Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

Ceza davasında mağdur veya suçtan zarar gören kişi, belirli koşullarla kamu davasına katılabilir. Bu işlem, kişinin yalnızca şikâyetçi olarak dinlenmesiyle aynı değildir. Katılma talebi kabul edildiğinde kişi yargılamada “katılan” sıfatını kazanır ve davayı bu sıfatla takip eder.

CMK 237, kimlerin kamu davasına katılabileceğini ve bu talebin en geç ne zamana kadar ileri sürülebileceğini düzenler. Katılma talebinin nasıl yapılacağı ve karara bağlanacağı ise Kanunun devamındaki hükümlere tabidir.

CMK 237 güncel madde metni

Kamu davasına katılma

Madde 237 – (1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.

(2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır.

Kamu davasına kimler katılabilir?

Madde dört grubu açıkça sayar: mağdur, suçtan zarar gören gerçek kişi, suçtan zarar gören tüzel kişi ve malen sorumlu olan kişi. Her başvuranın olayla hukuken kabul edilebilir bir bağlantısının bulunması gerekir. Sadece davanın sonucunu merak etmek veya olaydan dolaylı biçimde etkilenmek tek başına katılma hakkı doğurmaz.

Mağdur, suçun doğrudan yöneldiği kişidir. Suçtan zarar gören kavramı ise somut suçlama nedeniyle hukuken korunan menfaati zarar gören kişiyi ifade eder. Bir şirket veya dernek gibi tüzel kişi de suçtan zarar görmüşse yetkili organı ya da temsilcisi aracılığıyla katılma talebinde bulunabilir.

Malen sorumlu, yargılama sonucunda verilecek hükmün mali sonuçlarından kanunen sorumlu tutulabilecek kişidir. Bu sıfatın bulunup bulunmadığı, suçun türüne ve somut olayın hukuki ilişkilerine göre değerlendirilir.

Katılma talebi ne zamana kadar yapılabilir?

Katılma talebi, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinde ve hüküm verilinceye kadar ileri sürülebilir. Duruşmanın son aşamasına gelinmiş olması tek başına talebi engellemez; belirleyici sınır, ilk derece mahkemesinin hükmünü vermiş olmasıdır.

Bu nedenle şikâyetçi olan kişinin tebligatları ve duruşma günlerini takip etmesi önemlidir. mağdur ve şikâyetçinin çağrılması ile çağrıya uyulmamasının sonuçları birbirinden ayrı konulardır.

Şikâyetçi olmak ile davaya katılmak aynı mı?

Hayır. Şikâyet, suçun soruşturulması veya kovuşturulması yönündeki iradenin açıklanmasıdır. Davaya katılma ise açılmış kamu davasında taraf sıfatı kazanılmasına yönelik usul işlemidir. Bir kişinin şikâyetçi olması, her durumda kendiliğinden katılan olduğu anlamına gelmez.

CMK 237 uyarınca katılabilmek için kişi şikâyetçi olduğunu bildirmeli ve kamu davasına katılma iradesini ortaya koymalıdır. Talep mahkemece değerlendirilir. Katılma kararı, kişinin ceza davasını sanığın yanında veya savcının yerine yürütmesi anlamına gelmez; kamu davasının iddia makamı Cumhuriyet savcısıdır.

Katılan sıfatı hangi hakları etkiler?

Katılan sıfatı, kişinin yargılamayı usulüne uygun biçimde takip etmesini, taleplerini sunmasını ve kanunun tanıdığı ölçüde kanun yollarına başvurmasını sağlar. Delil veya tanık konusundaki taleplerin kabul edilip edilmeyeceğine mahkeme karar verir.

Mağdur ve şikâyetçinin soruşturma ile kovuşturmadaki hakları daha geniş biçimde CMK 234 kapsamındaki mağdur ve şikâyetçi haklarında düzenlenmiştir. Katılma talebi, bu hakların hepsinin yerine geçen bir işlem değildir.

İstinaf veya temyizde ilk kez katılma istenebilir mi?

Kural olarak hayır. CMK 237/2, kanun yolu muhakemesinde ilk kez davaya katılma isteğinde bulunulamayacağını açıkça belirtir. İlk derece mahkemesinde hiç katılma talebi ileri sürülmemişse istinaf ya da temyiz aşamasında yeni bir taleple bu eksiklik giderilemez.

Bunun bir istisnası vardır. Katılma talebi ilk derece mahkemesinde ileri sürülmüş fakat reddedilmiş veya hiç karara bağlanmamışsa, bu durum kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmek koşuluyla incelenebilir. Başvuruda yalnızca hükme itiraz etmek yerine, önceki katılma talebinin akıbeti de açık biçimde gösterilmelidir.

Katılma talebinde nelere dikkat edilmelidir?

Talepte kişinin hangi sıfatla katılmak istediği, suçtan nasıl zarar gördüğü ve şikâyet iradesi açık olmalıdır. Tüzel kişiler bakımından temsil yetkisini gösteren belgelerin; malen sorumlular bakımından ise mali sorumluluğun hukuki dayanağının dosyada bulunması önem taşır.

Mahkemenin talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekir. Talep cevapsız bırakılmışsa bu durum duruşma tutanağı ve dosya üzerinden takip edilmeli; kanun yolu başvurusunda açıkça ileri sürülmelidir. Hüküm türleri ve davanın nasıl sona erebileceği için CMK 223 kapsamındaki karar türleri ayrıca incelenebilir.

Sık sorulan sorular

Her şikâyetçi otomatik olarak katılan olur mu?

Hayır. Katılan sıfatı için kamu davasına katılma iradesinin bildirilmesi ve mahkemenin talep hakkında karar vermesi gerekir.

Katılma talebi hükümden sonra yapılabilir mi?

İlk derece mahkemesi hükmünü verdikten sonra ilk kez katılma talebinde bulunulamaz. Kanun yolu aşamasındaki özel durumlar CMK 237/2’de sınırlı biçimde düzenlenmiştir.

Şirket kamu davasına katılabilir mi?

Suçtan zarar gören tüzel kişi, yetkili temsilcisi aracılığıyla katılma talebinde bulunabilir. Zarar gören sıfatı ve temsil yetkisi somut dosyada değerlendirilir.

Katılan sanığın cezalandırılmasını tek başına sağlayabilir mi?

Hayır. Mahkeme, hükmünü duruşmada tartışılan hukuka uygun delillere göre verir. Katılanın talepleri mahkemeyi belirli bir sonuçla bağlamaz.

Katılma talebi reddedilirse ne yapılabilir?

İlk derece mahkemesinde reddedilen talep, hükme karşı kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilirse kanun yolu merciince incelenip karara bağlanabilir.

Mahkeme katılma talebini karara bağlamazsa ne olur?

Karara bağlanmayan talep, kanun yolu başvurusunda açıkça gösterilirse incelenebilir. Talebin ilk derece dosyasında gerçekten ileri sürüldüğünün anlaşılabilmesi önemlidir.

Katılmak için avukat zorunlu mudur?

CMK 237, katılma talebini yalnız avukat aracılığıyla yapılabilecek bir işlem olarak düzenlemez. Ancak dosyanın niteliği, süreler ve kanun yolu hakları bakımından hukuki yardım alınması hak kaybı riskini azaltabilir.

Sonuç

CMK 237’ye göre mağdur, suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişi ile malen sorumlu olan kişi, ilk derece mahkemesi hüküm verinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir. Kanun yolunda ilk kez katılma istenemez; yalnız ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddedilen veya kararsız bırakılan talepler, başvuruda açıkça belirtilmişse incelenebilir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

CMK 237 davaya katılmaKatılan sıfatımağdur haklarıSoruşturma ve Kovuşturma
Önceki yazı
CMK 236 Mağdur ve Mağdur Çocuk Nasıl Dinlenir?