İnşaatta Teminat Kesintisi Ne Zaman İade Edilir?

İnşaatta teminat kesintisi, yüklenicinin belirli sözleşme yükümlülüklerini güvenceye almak için hakedişinden ayrılarak geçici olarak ödenmeyen tutardır. Bu tutarın ne zaman serbest bırakılacağı, sözleşmedeki iade şartlarına ve varsa tutulmasını haklı kılan başka bir nedene bağlıdır. İşin bitmesi her durumda aynı gün iade zorunluluğu doğurmadığı gibi, “ileride sorun çıkabilir” düşüncesi de paranın süresiz tutulmasını haklı kılmaz.
Yüklenici açısından sorun çoğu zaman son hakedişte ortaya çıkar. İmalat tamamlanmış ve yapı kullanılmaya başlanmıştır; buna rağmen birikmiş kesinti ödenmez. İş sahibi ise eksiklerin giderilmediğini veya kabul işlemlerinin tamamlanmadığını ileri sürer.
Bu yazı, özel kişiler arasındaki yapım ve alt yüklenici sözleşmelerinde hakedişten ayrılan nakit teminatı ele almaktadır. Banka teminat mektubu, kamu ihale teminatı ve kentsel dönüşüm kapsamında idareye verilen teminatın kendine özgü kuralları ayrıca korunmalıdır.
Kısaca
- Özel inşaat işlerinde bütün sözleşmelere uygulanan tek bir kesinti oranı veya iade tarihi yoktur.
- Teminat kesintisi, avans mahsubu ve gecikme cezası farklı hesap kalemleridir.
- İade şartı gerçekleşmişse, paranın tutulmasına ilişkin somut dayanak açıklanmalıdır.
- Teminatın iadesi, gizli ayıplar dâhil bütün sorumlulukların sona erdiğini kendiliğinden göstermez.
- Talep, her hakedişteki kesinti, önceki iadeler ve geçerli karşı alacaklar ayrı gösterilerek hazırlanmalıdır.
İnşaatta teminat kesintisinin hukuki dayanağı nedir?
Özel inşaat işlerinde nakit teminat kesintisinin kapsamı esas olarak tarafların anlaşmasıyla belirlenir. Sözleşmede dayanak bulunmadan yalnız sektör uygulaması ileri sürülerek her hakedişten belirli oranda kesinti yapılabileceği varsayılmamalıdır. Bununla birlikte sözleşme, ekleri ve tarafların gerçek ortak iradesi birlikte incelenmelidir.
İlişkinin temelini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun eser sözleşmesi hükümleri oluşturur; bundan sonra kanunu TBK olarak anacağız. Tarafların sözleşme içeriğini belirleme serbestisi kanuni sınırlar içindedir (TBK m. 19, 26, 27, 470).
Hakediş, yapılan işin sözleşmeye göre hesaplanan ödeme tutarını gösteren belgedir. Hakedişin altında “kesinti” yazması, bu paranın hangi nedenle tutulduğunu tek başına açıklamaz. Kesintinin teminat mı, avansın geri alınması mı, ceza mı olduğu belirlenmelidir.
| Kalem | Temel işlevi | İş sonunda ne incelenir? |
|---|---|---|
| Nakit teminat kesintisi | Belirli yükümlülükler için güvence oluşturur | İade şartı ve kalan tutar |
| Avans mahsubu | Önceden yapılan ödemeyi hakedişten düşer | Avansın ne kadarının kapatıldığı |
| Gecikme cezası | Sözleşmedeki gecikmeye bağlanan yaptırımdır | Cezanın doğup doğmadığı ve hesabı |
| Ayıplı iş nedeniyle tutulan bedel | Somut sözleşmeye aykırılıkla bağlantılıdır | İleri sürülen hakkın koşulları ve kapsamı |
Ödemeye esas imalat tutarının nasıl bulunduğu, birim fiyatlı inşaat sözleşmesinde metraj ve hakediş hesabı yazısında açıklanmaktadır. Teminat hesabına geçmeden bu ana tutarın doğrulanması gerekir.
Teminat kesintisi hangi tarihte istenebilir hâle gelir?
Önce sözleşmedeki iade tarihi veya iade koşulu belirlenir. Geçici kabul, kesin kabul, belirli bir sürenin dolması veya eksiklerin giderilmesi farklı ödeme düzenleri oluşturabilir. Sözleşmede kararlaştırılmamış bir bekleme süresi sonradan tek taraflı olarak eklenemez.
Muacceliyet, alacağın ödenmesinin istenebilir hâle gelmesidir. Eser bedeli bakımından kanuni temel kural teslimle muacceliyettir; geçerli ara ödeme ve teminat düzenlemeleri ayrıca değerlendirilir (TBK m. 479).
Sözleşmede “kesintinin yarısı geçici kabulde, kalanı on iki ay sonra” denilmişse her bölüm için ayrı tarih hesaplanmalıdır. İkinci bölümün vadesi gelmedi diye ilk bölümün de tutulması kendiliğinden haklı olmaz. Buna karşılık ilk bölümün iadesi, ikinci bölümün de vadesini öne çekmez.
“Kesin hesap kapandıktan sonra” kaydında ise kesin hesabın nasıl hazırlanacağı ve hangi itirazların kapanışı etkilediği incelenmelidir. İş sahibinin kendi yapması gereken işlemi gerekçesiz biçimde ertelemesi, alacağın belirsiz süreyle bekletilebileceği anlamına gelmez.
Geçici kabul, kesin kabul ve fiilî kullanım aynı sonucu mu doğurur?
Hayır. Bu kavramların teminat iadesine etkisi, özel işte sözleşmedeki kabul ve ödeme düzenine göre belirlenir. Yapının kullanılmaya başlanması önemli bir olgu olabilir; fakat her olayda sözleşmedeki bütün iade koşullarının gerçekleştiğini göstermez.
Geçici kabul, sözleşmede öngörülmüşse işin belirli kontrollerle ilk kabul aşamasını ifade eder. Kesin kabul, yine sözleşmedeki koşullara göre son inceleme veya kabul aşamasıdır. Özel yapım sözleşmelerinde bu isimler, kamu işlerinin bütün kabul kurallarını kendiliğinden uygulanır hâle getirmez.
Teslim, kabul ve teminatın serbest bırakılması birbirine bağlanmış olabilir; yine de ayrı sorular cevaplanmalıdır. İş teslim edilmiş midir? Bildirilen eksikler giderilmiş midir? Sözleşmenin öngördüğü bekleme süresi dolmuş mudur?
İş sahibinin inceleme ve ayıp bildirimi yükümlülüğü ile açık veya örtülü kabulün sonuçları TBK m. 474 ve 477 kapsamında değerlendirilir. Yalnız kabul belgesinin adına bakılarak bütün ayıp haklarının veya bütün teminat taleplerinin sona erdiği söylenemez.
Kabul tutanağı düzenlenmezse yüklenici ne yapabilir?
Yüklenici, işin kabul için hazır olduğunu ve sözleşmedeki gerekli işlemleri tamamladığını belgelendirmelidir. İş sahibinden inceleme ve kabul işlemlerini somut bir tarihte yapmasını istemelidir. Tutanak bulunmaması, taraflardan herhangi birinin anlatımını kendiliğinden doğru hâle getirmez.
Bildirimde tamamlanan imalat, varsa eksik listesi, giderilme tarihleri ve beklenen kabul işlemi açıklanmalıdır. İş sahibinin itirazı varsa hangi iş kalemine dayandığı sorulmalıdır. Karşılıklı yazışmalar, tarihli fotoğraflar ve ortak inceleme kayıtları saklanmalıdır.
İade bir koşula bağlanmışsa ve taraflardan biri bu koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı biçimde engelliyorsa, kanundaki koşulun gerçekleşmiş sayılması kuralı gündeme gelebilir. Bu hüküm her gecikmiş kabul işlemine otomatik uygulanmaz; engellemenin ve koşulların ortaya konulması gerekir (TBK m. 175).
Ayıplı iş varsa teminatın tamamı tutulabilir mi?
Ayıp bulunması, her durumda teminatın tamamının süresiz tutulmasını haklı kılmaz. Önce teminatın hangi riskleri güvenceye aldığı, iade şartının gerçekleşip gerçekleşmediği ve ileri sürülen ayıp hakkı belirlenir. Tutulan tutarın hukuki dayanağı ve uyuşmazlıkla ilişkisi açıklanmalıdır.
Ayıp, yapılmış işin kararlaştırılan veya bulunması gereken niteliği taşımamasıdır. Hiç yapılmamış imalat ise eksik iş olarak ayrıca değerlendirilir. Su yalıtımının hatalı yapılmasıyla sözleşmedeki yalıtımın hiç yapılmaması aynı maddi durum değildir.
İş sahibi, koşullarına göre onarım, bedel indirimi veya dönme haklarını ve varsa zarar talebini değerlendirebilir. Bu hakların şartları ile karşılıklı sözleşmede ifadan kaçınma hakkı birlikte incelenmelidir; bütün haklar her olayda bir arada kullanılamaz (TBK m. 97, 475).
Örnek 1: Küçük bir onarım iddiasıyla bütün teminatın tutulması
Varsayımsal olayda 300.000 TL nakit teminatın iade koşulları gerçekleşmiştir. İş sahibi, 30.000 TL’ye giderilebileceğini ileri sürdüğü kapı kusuru nedeniyle bütün tutarı ödememektedir. Sözleşmede daha geniş bir güvenceyi sürdürmeyi haklı kılan geçerli kayıt veya başka bir alacak yoksa, 300.000 TL’nin tamamını tutmanın ayrıca açıklanması gerekir.
Bu örnek, iş sahibinin söylediği 30.000 TL’nin kesinleşmiş borç olduğu anlamına gelmez. Ayıp, sorumluluk ve gider hesabı da incelenmelidir. Yalnız onarım teklifi alınması, bu tutarın doğrudan teminattan düşülebileceğini her durumda göstermez.
Teminattan ceza veya başka alacak düşülebilir mi?
Sözleşmedeki mahsup hükümleri ve kanuni takas şartları varsa karşı alacak iade hesabını etkileyebilir. Ancak iş sahibinin tek taraflı hesap tablosuna rakam yazması, o alacağın hukuken doğduğunu kesinleştirmez. Hangi borcun hangi tutarda düşüldüğü açıkça bildirilmelidir.
Takas, karşılıklı ve aynı türden borçların kanuni koşullarla birbirini sona erdirmesidir. Para borçlarında kural olarak iki alacağın da muaccel olması gerekir. Karşı alacağın çekişmeli olması takas ileri sürülmesini tek başına engellemez; uyuşmazlıkta alacağın varlığı ve tutarı yine değerlendirilir (TBK m. 139).
Takas iradesinin karşı tarafa bildirilmesi gerekir. Mahsup ise hesapta bir tutarın başka bir kalemden düşülmesini anlatır; sözleşmede kullanılan sözcüğün tek başına bütün kanuni takas şartlarının gerçekleştiğini göstermediği unutulmamalıdır (TBK m. 143).
Gecikme cezası düşülüyorsa geçerli teslim tarihi, süre uzatımları, gecikmenin sorumlusu ve ceza koşulu incelenmelidir. Ek işin bedeliyle teminat kesintisi de ayrı gösterilmelidir; kapsam uyuşmazlığının çözümü için inşaatta ek iş bedeli ve yazılı onay hakkındaki açıklamalar kullanılabilir.
Nakit teminatın iade hesabı nasıl hazırlanır?
Her hakedişte fiilen kesilmiş tutarlar toplanmalı, daha önce iade edilen miktarlar ve hukuken geçerli düşümler ayrıca gösterilmelidir. Sözleşmedeki kesinti oranıyla hesaplanan teorik toplam ile muhasebede gerçekten tutulan para aynı olmayabilir. Aynı kesinti ikinci kez düşülmemelidir.
Kesintinin KDV hariç imalat tutarı, KDV dâhil tutar veya başka bir taban üzerinden hesaplanacağı sözleşme ve uygulanacak düzenlemelerle belirlenmelidir. Vergi kesintisi, avans mahsubu ve teminat kesintisi tek satırda birleştirilmemelidir.
Örnek 2: Birikmiş kesinti ve kısmi iade
Varsayımsal sözleşmede KDV hariç hakediş tutarından yüzde 5 kesinti yapılacağı ve toplam teminatın yarısının geçici kabulde iade edileceği kararlaştırılmıştır. Kesintiye esas toplam hakediş 5.000.000 TL’dir. İlk iade aşamasında daha önce 50.000 TL ödendiği ve başka geçerli düşüm bulunmadığı kabul edilmiştir.
| Hesap kalemi | Tutar |
|---|---|
| Birikmiş teminat: 5.000.000 × %5 | 250.000 TL |
| İlk aşamada iade edilecek yarı | 125.000 TL |
| İlk aşamaya ilişkin önceki iade | 50.000 TL |
| İlk aşamada kalan ödeme | 75.000 TL |
| İkinci aşamanın koşulunu bekleyen tutar | 125.000 TL |
Bu örnekte bütün 200.000 TL bakiyenin hemen istenebilir olduğu söylenemez. İlk aşamadaki 75.000 TL ile sonraki aşamaya ait 125.000 TL’nin ödeme koşulları ayrıdır. Yüzde 5 oranı örnek sözleşmeye aittir; özel inşaatların tamamı için kanuni kesinti oranı değildir.
Taşeronun teminatı ana işin kabulüne kadar bekletilebilir mi?
Bu sorunun cevabı alt yüklenici sözleşmesindeki iade şartına bağlıdır. Taşeron işini tamamladı diye ana işin bütün kabul koşulları mutlaka gerçekleşmiş olmaz; ancak ana yüklenicinin iş sahibinden tahsilat yapamaması da her durumda taşerona karşı ödeme erteleme hakkı vermez. İki sözleşmenin yükümlülükleri ayrı incelenmelidir.
“İdare veya iş sahibi teminatı iade edince ödenir” kaydı varsa bunun kapsamı, geçerliliği ve hangi olayları taşerona yüklediği değerlendirilmelidir. Ana yüklenicinin başka işlerinden kaynaklanan eksikler nedeniyle taşeronun alacağının ne ölçüde bekletilebileceği ayrıca tartışılabilir.
Taşeron, kendi işinin teslim ve kabul belgelerini ana projenin belgelerinden ayırmalıdır. Ödeme borçlusunun belirlenmesi ve sözleşmedeki bağlantılar için alt yüklenici sözleşmesinde hakediş, ödeme ve sorumluluk yazısına bakılabilir.
Banka teminat mektubu verilirse nakit kesinti geri alınır mı?
Nakit kesintinin banka teminat mektubuyla değiştirilmesi sözleşmede öngörülmüşse veya taraflar geçerli biçimde anlaşmışsa mümkün olabilir. Yüklenicinin tek taraflı mektup sunması her durumda nakdin hemen iadesini sağlamaz. Yeni güvencenin tutarı, süresi ve kapsamı kabul edilen koşulları karşılamalıdır.
Nakit kesintide para iş sahibinin ödeme hesabında tutulur. Banka teminat mektubunda ise bankanın kendi taahhüdü ve ödeme şartları önem kazanır. Aynı iş için iki güvence bulunması, bunların hangi riskleri kapsadığı ve ne zaman serbest bırakılacağı sorusunu doğurur.
Mektubun iadesi ile nakde çevrilmesi farklı işlemlerdir. Bankaya yönelen ödeme talebi varsa teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesi hakkındaki açıklamalar ayrıca incelenmelidir. Nakit kesintiye ilişkin hesabın bankanın ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden durdurduğu varsayılmamalıdır.
Teminat iade edilirse ayıp sorumluluğu sona erer mi?
Teminatın iadesi, tek başına yüklenicinin bütün sorumluluklarının kaldırıldığı anlamına gelmez. Kabulün hukuki sonuçları, ayıbın niteliği, bildirimler ve imzalanmış olabilecek ibra ayrıca incelenir. Özellikle sonradan ortaya çıkan ayıplarla güvence süresinin dolması birbirine karıştırılmamalıdır.
Taşınmaz yapılarda ayıba ilişkin dava süreleri ve ağır kusur hâli kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Sözleşmedeki bir yıllık teminat bekleme süresinin dolması, kanuni ayıp sorumluluğunun da mutlaka bir yılda bittiğini göstermez (TBK m. 477, 478).
İbra, bir borcun tamamen veya kısmen sona erdirilmesine ilişkin anlaşmadır. “Teminatı teslim aldım” kaydıyla “bu sözleşmeden hiçbir alacağım kalmadı” kaydı aynı kapsamda olmayabilir. İade sırasında imzalanan belgenin hangi alacakları kapattığı açıkça değerlendirilmelidir (TBK m. 132).
İade talebinde hangi belgeler ve süreler önemlidir?
Talep dosyası kesintinin yapıldığını, iade şartının gerçekleştiğini ve istenen bakiyeyi göstermelidir. İhtar ve faiz başlangıcı için alacağın vadesi ayrıca belirlenmelidir. Kesintinin eski olması, zamanaşımının mutlaka o gün başladığı anlamına gelmez.
- Sözleşme, ekler ve teminat maddesi.
- Kesintileri ayrı gösteren hakedişler.
- Ödeme dekontları ve önceki teminat iadeleri.
- Teslim, geçici kabul ve kesin kabul belgeleri.
- Eksik veya ayıplı iş listeleri ve giderilme kayıtları.
- Kesin hesap, karşı alacak ve takas bildirimleri.
- İade talebi, ihtar ve bunların ulaştığını gösteren kayıtlar.
Temerrüt, vadesi gelen borcun ifasında hukuken gecikmeye düşülmesidir. Kural olarak ihtar gerekir; birlikte belirlenmiş ödeme günü gibi istisnalar ayrıca değerlendirilir. Teminatın kesildiği tarihten otomatik olarak temerrüt faizi işletilemez (TBK m. 117).
Hakedişten ayrılmış eser bedeli niteliğindeki teminat alacağında kural olarak beş yıllık zamanaşımı gündeme gelir. Başlangıç muacceliyete göre belirlenir; ayrı bir hukuki ilişkiye dayanan güvence alacağına aynı sonuç incelemesiz uygulanmamalıdır (TBK m. 147/6, 149).
Dava veya takipten önce borçlu, alacağın niteliği ve varsa dava şartı arabuluculuk incelenmelidir. Ticari nitelikteki para alacağı davaları bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A. maddesi önemlidir; her inşaat uyuşmazlığı kendiliğinden ticari dava değildir (TTK m. 5/A).
Kamu yapım işlerinde teminatın iadesi farklı mı?
Evet. Kamu ihale sözleşmesindeki kesin teminat ile özel sözleşmede hakedişten ayrılan nakit kesinti aynı kurallarla değerlendirilmez. Önce teminatın türü ve sözleşmenin tabi olduğu mevzuat belirlenmelidir. Bir kamu işindeki iade yöntemi bütün özel inşaatlara taşınamaz.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 13. maddesi, kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesini düzenler. Taahhüdün uygun yerine getirilmesi, iş nedeniyle idareye borç bulunmaması, ilgili kabul ve diğer kanuni koşullar birlikte değerlendirilir (4735 sayılı Kanun m. 13).
Kamu işindeki hakediş kesintisinin de hangi düzenlemeden doğduğu belirlenmelidir. Ayrıntılı çerçeve için kamu yapım işleri sözleşmelerinde yüklenicinin hakları yazısı incelenebilir. Özel taşeron sözleşmesiyle idareye verilen kesin teminat birbirinin yerine konulmamalıdır.
Sözleşmede teminat maddesi nasıl düzenlenmelidir?
Teminat maddesi, kesintinin oranını, hesabın tabanını, üst sınırını ve iade aşamalarını açıkça göstermelidir. Hangi borçların bu güvenceden karşılanabileceği ve itirazın nasıl yapılacağı da belirtilmelidir. “İşveren uygun gördüğünde iade eder” gibi belirsiz ifadeler ödeme takibini güçleştirir.
- Kesintinin hangi hakediş tutarı üzerinden yapılacağı.
- Birikmiş teminat için toplam üst sınır bulunup bulunmadığı.
- İlk ve son iade tarihleri veya nesnel koşulları.
- Kabul başvurusuna cevap ve inceleme yöntemi.
- Eksik veya ayıplı iş nedeniyle tutulabilecek tutarın dayanağı.
- Karşı alacakların bildirilmesi ve hesap belgeleri.
- Banka teminat mektubuyla değiştirme imkânı.
- Fesih veya tasfiyede teminatın nasıl hesaplaşılacağı.
Kesin hesap imzalanırken henüz iade edilmeyen teminat açıkça gösterilmelidir. İbra verilecekse kapsamı ve hariç tutulan alacaklar ayrıca yazılmalıdır. Muhasebe bakiyesiyle hukuken vazgeçilen alacakların birbirine karışması önlenmelidir.
Sonuç: Teminat iadesi için ilk adım nedir?
İnşaatta teminat kesintisi için ilk adım, sözleşmedeki iade şartıyla fiilen kesilmiş toplam tutarı yan yana koymaktır. Sonra önceki iadeler ve ileri sürülen karşı alacaklar ayrılmalıdır. Böylece hangi miktarın hangi tarihte istenebileceği görülebilir.
Yüklenici, yalnız “iş bitti” açıklaması yerine belgeli bir bakiye hesabı sunmalıdır. İş sahibi de ödeme yapmıyorsa somut sözleşme hükmünü, eksikliği veya karşı alacağını açıklamalıdır. Kabul ve kesin hesap belgelerinin zamanında düzenlenmesi iki tarafın da haklarını takip etmesini kolaylaştırır.
Sıkça sorulan sorular
Teminat iadesinde belirleyici olan sözleşmedeki güvence kapsamı, ödeme koşulu ve kalan bakiyedir. Aşağıdaki cevaplar, aynı görünen kesintilerin neden farklı değerlendirilmesi gerektiğini açıklamaktadır.
Özel inşaatta yüzde 5 teminat kesintisi zorunlu mu?
Hayır. Özel inşaat sözleşmelerinin tamamında hakedişten yüzde 5 kesinti yapılmasını zorunlu tutan genel bir kural yoktur. Oran ve hesap tabanı sözleşmeden belirlenmelidir. Kamu işi veya özel bir mevzuat kapsamındaki güvence farklı kurallara tabi olabilir. Örnek sözleşmede görülen oran, başka bir işte anlaşma bulunmadan kendiliğinden uygulanamaz.
İş bittiğinde bütün nakit teminat hemen ödenir mi?
Her durumda ödenmez. İşin bitmesiyle sözleşmedeki iade koşullarının tamamının gerçekleşmesi aynı şey değildir. Kabul, eksiklerin giderilmesi veya kararlaştırılmış bekleme süresi incelenmelidir. Buna karşılık koşulları gerçekleşmiş bir tutarın yalnız belirsiz bir gelecek riski nedeniyle tutulması da yeterli gerekçeye dayanmaz. Hangi bölümün hangi tarihte istenebilir olduğu ayrı hesaplanmalıdır.
İş sahibi herhangi bir ayıp söylemeden teminatı tutabilir mi?
İade vadesi henüz gelmemişse sözleşmedeki geçerli bekleme koşulu önem taşır. Vade gelmiş ve diğer iade şartları gerçekleşmişse ödememenin dayanağı açıklanmalıdır. İş sahibinin mutlaka ayıp iddiasına dayanması gerekmez; geçerli başka bir karşı alacak bulunabilir. Ancak soyut bir memnuniyetsizlik veya nedeni açıklanmayan muhasebe kaydı, borcun sona erdiğini kendiliğinden göstermez.
Küçük bir eksik için bütün kesinti tutulabilir mi?
Kesintinin tamamının tutulup tutulamayacağı sözleşmedeki güvence kapsamı, iade koşulu ve ileri sürülen hakkın niteliğine bağlıdır. Eksikliğin küçük olması her kaydı otomatik hükümsüz kılmaz; buna karşılık eksikle ilgisiz büyük tutarın tutulması da ayrıca gerekçelendirilmelidir. Eksik işin miktarı, giderilme bedeli ve başka bir geçerli alacağın bulunup bulunmadığı belgelerle değerlendirilmelidir.
Taşeron teminatını doğrudan arsa sahibinden isteyebilir mi?
Taşeron kural olarak kendi sözleşmesinin tarafı olan ana yükleniciye yönelir. Arsa sahibinin işi bilmesi veya teknik onay vermesi, tek başına teminatı iade borcu doğurmaz. Doğrudan ödeme taahhüdü veya başka bir hukuki dayanak varsa ayrıca incelenir. Önce kesintiyi hangi tarafın yaptığı ve paranın hangi sözleşmeye göre tutulduğu belirlenmelidir.
Teminat mektubu sunmak nakit kesintiyi otomatik çözer mi?
Hayır. Sözleşmede değiştirme hakkı bulunması veya tarafların bu konuda anlaşması gerekir. Sunulan mektubun tutarı, süresi, kapsamı ve ödeme koşulları da kabul edilen güvenceyi karşılamalıdır. İş sahibinin her banka mektubunu kabul etmek zorunda olduğu varsayılamaz. Nakit iadesi ile yeni güvencenin yürürlüğe girişi, belgelerde açıkça ve birbirine uygun biçimde düzenlenmelidir.
İade sırasında bütün alacakların ödendiğini imzalamak riskli mi?
Evet. Belge yalnız alınan tutarı gösteren makbuzdan daha geniş bir ibra içerebilir. Ek iş, faiz veya henüz ödenmemiş hakediş alacağı bulunuyorsa metnin bunları kapsayıp kapsamadığı incelenmelidir. “Nasıl olsa teminat içindi” düşüncesiyle genel ibra imzalanmamalıdır. Hariç tutulan alacaklar ve devam eden uyuşmazlıklar mümkün olduğunca somut kalem ve tutarlarla açıklanmalıdır.
Teminat iade edildiğinde gizli ayıp hakkı biter mi?
Tek başına iade, bütün ayıp haklarının sona erdiğini göstermez. Kabulün etkisi, ayıbın sonradan ortaya çıkması, bildirim ve zamanaşımı koşulları ayrıca değerlendirilir. İmzalanan ibra veya hesaplaşma belgesi de incelenmelidir. Sözleşmedeki teminat süresi ile kanuni ayıp sorumluluğu süresi aynı kavram değildir; birinin bitmesi diğerini her olayda otomatik olarak sona erdirmez.
Teminat kesildiği günden itibaren faiz istenebilir mi?
Her durumda istenemez. Temerrüt faizi bakımından önce iade alacağının vadesi ve borçlunun temerrüde düştüğü tarih belirlenir. Kesinti, sözleşmeye uygun güvence olarak yapılmış ve iade tarihi gelmemiş olabilir. Teminatın elde tutulduğu dönem için ayrıca faiz kararlaştırılmışsa bunun kapsamı ayrı incelenir. Kesinti tarihiyle temerrüt tarihini aynı kabul etmek yanlış hesap doğurabilir.
Teminat alacağında zamanaşımı kaç yıldır?
Hakedişten ayrılan eser bedeli niteliğindeki alacak için kural olarak beş yıllık süre gündeme gelir. Sürenin başlangıcı iade alacağının muacceliyetine göre belirlenmelidir. Her güvence alacağının aynı hukuki niteliği taşıdığı varsayılamaz. Sözleşme, iade koşulu, önceki ödemeler ve zamanaşımını etkileyen işlemler birlikte incelenmeden yalnız kesinti tarihine bakılarak son gün hesaplanmamalıdır (TBK m. 147/6, 149).
Av. İltan Ekmekçioğlu, 17 yıllık hukuk tecrübesine sahip olup İnşaat Hukuku kitabının yazarıdır. İnşaat ve eser sözleşmelerinde hakediş, bedel, teslim ve sorumluluk uyuşmazlıkları üzerine çalışmaktadır.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut uyuşmazlık için sözleşme, hakedişler, kabul belgeleri, kesinti dökümü ve karşılıklı bildirimler birlikte incelenmelidir.

