kontrol edilmeden kesin sonuç çıkarılmamalıdır.

Komisere itiraz dilekçesi vermem dava açmak yerine geçer mi?

Hayır. Komiser başvurusu, oy hakkı talebi ve alacağın esasına ilişkin dava farklı işlemlerdir. Tasdik ilanından sonra m.308/b bakımından gerekli dava ve payın korunması adımları ayrıca değerlendirilir.

Alacağın yalnız bir bölümü reddedildiyse ne yapmalıyım?

Kabul edilen bölümün proje kapsamındaki durumuyla reddedilen bölümün ispatı ayrılmalıdır. Bildirilen, kabul edilen ve çekişmeli tutarları gösteren hesap çizelgesi hazırlanması hem oy hesabını hem dava talebini açıklığa kavuşturur.

Davayı kazanırsam paranın tamamını hemen alır mıyım?

Bu sonuç otomatik değildir. Alacağın niteliği, konkordatonun bağlayıcılığı, projedeki oran ve vadeler ile hükmün içeriği değerlendirilir. Alacağın belirlenmesi ve fiilen tahsil edilmesi farklı aşamalardır.

Sonuç: Reddedilen alacak için öncelikli adımlar

Konkordatoda reddedilen alacak için önce gerekçe ve tutar netleştirilmeli, deliller tamamlanmalı ve toplantı aşamasındaki haklar korunmalıdır. Tasdik ilanı çıktıysa bir aylık süre takvime alınmalı; dava şartları ve bankada pay ayrılması talebi gecikmeden incelenmelidir. Oy hakkı, alacak davası ve kanun yolu başvurusu ayrı takip edildiğinde önemli usul hatalarının önüne geçilebilir.

Dosyanın bütününü değerlendirmek için konkordato danışmanlığı kapsamında alacak belgeleri, komiser raporu, proje ve ilanlar birlikte incelenebilir. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyaya ilişkin süre ve dava stratejisi bu belgeler görülmeden kesinleştirilemez.

Kaynaklar ve ilgili mevzuat

alacak davasıçekişmeli alacakkomiserkonkordatokonkordatoda oy hakkıreddedilen alacak
Önceki yazı
Siber Saldırıda Şirket Sorumluluğu ve Yöneticilerin Hukuki Durumu
Sonraki yazı
Limited ve Anonim Şirketlerde Sermaye Artırımı: 31 Aralık 2026 Son Tarih