TCK 270 Suç Üstlenme Suçu ve Cezası

TCK 270 suç üstlenme suçu, kişinin gerçeğe aykırı olarak bir suçu kendisinin işlediğini veya o suça katıldığını yetkili makamlara bildirmesidir. Temel yaptırım iki yıla kadar hapis cezasıdır. Kanunda ayrıca alt sınır gösterilmediğinden süreli hapis cezasının genel alt sınırı uygulanır.
Bu suçun ayırt edici unsuru, failin başka bir kişiyi doğrudan suçlaması değil, suç isnadını gerçeğe aykırı biçimde kendi üzerine almasıdır. Üstlenme; gerçekten başkası tarafından işlenmiş bir suça veya madde gerekçesinde açıklandığı üzere gerçekte hiç işlenmemiş bir suça ilişkin olabilir. Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarma amacı varsa hâkim cezayı dörtte üç oranında indirebilir ya da cezayı tamamen kaldırabilir.
TCK 270 Güncel Madde Metni
Suç üstlenme
MADDE 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi hâlinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
Metin, 12 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı mevzuat sistemi ile Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanan yürürlükteki 5237 sayılı Kanun üzerinden doğrulanmıştır. Kanunlaşmamış teklifler ve hazırlık çalışmaları yürürlükteki hüküm değildir.
Madde Gerekçesi ve Düzenlemenin Amacı
Madde gerekçesi, suç üstlenmenin iki temel görünümünü açıklar. Kişi, gerçekte hiç işlenmemiş bir suçu kendisinin işlediğini söyleyebilir veya başkası tarafından işlenmiş bir suçu kendi üzerine alabilir. Her iki durumda da adli makamlar gerçeğe aykırı bir fail anlatımıyla karşı karşıya kalır.
Gerekçede ayrıca belirli yakınları cezadan kurtarma amacıyla yapılan üstlenme için özel bir değerlendirme alanı bırakıldığı belirtilir. Kanun, aile bağını fiili hukuka uygun kılan otomatik bir neden saymamış; somut olayda cezanın azaltılmasına veya kaldırılmasına imkân tanımıştır.
Korunan Hukuki Değer
Korunan temel hukuki değer, adli faaliyetin doğru bilgiye dayanarak düzenli ve güvenilir biçimde yürütülmesidir. Gerçek dışı üstlenme, soruşturmanın yanlış kişiye yönelmesine, delillerin gereksiz yere değerlendirilmesine ve gerçek failin tespitinin gecikmesine yol açabilir.
Bu nedenle hüküm yalnız bireysel çıkarları değil, toplumun adalet hizmetinin doğruluğuna duyduğu güveni de korur. Asıl suçun mağduru dolaylı biçimde etkilenebilse de maddenin merkezinde adli işleyiş bulunur.
Suçun Konusu
Suçun konusu, failin gerçeğe aykırı olarak işlediğini veya katıldığını bildirdiği ceza hukuku anlamındaki suçtur. Bildirilen fiilin kanunda suç olarak tanımlanması gerekir. Yalnız sözleşmeye aykırılık, disiplin ihlali ya da kabahat niteliğindeki davranışın üstlenilmesi TCK m.270 bakımından yeterli değildir.
Üstlenilen suç tamamlanmış veya teşebbüs aşamasında kalmış olabilir. Bildirimin hukuki adı değil, anlatılan somut fiiller esas alınır. Kişinin “hırsızlık yaptım” demesiyle birlikte olay, yer, zaman ve katılım biçimine ilişkin açıklamaları bir bütün olarak incelenir.
Fail
Suçun faili herkes olabilir; kamu görevlisi veya belirli bir meslek mensubu olma şartı yoktur. Bildirimin, suçu kendisinin işlediğini veya suça katıldığını söyleyen kişi tarafından yapılması gerekir. Üçüncü kişinin “bu suçu o işledi” biçimindeki açıklaması, muhatap ve amaç bakımından başka hükümleri gündeme getirebilir.
Gerçekte asıl suçun faili olan kişi kendi fiilini doğru biçimde bildiriyorsa üstlenme gerçeğe aykırı değildir. Bir suça gerçekten katılmış kişi, katkısını olduğundan farklı anlatsa bile TCK m.270 bakımından gerçeğe aykırılığın hangi noktaya ilişkin olduğu dikkatle belirlenmelidir.
Mağdur ve Suçtan Zarar Gören
Adli faaliyete karşı işlenen bu suçun geniş anlamda mağduru toplumdur. Devletin soruşturma ve kovuşturma kaynakları gerçek dışı bir beyana yöneltildiği için kamu hizmeti zarar görür.
Üstlenilen asıl suçun mağduru, gerçeğin ortaya çıkmasının gecikmesi veya gerçek failin korunması nedeniyle somut zarar yaşayabilir. Bununla birlikte TCK m.270’in doğrudan koruduğu değer, belirli kişinin şerefinden ziyade adli işleyiştir.
Maddi Unsur
Gerçeğe Aykırı Üstlenme
Fail, suçu işlemediği veya suça katılmadığı hâlde aksi yönde bildirimde bulunmalıdır. Gerçeğe aykırılık, tüm suçun üstlenilmesine veya failin gerçekte bulunmayan iştirakinin ileri sürülmesine ilişkin olabilir. Beyanın açıkça kişinin kendisini fail ya da suç ortağı olarak göstermesi gerekir.
Örneğin gerçek sürücüyü korumak amacıyla aracı kendisinin kullandığını kolluğa söyleyen kişi, diğer koşullar da varsa suçu üstlenmiş olabilir. Olay yerinde bulunmadığını bildiği hâlde bir yaralamaya birlikte katıldığını beyan etmek de iştirak üstlenmesi niteliğindedir.
Yetkili Makama Bildirim
Bildirimin suç ihbarını veya açıklamayı almaya yetkili makama yönelmesi gerekir. Cumhuriyet başsavcılığı, kolluk, mahkeme ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ihbar ve şikâyet için gösterdiği diğer makamlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Aile içinde, arkadaş grubunda veya sosyal çevrede söylenen söz, yetkili makama ulaşmadığı sürece tek başına tamamlanmış suçu oluşturmaz. Ancak sözlü, yazılı ya da elektronik bildirimin yetkili mercie ulaşması mümkündür; belirleyici olan iletişim aracından çok muhatap ve içeriktir.
Kişinin Kendisini Fail veya Katılan Olarak Göstermesi
Madde, “suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirme” hareketini arar. Kişinin yalnız olay hakkında yanlış bilgi vermesi, başka birinin yerini bilmediğini söylemesi veya delilleri farklı yorumlaması kendiliğinden suç üstlenme değildir.
Beyan, objektif anlamıyla kişinin suçu bizzat işlediği ya da yardım eden, azmettiren veya müşterek fail olarak katıldığı iddiasını içermelidir. Belirsiz bir sorumluluk kabulü, ifadenin bütünü ve soruşturmanın konusu üzerinden değerlendirilir.
Manevi Unsur
Suç kasten işlenebilir. Fail, bildirdiği suçu işlemediğini veya suça katılmadığını bilmeli ve buna rağmen kendisini fail ya da katılan olarak yetkili makama bildirmeyi istemelidir. Taksirli biçimde yanlış anlatım TCK m.270 kapsamında değildir.
Temel şekil için maddi çıkar, arkadaşlık, korku veya gerçek faili koruma gibi özel bir amaç aranmaz. Buna karşılık yakın akraba için öngörülen özel indirim ya da kaldırma hükmünün uygulanması, üstlenmenin o kişiyi cezadan kurtarma amacıyla yapıldığının belirlenmesine bağlıdır.
Hareket, Netice ve Tamamlanma
Suç, gerçeğe aykırı üstlenme beyanının yetkili makama ulaşmasıyla tamamlanır. Makamın beyana inanması, soruşturma açması, kişiyi gözaltına alması veya gerçek failin fiilen kurtulması zorunlu değildir.
Buna karşılık açıklamanın içeriği, ilk bakışta kişinin suçu işlediği veya suça katıldığı iddiasını taşımalıdır. Tamamen ilgisiz, şaka olduğu açık ya da herhangi bir suç vakıasıyla ilişkilendirilemeyen sözler tipik hareket sayılmaz.
Suç Üstlenme ile Suç Uydurma Arasındaki Fark
TCK m.271 suç uydurma suçu, işlenmediği bilinen suçu işlenmiş gibi ihbar etmeyi veya hayalî suçun delil ve emarelerini soruşturma doğuracak biçimde oluşturmayı düzenler. Suç üstlenmede ise kişinin kendisini gerçeğe aykırı olarak fail veya katılan şeklinde göstermesi ön plandadır.
Hiç işlenmemiş suçun hem varlığının hem de failinin uydurulduğu olaylarda iki hükmün temas noktaları bulunabilir. Bildirimin ağırlık merkezi, tek fiilin birden fazla suç tanımına uyup uymadığı ve ceza hukukunun içtima kuralları somut olayın tamamı üzerinden değerlendirilmelidir.
İftira Suçundan Farkı
İftirada kişi, işlemediğini bildiği hukuka aykırı fiili belirli bir başkasına isnat eder ve onun hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamayı amaçlar. Suç üstlenmede ise gerçeğe aykırı isnadın muhatabı failin kendisidir.
“Suçu komşum işledi” biçimindeki bilinçli ve asılsız bildirim başkasını hedeflerken, “suçu ben işledim” biçimindeki gerçek dışı bildirim kişinin kendisini hedef gösterir. Aynı açıklamada hem kendisi hem masum başka kişi hakkında gerçek dışı isnat varsa her bölüm ayrı incelenir.
Suçluyu Kayırmadan Farkı
Suçluyu kayırma, suç işleyen kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlamaya yönelir. Suç üstlenme ise bu amaca hizmet edebilse de özel hareket olarak gerçeğe aykırı öz isnadı düzenler.
Saklanacak yer veya kaçış aracı sağlamak fiilî bir kolaylıktır; yetkili makama “suçu ben işledim” demek ise bildirim yoluyla gerçekleşir. Tek davranışın başka bir suç tipine de temas ettiği olaylarda eylemin bütünü ve genel içtima hükümleri dikkate alınır.
Şüpheli veya Sanığın Savunmasıyla İlişki
Hiç kimse kendisini suçlayan beyanda bulunmaya veya suçsuzluğunu kanıtlamaya zorlanamaz. Bununla birlikte savunma hakkı, başkasının suçunu planlı biçimde üstlenmek için sınırsız bir alan oluşturmaz. Kişinin kendi dosyasındaki açıklamasıyla ayrı bir suçu kendi üzerine alması arasındaki fark korunmalıdır.
Değerlendirmede beyanın hangi sıfatla, hangi suç hakkında, ne zaman ve hangi makam önünde verildiği önem taşır. Salt çelişkili savunma veya sonradan değiştirilen ifade, gerçeğe aykırı öz isnat kanıtlanmadan TCK m.270’e dönüştürülemez.
Hukuka Uygunluk ve Hata
Kanunun hükmünü yerine getirme gibi genel hukuka uygunluk nedenleri teorik olarak uygulanabilir. Ancak bir makamın kişiden gerçeğe aykırı biçimde suçu üstlenmesini istemesi hukuka uygun emir sayılamaz. Aile bağlılığı da fiili kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez; yalnız kanundaki özel sonuç bakımından önem taşır.
Kişi gerçekte suça katıldığını sanıyor, fakat hukuken veya fiilen katılımı bulunmuyorsa hata hükümleri gündeme gelebilir. Tersine, fiile katılmadığını bildiği hâlde yalnız “sorumluluğu ben alıyorum” sözünü kullanması, bağlamda suçun işlendiğini üstlenme anlamı taşıyorsa kast araştırılır.
Teşebbüs
İcra hareketlerinin bölünebildiği hâllerde teşebbüs mümkündür. Gerçeğe aykırı üstlenme dilekçesinin yetkili makama ulaşmadan ele geçirilmesi veya elektronik başvurunun gönderim tamamlanmadan engellenmesi buna örnek olabilir.
Bildirimin yetkili makama ulaşmasıyla suç tamamlandığından, sonradan gerçeği açıklamak tamamlanmış fiili ortadan kaldırmaz. Ancak gönüllü vazgeçme ve sonraki davranışların cezanın belirlenmesine etkisi genel hükümler çerçevesinde ayrıca ele alınabilir.
İştirak
Suçun işlenmesine müşterek faillik, azmettirme veya yardım etme biçiminde katılmak mümkündür. Gerçek failin başka bir kişiyi suçu üstlenmeye ikna etmesi azmettirme; yalan başvurunun hazırlanmasına bilerek yardım edilmesi yardım etme kapsamında değerlendirilebilir.
Bununla birlikte üstlenme bildirimi, yapısı gereği kişinin kendisini fail ya da katılan olarak göstermesini gerektirir. Her katılımcının katkısı, bilgisi ve iradesi ayrı ayrı kanıtlanmalıdır; yalnız yakınlık veya olay yerinde bulunma iştirak için yeterli değildir.
İçtima
Gerçeğe aykırı üstlenme sırasında sahte belge düzenlenmesi, delil üzerinde işlem yapılması veya masum başka bir kişiye de suç isnat edilmesi durumunda birden fazla suç tipi gündeme gelebilir. Özel norm, fikrî içtima, zincirleme suç ve gerçek içtima kuralları fiillerin sayısı ve amaç birliği üzerinden değerlendirilir.
Aynı suç hakkında beyanın farklı makamlarda tekrarlanması her durumda ayrı suç oluşturmaz. Tek suç işleme kararı, zaman aralığı, yeni hukuki kesinti ve her açıklamanın bağımsız sonuç doğurma niteliği incelenmelidir.
Nitelikli Hâller ve Yakın Akraba İçin Özel Hüküm
TCK m.270’te cezanın artırılmasını gerektiren özel bir nitelikli hâl düzenlenmemiştir. Buna karşılık üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarma amacıyla işlenen fiil için cezanın dörtte üç oranında indirilebilmesi veya tamamen kaldırılabilmesi öngörülmüştür.
Bu liste sınırlıdır. Nişanlı, birlikte yaşanan kişi, kuzen, amca, teyze, hala, dayı ya da arkadaş otomatik olarak kapsama girmez. Akrabalık nüfus kayıtlarıyla, cezadan kurtarma amacı ise beyanın zamanı, iletişimler, asıl dosya ve olayın seyriyle belirlenir.
İndirim veya Cezanın Kaldırılması Otomatik midir?
Hayır. Kanundaki “indirilebilir” ve “kaldırılabilir” ifadeleri hâkime takdir alanı tanır. Mahkeme, ilişkinin niteliğini, üstlenmenin adli sürece etkisini, gerçeğin ne zaman ortaya çıktığını ve failin amacını gerekçeli biçimde değerlendirmelidir.
Cezanın tamamen kaldırılması, fiilin hiç suç olmadığı anlamına gelmez. Bu sonuç, somut olayda kişisel ceza sorumluluğuna ilişkin özel bir yasal değerlendirmedir.
Yaptırım
Temel ceza iki yıla kadar hapistir. Maddede özel alt sınır bulunmadığından süreli hapis cezasının genel alt sınırı bir aydır. Temel ceza; üstlenilen suçun ağırlığı, bildirimin planlılığı, adli faaliyete etkisi ve failin amacı dikkate alınarak TCK m.61 uyarınca belirlenir.
Sonuç cezanın koşulları oluştuğunda kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlar genel hükümler çerçevesinde değerlendirilebilir. Bunların hiçbiri otomatik hak değildir.
Şikâyet ve Soruşturma Usulü
Suç şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulur. Asıl suçun mağdurunun şikâyetten vazgeçmesi veya üstlenen kişinin bildirimini geri alması soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.
Yetkili makam, üstlenme beyanıyla gerçek fail ve asıl olay hakkındaki delilleri birlikte araştırmalıdır. Sadece kişinin kendi aleyhine açıklamasına dayanmak yerine maddi gerçeği ortaya çıkarabilecek lehe ve aleyhe deliller toplanmalıdır.
Uzlaştırma
TCK m.270 uzlaştırma kapsamında değildir. Adli faaliyetin işleyişi korunduğundan, tarafların kendi aralarında anlaşması kamu davasını ortadan kaldırmaz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ceza üst sınırı nedeniyle görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Bağlantılı başka suçların bulunması ve bu suçların daha yüksek görevli mahkemenin alanına girmesi hâlinde bağlantı ve birleştirme kuralları ayrıca uygulanabilir.
Yetki bakımından kural olarak gerçeğe aykırı bildirimin yetkili makama ulaştığı yer esas alınır. Elektronik başvurularda gönderim, teslim ve makamın bulunduğu yer arasındaki bağlantı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yer bakımından yetki kurallarıyla belirlenir.
Dava Zamanaşımı
Ceza üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır. Süre, gerçeğe aykırı üstlenme bildiriminin yetkili makama ulaşarak suçun tamamlandığı tarihten itibaren hesaplanır.
Zamanaşımını kesen veya durduran işlemler dosya üzerinden ayrıca incelenmelidir. Fiilden sonra kanun değişikliği olmuşsa suç tarihindeki ve sonraki düzenlemeler arasında lehe kanun karşılaştırması yapılır.
Deliller ve İspat Konuları
- İhbar, başvuru, ifade ve sorgu tutanakları,
- Sesli, yazılı veya elektronik bildirimin teslim kayıtları,
- Bildirimi alan makamın yetkisini ve zamanı gösteren belgeler,
- Üstlenilen asıl suça ilişkin soruşturma ve dava dosyası,
- Olay yeri incelemesi, kamera, konum ve araç kayıtları,
- Failin olay yerinde bulunup bulunmadığını gösteren objektif veriler,
- Gerçek fail veya diğer kişilerle iletişim ve planlama kayıtları,
- Üstlenme karşılığında menfaat sağlandığını gösteren mali belgeler,
- Yakın akrabalığı gösteren nüfus kayıtları,
- Yakını cezadan kurtarma amacını ortaya koyan olay kronolojisi.
İspatın iki ekseni vardır: Beyanın gerçekten failin kendisini suçlu gösterip göstermediği ve bu öz isnadın gerçeğe aykırı olup olmadığı. Sonradan ifadeden dönülmesi tek başına ilk beyanın yalan olduğunu kanıtlamaz; her iki anlatım objektif delillerle sınanmalıdır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Her çelişkili savunmayı suç üstlenme kabul etmek,
- Bildirimin yetkili makama ulaşıp ulaşmadığını araştırmamak,
- Kişinin kendisini fail veya katılan olarak gösterip göstermediğini somutlaştırmamak,
- Gerçeğe aykırılığı yalnız sonradan ifade değiştirilmesine dayandırmak,
- Suç uydurma, iftira ve suçluyu kayırma ayrımını yapmamak,
- Üstlenilen fiilin ceza hukuku anlamında suç olup olmadığını incelememek,
- Yakın akraba listesini kanunda sayılmayan kişilere genişletmek,
- Yakını cezadan kurtarma amacını varsaymak,
- Özel indirim veya kaldırma hükmünü otomatik uygulamak,
- Gerçek fail ve asıl olaya ilişkin delilleri toplamadan yalnız ikrara dayanmak.
Somut Olay Kontrol Listesi
- Üstlenilen fiil kanunda suç olarak tanımlanmış mı?
- Fail suçu işlediğini mi, yoksa yalnız olay hakkında bilgi verdiğini mi söyledi?
- Beyan suça katılma iddiasını açıkça içeriyor mu?
- Bildirim hangi makama, hangi tarihte ve hangi yöntemle yapıldı?
- Muhatap suç bildirimini almaya yetkili mi?
- Üstlenme gerçekte işlenmiş bir suça mı, hayalî bir olaya mı ilişkin?
- Failin asıl suçu işlemediği objektif delillerle doğrulandı mı?
- Beyan hata, yanlış hukuki değerlendirme veya tercüme sorunundan kaynaklanmış olabilir mi?
- Gerçek faili koruma veya maddi menfaat amacı gösteren veri var mı?
- Korunmak istenen kişi üstsoy, altsoy, eş veya kardeş mi?
- Yakını cezadan kurtarma amacı ayrıca kanıtlandı mı?
- Başka bir kişiye de gerçek dışı isnat yapıldı mı?
- Sahte belge, delil üzerinde işlem veya başka bağımsız fiil var mı?
- Görev, yetki, zamanaşımı ve bağlantı kuralları doğru belirlendi mi?
Sık Sorulan Sorular
Suç üstlenme suçunun cezası nedir?
TCK m.270 uyarınca ceza iki yıla kadar hapistir. Kanunda özel alt sınır gösterilmediğinden genel alt sınır uygulanır; somut ceza fiilin özelliklerine göre belirlenir.
Başkasının suçunu üstlenmek her durumda suç mudur?
Gerçeğe aykırı biçimde kişinin suçu işlediğini veya suça katıldığını yetkili makama bildirmesi gerekir. Özel konuşma, belirsiz sorumluluk kabulü veya gerçeğe uygun açıklama bu unsurları taşımaz.
Aile bireyinin suçunu üstlenen kişi ceza alır mı?
Üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarma amacı varsa ceza dörtte üç oranında indirilebilir ya da tamamen kaldırılabilir. Bu sonuç otomatik değildir ve sayılanların dışındaki yakınlara doğrudan uygulanmaz.
Suçu üstlenen kişi sonradan gerçeği söylerse dava düşer mi?
Bildirim yetkili makama ulaştığında suç tamamlanır. Sonradan gerçeğin açıklanması fiili kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak zamanlaması ve adli sürece etkisi cezanın bireyselleştirilmesinde değerlendirilebilir.
Suç üstlenme şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. Soruşturma resen yürütülür ve şikâyetten vazgeçme kamu davasını sona erdirmez.
Suç üstlenme uzlaştırmaya tabi midir?
Hayır. TCK m.270 uzlaştırma kapsamında değildir.
Suç üstlenme davasına hangi mahkeme bakar?
Görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Yer bakımından yetki, bildirimin yetkili makama ulaştığı yer ve ceza muhakemesinin genel kuralları üzerinden belirlenir.
Suç üstlenme ile suç uydurma arasındaki temel fark nedir?
Suç üstlenmede kişi kendisini gerçeğe aykırı biçimde fail veya katılan gösterir. Suç uydurmada ise işlenmemiş suç vakıası bildirilir veya hayalî suça ilişkin delil ve emare oluşturulur.
Yalnız yanlış ifade vermek TCK 270 için yeterli midir?
Hayır. Yanlışlığın, kişinin suçu kendisinin işlediği veya suça katıldığı yönündeki gerçeğe aykırı öz isnada ilişkin olması gerekir. Her çelişki veya hatalı ayrıntı bu suçu oluşturmaz.
Gerçeğe aykırı beyan kişinin kendisini değil masum bir başkasını hedefliyorsa iftira hükümleri gündeme gelir. Bu isnadın sonradan açıkça düzeltilmesinin ceza üzerindeki kademeli etkisi TCK m.269 iftirada etkin pişmanlık düzenlemesinde yer alır.
Suç üstlenmede kişi başkasının fiilini kendi üzerine alır. Bunun tersine, kendi işlediği suçtan kurtulmak amacıyla başka bir gerçek kişinin kimliğini yetkili makama vermesi TCK m.268 başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması kapsamında değerlendirilir.
Sonuç
TCK m.270, adli makamların gerçek fail ve doğru olay örgüsü üzerinden çalışmasını güvence altına alır. Sorumluluk için failin kendisini bir suçun faili veya katılanı olarak yetkili makama bildirmesi, bu bildirimin gerçeğe aykırı olması ve kastın kanıtlanması gerekir.
Somut dosyada öz isnadın içeriği, muhatap makam, asıl suçun gerçekten işlenip işlenmediği, failin bilgi durumu ve yakın akraba amacı ayrı ayrı incelenmelidir. Suç uydurma, iftira ve suçluyu kayırma hükümleriyle sınır kurulmadan yalnız beyanın sonucuna bakılarak nitelendirme yapılmamalıdır.
YARGITAY KARARLARI
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2020/19098 K. 2023/948 T. 1.3.2023 • İFTİRA VE TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU ( Suç Üstlenme Suçunun Oluşması İçin Failin Yetkili Makamlara Gerçeğe Aykırı Olarak Suçu İşlediğini veya Suça Katıldığını Bildirmesi ve Üstlenilen Fiilin Suç Oluşturması Gerektiği – Sanığın Alkollü Araç Kullandığı Temyiz Dışı Sanığın ise Babası Olan Sanığın Yargılanmasını Engellemek Amacıyla Aracı Kendisinin Kullandığını Söylediği/Trafik Güvenliğini Tehlikeye Düşürmek Suçunda Kendisinin Alkollü Olmaması Nedeniyle Üstlendiği Fiil Kendisi Yönünden Suç Oluşturmadığından Eyleminin Suçluyu Kayırma Suçunu Oluşturacağının Kabulü Gerektiği ) • SUÇLUYU KAYIRMA ( Trafik Güvenliğini Tehlikeye Düşürmek Suçunda Kendisinin Alkollü Olmaması Nedeniyle Üstlendiği Fiil Kendisi Yönünden Suç Oluşturmadığından Eyleminin Suçluyu Kayırma Suçunu Oluşturacağının Kabulü Gerektiği – Sanığın Eyleminin ise Suçluyu Kayırmaya Azmettirme Suçunu Oluşturduğu/Suç Vasfında Yanılgıya Düşülerek Hüküm Kurulmasının Hatalı Olduğu ) • SERİ MUHAKEME USULÜ ( Sanık Hakkında 5271 Sayılı Kanun’un 250. Maddesinde Düzenlenen Seri Muhakeme Usulünün Uygulanabilmesi İçin Yerel Mahkemece Dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na Tevdii Edilmesinde Zorunluluk Bulunduğu )
YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2021/1797 K. 2024/1485 T. 27.3.2024 • TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU ( Sanığın Kaza Esnasında Alkollü Olup Olmadığına İlişkin Alkol Raporunun Alınmadığı ve Sanığın Alkollü Olduğuna Dair Bir Delil Bulunmadığı – Bilirkişi Raporlarında Biliçli Taksire Vücut Verir Nitelikte Bir Hız Tespiti Bulunmadığının Anlaşılması Karşısında Sanık Hakkında Bilinçli Taksir Koşullarının Oluşmadığının Anlaşıldığı/Mahkemece Eylemin Bilinçli Taksirle İşlendiğinin Kabulüyle Hüküm Kurulmasının Doğru Görülmediği ) • BİLİNÇLİ TAKSİR ( Taksirle Öldürme Suçu – Sanığın Kaza Esnasında Alkollü Olup Olmadığına İlişkin Alkol Raporunun Alınmadığı Ayrıca Bilinçli Taksire Vücut Verir Nitelikte Mahal Şartlarının İki Katı Bir Hızda Seyrettiğine Dair Dosya Kapsamında Alınan Bilirkişi Raporlarında Teknik Anlamda Bir Hız Tespiti Bulunmadığının Anlaşıldığı/Sanık Hakkında Bilinçli Taksir Koşullarının Oluşmadığı Gözetilmeksizin Hakkında 5237 S. Kanunun 22. Md.sinin 3. Fıkrası Uygulanmak Suretiyle Hüküm Kurulmasının Bozmayı Gerektirdiği ) • GEREKÇELİ KARAR ( Gerekçeli Karar Başlığında Ölen Şahsın Kimlik ve Nüfus Bilgilerine Yer Verilmemesinin Hatalı Bulunduğu )
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2022/5142 K. 2023/399 T. 9.2.2023 • TAKSİRLE YARALAMA VE SUÇ ÜSTLENMEYE AZMETTİRME SUÇU ( Sanığın Bozma Öncesi Sunduğu Temyiz Dilekçesinde Bildirmiş Olduğu Adres Yerine Bozma Sonrası Verilen Gerekçeli Karara İlişkin Tebligatın İlk Önce Duruşmada Bildirdiği Adrese Gönderildiği Kararın Tebliğ Edilememesi Üzerine Doğrudan Mernis Adresine Tebliğ Edildiği – Usulüne Uygun Olarak Duruşma Günü Tebliğ Edilmediği ) • USULSÜZ TEBLİGAT ( Taksirle Yaralama ve Suç Üstlenmeye Azmettirme Suçu – Bozma Sonrası Genel Hükümlere Göre Yargılama Yapılırken Meşruatlı Davetiyenin Sanık Tarafından Bildirilen Son Adresine Çıkartılmayıp Usulüne Uygun Olarak Duruşma Günü Tebliğ Edilmeden Yokluğunda Yargılama Yapılarak Savunma Hakkının Kısıtlanması Suretiyle 5271 S. Kanun’un 196. Md. Aykırı Davranıldığı ) • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( Taksirle Yaralama ve Suç Üstlenmeye Azmettirme Suçu – Bozma Sonrası Genel Hükümlere Göre Yargılama Yapılırken Meşruatlı Davetiyenin Sanık Tarafından Bildirilen Son Adresine Çıkartılmayıp Usulüne Uygun Olarak Duruşma Günü Tebliğ Edilmeden Yokluğunda Yargılama Yapılarak Savunma Hakkının Kısıtlandığı )
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2018/9-194 K. 2021/54 T. 23.2.2021 • SUÇ ÜSTLENME SUÇU ( Hükmolunan Kısa Süreli Hapis Cezasının TCK’nın 50/3. Maddesi Hükmü Karşısında Anılan Maddenin Birinci Fıkrasında Yazılı Seçenek Yaptırımlardan Birine Çevrilmesinde Zorunluluk Bulunduğu ve Sanık Hakkında Daha Önce Kasıtlı Suç Nedeniyle Verilmiş Hapis Cezası da Bulunmadığı Gözetildiğinde Sanık Hakkında Suç Üstlenme Suçundan Verilen 1 Ay Hapis Cezasının TCK’nın 50/3. Maddesi Uyarınca Aynı Maddenin 1. Fıkrasındaki Seçenek Yaptırımlardan Birine Çevrilmesi Gerektiği ) • SEÇENEK YAPTIRIMLARA HÜKMEDİLMESİ ( Sanık Hakkında Hükmolunan Kısa Süreli Hapis Cezasının TCK’nın 50/3. Maddesi Hükmü Karşısında Anılan Maddenin Birinci Fıkrasında Yazılı Seçenek Yaptırımlardan Birine Çevrilmesinde Zorunluluk Bulunduğundan Bu Yöndeki Özel Daire Bozma Kararı İsabetli Görülmekle Yerel Mahkemenin Direnme Hükmünün Bozulması Gerektiği ) • KISA SÜRELİ HAPİS CEZASI ( Hükmolunan Kısa Süreli Hapis Cezasının CK’nın 50/3. Maddesi Hükmü Karşısında Anılan Maddenin Birinci Fıkrasında Yazılı Seçenek Yaptırımlardan Birine Çevrilmesinde Zorunluluk Bulunduğu ve Sanık Hakkında Daha Önce Kasıtlı Suç Nedeniyle Verilmiş Hapis Cezası da Bulunmadığı Gözetildiğinde Sanık Hakkında Suç Üstlenme Suçundan Verilen 1 Ay Hapis Cezasının TCK’nın 50/3. Maddesi Uyarınca Aynı Maddenin 1. Fıkrasındaki Seçenek Yaptırımlardan Birine Çevrilmesi Gerektiği )
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2018/8-250 K. 2020/520 T. 15.12.2020 • SUÇU ÜSTLENME SUÇU ( Sanığın Gerçeğe Aykırı Olarak Kazaya Karışan Aracı Kendisinin Kullandığını Beyan Etmekten İbaret Eyleminin 1,80 Promil Alkollü Şekilde Araç Kullanan İnceleme Dışı Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Araştırma Soruşturma Ya da Kovuşturma Yapılmasını Engellemek Suretiyle “Suçluyu Kayırma” Suçunu Oluşturduğu Görülmekle Hem Suçu Üstlenme Hem Suçluyu Kayırma Suç Tipi Arasında Özel Norm-Genel Norm Türünde Bir Görünüşte İçtima İlişkisi Söz Konusu Olmadığından “Fikri İçtima” Kuralı Uyarınca İşlediği Bir Fiil İle Birden Fazla Farklı Suçun Oluşmasına Sebebiyet Veren Sanığın “Suç Üstlenme” Suçuna Göre Daha Ağır Cezayı Gerektiren “Suçluyu Kayırma” Suçundan Cezalandırılması Gereği ) • GEREÇEĞE AYKIRI OLARAK KAZAYA KARIŞAN ARACIN KENDİSİNİN KULLANDIĞINI BEYAN ETME ( Hem Suçu Üstlenme Hem Suçluyu Kayırma Suç Tipi Arasında Özel Norm-Genel Norm Türünde Bir Görünüşte İçtima İlişkisi Söz Konusu Olmadığından “Fikri İçtima” Kuralı Uyarınca İşlediği Bir Fiil İle Birden Fazla Farklı Suçun Oluşmasına Sebebiyet Veren Sanığın “Suç Üstlenme” Suçuna Göre Daha Ağır Cezayı Gerektiren “Suçluyu Kayırma” Suçundan Cezalandırılacağı ) • FİKRİ İÇTİMA ( Sanığın Gerçeğe Aykırı Olarak Kazaya Karışan Aracı Kendisinin Kullandığını Beyan Etmekten İbaret Eyleminin 1,80 Promil Alkollü Şekilde Araç Kullanan İnceleme Dışı Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Araştırma Soruşturma Ya da Kovuşturma Yapılmasını Engellemek Suretiyle “Suçluyu Kayırma” Suçunu Oluşturduğu Görülmekle Hem Suçu Üstlenme Hem Suçluyu Kayırma Suç Tipi Arasında Özel Norm-Genel Norm Türünde Bir Görünüşte İçtima İlişkisi Söz Konusu Olmadığından “Fikri İçtima” Kuralı Uyarınca İşlediği Bir Fiil İle Birden Fazla Farklı Suçun Oluşmasına Sebebiyet Veren Sanığın “Suç Üstlenme” Suçuna Göre Daha Ağır Cezayı Gerektiren “Suçluyu Kayırma” Suçundan Cezalandırılması Gereği )
YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2019/9-23 K. 2020/227 T. 21.5.2020 • SUÇ ÜSTLENME SUÇU ( Sanık Savunmaları ve Tanık Anlatımı Arasında Çelişkiler Bulunması Aracın İnceleme Dışı Sanık Tarafından Kullanıldığı Hâlde Babası Olan Sanığın Gerçeğe Aykırı Şekilde Aracı Kendisinin Kullandığını İfade Ettiği Hususunda Tereddüt Bulunmadığı – Kaza Nedeniyle İnceleme Dışı Sanığın Yaralanması Nedeniyle Taksirle Yaralama Suçu Oluştuğundan Yetkili Makamlara Sonuç İtibarıyla Gerçeğe Aykırı Olarak Taksirle Yaralama Suçunu İşlediğini Bildirmiş Sayılan Sanığın Eyleminin “Suç Üstlenme” Suçunu Oluşturduğu ) • SUÇLUYU KAYIRMA SUÇU ( Sanığın Gerçeğe Aykırı Olarak Kazaya Karışan Aracı Kendisinin Kullandığını Beyan Etmekten İbaret Eyleminin 0,73 Promil Alkollü Şekilde Araç Kullanan Oğlu Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Araştırma Soruşturma ya da Kovuşturma Yapılmasını Engellemek Suretiyle “Suçluyu Kayırma” Suçunu da Oluşturduğunun Gözetilmesi Gerektiği ) • FİKRİ İÇTİMA ( TCK Md. 44’te Düzenlenen “Fikri İçtima” Kuralı Uyarınca İşlediği Bir Fiil ile Birden Fazla Farklı Suçun Oluşmasına Sebebiyet Veren Sanığın “Suç Üstlenme” Suçuna Göre Daha Ağır Cezayı Gerektiren “Suçluyu Kayırma” Suçundan Cezalandırılması Gerekmekte ise de İnceleme Dışı Sanığın Sanığın Oğlu Olduğu Göz Önüne Alındığında TCK Md. 283/3’teki “Bu Suçun Üstsoy Altsoy Eş Kardeş veya Diğer Suç Ortağı Tarafından İşlenmesi Halinde Cezaya Hükmolunmaz” Hükmü Uyarınca Sanığın “Suçluyu Kayırma” Suçundan Cezalandırılmasına Karar Verilemeyeceği ) • SUÇUN ÜSTSOY ALTSOY EŞ VEYA KARDEŞİ KURTARMA AMACIYLA İŞLENMESİ ( Sanığın Eyleminin TCK’nın 270. Maddesinde Düzenlenen “Suç Üstlenme” Suçunu Oluşturduğu Kabul Edilmeli Anılan Maddenin “Bu Suçun Üstsoy Altsoy Eş veya Kardeşi Cezadan Kurtarmak Amacıyla İşlenmesi Halinde Verilecek Cezanın Dörtte Üçü İndirilebileceği Gibi Tamamen de Kaldırılabilir” Şeklindeki İkinci Cümlesinin Yerel Mahkemece Gözetilmesi Gerektiği )
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (erişim: 12.08.2026).
- Mevzuat Bilgi Sistemi – Güncel 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu metni (erişim: 12.08.2026).
- TBMM – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul metni.
- TBMM Adalet Komisyonu Raporu – TCK m.270 gerekçesi.
Av. iltan Ekmekçioğlu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.


