
Ceza duruşmasında kimin konuşacağına, sanığın sorgusunun nasıl yürütüleceğine ve delillerin hangi sırayla ortaya konulacağına mahkeme başkanı veya hâkim karar verir. Ancak bu yönetim yetkisi sınırsız değildir. Duruşmayla ilgili bir tedbirin hukuka aykırı olduğu ileri sürülürse, uyuşmazlık hakkında mahkemenin karar vermesi gerekir. Sanığın belirli bir sorgu veya tanık dinleme sırasında geçici olarak çıkarılması ise CMK 200 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir. Duruşmada savcı, avukat, sanık ve katılanın soru yöneltme usulü CMK 201 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.
Duruşma düzenini bozan kişinin salondan çıkarılması ve direnme hâlinde uygulanabilecek disiplin tedbiri CMK 203 duruşmanın düzeni hükmünde ayrıca düzenlenmiştir.
CMK 192, duruşmayı yönetme görevini ve yönetim işlemlerine karşı başvurulabilecek usulü düzenler. Hüküm özellikle heyet hâlinde çalışan ağır ceza mahkemelerinde, başkanın işlemine karşı mahkeme heyetinden karar istenebilmesi bakımından önemlidir.
CMK 192 Güncel Madde Metni
Başkan veya hâkimin görevi
Madde 192 – (1) Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmayı yönetir ve sanığı sorguya çeker; delillerin ikame edilmesini sağlar.
(2) Duruşmada ilgili olanlardan biri duruşmanın yönetimine ilişkin olarak mahkeme başkanı tarafından emrolunan bir tedbirin hukuken kabul edilemeyeceğini öne sürerse mahkeme, bu hususta bir karar verir.
CMK 192 Ne Amaçlar?
Bir ceza duruşmasında sanık, müdafi, Cumhuriyet savcısı, katılan, vekil, tanık ve bilirkişi gibi birçok kişi bulunabilir. Söz hakkının, sorgunun ve delil işlemlerinin belirli bir düzen içinde yürütülmemesi, hem maddi gerçeğin araştırılmasını hem de savunma hakkını zedeler.
Madde, duruşmanın tek elden ve hukuka uygun biçimde yönetilmesini sağlar. Aynı zamanda başkanın verdiği yönetim tedbirinin denetlenebilmesine imkân tanır. Böylece duruşma düzeni ile tarafların usul hakları arasında denge kurulması hedeflenir.
Duruşmanın hangi işlemlerle başladığı, hak bildirimi ve sanığın sorguya hazır olup olmadığının belirlenmesi CMK 191 duruşmanın başlaması yazısında açıklanmıştır.
Duruşmayı Kim Yönetir?
Heyet hâlinde çalışan mahkemelerde duruşmayı mahkeme başkanı yönetir. Tek hâkimli ceza mahkemelerinde bu görev davaya bakan hâkime aittir. Yönetim yetkisi, oturumun açılmasından duruşmanın sona ermesine kadar yapılan usul işlemlerini kapsar.
Başkan veya hâkim söz sırasını belirler, ilgililerin beyanlarını alır, duruşma düzenini korur, sanığı sorgular ve delillerin ortaya konulmasını sağlar. Duruşmaya zorunlu olarak katılması gereken kişiler yönünden CMK 188’deki hazır bulunma şartları da gözetilmelidir. Sanığın gelmemesi, zorla getirme ve sorgu yapılmadan lehine karar verilebilecek istisna ise CMK 193 sanığın duruşmada bulunmaması hükmünde düzenlenir.
Sanığın Sorgusunu Kim Yapar?
CMK 192/1 uyarınca sanığı mahkeme başkanı veya hâkim sorguya çeker. Sorgu, sanığın yalnız kişisel bilgilerinin sorulması değildir; isnat edilen olay hakkında savunmasını açıklamasına ve lehine olan hususları ileri sürmesine imkân veren bir muhakeme işlemidir.
Sorgudan önce suçlamanın okunmuş ve hakların bildirilmiş olması gerekir. Sanık açıklamada bulunmama hakkına sahiptir. Susma hakkının kullanılması, suçun kabul edildiği biçiminde değerlendirilemez.
Müdafi sanığın yerine sorguya cevap vermez; fakat hukuki yardımda bulunur, gerekli itirazları yapar ve duruşma disiplinine uygun biçimde soru yöneltebilir. Sanığın savunmasını özgür iradesiyle açıklayabilmesi temel koşuldur.
Delillerin İkame Edilmesi Ne Demektir?
Delilin ikame edilmesi, hükme esas alınması istenen delilin duruşmada ortaya konulması ve tarafların tartışmasına açılmasıdır. Tanığın dinlenmesi, bilirkişinin açıklamasının alınması, belge veya tutanağın okunması ve görüntü kaydının incelenmesi bu kapsamda olabilir.
Başkan veya hâkim, hangi delil işlemine geçileceğini belirleyerek delillerin usulüne uygun biçimde ortaya konulmasını sağlar. Bu görev, tarafların delil sunma ve deliller hakkında görüş bildirme haklarını ortadan kaldırmaz.
Mahkemenin delil talebini kabul veya reddetmesi, yalnız duruşma düzenine ilişkin basit bir işlemden farklıdır. Delilin hukuka aykırı elde edilmesi, uyuşmazlığa etkisiz olması veya talebin yalnız davayı uzatma amacı taşıması gibi hususlar Kanunun ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.
Duruşmanın Yönetimine İlişkin Tedbirler Nelerdir?
Yönetim tedbirleri, oturumun düzenli ilerlemesini sağlayan işlemlerdir. Bir kişiye söz verilmesi veya sözünün kesilmesi, işlemlerin sırasının belirlenmesi, bir sorunun yöneltilmesine izin verilmesi ya da duruşmanın işleyişine ilişkin benzeri emirler bu kapsamda gündeme gelebilir.
Duruşma düzenini bozan davranışlara ilişkin yetkiler de Kanunun devamındaki özel hükümlerle düzenlenmiştir. CMK 192/2 bakımından önemli olan, mahkeme başkanının duruşma yönetimi amacıyla emrettiği tedbirin hukuken kabul edilemeyeceğinin ileri sürülmesidir.
Başkanın İşlemine Nasıl İtiraz Edilir?
Duruşmada ilgili olan kişi, başkanın emrettiği yönetim tedbirinin hukuka aykırı olduğunu açıkça ileri sürebilir. İtirazın hangi işlem veya tedbire yöneldiği ve hukuki sakıncanın ne olduğu somut biçimde belirtilmelidir.
Bu başvuru, hükümden sonra yapılan istinaf veya temyiz başvurusu değildir. Duruşma devam ederken, yönetim tedbiri hakkında mahkeme heyetinden karar verilmesini sağlayan özel bir usuldür.
İtirazın ve mahkemenin kararının duruşma tutanağına geçirilmesi önemlidir. Yalnız “itiraz ediyoruz” denilmesi yerine, savunma veya soru sorma hakkının hangi nedenle sınırlandığı açıkça anlatılmalıdır.
İtiraza Kim Karar Verir?
CMK 192/2, başkanın tedbirine yönelik iddia hakkında “mahkeme”nin karar vereceğini belirtir. Heyetli mahkemede konu mahkeme kurulunca değerlendirilir. Başkanın yönetim işlemi böylece heyetin yargısal kararına dönüşür.
Tek hâkimli mahkemede ise başkan ve heyet ayrımı bulunmaz. Hâkimin duruşma yönetimine ilişkin işlemleri ve tarafların talepleri tutanağa geçirilir; uyuşmazlığın sonraki hukuki denetimi somut kararın niteliğine göre değerlendirilir.
Her Yönetim Kararına Karşı Ayrı Kanun Yolu Var mı?
CMK 192, her duruşma yönetimi işlemine karşı bağımsız itiraz kanun yolu öngörmez. İkinci fıkradaki yöntem, oturum sırasında mahkemeden karar istemeye yöneliktir.
Verilen kararın tek başına kanun yoluna götürülüp götürülemeyeceği, kararın hukuki niteliğine ve Kanunda açık bir başvuru yolu bulunup bulunmadığına bağlıdır. Çoğu ara karar, esas hükümle birlikte kanun yolu incelemesinde ileri sürülebilir; ancak her dosya kendi koşullarında değerlendirilmelidir.
Duruşmada Söz Hakkı Sınırlandırılırsa Ne Yapılmalı?
Öncelikle sınırlandırılan talep açıkça tekrar edilmeli ve bunun savunma, delil tartışma veya soru sorma hakkına etkisi anlatılmalıdır. Başkanın tedbirinin hukuken kabul edilemeyeceği düşünülüyorsa CMK 192/2 uyarınca mahkemenin karar vermesi istenebilir.
Talebin, gerekçenin ve verilen kararın tutanağa eksiksiz geçirilmesi istenmelidir. Tutanak, sonradan yapılacak hukuki denetimde duruşmada gerçekte ne yaşandığını gösteren temel belgedir.
Hâkim Duruşmayı Yönetirken Tarafsız Kalmak Zorunda mı?
Evet. Duruşmayı aktif biçimde yönetme ve sanığı sorgulama görevi, hâkimin tarafsızlığını ortadan kaldırmaz. Sorular maddi gerçeğin araştırılmasına yönelik olmalı; sanığı suçlu kabul eden, yönlendirici veya baskı oluşturan bir tutuma dönüşmemelidir.
Cumhuriyet savcısı iddia makamıdır; müdafi savunma görevini yürütür. Mahkeme ise iddia ve savunmayı dinleyerek delilleri değerlendirir. Yönetim yetkisinin bu roller arasındaki dengeyi bozmayacak biçimde kullanılması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
1. Ceza duruşmasını savcı mı yönetir?
Hayır. Duruşmayı mahkeme başkanı veya tek hâkimli mahkemede hâkim yönetir. Cumhuriyet savcısı iddia makamı olarak duruşmaya katılır.
2. Sanığın sorgusunu kim yapar?
CMK 192’ye göre sanığı mahkeme başkanı veya hâkim sorguya çeker. Müdafi hukuki yardım sağlar ve usulüne uygun sorular yöneltebilir.
3. Delillerin ikame edilmesi ne anlama gelir?
Delillerin duruşmada ortaya konulması, incelenmesi ve tarafların görüşüne açılması anlamına gelir.
4. Başkan sözümü keserse mahkemeden karar isteyebilir miyim?
Tedbirin hukuken kabul edilemez olduğu düşünülüyorsa gerekçesi açıklanarak CMK 192/2 uyarınca mahkemenin karar vermesi istenebilir.
5. İtiraz sözlü yapılabilir mi?
Duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürülebilir. İtirazın gerekçesiyle birlikte tutanağa geçirilmesi talep edilmelidir.
6. Mahkemenin yönetim kararı hemen temyiz edilir mi?
Her yönetim kararı için bağımsız kanun yolu yoktur. Başvuru imkânı kararın niteliğine ve Kanundaki özel düzenlemeye göre belirlenir.
7. Hâkim istediği her soruyu sorabilir mi?
Sorgu ve sorular uyuşmazlıkla ilgili, hukuka uygun ve insan onuruna saygılı olmalıdır. Sanığın susma ve müdafi yardımından yararlanma hakkı korunur.
Sonuç
CMK 192, mahkeme başkanı veya hâkime duruşmayı yönetme, sanığı sorgulama ve delillerin ikame edilmesini sağlama görevini verir. Başkanın duruşma yönetimine ilişkin bir tedbirinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülürse mahkemenin bu konuda karar vermesi istenebilir.
Hak kaybını önlemek için itirazın somut gerekçeyle açıklanması ve hem talebin hem de kararın duruşma tutanağına geçirilmesi önemlidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

