Sigorta Şirketi Ödediği Parayı Benden İstiyor: Ne Yapmalıyım?

Sigorta şirketinin kazadan sonra ödeme yapmış olması, ödediği tutarın tamamını sizden isteyebileceği anlamına gelmez. Önce talebin hangi sigorta şirketinden geldiği, hangi hukuki sebebe dayandığı ve gerçekten ne kadar ödeme yapıldığı belirlenmelidir.

Kendi trafik sigortanız, bazı koşullarda zarar görene ödediği tazminatı sizden geri isteyebilir. Buna rücu denir. Karşı tarafın kasko sigortacısının size başvurması ise çoğunlukla farklı bir temele dayanır: Sigortacı, ödeme yaptığı kişinin zarar sorumlusuna karşı sahip olduğu hakkı kullanır.

Elinize icra ödeme emri ulaştıysa öncelik, takip türüyle tebliğ tarihini kontrol etmektir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi kural olarak yedi gündür. Sigorta şirketiyle telefonla görüşmek, belge istemek veya taksit pazarlığı yapmak bu süreyi kendiliğinden durdurmaz.

1. İlk olarak hangi belgeyi aldığınızı belirleyin

Sigortacının gönderdiği ödeme talebiyle icra dairesinin gönderdiği ödeme emri aynı belge değildir. Yapılacak işlem, belgenin niteliğine göre değişir.

Gelen belgeİlk kontrol
Sigorta şirketinden e-posta veya mektupTalebin dayanağı, hasar dosyası, ödeme belgeleri ve istenen tutar
Noter ihtarnamesiİleri sürülen rücu sebebi, talep edilen ödeme ve tebliğ tarihi
İcra ödeme emriTakip türü, dosya numarası, tebliğ tarihi ve itiraz mercii
Arabuluculuk davetiTaraflar, uyuşmazlığın konusu ve görüşmede sunulacak belgeler
Mahkemeden dava dilekçesiCevap süresi, talep sonucu, deliller ve görevli mahkeme

Yalnız mesaj içindeki ödeme bağlantısına dayanarak işlem yapılmamalıdır. Talep, sigorta şirketinin resmî iletişim kanalı ve varsa icra dosyası üzerinden doğrulanmalıdır.

Belgeyi aldıktan sonra zarfı, tebligat kaydını ve eklerini birlikte saklayın. Süre hesabında yalnız mektubun üzerinde yazan tarih değil, hukuken geçerli tebliğ tarihi önem taşır.

2. Kendi sigortanız mı, karşı tarafın sigortası mı para istiyor?

Kendi trafik sigortacınızın talebinde, sigorta sözleşmesi ve sigortacının size başvurmasına izin veren düzenlemeler incelenir. Şirketin zarar görene ödeme yapmasıyla, bu ödemeyi size yükleyebilmesi ayrı konulardır.

Karşı tarafın kasko sigortacısının talebinde ise şirket, sigortalısının aracındaki hasarı karşılamış olabilir. Ödediği tutar ölçüsünde zarar sorumlusuna yönelmesi, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesindeki halefiyet kuralıyla bağlantılıdır.

Bu ikinci durumda, “Benim bu şirketle sözleşmem yok” demek tek başına yeterli savunma değildir. Kazadaki sorumluluğunuz, gerçek zarar, yapılan ödeme ve kendi trafik sigortanızın teminatı birlikte değerlendirilir.

Talep yazısında yalnız “rücu alacağı” yazması, hangi hukuki ilişkinin bulunduğunu kesin olarak göstermez. Poliçe numarası, sigortalı kişi ve ödeme yapılan zarar gören belirlenmelidir. Hukuki dayanak: TTK m.1472.

3. Trafik sigortası varken neden benden ödeme isteniyor?

Zorunlu trafik sigortası, aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilere verilen ve teminat kapsamına giren zararları karşılar. Ancak zarar görenin korunmasıyla sigortacı ve sigortalı arasındaki iç ilişki aynı kurallara tabi değildir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesine göre sigortacı, sözleşmeden kaynaklanan bazı sorumluluk sınırlamalarını zarar görene karşı ileri süremez. Buna karşılık ödeme yaptıktan sonra, kanunun ve sözleşmenin izin verdiği ölçüde sigorta ettirene başvurabilir.

Dolayısıyla “Sigorta önce ödediğine göre artık benden isteyemez” düşüncesi her olayda doğru değildir. Aynı şekilde sigortacının ödeme yapmış olması, rücu şartlarının oluştuğunu da tek başına kanıtlamaz.

İnceleme iki soruya ayrılmalıdır: Sigortacı zarar görene hangi nedenle ödeme yaptı? Bu ödemenin hangi kısmını, hangi hukuki sebeple size yüklemek istiyor? Hukuki dayanak: KTK m.95.

4. Sigorta şirketi hangi durumlarda rücu isteyebilir?

Trafik sigortası genel şartlarında, sigortacının sigortalıya başvurabileceği çeşitli durumlar düzenlenmiştir. Kasıt veya ağır kusur, gerekli sürücü belgesinin bulunmaması, alkol ve uyuşturucuyla ilgili ihlaller, belirli taşıma kurallarına aykırılık ve olay yerini terk bunlar arasındadır.

Her sebebin koşulları aynı değildir. Sigortacının talep yazısında genel şartların bir maddesini belirtmesi, o maddenin somut olayda gerçekleştiğini göstermeye yetmez.

Savunmada özellikle şu üç konu ayrılmalıdır:

  1. İleri sürülen olay gerçekten gerçekleşmiş mi?
  2. Olay, ilgili poliçeye uygulanacak düzenleme bakımından rücu sebebi oluşturuyor mu?
  3. Talep edilen tutarın tamamı bu sebebe dayanılarak istenebilir mi?

Ayrıca kazanın bildirilmesi ve zararın belirlenmesine ilişkin yükümlülüklerin ihlali nedeniyle zararın arttığı ileri sürülüyorsa, ihlalle artış arasındaki ilişki değerlendirilmelidir. Her belge eksikliği, ödenen bütün tazminatın sigortalıya yüklenmesini haklı kılmaz.

5. Kazada yüzde yüz kusurlu olmak, sigortaya borçlu olmak mıdır?

Kazada tamamen kusurlu bulunmakla, sigortacıya karşı rücu borcunun doğması aynı şey değildir. Trafik sigortasının işlevi zaten teminat kapsamındaki sorumluluk riskini karşılamaktır.

Kusur oranı, kazaya taraf olanların zararın doğumundaki sorumluluk paylaşımını gösterir. Ağır kusur ise davranışın niteliğiyle ilgili ayrı bir hukuki değerlendirmedir. Tutanaktaki yüzde yüz kusur oranı, başka inceleme yapılmadan ağır kusurla eşitlenmemelidir.

Sigortacı ağır kusura dayanıyorsa, hangi davranışın bu nitelikte görüldüğü somutlaştırılmalıdır. Kazanın oluş şekli, yol ve hava koşulları, sürücünün davranışı, teknik inceleme ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle savunma yalnız kusur yüzdesine yöneltilmemelidir. Sigortacının neden normal bir trafik hatasından farklı bir durum bulunduğunu ileri sürdüğü de açıklığa kavuşturulmalıdır.

6. Alkollü kazada sigorta şirketi ödediği parayı geri isteyebilir mi?

Alkolle ilgili ihlaller trafik sigortası rücu uyuşmazlıklarında önemli bir başvuru sebebidir. Ancak her dosyada yalnız “alkollüydü” ifadesinden hareketle borcun tamamının kabul edilmesi doğru değildir.

Ölçümün ne zaman ve hangi yöntemle yapıldığı, aracın kullanım türü, uygulanacak yasal sınır, kazanın gerçekleşme biçimi ve poliçe hükümleri incelenmelidir. Ölçüme ilişkin itirazlar varsa bunların dayanakları da dosyaya sunulmalıdır.

Alkol nedeniyle uygulanan idari yaptırım, ceza soruşturması ve sigortacının geri ödeme talebi farklı hukuki süreçlerdir. Bir dosyadaki değerlendirme, diğer dosyanın bütün unsurlarını kendiliğinden çözmez.

Özellikle alkolün olay üzerindeki etkisi ve talebin hukuki koşulları teknik ve hukuki inceleme gerektirebilir. “Alkol varsa sigorta her durumda bütün parayı geri alır” veya “başka bir sürücü de kusurluysa hiçbir şey isteyemez” şeklindeki kesin ifadelerden kaçınılmalıdır.

7. Ehliyetsiz kullanım ile ehliyetin yanınızda olmaması aynı mı?

Gerekli sürücü belgesine sahip olmamak, araç sınıfına uygun yetkinin bulunmaması veya sürücü belgesine el konulmuşken araç kullanmak önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Buna karşılık geçerli sürücü belgesi bulunan kişinin kartını yanında taşımaması, ehliyet sahibi olmamasıyla aynı olay değildir. Talep yazısındaki “ehliyetsizlik” ifadesinin hangi kayıt ve tespite dayandığı kontrol edilmelidir.

Sürücü belgesinin sınıfı, geçerliliği, varsa geri alma kararının başlangıcı ve kazanın tarihi karşılaştırılmalıdır. Aracı kullanan kişiyle poliçeyi yaptıran kişi farklıysa, bu kişilerin sorumlulukları da ayrı incelenmelidir.

Belgeye el koyma işlemine karşı yapılan başvuru bulunması, sigorta uyuşmazlığını otomatik olarak sona erdirmez. Başvurunun sonucu ve kazanın gerçekleştiği tarihteki hukuki durum önemlidir.

8. Olay yerini terk konusunda 2026’da ne değişti?

12 Haziran 2026 tarihli, 33278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik, trafik sigortası genel şartlarının olay yerini terk etmeye ilişkin B.4(f) hükmünü yeniden düzenledi. Değişiklik 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi.

Yeni metinde düzenleme yalnız bedensel zararlı kazalarla sınırlı tutulmayarak trafik kazaları üzerinden kuruldu. Böylece maddi hasarlı kazalar bakımından da hükmün değerlendirilmesi önem kazandı.

Bununla birlikte can güvenliği nedeniyle uzaklaşma ve bedensel zararlı kazalarda tedavi ya da yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme gibi zorunlu durumlar hükümde istisna olarak yer alıyor. Olay yerini terk yanında, kazanın koşullarını belirlemek için gereken belgelerin düzenlenmesine ilişkin yükümlülükler de ele alınıyor.

Bu nedenle eski içeriklerdeki “yalnız maddi hasar varsa olay yerinden ayrılma sigorta bakımından önem taşımaz” biçimindeki genel açıklamalar güncel dosyalarda güvenle kullanılamaz. Değişiklik metni: Resmî Gazete, 12 Haziran 2026, özellikle m.4 ve m.8.

9. Yeni olay yerini terk hükmü her poliçeye uygulanır mı?

Yalnız kaza tarihine bakılarak yeni hükmün uygulanacağı sonucuna varılmamalıdır. Trafik sigortası genel şartlarının C.11 maddesi, değişikliklerin hangi sözleşmelere uygulanacağını ayrıca düzenler.

Bu nedenle dosyada en az üç tarih birlikte incelenmelidir: Poliçenin kurulma veya yenilenme tarihi, kazanın tarihi ve değişikliğin yürürlük tarihi.

Önceki dönemde kurulmuş bir poliçeye, sonradan yürürlüğe giren hükmün otomatik olarak uygulanması doğru olmayabilir. Sigortacıdan yalnız poliçenin ön yüzü değil, uygulanacak genel ve özel şartlar da istenmelidir.

Ayrıca aracın güvenli bir noktaya alınması, tarafların gerekli kayıtları düzenlemesi veya yaralının sağlık kuruluşuna götürülmesiyle kazanın koşullarının belirlenmesini engelleyen ayrılma aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Genel şartların güncel metni, özellikle B.4 ve C.11.

10. Hastaneye gitmek veya saldırıdan kaçmak nasıl açıklanır?

Olay yerinden ayrılmanın zorunlu bir nedeni varsa, bunun somut belgelerle açıklanması önemlidir. Yalnız sonradan “korktum” veya “yardım gerekiyordu” denilmesi, olayın bütün koşullarını ortaya koymayabilir.

Ambulans ve acil çağrı kayıtları, hastaneye başvuru saati, sağlık belgeleri, kamera görüntüleri ve olayı gören kişiler değerlendirmeye yardımcı olabilir. Kolluğa yapılan bildirimle ayrılma ve başvuru saatleri arasında tutarlı bir zaman çizelgesi kurulmalıdır.

Örnek: Kazada yaralanan sürücünün ambulansla hastaneye götürüldüğü kayıtlarla görülüyorsa, olay yerinde bulunmaması sıradan bir kaçış iddiasıyla aynı şekilde ele alınamaz.

Deliller değiştirilmeden korunmalı, gerçek olayın dışına çıkan açıklamalar hazırlanmamalıdır. Sağlık belgeleri ve üçüncü kişilere ait görüntüler de yalnız uyuşmazlığın çözümü için gerekli ölçüde kullanılmalıdır.

11. Aracı başka biri kullanıyorduysa kim sorumlu olur?

Araç sahibi, işleten, sigorta ettiren ve sürücü her zaman aynı kişi değildir. Talebin doğru kişiye yöneltilip yöneltilmediği, rücu savunmasının temel konularındandır.

Kendi trafik sigortacınızın sözleşmeye dayanan başvurusu ile zarar görenin veya onun yerine geçen kasko sigortacısının sürücüye yönelttiği talep farklı temellere dayanabilir. Bu nedenle “Direksiyonda ben yoktum” açıklaması bazı hususları aydınlatsa da bütün sorumluluk ihtimallerini tek başına ortadan kaldırmaz.

Aracın hangi ilişkiyle kullanıldığı araştırılmalıdır. Aile içinde kullanım, çalışanın görev sırasında araç kullanması, uzun süreli kiralama veya aracın izinsiz alınması aynı hukuki değerlendirmeyi gerektirmez.

Talep birden fazla kişiye yöneltilmişse her kişinin sıfatı ve sorumluluk sebebi ayrı gösterilmelidir. Bütün muhatapların aynı savunmayı yapmasının uygun olduğu varsayılmamalıdır.

12. Sigortacının istediği tutar nasıl kontrol edilir?

Rücu sebebinin bulunmasıyla istenen miktarın doğru olması ayrı konulardır. Sigortacının ödediğini söylediği tutar, ödeme belgeleri ve zarar hesabıyla karşılaştırılmalıdır.

Araç hasarında onarım belgeleri, ekspertiz raporu, önceki hasarlar, kazayla ilgisiz işlemler ve kusur paylaşımı önem taşıyabilir. Araç bedeline ilişkin ödemelerde rayiç değer ve varsa hurda veya sovtaj hesabı da incelenmelidir.

Bedensel zarar ödemelerinde ise gelir, çalışma gücü kaybı, sağlık raporları ve hesap unsurları gündeme gelebilir. Bu dosyalarda yalnız ödeme dekontunu görmek yeterli olmayabilir.

Aynı zarar için daha önce yapılmış ödeme veya tahsilatların hesaba katılıp katılmadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Şirketten ana para, faiz, faiz başlangıcı ve diğer giderleri ayrı gösteren açıklamalı hesap istenmesi, uyuşmazlığın hangi bölümde bulunduğunu ortaya koyar.

13. Sigorta şirketinden hangi belgeler istenmeli?

Belgelerin kapsamı olayın türüne göre değişmekle birlikte aşağıdaki kayıtlar çoğu dosyada başlangıç incelemesine yardımcı olur:

Belgeİnceleme amacı
Poliçe, yenileme ve ek belgelerSözleşmenin taraflarını, dönemini ve uygulanacak hükümleri belirlemek
Gerekçeli rücu talebiHangi davranışa ve düzenlemeye dayanıldığını anlamak
Ödeme dekontları ve ödeme dökümüKime, ne zaman ve ne kadar ödendiğini görmek
Kaza tutanağı ve ekleriOlayın oluşunu ve ilk tespitleri incelemek
Ekspertiz veya hesap raporuTalep edilen zararın kapsamını kontrol etmek
Alkol ve sürücü belgesi kayıtlarıİleri sürülen özel rücu sebebini değerlendirmek
İbraname veya sulh belgesiÖnceki ödeme ve anlaşmaların etkisini incelemek

Şirket bütün belgeleri hemen iletmese bile resmî başvuru süreleri takip edilmelidir. Özellikle icra ödeme emri tebliğ edilmişse, belge beklemek itiraz süresini koruyan bir işlem değildir.

14. Sigorta şirketi icra takibi başlatırsa ne yapılır?

Sigorta şirketi, mahkemede önceden hüküm almadan genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatabilir. Böyle bir takibin başlaması, talebin mahkemece haklı bulunduğu anlamına gelmez.

Bu takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kural olarak yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Borcun tamamı veya bir bölümü, faiz, yetki ve somut dosyadaki diğer hususlar değerlendirilmelidir.

İtirazın sigorta şirketine e-postayla gönderilmesi, icra dosyasına usulüne uygun başvurunun yerine geçmez. Başvurunun doğru dosyaya ulaştığı ve kayda alındığı kontrol edilmelidir.

Süresinde itiraz, genel haciz yoluyla ilamsız takibi durdurur. Ancak alacağı ortadan kaldırmaz. Sigortacı, koşullarına göre itirazın iptali veya kaldırılması yollarına başvurabilir. Mahkeme kararına dayanan takiplerde ise aynı itiraz düzeni uygulanmaz. Hukuki dayanak: İİK m.62 ve m.66.

15. İtiraz süresi geçtiyse bütün savunmalar kaybolur mu?

İtiraz süresinin geçirilmesi ciddi sonuç doğurabilir; fakat her durumda borcun maddi hukuk bakımından tartışılamaz hâle geldiği söylenemez.

Önce tebligatın geçerliliği incelenmelidir. Usulsüz tebligat veya kişinin kusuru olmaksızın süresinde itiraz edememesi gibi durumların özel koşulları ve kısa başvuru süreleri vardır. Bunlar genel bir süre uzatma yöntemi olarak görülmemelidir.

Borcun bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası veya ödeme yapılmışsa koşullarına göre geri isteme yolları gündeme gelebilir. Ancak dava açılması icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Tedbir olanakları da takibin başlayıp başlamadığına göre farklılaşır.

Bu aşamada yalnız sigortacıya dilekçe göndermekle yetinilmemelidir. Tebligat, takip dosyası ve maddi savunmalar birlikte değerlendirilmelidir. Hukuki dayanak: İİK m.65 ve m.72.

16. Rücu davası hangi mahkemede görülür?

Her sigorta uyuşmazlığı otomatik olarak asliye ticaret mahkemesinde görülmez. Davanın hangi hukuki ilişkiye dayandığı ve tarafların sıfatı belirleyicidir.

Uyuşmazlığın niteliğiGörev incelemesinde temel ayrım
Özel kullanım amacıyla sigorta yaptıran tüketiciyle sigortacı arasındaki sözleşmesel uyuşmazlıkTüketici mevzuatı, görev ve parasal sınır kuralları
Ticari amaçla yapılan sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkTicari dava niteliği ve asliye ticaret mahkemesinin görevi
Karşı tarafın kasko sigortacısının halefiyetle ileri sürdüğü talepSigortalının zarar sorumlusuna karşı sahip olduğu asıl talebin niteliği
İcra işleminin usule aykırılığına ilişkin şikâyetBaşvurunun konusuna göre icra mahkemesinin görevi

Mahkemenin görevi, hangi tür mahkemeye gidileceğini; yetkisi, davanın hangi yerde görüleceğini ifade eder. Davalının yerleşim yeri ve uygulanabilen özel yetki hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Talebi ileri sürenin sigorta şirketi olması, bu incelemeleri gereksiz kılmaz.

17. Arabuluculuk zorunlu mu?

Arabuluculuk şartı, rücu talebinin tüketici uyuşmazlığı, ticari uyuşmazlık veya başka bir hukuki ilişki kapsamında olup olmadığına göre değerlendirilir.

Tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda kanundaki istisnalar saklı olmak üzere dava öncesinde arabuluculuk gündeme gelir. Ticari uyuşmazlıklarda da dava türü ve talebin niteliği bakımından ilgili dava şartı hükümleri kontrol edilmelidir.

Buna karşılık sigortacının ilamsız icra takibi başlatmasıyla mahkemede dava açması aynı işlem değildir. Arabuluculuk görüşmesine katılmak, icra ödeme emrine itiraz etmenin yerine geçmez.

Görüşmede anlaşma düşünülüyorsa toplam borç, faiz, taksitler, takip dosyasının durumu ve anlaşmanın hangi talepleri sona erdireceği açıkça yazılmalıdır. Belirsiz bir “tüm borcu kabul” ifadesi, henüz incelenmemiş kalemler bakımından sonuç doğurabilir. Tüketici uyuşmazlıkları yönünden: 6502 sayılı Kanun m.73/A.

18. Sigorta rücu talebinde zamanaşımı nasıl hesaplanır?

“Sigorta rücu davalarında süre her zaman kazadan itibaren iki yıldır” şeklindeki tek cümlelik açıklama güvenli değildir. Önce talebin dayanağı belirlenmelidir.

Sigorta sözleşmesinden doğan istemlerde Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi; trafik zararları ve sorumlular arasındaki bazı rücu ilişkilerinde Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi önem taşır. Halefiyetle ileri sürülen talepte ise asıl alacağın özellikleri de dikkate alınır.

Kaza tarihi, zararın öğrenilmesi, sorumlunun belirlenmesi, sigortacının ödeme tarihi, alacağın muacceliyeti ve zamanaşımını etkileyen işlemler ayrı ayrı incelenmelidir.

Özellikle karşı tarafın sigortacısının ödeme yapması, asıl alacak için her durumda sıfırdan yeni bir süre başlatmaz. Bu nedenle zamanaşımı savunması, talep yazısındaki tek tarihe bakılarak hazırlanmamalıdır. TTK m.1420 ve KTK m.109 birlikte değerlendirilmelidir.

19. Ceza dosyası veya trafik cezası sonucu rücu davasını belirler mi?

Aynı kaza nedeniyle idari yaptırım, ceza soruşturması ve tazminat uyuşmazlığı birlikte ortaya çıkabilir. Bu süreçlerin amaçları ve incelenen hukuki koşulları farklıdır.

Trafik cezasına itiraz etmek, sigortacının icra takibine itiraz anlamına gelmez. Ceza dosyasında savunma yapmak da hukuk mahkemesine sunulması gereken cevap ve delillerin yerine geçmez.

Bununla birlikte ceza dosyasındaki kamera görüntüleri, olay yeri incelemesi, tanık anlatımları ve teknik raporlar sigorta uyuşmazlığında önem taşıyabilir. Bu belgelerin ilgili dosyaya getirtilmesi gerekebilir.

Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı, gerekçesi incelenmeden “sigortaya hiçbir borç kalmadı” şeklinde yorumlanmamalıdır. Aynı şekilde mahkûmiyet kararı da sigortacının istediği miktarın tamamının doğru olduğunu tek başına göstermez.

20. Karşı tarafın kasko şirketi para istiyorsa kendi sigortama bildirmeli miyim?

Karşı tarafın kasko sigortacısından gelen talep, kendi trafik sigortacınıza gecikmeden bildirilmelidir. Kaza tarihinde geçerli poliçe, teminat kapsamı, önceki ödemeler ve limitler araştırılmalıdır.

Talebi kendi sigortanıza iletmek önemli olmakla birlikte, size tebliğ edilmiş ödeme emri veya dava dilekçesi bakımından süre takibi ayrıca yapılmalıdır. Şirketin “dosyayı inceliyoruz” cevabı, kişisel başvuru yükümlülüklerinizi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Örnek: Karşı aracın kasko şirketi onarım bedelini ödeyip sürücüye takip başlatmış olabilir. Sürücü hem takibin dayanağını incelemeli hem de kendi trafik sigortacısına dosyayı bildirmelidir. Aynı zarar için daha önce sigortalar arasında ödeme yapılıp yapılmadığı da kontrol edilmelidir.

Poliçe limiti, kusur paylaşımı ve önceki ödemeler nedeniyle talebin hangi bölümünün kim tarafından karşılanacağı değişebilir.

21. Taksit anlaşması yaparken nelere dikkat edilmeli?

Rücu talebinin tamamı veya bir bölümü haklı bulunuyorsa ödeme konusunda anlaşma düşünülebilir. Ancak anlaşmadan önce hesap ve hukuki dayanak incelenmelidir.

Anlaşmada ana para, işlemiş faiz, sonraki faiz, masraflar ve taksit tarihleri ayrı gösterilmelidir. Ödeme tamamlandığında hangi icra dosyasının kapatılacağı ve hangi taleplerden vazgeçileceği açık olmalıdır.

Bir taksidin gecikmesinin bütün borcu muaccel kılıp kılmayacağı, ilave gider doğurup doğurmayacağı ve teminat istenip istenmediği de önem taşır. Özellikle senet, kefalet veya ayrıca icra taahhüdü verilmesi, mevcut uyuşmazlığa yeni yükümlülükler ekleyebilir.

Ödeme yapılırken dosya ve borç açıklaması doğru yazılmalı, dekont saklanmalıdır. Birden fazla zarar gören veya sigorta şirketi varsa tek anlaşmanın bütün uyuşmazlıkları sona erdirdiği varsayılmamalıdır.

22. İzlenebilecek uygulama sırası

Sigorta şirketi parayı geri istiyorsa belgeler şu sırayla düzenlenebilir:

  1. Talep yazısını ve varsa resmî tebligatı ayırın.
  2. Ödeme emri veya dava dilekçesi için süreyi belirleyin.
  3. Talep edenin kendi trafik sigortacınız mı, karşı tarafın sigortacısı mı olduğunu tespit edin.
  4. Poliçe, yenileme ve kaza tarihlerini karşılaştırın.
  5. Rücu sebebinin açıkça bildirilmesini isteyin.
  6. Ödeme, ekspertiz ve zarar hesabı belgelerini toplayın.
  7. Sürücü, işleten ve sigorta ettiren sıfatlarını belirleyin.
  8. Kusur, alkol, ehliyet veya olay yerinden ayrılmaya ilişkin delilleri koruyun.
  9. Faiz ve önceki tahsilatlar dâhil tutarı kontrol edin.
  10. İtiraz, savunma ve gerekiyorsa anlaşma seçeneklerini birlikte değerlendirin.

Bu işlemler birbirini bekleyen zorunlu aşamalar değildir. Özellikle resmî süre yaklaşırken belge toplama çalışmasıyla gerekli başvuruların hazırlanması birlikte yürütülmelidir.

Sık sorulan sorular

Sigorta şirketinin ödeme yapması borçlu olduğumu kanıtlar mı?

Hayır. Ödeme, talebin önemli bir unsurudur; fakat rücu sebebi, doğru muhatap ve talep edilebilecek miktar ayrıca incelenir.

Sigortacıyla telefonla anlaşmaya çalışırken itiraz süresi durur mu?

Hayır. Görüşme veya taksit talebi, icra ödeme emrine karşı kanuni itiraz süresini kendiliğinden durdurmaz.

Kazaya tamamen ben sebep olduysam sigorta bütün parayı benden alır mı?

Tam kusur tek başına bütün ödemenin geri istenebileceğini göstermez. Sigortacının dayandığı özel rücu sebebi ayrıca değerlendirilmelidir.

Maddi hasarlı kazada olay yerini terk rücu sebebi olabilir mi?

1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenleme bu bakımdan önemlidir. Ancak uygulanacak hüküm, poliçenin tarihi ve ayrılmanın koşulları birlikte incelenmelidir.

Sigorta şirketine itiraz dilekçesi göndermem yeterli mi?

Yalnız şirketin ödeme talebine cevap veriyorsanız bu bir başlangıç olabilir. İcra takibi veya dava varsa ilgili dosyaya ayrıca usulüne uygun başvuru gerekir.

Aracı ben kullanmıyordum. Yine de talep gelebilir mi?

Evet, sıfatınıza ve talebin dayanağına göre mümkün olabilir. Sürücülük, işletenlik ve sigorta sözleşmesinin tarafı olmak ayrı değerlendirilir.

Sonuç

Sigorta şirketinin ödediği parayı geri istemesi karşısında ilk yapılacak işlem, talebin dayanağını, muhatabını, miktarını ve resmî başvuru süresini belirlemektir.

Kendi trafik sigortacınızın rücu talebiyle karşı tarafın kasko sigortacısının halefiyet talebi farklı inceleme gerektirir. Kusur oranı, alkol, sürücü belgesi ve olay yerinden ayrılma gibi konular da aynı sonucu doğuran tek bir başlık altında değerlendirilmemelidir.

Özellikle 2026 tarihli olay yerini terk değişikliği bakımından poliçe tarihi gözden kaçırılmamalıdır. Ödeme emri tebliğ edilmişse, sigortacının belge göndermesi veya görüşmelerin sonuçlanması beklenirken itiraz süresi geçirilmemelidir.

Kaynakça

Kaynak ve mevzuat kontrolü: 5 Ekim 2026.

  1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, özellikle m.95, 109 ve 110.
  2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, özellikle m.1420 ve 1472.
  3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, özellikle m.62, 65, 66 ve 72.
  4. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, özellikle m.73 ve 73/A.
  5. 12 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan genel şart değişikliği, özellikle m.4 ve 8.
  6. Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanan güncel trafik sigortası genel şartları, özellikle B.4 ve C.11.
Mevcut kaynak URLDoğal anchor metniHedef URL
Trafik Kazasında Olay Yerini Terk Etme Suçu ve Cezasıolay yerini terk nedeniyle sigorta şirketinin rücu talebihttps://www.iltanekmekcioglu.com/sigorta-sirketi-parayi-geri-istiyor/
Kırmızı Işık İhlaliyle Kazaya Neden Olma ve Ehliyete El Koyma İtirazısigorta şirketinin ödediği parayı geri istemesihttps://www.iltanekmekcioglu.com/sigorta-sirketi-parayi-geri-istiyor/
TCK 179 Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçualkollü kazada trafik sigortasının rücu koşullarıhttps://www.iltanekmekcioglu.com/sigorta-sirketi-parayi-geri-istiyor/

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Poliçe, kaza belgeleri, ödeme kayıtları, rücu gerekçesi ve tebligatlar incelenmeden belirli bir kişinin borçlu olup olmadığı veya başvurunun sonucu hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

alkollü kazada sigorta rücuolay yerini terkrücu talebine itiraz.sigorta rücu davasısigorta şirketi icra takibisigorta şirketi parayı geri istiyortrafik sigortası rücu
Önceki yazı
Acentelik Sözleşmem Feshedildi
Sonraki yazı
İşten Ayrıldıktan Sonra Rakip Firmada Çalışabilir miyim?