İflas Eden Şirkette Kalan Makinemi Nasıl Geri Alırım?

Türk Hukukunda Konkordato kitabının bordo kapak görseli

İflas eden şirkette kalan makine gerçekten size aitse, sırf şirketin işyerinde bulunduğu için şirketin borçlarının ödenmesinde kullanılmaması gerekir. Ancak makinenin size ait olduğunu belgeleriyle ileri sürmeniz ve iflas dosyasındaki işlemleri takip etmeniz gerekir.

İlk adım, makineyi tanımlayan belgelerle iflas idaresine başvurarak malın size verilmesini istemektir. İflas idaresi istihkak iddianızı reddederse, İcra ve İflas Kanunu’nun 228. maddesi uyarınca icra mahkemesinde dava açmanız için yedi günlük süre verir ve bunu tebliğ eder. Bu sürenin geçirilmesi, masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılmasına yol açar.

Burada önemli bir ayrım vardır: Makinenin maliki olmak ile sattığınız makinenin parasını alamamış olmak aynı şey değildir. Makineyi satıp teslim ettiyseniz, yalnız bedelin ödenmemesi onu iflas masasından geri almanıza yeterli olmayabilir.

Bu rehber; kiraya, kullanıma, tamire veya muhafazaya bırakılan makineler üzerinde üçüncü kişilerin ileri sürdüğü mülkiyet iddialarına odaklanır. Finansal kiralama ve bedeli ödenmemiş satışlar ise ayrı başlıklarda ele alınmıştır. Temel dayanak, İcra ve İflas Kanunu’nun 184, 199 ve 228. maddeleridir.

İflas masasındaki her mal iflas eden şirkete mi aittir?

Hayır. İflas masası, esas olarak iflas eden borçlunun haczedilebilir malvarlığından oluşur. Bir malın borçlunun fabrikasında, deposunda veya şantiyesinde bulunması, o malın mutlaka borçluya ait olduğunu göstermez.

İşletmeler günlük faaliyetlerinde başkalarının makinelerini kullanabilir. Ekipman başka şirketten kiralanmış, belirli bir iş için geçici olarak verilmiş veya tamir edilmek üzere teslim edilmiş olabilir. İflas sırasında bu malların da envantere yazılması, mülkiyet uyuşmazlığını kendiliğinden çözmez.

Bununla birlikte “makine benim” açıklaması tek başına yeterli değildir. Makinenin kimliği, mülkiyetin nasıl kazanıldığı ve borçlu şirkete hangi hukuki ilişkiyle bırakıldığı gösterilmelidir.

Üçüncü kişinin mülkiyet iddiası ile borçluya ait mal üzerindeki rehin hakkı da birbirinden farklıdır. Malik, şartları varsa malın masadan çıkarılmasını ister. Rehinli alacaklı ise borçluya ait malın bedelinden öncelikli ödeme talep edebilir. Bu iki talep aynı dilekçeyle gelişigüzel ifade edilmemelidir.

İflasta istihkak davası nedir?

İflasta istihkak davası, masaya alınmış eşyanın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğu iddiasının yargı yoluyla incelenmesini sağlar. Bu davada esas mesele, bir para alacağının varlığı değil, belirli bir mal üzerindeki haktır.

“Şirket bana borçlu” demekle “şirketin elindeki makine bana ait” demek farklı hukuki sonuçlar doğurur.

DurumTemel talep
Makineyi kiraya verdiniz ve mülkiyet sizde kaldıMalın masadan ayrılması ve koşullarına göre iadesi
Makineyi sattınız, teslim ettiniz, bedel ödenmediÖncelikle satış bedeli alacağının takibi ve iflas hükümleri
Borçluya ait makine üzerinde rehniniz varRehin hakkına bağlı öncelikli tahsil
Finansal kiralama konusu makine söz konusu6361 sayılı Kanun’daki özel ayırma usulünün incelenmesi

Talebin yanlış kurulması, haklı olduğunuz bir konuda yanlış dava yoluna başvurmanıza neden olabilir. Özellikle malın kendisini almak istiyorsanız, başvuruyu yalnız makinenin parasal değerinin alacak olarak kaydedilmesi talebiyle sınırlamamalısınız.

İflası öğrendiğinizde ilk olarak ne yapmalısınız?

Önce şirket hakkında gerçekten iflas kararı verilip verilmediğini ve tasfiyenin hangi dosyada yürütüldüğünü belirleyin. Şirketin faaliyetini durdurması, ödeme yapamaması veya konkordato istemesi tek başına iflas kararı anlamına gelmez.

Ardından şu hazırlıkları yapın:

  1. İflas dosyasının numarasını ve işlemleri yürüten birimi öğrenin.
  2. Makinenin envanterde bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  3. Marka, model, seri numarası ve mevcut konumunu belirleyin.
  4. Fatura, ödeme, teslim ve kullanım belgelerini bir araya getirin.
  5. Mülkiyet iddianızı yazılı olarak dosyaya sunun.
  6. Satış veya söküm hazırlığı varsa bunu ayrıca belirtin.
  7. Gelen tebligatları ve verilen süreleri takip edin.

Şirket müdürüyle telefonla görüşmek veya eski çalışanlardan bilgi almak, iflas dosyasına yapılacak başvurunun yerine geçmez. Görüşmeler yararlı olabilir; ancak hukuki talebin ilgili dosyada görünür ve belgeli hâle gelmesi gerekir.

İflas idaresi henüz oluşmamışsa başvurunun hangi merci tarafından işleme alınacağı dosyanın aşamasına göre belirlenmelidir. Bu nedenle yalnız eski şirket adresine gönderilen bir ihtarla yetinmek güvenli değildir.

İflas idaresine verilecek başvuruda neler bulunmalıdır?

Başvuruda öncelikle talepte bulunan malikin kimliği ve temsil yetkisi açıklanmalıdır. Makine bir şirkete aitse, şirket ortağının kişisel başvurusu ile şirket adına yapılan başvuru aynı değildir.

Makinenin ayırt edici özellikleri mümkün olduğunca ayrıntılı yazılmalıdır. Genel bir “üretim makinesi” tanımı yerine marka, model, seri numarası, üretim yılı ve varsa envanter sıra numarası belirtilmelidir.

Başvuruda şu soruların cevapları bulunmalıdır:

  • Makineyi ne zaman ve nasıl edindiniz?
  • İflas eden şirkete hangi sözleşmeyle teslim ettiniz?
  • Mülkiyetin devredilmediğini hangi belgeler gösteriyor?
  • Makine şu anda nerede bulunuyor?
  • İade talebinizin dayanağı nedir?
  • Satış, kullanım veya zarar görme tehlikesi var mı?

Talep sonucu da açık olmalıdır. Malın size ait olduğunun kabulü, masadan ayrılması ve teslim koşullarının belirlenmesi birbirini tamamlayan fakat ayrı açıklanması gereken hususlardır.

Başvurunun teslim edildiğini gösteren kayıt saklanmalıdır. Sonradan hangi belgenin hangi tarihte sunulduğu tartışılırsa, yalnız hazırladığınız dilekçe değil, dosyaya giriş kaydı da önem taşır.

İstihkak iddiası reddedilirse kaç gün içinde dava açılır?

İİK m.228’e göre iflas idaresi istihkak iddiasını reddederse üçüncü kişiye icra mahkemesinde dava açması için yedi günlük süre tayin ve tebliğ eder.

Bu süre, her durumda şirketin iflas ettiğini öğrendiğiniz gün başlayan genel bir süre değildir. Ret kararı, süre verilmesi ve tebligat birlikte incelenmelidir. Buna karşılık “bana henüz telefonla haber verilmedi” düşüncesiyle dosyayı takip etmemek de doğru değildir.

Kanun, verilen süreyi geçiren üçüncü kişiyi masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayar. Dolayısıyla konu yalnız usul eksikliği veya sonradan tamamlanabilecek bir belge meselesi değildir.

İflas idaresinden kararını yeniden değerlendirmesini istemek, karşı tarafla görüşmek veya noter ihtarı göndermek dava süresinin korunduğu anlamına gelmez. Süre verilmişse, esas başvurunun zamanında yapılması ayrıca güvence altına alınmalıdır.

Yedi gün, yedi iş günü müdür?

Kanundaki ifade yedi gündür; yedi iş günü değildir. İİK m.19’a göre gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz. Son günün resmî tatile rastlaması hâlinde kanundaki uzama kuralı uygulanır.

Elektronik tebligatta ise bildirimin sisteme ulaştığı tarih ile hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarih ayrılır. Tebligat Kanunu m.7/a, elektronik adrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılma kuralını düzenler. Somut hesap, elektronik tebligat kayıtları üzerinden yapılmalıdır.

Dava hangi mahkemede ve kime karşı açılır?

İİK m.228, iflasta istihkak davası bakımından görevli merciyi icra mahkemesi olarak belirler. Başvuru, iflas tasfiyesinin yürütüldüğü yerdeki ilgili icra hukuk mahkemesi ve dosya bağlantısı gözetilerek hazırlanmalıdır.

Bu dava, iflas masasına para alacağının kaydını sağlayan kayıt kabul davasıyla karıştırılmamalıdır. Davanın adını benzeterek görevli mahkemeyi belirlemek doğru değildir.

İflas masasının kanuni temsilcisi iflas idaresidir. Dilekçede husumet ve temsil bilgileri buna uygun kurulmalıdır. Şirketin eski müdürünü tek başına davalı göstermek, masaya yöneltilmesi gereken talebi doğru biçimde kurmayabilir.

İİK m.228 uyarınca dava genel hükümler çerçevesinde ve basit yargılama usulüyle görülür. “Basit usul”, iddianın ayrıntısız anlatılabileceği anlamına gelmez. Olayların, delillerin ve istenen hukuki sonucun başlangıçta açıkça ortaya konulması gerekir.

Dava açılınca makinenin satışı kendiliğinden durur mu?

Dava açıldığı veya mülkiyet iddiası sunulduğu gerekçesiyle makinenin fiilen korunmuş olduğunu varsaymayın. Satış, söküm, başka yere taşıma veya yoğun kullanım tehlikesi varsa uygun geçici hukuki koruma ayrıca değerlendirilmelidir.

Talep, yalnız “bütün iflas işlemleri durdurulsun” şeklinde geniş bırakılmamalıdır. Hangi makine bakımından hangi işlemin önlenmesi gerektiği açıklanmalıdır.

Makinenin seri numarası, satış hazırlığına ilişkin belge, mevcut fotoğraf ve zarar tehlikesini gösteren kayıtlar bu incelemede önem taşır. Gerekiyorsa makinenin durumunun tespiti, muhafazası veya belirli işlemlerin yapılmaması istenebilir.

HMK m.389 ve devamı, geçici korumanın genel koşullarını düzenler. İflas hukukunun özel hükümleriyle birlikte hangi korumanın istenebileceği somut dosyada belirlenir.

İİK m.228 ayrıca mahkemenin, masanın muhtemel zararlarına karşı davacıdan teminat isteyebileceğini belirtir. Teminat ihtimali ve muhafaza giderleri dava hazırlığında hesaba katılmalıdır. Koruma kararı verilmesi veya makinenin hemen teslim edilmesi garanti değildir.

Makinenin size ait olduğunu nasıl ispatlarsınız?

İspatın merkezinde yalnız bir fatura değil, birbirini doğrulayan belge zinciri bulunmalıdır. Faturadaki makinenin iflas envanterindeki makineyle aynı olduğunun gösterilmesi özellikle önemlidir.

Başlıca belgeler şunlardır:

  • Satın alma faturası ve ödeme dekontları,
  • Marka, model ve seri numarasını gösteren kayıtlar,
  • İthalat ve gümrük belgeleri,
  • Kira, kullanım, tamir veya saklama sözleşmesi,
  • Teslim ve iade tutanakları, sevk irsaliyeleri,
  • Sigorta poliçeleri, bakım ve servis kayıtları,
  • Ticari defterler, demirbaş kayıtları ve hukuka uygun yazışmalar.

Bir belge makinenin ilk satın alınmasını, diğeri borçluya yalnız kullanım için bırakıldığını, üçüncüsü ise mevcut konumunu gösterebilir. Bu nedenle her belgenin hangi olguyu kanıtladığı açıklanmalıdır.

Fatura tek başına yeterli olur mu?

Her dosya için “fatura yeterlidir” denilemez. Fatura başka makineye ilişkin olabilir; sonradan satış veya devir yapılmış olabilir; borçlu şirket karşı belgeler sunabilir.

Özellikle birbirine benzeyen çok sayıda ekipmanın bulunduğu işletmelerde seri numarası eşleştirmesi önemlidir. Seri numarası okunamıyorsa bakım geçmişi, teknik özellikler ve bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.

İspat yükü ve delillerin somutlaştırılması bakımından HMK m.190 ve 194 dikkate alınır. Belgenin varlığı kadar, uyuşmazlık konusu makineyle bağlantısı da belirleyicidir.

Satılan makinenin bedeli ödenmediyse geri alınabilir mi?

Makineyi satıp teslim ettiyseniz, yalnız satış bedelinin ödenmemesi mülkiyetin sizde kaldığını göstermez.

İİK m.199, iflasın açılmasından önce borçluya mal satıp teslim eden satıcının, fesih ve geri alma hakkını açıkça saklı tutmuş olsa bile sözleşmeyi feshederek sattığını geri alamamasını düzenler. Bu nedenle standart sözleşmedeki “ödeme yapılmazsa mal geri alınır” cümlesi tek başına yeterli güvence değildir.

Böyle bir durumda öncelikle satış bedeli alacağının iflas dosyasındaki durumu değerlendirilir. Alacağın kaydı, kabul edilip edilmediği ve izlenecek başvuru yolu ayrıca incelenmelidir.

Konu yalnız ödenmeyen fatura veya cari hesap bakiyesi ise fatura ve cari hesap alacağının tahsili rehberi farklı başlangıç sorularını ele alır.

Satılmış fakat iflas öncesinde alıcının eline henüz geçmemiş mallar ise İİK m.190’daki özel koşullar yönünden ayrıca değerlendirilir. Teslim edilmiş makineyle taşınma hâlindeki mal aynı kurala tabi kabul edilmemelidir.

İflas masasına yöneltilen para alacağı kabul edilmemişse iflas masası alacağımı reddetti yazısındaki kayıt kabul davası ve belge hazırlığı açıklamalarına bakabilirsiniz.

“Mülkiyet bedel ödenene kadar satıcıda kalır” kaydı yeterli mi?

Her sözleşme kaydı geçerli bir mülkiyeti saklı tutma düzenlemesi oluşturmaz.

TMK m.764, başkasına devredilen malın mülkiyetinin saklı tutulması için resmî şekilde yapılacak sözleşmenin devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmesini öngörür.

Bu yüzden faturanın altına yazılan bir cümleyle, kanunun şekil ve sicil koşullarına uygun düzenleme arasında fark vardır. İflas ortaya çıktıktan sonra geçmişe dönük sözleşme hazırlanması veya gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi çözüm değildir.

İncelemede sözleşmenin yapıldığı tarih, resmî şekil, sicil kaydı, makinenin tanımı ve teslim işlemi birlikte değerlendirilmelidir. Geçerli bir kayıt bulunduğu iddiası da belgenin görülmesini gerektirir.

Finansal kiralama sözleşmelerinde ise özel kanun hükümleri bulunduğundan bu genel düzenleme doğrudan ve aynen uygulanmamalıdır.

Leasing konusu makine iflas masasından nasıl ayrılır?

Finansal kiralama konusu makinenin mülkiyeti kural olarak kiralayana aittir. Kiracı işletmenin makineyi kullanıyor olması tek başına malik olduğu anlamına gelmez.

6361 sayılı Kanun’un 28. maddesine göre kiracının iflasında, iflas memuru kanunda belirtilen büro teşkilinden önce finansal kiralama konusu malların ayrılmasına karar verir. Bu karara karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir; itirazı icra mahkemesi inceler.

Bu özel usul, genel iflasta istihkak düzenlemesinden ayrı değerlendirilmelidir. Başvurunun muhatabı, işlemin aşaması ve itiraz edilen karar belirlenmeden bütün uyuşmazlıklara aynı dilekçe kullanılmamalıdır.

Sözleşmenin 6361 sayılı Kanun kapsamında bulunması, ilgili kayıtlar ve makinenin sözleşmedeki ekipmanla eşleşmesi önemlidir. Ayrıntılı sözleşme çerçevesi için finansal kiralama sözleşmesi rehberi incelenebilir.

Makinenin masadan ayrılmasıyla fiziksel teslimin hangi şartlarda yapılacağı da aynı soru değildir. Sözleşmenin durumu ve iade yükümlülüğü ayrıca değerlendirilmelidir.

Makine binaya sabitlenmişse sonuç değişir mi?

Makinenin zemine bağlanmış olması, her durumda binanın mülkiyetine geçtiğini göstermez. Bununla birlikte makine artık bağımsız bir taşınır mı, eklenti mi, yoksa bütünleyici parça mı sorusu önem kazanabilir.

TMK m.684–687, bütünleyici parça ve eklenti ayrımının temelini oluşturur. Teknik bağlantı, sökümün yapıya etkisi, kullanım amacı ve hukuki ilişki birlikte değerlendirilmelidir.

Fabrikanın tamamının satılması planlanıyorsa makinenin satış envanterinde nasıl gösterildiği ayrıca kontrol edilmelidir. “Fabrikadaki bütün ekipman dahildir” ifadesi, üçüncü kişiye ait makine üzerindeki hakkın incelenmesini gereksiz kılmaz.

Bu ayrım fabrika satışında makinelerin mülkiyeti başlıklı yazıda ayrıca ele alınmıştır. İflas dosyasında ise teknik nitelendirme, malın masadan ayrılması talebiyle birlikte değerlendirilir.

Makine daha önce satılmışsa ne yapılabilir?

Malın aynen iadesi mümkün değilse, satışın kim tarafından ve ne zaman yapıldığı araştırılmalıdır. İflas eden şirketin iflas öncesindeki satışı ile iflas tasfiyesi sırasında yapılan satış aynı değildir.

İİK m.189, borçlunun başkasına ait malı satmış fakat iflas açılmadan önce bedelini almamış olduğu durum için özel bir düzenleme içerir. Kanundaki koşullarla alıcıdaki alacağın devri veya bedelin masaya ödenmiş olması hâlinde bu bedelin verilmesi gündeme gelebilir.

Bu hüküm, satılan her makinenin bedelinin otomatik olarak ve derhâl ödeneceği anlamına gelmez. Satış sözleşmesi, ödeme tarihi, bedelin kime ödendiği ve masraf bilgileri incelenmelidir.

Tasfiye sırasında gerçekleştirilen satışlarda ise satış işlemi, mülkiyet iddiasının ne zaman bildirildiği ve başvurulabilecek yollar ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle satış ilanı görüldüğünde “dava sonucunu bekleyelim” yaklaşımı her dosyada güvenli değildir.

Arabuluculuk başvurusu gerekir mi?

İİK m.228 kapsamında, mülkiyete dayanarak malın masadan çıkarılmasını amaçlayan özel istihkak davası, sırf taraflar şirket olduğu için ticari para alacağı davasına dönüşmez.

Bununla birlikte aynı ilişkiden doğan kira bedeli, zarar veya başka bir para talebi de ileri sürülüyorsa bu talebin görev, yetki ve arabuluculuk koşulları ayrıca incelenmelidir. TTK m.5/A ile 6325 sayılı Kanun bu ayrımda dikkate alınır.

Özellikle istihkak iddiası reddedilmiş ve yedi günlük süre verilmişse, görüşme veya arabuluculuk düşüncesiyle esas dava süresinin kaçırılmaması gerekir. Başvurunun gerçekten hangi hukuki uyuşmazlığa ilişkin olduğu belirlenmeden “önce mutlaka arabulucuya gidilir” şeklinde genel bir yol izlenmemelidir.

Makine zarar gördüyse tazminat da istenebilir mi?

Malın geri alınması ile uğranılan zararın tazmini ayrı taleplerdir. Makinenin çalışamaz duruma gelmesi, parçalarının eksilmesi veya kullanım dışı kalması ekonomik zarar doğurabilir; fakat her zarar kalemi kendiliğinden kabul edilmez.

Öncelikle makinenin teslim sırasındaki ve güncel durumu karşılaştırılmalıdır. Servis raporu, bakım kayıtları, fotoğraflar ve teknik inceleme bu noktada önemlidir.

Kullanım kaybı veya kazanç kaybı ileri sürülüyorsa, yalnız makinenin pahalı olması yeterli değildir. Planlanan kullanım, gerçek iş bağlantıları, alternatif ekipman maliyeti ve zararla olay arasındaki ilişki ortaya konulmalıdır.

Sorumlu kişi, davranış ve zarar tarihi belirlenmelidir. Şirketin sözleşmeye aykırılığı, tasfiye görevlisinin işlemi ve başka kişinin makineye zarar vermesi aynı sorumluluk rejimi içinde değerlendirilmez. Tazminat talebinin hangi davada ve kime karşı ileri sürüleceği ayrıca hazırlanmalıdır.

Makineyi kendiniz gidip alabilir misiniz?

Mülkiyet iddianız güçlü olsa bile mühürlü işyerine girmek, kilit değiştirmek veya makineyi izinsiz sökmek güvenli bir hukuki yöntem değildir.

Makine üzerinde iflas dosyasından kaynaklanan muhafaza işlemleri bulunabilir. Ayrıca söküm sırasında binaya, diğer ekipmana veya çalışanlara zarar verilmesi yeni uyuşmazlıklar doğurabilir.

Teslim işlemi; yetkili karar, açık ekipman listesi ve tutanakla yürütülmelidir. Makinenin mevcut durumu, eksik parçaları, aksesuarları ve teslim alan kişinin yetkisi kayda geçirilmelidir.

Şirket yöneticisinin önceden verdiği sözlü izin de tasfiye sırasında tek başına yeterli kabul edilmemelidir. İflas açıldıktan sonra malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi ve temsil düzeni değiştiğinden, işlemi kimin yapabileceği dosyadan kontrol edilmelidir.

İflas, haciz ve ceza soruşturması neden ayrı değerlendirilir?

İflas, borçlunun malvarlığının topluca tasfiyesine ilişkindir. Haciz ise belirli takipler kapsamında yürütülen başka bir süreçtir. Üçüncü kişinin mülkiyet iddiası her iki durumda gündeme gelebilir; fakat başvuru sırası ve sürelerin başlangıcı aynı değildir.

İşyerine belirli bir borç için haciz gelmişse başkasının borcu nedeniyle haciz ve istihkak hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. Hacizde kullanılan süreleri iflas dosyasına olduğu gibi taşımak hatalı olabilir.

Makinenin saklanması veya hukuka aykırı elden çıkarılması ceza hukuku yönünden de inceleme gerektirebilir. Ancak her ödeme güçlüğü veya mülkiyet tartışması suç değildir. Ceza şikâyetinde bulunulması, iflasta istihkak davasının yerine geçmez ve dava süresinin korunduğu anlamına gelmez.

İki kısa örnek

Örnek 1: Bir işletme, seri numarası belirli paketleme makinesini başka şirkete altı aylığına kiralamıştır. Kiracı şirket iflas edince makine envantere yazılmıştır. Malik; satın alma belgeleri, kira sözleşmesi ve teslim tutanağıyla ayrılma talebinde bulunur. Ret ve yedi günlük süre tebliğ edilirse dava hazırlığı geciktirilmemelidir.

Örnek 2: Makine satıcısı ekipmanı teslim etmiş, alıcı bedelin bir kısmını ödememiştir. Satıcının elindeki fatura, tek başına makinenin hâlâ kendisine ait olduğunu göstermez. Geçerli bir mülkiyeti saklı tutma düzenlemesi veya başka özel durum bulunup bulunmadığı incelenmeden malın geri alınacağı söylenemez.

İstihkak ve iflas dosyasının birlikte incelenmesine yönelik çalışma biçimimiz hakkında icra ve iflas hukuku avukatı sayfasından bilgi alabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

İflas eden şirketteki makinem envantere yazıldıysa mülkiyetimi kaybeder miyim?

Envantere yazılma tek başına mülkiyeti değiştirmez. Ancak iddianın belgeleriyle ileri sürülmesi ve ilgili başvuru sürelerinin korunması gerekir. Özellikle satış hazırlığı varsa işlemlerin sonucunu beklemek yerine koruma ihtiyacı değerlendirilmelidir.

Şirket müdürü makinenin bana ait olduğunu kabul ederse yeterli mi?

Bu kabul delil olarak önem taşıyabilir; fakat masaya karşı talebin incelenmesini gereksiz kılmaz. İflas idaresi, belgeleri ve diğer ilgililerin haklarını dikkate alarak değerlendirme yapar. Yazılı başvuru ve ekipman eşleştirmesi ihmal edilmemelidir.

Dava açmak için makinenin değerini bilmek gerekir mi?

Talebin kapsamı, harç ve giderler bakımından değer bilgisi önemlidir. Ancak piyasa araştırması sürüyor diye verilen dava süresi geçirilmemelidir. Mevcut belgeler ve gerektiğinde uzman incelemesiyle dava hazırlığı birlikte yürütülmelidir.

İflas idaresi başvuruma cevap vermiyorsa ne yapmalıyım?

Başvurunun dosyaya alındığını kontrol edin ve işlemin hangi aşamada olduğunu öğrenin. Hakkın yerine getirilmemesi veya işlemin geciktirilmesi bakımından uygun şikâyet yolu değerlendirilebilir. Bu durum, ayrıca verilmiş bir dava süresinin gözden kaçırılmasını haklı kılmaz.

Makinenin sadece fotoğrafı varsa dava açılamaz mı?

Fotoğraf yararlı olabilir; ancak mülkiyetin kazanılması ve makinenin borçluya bırakılma nedeni ayrıca gösterilmelidir. Fatura, banka, servis, teslim ve yazışma kayıtları araştırılmalıdır. Delil yeterliliği somut dosyaya göre değerlendirilir.

Yedi günlük süreyi kaçırırsam yeniden dilekçe verebilir miyim?

İİK m.228, sürenin geçirilmesine masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçilmiş sayılma sonucunu bağlar. Aynı talebi yeniden sunmanın süreyi baştan başlatacağı varsayılmamalıdır. Tebligat ve sürenin geçerliliği gecikmeden incelenmelidir.

Leasing şirketinin iflası ile kiracı şirketin iflası aynı mı?

Hayır. 6361 sayılı Kanun bu durumları ayrı düzenler. Kiralayanın iflasında sözleşmenin masaya karşı devamına ilişkin özel hüküm bulunur. Bu nedenle hangi tarafın iflas ettiğini belirlemeden makinenin derhâl iade edileceği sonucuna varılamaz.

İstihkak davası mutlaka kısa sürede biter mi?

Kesin süre verilemez. Tebligatlar, mülkiyet belgeleri, teknik inceleme ve tarafların itirazları yargılamayı etkiler. Kısa dava açma süresi, davanın da aynı ölçüde kısa süreceği anlamına gelmez.

Makineyi geri alırsam kira alacağım da ödenmiş olur mu?

Hayır. Makinenin iadesiyle ödenmeyen kira veya başka para alacağının tahsili farklı sonuçlardır. Aynı sözleşmeden kaynaklansalar bile taleplerin ayrı hukuki koşulları, hesapları ve başvuru yolları olabilir.

Delil tespiti yaptırmak dava açmanın yerine geçer mi?

Hayır. Delil tespiti, makinenin kimliği ve durumuna ilişkin kayıtların korunmasına yardımcı olabilir. Esas mülkiyet uyuşmazlığını çözmez ve verilmiş istihkak davası süresinin yerine geçmez. İki işlem gerektiğinde birlikte planlanmalıdır.

Sonuç

İflas eden şirkette kalan makine için ilk soru, makinenin hukuken kime ait olduğudur. Kira veya geçici kullanım nedeniyle şirkette bulunan ekipmanla satılıp teslim edilmiş fakat bedeli ödenmemiş makine aynı şekilde değerlendirilmez.

Mülkiyet iddiası; makinenin kimliği, edinme belgeleri ve teslim ilişkisiyle birlikte iflas dosyasına sunulmalıdır. İflas idaresinin ret kararı ve yedi günlük dava süresi tebliğ edilmişse bu süre özellikle korunmalıdır.

Satış veya zarar tehlikesi varsa geçici hukuki koruma ayrıca değerlendirilmelidir. Finansal kiralama, bütünleyici parça, önceden satış ve tazminat talepleri ise kendi özel koşullarıyla incelenmelidir.

Resmî kaynaklar

Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir. İflas dosyası, sözleşmeler, mülkiyet belgeleri, ret kararı ve tebligat görülmeden belirli bir makinenin geri alınabileceği veya dava süresinin son günü hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

İflas Eden Şirketiik 228
Önceki yazı
Cezaevinde Kötü Muamele: Başvuru, Deliller ve Şikâyet Süreleri
Sonraki yazı
İflas Masası Alacağımı Reddetti: Kayıt Kabul Davası