
Ceza davasında sanığın duruşmaya gelmesi temel kuraldır. Ancak yargılama konusu suç yalnız adlî para cezasını, adlî para cezasıyla birlikte başka bir seçimlik yaptırımı veya müsadereyi gerektiriyorsa CMK 195 özel bir istisna getirir. Usulüne uygun çağrılan sanık gelmese bile duruşma yapılabilir.
Bu istisnanın uygulanabilmesi için sanığa gönderilen davetiyede, gelmediği takdirde duruşmanın yokluğunda yapılacağının açıkça yazılması gerekir. Böyle bir ihtar bulunmadan CMK 195’in sonuçları sanık aleyhine uygulanmamalıdır.
CMK 195 Güncel Madde Metni
Sanığın yokluğunda duruşma
Madde 195 – (1) Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.
CMK 195 Ne Amaçlar?
Madde, yaptırımı görece sınırlı olan dosyalarda sanığın yalnızca duruşmaya gelmemesi nedeniyle yargılamanın gereksiz biçimde uzamasını önlemeyi amaçlar. Böylece çağrıya rağmen gelmeyen sanık yüzünden her oturumun ertelenmesi engellenebilir.
Bunun karşılığında sanığın yokluğunda duruşma yapılacağı önceden ve açıkça bildirilmelidir. Davetiyedeki ihtar, kişinin duruşmaya katılmama kararının doğurabileceği sonucu bilmesini sağlayan temel bir usul güvencesidir.
Sanığın genel olarak duruşmada bulunması ve geçerli mazeret olmadan gelmemesinin sonuçları CMK 193 sanığın duruşmaya gelmemesi kapsamında açıklanmıştır.
Hangi Davalarda Sanık Gelmeden Duruşma Yapılabilir?
CMK 195, suçun yalnız veya birlikte adlî para cezasını ya da müsadereyi gerektirdiği hâlleri kapsar. Mahkeme bu değerlendirmeyi yalnız suçun gündelik hayattaki ağırlığına göre değil, uygulanabilecek kanuni yaptırıma göre yapmalıdır.
Hapis cezası verilmesi ihtimali bulunan bir dosyada bu madde genel bir yoklukta yargılama yetkisi vermez. Suçun yaptırım düzenlemesi, iddianamedeki sevk maddeleri ve yargılama sırasında ortaya çıkan hukuki nitelendirme birlikte incelenmelidir.
“Yalnız veya Birlikte Adlî Para Cezası” Ne Demektir?
Hüküm, yaptırım olarak yalnız adlî para cezası öngörülen hâllerin yanında adlî para cezasının başka bir yaptırımla birlikte uygulanabildiği durumları da kapsayan bir ifade kullanır. Ancak dosyada hapis cezası ihtimali varsa CMK 195’e dayanılması ayrıca dikkatle değerlendirilmelidir.
Adlî para cezası, idari para cezasından farklıdır. Ceza mahkemesince hükmedilen adlî para cezası ceza hukuku yaptırımıdır; idari makamların verdiği para cezaları ise farklı başvuru ve yargılama kurallarına tabidir.
Müsadere Nedir ve Sanık Olmadan Karar Verilebilir mi?
Müsadere, belirli eşyanın veya kazancın kanundaki şartlarla mülkiyetinin kamuya geçirilmesidir. CMK 195, suçun müsadereyi gerektirdiği hâllerde de sanığın gelmemesine rağmen duruşmanın yapılabilmesine imkân tanır.
Bununla birlikte eşyanın kime ait olduğu, iyi niyetli üçüncü kişinin hakkı ve müsaderenin kanuni şartları ayrıca incelenir. Sanığın yokluğu, müsadere koşullarının gerçekleştiğini kendiliğinden göstermez.
Davetiyede Hangi İhtarın Bulunması Gerekir?
Sanığa gönderilen davetiyede, gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılmalıdır. İhtarın açık, anlaşılır ve sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilebileceğini gösterecek nitelikte olması gerekir.
Dosyada yalnız duruşma tarihinin bildirilmesi yeterli değildir. Tebligat evrakında CMK 195’e özgü sonuç açıkça yer almıyorsa mahkemenin yoklukta devam kararı usul bakımından tartışmalı hâle gelebilir.
Tebligat Usulsüzse Ne Olur?
Davetiyenin doğru adrese gönderilmesi, usulüne uygun tebliğ edilmesi ve teslim bilgilerinin dosyada bulunması gerekir. Tebligat yapılmamış veya kanuna aykırı yapılmışsa sanığın duruşmadan haberdar olduğu varsayımı kurulamaz.
Usulsüzlük ileri sürülüyorsa tebliğ mazbatası, adres kayıtları, elektronik tebligat bilgileri ve davetiyedeki ihtar birlikte incelenmelidir. İddianamenin ve çağrı kâğıdının tebliğine ilişkin genel kurallar CMK 176 kapsamında önem taşır.
Sanık Mazeret Bildirirse Duruşma Yine Yapılır mı?
Sanık sağlık sorunu, ulaşımı engelleyen olağanüstü olay veya başka bir zorunluluk nedeniyle katılamıyorsa mazeretini mümkün olan en kısa sürede mahkemeye bildirmelidir. Mazereti destekleyen belgeler dilekçeye eklenmelidir.
CMK 195 duruşmanın yoklukta yapılabilmesine imkân verse de mahkeme somut mazereti ve savunma hakkına etkisini değerlendirmelidir. Mazeret sunulması duruşmanın mutlaka erteleneceği anlamına gelmez; karar dosyanın koşullarına göre verilir.
Sanığın Avukatı Duruşmaya Katılabilir mi?
Sanığın müdafii duruşmaya katılarak savunma yapabilir, deliller hakkında görüş bildirebilir, taleplerini sunabilir ve usule aykırı işlemlerin tutanağa geçirilmesini isteyebilir. Müdafiin katılımı özellikle sanığın yokluğunda savunma hakkının etkili kullanılması bakımından önemlidir.
Ancak avukat sanığın yerine kişisel sorgu beyanı veremez. Dosyanın niteliğine göre sanığın bizzat dinlenmesine ihtiyaç bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.
CMK 193, 194 ve 195 Arasındaki Fark Nedir?
CMK 193, kanuni istisnalar dışında hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmamasını temel kural olarak düzenler. CMK 194 ise duruşmaya geldikten sonra savuşan veya sonraki oturuma gelmeyen ve daha önce sorgulanmış sanık bakımından belirli şartlarla davanın bitirilmesine ilişkindir.
CMK 194 sanığın mahkemeden uzaklaşması durumundan farklı olarak CMK 195, öngörülen yaptırımın adlî para cezası veya müsadere olması nedeniyle sanık hiç gelmese bile duruşmanın yapılabilmesini düzenler. Sorgusu yapılmış sanığın talebi üzerine sonraki oturumlardan muaf tutulması ise CMK 196 duruşmadan bağışık tutulma kapsamında değerlendirilir. Burada davetiyedeki özel ihtar belirleyicidir.
Davetiyeyi Alan Sanık Ne Yapmalı?
- Mahkeme, dosya numarası, duruşma tarihi ve salon bilgilerini kontrol etmelidir.
- Davetiyede yoklukta duruşma yapılacağı ihtarının bulunup bulunmadığını incelemelidir.
- İddianamedeki suçlama ve yaptırım maddelerini okumalıdır.
- Katılamayacaksa mazeretini gecikmeden ve belgeleriyle sunmalıdır.
- Müdafii varsa duruşma ve tebligat bilgilerini paylaşmalıdır.
- Duruşmaya gitmemeyi dosyanın kendiliğinden kapanacağı şeklinde yorumlamamalıdır.
Sanığın yokluğunda duruşma yapılabilmesi, savunma hakkından vazgeçmenin her dosya bakımından uygun olduğu anlamına gelmez. Deliller, müsadere riski, önceki beyanlar ve verilebilecek kararın sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
1. Para cezası gerektiren davada sanık duruşmaya gitmezse ne olur?
CMK 195’in şartları varsa ve davetiyede gerekli ihtar bulunuyorsa duruşma sanık gelmeden yapılabilir.
2. Her adlî para cezası dosyasında yoklukta karar verilebilir mi?
Suçun kanuni yaptırımı ve dosyadaki hukuki nitelendirme incelenmelidir. Hapis cezası ihtimali bulunan dosyalarda CMK 195 genel bir yetki oluşturmaz.
3. Davetiyede “gelmezseniz duruşma yapılır” yazmıyorsa ne olur?
CMK 195’in özel ihtarı eksikse yoklukta duruşma yapılmasının usule uygunluğu itiraz konusu olabilir.
4. Sanık yerine avukatı duruşmaya gidebilir mi?
Müdafi duruşmaya katılıp savunma yapabilir; ancak sanığın yerine kişisel sorgu beyanı veremez.
5. Müsadere dosyasında sanık olmadan karar çıkabilir mi?
CMK 195 şartları varsa duruşma yoklukta yapılabilir. Yine de müsaderenin maddi ve hukuki koşulları ayrıca kanıtlanmalıdır.
6. Usulsüz tebligata rağmen duruşma yapılabilir mi?
Usulüne uygun tebligat ve özel ihtar yoklukta yargılama bakımından önemlidir. Eksiklik varsa tebligat kayıtları incelenerek zamanında ileri sürülmelidir.
7. Duruşmaya gidemeyen sanık ne yapmalıdır?
Mazeretini dosya numarasıyla, gecikmeden ve destekleyici belgelerle mahkemeye sunmalı; verilen kararı ayrıca takip etmelidir.
Sonuç
CMK 195, suç yalnız veya birlikte adlî para cezasını ya da müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese bile duruşma yapılabilmesini düzenler. Bunun için sanığa gönderilen davetiyede yokluğunda duruşma yapılacağının açıkça yazılması gerekir.
Davetiyedeki ihtar, tebligatın usulü, suç için öngörülen yaptırım ve sanığın mazereti birlikte değerlendirilmelidir. Duruşmaya katılmama kararı verilmeden önce dosyanın hukuki sonuçlarının incelenmesi önemlidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

