KÖTÜ MUAMELE (TCK 232)

I. TCK 232 Madde Metni
Kötü Muamele
(1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek ya da sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.
TCK 232 Gerekçesi
Madde, aynı konutta birlikte yaşayan kişilerden birine kötü muamelede bulunulmasını cezalandırmaktadır.
Ancak, her türlü kötü muamele, suçun oluşmasını olanaklı kılmaz. Kötü muamelenin merhamet, acıma ve şefkatle bağdaşmayacak nitelikte bulunması gereklidir. Ancak, bu muamele biçimi kişide basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmiş ise, artık kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmedilmelidir.
Yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur etmek gibi hareketleri kötü muameleye örnek olarak vermek olanaklıdır.
Maddenin ikinci fıkrasında faille mağdur arasında belirli ilişkiden kaynaklanan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.
Dikkat edilmelidir ki, söz konusu disiplin yetkisinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirilen davranışın kişide basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçünün ötesinde bir etki meydana getirmemiş olması gerekir.
Aksi takdirde, kasten yaralama suçundan dolayı cezaya hükmedilmelidir. Keza, hakaret oluşturan fiiller, bu disiplin yetkisi kapsamına girmedikleri gibi, kötü muamele suçu olarak değil, hakaret suçundan dolayı cezalandırılmayı gerektirir.
Kişilerin idareleri altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya san’atı öğretmekle yükümlü olduğu kimseler üzerinde terbiye etmek, eğitmek görevi dolayısıyla belirli disiplin yetkilerine sahip bulunmaları gerekir; aksi takdirde görev yerine getirilmez.
Disiplin yetkisi eğitim hakkının doğal bir sonucudur ve bu yetki olmadan söz konusu hak kullanılamaz. Disiplin yetkisinin sınırı ise maddede gösterilmiştir. Disiplin yetkisi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmayacak veya bir tehlikeye maruz kalmasını sonuçlamayacak derecede kullanılabilecektir.
II. Korunan Hukuki Yarar
Maddeyle korunmak istenen başlıca değer; aile barışı, mağdurun beden‑ruh bütünlüğü ve insan onurudur. Aynı çatı altında güç dengesizliğinin yarattığı baskıya karşı, mağdurun fiziksel ve psikolojik bütünlüğü güvence altına alınmıştır.
III. Suçun Unsurları
1. Maddi Unsur
| Alt Unsur | Açıklama |
|---|---|
| Fail | Mağdurla aynı konutta yaşayan herkes (f. 1) veya himaye/disiplin yetkisi bulunan kişi (f. 2). |
| Mağdur | Aile ferdi veya failin disiplin yetkisi altındaki kimse. |
| Fiil | Aç bırakma, çıplak gezdirme, uyutmama, zor işte çalıştırma, sürekli alay etme, korkutma gibi, merhamet ve şefkatle bağdaşmayan davranışlar. Fiziksel temasa gerek yoktur. |
| Netice | Özel bir netice aranmaz; hareket suçu niteliğindedir. |
Yargıtay’a göre hortumla ayak tabanına vurmak, bağlamak, aç bırakmak, psikolojik eziyet, vb. eylemler madde kapsamındadır (Y14CD, 22.12.2014, 2013/4136 E., 2014/14634 K.).
2. Manevi Unsur
Suç kasten işlenebilir; olası kast yeterlidir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir.
IV. Özel Görünüş Biçimleri
| Biçim | Değerlendirme |
|---|---|
| Teşebbüs | Failin kontrolündeki devam eden bir süreç söz konusu olduğundan, fiilin icra hareketleri başlamış ancak tamamlanmamışsa teşebbüs hükümleri (TCK §35) uygulanabilir. |
| İştirak | Ortak fail, azmettiren, yardım eden genel hükümlere göre sorumludur (TCK §§37‑39). |
| İçtima | Eylem aynı zamanda hakaret, tehdit veya yaralama suçlarını oluşturuyorsa gerçek (maddî) içtima hükümleri uygulanır. Süreklilik ve sistematiklik varsa eziyet (TCK §96) veya işkence gündeme gelebilir. Y14CD, 02.12.2014, 2013/3874 E., 2014/13579 K. kararı bu ayrıma dikkat çekmiştir. |
| HAGB | Üst sınır 2 yıl olduğundan koşullar oluşursa Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilebilir (CMK §231).1 Ağustos 2023 tarihinden 1 yıl sonrasında yürürlüğe girecek iptal kararı ile birlikte HAGB’ye ilişkin hüküm 1 Ağustos 2024 tarihinden itibaren kalkmış olup bu tarihten sonra HAGB kararı verilememektedir |
| Ceza Ertelenmesi & Para Cezasına Çevirme | Mahkeme, 1 yıl ve altındaki hapis cezalarını erteleyebilir; kısa süreli hapis cezasını adlî para cezasına çevirmesi de mümkündür (TCK §§50‑51). |
V. Şikâyet, Zamanaşımı, Uzlaşma
- Re’sen soruşturulur; şikâyet koşulu yoktur.
- Uzlaşma kapsamında değildir (5271 s. CMK m.253/3).
- Dava zamanaşımı: 8 yıl (TCK §66/1‑e).
VI. Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi (ceza miktarı 10 yılın altında).
- Yetki: Suçun işlendiği yer mahkemesi (CMK §12).
VII. Yargıtay’dan Seçilmiş Emsal Kararlar
| Daire & Tarih | Özet | Sonuç |
|---|---|---|
| Y14CD 22.12.2014 (2013/4136 E., 2014/14634 K.) | Çocuğu hortumla dövme, bağlama eylemleri kötü muamele; ayrıca darp yönünden yaralama oluştu. | Bozma – suç vasfında yanılgı. |
| Y14CD 02.12.2014 (2013/3874 E., 2014/13579 K.) | Çıplak gezdirme, aç bırakma vb. eylemler yoksa 232 uygulanamaz; fiil hakaret/yaralama olabilir. | Bozma – hukuka aykırı vasıflandırma. |
| YCGK 16.01.2020 (2016/1412 E., 2020/8 K.) | Kız kardeşinin saçlarını kesen failin eylemi kasten yaralama değil, kötü muamele olarak kabul edildi. | Onama. |
| YCGK 20.06.2012 (2011/4‑322 E., 2012/148 K.) | Anne tarafından 6 yaşındaki çocuğa yönelik iddia; mağdurun temsilcisine katılma hakkı sağlanmadan karar verilmesi CMK §238/2’ye aykırı görülerek bozma. | Bozma – usul hatası. (İctihatlar) |
VIII. Örnek Olay Analizleri
- Aç bırakılan yaşlı baba
- Fail: Oğlu (aynı evde).
- Eylem: Yemek ve ilaç vermeyi sistematik olarak engelleme.
- Değerlendirme: TCK 232 f.1; mağdurun süreklilik gösteren aç bırakılması kötü muameledir, ayrıca bakıma muhtaç kişi üzerinde terbiye yetkisi olmadığı için 232/2 uygulanmaz.
- Hukukî sonuç: 6 ay hapis; HAGB uygulanabilir.
- İşyerindeki çırak
- Usta, 15 yaşındaki çırağını uyutmamak ve zorla ağır işte çalıştırmak suretiyle disiplin yetkisini kötüye kullanmıştır.
- TCK 232 f.2 tatbik edilir; fiil kasten yaralama seviyesine ulaşmadığı için 86. maddeye gitmez.
- Anne‑babaya hakaret davası
- Failin sürekli küçük düşürücü sözleri kötü muamele kapsamında değildir; Y14CD kararları uyarınca hakaret (TCK 125) hükümleri uygulanır.
IX. Sonuç ve Değerlendirme
TCK 232, aile içi veya himaye ilişkilerinde “yaralama da değil, basit hakaret ya da tehdit de olmayan” ancak insan onurunu zedeleyen davranışları özel olarak cezalandırarak mağdurları korur. Yargıtay, suçun sınırlarını netleştirirken “merhamet‑şefkatle bağdaşmazlık” ölçütünü benimsemekte; sistematik ve ağır eylemler ise eziyet (TCK 96) veya işkence kapsamına sokulmaktadır.
Uygulamada doğru vasıflandırma, özellikle yaralama ve hakaret suçlarından ayrım noktasında önem taşır. HAGB ve kısa süreli hapis cezalarının ertelenebilmesi, failin topluma yeniden kazandırılmasına hizmet ederken mağdur haklarının gözetilmesi bakımından katılma usulü ve tazminat talepleri de ihmal edilmemelidir.
Bu çerçevede, kolluk ve savcılık soruşturmalarında fiilin süresi, ağırlığı ve mağdur‑fail ilişkisi titizlikle araştırılmalı; gerekirse psikososyal rapor alınarak mağdurun maruz kaldığı ruhsal zararın boyutu da tespit edilmelidir.
YARGITAY KARARLARI
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2023/2992 K. 2025/1577 T. 26.2.2025 • KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU ( Sanığın On Beş Yaşından Küçük Olan Kızı Mağdurenin Kendisine Zarar Veren Davranışlarına Engel Olmak İçin Ellerini ve Ayaklarını Zircirle Bağladığı – Sanığın Mağdureyi Zincirle Bağlamak Suretiyle Yasal Hak ve Yükümlülük Sınırını Aştığı Kabul Edilerek Sanığın Eyleminin Kötü Muamele Suçunu Oluşturduğunun Gözetilmesi Gerektiği ) • SANIĞIN YASAL HAK SINIRINI AŞMASI ( Velayet Kapsamında Çocuğun Ana ve Babasının Rızası Dışında Evi Terk Edemeyeceği Düzenlenmiş Olup Sanığın Mağdur Çocuktan Evini Terk Etmemesini İsteme Hakkının Yasadan Kaynaklı Bir Hak Olduğu Ancak Sanığın Mağdureyi Zincirle Bağlamak Suretiyle Yasal Hak ve Yükümlülük Sınırını Aştığı Gözetilmeden Delillerin Değerlendirilmesinde Yanılgıya Düşülmesinin Hukuka Aykırılığı ) • KÖTÜ MUAMELE ( Sanığın Mağdureyi Zincirle Bağlamak Suretiyle Yasal Hak ve Yükümlülük Sınırını Aştığı/Sanığın Eyleminin Kötü Muamele Suçunu Oluşturduğu ve Bu Suçtan Mahkumiyetine Karar Verilmesi Gereği ) 5237/m.109,232 ÖZET : Mağdurenin psikojik rahatsızlıklarının olduğu, uçucu madde kullandığı, ebeveynlerinin rızası dışında, çocuklar için tehlikeli olan saatlerde evini terk ettiği, olay günü ise sanığın, on beş yaşından küçük olan kızı mağdurenin kendisine zarar veren davranışlarına engel olmak için ellerini ve ayaklarını zircirle bağladığı, bu şekilde mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkin olarak; 4721 Sayılı Kanun 339. maddesinde velayet kapsamında çocuğun, ana ve babasının rızası dışında evi terk edemeyeceği düzenlenmiş olup sanığın mağdur çocuktan evini terk etmemesini isteme hakkının yasadan kaynaklı bir hak olduğu, 5237 Sayılı Kanun’un 26/1. maddesi uyarınca hakkını kullanan kimseye ceza verilemeyeceği hususları dikkate alındığında sanığın mağdureyi zincirle bağlamak suretiyle yasal hak ve yükümlülük sınırını aştığı kabul edilerek sanığın eyleminin kötü muamele ( TCK. m. 232/1 ) suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2020/8-369 K. 2021/244 T. 2.6.2021 • DİLENCİLİK SUÇU ( Sanığa Atılı Suçun Kötü Muamele Suçu Olduğunun Anlaşıldığı ve Yaptırımının TCK’nın 232/1. Maddesi Uyarınca İki Aydan Bir Yıla Kadar Hapis Cezası Olup TCK’nın 66. Maddesinin Birinci Fıkrasının ( e ) Bendi Uyarınca Suçun Asli Dava Zamanaşımı Süresinin Sekiz Yıl Olduğu – Sanık Hakkındaki Kamu Davasının 5237 Sayılı TCK’nın 66. Maddesinin Birinci Fıkrasının ( e ) Bendi Uyarınca Gerçekleşen Zamanaşımı Nedeniyle Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği ) • KÖTÜ MUAMELE SUÇU ( Daha Ağır Cezayı Gerektiren Başka Bir Suçu Oluşturma İhtimali Bulunmayan Eylemle İlgili Olarak Zamanaşımını Kesen En Son İşlem Sanığın Sorgusu Olup Anılan Tarihten Sonra Zamanaşımını Kesen veya Durduran Herhangi Bir Sebebin Gerçekleşmediği Gözetildiğinde Sekiz Yıllık Dava Zamanaşımı Süresinin Ceza Genel Kurulu İnceleme Tarihinden Önce Dolduğu – Sanık Hakkındaki Kamu Davasının Gerçekleşen Zamanaşımı Nedeniyle Düşmesi Gerektiği ) • DAVA ZAMANAŞIMI ( Sanığa Atılı Kötü Muamele Suçunun Yaptırımı TCK’nın 232/1. Maddesi Uyarınca İki Aydan Bir Yıla Kadar Hapis Cezası Olup TCK’nın 66. Maddesinin Birinci Fıkrasının ( e ) Bendi Uyarınca Suçun Asli Dava Zamanaşımı Süresinin Sekiz Yıl Olduğu – Sanık Hakkındaki Kamu Davasının Gerçekleşen Zamanaşımı Nedeniyle Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği ) 37/m.66, 67, 229, 232 5271/m.223/8 ÖZET : Dava, dilencilik suçuna ilişkindir. Olayda, suçun kötü muamele suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığa atılı kötü muamele suçunun yaptırımı, TCK’nın 232/1. maddesi uyarınca iki aydan bir yıla kadar hapis cezası olup TCK’nın 66. maddesinin birinci fıkrasının ( e ) bendi uyarınca suçun asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemle ilgili olarak, zamanaşımını kesen en son işlem 18.09.2010 tarihli sanığın sorgusu olup anılan tarihten sonra zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir sebebin gerçekleşmediği gözetildiğinde, TCK’nın 66. maddesinin birinci fıkrasının ( e ) bendindeki sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin, Ceza Genel Kurulu inceleme tarihinden önce 18.09.2018 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, hükmün açıklanmasına ilişkin kararın, bu kararın bozulmasına ilişkin Özel Dairece verilen kararın ve bozma kararından sonra Yerel Mahkemece verilen kararın hukuki değerden yoksun olmaları nedeniyle kaldırılmalarına, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 66. maddesinin birinci fıkrasının ( e ) bendi ve 5271 Sayılı CMK’nın 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmelidir.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2020/25407 K. 2022/16948 T. 5.7.2022 • TEHDİT SUÇU ( Sanığın 5 Yıllık Denetim Süresi İçerisinde İşlediği Ve Hükmün Açıklanmasına Neden Olan Tehdit Suçunun 5271 Sayılı CMK’nın 253. Maddesi ve Maddeye Eklenen Fıkraya Göre Uzlaştırma Kapsamına Alındığı – Uyarlama Yargılaması Yapılıp Yapılmadığı Araştırılarak Anılan Hüküm Yönünden Uzlaştırma İşleminin Olumlu Sonuçlanmış Olması Durumunda Sanığın Denetim Süresinde İşlediği Başkaca Kasıtlı Suçlardan Mahkum Olup Olmadığı Tespit Edilip Sonucuna Göre Açıklanması Geri Bırakılan Hükmün Açıklanıp Açıklanmayacağının Değerlendirilmesi Gerektiği ) • KÖTÜ MUAMELE SUÇU ( TCK’nın 232. Maddesi Yaralama Tehdit ve Hakaret Gibi Kanunun Başka Maddelerinde Açıkça Suç Olarak Düzenlenmiş Eylemler Dışında Kalan ve Failin Aynı Konutta Birlikte Yaşadığı Kişilere Karşı Gerçekleştirdiği Çıplak Gezdirme Aç Bırakma Sürekli Alay Etme Korkutma vb. Eylemleri Kötü Muamele Suçu Olarak Düzenleyip Yaptırıma Bağladığı – Sanığın Eşine ve Çocuklarına Belirli Zamanlarda Şiddet Uygulaması Şeklinde Kabul Edilen Eylemlerinin Kasten Yaralama Suçu Kapsamında Kaldığı Gözetilmeksizin Kötü Muamele Suçundan da Hüküm Kurulmasının Hatalı Olduğu ) • UZLAŞTIRMA ( Hükümden Sonra 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 Sayılı Kanun’un 34. Maddesiyle Değişik CMK’nın 253/1 Madde Hükmü Uyarınca Sanıklara Atılı TCK’nın 106. Maddenin 1. Fıkrasının 1. Cümlesinde Düzenlenen Tehdit Suçunun Uzlaştırma Kapsamına Alınmış Olması Karşısında Anılan Kanunun 35. Maddesiyle Değişik CMK’nın 254. Maddesi Gereğince Sanık Hakkında Uzlaştırma Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği ) • BASİT YARGILAMA USULÜ ( CMK’ya 7188 Sayılı Kanunla Eklenen Geçici 5. Maddenin Birinci Fıkrasının ( d ) Bendinde Yer Alan Hükme Bağlanmış İbaresinin Anayasa Mahkemesi’nin Kararıyla Basit Yargılama Usulü Yönünden Anayasa’nın 38. Maddesine Aykırı Görülerek İptaline Karar Verilmesi Karşısında Temyiz İncelemesi Yapılan ve CMK’nın 251/1. Maddesi Kapsamına Giren Suçlar Yönünden Anayasa’nın 38. Maddesiyle 5237 Sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. Maddeleri Gereğince Yeniden Değerlendirme Yapılması Gerektiği ) 5237/m.106,232 ÖZET : Dava, tehdit ve kötü muamele suçuna ilişkindir. Sanığın, 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan, tehdit suçunun, 5271 Sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, Sanığın, eşine ve çocuklarına belirli zamanlarda şiddet uygulaması şeklinde kabul edilen eylemlerinin, kasten yaralama suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin kötü muamele suçundan da hüküm kurulması, Hükümden sonra 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 Sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253/1 madde hükmü uyarınca, sanıklara atılı TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince sanık hakkında uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu, CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 Sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının ( d ) bendinde yer alan; “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 Sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ E. 2021/25350 K. 2024/2845 T. 6.3.2024 • KÖTÜ MUAMELE SUÇU ( Kötü Muamele Suçunun Unsurlarının Ne Şekilde Oluştuğu Açıklanmadan ve Dosyaya Mazeret Dilekçesi Sunan Mağdur Usulünce Duruşmaya Çağrılıp Dinlenilmeden Eksik Kovuşturma ve Yetersiz Gerekçeyle Hüküm Kurulmasının Hatalı Olduğu ) • BASİT YARGILAMA USULÜ ( Anayasa’nın 38. Maddesiyle 5237 Sayılı Kanun’un 7 ve 5271 Sayılı Kanun’un 251 vd. Maddeleri Gereğince Yeniden Değerlendirme Yapılması Gerektiği )
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2021/15975 K. 2024/2507 T. 19.3.2024 • ÇOCUĞA KARŞI EZİYET SUÇU ( Tanığın Beyanlarının Sanığın Çocuğa Taşıyamayacağı Ağırlıkta Su ve Çöp Taşıttığına Okula Okul Saatinden Çok Önce Göndererek Dışarıda Kalmasına Neden Olduğuna Diğer Tanığın Beyanlarının İse Çocuğun Durgunlaştığına Moralinin Bozuk Olduğuna İlişkin Olduğu/Mahkemece Sanığın Sistematik ve Sürekli Olduğuna Dair Delil Bulunmayan Eylemlerinin Aynı Konutta Birlikte Yaşadığı Kişilerden Birine Karşı Kötü Muamelede Bulunma Suçunu Oluşturduğu Gözetilmemesinin Hukuka Aykırı Olduğu ) • SUÇ VASFINDA YANILGI ( Çocuğa Karşı Eziyet Suçu – Mahkemece Sanığın Sistematik ve Sürekli Olduğuna Dair Delil Bulunmayan Eylemlerinin TCK’nun 232. Maddesinin Birinci Fıkrasında Düzenlenen Aynı Konutta Birlikte Yaşadığı Kişilerden Birine Karşı Kötü Muamelede Bulunma Suçunu Oluşturduğu Gözetilmeden Eziyet Suçundan Karar Verilmesinin Hatalı Olup Bozmayı Gerektirdiği ) • BASİT YARGILAMA USULÜ ( Değişen Suç Vasfına Göre 5271 S. Kanun’un 251. Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması İmkanının Doğması ve Bu Konuda Mahkemece Yeniden Değerlendirme Yapılması Gerektiği ) 5237/m.96,232 5271/m.251 ÖZET : Dava, çocuğa karşı eziyet suçuna ilişkindir. Çevre esnaftan olan tanığın tutarlı ve aşamalarda değişmeyen beyanları; sanığın, suç tarihinde dokuz yaşında olan katılan çocuğa taşıyamayacağı ağırlıkta su ve çöp taşıttığına, okula okul saatinden çok önce göndererek dışarıda kalmasına neden olduğuna ilişkindir. Aynı şekilde; tanık öğretmenin aşamalardaki beyanları; katılan çocuğun önceki durumundan farklı olarak durgunlaştığına, moralinin bozuk olduğuna, katılan çocuktan duyduğuna göre, sanığın ev işlerini çocuğa yaptırdığına ilişkindir. Bu cihetle; sanığın sistematik ve sürekli olduğuna dair delil bulunmayan eylemlerinin; 5237 Sayılı Kanun’un 232. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunma suçunu oluşturduğu gözetilmeden eziyet suçundan beraat kararı verilmesi, hukuka aykırıdır. Değişen suç vasfına göre, 5271 Sayılı Kanun’un 251. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemece yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir.
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2023/2992 K. 2025/1577 T. 26.2.2025 • KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU ( Sanığın On Beş Yaşından Küçük Olan Kızı Mağdurenin Kendisine Zarar Veren Davranışlarına Engel Olmak İçin Ellerini ve Ayaklarını Zircirle Bağladığı – Sanığın Mağdureyi Zincirle Bağlamak Suretiyle Yasal Hak ve Yükümlülük Sınırını Aştığı Kabul Edilerek Sanığın Eyleminin Kötü Muamele Suçunu Oluşturduğunun Gözetilmesi Gerektiği ) • SANIĞIN YASAL HAK SINIRINI AŞMASI ( Velayet Kapsamında Çocuğun Ana ve Babasının Rızası Dışında Evi Terk Edemeyeceği Düzenlenmiş Olup Sanığın Mağdur Çocuktan Evini Terk Etmemesini İsteme Hakkının Yasadan Kaynaklı Bir Hak Olduğu Ancak Sanığın Mağdureyi Zincirle Bağlamak Suretiyle Yasal Hak ve Yükümlülük Sınırını Aştığı Gözetilmeden Delillerin Değerlendirilmesinde Yanılgıya Düşülmesinin Hukuka Aykırılığı ) • KÖTÜ MUAMELE ( Sanığın Mağdureyi Zincirle Bağlamak Suretiyle Yasal Hak ve Yükümlülük Sınırını Aştığı/Sanığın Eyleminin Kötü Muamele Suçunu Oluşturduğu ve Bu Suçtan Mahkumiyetine Karar Verilmesi Gereği ) 5237/m.109,232 ÖZET : Mağdurenin psikojik rahatsızlıklarının olduğu, uçucu madde kullandığı, ebeveynlerinin rızası dışında, çocuklar için tehlikeli olan saatlerde evini terk ettiği, olay günü ise sanığın, on beş yaşından küçük olan kızı mağdurenin kendisine zarar veren davranışlarına engel olmak için ellerini ve ayaklarını zircirle bağladığı, bu şekilde mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkin olarak; 4721 Sayılı Kanun 339. maddesinde velayet kapsamında çocuğun, ana ve babasının rızası dışında evi terk edemeyeceği düzenlenmiş olup sanığın mağdur çocuktan evini terk etmemesini isteme hakkının yasadan kaynaklı bir hak olduğu, 5237 Sayılı Kanun’un 26/1. maddesi uyarınca hakkını kullanan kimseye ceza verilemeyeceği hususları dikkate alındığında sanığın mağdureyi zincirle bağlamak suretiyle yasal hak ve yükümlülük sınırını aştığı kabul edilerek sanığın eyleminin kötü muamele ( TCK. m. 232/1 ) suçunu oluşturduğu ve bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
AV. İLTAN EKMEKÇİOĞLU



