Alt Yüklenici (Taşeron) Sözleşmesi: Hakediş, Ödeme ve Sorumluluk

İnşaat hukuku avukatı ve inşaat sözleşmeleri

Alt yüklenici sözleşmesi, asıl yüklenicinin üstlendiği yapım işinin belirli bölümünü bağımsız bir yükleniciye yaptırmak üzere kurduğu sözleşmedir. Belirli bir imalat sonucunun üstlenildiği hâllerde esas olarak Türk Borçlar Kanunu’nun eser sözleşmesi hükümleri uygulanır. Alt yüklenici, bedelini kural olarak sözleşme yaptığı asıl yükleniciden ister; iş sahibinin onayı tek başına doğrudan ödeme borcu yaratmaz. İşçilik, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve kamu ihalesi kuralları ise kendi şartları içinde ayrıca uygulanır.

İnşaat sektöründe betonarme, elektrik, mekanik tesisat, cephe, çatı ve ince işler çoğu zaman farklı ekipler tarafından yürütülür. Bu iş bölümü uzmanlaşmayı ve kaynak kullanımını kolaylaştırır. Ancak projenin farklı sözleşmelere ayrılması, kimin hangi sonucu üstlendiğinin ve hangi riski taşıdığının belirsizleşmesine de neden olabilir.

Taşeronun işi tamamlamasına rağmen hakedişini alamaması, asıl yüklenicinin iş sahibinden tahsilat yapamadığını ileri sürmesi veya ayıp nedeniyle yapılan kesintilerin taşerona yansıtılması sık karşılaşılan uyuşmazlıklardır. İş kazası, sigorta primi ve işçi alacakları ise yapım bedelinden farklı hukuki sorumluluklar doğurabilir.

Bu makale, alt yükleniciliğin kurulmasını, sözleşme içeriğini, ödeme ve teminat düzenini, gecikme ve ayıp sorumluluğunu, iş hukuku ve vergi boyutunu, kamu yapım işlerindeki özel kuralları ve uyuşmazlık çözümünü birlikte ele almaktadır. Açıklamalarda özel hukuk sözleşmesi ile iş mevzuatındaki alt işverenlik ayrı değerlendirilmiştir.

1. Alt yüklenici, asıl yüklenici ve iş sahibi kimdir?

İş sahibi, yapıyı veya belirli eseri yaptıran ve asıl sözleşmenin tarafı olan kişidir. Asıl yüklenici, iş sahibine karşı yapım sonucunu üstlenir. Alt yüklenici ise asıl yükleniciyle yaptığı ayrı sözleşme uyarınca belirli işi gerçekleştirir. Asıl yüklenici, alt sözleşmede bedel borçlusu ve iş sahibi konumundadır.

Şantiyedeki bütün firmalar alt yüklenici değildir. Yalnızca standart malzeme satan tedarikçi, ekipman kiralayan işletme veya danışmanlık sunan kişi farklı sözleşmelere taraf olabilir. İlişkinin niteliği, firma adından veya faturadaki ifadeden değil, üstlenilen borcun içeriğinden belirlenir.

Taşeron, alt yüklenici ve alt işveren arasındaki fark

“Taşeron” günlük dilde geniş anlamda kullanılan bir terimdir. “Alt yüklenici” belirli işin görülmesini ve sonucunu konu alan borçlar hukuku ilişkisini anlatır. “Alt işveren” ise işçilerin çalıştırılması bakımından İş Kanunu ve sosyal güvenlik mevzuatında tanımlanan, özel şartlara bağlı bir sıfattır.

KonuAlt yükleniciAlt işveren
Temel incelemeHangi işin veya sonucun üstlenildiğiİşin ve işçilerin hangi organizasyonda çalıştığı
Başlıca düzenlemeTBK m. 470 ve devamıİş Kanunu m. 2, 5510 sayılı Kanun m. 12
Başlıca talepYapım bedeli, ayıp, gecikme, teminatİşçilik hakları, prim ve ilgili sorumluluklar
Sıfatın belirlenmesiSözleşme ve fiilî edimlerKanuni şartlar ve gerçek çalışma düzeni

Aynı firma hem alt yüklenici hem alt işveren olabilir. Bununla birlikte her eser sözleşmesi otomatik olarak İş Kanunu anlamında asıl işveren ve alt işveren ilişkisi oluşturmaz. Arsa sahibinin sıfatı da yalnızca yapıyı yaptırdığı için otomatik belirlenemez. [1, 2, 3]

2. Alt yüklenici sözleşmesinin hukuki niteliği

Belirli bir imalatın meydana getirilmesi ve bedel karşılığında teslimi üstleniliyorsa eser sözleşmesi niteliği öne çıkar. TBK m. 470 ve devamındaki kurallar, asıl yüklenici ile taşeron arasındaki bu ilişkiye de uygulanır. Yalnızca personel sağlanması veya süreye bağlı hizmet sunulması hâlinde hukuki nitelendirme ayrıca yapılmalıdır. [1]

Asıl sözleşmeyle bağlantı, hukuki bağımsızlığı ortadan kaldırır mı?

Alt sözleşme ekonomik ve teknik bakımdan asıl projeyle bağlantılıdır; ancak tarafları ve borçları bakımından ayrı sözleşmedir. Asıl sözleşmedeki her hüküm alt yükleniciye kendiliğinden uygulanmaz. Asıl sözleşmenin kurulmamış, geçersiz veya sonradan sona ermiş olması da alt sözleşmenin her durumda otomatik olarak geçersiz sayılmasını gerektirmez.

Taraflar işe başlamayı asıl sözleşmenin imzalanması veya iş sahibinin onayı gibi koşullara bağlayabilir. Böyle bir koşulun bulunup bulunmadığı, yerine gelmemesinin sonuçları ve yapılan hazırlık giderleri incelenmelidir. “Asıl sözleşme yoksa taşeronun hiçbir hakkı yoktur” biçimindeki genel yaklaşım doğru değildir.

Alt yüklenici aynı zamanda yardımcı kişi midir?

Alt yüklenici bağımsız işletme olsa da asıl yüklenicinin iş sahibine karşı borcunun ifasında yardımcı kişi olarak görev yapabilir. TBK m. 116, borcun ifasında yararlanılan kişilerin işi yürütürken verdikleri zararlar bakımından önemlidir. Bu ilişki için alt yüklenicinin asıl yüklenicinin işçisi olması gerekmez. [1]

Asıl yüklenici yalnızca ehil taşeron seçtiğini söyleyerek her durumda sorumluluktan kurtulamaz. İfa ile zarar arasındaki bağ, üstlenilen borç, sorumsuzluk kayıtlarının geçerliliği ve somut olayın koşulları değerlendirilir. İş sahibinin taşeronu onaylaması da asıl yüklenicinin borcunun devri anlamına gelmez.

3. İş hangi şartlarla alt yükleniciye verilebilir?

TBK m. 471/3 uyarınca yüklenici eseri kendisi yapmak veya yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa işin başkasına yaptırılması mümkündür. Bu genel kural, sözleşmedeki yasak veya izin şartıyla birlikte değerlendirilmelidir. [1]

Belirli bir kişinin sanat, tasarım veya özel uzmanlığı nedeniyle seçildiği işlerde kişisel ifanın önemi daha güçlü olabilir. Kurumsal bir yüklenicinin işi üstlenmesi de hangi uzmanlığın esas alındığı sorusunu tamamen ortadan kaldırmaz. Hangi bölümün devredilebilir olduğu ve hangi personelin görevde kalması gerektiği açıklaştırılmalıdır.

İş sahibinin izni ne zaman gerekir?

Asıl sözleşmede ön onay, belirli yeterlilik veya isim bazlı izin aranıyorsa buna uyulmalıdır. Onayın taşeronun kişisine mi, yaptığı işe mi yoksa her ikisine mi ilişkin olduğu belirlenmelidir. Taşeronun daha alt bir yüklenici kullanması için ayrıca izin gerekip gerekmediği de düzenlenmelidir.

Kamu yapım işlerinde özel onay ve sınırlama kuralları bulunur. İş hukukundaki alt işverenlik bakımından da ayrıca sınırlamalar vardır. Bu nedenle özel hukukta belirli bir işi başkasına yaptırabilme imkânı, bütün mevzuat alanlarında sınırsız taşeron zinciri kurulabileceği anlamına gelmez.

İzinsiz taşeron çalıştırmanın sonucu nedir?

İzin şartına aykırılık, asıl yüklenicinin iş sahibine karşı sözleşmeye aykırılığına neden olabilir. İşin durdurulması veya taşeronun değiştirilmesi, zararların giderilmesi ve şartları varsa sözleşmenin sona erdirilmesi gündeme gelebilir. TBK m. 112 ve ilgili temerrüt hükümleri somut olaya göre değerlendirilir. [1]

Ancak asıl yüklenicinin izin almaması, taşeronla yaptığı sözleşmeyi otomatik olarak hükümsüz kılmaz. Alt yüklenicinin izin durumunu bilmesi, sözleşmede onayın koşul olarak yazılması ve işe başlamaya kimin sebep olduğu önemlidir. Bedel ve zarar hesabı bu ayrı ilişki üzerinden yapılmalıdır.

İşin bir başka yükleniciye verilmesine ilişkin tamamlayıcı açıklamalar için inşaat sözleşmelerinde alt yüklenicilik ilişkisinin kurulması başlıklı yazıya bakabilirsiniz.

4. Sözleşmenin kurulması, şekli ve asıl sözleşmeye atıf

Eser sözleşmesinde genel olarak şekil serbestisi vardır. Kanunen özel şekil aranan başka işlem içermeyen bir alt yüklenicilik ilişkisinin sözlü veya davranışlarla kurulması mümkündür. Yazılı sözleşmenin bulunmaması, hiç sözleşme bulunmadığı veya mutlaka vekâletsiz iş görme hükümlerinin uygulanacağı anlamına gelmez. [1, m. 1, 12]

Bununla birlikte ispat bakımından yazılı sözleşme temel önemdedir. İmza yetkileri, teklif, iş kapsamı, çizimler, bedel cetveli ve ödeme planı birlikte saklanmalıdır. İş hukuku bakımından alt işverenlik ilişkisi de kuruluyorsa Alt İşverenlik Yönetmeliği m. 9 ve 10’daki yazılı düzenleme ve içerik gerekleri ayrıca gözetilmelidir. Borçlar hukukundaki genel şekil serbestisi bu yükümlülüklerin yerine geçmez. [4]

Back-to-back yapı nasıl kurulmalıdır?

Back-to-back, asıl sözleşmedeki ilgili yükümlülüklerin alt sözleşmeye uyumlu biçimde aktarılmasını anlatır. Teknik standart, teslim süresi, garanti ve bildirim düzeni bu yöntemle eşleştirilebilir. Ancak “asıl sözleşmenin tüm hükümleri geçerlidir” cümlesi tek başına her sorunu çözmez.

Alt yükleniciye hangi belgelerin verildiği, hangi maddelerin uygulanacağı ve çelişki hâlindeki öncelik açık olmalıdır. Asıl yüklenicinin iş sahibine yapacağı bildirimden önce taşerondan bilgi alabilmesi için süreler uyarlanmalıdır. Alt yüklenicinin tarafı olmadığı tahkim şartının da genel bir atıfla mutlaka bağlayıcı hâle geldiği varsayılmamalıdır; yazılı tahkim anlaşması koşulları ayrıca incelenir.

Önceden hazırlanmış standart şartlar, TBK m. 20 ve devamındaki genel işlem koşulları denetimine tabi olabilir. Belgenin imzalanmış olması, belirsiz veya tek taraflı bütün kayıtların her durumda geçerli olduğu anlamına gelmez. [1]

5. Taraflar arasındaki ilişkiler ve doğrudan talep hakkı

Asıl yüklenici ile alt yüklenici arasındaki talep ve savunmalar öncelikle alt sözleşmeye dayanır. İş sahibi ile alt yüklenici arasında ise kural olarak doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmaz. Taşeronun yaptığı işin taşınmazda kalması veya iş sahibine fayda sağlaması, tek başına alt sözleşme bedelini iş sahibinden isteme hakkı yaratmaz.

Hangi hâllerde iş sahibine doğrudan yönelinebilir?

Ayrı bir doğrudan sözleşme, geçerli alacak devri, borcun üstlenilmesi, üçüncü kişi yararına hak tanıyan düzenleme veya üç taraflı ödeme protokolü bulunabilir. Bunların her biri farklı şartlara ve sonuçlara sahiptir. Doğrudan ödeme talimatı ile borç üstlenme birbirine karıştırılmamalıdır.

Haksız fiil veya koşulları varsa başka kanuni talepler ayrıca gündeme gelebilir. İnşaat alacaklısı ipoteği de özel bir güvence yoludur. TMK m. 893 ve 895’teki şartlar ve tescil süresi değerlendirilmelidir. Bu güvence, iş sahibinin alt sözleşme bedeli için otomatik kişisel borçlu olması demek değildir. Ayrıntı için alt yüklenicinin ipotek hakkı incelenebilir. [5]

Asıl yüklenicinin iş sahibine karşı sorumluluğu devam eder mi?

Kural olarak devam eder. Alt yüklenicinin yaptığı işin asıl sözleşmeye aykırı olması hâlinde asıl yüklenici, sözleşmesel ifa ve yardımcı kişi sorumluluğuyla karşılaşabilir. Taşeronun sorumluluğu, ana yüklenicinin yerine kendiliğinden geçmez. Taraflar arasındaki iç paylaşım ile iş sahibine karşı dış sorumluluk ayrı değerlendirilmelidir. [1, m. 116]

6. Alt yüklenicinin ve asıl yüklenicinin borçları

Alt yüklenici kararlaştırılan eseri teknik şartlara uygun, özenli ve zamanında meydana getirip teslim etmelidir. Uygunsuz proje veya malzeme, sahaya erişim engeli ve diğer ekiplerle çakışma gibi sorunları bildirmesi gerekir. İşi etkileyen bir tehlikeyi bilip sessiz kalması, sorumluluk değerlendirmesinde önem taşır. [1, m. 471, 472]

Bildirimde sorunun ne olduğu, hangi işi etkilediği, beklenen talimat ve zaman etkisi açıklanmalıdır. Bu yükümlülüğün kapsamı için inşaat sözleşmelerinde ihbar borcu ayrıca incelenebilir. Bildirim yalnızca ihtilaf çıktığında hazırlanan genel bir yazı olmamalıdır.

Asıl yüklenicinin temel borcu bedeli ödemektir. Sözleşmeye göre saha teslimi, proje, malzeme, enerji, iskele, vinç veya depolama alanı sağlama borcu da bulunabilir. Bunların tamamının her sözleşmede asıl yükleniciye ait olduğu varsayılmamalıdır. TBK m. 471’in araç ve gereçlere ilişkin tamamlayıcı kuralı da dikkate alınmalıdır.

Tarafların işbirliği yükümlülüğü, özellikle farklı taşeronların birbirini beklediği işlerde önemlidir. İşe başlama şartları ve hazır çalışma alanı teslimi belirlenmezse, taşeronun ekip bulundurduğu fakat çalışamadığı dönemlerin maliyeti uyuşmazlığa dönüşebilir.

7. İş sahibi ödeme yapmadan taşeron bedel isteyebilir mi?

Özel bir düzenleme bulunmadığında asıl yüklenicinin kendi alacağını tahsil edememesi, alt yükleniciye olan bedel borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ödeme vadesi alt sözleşmeden belirlenir. Sözleşmede aksi düzenlenmemişse TBK m. 479’daki teslim ve bedelin muacceliyeti kuralları önem taşır. Muacceliyet, ödemenin talep edilebilir hâle gelmesidir. [1]

Uluslararası sözleşmelerde kullanılan pay-when-paid ve pay-if-paid ifadeleri Türkçeye benzer çevrilebilse de aynı değildir. Ayrım, yabancı terimin kullanılmasından değil, hükmün hangi riski aktardığından doğar.

KayıtDüzenlemek istediği konuİncelenecek temel sorun
Pay-when-paidTahsilata bağlanan ödeme zamanıTahsilat gecikirse son ödeme tarihi ve bekleme sınırı
Pay-if-paidÖdeme borcunu iş sahibinden tahsilat koşuluna bağlamaİş sahibinin hiç ödememesi riskinin taşerona aktarılıp aktarılmadığı

Bu ödeme kayıtları geçerli midir?

Türk hukukunda her iki başlık için bütün sözleşmelere uygulanacak basit bir “daima geçerli” veya “daima geçersiz” cevabı verilmemelidir. Hükmün açık olup olmadığı, müzakere edilmesi, genel işlem koşulu niteliği, dürüstlük kuralı ve emredici hükümler birlikte değerlendirilir. Ticari mal ve hizmet tedarikinde geç ödemeye ilişkin TTK m. 1530 da uygulanma şartları varsa incelenmelidir. [1, 6]

Asıl yüklenicinin kendi kusuruyla tahsilatı engellemesi veya hakedişi sunmaması ayrıca önemlidir. Koşulun dürüstlük kuralına aykırı biçimde engellenmesine ilişkin TBK m. 175 değerlendirmeye girebilir. Sadece “iş sahibi ödemedi” açıklaması, geçerli koşul ve gerçekleşen olay gösterilmeden yeterli kabul edilmemelidir.

Sözleşmede tahsilat bilgisinin paylaşılması, tahsilat için yapılacak girişimler, kısmi ödemenin dağılımı ve en geç ödeme tarihi düzenlenmelidir. İş sahibinin taşeron işinden bağımsız bir nedenle yaptığı kesintinin taşerona aktarılıp aktarılamayacağı açık olmalıdır. İşçinin ücreti ve SGK yükümlülükleri de bu ticari ödeme kaydıyla kendiliğinden ertelenmez.

8. Bedel, hakediş, kesin hesap ve teminatlar

Götürü bedelde tanımlanan işin toplam karşılığı belirlenir. Birim fiyatlı sözleşmede ise kabul edilen miktar ile kararlaştırılan birim fiyat üzerinden hesap yapılır. Sözleşme yalnızca fiyat listesinden oluşmamalı; ölçüm, fire, nakliye, bağlantı elemanları ve yardımcı işlerin kapsamı da açıklanmalıdır. Ölçüm esasları için birim fiyatlı inşaat sözleşmesi hakkındaki yazı incelenebilir.

Hakediş onayı ve kesintiler

Hakediş, belirli dönemde yapılan işin bedel hesabını gösterir. Metraj, saha tutanağı, onaylı imalat ve önceki ödemelerle desteklenmelidir. İş sahibinin asıl yükleniciye onayladığı miktar ile taşeronun kendi sözleşmesinde hak ettiği miktar her durumda aynı olmayabilir.

Avans mahsubu, nakdi teminat, ceza, malzeme bedeli ve vergi kesintileri ayrı satırlarda gösterilmelidir. Sözleşmesel veya kanuni dayanağı bulunmayan toplu kesintiler uyuşmazlık yaratır. İtiraz yöntemi ve kesin hesap prosedürü açık olmalıdır. Hakediş raporlarının alacağa etkileri bu bakımdan önem taşır.

Teminatın iadesi neye bağlanmalıdır?

Teminat mektubu ile hakedişten kesilen nakdi teminat farklı araçlardır. Hangi borcu güvenceye aldıkları, tutarları, süreleri, nakde çevirme veya mahsup şartları belirlenmelidir. Avans teminatı, ifa teminatı ve garanti dönemi teminatı birbirinin yerine otomatik geçmez.

Taşeron kendi işini bitirmiş olsa bile bütün projenin kesin kabulü yıllarca gecikebilir. İadenin yalnızca bu olaya bağlanması önemli risk yaratır. Taşeronun işi için ayrı kabul ve iade aşamaları, ihtilaflı tutarla sınırlı kesinti ve gerekli belge listesi düzenlenmelidir. Teminat iadesi, kesin hesap ve tüm haklardan ibra aynı işlem sayılmamalıdır.

9. Gecikme, ayıplı ifa ve rücu sorumluluğu

Gecikmede önce başlangıç tarihi, saha teslimi, program değişiklikleri ve engelin kaynağı belirlenir. Asıl yüklenicinin malzemeyi geç sağlaması ile taşeronun yetersiz ekip çalıştırması aynı sonuçlara bağlanamaz. Bir faaliyet gecikmiş olsa da bütün projenin gecikmesine etkisi ayrıca gösterilmelidir.

Temerrüt ve gecikme cezası

Temerrüt, borcun gerekli koşullar oluşmasına rağmen zamanında ifa edilmemesidir. TBK m. 117 ve devamı, sözleşmedeki kesin vade ve bildirim düzeni birlikte uygulanır. İş henüz tamamlanmadan gecikme nedeniyle müdahale bakımından TBK m. 473 de önemlidir. [1]

Gecikme cezasının oranı, başlangıcı, üst sınırı ve süre uzatımıyla ilişkisi yazılmalıdır. TBK m. 179 kapsamında ifanın çekincesiz kabulü ceza talebini etkileyebilir. Ceza indirimi bakımından TBK m. 182 ve tacir borçlular için TTK m. 22 birlikte değerlendirilir. İş sahibinin ana yükleniciye uyguladığı cezanın tamamı, sebep ve sözleşme ilişkisi incelenmeden tek taşerona aktarılamaz. [1, 6]

Ayıp ihbarı ve haklar

Eksik iş, hiç yapılmamış bölümü; ayıplı iş, yapılmış fakat kararlaştırılan veya gerekli niteliği taşımayan imalatı ifade eder. Bu ayrım, inceleme ve talep hesabında önemlidir. TBK m. 474 uyarınca teslim sonrası uygun inceleme ve bildirim yapılmalı; sonradan ortaya çıkan ayıp bakımından m. 477’deki gecikmeksizin bildirim kuralı gözetilmelidir. [1]

TBK m. 475 kapsamında şartlarına göre onarım, bedel indirimi veya dönme hakları ile tazminat gündeme gelebilir. Taşınmaz üzerindeki eserin sökülmesinin aşırı zarar doğuracağı durumdaki dönme sınırlaması ayrıca dikkate alınmalıdır. Her kusurlu imalat, sözleşmenin tümünün sona erdirilmesini haklı kılmaz.

İş sahibinin talebi taşerona nasıl yansıtılır?

Rücu, bir kişinin yaptığı ödeme veya katlandığı sorumluluk için ilgili diğer kişiye yönelmesidir. Asıl yüklenici, iş sahibine ödediği her tutarı otomatik olarak alt yükleniciden isteyemez. Taşeronun işinin kapsamı, ayıbın sebebi, yapılan ödeme, giderimin gerekliliği ve tarafların sorumlulukları incelenmelidir.

İş sahibinden gelen bildirim gecikmeden taşerona iletilmeli, ortak inceleme ve delil kaydı yapılmalıdır. Acil müdahalede dahi fotoğraf, ölçüm, sökülen parça ve gider belgeleri korunmalıdır. Ana yüklenicinin iş sahibiyle yaptığı sulh, taşeronun taraf olmadığı uyuşmazlıkta her tutarın kendiliğinden bağlayıcı olduğu anlamına gelmez.

10. İş hukuku, sosyal güvenlik ve iş kazası sorumluluğu

İş Kanunu m. 2 bakımından işyerindeki yardımcı işlerin veya asıl işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir bölümünün başka işverene verilmesi, diğer şartlarla birlikte asıl işveren ve alt işveren ilişkisini oluşturabilir. Asıl işin bölünmesine ilişkin şartlarla yardımcı işlerin durumu aynı kabul edilmemelidir. [2, 4]

İşin fiilen kim tarafından organize edildiği, işçilerin kimin yönetiminde çalıştığı ve asıl işverenin kendi işçilerinin bulunup bulunmadığı araştırılır. Sözleşmeye “bağımsız taşeron” yazılması, gerçek çalışma düzeni farklıysa tek başına belirleyici olmaz. İşin bütünüyle bağımsız bir yükleniciye bırakıldığı durumlarla aynı işyerindeki alt işverenlik ilişkisi ayrılmalıdır.

İşçilik ve SGK borçlarında birlikte sorumluluk

Kanuni ilişki kurulmuşsa asıl işveren, alt işveren işçilerinin o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülükler bakımından alt işverenle birlikte sorumludur. Müteselsil sorumluluk, kanuni kapsam içinde alacağın sorumlulardan talep edilebilmesini ifade eder. [2]

5510 sayılı Kanun m. 12, sosyal güvenlik yükümlülüklerinde asıl işverenin alt işverenle birlikte sorumluluğunu düzenler. Bildirim, sigortalılık ve prim kayıtları bu nedenle sadece taşerona bırakılıp izlenmeden geçilemez. İş Kanunu ve 5510 sayılı Kanun bakımından nitelendirme kendi düzenlemeleri çerçevesinde yapılmalıdır. [3]

Tarafların “bütün işçi ve prim borçlarından yalnız taşeron sorumludur” anlaşması, işçi veya SGK karşısındaki kanuni sorumluluğu kaldırmaz. İç ilişkide hangi tutarın kime rücu edileceği ise sözleşme, dönem, ödeme ve uygulanacak özel hükümler üzerinden ayrıca değerlendirilir.

Muvazaalı alt işverenlik nedir?

Muvazaa, gerçek ilişkiyi gizleyen görünürdeki düzenlemeyi ifade eder. İşçi haklarını azaltmak amacıyla görünüşte taşeron değişikliği yapılması, gerekli şartlar olmadan asıl işin bölünmesi veya bağımsız işveren organizasyonunun gerçekte bulunmaması inceleme konusu olabilir. Her koordinasyon talimatı tek başına muvazaa sayılmaz; fiilî düzenin bütünü önemlidir.

Kanuni şartlarda muvazaa saptandığında alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması gündeme gelir. Alt İşverenlik Yönetmeliği, sözleşme içeriğini ve muvazaa incelemesinde dikkate alınacak hususları düzenler. Asıl işin bir bölümünü alan alt işverenin bu işi bölerek başka işverene vermesine ilişkin sınırlama da ayrıca gözetilmelidir. [2, 4]

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri devredilebilir mi?

6331 sayılı Kanun kapsamında işverenin riskleri önleme, eğitim, denetim, organizasyon ve uygun çalışma koşulları sağlama yükümlülükleri vardır. Dışarıdan uzmanlık hizmeti alınması işveren sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Aynı çalışma alanını paylaşan işverenlerin işbirliği ve koordinasyonu da önemlidir. [7]

Sözleşmede iskele, elektrik güvenliği, kaldırma ekipmanı, kazı, çalışma izni ve acil durum görevleri belirlenmelidir. Bununla birlikte “iş kazalarının tamamından taşeron sorumludur” kaydı, kanuni yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Tazminat, SGK rücuu ve ceza sorumluluğu farklı koşullara tabidir. İş kazasında herkesin otomatik olarak aynı oranda sorumlu olduğu veya yalnız sigortalı işverenin sorumlu tutulabileceği söylenemez.

11. Kamu yapım işlerinde alt yüklenici çalıştırılması

4734 sayılı Kanun m. 15 ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi m. 20 ve ihale dokümanı birlikte değerlendirilmelidir. Hangi işlerin alt yükleniciye yaptırılacağı, alt yüklenicinin uygunluğu, yasaklılık durumu, idare onayı ve bildirimler önemlidir. İşin tamamının alt yüklenicilere yaptırılması yasağı ile sözleşmede uygulanacak oran ve sınırlar kontrol edilmelidir. [8]

İdarenin onaylamadığı alt yüklenicinin çalıştırılması, özel hukuk sözleşmesinin kurulmasından ayrı bir kamu ihalesi sorunudur. Alt yüklenicinin veya kendisine verilen iş bölümünün değiştirilmesinde de ilgili onay düzeni gözetilmelidir. İhale tarihi ve geçiş hükümleri dikkate alınmadan eski şartname metni kullanılmamalıdır.

Alt yüklenicinin yaptığı işler, asıl yüklenicinin idareye karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Dokümanda öngörülen özel doğrudan ödeme mekanizmaları varsa bunlar ayrıca incelenir; idarenin onayı tek başına taşeronun bütün alacağının idarece ödeneceği garantisi değildir.

Alt yüklenici iş bitirme belgesi için de yazılı sözleşme, yapılan işin kapsamı, faturalar, personel kayıtları ve kabul koşulları önemlidir. İş deneyim belgesi hesabı ile taraflar arasındaki özel alacak hesabı birbirine karıştırılmamalıdır. Kamu işindeki hakediş itiraz düzeninin alt sözleşmeye nasıl aktarılacağı ayrıca kararlaştırılmalıdır.

12. Vergi, fatura, KDV tevkifatı ve stopaj

Vergi değerlendirmesinde yalnızca “taşeron faturası” ifadesi yeterli değildir. İşin yapım, mal teslimi, kiralama veya başka hizmet niteliği; alıcının statüsü; işin süresi ve özel istisnalar incelenir. Sözleşmede bedelin KDV dâhil olup olmadığı ve kanuni kesintilerin net ödemeye etkisi açıkça gösterilmelidir.

Yapım işlerinde KDV tevkifatı

KDV tevkifatı, hesaplanan KDV’nin belirli kısmının alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesidir. Yapım işlerine ilişkin ilgili kapsamda oran 4/10’dur. Bu oran iş bedelinin yüzde 40’ı anlamına gelmez; hesaplanan KDV’nin ilgili bölümüne uygulanır. [9]

KDV Genel Uygulama Tebliği, belirlenmiş alıcılara verilen yapım işleri ile diğer ilgili KDV mükelleflerine verilen ve KDV dâhil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işlerini ilgili şartlarla kapsar. Ana iş bu kapsamdaysa alt yüklenicilere bırakılan yapım işlerinde her alt sözleşmenin aynı proje büyüklüğü eşiğini ayrıca aşması gerektiği varsayılmamalıdır. Genel tevkifat sınırı, istisnalar ve işlemin gerçek niteliği ayrıca kontrol edilmelidir. [9]

Faturada hizmetin niteliği, dönem, hakediş bağlantısı, matrah ve tevkifat doğru gösterilmelidir. Salt mal teslimi veya başka bir hizmetin farklı tevkifat düzenine girmesi mümkündür. İşin adını değiştirerek veya faturaları bölerek kanuni uygulamadan kaçınılamaz.

Yıllara yayılan işlerde gelir veya kurumlar vergisi kesintisi

GVK m. 42 kapsamı bakımından işin inşaat veya onarma işi olması, taahhüde dayanması ve birden fazla takvim yılına yayılması birlikte değerlendirilir. Asıl işin yıllara yayılması, alt yüklenicinin daha kısa sürede biten işini kendiliğinden aynı kapsama sokmaz; alt işin kendi koşulları incelenir.

İlgili istihkak ödemelerinde GVK m. 94/3 ve kurumlar bakımından KVK m. 15 veya uygulanma koşullarına göre m. 30 dikkate alınır. Genel gruptaki yıllara yayılan yapım işlerinde %5, özel olarak düzenlenen demiryolu ve şehir içi raylı sistemler, gemi ve nükleer santral inşaat ve onarım işlerinde ilgili koşullarla %1 oranı söz konusudur. Nükleer santral grubundaki değişiklik 1 Haziran 2026’dan itibaren uygulanmaktadır. Alt işin bu özel gruba girip girmediği yalnızca ana projenin adına bakılarak belirlenmemelidir. [10]

KDV tevkifatı ile gelir veya kurumlar vergisi stopajı farklı kesintilerdir. Damga vergisi, avansın durumu, fatura zamanı ve elektronik belge yükümlülükleri de ayrıca incelenmelidir. Hukuki ödeme planı ile mali müşavirin vergi uygulamasını birlikte değerlendirmesi, net hakediş beklentisinin doğru kurulmasını sağlar.

13. Sözleşmenin sona ermesi ve asıl sözleşmenin etkisi

Eserin teslimi ve bedelin ödenmesi temel borçları sona erdirebilir; ayıp, teminat, gizlilik ve belge teslimi gibi yükümlülükler devam edebilir. Son hakedişin ödenmesi, bütün sorumlulukların mutlaka bittiğini göstermez.

Sözleşmeye aykırılık nedeniyle dönme veya fesihte kanuni ve sözleşmesel koşullar incelenmelidir. Uygun süre verme, ihtar veya bunların aranmadığı hâller değerlendirilmeden taşeronun sahadan çıkarılması, asıl yükleniciyi haksız sona erdirme sorumluluğuyla karşılaştırabilir. Dönme ile ileriye etkili fesih sonuçları, olayın ve ifanın niteliğine göre ayrılmalıdır.

Asıl yüklenicinin alt sözleşmede iş sahibi sıfatıyla TBK m. 484 çerçevesinde tazminat karşılığı sona erdirme hakkı da gündeme gelebilir. Bu durumda yalnızca yapılan iş tutarını ödemek her zaman yeterli olmaz. İş sahibinin gerekçe göstermeksizin inşaat sözleşmesini feshetmesinin sonuçları alt sözleşme bakımından da değerlendirilmelidir. [1]

Asıl sözleşme biterse taşeron sözleşmesi otomatik biter mi?

Kural olarak böyle bir otomatik sonuç varsayılmaz. Alt sözleşmedeki sona erme koşulu, asıl sözleşmenin neden bittiği, tarafların kusuru ve işin devam imkânı incelenir. İş sahibinin projeden vazgeçmesi ile taşeronun ağır sözleşme ihlali aynı hesap sonucunu doğurmaz.

Yapılan işler ve malzemeler sayılmalı, avans ve kesintiler belirlenmeli, açık siparişler ve söküm giderleri değerlendirilmelidir. Sahadan ayrılma sırasında ortak durum tespiti yapılması önemlidir. İbra, alacağın devri veya borç üstlenme içeren üç taraflı protokoller imzalanacaksa bunların kapsamı ayrıca incelenmelidir.

14. Mahkeme, tahkim, zamanaşımı ve ispat

Alt yüklenicinin ticari yapım bedeli talebi ile taşeron işçisinin ücret talebi aynı dava türü değildir. İşçi alacaklarında iş mahkemesi ve ilgili iş hukuku usulleri; eser sözleşmesi uyuşmazlığında ise tarafların sıfatı ve işlemin niteliğine göre asliye ticaret veya asliye hukuk mahkemesi gündeme gelebilir. [6, 11]

Yetki, arabuluculuk ve tahkim

Genel yetki ve sözleşmenin ifa yeri kuralları değerlendirilir. HMK m. 17 ve 18 kapsamında yetki anlaşması yapabilecek kişiler ve geçerlilik şartları gözetilmelidir. Her taşeronun imzaladığı mahkeme kaydı otomatik olarak geçerli kabul edilmemelidir.

TTK m. 5/A kapsamındaki ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava şartı arabuluculuk değerlendirilmelidir. Menfi tespit ve istirdat taleplerinde 1 Eylül 2023’te yürürlüğe giren değişiklik gözetilmelidir. Geçerli tahkim anlaşmasının bulunması hâlinde uygulanacak özel düzen ve arabuluculuk istisnası ayrıca incelenir. [6, 12]

Tahkim şartı, alt sözleşme taraflarını ve hangi uyuşmazlıkların hakemlere götürüleceğini açıkça kapsamalıdır. Asıl sözleşmedeki tahkim kurumu, yer veya dilin alt ilişkiye nasıl uygulanacağı belirtilmelidir. Tarafların farklı uyuşmazlık yollarına tabi olması, paralel yargılamalar ve çelişkili değerlendirmeler yaratabilir.

Beş yıllık süre ve ağır kusur istisnası

TBK m. 147/6, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç veya gereği gibi ifa etmemesi istisnası dışında eser sözleşmesinden doğan alacaklarda beş yıllık zamanaşımı öngörür. İstisnaya giren, başka özel süreye tabi olmayan taleplerde TBK m. 146’daki on yıllık genel süre gündeme gelir. Bedelin ödenmemesi, tek başına yüklenicinin ağır kusuruna ilişkin bu istisnayı oluşturmaz. [1]

Ayıplı esere ilişkin TBK m. 478 özel düzenlemedir. Teslimden itibaren taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki, taşınmaz yapılarda beş, yüklenicinin ağır kusuru varsa eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıllık süre söz konusudur. Bu özel ayıp süresi ile m. 147/6’daki istisna aynı şekilde uygulanmaz.

Başlangıç için muacceliyet, teslim, kabul ve sözleşmedeki ödeme koşulları incelenmelidir. Ana projenin kabul tarihi taşeronun her alacağı için otomatik başlangıç değildir. Borç ikrarı, kısmi ödeme, takip veya dava gibi kesilme nedenleri ile arabuluculuğun sürelere etkisi ayrıca kontrol edilmelidir. [1, 12]

Bilirkişi incelemesi ve delil hazırlığı

Sözleşme, revize projeler, metraj, günlük saha kayıtları, iş teslim tutanakları, hakedişler, faturalar, banka hareketleri ve ihtarlar aynı dosyada ilişkilendirilmelidir. Ticari defter ve fatura kayıtları teknik imalatın tamamını tek başına açıklamayabilir. İmalatın miktarı veya kalitesi tartışılıyorsa uygun uzmanlıkta teknik inceleme gerekir.

Delilin sonradan kaybolması veya ispatın güçleşmesi riski varsa HMK m. 400 ve devamı uyarınca delil tespiti değerlendirilebilir. Bilirkişi hukuki geçerlilik konusunda hâkimin yerini alamaz. Taraflar incelemeyi yalnızca genel “alacak hesabı” sorusuna bırakmamalı; hangi işin yapıldığı ve hangi kesintinin hangi olaya dayandığı somutlaştırılmalıdır. [11]

15. Sözleşmede bulunması gereken temel maddeler

Kontrol konusuAçıkça düzenlenecek içerik
Taraflar ve yetkiTicaret unvanı, adres, temsil ve imza yetkisi
İşin kapsamıİmalat, çizim, teknik standart, kapsam dışı işler ve iş sınırları
Onaylarİş sahibi veya idare izni, işe başlama koşulu, alt taşeron sınırlamaları
Sözleşme ekleriTeslim edilen belgeler, sürümler, öncelik ve uygulanacak ana sözleşme maddeleri
BedelGötürü veya birim fiyat, ölçüm, KDV, fiyat ayarlaması
ÖdemeHakediş dönemi, inceleme süresi, vade, tahsilata bağlı kayıt ve son ödeme sınırı
SüreSaha teslimi, ara tarihler, program, gecikme bildirimi ve süre uzatımı
Malzeme ve sahaMalzeme, enerji, iskele, ekipman, depolama ve koordinasyon sorumlulukları
DeğişiklikTalimat yetkisi, ek iş hesabı, kapsam ve süre etkisi
TeminatTutar, tür, geçerlilik, mahsup, iade ve kısmi serbest bırakma koşulları
Ceza ve tazminatGecikme cezası, üst sınır, saklı tutma, zarar ve rücu ilişkisi
Ayıp ve kabulİnceleme, ihbar, düzeltme, test, teslim, garanti ve kesin hesap
İşçilik ve SGKBildirim, ücret, prim belgeleri, kanuni sorumluluk ve iç rücu
İSG ve sigortaRiskler, saha görevleri, koordinasyon, poliçe kapsamı ve kayıtlar
Sona ermeİhtar, giderim süresi, haklı nedenler, tasfiye ve belge teslimi
UyuşmazlıkUygulanacak hukuk, geçerli yetki veya tahkim şartı, bildirim adresleri

İki karşılaştırmalı örnek

Karşılaştırmalı örnek 1: Ödeme zamanı ile tahsil edememe riski

Birinci durum: Sözleşmede iş sahibinin ödemesinden sonra ödeme yapılacağı, ancak taşeron hakedişinin onayından itibaren en geç 60 gün içinde bedelin ödeneceği yazılıdır. Diğer koşullar da gerçekleşmişse iş sahibinin ödemeyi geciktirmesi, açık son vadeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

İkinci durum: Sözleşme, yalnızca iş sahibinden tahsil edilen tutarın taşerona ödeneceğini ve tahsil edilememe riskinin taşerona ait olduğunu belirtmektedir. Burada ödeme zamanından daha geniş bir risk aktarımı amaçlanmıştır. Hükmün geçerliliği, açıklığı, müzakere ve genel işlem koşulu durumu ile asıl yüklenicinin tahsilat davranışı ayrıca incelenir.

Karşılaştırma: İki kayıt aynı anlama gelmez. İkinci kayıt sırf yazılmış olduğu için geçerli sayılmaz; birinci kayıt da taşeronun bütün alacağını kaybettiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Buradaki 60 gün, örneğin sözleşmesel vadesidir; her ilişkiye uygulanacak genel bir süre değildir.

Karşılaştırmalı örnek 2: Taşeron ayıbı ile başka ekipten kaynaklanan zarar

Birinci durum: Cephe alt yüklenicisinin sözleşmeye aykırı bağlantı uygulaması teknik incelemeyle belirlenmiştir. Bildirim yapılmış, gerekli giderim maliyeti belgelenmiş ve ana yüklenicinin iş sahibine yaptığı ödeme bu imalatla ilişkilendirilmiştir. Sözleşme ve diğer koşullar çerçevesinde taşerona talep yöneltilmesi gündeme gelebilir.

İkinci durum: Aynı cephede hasar vardır; ancak hasarın, teslimden sonra başka ekibin çalışmasından kaynaklandığı belirlenmiştir. İş sahibi ana yükleniciden kesinti yapmış olsa bile bu kesinti, cephe taşeronunun sorumluluğunu tek başına kanıtlamaz.

Karşılaştırma: İş sahibinin kesintisi ile taşeronun sorumluluğu farklı aşamalardır. İşin kapsamı, zarar sebebi, teslim durumu ve deliller belirlenmeden otomatik yansıtma yapılamaz.

Sık sorulan sorular

1. Taşeron sözleşmesinin noterde yapılması zorunlu mu?

Salt eser sözleşmesi niteliğindeki alt yüklenici sözleşmesi için genel bir noter zorunluluğu yoktur. Özel şekle tabi başka işlem veya teminat içeriyorsa ayrıca değerlendirilir. İş hukuku kapsamındaki yazılı alt işverenlik düzenlemesi de gözetilmelidir.

2. Yazılı sözleşmem yoksa taşeron alacağımı isteyemez miyim?

Yazılı metnin bulunmaması tek başına alacağı ortadan kaldırmaz. Sözleşmenin kurulması ve yapılan iş, uygulanacak ispat kuralları içinde değerlendirilir. Teklif, yazışma, hakediş, teslim ve ödeme belgeleri önemlidir.

3. İş sahibi taşeronu onayladıysa bedeli ödemek zorunda mı?

Kural olarak hayır. Onay, doğrudan ödeme taahhüdü veya borç üstlenme ile aynı değildir. Ayrı protokol, alacak devri veya özel kanuni hak bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

4. Ana yüklenici iş sahibinden para alamadığını söyleyerek ödemeyi durdurabilir mi?

Ödeme vadesi ve varsa tahsilata bağlı kayıt incelenir. Ana yüklenicinin tahsil edememesi tek başına borcu kaldırmaz. Kayıt varsa da kapsamı ve geçerliliği ayrıca değerlendirilir.

5. Taşeronun işçileri ana yükleniciden alacak isteyebilir mi?

İş Kanunu anlamında asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin şartları varsa kanuni kapsamda birlikte sorumluluk doğabilir. Sözleşmedeki “yalnız taşeron sorumludur” kaydı işçinin kanuni hakkını ortadan kaldırmaz.

6. Taşeron değişirse önceki taşeronun teminatı tutulabilir mi?

Teminatın güvence altına aldığı borçlar ve iade koşulları incelenir. Değişiklik tek başına bütün teminatın süresiz tutulmasını haklı kılmaz. Eksik iş, zarar ve hesap kalemleri belgelenmelidir.

7. İş sahibinin ana yükleniciye uyguladığı ceza taşerona aynen aktarılır mı?

Otomatik olarak aktarılmaz. Alt sözleşme, taşeronun gecikmesi, ana program üzerindeki etkisi ve diğer gecikme nedenleri incelenir. Aynı zarar için mükerrer tahsilat yapılmamalıdır.

8. Ana sözleşme feshedilince taşeronun bedel hakkı biter mi?

Hayır. Yapılan işin bedeli, avans, teminat ve varsa zararlar ayrıca hesaplanır. Alt sözleşmenin nasıl sona erdiği ve asıl sözleşmeyle bağlantı hükmü önemlidir.

9. Bütün taşeron alacakları beş yılda mı zamanaşımına uğrar?

Hayır. Genel eser alacağı, ağır kusur nedeniyle talep, ayıp alacağı ve işçilik alacağı farklı kurallara tabi olabilir. Vade, teslim, kesilme ve durma sebepleri birlikte incelenmelidir.

10. Taşeron sözleşmesini hazırlarken avukatlık desteği ne sağlar?

İşin kapsamı, ödeme riski, onay şartı, teminat iadesi, ayıp ve gecikme hükümlerinin birlikte düzenlenmesine yardımcı olur. Uygulamada ise bildirimlerin, değişikliklerin ve delillerin zamanında hazırlanması önem taşır.

Sözleşme hazırlığı ve uyuşmazlıkta hukuki destek

Alt yüklenici sözleşmesi, yalnızca fiyat ve iş listesinden oluşmamalıdır. Teknik kapsam, finansman, işçilik, sigorta ve sona erme düzeni birbirini tamamlamalıdır. İş sahibinin onayı, alt yüklenicinin alacağının güvencesi ve asıl yüklenicinin dış sorumluluğu farklı hukuki meselelerdir.

Hukuki çalışma; sözleşme müzakeresi, ana sözleşmeyle uyum, ödeme ve teminat hükümleri, iş güvenliği sorumluluk paylaşımı, hakediş itirazları ve delil hazırlığı üzerine kurulabilir. Uyuşmazlık ortaya çıktığında ise teknik gerçekleşme ile mali kayıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu yaklaşım, tarafların hangi talebi hangi belgeyle ileri süreceğini somutlaştırır.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, UYAP Mevzuat. Özellikle m. 1, 12, 19, 20–27, 112, 115, 116, 117 ve devamı, 146, 147, 149, 175, 179–182, 470–484.
  2. 4857 sayılı İş Kanunu, UYAP Mevzuat. Özellikle m. 2 ve 3.
  3. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, UYAP Mevzuat. Özellikle m. 12.
  4. Alt İşverenlik Yönetmeliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Özellikle m. 3, 4, 9–13.
  5. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, UYAP Mevzuat. İnşaat alacaklısı ipoteği için m. 893 ve 895.
  6. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, UYAP Mevzuat. Özellikle m. 4, 5, 5/A, 22 ve 1530.
  7. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, UYAP Mevzuat. Özellikle m. 4, 10, 17, 22 ve 23. Bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği açıklamaları.
  8. Kamu İhale Kurumu mevzuat sayfası. 4734 sayılı Kanun m. 15, Yapım İşleri Genel Şartnamesi m. 20 ve ilgili ihale dokümanı. 30 Temmuz 2025 değişiklik duyurusu. Somut ihalenin ilan tarihi ve geçiş düzeni esas alınmalıdır.
  9. GİB, KDV Genel Uygulama Tebliği, I/C-2.1.3.2.1. GİB’in alt yüklenici zincirinde tevkifat açıklaması. Özelge, ilgili olayın özellikleri ve güncel Tebliğ ile birlikte değerlendirilir.
  10. GİB, Gelir Vergisi Kanunu m. 94 kesinti oranları tablosu. KVK m. 15 kesinti oranlarına ilişkin düzenleme. Alt yüklenici ödemelerine ilişkin GİB özelgesi, 02.06.2025.
  11. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, UYAP Mevzuat. Özellikle m. 6, 10, 17, 18, 190, 199, 200 ve devamı, 222, 266, 400 ve devamı; tahkim bakımından ilgili hükümler.
  12. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı. 6325 sayılı Kanun ve TTK m. 5/A’nın güncel metniyle birlikte değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Asıl ve alt yüklenici sözleşmeleri, teknik şartnameler, onaylar, saha kayıtları, hakedişler, faturalar, ödeme ve teminat belgeleri, işçilik ve SGK kayıtları, iş güvenliği belgeleri ile somut uyuşmazlığa ilişkin kararlar görülmeden kesin hukuki değerlendirme yapılamaz.
alt işverenlikalt yüklenicialt yüklenici sözleşmesiayıplı imalatGecikme Cezasıhakediştaşeron sözleşmesiteminat iadesi
Önceki yazı
EPC ve Anahtar Teslim Proje Sözleşmeleri
Sonraki yazı
Kamu Yapım İşleri Sözleşmeleri