Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 240 mal veya hizmet satımından kaçınma suçu, belli bir malı veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olmayı cezalandırır. Temel ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Her satış reddi bu suçu oluşturmaz; kaçınmanın kamu düzeyinde acil ihtiyaç doğurması ve bu sonuçla davranış arasında nedensellik bulunması gerekir.

Hükmün ayırt edici unsuru, bireysel müşteri memnuniyetsizliği veya sıradan sözleşme uyuşmazlığından daha ağır bir toplumsal sonucun aranmasıdır. Malın stokta bulunmaması, hizmetin teknik olarak verilememesi ya da hukuken geçerli bir nedenle satış yapılmaması ile kamu için acil ihtiyaç yaratmaya elverişli bilinçli kaçınma birbirinden ayrılmalıdır.

TCK 240 Güncel Madde Metni

Mal veya hizmet satımından kaçınma

Madde 240- (1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Metin, 12 Ağustos 2026 tarihinde yürürlükteki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden doğrulanmıştır. Kanun teklifleri, kabul edilerek yürürlüğe girmedikçe güncel hükmün yerine uygulanamaz.

Madde Gerekçesi ve Düzenlemenin Amacı

Madde gerekçesi, belli bir mal veya hizmetin satışından kaçınılması sonucunda kamu için acil ihtiyaç doğmasının ekonomik hayat ve toplumsal düzen bakımından cezai müdahaleyi gerektirdiğini ortaya koyar. Düzenleme, bireysel sözleşme ilişkisinden ziyade toplumun zorunlu ihtiyaçlara erişimini korur.

TCK 240, ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümünde yer alır. Bu konum, hükmün piyasadaki her ticari anlaşmazlığı cezalandırmadığını; satıştan kaçınmanın kamu üzerindeki ciddi ve acil etkisine odaklandığını gösterir.

Korunan Hukuki Değer

Korunan temel değer, toplumun zorunlu mal ve hizmetlere zamanında erişebilmesi ve ekonomik hayatın kamu yararına uygun işlemesidir. Sağlık, enerji, ulaşım, gıda veya afet müdahalesi gibi alanlarda erişimin kesilmesi hayati sonuçlar doğurabilir.

Madde aynı zamanda mal veya hizmet arzının yapay biçimde daraltılması yoluyla toplumsal ihtiyacın ağırlaştırılmasını önlemeyi amaçlar. Ancak fiyat artışı beklentisi veya stok tutma tek başına değil, kanundaki bütün sonuç koşullarıyla birlikte değerlendirilir.

Suçun Konusu

Suçun konusu, satışı yapılmayan belli bir mal veya hizmettir. “Belli” olma koşulu, ihtiyaç ile kaçınılan satış arasında somut bağ kurulmasını gerektirir. Soyut biçimde “piyasaya ürün vermemek” iddiası yeterli değildir; hangi malın veya hizmetin, nerede, ne miktarda ve hangi dönemde sunulmadığı belirlenmelidir.

Mal taşınır bir eşya, tüketim ürünü, ilaç, yakıt veya zorunlu ekipman olabilir. Hizmet ise taşıma, bakım, dağıtım, teknik destek ya da somut olayda kamu için acil nitelik kazanan başka bir edim olabilir.

Fail

Fail, belli mal veya hizmet üzerinde satış yapma imkânı ve tasarruf yetkisi bulunan gerçek kişidir. Satıcı, işletmeci, yetkili yönetici veya satış kararını fiilen veren kişi fail olabilir.

Tüzel kişinin kendisine ceza verilmez. Fiilin tüzel kişi faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, gerçek kişinin görev, yetki ve karar sürecindeki rolü belirlenmelidir. Bu bölümdeki suçla tüzel kişi lehine haksız menfaat sağlanırsa TCK 242 kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri ayrıca gündeme gelebilir.

Mağdur

Suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir. Belirli bir kişi veya kurum, mal ya da hizmete ulaşamadığı için ayrıca zarar görmüş olabilir; ancak suçun oluşması kamu için acil ihtiyaç sonucuna bağlıdır.

Tek bir müşteriye satış yapılmaması, başka koşullar yoksa TCK 240 için yeterli değildir. Çok sayıda kişinin temel ihtiyacının karşılanamaması veya kamu hizmetinin aksaması, toplumsal boyutu gösterebilir.

Maddi Unsurlar

Mal veya Hizmeti Satmaktan Kaçınma

Kaçınma, satışı yapma imkânı bulunmasına rağmen malı veya hizmeti bilinçli biçimde sunmamak ya da satış işlemini sonuçsuz bırakmaktır. Açıkça “satmıyorum” demek kadar, gerçekte mevcut ürünü yok göstermek veya satışı sürekli ertelemek de somut koşullara göre kaçınma sayılabilir.

Buna karşılık stokun gerçekten tükenmesi, tedarik zincirinin kesilmesi, hizmet kapasitesinin dolması veya yasal satış yasağı bulunması durumunda satma imkânı olmayabilir. Ceza sorumluluğu için fiilî ve hukuki imkân araştırılmalıdır.

Kamu İçin Acil İhtiyacın Ortaya Çıkması

Suç, satıştan kaçınmanın kamu için acil ihtiyaç doğurmasıyla tamamlanır. İhtiyaç yalnız talep artışı değil, gecikmeden karşılanması gereken ciddi ve toplumsal bir zorunluluk olmalıdır.

Örneğin afet bölgesinde mevcut içme suyunun satılmaması veya salgın döneminde zorunlu koruyucu ekipmanın bilinçli olarak piyasadan çekilmesi, diğer koşullar da varsa bu sonuca elverişli olabilir. Olağan zamanda alternatifleri bulunan lüks bir ürünün satılmaması aynı nitelikte değildir.

Nedensellik Bağı

Acil ihtiyaç, failin satıştan kaçınması nedeniyle ortaya çıkmalıdır. Zaten var olan kıtlık, genel üretim yetersizliği, ithalat sorunu veya doğal afet tek başına faile yüklenemez.

Birden fazla tedarikçinin bulunduğu piyasada tek satıcının davranışının sonucu doğurup doğurmadığı; pazar payı, mevcut stok, alternatif kaynaklar, coğrafi erişim ve zaman baskısı üzerinden değerlendirilir.

Manevi Unsur

Suç kasten işlenebilir. Fail, malı veya hizmeti satmaktan kaçındığını ve davranışının kamu için acil ihtiyaç doğuracağını bilmeli ve istemeli ya da sonucu kabullenmelidir.

Kanunda ayrıca özel bir amaç aranmaz. Fiyat yükseltme, stoktan daha fazla kazanç sağlama veya başka bir ticari neden kastın belirlenmesinde delil olabilir; fakat suçun oluşması için belirli kazanç amacı zorunlu değildir.

Hareket ve Netice

TCK 240, kaçınma hareketi ile kamu için acil ihtiyacın ortaya çıkması neticesini bir arada arayan neticeli suçtur. Satış reddedilmiş olsa da kamu düzeyinde acil ihtiyaç doğmamışsa tamamlanmış suç oluşmaz.

Neticenin kapsamı; ihtiyacın aciliyeti, etkilenen kişi sayısı, süresi, alternatif temin imkânı ve kamu hizmetleri üzerindeki etkisiyle belirlenir. Salt varsayım veya geleceğe yönelik genel kaygı yeterli değildir.

Hukuka Uygunluk ve Hata

Kanuni satış yasağı, kamu otoritesinin tedbiri, ürünün güvenli olmaması, ruhsat eksikliği, haklı ödeme güvencesi sorunu veya mücbir sebep somut olayda hukuka uygunluk ya da fiilî imkânsızlık doğurabilir.

Failin stok miktarı, malın güvenliği, satış yetkisi veya kamu ihtiyacının aciliyeti konusunda hataya düşmesi TCK’nın hata hükümlerine göre incelenir. Hatanın kaçınılabilir olup olmadığı; kayıtlar, uyarılar, resmî bildirimler ve mesleki bilgi düzeyiyle değerlendirilir.

Teşebbüs

Suçun tamamlanması için kamu için acil ihtiyacın ortaya çıkması gerekir. Fail satıştan kaçınmış, ancak alternatif tedarik sayesinde acil ihtiyaç doğmamışsa teşebbüsün mümkün olup olmadığı icra hareketlerinin niteliğine ve neticenin fail dışındaki nedenle önlenmesine göre değerlendirilir.

Hazırlık niteliğindeki stok planı veya gelecekte satmama düşüncesi tek başına teşebbüs oluşturmaz. Satıştan kaçınmanın somut biçimde başlaması ve acil ihtiyacı doğurmaya elverişli olması gerekir.

İştirak

Suç, birlikte faillik, azmettirme veya yardım etme biçiminde işlenebilir. Satış yapmama kararını birlikte alan ve uygulayan yetkililerin fiil üzerindeki hâkimiyetleri incelenir.

Çalışanın yalnız üstünün kararını teknik olarak uygulaması her zaman faillik oluşturmaz. Karar yetkisi, suç planını bilme, katkının önemi ve hareket üzerindeki kontrol ayrı ayrı belirlenmelidir.

İçtima

Satıştan kaçınma sırasında tehdit, ayrımcılık, fiyat manipülasyonu veya başka bağımsız fiiller işlenmişse her suçun unsurları ayrıca incelenir. TCK 237 fiyatları etkileme suçu, yalan haber veya diğer hileli yollarla fiyatları etkileme amacına dayanır; TCK 240 ise satıştan kaçınma nedeniyle kamu için acil ihtiyaç doğmasını arar.

Aynı karar kapsamında farklı zamanlarda birden çok satış reddi varsa zincirleme suç hükümlerinin koşulları değerlendirilebilir. Ancak kamu için tek bir acil ihtiyaç neticesine yönelen kesintisiz davranışlar bütün olarak da ele alınabilir.

Nitelikli Hâller

TCK 240 içinde özel bir nitelikli hâl veya ceza artırımı düzenlenmemiştir. Malın türü, ihtiyacın ağırlığı, etkilenen kişi sayısı ve kaçınmanın süresi temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Fiilin afet, salgın veya kamu hizmeti kesintisi sırasında işlenmesi otomatik bir artırım nedeni değildir. Bununla birlikte somut tehlike ve zarar, cezanın alt ve üst sınır arasında belirlenmesini etkiler.

Yaptırım

Suçun cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Maddede adlî para cezası seçimlik yaptırım olarak öngörülmemiştir. Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, erteleme ve diğer kişiselleştirme kurumları genel koşullara göre değerlendirilir.

Suçtan elde edilen kazanç veya suçun işlenmesine tahsis edilen malvarlığı değerleri bakımından müsadere hükümleri ayrıca uygulanabilir. Ceza ile özel hukuk ve idare hukuku sonuçları birbirinden bağımsızdır.

Şikâyet

TCK 240 şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür. Belirli bir alıcının şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Kamu ihtiyacını gösteren kurum bildirimleri, tüketici başvuruları ve piyasa denetim kayıtları soruşturmanın başlamasına veya delillerin toplanmasına katkı sağlayabilir.

Uzlaştırma

Suç, uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların sonradan satış konusunda anlaşması veya zararın giderilmesi, uzlaştırmanın hukuki sonuçlarını doğurmaz.

Failin malı sonradan piyasaya sunması ve ihtiyacın giderilmesine katkısı; neticenin oluşup oluşmadığı, zarar ve cezanın bireyselleştirilmesi bakımından değerlendirilebilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yargılamada asliye ceza mahkemesi görevlidir. Yetkili yer, satıştan kaçınma hareketinin yapıldığı veya kamu için acil ihtiyacın ortaya çıktığı yer dikkate alınarak CMK hükümlerine göre belirlenir.

İnternet üzerinden satış, merkezî stok yönetimi veya birden fazla bölgede arzın durdurulması hâlinde kararın alındığı yer, uygulandığı satış noktaları ve neticenin gerçekleştiği bölge birlikte incelenmelidir.

Dava Zamanaşımı

Suç için temel dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Süre kural olarak kamu için acil ihtiyacın ortaya çıkmasıyla tamamlanan suç tarihinden itibaren hesaplanır.

Kesilme ve durma nedenleri süreyi etkileyebilir. Satıştan kaçınmanın devam ettiği olaylarda suçun tamamlanma ve sona erme anı somut olgularla belirlenmelidir.

Deliller

  • Stok, depo, üretim ve tedarik kayıtları,
  • Satış sistemleri, siparişler, iptaller ve fatura kayıtları,
  • Fiyat listeleri ve satış talimatları,
  • Yönetim kararları, şirket içi yazışmalar ve görev dağılımı,
  • Kamu kurumlarının ihtiyaç, uyarı ve talep yazıları,
  • Bölgesel arz, alternatif tedarik ve piyasa kapasitesi verileri,
  • Satıştan kaçınmanın süresini ve kapsamını gösteren tanık anlatımları,
  • Acil ihtiyacın kamu üzerindeki etkisini gösteren uzman raporları.

Stok kaydı tek başına yeterli değildir. Malın satılabilir durumda olup olmadığı, başka yükümlülüklere tahsis edilip edilmediği, lojistik imkânlar ve satışı yapmaya yetkili kişinin kim olduğu birlikte araştırılmalıdır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Her satış reddinin TCK 240 kapsamında kabul edilmesi,
  • Bireysel ihtiyaç ile kamu için acil ihtiyacın karıştırılması,
  • Satıcının gerçek stok ve hizmet kapasitesinin araştırılmaması,
  • Hukuki veya fiilî satış engelinin göz ardı edilmesi,
  • Acil ihtiyacın satıştan kaçınma nedeniyle doğduğunun kanıtlanmaması,
  • Alternatif tedarik kaynaklarının ve pazar yapısının incelenmemesi,
  • Şirket içindeki karar yetkisi belirlenmeden çalışanın fail sayılması,
  • Ceza sorumluluğu ile tüketici veya rekabet hukuku yaptırımlarının birbirine karıştırılması.

Somut Olay Kontrol Listesi

  • Satışı istenen belli mal veya hizmet nedir?
  • Failin bu malı veya hizmeti satma yetkisi ve fiilî imkânı var mıydı?
  • Satıştan kaçınma hangi davranışlarla gerçekleşti?
  • Kaçınmanın hukuken geçerli bir nedeni bulunuyor mu?
  • Kamu için hangi acil ihtiyaç ortaya çıktı?
  • İhtiyaç hangi tarihte, bölgede ve kaç kişiyi etkileyerek oluştu?
  • Alternatif tedarik veya hizmet sağlayıcılar var mıydı?
  • Kaçınma ile acil ihtiyaç arasında nedensellik bağı kuruldu mu?
  • Fail sonucu biliyor ve istiyor ya da kabulleniyor muydu?
  • Stok, satış, yazışma ve piyasa kayıtları eksiksiz toplandı mı?

Sık Sorulan Sorular

Bir mağazanın müşteriye ürün satmaması TCK 240 suçunu oluşturur mu?

Tek başına oluşturmaz. Satıştan kaçınma sonucunda kamu için acil ihtiyacın ortaya çıkması gerekir. Bireysel uyuşmazlıklar başka hukuk alanlarının konusu olabilir.

Malın stokta bulunmaması suç mudur?

Hayır. Gerçek stok yokluğu veya tedarik imkânsızlığı, satmaktan kaçınma değildir. Stok kayıtlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ayrıca incelenir.

Kamu için acil ihtiyaç ne demektir?

Toplumun veya toplumun belirli bir kesiminin gecikmeden karşılanması gereken ciddi mal ya da hizmet ihtiyacıdır. Aciliyet; süre, alternatifler, etkilenen kişiler ve doğabilecek zarar üzerinden belirlenir.

Fiyatı düşük bulduğu için satmamak suç oluşturabilir mi?

Ticari neden tek başına belirleyici değildir. Satıştan kaçınma kamu için acil ihtiyaç doğurmuşsa ve diğer unsurlar varsa suç gündeme gelebilir.

TCK 240 için zarar oluşması gerekir mi?

Kanunun aradığı netice kamu için acil ihtiyacın ortaya çıkmasıdır. Ayrıca maddi zarar şart değildir; ancak somut etki ve tehlike acil ihtiyacın kanıtlanmasında önemlidir.

Suç taksirle işlenebilir mi?

Hayır. Kanunda taksirli şekil düzenlenmemiştir. Failin satıştan kaçınma ve kamu için acil ihtiyaç sonucu bakımından kastı bulunmalıdır.

TCK 240 şikâyete ve uzlaştırmaya tabi midir?

Hayır. Suç resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamında değildir.

Tüzel kişi hakkında ne yapılabilir?

Ceza gerçek kişiye yönelir. Suçla tüzel kişi lehine haksız menfaat sağlanmışsa kanundaki koşullarla tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri ayrıca değerlendirilebilir.

Sonuç

TCK 240, olağan ticari tercihleri değil, belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil ihtiyaç doğuran kasıtlı davranışı cezalandırır. Suçun sınırlandırılmasında satma imkânı, kamu düzeyindeki aciliyet ve nedensellik bağı belirleyicidir.

Sağlıklı değerlendirme için stok ve satış kayıtları, karar yetkisi, alternatif tedarik olanakları ve ihtiyacın toplumsal etkisi birlikte incelenmelidir. Bireysel satış uyuşmazlığı ile ceza hukuku kapsamındaki kamu zararını ayırmak, hem suç isnadı hem savunma bakımından temel önemdedir.

Kaynakça

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Ceza HukukuMal veya Hizmet Satımından KaçınmaTCK 240
Önceki yazı
TCK 244 Sistemi Engelleme, Bozma ve Verileri Değiştirme Suçu