Cezaların Toplanması (İçtima): Karar, Yetkili İnfaz Hâkimliği ve İtiraz

Cezaların toplanması, bir kişi hakkında kesinleşmiş birden fazla mahkûmiyetin, koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanabilmesi için birlikte değerlendirilmesidir. Uygulamada infazda içtima denilen bu işlemde her ceza hukuki varlığını korur. Toplama kararını, 5275 sayılı Kanun’un özel yetki kurallarına göre belirlenen infaz hâkimliği verir. Sonuç yalnız ceza sürelerini aritmetik olarak eklemekten ibaret değildir; suç tarihleri, infaz rejimleri, önceki infaz ve mahsup kayıtları da önemlidir. Karara karşı itiraz mümkündür. Bununla birlikte toplama kararına itiraz, infaz savcılığının işlemine şikâyet ve mahkûmiyet hükmüne başvuru farklı yollardır. Doğru yol, eldeki belgenin kim tarafından verildiği ve hangi hatanın ileri sürüldüğü belirlenerek seçilir.
Toplama kararı neyi değiştirir?
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99. maddesi, her cezanın bağımsızlığını koruduğunu açıkça düzenler. Birden fazla kesinleşmiş hüküm bulunması hâlinde, 107. maddedeki koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanması yönünden toplama kararı istenir. Dayanak: 5275 sayılı Kanun m.99.
Bu nedenle üç ayrı mahkûmiyetin toplanması, kişinin tek suçtan mahkûm olduğu anlamına gelmez. Karar, önceki hükümlerin gerekçelerini yeniden kurmaz, suç tarihlerini değiştirmez ve mahkûmiyetlerden birini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Her ilamın hangi cezayı içerdiği görülebilir durumda kalmalıdır. İlam, mahkeme kararının infaza esas alınan resmî örneğidir.
Pratikte kontrol edilmesi gereken iki ayrı belge vardır: Cezaların hangi hükümlerden oluştuğunu gösteren toplama kararı ve infaz tarihlerinin hesabını gösteren müddetname. Toplam süre doğru olsa bile müddetnamedeki başlangıç, mahsup veya infaz rejimi yanlış olabilir. Tersine, hesaplama yöntemi doğru görünürken toplama listesine yanlış ilam eklenmiş olabilir.
Tahliye tarihleri arasındaki farklar ve genel hesaplama esasları için infaz hesabı, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik rehberine bakılabilir.
Suçların içtimaı ile infazda toplama aynı işlem midir?
Türk Ceza Kanunu’nun 42, 43 ve 44. maddeleri; bileşik suç, zincirleme suç ve fikrî içtima konularını düzenler. Bu hükümler, fiillerin hukuki değerlendirmesi ve hükmedilecek cezanın belirlenmesi aşamasına ilişkindir. Örneğin tek fiilin birden fazla farklı suçu oluşturması, TCK 44 bakımından değerlendirilir. Dayanak: TCK m.42–44.
İnfazda toplama ise kesinleşmiş cezalar üzerinden yürür. “Bu suçlar zincirleme suç sayılmalıydı” iddiası, sırf toplama işlemi sırasında ileri sürülerek kesinleşmiş mahkûmiyetlerin yeniden yargılanmasını sağlamaz. Hükmün esasına ilişkin hukuki yol ayrıca belirlenmelidir.
Bu ayrım dilekçenin amacını da belirler. Bir ilamın iki kez hesaba katılması toplama veya infaz hesabıyla ilgilidir. Mahkemenin suç vasfını yanlış belirlediği iddiası ise başka bir inceleme gerektirir. İki sorunun aynı dosyada bulunması, aynı başvuruyla aynı merci tarafından çözülecekleri anlamına gelmez.
Suçların içtimaına ilişkin kavramları karşılaştırmak için fikri içtima (TCK 44) yazısındaki fiil sayısı, zincirleme suç ve bileşik suç açıklamalarını inceleyebilirsiniz.
Hangi cezalar toplama incelemesine alınır?
İlk kontrol, mahkûmiyetlerin kesinleşip kesinleşmediğidir. 5275 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre kesinleşmemiş mahkûmiyet hükümleri infaz edilemez. Bu nedenle yalnız ceza verilmiş olması yeterli değildir; kararın kanun yolu durumu ve kesinleşme şerhi görülmelidir. Şerhle dosyanın gerçek durumu arasında uyuşmazlık varsa bu da açıklığa kavuşturulmalıdır.
Toplama dosyasındaki her ceza için hüküm tarihi, suç tarihi, kesinleşme tarihi, ceza türü ve miktarı ayrı gösterilmelidir. Yalnız adli sicil kaydıyla yetinmek sağlıklı değildir. Sicilde yer alan kayıt, infazın hangi aşamada bulunduğunu veya o cezanın daha önce ne ölçüde yerine getirildiğini tek başına açıklamayabilir.
Adli para cezasından çevrilen hapis
5275 m.99, adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezalarının da toplama kararına alınmasını öngörür. Ancak m.106/9 gereğince bu hapsin infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla toplama listesinde bulunması, bu cezanın diğer hapis cezalarıyla aynı indirim oranına tabi olması sonucunu doğurmaz.
Her ödenmemiş para cezasını doğrudan bu kapsama almak da doğru değildir. Çevirme ve infaz aşaması incelenmelidir. Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevirme yasağı ayrıca gözetilir. Dayanak: 5275 m.99 ve m.106/3–4, 9.
Hapis cezasının başlangıçta para cezasına çevrilmesiyle, ödenmeyen adli para cezasının infazındaki süreç arasındaki fark için hapis cezasının para cezasına çevrilmesi ve erteleme yazısı yardımcı olabilir.
Toplama kararını hangi infaz hâkimliği verir?
5275 m.101/2, cezaların toplanması için özel bir yetki sırası belirler. Genel kural, en fazla cezaya hükmetmiş mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğinin karar vermesidir. Bu nedenle yalnız hükümlünün kaldığı cezaevine veya ikamet adresine bakılarak merci seçilmemelidir.
| Dosyanın durumu | Yetkili infaz hâkimliği | Kontrol edilecek belge |
|---|---|---|
| Farklı miktarlarda cezalar bulunması | En fazla cezaya hükmeden mahkemenin bulunduğu yer | Hüküm fıkraları ve ceza miktarları |
| Bu ölçüte göre birden çok hâkimliğin yetkili olması | Son hükmü veren mahkemenin bulunduğu yer | Hüküm tarihleri |
| En fazla cezanın Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi | Ankara infaz hâkimliği | Yargıtayın hangi sıfatla hüküm verdiği |
| En fazla cezanın bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi | Bölge adliye mahkemesinin bulunduğu il infaz hâkimliği | Kararın niteliği |
| En fazla cezanın bölge adliye mahkemesince duruşma açılarak verilmesi | Hükmü kaldırılan ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği | Kaldırılan hüküm ve yeni karar |
“Son hüküm” ile “en son kesinleşen hüküm” aynı bilgi değildir. Yetki incelemesinde kanunun esas aldığı hüküm verme tarihi ile kesinleşme tarihinin birbirine karıştırılmaması gerekir. Bölge adliye mahkemesinin dosyayı incelemiş olması da tek başına tablodaki özel seçeneklerden hangisinin uygulanacağını göstermez. Kararın türü okunmalıdır. Dayanak: 5275 m.101/2.
Karar duruşma yapılmadan mı verilir?
5275 m.101/1 uyarınca, 98–100. maddeler kapsamındaki kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karardan önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı bildirmeleri istenebilir. Her toplama dosyası için duruşma günü beklemek bu nedenle doğru değildir.
Dosya üzerinden inceleme, belgelerin önemini artırır. Yanlış olduğunu düşündüğünüz satırı, ilgili ilamla eşleştirerek açıklamak yararlıdır. “Cezam fazla hesaplandı” yerine, örneğin aynı kararın iki ayrı infaz numarası altında tekrarlandığını göstermek, incelemenin konusunu somutlaştırır.
Kararın yalnız toplam ceza kısmını okumak yeterli olmaz. Hangi mahkemenin hangi kararının hesaba alındığı, sürelerin doğru aktarılıp aktarılmadığı ve para cezasından çevrilen hapsin ayrı tanımlanıp tanımlanmadığı da incelenmelidir. Karar örneği eksikse, dayanak ilamlarla birlikte tam örneğin temini istenebilir.
Başvuru için hangi belgeler hazırlanmalı?
Belgeleri tek bir dosyada, ilam sırasına göre düzenlemek karşılaştırmayı kolaylaştırır:
- Mahkûmiyet kararları ve kesinleşme şerhleri: Her cezanın miktarını ve infaz edilebilirliğini gösterir.
- Önceki ve yeni toplama kararları: Hangi ilamın eklendiğini, çıkarıldığını veya tekrarlandığını karşılaştırmayı sağlar.
- Güncel ve önceki müddetnameler: Tarihlerdeki değişimin kaynağını ortaya koyar.
- İnfaz kayıtları: Cezaevine giriş, çıkış ve daha önce yerine getirilen sürelerin incelenmesi için gereklidir.
- Gözaltı ve tutukluluk belgeleri: Mahsup edilecek sürelerin başlangıç ve bitişini gösterir.
- Tebligat belgeleri: İtiraz süresinin takibi için karar örneğinden ayrı saklanmalıdır.
- Varsa ödeme ve çevirme belgeleri: Adli para cezasından kaynaklanan hapsin durumunu açıklar.
Eksik belgeye ulaşmak için yürütülen yazışma, kanun yolu süresini kendiliğinden uzatmaz. Süre işlerken eldeki bilgilerle başvurunun yapılması ve eksik kaydın ilgili makamdan istenmesinin talep edilmesi değerlendirilmelidir. Başvuru tarihi ve kayıt numarası mutlaka korunmalıdır.
Toplama kararına nasıl itiraz edilir?
5275 m.101/3, toplama kararına karşı itiraz yolunu açık tutar. İnfaz hâkimi kararlarına ilişkin 4675 sayılı Kanun m.6/5’te güncel itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır. İtirazı, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi inceler. Dilekçe, CMK m.268’deki usule göre kararı veren mercie sunulur. Dayanak: 4675 m.6 ve CMK m.268.
CMK m.268, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde öğrenme tarihinden başlayan genel itiraz kuralını düzenler. Bu nedenle belgenin türü ve uygulanacak özel hüküm belirlenmeden bütün infaz başvuruları için tek başlangıç tarihi kullanılmamalıdır. Kararı öğrenmişseniz tebligat tartışmasının çözülmesini bekleyerek başvuruyu geciktirmemek önemlidir.
İki haftalık süre, 7499 sayılı Kanun ile getirilmiştir. İnfaz hâkimi kararlarına ilişkin bu değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Daha önce verilen kararlar bakımından eski hükümler geçerlidir. Karar tarihiyle tebliğ tarihinin ayrı kaydedilmesinin bir nedeni de budur. Dayanak: 7499 m.37/2, geçici m.1 ve m.40.
Hafta olarak belirlenen sürenin sonu, CMK m.39’a göre tebligat gününün son haftadaki isim itibarıyla karşılığı olan gündür. Son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü biter. Tebligatın usulüne uygunluğu ve elektronik tebligatın hukuki tarihi, somut kayıt üzerinden kontrol edilmelidir.
Dilekçede hangi noktalar açıklanmalı?
Kararı veren infaz hâkimliği, kararın tarih ve numarası, tebliğ tarihi ve itiraz edilen bölüm açıkça yazılmalıdır. Ardından hatanın hangi belgeyle ortaya konulduğu ve hangi düzeltmenin istendiği belirtilmelidir. Başka kişiye ait ilam, kesinleşme durumu, tekrar eden kayıt ve yanlış aktarılan ceza miktarı farklı itiraz nedenleridir.
İtiraz mercii incelemesine elverişli bir karşılaştırma hazırlanmalıdır. Her iddia için uzun bir hukuki anlatım yerine, tartışılan kayıt ile doğru olduğu ileri sürülen belge yan yana gösterilebilir. Mahkûmiyetin esasına yönelik talepler, toplama kararındaki hesap veya kapsam hatasıyla karıştırılmamalıdır.
İnfaz işlemine şikâyet ile toplama kararına itiraz nasıl ayrılır?
İnfaz savcılığının kararına veya infaz işlemine yönelik şikâyet, 4675 m.5 kapsamında değerlendirilir. Burada süre, işlemin öğrenilmesinden itibaren 15 gün, her durumda yapılmasından itibaren 30 gündür. Bu süreler, infaz hâkimliğinin verdiği karara karşı iki haftalık itiraz süresinin yerine geçmez.
| İşlem | Süre veya şart | Başlangıç | Önemli ayrım | Dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Toplama kararı verilmesi | Kesinleşmiş cezalar ve toplama koşulları | İlamların infaz durumuna göre | Başlangıç talebine, karara itiraz süresi doğrudan uygulanmaz | 5275 m.99–101 |
| İnfaz hâkimi kararına itiraz | Güncel kural iki hafta | Tebliğ | 1 Haziran 2024 öncesi kararlar için geçiş hükmü incelenir | 4675 m.6; 7499 geçici m.1 |
| İnfaz karar veya işlemine şikâyet | Öğrenmeden itibaren 15, işlemden itibaren en fazla 30 gün | Öğrenme ve işlem tarihleri ayrı | Başvuru infaz hâkimliğine yapılır | 4675 m.5 |
| Çektirilecek cezanın hesabındaki duraksamanın giderilmesi | Somut hesap sorunu gösterilmeli | Duraksamanın ortaya çıkması | İşlemin niteliğine göre diğer başvuru süreleri ayrıca korunmalı | 5275 m.98/1-b |
| İtiraz sırasında infazın geri bırakılması | Ayrı karar gerekir | İlgili talep ve değerlendirme | Başvuru kendiliğinden durdurmaz | CMK m.269 |
Başvurunun adını yalnız “müddetnameye itiraz” koymak, doğru merci ve süre incelemesinin yerine geçmez. Hatanın toplama kararından mı, savcılık işleminden mi yoksa hükmün yorumundan mı kaynaklandığı belirlenmelidir. Hükmün yorumunda duraksama bakımından 5275 m.98/1-a hükmü veren mahkemeyi; çektirilecek cezanın hesabında duraksama bakımından m.98/1-b infaz hâkimliğini gösterir.
Başvuru infazı durdurur mu?
CMK m.269’a göre itiraz, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Kararı veren makam veya inceleme mercii geri bırakma kararı verebilir. 5275 m.98 kapsamındaki başvurularda da otomatik erteleme yoktur; mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre erteleme ya da durdurma kararı verebilir.
4675 m.5 kapsamındaki şikâyette ise karar veya işlemin açıkça hukuka aykırı olması ile giderilmesi güç veya imkânsız sonuç doğması koşulları birlikte değerlendirilir. Bu başvuruların dayanakları birbirine taşınmamalıdır. Talep varsa hangi işlemin, hangi nedenle durdurulmasının istendiği ve bunu destekleyen belgeler açıklanmalıdır.
Çağrıya uyma, teslim veya devam eden yükümlülükler bakımından “dilekçe verdim” düşüncesiyle hareket edilmemelidir. Durdurma talebi ile verilmiş bir durdurma kararı farklıdır. Sonuç, dosyadaki resmî karardan öğrenilmelidir.
Yeni bir ilam gelirse veya bir ceza değişirse ne olur?
Sonradan kesinleşen bir mahkûmiyet, toplama kararının ve infaz hesabının yeniden ele alınmasını gerektirebilir. Önceki toplama kararının çözülmesi ve yeni ilamlar üzerinden karar kurulması bu çerçevede gündeme gelir. Yeni kararın eski listedeki bütün kalemleri doğru taşıdığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Bu işlem, daha önce yerine getirilmiş infaz sürelerinin yok olduğu anlamına gelmez. Hangi sürenin hangi ceza için dikkate alındığı kayıtlarla belirlenir. Gözaltı ve tutukluluk gibi özgürlüğü sınırlayan sürelerin mahsubu TCK m.63 kapsamında ayrıca incelenir. Aynı sürenin iki kez düşülmesi de düşülmesi gereken sürenin atlanması da önlenmelidir.
Toplama, cezaların suç tarihlerini ve özel infaz kurallarını ortadan kaldırmaz. Birden fazla cezanın toplamına gelişigüzel tek oran uygulamak güvenilir değildir. Denetimli serbestlik devam ederken önceki bir suçun cezasının kesinleşmesi için denetimdeyken eski ceza gelmesi yazısı ayrı bir açıklama sunar.
İki varsayımsal örnek
Örnek 1: Aynı ilamın iki kez görünmesi
Bir kişinin kesinleşmiş iki ilamında sırasıyla iki yıl ve bir yıl hapis cezası bulunduğunu varsayalım. Toplama kararında iki yıllık ilam yanlışlıkla iki ayrı satırda yer almış ve toplam beş yıl gösterilmiş olsun. İncelemenin ilk konusu koşullu salıverilme oranı değil, listede aynı mahkûmiyetin tekrar edip etmediğidir.
İtirazda her iki satırın mahkeme, esas ve karar numarası karşılaştırılır. İnfaz numaralarının farklı olması, mutlaka iki farklı mahkûmiyet bulunduğunu göstermez. Hata doğrulanırsa toplama kararının düzeltilmesi ve buna bağlı hesabın yeniden yapılması istenir. Örnekteki üç yıllık aritmetik toplam, tek başına tahliye tarihini göstermez.
Örnek 2: Son kesinleşen kararın mahkemesi
İstanbul’daki bir mahkemenin dört yıl, Ankara’daki başka bir mahkemenin iki yıl hapis cezası verdiğini ve her iki hükmün kesinleştiğini varsayalım. Ankara hükmünün daha sonra kesinleşmesi, toplama yetkisini kendiliğinden Ankara’ya taşımaz. Örnekte özel durum bulunmadığı kabulüyle, en fazla cezaya hükmeden mahkemenin bulunduğu yer ölçütü uygulanır.
Her iki cezanın da dört yıl olması durumunda ise son hükmü veren mahkemenin bulunduğu yer ölçütü önem kazanır. Bu aşamada karar ve kesinleşme tarihleri ayrılarak incelenir. Yargıtay veya bölge adliye mahkemesine ilişkin özel bir durum varsa m.101/2’deki ilgili bent ayrıca uygulanır.
Dosya incelenirken izlenecek sıra
- Eldeki belgenin mahkûmiyet hükmü, toplama kararı veya müddetname olduğunu belirleyin.
- İlamları kesinleşme ve ceza miktarlarıyla birlikte karşılaştırın.
- İşlemi yapan merci ile toplama kararındaki özel yetki kuralını kontrol edin.
- Tebliğ, öğrenme ve işlem tarihlerini ayrı kaydedin; uygun başvuru süresini hesaplayın.
- Hatanın bulunduğu kalemi ilgili belgeyle eşleştirerek talebi somutlaştırın.
- Başvuru kaydını saklayın; verilen karar ve yeni hesabın birbiriyle uyumunu inceleyin.
Ceza zamanaşımı gibi bir infaz engeli ileri sürülüyorsa, toplam süreye bakarak sonuç çıkarılmamalıdır. İlgili hüküm, kesinleşme ve infaz kayıtları birlikte değerlendirilir. Bu konuda ceza zamanaşımının başlangıcı ve sonuçları başlıklı yazı tamamlayıcıdır.
Mahkeme kararları ve infaz belgeleriyle yapılacak dosya incelemesi hakkında İstanbul ceza avukatı sayfasından bilgi alabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Cezalar toplanınca tek suçtan mahkûm olmuş sayılır mıyım?
Hayır. Her ceza bağımsızlığını korur. Toplama kararı, mahkûmiyetlerin suç türünü veya tarihini değiştirmez.
İstinafta bulunan ceza toplama hesabına doğrudan eklenebilir mi?
İnfaz için kesinleşme gerekir. Kanun yolu durumu görülmeden, yalnız mahkemenin ceza vermesine dayanılarak infaz edilecek toplam belirlenemez.
Kararı cezaevinin bulunduğu yerdeki hâkimlik mi verir?
Toplama için 5275 m.101/2’deki özel yetki kuralları uygulanır. En fazla cezaya hükmeden mahkemenin bulunduğu yer temel ölçüttür; kanundaki diğer ihtimaller ayrıca incelenir.
Toplama için mutlaka duruşmaya çağrılır mıyım?
Hayır. Kanun bu kararın duruşma yapılmaksızın verilmesini öngörür. Hükümlü ve Cumhuriyet savcısından yazılı görüş istenebilir.
Para cezasından çevrilen hapis toplanırsa koşullu salıverilme uygulanır mı?
Toplama kararına dâhil edilmesi bu sonucu doğurmaz. 5275 m.106/9’daki koşullu salıverilme yasağı ayrıca korunur.
İtiraz süresi hâlâ yedi gün müdür?
1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen infaz hâkimi kararları için güncel süre tebliğden itibaren iki haftadır. Önceki kararlar geçiş hükmü kapsamında değerlendirilir; karar tarihi ile tebliğ tarihi birlikte kontrol edilmelidir.
Savcılığın hesabına şikâyet ile hâkim kararına itiraz aynı mı?
Hayır. İnfaz işlemine şikâyette 4675 m.5’in öğrenmeden itibaren 15 ve işlemden itibaren 30 günlük sınırları önemlidir. Hâkim kararına itirazın yolu ve süresi ayrıca belirlenir.
Yeni toplama kararı infazı baştan mı başlatır?
Önceki infaz kendiliğinden yok sayılmaz. Yerine getirilen süreler ile yeni eklenen ceza, kayıtlar üzerinden birlikte değerlendirilir.
Toplama kararıyla mahkûmiyetimin yanlışlığını düzelttirebilir miyim?
Toplama, mahkûmiyetin esasını yeniden inceleyen bir yargılama değildir. Suç vasfı veya hükmün hukuka uygunluğuna ilişkin iddialar için uygun başvuru yolu ayrıca değerlendirilir.
Dilekçe verirsem teslim olmam veya yükümlülüklerim durur mu?
Başvuru kendiliğinden durdurma sonucu doğurmaz. Yetkili merciin verdiği karar görülmeden mevcut yükümlülüklerin kalktığı varsayılmamalıdır.
Bu metin genel bilgilendirme içindir. Somut dosyada hüküm ve kesinleşme tarihleri, toplama kararı, infaz kayıtları ve tebligat belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.

