Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

Bir ceza davasında mağdur veya suçtan zarar gören kişinin “katılan” sıfatını kazanması için bu yöndeki iradesini usulüne uygun biçimde mahkemeye bildirmesi gerekir. CMK 238, katılma talebinin yazılı veya sözlü olarak nasıl yapılacağını ve mahkemenin talebi hangi kişileri dinledikten sonra karara bağlayacağını düzenler.

Sadece şikâyetçi olduğunu söylemek ile kamu davasına katılmayı istemek her zaman aynı sonucu doğurmaz. Bu nedenle talebin açık, anlaşılır ve duruşma tutanağında görülebilir olması önemlidir.

CMK 238 güncel madde metni

Katılma usulü

Madde 238 – (1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur.

(2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur.

(3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir.

Dördüncü fıkra 18 Haziran 2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 103. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Davaya katılma talebi nasıl yapılır?

Kanun iki başvuru yolu öngörür. Birincisi, kamu davası açıldıktan sonra davaya bakan mahkemeye dilekçe vermektir. İkincisi ise duruşmada sözlü olarak katılma talebinde bulunmak ve bu talebi duruşma tutanağına geçirtmektir.

Dilekçede mahkemenin adı, dosya numarası, talepte bulunan kişinin kimliği, suçtan hangi nedenle zarar gördüğü, şikâyet iradesi ve kamu davasına katılma talebi açıkça gösterilmelidir. Tüzel kişi adına başvuru yapılıyorsa temsil yetkisinin dosyada anlaşılır olması gerekir.

Sözlü başvuruda “şikâyetçiyim” demekle yetinmek yerine, “kamu davasına katılmak istiyorum” şeklinde açık bir talepte bulunmak uygulamadaki tereddütleri azaltır. Beyanın tutanağa doğru geçirildiği de duruşma sırasında kontrol edilmelidir.

Katılma talebi ne zaman yapılabilir?

CMK 238’deki usul, CMK 237’de düzenlenen katılma süresiyle birlikte değerlendirilir. Talep, kamu davası açıldıktan sonra ve ilk derece mahkemesi hüküm verinceye kadar ileri sürülebilir.

Soruşturma evresinde savcılığa verilen şikâyet dilekçesi, henüz açılmamış bir kamu davasına katılma kararı verilmesini sağlamaz. İddianamenin kabulüyle kovuşturma başladıktan sonra katılma talebinin davaya bakan mahkemeye yöneltilmesi gerekir.

Duruşmada şikâyetçi olunduğu söylenirse ne olur?

Suçtan zarar gören kişi duruşmadaki ifadesinde şikâyetçi olduğunu belirtirse mahkeme, davaya katılmak isteyip istemediğini sormalıdır. Bu soru, şikâyet iradesi ile katılma talebinin birbirinden ayrılmasını ve kişinin usulî konumunun netleşmesini sağlar.

Mağdur veya şikâyetçinin duruşmaya çağrılması ve beyanının alınması ayrı bir işlemdir. Çağrı usulü hakkında CMK 233 mağdur ve şikâyetçi çağrısı yazısı incelenebilir.

Katılma talebine kim karar verir?

Katılma talebini davaya bakan mahkeme karara bağlar. Mahkeme karar vermeden önce Cumhuriyet savcısını, sanığı ve varsa müdafiini dinler. Bu kişilerin görüşleri alınır; ancak katılma talebinin kabul veya reddi konusunda son karar mahkemeye aittir.

İncelemede talepte bulunan kişinin mağdur, suçtan zarar gören veya malen sorumlu sıfatına sahip olup olmadığı; talebin süresinde ve usulüne uygun biçimde yapılıp yapılmadığı değerlendirilir. Talebin kabulüyle kişi “katılan”, onu temsil eden avukat ise “katılan vekili” sıfatını kazanır.

Sanık katılma talebine karşı çıkarsa talep reddedilir mi?

Sanığın veya müdafiinin olumsuz görüş bildirmesi, talebin kendiliğinden reddedilmesini gerektirmez. Görüşlerin alınması karar sürecinin parçasıdır. Mahkeme, kanundaki şartları ve talepte bulunanın suçtan zarar görme bağlantısını bağımsız olarak değerlendirir.

Aynı şekilde Cumhuriyet savcısının olumlu görüşü de tek başına katılan sıfatı kazandırmaz. Katılma konusunda açık bir mahkeme kararı verilmesi gerekir.

Katılma talebi hakkında karar verilmezse ne yapılabilir?

Katılma talebi duruşma tutanağına geçirilmiş veya yazılı olarak dosyaya sunulmuş olmasına rağmen karara bağlanmamışsa, bu eksiklik dosyanın sonraki aşamalarında açıkça belirtilmelidir. İlk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan talep, kanun yolu başvurusunda açıkça gösterildiğinde incelenebilir.

Bu nedenle dilekçenin dosyaya girdiğini, sözlü talebin tutanağa yazıldığını ve mahkemenin kararını kontrol etmek önemlidir. duruşma tutanağının ispat gücü, duruşmada yapılan işlemlerin sonradan denetlenmesinde belirleyicidir.

Mülga dördüncü fıkra ne anlama gelir?

CMK 238’in dördüncü fıkrası 2014 yılında yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle güncel uygulamada yürürlükteki madde metni ilk üç fıkradan oluşur. Mülga hüküm, mevcut bir kural gibi uygulanamaz veya güncel madde metnine dahil edilemez.

Sık sorulan sorular

Katılma talebi dilekçeyle mi yapılmalıdır?

Zorunlu olarak yalnız dilekçeyle yapılmaz. Mahkemeye yazılı dilekçe verilebileceği gibi duruşmada sözlü talepte bulunularak bu beyan tutanağa geçirilebilir.

Savcılığa verilen şikâyet dilekçesi katılma talebi sayılır mı?

CMK 238’e göre katılma, kamu davası açıldıktan sonra davaya bakan mahkemeye yöneltilen taleple gerçekleşir. Soruşturma aşamasındaki şikâyet tek başına katılma kararı oluşturmaz.

Duruşmada yalnız şikâyetçiyim demek yeterli midir?

Şikâyet beyanı üzerine mahkemenin suçtan zarar görene davaya katılmak isteyip istemediğini sorması gerekir. Katılma iradesinin açıkça tutanağa geçirilmesi hak kaybı riskini azaltır.

Katılma talebine savcı mı karar verir?

Hayır. Savcının, sanığın ve varsa müdafiin görüşü alındıktan sonra kabul veya ret kararını davaya bakan mahkeme verir.

Sanığın onayı gerekli midir?

Hayır. Sanık ve varsa müdafii dinlenir; fakat katılma talebinin uygun olup olmadığına mahkeme karar verir.

Katılma talebi tutanağa yazılmazsa ne yapılmalıdır?

Beyanın doğru şekilde tutanağa geçirilmesi duruşmada kontrol edilmeli ve eksiklik derhâl bildirilmelidir. Yazılı dilekçe sunulması da talebin dosyada açık biçimde görülmesini sağlayabilir.

Katılma talebi için avukat zorunlu mudur?

Kanun talebin mutlaka avukat aracılığıyla yapılmasını şart koşmaz. Bununla birlikte sıfat, süre, delil talepleri ve kanun yolu haklarının değerlendirilmesi için hukuki yardım alınabilir.

Sonuç

CMK 238 uyarınca kamu davasına katılma talebi, mahkemeye dilekçe verilerek veya duruşmada sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesiyle yapılır. Mahkeme; Cumhuriyet savcısını, sanığı ve varsa müdafiini dinledikten sonra talebi karara bağlar. Talebin açık olması, tutanağa geçirilmesi ve verilen kararın takip edilmesi usulî hakların korunması bakımından önemlidir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

CMK 238 katılma usulüDavaya katılma dilekçesimağdur haklarıSoruşturma ve Kovuşturma
Önceki yazı
CMK 237 Kamu Davasına Katılma Nasıl Olur?
Sonraki yazı
CMK 239 Katılan Barodan Avukat İsteyebilir mi?