İçeriğe geç

Cezaevinden Vekâletname Çıkarma: Noter Görüşmesi ve Belgeler

Uygulamada Sıkça Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

Cezaevinden vekâletname çıkarma, yapılacak işin belirlenmesi, gerekli belgelerin hazırlanması ve noter işleminin kurumda gerçekleştirilmesiyle mümkündür. Tutukluluk veya hükümlülük tek başına kişinin bütün işlemleri için vasi atanmasını gerektirmez. Ancak mevcut kısıtlama kararı, ayırt etme gücü ve verilecek yetkinin kapsamı ayrıca incelenir. Noter görüşmesi için kurum ile noterliğin hazırlığı birlikte yürütülmelidir. Yakının telefonla randevu istemesi, vekâletnamenin düzenlendiği anlamına gelmez. Noter, kişinin kimliğini ve gerçek iradesini belirlemeli, işlemin hukuki koşullarını değerlendirmelidir. Eksik belge, sağlık değerlendirmesi veya mahkeme izni gerekiyorsa bunlar tamamlanmadan imza aşamasına geçilemeyebilir. Kurumun görüşmeyi engellemesiyle noterin işlemi yapamaması farklı başvuru yollarını gerektirebilir. İşleme bağlı süreler ayrıca takip edilmelidir.

Cezaevine noter çağırmadan önce yapılacak işi belirleyin

Önce dışarıdaki kişinin tam olarak hangi işi yapacağı yazılmalıdır. Bankadan belirli bir belgeyi almak, taşınmaz satmak ve avukata dava takibi için yetki vermek aynı kapsamda değildir. “Bütün işlerimizi halletsin” açıklaması, kişinin vermek istediğinden geniş yetkiler hazırlanmasına veya gerekli yetkinin metinde bulunmamasına yol açabilir.

İşlemin yapılacağı banka, tapu müdürlüğü veya başka muhataptan hangi iş için hangi bilgilerin gerektiği öğrenilmelidir. Varsa işlem yazısı, dosya numarası ve istenen belge noterliğe iletilir. Muhatabın gönderdiği örnek metin hazırlığı kolaylaştırabilir; fakat kişinin iradesi ve hukuki koşullar incelenmeden aynen kullanılmamalıdır. Noterin görevi, yalnız yakının getirdiği metnin altına imza almak değildir.

Noterlik Kanunu’nun 72. maddesi, ilgilinin kimliği, adresi, işlem yapma yeteneği ve gerçek isteğinin öğrenilmesini gerektirir. Bu nedenle hükümlü veya tutuklu, kime ve hangi sınırlar içinde yetki vereceğini kendisi açıklayabilmelidir. Yakının kolaylık sağlaması, onun adına irade açıklaması anlamına gelmez.

Vekilin bilgileri de baştan kontrol edilmelidir. Benzer isimler veya yanlış kimlik numarası, düzenlenen belgenin kullanılmasını güçleştirebilir. Yetki yalnız belirli dosya, hesap veya taşınmazla ilgiliyse bunları ayırt eden kayıtlar hazırlanır. Gerekmeyen satış, para tahsili veya başka kişiye yetki verme hükümleri sırf hazır metinde bulunduğu için eklenmemelidir.

Tutuklu ve hükümlü vekâletname verebilir mi?

Tutukluluk, kesinleşmiş hapis cezasının infazıyla aynı hukuki durum değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişiyi düzenler. Yalnız tutuklu olmak, bu madde kapsamında kendiliğinden kısıtlanma sebebi sayılmaz. Bununla birlikte kişinin başka bir sebeple verilmiş kısıtlama kararı bulunabilir.

Hükümlünün vekâletname vermesi bakımından da ceza süresine bakılarak otomatik sonuç çıkarılmaz. Güncel 407. maddeye göre kişi, isteği üzerine kısıtlanabilir veya kendisine kayyım atanabilir. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişi ise kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülürse, isteği olmasa da kısıtlanabilir. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.

Dolayısıyla beş yıllık eşik, tek başına otomatik kısıtlama kararı değildir. Kişinin kurumda bulunmasıyla mahkemenin verdiği karar birbirinden ayrılmalıdır. Noterlik hazırlığında varsa mahkeme kararının yalnız ilk sayfası değil, kimin hangi kapsamda görevlendirildiğini gösteren hüküm kısmı da sunulmalıdır.

Fiil ehliyeti, kişinin kendi işlemleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesiyle ilgilidir. TMK’nın 9–16. maddeleri çerçevesinde erginlik, ayırt etme gücü ve kısıtlılık değerlendirilir. Ayırt etme gücü, yapılacak işlemin anlam ve sonuçlarını kavrayabilmeyle bağlantılıdır. Ceza dosyasındaki bir raporun varlığı, her noter işleminin sonucunu tek başına belirlemez.

Eski vasi kararı varsa ne yapılmalı?

  1. ve 471. maddeler, 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmiş ve ilgili değişiklikler 12 Mart 2024’te yürürlüğe girmiştir. Eski düzenlemenin AYM tarafından iptali ile sonradan getirilen hüküm birbirine karıştırılmamalıdır. Güncel işlem, önceki yıllarda yazılmış “bir yıl hapis cezası alan herkese vasi atanır” açıklamasına göre hazırlanamaz.

Öte yandan eski tarihli mahkeme kararını, değişiklik oldu diye yok saymak da doğru değildir. Kararın devam edip etmediği, kaldırılmasına ilişkin yeni karar bulunup bulunmadığı ve temsil yetkisi incelenmelidir. TMK 471, hapis sebebine dayanan vesayetin hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle kendiliğinden kalkmasını düzenler. Bu ifade, cezanın bütün infaz süresinin mutlaka bitmesi şeklinde genişletilmemelidir.

Hapis devam ederken de 471. maddedeki koşullarla vesayetin kaldırılması istenebilir. Beş yıldan az hapis yönünden kişinin istemi; toplam beş yıl veya daha fazla hapis yönünden ise istemle birlikte korunma sebebinin ortadan kalkması önem taşır. Noter görüşmesi talebi, vesayet makamının değerlendirmesi gereken bu meseleyi kendiliğinden çözmez.

Vasi veya kayyım işlemi nasıl etkiler?

Vasi, görev kapsamı içinde yasal temsilcidir. Kayyım ise belirli bir iş veya malvarlığı yönetimi için görevlendirilebilir; kayyım atanması tek başına kişinin fiil ehliyetini etkilemez. Bu ayrım TMK 403 ve 458’de yer alır. Belgede yalnız “temsilci atandı” yazılması yeterli değildir; görevin sınırları görülmelidir.

Kısıtlı kişinin her beyanının mutlaka sonuçsuz olduğu veya vasinin her işlemi izinsiz yapabileceği de söylenemez. TMK 451’de yasal temsilcinin rızası veya sonraki onayı, 448 ve 462’de temsil ve gerekli izinler düzenlenir. Örneğin taşınmaz işlemi söz konusuysa asıl işlemin mahkeme izni gerektirip gerektirmediği ayrıca incelenir. Bir vekâletname düzenlenmesi, gerekli mahkeme izninin yerine geçmez.

Noter görüşmesi kurumda nasıl hazırlanır?

Noterlik Kanunu’nun 83. maddesi, işlemin noterlik dairesinde yapılmasının gecikmeye veya başka bir zorluğa yol açtığı durumda, sebebi işlem belgesinde gösterilerek daire dışında işlem yapılmasına imkân verir. Bu hüküm, kurumda noter işlemi yapılabilmesinin hukuki dayanaklarından biridir. Kişinin mutlaka noterlik binasına götürüleceği varsayılmamalıdır.

Hazırlık, kurumun ilgili birimi ile noterlik arasında gerekli koordinasyon sağlanarak yürütülür. Hükümlü veya tutuklu, yapılmasını istediği işlemi kurumuna yazılı olarak bildirebilir. Yakını da noterliğe işin konusunu ve kişinin bulunduğu kurumu açıklayarak belge, ücret ve uygun zaman bilgisi alabilir. Ancak tek bir telefon görüşmesiyle kesin tarih oluştuğu kabul edilmemelidir.

Kurum adı, kişinin kimlik bilgileri ve varsa nakil durumu doğrulanmalıdır. Aynı yerleşkede farklı infaz kurumları bulunabilir. Noter gelmeden önce başka kuruma nakil olmuşsa önceki hazırlığın yeni kurumla yeniden değerlendirilmesi gerekir. Görüşme talebinin kayıt numarasını almak, sonradan hangi aşamada gecikme yaşandığını göstermeye yardımcı olur.

Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in 22. maddesine göre noter görüşmesi, meslek kimliği gösterilerek ve görevle ilgili olmak koşuluyla tatil günleri dışında, çalışma saatleri içinde yapılır. Kuruma özgü kesin randevu saati ayrıca öğrenilmelidir. Ailenin olağan görüş gününün gelmesi beklenerek hazırlık ertelenmemelidir.

Noterin mesleki görüşmesi, arkadaş için kullanılan üç kişilik ziyaretçi kaydıyla aynı işlem değildir. Yakınların ayrıca görüşe gelmesi söz konusuysa cezaevi ziyaretçi listesine ilişkin kurallar kendi koşullarıyla değerlendirilir. Noterle aynı gün kuruma gelmek, yakının noter görüşmesine katılma hakkı bulunduğunu göstermez.

Hangi belgeler hazırlanmalı?

Belge listesi, verilecek yetkiye ve kişinin hukuki durumuna göre değişir. Her dosya için aynı sayıda fotoğraf veya aynı tür sağlık raporu gerektiğini söylemek doğru olmaz. Noterlikten ön bilgi alınarak şu belgeler hazırlanabilir:

  • Kimlik tespitine uygun belge: Kişinin doğru tanınmasını sağlar. Kimlik belgesi kurumda muhafaza ediliyorsa nerede bulunduğu bildirilir; kabul edilecek belge noterlikle önceden görüşülür.
  • Vekil olacak kişinin bilgileri: Yetkinin doğru kişiye verilmesini sağlar. Avukat için ilgili mesleki bilgiler, diğer kişiler için kimlik bilgileri eksiksiz iletilir.
  • İşleme ilişkin kayıtlar: Banka yazısı, hesap veya dosya numarası, taşınmaz bilgileri gibi belgeler yetkinin kapsamını belirlemeye yarar. Her işlem için bunların hepsi gerekmez.
  • Varsa kısıtlama, vasi veya kayyım kararı: Kişinin hukuki durumunu ve temsilcinin görevini gösterir. Sonraki kaldırma veya değişiklik kararı da eklenmelidir.
  • Gereken mahkeme izni: Asıl işlem bakımından izin zorunluysa, vekâletnameyle aşılamayan bu koşulun karşılandığını gösterir.
  • Gerektiğinde fotoğraf ve sağlık raporu: Fotoğraf, belirli işlemlerin şekil koşuludur. Rapor ise işlem ehliyetine ilişkin değerlendirmeye hizmet eder; birbirinin yerine geçmez.
  • Son tarihi gösteren belge ve başvuru kaydı: Talebin neden zamanında karşılanması gerektiğini, ne zaman iletildiğini ve gecikmenin sonuçlarını açıklar.

Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 90–93. maddeleri, kimlik, yetenek, temsil belgeleri ve fotoğraf konusunda düzenlemeler içerir. Kimlik tespiti bakımından her durumda yalnız tek tür belge kabul edildiği söylenmemelidir. Eldeki belgenin yeterliliğini noter değerlendirir; fotokopi gönderilmiş olması asıl işlem için yeterlilik garantisi değildir.

Tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnamelerde düzenleme biçimi ve fotoğraf özellikle önemlidir. Noterlik Kanunu 89 ile Yönetmelik 93 birlikte dikkate alınmalıdır. Fotoğrafın sayısı ve hazırlanışına ilişkin ayrıntılar noterlikten öğrenilir. Belgeleri toplayan yakının bir internet listesindeki sayıyı bütün işlemlere uygulaması gereksiz gecikme yaratabilir.

Sağlık raporu, tercüman veya tanık ne zaman gerekir?

Noterlik Kanunu Yönetmeliği 91’e göre yaşlılık, hastalık, dış görünüş veya bu konudaki bildirim nedeniyle işlem yapma yeteneğinden şüphe edilmesi hâlinde doktor raporuyla değerlendirme yapılır. Bu düzenleme, belirli bir yaşı geçen herkes için otomatik rapor zorunluluğu kuran bir ifade olarak aktarılmamalıdır. Rapor istenmişse hangi değerlendirmeye ihtiyaç duyulduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.

Kurumdaki kişinin sağlık değerlendirmesine erişmesi gerekiyorsa revir başvurusu ve gereken sevk süreci ayrıca yürütülür. Önceki raporlar ve kullanılan ilaçlara ilişkin kayıtlar değerlendirmeyi kolaylaştırabilir. Cezaevinde hastaneye sevk süreci ile noter işleminin tamamlanması farklı aşamalardır; hastane randevusu alınması tek başına vekâletnameyi hazır hâle getirmez.

Türkçe bilmeyen kişi için yeminli tercüman, okuma veya yazma imkânı bulunmayan kişinin düzenleme işleminde ise kanundaki tanık usulü gündeme gelebilir. İşitme, konuşma veya görme engeli bakımından da Noterlik Kanunu 73’te özel hükümler vardır. Yakının tercüme yapabileceği veya her yakının tanık olabileceği varsayılmamalıdır. İhtiyaç önceden noterliğe bildirilerek uygun katılım hazırlanır.

İmza atamama da bütün noter işlemlerinin yapılamayacağı anlamına gelmez. Kanunun 75. maddesindeki işaret, mühür veya parmak izi usulleri değerlendirilebilir. Önemli olan, kişinin isteğinin anlaşılması ve işlem türüne uygun şeklin sağlanmasıdır. Noter gelmeden bu ihtiyacın bildirilmesi, görüşmenin eksik hazırlık nedeniyle sonuçsuz kalmasını önleyebilir.

Görüşmenin gizliliği ve imza aşaması

5275 sayılı Kanun’un 59/2. maddesi, noterle görüşmenin konuşulanların duyulamayacağı, güvenlik nedeniyle görülebileceği biçimde yapılmasını düzenler. Ziyaret Yönetmeliği’ndeki açık görüş ve idarenin gözetimi ifadeleri, olağan olarak konuşmanın dinlenebileceği anlamına gelmez. Tutuklular yönünden aynı Kanun’un 116. maddesindeki atıf ve tutuklulukla bağdaşma koşulu dikkate alınır.

Noter, yetki verenin gerçek isteğini kendisinden öğrenmelidir. Hazırlanan metin okunmalı, kişinin anlamadığı ifadeler açıklanmalıdır. Düzenleme şeklindeki işlemlerde tutanağın okunması ve isteğe uygunluğunun belirtilmesi Noterlik Kanunu 86’da düzenlenir. Görüşme kısa sürsün diye anlaşılmayan veya istenmeyen yetkilerin kabul edilmesi doğru değildir.

İşlem tamamlandığında noterlik adı, tarih ve yevmiye numarası kaydedilmelidir. Hangi örneğin kime teslim edileceği ve işlemi yapacak kuruma nasıl ulaştırılacağı da belirlenir. Yakının elindeki imzasız taslak veya telefona gönderilmiş görüntü, her durumda kullanılabilir noter örneğinin yerini tutmaz. Belgenin kullanılacağı muhatabın kabul edeceği biçim önceden öğrenilmelidir.

Cezaevinde noter ücreti nasıl öğrenilir?

Cezaevinde noter ücreti için işlemden bağımsız tek bir tutar vermek yanıltıcıdır. Noterlik Kanunu 112’de ücret tarifesi ve daire dışına gidilmesiyle ilgili yol ödeneği düzenlenir. İşlemin türü, örnek sayısı ve gerekli ek hizmetler toplam gideri etkileyebilir. Güncel tutar ve ödeme yöntemi, işlemi yapacak noterlikten öğrenilmelidir.

Noterlikten yalnız “toplam ne kadar” diye sormak yerine hangi işlem için hesap yapıldığı açıklanmalıdır. Tercüman veya başka gider gerekiyorsa bunların da nasıl karşılanacağı belirlenir. Ödeme belgesi saklanır. Kurum hesabından ödeme yapılması düşünülüyorsa bunun yöntemi kurumdan doğrulanmalı; yakının para yatırmasıyla ödemenin kendiliğinden gerçekleştiği varsayılmamalıdır.

Kişinin hesabındaki paraya erişim sorunu ayrıca ortaya çıkabilir. Bu durumda cezaevi emanet para hesabına ilişkin kayıtlar incelenir. Noter ücretinin niteliği hakkında bilgi almak ile kurumda kullanılabilir bakiyeyi doğrulamak farklı hazırlıklardır. Belgesiz ödeme talepleri karşısında noterlik ve işlem bilgileri kontrol edilmelidir.

Noter görüşmesi engellenirse hangi yola başvurulur?

Önce işlemin neden tamamlanmadığı belirlenmelidir. Kurum görüşmeye izin vermiyor olabilir, noter kimlik veya ehliyet belgesini yetersiz bulabilir ya da vesayet makamından izin gerekebilir. Bu durumların hepsini aynı dilekçeyle infaz hâkimliğine taşımak doğru değildir. Başvuruda hangi makamın hangi işleminden şikâyet edildiği açıkça gösterilmelidir.

Kurumun işlem veya faaliyetiyle ilgili hukuka aykırılık iddiasında 4675 sayılı Kanun’un 2, 4 ve 5. maddeleri kapsamında infaz hâkimliğine şikâyet değerlendirilebilir. Dilekçeye noter görüşmesi talebi, teslim kaydı, varsa ret cevabı ve işlemin gecikmesinden doğacak zararı gösteren belge eklenir. Sadece “noter gelmedi” demek, aksamanın kaynağını açıklamayabilir.

Şikâyet, öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde işlem veya faaliyetten itibaren otuz gün içinde yapılır. Başvuru doğrudan infaz hâkimliğine veya Cumhuriyet başsavcılığı ya da kurum müdürlüğü aracılığıyla yapılabilir. Kanunda sayılan yakınlar, müdafi ve kanuni temsilci de kendi başvuru sıfatları çerçevesinde şikâyet edebilir; herhangi bir yakının otomatik yetkili olduğu düşünülmemelidir.

Başvuru işlemi kendiliğinden durdurmaz. Kanunun 5. maddesindeki koşullarla erteleme veya durdurma istenebilir; giderilmesi güç veya imkânsız sonuç ile açık hukuka aykırılık birlikte açıklanmalıdır. Noter randevusu istenmesi de vekâletnamenin kullanılacağı başka dosyadaki süreyi kendiliğinden durdurmaz. Yaklaşan son tarih, hem hazırlıkta hem hukuki başvuruda ayrı takip edilmelidir.

İşlemSüre veya koşulBaşlangıçÖnemli ayrımDayanak
Noter görüşmesiTatil dışında çalışma saatlerinde, görevle ilgili görüşmeKurum ve noterlik hazırlığıHer kurum için aynı randevu saati yokturZiyaret Yönetmeliği 22
Kurum işlemine şikâyet15 gün; işlemden itibaren en çok 30 günÖğrenme ve işlem tarihleri ayrı belirlenirNoterin kendi değerlendirmesi otomatik olarak bu yola girmez4675 m5
Aracı makama verilen şikâyetin gönderilmesiHemen, en geç 3 günBaşvurunun alınmasıBaşvuranın 15/30 günlük süresinin yerine geçmez4675 m5
İnfaz hâkimliği kararına itiraz2 haftaTebliğ1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için; eski kararların geçiş kuralı ayrıca değerlendirilir4675 m6 ve geçici1

İnfaz hâkimliği kararına itirazı ilgili ağır ceza mahkemesi inceler. Buna karşılık vasi kararının kapsamı ve gereken vesayet izni vesayet hükümleriyle değerlendirilir. Noter işleminin yapılamamasına karşı izlenecek yol da gerekçeye göre ayrıca belirlenmelidir. Kurumun engeli kaldırıldığında dahi eksik kimlik, temsil veya izin belgesinin tamamlanması gerekebilir.

Görüşme öncesi son kontrol

Randevu kesinleştiğinde hazırlığı yapan kişi ile kurumda bulunan kişinin aynı işlemi anladığından emin olunmalıdır. Son kontrol şu sorular üzerinden yapılabilir:

  • Yetki verilecek kişi ve yapılacak iş değişti mi? Değiştiyse eski taslak noterliğe güncelmiş gibi gönderilmemelidir.
  • Kimlik veya mahkeme kararının yalnız görüntüsü mü iletildi? İşlem sırasında gerekli belgenin nerede bulunacağı belirlenmelidir.
  • Tercüman, tanık veya rapor ihtiyacı noterliğe bildirildi mi? Bunların randevu günü fark edilmesi işlemi geciktirebilir.
  • Kişi başka kuruma nakledildi mi? Noterlik ve yeni kurumun hazırlığı yeniden eşleştirilmelidir.
  • Belgenin tesliminden sonra asıl işlemi kim takip edecek? Vekâletname hazırlandığında banka, tapu veya dosya işleminin kendiliğinden tamamlanmayacağı unutulmamalıdır.

İki varsayımsal örnek

Belirli banka belgesi için yetki vermek isteyen tutuklu

Tutuklu A, kardeşinin bankadan belirli hesap hareketlerini almasını istemektedir. Hakkında bilinen bir kısıtlama kararı yoktur. Ailenin hazırladığı metinde satış ve para tahsili yetkileri de bulunmaktadır. Noter görüşmesinden önce bankanın istediği belge ve hesap bilgisi alınarak A’nın gerçekten vermek istediği yetki açıklığa kavuşturulmalıdır.

Sonucu değiştiren olgu, yalnız tutukluluk değil, kişinin ehliyeti ve yetkinin kapsamıdır. Bankanın yazısı işlemin amacını, varsa mahkeme kararı ise temsil durumunu gösterir. Kardeşin hazırladığı geniş metin, A’nın özgür iradesinin yerine geçmez. Yetkinin düzenlenmesi, bankanın diğer işlem koşullarının tamamlandığı garantisini de vermez.

Eski vasi kararı bulunan hükümlünün taşınmaz işlemi

Toplam altı yıl kesinleşmiş hapis cezasını çekmekte olan B adına geçmişte vasi atanmıştır. B’nin yakını, kanun değiştiğini söyleyerek bu kararı noterliğe sunmadan satış vekâletnamesi hazırlatmak istemektedir. Önce güncel mahkeme kayıtları, eski kararın kapsamı ve varsa kaldırma kararı alınmalıdır.

Altı yıllık ceza tek başına bugünkü işlemin cevabı değildir. Ancak mevcut vesayet kararı da görmezden gelinemez. Taşınmaz bilgileriyle birlikte temsil ve gerekli izin koşulları incelenir. Noterin kuruma gelmesi bütün bu eksikleri gidermeyeceğinden, belge kontrolü randevudan önce yapılmalıdır. İzin verilen görüşme ile geçerli satış işlemi ayrı aşamalardır.

Sıkça sorulan sorular

Tutuklu vekâletname verebilir mi?

Tutukluluk tek başına vekâletname düzenlenmesini engellemez. Kimlik, işlem ehliyeti, varsa kısıtlama kararı ve verilecek yetki noter tarafından değerlendirilir. TMK 407’deki kesinleşmiş hapis hükmü yalnız tutuklu olana otomatik uygulanmaz.

Her hükümlü için önce vasi atanması gerekir mi?

Hayır. Güncel TMK 407’de isteme bağlı kısıtlama veya kayyım ile beş yıl ve üzerindeki hapis bakımından korunma ihtiyacına dayanan kısıtlama ayrılır. Mevcut bir karar varsa onun kapsamı ayrıca incelenmelidir.

Yakınım benim yerime vekâletnameyi imzalayabilir mi?

Yakınlık, başkası adına imza yetkisi vermez. Kişiyi temsil eden bir vasi veya başka yetkili varsa, temsil belgesi ve gereken izinler değerlendirilir. Hazırlık için noterliğe gitmek, temsil yetkisi bulunduğu anlamına gelmez.

Avukatla görüşmek için önce noter vekâletnamesi mi çıkarılmalı?

Savunma görüşmesi ile noter vekâletnamesinin düzenlenmesi ayrı konulardır. Şüpheli veya sanığın müdafiiyle görüşmesinde vekâletname aranmamasına ilişkin güvence için avukatla görüşme hakkı incelenebilir. Bu güvence, avukata yaptırılacak her farklı işlemin belge koşullarını ortadan kaldırmaz.

Noter hafta sonu cezaevine gelebilir mi?

Ziyaret Yönetmeliği 22, noter görüşmesini tatil günleri dışında çalışma saatleri içinde düzenler. Dışarıdaki nöbetçi noter hizmeti, kurumda her saat görüşme yapılacağı anlamına gelmez. Uygun gün ve saat kurum ile noterlikten doğrulanmalıdır.

Her vekâletnamede fotoğraf gerekir mi?

Fotoğraf gerekliliği işlemin türüne bağlıdır. Tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnameler Yönetmelik 93’teki zorunluluk kapsamındadır. Diğer işlemlerde de noterin değerlendirmesi ve ilgili özel koşullar dikkate alınır.

Sağlık raporu olmadan işlem yapılamaz mı?

Herkes için genel bir rapor zorunluluğu yoktur. İşlem yapma yeteneği konusunda yönetmelikte belirtilen şüphe veya bildirim varsa doktor raporu gündeme gelir. Önceki bir raporun yeterliliği noterle görüşülmelidir.

Noterin gelmesini beklerken dava süresi durur mu?

Noter görüşmesi istemek, başka bir yargısal veya hukuki işlem süresini kendiliğinden durdurmaz. Süreye bağlı işlem ayrıca değerlendirilmelidir. Son tarihi gösteren belge, hazırlığın aciliyetini açıklamak için de saklanmalıdır.

Hazırlanan vekâletnamenin yanlış kullanıldığından şüphelenirsem ne yapmalıyım?

Önce noterlik örneği ve belgenin kullanıldığı işlem kaydı karşılaştırılmalıdır. Yetkinin aşılması, belgenin değiştirilmesi ve imzanın sahte olması farklı sorunlardır. Sahte imza iddiasında belgenin korunması ve başvuru yolları ayrıca değerlendirilir.

Tahliye olunca vasi kararı için hangi belgeye bakılır?

Kısıtlamanın hangi sebebe dayandığı ve hapis hâlinin hukuka uygun sona erip ermediği kontrol edilir. Tahliye kaydı ile mahkeme kararları birlikte incelenmelidir. Başka bir kısıtlama sebebi varsa yalnız cezaevinden çıkılmış olması bütün temsil sorunlarını çözmez.

 

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Somut işlem, kişinin hukuki durumu, ilgili mahkeme kararları, noterlik belgeleri ve uygulanacak sürelerle birlikte değerlendirilmelidir.

cezaevinde noter görüşmesicezaevinden vekâletname çıkarmahükümlü haklarıinfaz hâkimliğiTutukluluk
Önceki yazı
Trafik Kazasında Yaralandım: Şikâyet, Uzlaşma ve Tazminat Hakları
Sonraki yazı
Bahis Dosyasında Müsadere ve El Konulan Paranın İadesi
IMG_0948-2

İlgili Yazılar

Ekim 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031