Kadastro Yenilemesinde Arsam Küçüldü: Ne Yapmalıyım?

 

Kadastro yenilemesinde arsanızın yüzölçümü azaldıysa ilk olarak işlemin hangi kanun maddesine göre yapıldığını ve dava süresinin ne zaman başladığını öğrenmelisiniz. 22/a kapsamındaki kadastro güncellemesi ile Kadastro Kanunu’nun 41. maddesine göre yapılan düzeltme aynı işlem değildir. Başvurulacak mahkeme ve sürenin başlangıcı bu ayrıma göre değişir.

22/a kapsamındaki güncellemede askı ilanı süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılması gündeme gelir. 41. madde kapsamındaki düzeltmede ise tebliğden başlayan 30 gün içinde sulh hukuk mahkemesinde düzeltmenin kaldırılması istenebilir.

Tapuda yazan metrekarenin azalması, her durumda arazinin bir bölümünün komşuya geçtiği anlamına gelmez. Eski hesaplama yanlışının düzeltilmesi, haritadaki sınırın değiştirilmesi veya farklı bir imar işlemi nedeniyle kayıt değişmiş olabilir. Önce bu neden belirlenmeli; itiraz ve tazminat seçenekleri bundan sonra değerlendirilmelidir.

Kadastro yenilemesi nedir?

Kadastro yenilemesi, eski kadastro haritalarındaki teknik sorunların giderilmesi ve kayıtların araziyle uyumlu hâle getirilmesi amacıyla yürütülen çalışmaları ifade eder. Uygulamada “22/a çalışması”, “uygulama kadastrosu” veya “kadastro güncellemesi” ifadeleriyle karşılaşılabilir.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22. maddesi, daha önce kadastrosu yapılmış yerlerde yeniden kadastro yapılmamasını temel kural olarak benimser. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi, teknik nedenlerle yetersiz kalan veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermeyen haritaların yeniden düzenlenmesine imkân tanır.

Bu çalışma, taşınmazların bütün mülkiyet geçmişinin baştan kurulacağı anlamına gelmez. Teknik sınırlandırma ve harita sorunlarıyla mülkiyetin kime ait olduğu konusundaki iddialar birbirinden ayrılmalıdır. Her iddia aynı kapsamda ve aynı mahkemede incelenmez.

Hukuki çerçeve, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22. maddesinde düzenlenmiştir.

Tapudaki yüzölçümü neden azalabilir?

Eski tapu kaydındaki yüzölçümü ile güncel teknik hesap arasında fark bulunmasının birden fazla nedeni olabilir. Eski paftanın üretim yöntemi, kullanılan ölçüm tekniği, çizim veya hesap hatası ve sınırın yanlış değerlendirilmesi bunlar arasındadır.

Bazı taşınmazlarda arazinin çevresindeki sınırlar değişmez. Yalnız bu sınırların çevrelediği alan daha doğru hesaplandığı için tapudaki rakam azalır. Başka dosyalarda ise ortak sınır yer değiştirir ve tartışmalı bölüm komşu parsel içinde gösterilir.

Bu iki ihtimalin ispatı ve hukuki sonucu farklıdır. “Eski tapuda daha fazla metrekare yazıyordu” demek tek başına yeni hesabın yanlış olduğunu göstermez. Buna karşılık “yeni cihazlarla ölçüldü” denilmesi de yapılan işlemi tartışılmaz hâle getirmez.

İncelenmesi gereken temel soru şudur: Azalma hangi teknik veriden ve hangi sınır kabulünden kaynaklanmıştır?

Yalnız rakam mı değişti, sınır da değişti mi?

Eski ve yeni haritalar aynı teknik zeminde karşılaştırılmalıdır. Parselin konumu, köşe noktaları, komşu parsellerle ilişkisi ve yüzölçümü hesabı birlikte değerlendirilmelidir.

Tapu belgesindeki rakam, internet haritası veya cep telefonuyla ölçüm tek başına bu incelemeyi karşılamaz. Özellikle değerli bir arsada küçük görünen sınır değişikliği; yol cephesini, mevcut yapının konumunu veya kullanım imkânını etkileyebilir.

Bu nedenle uyuşmazlığın yalnız toplam metrekare üzerinden anlatılması yetersiz kalabilir. Hangi bölümün neden eksildiği mümkün olduğunca harita üzerinde gösterilmelidir.

22/a güncellemesi ile 41. madde düzeltmesi arasındaki fark nedir?

Başvuru hazırlanmadan önce kadastro müdürlüğünden işlemin dayanağı ve bütün ekleri alınmalıdır. Bildirimin üzerinde “düzeltme”, “güncelleme” veya “yenileme” yazması tek başına yeterli değildir; belirtilen kanun maddesi de okunmalıdır.

İşlemTemel amaçKritik bildirimBaşlıca yargı yolu
3402 m.22/a kapsamında güncellemeKadastro haritalarının teknik olarak yeniden düzenlenmesi30 günlük askı ilanıAskı süresinde kadastro mahkemesinde dava
3402 m.41 kapsamında düzeltmeGeometrik durumu kesinleşmiş taşınmazdaki teknik fark ve hataların düzeltilmesiHak sahiplerine tebliğTebliğden itibaren 30 gün içinde sulh hukuk mahkemesinde dava
İmar uygulaması veya DOP işlemiİmar mevzuatına göre düzenlemeİlgili işlemin bildirim ve ilan usulüİdari işleme özgü başvuru ve dava yolları

Aynı taşınmaz hakkında zaman içinde birden fazla işlem yapılmış olabilir. Bu nedenle sadece son tapu belgesini görmek yerine, değişikliğe neden olan işlemlerin tarih sırasını çıkarmak gerekir.

2026 değişikliği ne getirdi?

7 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilen 7579 sayılı Kanun’un 16. maddesi, Kadastro Kanunu’nun 41. maddesini değiştirdi. Kanun 22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. İlgili değişiklik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.

Yeni metinde üç kavram açıkça ayrılıyor:

  1. Fark: Eski ölçü ve hesap değerleriyle güncel teknolojiler kullanılarak yeniden hesaplanan değerler arasındaki miktar.
  2. Yanılma sınırı, diğer adıyla tecviz: Planın üretim yöntemi ve ölçeği dikkate alındığında bilimsel olarak kabul edilebilir teknik fark.
  3. Hata: Farkın yanılma sınırını aşması.

Yanılma sınırı dışındaki farkların başvuru üzerine veya resen düzeltilmesi; sınır içindeki farkların da aynı usulle düzeltilebilmesi düzenlenmiştir. Düzeltme yapıldığında farkın tamamı işleme konu edilir.

Bu ayrım, “metrekare değiştiyse mutlaka hukuka aykırılık vardır” sonucunu önler. Ancak işlemin teknik dayanağının ve kullanılan tolerans hesabının denetlenmesi yine mümkündür. Düzenleme bir kanun teklifi değil, yayımlanmış kanun değişikliğidir.

22/a kadastro yenilemesine kaç gün içinde dava açılır?

Kadastro Güncelleme Yönetmeliği’ne göre sonuçlar 30 gün süreyle askıya çıkarılır. Askı ilanı süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılarak itiraz edilebilir.

Yönetmelik, dava açılan taşınmazların tutanaklarının kesinleştirilmemesini öngörür. Askı süresi içinde dava açılmayan ve önceden davalı olmayan taşınmazların tutanakları ise ilan bitimini izleyen gün itibarıyla kesinleştirilir.

Bu nedenle müdürlüğe bilgi isteme dilekçesi verilmesiyle mahkemede dava açılması birbirine karıştırılmamalıdır. Sadece “inceleme istedim” veya “müdürlükten cevap bekliyorum” düşüncesiyle askı süresinin geçirilmesi ciddi usul sorunları doğurabilir.

Askı cetvelindeki başlangıç ve bitiş tarihleri alınmalı; dava hazırlığı belge toplama süreciyle birlikte yürütülmelidir. Dayanak, Kadastro Güncelleme Yönetmeliği’nin 34, 35 ve 36. maddeleridir.

Eve tebligat gelmediyse süre başlamaz mı?

22/a kapsamındaki askı ilanı için bu varsayım güvenli değildir. Kadastro Kanunu’nun 11. maddesi, kanuna göre yapılan ilanların ilgililere şahsen tebliğ edilmiş sayılacağını düzenler.

Dolayısıyla taşınmazdan uzakta yaşamak, başka şehirde bulunmak veya ilanı fiilen görmemek otomatik olarak yeni bir dava süresi sağlamaz. İlanın usulüne uygunluğu tartışılıyorsa, bu iddia ayrıca belge ve tarihler üzerinden incelenmelidir.

41. madde düzeltmesine nasıl itiraz edilir?

  1. madde kapsamındaki düzeltme, taşınmaz malikleri ve diğer hak sahiplerine tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içinde sulh hukuk mahkemesinde düzeltmenin kaldırılması için dava açılmadığında işlem kesinleşir.

Bu süreçte tebligat zarfı, elektronik tebligat kaydı veya tebliğ belgesi korunmalıdır. Yalnız düzeltme kararındaki tarih esas alınarak süre hesaplanmamalıdır.

Dava hazırlığında düzeltme raporu ve kroki incelenmeli; hangi ölçünün, sınırın veya hesabın hatalı olduğu açıklanmalıdır. Eski kaydın aynen korunmasının neden gerektiği teknik dayanaklarla ortaya konulmalıdır.

  1. maddenin son fıkrasında, bu maddenin uygulanmasında Kanun’un 12. maddesindeki hak düşürücü sürenin aranmayacağı belirtilir. Bu hüküm, düzeltme tebliğ edildikten sonraki 30 günlük dava süresinin önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Kadastro müdürlüğüne başvurmak yeterli olur mu?

Çalışma devam ederken belgelerin sunulması, ölçümün açıklanmasının istenmesi ve somut hatanın bildirilmesi yararlı olabilir. Kadastro Güncelleme Yönetmeliği, sınırlandırmada mevcut kayıtların, belgelerin ve ilgililerce sunulan bilgilerin değerlendirilmesini öngörür.

Bununla birlikte idari başvuru ile yargısal itirazın işlevi farklıdır. Müdürlüğe yapılan her başvuru, kanunun dava açılmasını aradığı sürenin durduğu anlamına gelmez.

Başvuruda parsel bilgileri, itiraz edilen işlem, eski ve yeni değerler ve dayanak belgeler açıkça gösterilmelidir. Teslim edilen dilekçenin kayıt numarası alınmalı; sözlü görüşmeyle yetinilmemelidir.

Arsam küçüldü diye komşuya dava açmam gerekir mi?

Her dosyada aynı kişiye dava açılmaz. Uyuşmazlığın teknik hesap farkından mı, ortak sınır değişikliğinden mi, yoksa ayrı bir mülkiyet iddiasından mı kaynaklandığı belirlenmelidir.

Komşu parsel lehine sınır değişikliği varsa, o parselin güncel maliklerinin davadaki konumu incelenir. Yalnız hesaplama yöntemi değişmişse tarafların belirlenmesi farklı değerlendirme gerektirebilir. Tazminat talebinin muhatabı da teknik işlemin düzeltilmesi talebinden farklı olabilir.

Bu nedenle “kadastro yaptı, yalnız müdürlüğe dava açarım” veya “arsam azaldı, bütün komşuları davalı gösteririm” yaklaşımı uygun değildir. Davanın talebiyle davalıların hukuki ilişkisi kurulmalıdır.

Mevcut sorun bir yapının sınırı aşmasıysa, komşunun binasının arsaya taşması nedeniyle doğan haklar ayrıca değerlendirilmelidir.

Eski çit veya duvar sınırı kanıtlar mı?

Çit, duvar, ağaç sırası ve eski kullanım izleri teknik incelemede önemli olabilir. Ancak bunlar tek başına her durumda hukuki sınırı belirlemez.

Türk Medeni Kanunu’nun 719. maddesi, taşınmaz sınırlarının tapu planları ve arazi üzerindeki sınır işaretleriyle belirleneceğini düzenler. Planla işaretler uyuşmadığında kural olarak plandaki sınır esas alınır; kanundaki özel durumlar saklıdır.

Bununla birlikte tartışma zaten planın yanlış oluşturulduğu iddiasına dayanıyorsa eski ölçüler, planın dayanakları ve arazi bulguları birlikte incelenir. Bir fotoğraf veya tanık beyanı, teknik kayıtların tamamının yerine geçmez.

Hangi belgeler toplanmalıdır?

İlk aşamada aşağıdaki dosyanın hazırlanması yararlı olur:

  1. Güncel tapu kayıt örneği ve önceki kayıtlar.
  2. Eski ve yeni pafta örnekleri.
  3. Kadastro güncelleme tutanağı veya düzeltme kararı.
  4. Sınırlandırma ve ölçü krokileri.
  5. Eski ve yeni yüzölçümü karşılaştırması.
  6. Ada raporu ve teknik hesap belgeleri.
  7. Askı ilanı tutanağı, cetveli ve tarihleri.
  8. Tebligat belgeleri.
  9. İlgili komşu parsellerin kayıtları.
  10. Önceki mahkeme kararları ve varsa aplikasyon belgeleri.
  11. Satın alma senedi, ödeme kayıtları ve değerleme raporları.
  12. Sınırın geçmiş durumunu gösteren hukuka uygun fotoğraf ve belgeler.

Bazı belgelere doğrudan erişilemeyebilir. Bunların ilgili kurumdan veya dava sırasında mahkeme aracılığıyla istenmesi değerlendirilir. Belge eksikliği nedeniyle süre takibi bırakılmamalıdır.

Harita mühendisi incelemesi neden önemlidir?

Kadastro ölçüm hatası iddiası teknik bir karşılaştırma gerektirir. Uzman incelemesinde yalnız bugünkü arazinin ölçülmesi yeterli olmayabilir; ilk tesis kayıtlarıyla yeni uygulamanın yöntemleri de karşılaştırılmalıdır.

Özellikle şu sorular cevaplandırılmalıdır: Eski ölçü değerleri mevcut mu? Sınır hangi belgeye göre kurulmuş? Koordinat dönüşümü uygun mu? Yeni hesap, parselin eski ve geçerli sınırlarıyla uyumlu mu? Azalma komşu parsellerde artışa karşılık geliyor mu?

Özel teknik görüş, mahkemenin bilirkişi incelemesinin yerine geçmez. Ancak uyuşmazlığın doğru anlatılmasına ve bilirkişi raporunun somut biçimde değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Bilirkişi raporunda nelere dikkat edilmelidir?

Bir raporun yalnız “ölçüm doğrudur” demesi, uyuşmazlığın bütün sorularını cevapladığını göstermez. Sonuca nasıl ulaşıldığı anlaşılabilir olmalıdır.

Eski ve yeni kayıtların hangi yöntemle karşılaştırıldığı, sınırın neden o noktadan geçirildiği ve farkın nasıl hesaplandığı açıklanmalıdır. Kullanılan belgeler ile raporun sonuçları arasında çelişki bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

Rapora itiraz edilecekse “kabul etmiyorum” şeklindeki genel ifadeyle yetinilmemelidir. Eksik belge, yanlış alınan sınır, açıklanmayan koordinat veya hatalı hesap gibi somut noktalar gösterilmelidir. Raporun tebliğ tarihi ve mahkemenin verdiği süre ayrıca takip edilmelidir.

Süre geçtiyse bütün haklar kaybedilir mi?

Askı veya tebliğ üzerine işleyen özel sürenin geçirilmesi önemli sonuç doğurur. Ancak bundan bütün uyuşmazlık türleri için aynı sonuç çıkarılamaz.

Kesinleşmiş işlemin ardından ileri sürülebilecek talep; teknik düzeltme, mülkiyet iddiası veya tazminat niteliğinde olabilir. Görevli mahkeme ve uygulanacak süre, talebin hukuki niteliğine göre ayrıca belirlenmelidir.

Kadastro Kanunu’nun 12. maddesindeki on yıllık hüküm, kadastrodan önceki hukuki sebeplere ilişkin özel bir düzenlemedir. Her yenileme uyuşmazlığında “nasıl olsa on yılım var” düşüncesiyle hareket edilmemelidir.

İlanın veya tebligatın geçersizliği ileri sürülüyorsa bunun da dosyadan gösterilmesi gerekir. Sonradan öğrenme iddiası, kendiliğinden süresiz başvuru hakkı sağlamaz.

Yüzölçümü azalması nedeniyle devletten tazminat alınabilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan devletin sorumluluğunu düzenler. Kadastro ve tapu kayıtlarıyla bağlantılı bir zarar varsa bu hüküm yönünden inceleme yapılabilir.

Ancak tazminat, eski ve yeni metrekare farkının ilanlardaki birim fiyatla çarpılmasıyla otomatik olarak belirlenmez. Sicil işlemi, gerçek zarar ve nedensellik bağı değerlendirilmelidir.

Teknik düzeltmenin doğru olması da zarar iddiasının hiçbir koşulda incelenemeyeceği anlamına gelmez. Kişinin tapudaki kayda güvenerek hangi bedelle taşınmaz edindiği ve kayıt hatasının ekonomik etkisi önem taşıyabilir.

Öte yandan yeni hesapta alanın azalması, tek başına devletin mutlaka ödeme yapacağını göstermez. Tapu sicilinden kaynaklanan zarar nedeniyle devletin sorumluluğu ayrı şartları bulunan bir hukuki yoldur.

Yargısal değerlendirmede süre neden ayrıca incelenir?

Anayasa Mahkemesinin resmî açıklamasına göre Yaşar Çoban başvurusunda, B. No: 2014/6673, 25 Temmuz 2017, tapu siciline ilişkin tazminat yolunun tarihsel gelişimi dikkate alınmadan zamanaşımının katı yorumlanması mahkemeye erişim hakkı bakımından incelenmiştir.

Bu karar, her tapu uyuşmazlığında sürenin yeniden başlayacağı anlamına gelmez. Eski işlemlerde dava yolunun ne zaman etkili hâle geldiği ve kişinin hangi tarihte başvurabilecek durumda olduğu önem taşıyabilir. Karar, 2026 değişikliğini değerlendiren yeni bir karar olarak sunulmamalıdır. AYM’nin resmî açıklaması.

İmar kesintisiyle kadastro düzeltmesi aynı şey midir?

Hayır. İmar uygulamasında parsellerin düzenlenmesi ve düzenleme ortaklık payı alınması, kadastro haritasındaki ölçüm veya sınır hatasının giderilmesinden farklıdır.

Malik açısından iki durumda da daha düşük yüzölçümü görülebilir. Ancak işlemi yapan idare, hukuki dayanak, ilan usulü ve görevli yargı yeri değişebilir.

Bu nedenle belediye encümen kararı, parselasyon planı veya DOP hesabı bulunan bir dosya doğrudan “kadastro ölçüm hatası” olarak ele alınmamalıdır. Böyle bir durumda düzenleme ortaklık payı ve imar uygulaması hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Dava sırasında satış veya inşaat durdurulabilir mi?

Dava açılması, taşınmazla ilgili her işlemi kendiliğinden durdurmaz. Devir, yeni yapılaşma veya sınırın fiilen değiştirilmesi nedeniyle hakkın korunması zorlaşacaksa ihtiyati tedbir talebi değerlendirilebilir.

Talepte hangi parsel veya bölümün korunacağı ve yakın risk açıklanmalıdır. Sadece “ileride zarar görebilirim” denilmesi yerine, satış hazırlığı, devam eden inşaat veya sınır müdahalesi gibi olgular belgelenmelidir.

Tedbir, davanın başında kesin haklılık kararı verilmesi değildir. Mahkeme yaklaşık ispatı, ölçülülüğü ve karşı taraf üzerindeki etkiyi değerlendirir; teminat da gündeme gelebilir. Hukuki dayanak HMK m.389 ve devamıdır.

Deliller kaybolmadan nasıl korunur?

Sınır işaretlerinin kaldırılması, duvarın yıkılması veya arazide kazı yapılması geçmiş durumun belirlenmesini güçleştirebilir. Böyle bir tehlike varsa delil tespiti değerlendirilmelidir.

HMK m.400 kapsamında, delilin kaybolması veya ileride ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimali hukuki yarar oluşturabilir. Keşif ve bilirkişi incelemesiyle mevcut durum kayıt altına alınabilir.

Kişi kendi fotoğraflarını da koruyabilir. Ancak komşunun arazisine izinsiz girme, sınır işaretlerini değiştirme veya harita üzerinde gerçeğe aykırı düzenleme yapma yoluna başvurulmamalıdır.

Arabuluculuk zorunlu mudur?

Her taşınmaz uyuşmazlığı zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Kadastro güncellemesine karşı özel dava yolu ile komşu hakkından doğan bir uyuşmazlık aynı kategoride değerlendirilmemelidir.

6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi; ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkından kaynaklanan belirli uyuşmazlıklar için dava şartı arabuluculuk öngörür. Yalnız karşı tarafın komşu malik olması, talebin mutlaka komşu hakkından kaynaklandığını göstermez.

Talebin gerçek niteliği belirlenmeli; uzlaşma görüşmesi yapıldığı için askı veya tebliğe bağlı dava süresinin kendiliğinden durduğu varsayılmamalıdır. 6325 sayılı Kanun.

Hisseli veya miras kalan taşınmazda ne yapılmalıdır?

Taşınmazın birden fazla maliki varsa tapudaki mülkiyet türü ve bütün hak sahipleri belirlenmelidir. Paylı mülkiyet ile miras ortaklığındaki elbirliği mülkiyeti aynı usul sorunlarını doğurmaz.

Bir mirasçının müdürlükle görüşmesi, diğer bütün hak sahiplerinin dava ve temsil ihtiyaçlarını otomatik olarak karşılamaz. Dava talebine göre tarafların katılımı ve temsil düzeni incelenmelidir.

Tapudaki malik ölmüşse mirasçılık belgeleri de hazırlanmalıdır. Özellikle çok sayıda mirasçı bulunan değerli taşınmazlarda, bu hazırlığın süre dolmadan yapılması önemlidir.

İstanbul’daki değerli arsalarda inceleme neden geniş tutulmalıdır?

İstanbul’da bir arsanın ekonomik değeri yalnız büyüklüğüne bağlı değildir. Yol cephesi, şekli, mevcut yapıların konumu, imar durumu ve komşu parsellerle ilişkisi de önem taşır.

Bu nedenle küçük bir sınır değişikliğinin ekonomik etkisi, metrekare farkından daha yüksek olabilir. Bununla birlikte her kadastro değişikliğinin inşaat hakkını azalttığı da varsayılmamalıdır; ilgili plan ve uygulama koşulları incelenmelidir.

İstanbul gayrimenkul hukuku kapsamındaki değerlendirmede teknik kayıtlar ile tapu, imar ve dava belgelerinin birlikte okunması gerekir. Yetkili merci, ofisin bulunduğu yere göre değil, uyuşmazlığa uygulanacak görev ve yetki kurallarına göre belirlenir.

Sorun parselden ziyade bağımsız bölümün yanlış gösterilmesiyse, tapuda yanlış daire kaydının düzeltilmesi farklı bir inceleme gerektirir.

İki kısa örnek

Örnek 1: Tapuda 2.000 metrekare görünen arsanın yeni hesabı 1.920 metrekare çıkmıştır. Eski ve yeni sınırlar aynıysa önce hesap farkının nedeni araştırılır. Azalma, komşunun 80 metrekare kazandığını tek başına göstermez.

Örnek 2: Yeni haritada ortak sınır yer değiştirmiş ve bahçenin bir bölümü komşu parselde gösterilmiştir. Eski ölçü belgeleri, sınırlandırma krokisi ve komşu parsel kayıtları karşılaştırılır. İşlemin türüne uygun dava süresi korunur.

İlk aşamada izlenebilecek sıra

  1. İşlemin 22/a, 41. madde veya başka bir düzenlemeye dayanıp dayanmadığını öğrenin.
  2. Askı ilanı ve tebliğ tarihlerini belgeleyin.
  3. Eski ve yeni tapu ile teknik kayıtları alın.
  4. Azalmanın hesap farkından mı, sınır değişikliğinden mi kaynaklandığını inceletin.
  5. Hak sahiplerini ve davanın muhataplarını belirleyin.
  6. Görevli mahkeme ile uygulanacak süreyi netleştirin.
  7. Gerekli dava, tedbir ve delil tespiti taleplerini süresinde hazırlayın.
  8. Tazminat ihtimalini, teknik düzeltme talebinden ayrı değerlendirin.

Sık sorulan sorular

Kadastro yenilemesinde arsam küçüldü, tapum geçersiz mi oldu?

Yüzölçümü değişikliği tek başına tapunun bütünüyle geçersiz olduğu anlamına gelmez. İşlemin etkisi eski ve yeni kayıtlar üzerinden belirlenmelidir.

Eski tapudaki metrekareyi mutlaka geri alabilir miyim?

Hayır. Eski değer hatalıysa aynı rakamın korunması mümkün olmayabilir. Ancak yeni işlemin de doğru ve hukuka uygun olması gerekir.

22/a işlemine sulh hukuk mahkemesinde mi dava açılır?

Askı ilanı süresindeki 22/a güncellemesine itiraz için kadastro mahkemesi yolu düzenlenmiştir. Sulh hukuk mahkemesine ilişkin 30 günlük yol, 41. madde düzeltmesiyle karıştırılmamalıdır.

41. madde düzeltmesinde süre ne zaman başlar?

Kanun, tebliğ tarihinden başlayan 30 günlük süre öngörür. Somut hesapta tebligatın usulü ve ilgili süre hükümleri incelenmelidir.

Telefonla ölçtüğüm alan mahkemede yeterli olur mu?

Telefon ölçümü veya internet haritası tek başına kesin teknik tespit yerine geçmez. Resmî belgeler ve uygun uzman incelemesi gerekir.

Komşu kabul ederse sınırı değiştirebilir miyiz?

Tarafların sözlü anlaşması tapu ve kadastro kayıtlarını kendiliğinden değiştirmez. Yapılacak işlemin resmî şekli ve hukuki dayanağı belirlenmelidir.

Müdürlüğe dilekçe verdim, dava açmam gereksiz mi?

Hayır. İdari başvuru, gerekli yargısal başvurunun yerine her durumda geçmez. Dava süresi ayrıca takip edilmelidir.

Metrekare azalınca devlet otomatik tazminat öder mi?

Hayır. Zararın varlığı, sicil işlemiyle bağlantısı ve diğer sorumluluk koşulları incelenir. Tazminat talebi ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Kadastro yenilemesi sırasında taşınmaz satılabilir mi?

Çalışma yürütülmesi tek başına bütün devirleri yasaklamaz. Ancak güncel tespit durumu, tapu kayıtları ve varsa tedbirler kontrol edilmelidir.

Davayı kazanırsam bütün komşu parseller değişir mi?

Kararın kapsamı uyuşmazlık ve taleple bağlantılıdır. Bir parseldeki itirazın bütün bölgeyi yeniden düzenleyeceği varsayılmamalıdır.

Yenileme incelemesinde aynı araziyi kapsayan iki tapu kaydı da ortaya çıkmışsa mükerrer tapu kaydında hangi kaydın geçerli olduğunun incelenmesi yazısında kayıtların oluşumu ve hukuki dayanaklarına ilişkin dosya hazırlığı ele alınmıştır.

Sonuç

Kadastro yenilemesinde arsanın küçülmesi, önce işlemin türünün ve teknik nedeninin belirlenmesini gerektirir. Eski hesap hatası, ortak sınır değişikliği ve imar uygulaması farklı hukuki yollar doğurabilir.

22/a güncellemesindeki askı ilanı ile 41. madde düzeltmesindeki kişisel tebliğ birbirinden ayrılmalıdır. Her iki süreçte de 30 günlük sürelerle karşılaşılması, başlangıçlarının ve görevli mahkemelerinin aynı olduğu anlamına gelmez.

Eski ve yeni haritaların karşılaştırılması, teknik belgelerin korunması ve doğru talebin süresinde ileri sürülmesi hakların korunmasında belirleyicidir. Tazminat, tedbir ve mülkiyet talepleri somut dosyaya göre ayrıca planlanmalıdır.

Kaynakça

  1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu, özellikle m.11, 12, 22, 25, 26 ve 41.
  2. 7579 sayılı Kanun, 22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete, m.16 ve yürürlük hükmü.
  3. Kadastro Güncelleme Yönetmeliği, özellikle m.15, 24, 25 ve 33–36.
  4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.719 ve 1007.
  5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, görev, yetki, ihtiyati tedbir ve delil tespiti hükümleri.
  6. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/B.
  7. AYM, Yaşar Çoban başvurusuna ilişkin resmî açıklama, 29 Eylül 2017.

 

Mevcut kaynak URLDoğal anchor metniHedef URL
Gayrimenkul Hukukukadastro yenilemesinde yüzölçümü azalmasına itirazhttps://www.iltanekmekcioglu.com/kadastro-yenilemesinde-arsam-kuculdu/
Tapum İptal Edildi: Devletten Tazminat Alabilir miyim?kadastro güncellemesi sonrasında oluşan yüzölçümü farkıhttps://www.iltanekmekcioglu.com/kadastro-yenilemesinde-arsam-kuculdu/
Komşunun Binası Arsama Taştıkadastro yenilemesinde değişen parsel sınırlarıhttps://www.iltanekmekcioglu.com/kadastro-yenilemesinde-arsam-kuculdu/

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. İşlem dosyası, eski ve yeni kadastro kayıtları, askı ve tebliğ tarihleri ile teknik rapor görülmeden somut uyuşmazlık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

22/a kadastro davası41. madde düzeltmesiarsa sınır uyuşmazlığı.kadastro düzeltmesine dava açma süresikadastro ölçüm hatasıkadastro yenilemesinde arsam küçüldükadastro yenilemesine itiraztapuda yüzölçümü azalması
Önceki yazı
Tutuklunun Aileye Yakın Cezaevine Nakli
Sonraki yazı
Taşınmazı Şirkete Ayni Sermaye Koymak