
Ceza duruşmasının geçerli ve düzenli biçimde yürütülebilmesi, yalnız sanığın salonda bulunmasına bağlı değildir. Karara katılacak hâkimlerin, Cumhuriyet savcısının, zabıt kâtibinin ve kanunun zorunlu müdafilik öngördüğü hâllerde müdafiin hazır bulunması gerekir. CMK 188, duruşmanın temel kadrosunu ve uzun süren toplu mahkeme yargılamalarında yedek üye imkânını düzenler.
Müdafiin mazeretsiz biçimde gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinde yargılamaya devam edilebilmesi de maddede açıkça yer alır. Öte yandan sanık hazır bulunmasa bile müdafiin bütün oturumlara katılma yetkisi CMK 197’de ayrıca güvence altına alınmıştır. Ancak bu kurallar, savunma hakkının önemsiz olduğu ya da mahkemenin her durumda otomatik olarak devam etmek zorunda bulunduğu anlamına gelmez.
CMK 188 Güncel Madde Metni
Duruşmada hazır bulunacaklar
Madde 188 – (1) Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır. Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir.
(2) (Mülga: 18/6/2014-6545/103 md.)
(3) Bir oturumda bitmeyecek davada, herhangi bir nedenle bulunamayacak üyenin yerine geçmek ve oya katılmak üzere yedek üye bulundurulabilir.
CMK 188 Ne Amaçlar?
Madde, duruşmayı yürüten ve hükmün oluşmasına katılan temel kişilerin hazır bulunmasını güvence altına alır. Böylece delillerin aynı yargılama makamı önünde ortaya konulması, beyanların kayda geçirilmesi ve iddia ile savunmanın usulüne uygun biçimde dinlenmesi sağlanır.
Ceza yargılamasında duruşma, birbirinden kopuk işlemler toplamı değildir. Tanık anlatımları, sanık savunması, bilirkişi açıklamaları ve diğer deliller duruşmada tartışılır. Hükme katılacak hâkimlerin bu süreci doğrudan izlemesi, kararın güvenilirliği bakımından önemlidir.
Duruşmanın kamuya açıklığı ve kapalı yapılabileceği durumlar CMK 182 duruşmanın açıklığı kapsamında düzenlenir. Duruşmanın açık veya kapalı olması, CMK 188’de sayılan zorunlu kişilerin bulunması gereğini ortadan kaldırmaz.
Duruşmada Hangi Hâkimlerin Bulunması Gerekir?
Kanun, “hükme katılacak hâkimlerin” duruşmada hazır bulunmasını şart koşar. Tek hâkimli mahkemede davaya bakan hâkim; heyet hâlinde çalışan mahkemede ise hükme katılacak başkan ve üyeler duruşma sürecini izlemelidir.
Bu kural, hükmün yalnız dosyadaki yazılı evrak üzerinden değil, duruşmada doğrudan ortaya konulan ve tartışılan deliller dikkate alınarak kurulmasına hizmet eder. Duruşmayı yönetme, sanığı sorgulama ve delillerin ikame edilmesini sağlama görevi CMK 192 kapsamında mahkeme başkanı veya hâkime aittir. Hâkim değişikliği, yargılamanın aşaması ve daha önce yapılan işlemlerin durumu somut dosyada ayrıca değerlendirilir.
Birden fazla oturum süren heyetli davalarda üçüncü fıkradaki yedek üye, zorunlu bir üyenin sonradan bulunamaması nedeniyle yargılamanın baştan başlaması riskini azaltabilir. Duruşmanın kesintisiz yürütülmesi ve zorunlu hâllerde ara verilmesi CMK 190’da ayrıca düzenlenir.
Cumhuriyet Savcısının Duruşmadaki Konumu
CMK 188/1, Cumhuriyet savcısını duruşmada hazır bulunması gereken kişiler arasında sayar. Savcı iddia makamını temsil eder; deliller hakkında görüş bildirir, gerekli gördüğü soruları yöneltir ve esas hakkındaki mütalaasını sunar.
Savcının bulunması, mahkemenin bağımsız karar verme yetkisini değiştirmez. Mahkeme savcının talebi veya mütalaasıyla bağlı değildir. Hüküm, duruşmada tartışılan hukuka uygun deliller ve mahkemenin hukuki değerlendirmesi üzerinden kurulur.
Zabıt Kâtibi Neden Zorunludur?
Zabıt kâtibi, duruşmada yapılan işlemlerin tutanağa geçirilmesinde görev alır. Sanığın savunması, tanık ve bilirkişi beyanları, tarafların talepleri, mahkemenin ara kararları ve duruşmanın seyri tutanakla kayıt altına alınır.
Tutanak yalnız idari bir kayıt değildir. Sonraki oturumlarda, kanun yolu incelemesinde ve tarafların dosyayı takip etmesinde duruşmada ne yapıldığını gösteren temel belgedir. Soruşturma işlemlerindeki tutanağın düzenlenmesine ilişkin ayrıntılar için CMK 169 soruşturma tutanağı yazısı da incelenebilir.
Müdafiin Duruşmada Bulunması Her Davada Zorunlu mu?
Hayır. CMK 188, müdafiin her ceza davasında zorunlu olduğunu söylemez. Hazır bulunma şartı, Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâller bakımından geçerlidir.
Zorunlu müdafilik; şüpheli veya sanığın yaşı, kendisini savunamayacak derecede engelli olması, isnat edilen suçun yaptırımı ve kanundaki diğer özel durumlara göre gündeme gelebilir. Dosyada zorunlu müdafilik bulunup bulunmadığı suçlama ve kişinin durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Sanığın müdafi seçme ve hukuki yardım alma imkânı, zorunlu müdafilik hâlleriyle sınırlı değildir. Zorunlu olmayan bir dosyada da sanık seçtiği müdafi aracılığıyla savunmasını yürütebilir; ayrıca birden fazla avukat duruşmaya birlikte katılarak iş bölümü yapabilir.
Müdafi Duruşmaya Gelmezse Ne Olur?
Birinci fıkranın yürürlükteki ikinci cümlesine göre müdafi mazeretsiz olarak duruşmaya gelmez veya duruşmayı terk ederse duruşmaya devam edilebilir. Buradaki “edilebilir” ifadesi, mahkemeye somut durumu değerlendirme yetkisi verir.
Müdafiin yokluğunun mazeretli olup olmadığı, mazeretin ne zaman bildirildiği, o oturumda hangi işlemlerin yapılacağı, sanığın hukuki yardımdan etkili biçimde yararlanıp yararlanamayacağı ve yargılamanın gereksiz yere uzayıp uzamadığı birlikte ele alınmalıdır.
Bu hüküm, müdafiin mazeretsiz davranışıyla yargılamayı durdurmasını önlemeyi amaçlayan bir usul aracıdır. Buna karşılık zorunlu müdafilik gereğinin ve savunma hakkının bütünüyle ortadan kaldırıldığı şeklinde yorumlanamaz.
Mazeret Nasıl Bildirilmelidir?
Duruşmaya katılamayacak müdafi, mazeretini mümkün olan en erken zamanda mahkemeye bildirmeli ve dayanak belgeleri sunmalıdır. Başka bir duruşma, sağlık sorunu veya öngörülemeyen zorlayıcı durum varsa tarih, saat ve belge bilgileri açıkça gösterilmelidir.
Mazeretin geçerli olup olmadığına mahkeme karar verir. Yalnız genel bir ifadeyle yapılan veya belgesiz bırakılan bildirim her durumda kabul edilmeyebilir. Mazeret reddedilirse bunun ve duruşmaya devam kararının tutanağa geçirilmesi önem taşır.
Müdafi Duruşmayı Terk Edebilir mi?
Müdafiin duruşmayı terk etmesi, kanunda duruşmaya devam edilebilecek durumlardan biri olarak sayılmıştır. Bununla birlikte terk davranışı, müdafilik görevinin sona erdiği veya savunma yükümlülüklerinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Mahkeme; yargılamanın düzenini, sanığın savunma hakkını ve oturumda yapılacak işlemleri gözeterek gerekli usul kararlarını verir. Özellikle sanığın sorgusu, esas hakkındaki mütalaa veya hükme esas olabilecek delillerin tartışılması gibi aşamalarda somut dosyanın koşulları önem kazanır.
Yedek Üye Nedir ve Ne Zaman Görevlendirilir?
CMK 188/3, bir oturumda bitmeyecek davalarda yedek üye bulundurulmasına imkân tanır. Bu düzenleme heyet hâlinde çalışan mahkemeler bakımından anlam taşır.
Yedek üye, asıl üyelerle birlikte duruşmaları izler. Bir üyenin hastalık, görev değişikliği veya başka bir nedenle bulunamaması hâlinde onun yerine geçebilir ve hüküm için oya katılabilir.
Yedek üyenin işlevi yalnız eksik sandalye doldurmak değildir. Yerine geçeceği üyeyle aynı delil tartışmalarını ve duruşma işlemlerini izlemiş olması, yargılamanın devamlılığını sağlar.
Sanığın Duruşmada Bulunması Bu Maddede mi Düzenlenir?
CMK 188’in başlığı geniş görünse de birinci fıkradaki zorunlu liste hâkimler, savcı, zabıt kâtibi ve zorunlu müdafilik hâlindeki müdafiyi kapsar. Sanığın duruşmada hazır bulunması, yokluğunda duruşma yapılması ve görüntülü bağlantıyla katılım gibi konular Kanunun devamındaki özel hükümlerle düzenlenir.
Sanığa iddianame ve çağrı kâğıdının tebliği ile duruşmaya hazırlanması için bırakılacak süre bakımından CMK 176 iddianamenin tebliği önemlidir. Çağrının içeriği ile sanığın katılmamasına bağlanan sonuçlar dosyadan kontrol edilmelidir.
Hazır Bulunma Eksikliği Fark Edildiğinde Ne Yapılabilir?
Duruşmada zorunlu kişilerden birinin bulunmadığı düşünülüyorsa bu husus gecikmeden mahkemeye bildirilmelidir. Talebin ve mahkemenin verdiği kararın tutanağa geçirilmesi istenebilir.
Eksikliğin hukuki sonucu; bulunmayan kişinin kim olduğu, zorunluluğun kanuni dayanağı, eksikliğin hangi oturumda ortaya çıktığı ve o oturumda yapılan işlemlere göre değişebilir. Bu nedenle yalnız tutanak başlığına değil, oturumun tamamına ve dosyanın usul geçmişine bakılmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. Duruşmada savcı bulunmak zorunda mı?
CMK 188/1, Cumhuriyet savcısını duruşmada hazır bulunması gereken kişiler arasında sayar. Uygulanacak usulün özel düzenlemeleri ayrıca değerlendirilmelidir.
2. Zabıt kâtibi olmadan duruşma yapılabilir mi?
Madde, zabıt kâtibinin hazır bulunmasını şart koşar. Kâtip, duruşma işlemlerinin tutanağa geçirilmesinde görev alır.
3. Avukat her ceza duruşmasında zorunlu mudur?
Hayır. Müdafiin zorunlu hazır bulunması, Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâller için geçerlidir.
4. Zorunlu müdafi gelmezse duruşma mutlaka ertelenir mi?
Hayır. Müdafi mazeretsiz gelmez veya duruşmayı terk ederse mahkeme duruşmaya devam edebilir. Somut oturum ve savunma hakkının etkili kullanımı değerlendirilir.
5. Müdafiin mazeretini kim değerlendirir?
Mazeretin kabul edilip edilmeyeceğine mahkeme karar verir. Bildirimin erken, somut ve belgeli yapılması önemlidir.
6. Yedek üye hüküm için oy kullanabilir mi?
Asıl üyenin yerine geçen yedek üye, CMK 188/3 uyarınca oya katılabilir.
7. Kapalı duruşmada da CMK 188 uygulanır mı?
Evet. Duruşmanın halka kapalı olması, hâkim, savcı, zabıt kâtibi ve gerekli hâllerde zorunlu müdafi yönünden hazır bulunma şartını kaldırmaz. Kapalı duruşmada bulunabilecek diğer kişiler CMK 187 kapsamında değerlendirilir.
Sonuç
CMK 188, ceza duruşmasının temel kadrosunu belirler. Hükme katılacak hâkimler, Cumhuriyet savcısı ve zabıt kâtibi ile zorunlu müdafilik hâlinde müdafi hazır bulunmalıdır. Müdafiin mazeretsiz yokluğu veya duruşmayı terk etmesi durumunda mahkeme devam kararı verebilir; çok oturumlu heyetli davalarda ise yedek üye yargılamanın devamlılığını sağlayabilir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

