İçeriğe geç

Satın Aldığım Araca El Konuldu: Bahis Şüphelisinden Araç veya Ev Alanın Hakları

Pencere önündeki dosyanın üzerinde araç ve ev anahtarı, dışarıda park edilmiş bir otomobil.

Satıcınız hakkında yasa dışı bahis soruşturması açılması, ondan aldığınız aracın veya evin devlete geçmesi için tek başına yeterli değildir. El koyma geçicidir. Malın size ait olduğunu ve neden geri verilmesi gerektiğini gösteren belgelerle, soruşturmada savcılıktan, dava açılmışsa davaya bakan mahkemeden iade isteyebilirsiniz. Önce kararın örneğini alın: Araç yalnızca sicilde mi kısıtlanmış, yoksa otoparka mı götürülmüş? Elinizde geçici bir el koyma kararı yerine mülkiyeti devlete geçiren bir müsadere hükmü varsa başvuracağınız yol değişir.

Kararı, malı ve satış tarihini eşleştirin

Araç otoparka çekilmiş, tescil kaydına kısıtlama konulmuş veya evin tapusuna şerh işlenmiş olabilir. Önce işlemin hangi savcılık veya mahkeme dosyasından kaynaklandığı öğrenilmelidir. Tapuda görünen her kısıtlama ceza soruşturmasındaki el koyma değildir. İcra haczi ve hukuk mahkemesinin tedbiri farklı başvurular gerektirebilir.

Kararın tarihi ve numarası, aracın plakası ile şasi numarası veya taşınmazın ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri karşılaştırılır. Ardından satış sözleşmesi, ödeme, tescil, teslim ve el koyma tarihleri sıralanır. Kararda başka malın bilgisi bulunmasıyla gerçek satışın görünürde devir sayılması farklı itiraz nedenleridir.

El koyma geçici koruma tedbiridir. Müsadere, kanuni koşulları oluşan malvarlığı değerinin mahkeme kararıyla devlete geçirilmesidir. Henüz kesin bir müsadere hükmü yokken yalnız otopark görevlisinin veya satıcının açıklamasından kalıcı mülkiyet kaybı sonucu çıkarılmamalıdır. Genel ayrım için bahis dosyasında müsadere ve iade yazısına bakılabilir.

Satıcının soruşturması alıcının malını neden etkileyebilir?

7258 sayılı Kanunun 5. maddesi, kapsadığı bahis suçlarıyla bağlantılı eşya ve kazançlar için TCK’nın müsadere hükümlerine gönderme yapar. Örneğin bahis parasının nakline aracılık edildiği iddiasıyla malvarlığına el konulabilir. Yalnızca bahis oynamak ise idari para cezasına bağlıdır. Kanunun CMK 128’e yaptığı gönderme, oynamaya ilişkin bu bendi kapsamaz.

CMK 128, ilgili suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe arar. Madde, şüpheli veya sanığa ait değerlerin başkasının zilyetliğinde bulunmasını da kapsar. Zilyetlik, malı fiilen elinde bulundurmaktır; gerçek bir satışla mülkiyet kazanıldığı iddiasından farklıdır. Bu nedenle alıcının yalnız aracı kullandığını söylemesiyle, bedelini ödeyerek mülkiyeti edindiğini göstermesi aynı değerlendirme değildir.

CMK 128’in rapor ve hâkim kararı koşulları vardır. Taşınmaz ve araç bakımından kararın ilgili sicile şerhi düzenlenmiştir. Buna karşılık suçta kullanıldığı ileri sürülen bir eşyanın genel el koyma hükümleri kapsamında tutulması da mümkündür. Her araç işlemine aynı maddeyi yazmak yerine karardaki gerekçeye cevap verilmelidir.

Ceza sorumluluğu ayrıca incelenir. TCK 20 gereğince kimse başkasının fiilinden sorumlu tutulamaz. Alışveriş yapmak tek başına satıcının bahis suçuna katılmak anlamına gelmez. Alıcıya ayrıca suç isnadı yöneltilmişse ifade ve savunma hazırlığı, malın geri alınmasına ilişkin başvuruyla birlikte yürütülmelidir.

İyiniyetli üçüncü kişi hangi koşullarda korunur?

TCK 54/1, kasıtlı suçta kullanılan, suça tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesinde iyiniyetli üçüncü kişiye ait olmama koşulunu arar. Bir başkasının araç üzerinde iyiniyetle kazanılmış rehin hakkı varsa, müsadere kararı bu hakkı saklı tutar. Buna karşılık bulundurulması veya alım satımı başlı başına suç olan eşya, TCK 54/4 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Bu istisna sıradan bir otomobil hakkında otomatik uygulanamaz.

Suçtan kazanılan parayla alınan araç veya ev iddiasında TCK 55 önem kazanır. Suçtan gelen paranın bir daireye dönüştürülmesi buna örnektir. Menfaat suçun mağduruna geri verilebiliyorsa kazanç müsaderesi yoluna gidilmez. Alıcının satış bedelini ödemiş olması, bahis suçunun mağduru olduğunu tek başına göstermez. TCK 55/3, eşyayı sonradan edinen kişinin Türk Medeni Kanununun iyiniyeti koruyan hükümlerinden yararlanıp yararlanamadığının incelenmesini gerektirir.

Bu nedenle iki ayrı nokta araştırılır: Malın önceki sahibi yönünden suçla bağlantısı ve sonraki alıcının ediniminin korunması. Satıcının malı suç geliriyle aldığı iddiası, sonraki alıcının durumunun hiç incelenmemesine gerekçe olamaz. Alıcının kendi parasının meşru kaynağını göstermesi de önceki edinime ilişkin bütün soruları tek başına çözmez.

TMK 3, kanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda iyiniyetin varlığını esas alır; durumun gerektirdiği özeni göstermeyen kişi ise bu iddiada bulunamaz. Belgelerin sunulması, soyut bir “haberim yoktu” cümlesi yerine alışverişin gerçek koşullarını ortaya koyar. Önemli olan, bugün bildiklerinizden önce, satın aldığınız gün hangi bilgilerin önünüzde olduğudur.

Gerçek satış ve ödeme nasıl belgelenir?

Satış sözleşmesiyle birlikte bedelin nereden geldiği, kime ve hangi tarihte ödendiği gösterilmelidir. Banka kredisi kullanılmışsa kredi kullandırım kaydı ve satıcıya aktarım eşleştirilir. Önceki araç satılarak para sağlanmışsa o satış ve para girişi de kronolojiye eklenir. Elden ödeme ileri sürülüyorsa gerçekten mevcut teslim belgeleri ve diğer kayıtlar açıklanır; bulunmayan dekont veya sonradan gerçeğe aykırı belge hazırlanmaz.

İlan, ekspertiz, pazarlık mesajları ve aracı kişiyle yazışmalar, alıcının satıcıya nasıl ulaştığını ve fiyatın nasıl oluştuğunu gösterebilir. Piyasanın altında bedel tek başına kötü niyet sonucunu doğurmaz; ancak açıklama gerektirebilir. Araçtaki hasar veya evdeki önemli eksiklik nedeniyle indirim yapılmışsa bunu gösteren tarihli rapor ve yazışma sunulmalıdır.

Satıcıyla akrabalık veya tanışıklık da tek başına bütün soruları cevaplamaz. Bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, malın teslim edilip edilmediği ve devirden sonra kimin kullanmaya devam ettiği araştırılabilir. Ruhsat alıcı adına olsa bile aracın anahtarı, giderleri ve sürekli kullanımı satıcıda kalmışsa bu durumun gerçek nedeni açıklanmalıdır.

Belgelerdeki farklılıklar gizlenmemelidir. Sözleşmede yazan bedelle banka transferi farklıysa farkın peşinat, takas veya başka bir ilişkiye dayanıp dayanmadığı açıklanır. Birbiriyle uyuşmayan belgeleri yalnız başlıklarına bakarak sunmak, başvurunun en önemli kısmını cevapsız bırakabilir.

Suç geliriyle alınan ev iddiasında tapu kaydı neyi gösterir?

Taşınmazın güncel tapu kaydı yanında edinme tarihindeki kayıt ve işlem belgeleri de önemlidir. Şerhin ne zaman işlendiği, hangi karara dayandığı ve alıcının kazanımından önce mi sonra mı bulunduğu belirlenmelidir. TMK 1020 uyarınca kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.

Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet gibi mal üzerinde doğrudan bir hak, yani ayni hak kazanan üçüncü kişiyi TMK 1023 korur. TMK 1024 ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişinin bu tescile dayanamayacağını düzenler. Bu hükümler TCK 55/3’teki gönderme nedeniyle önemlidir. Ancak tapu kaydı bulunması, her türlü ceza tedbirinin kendiliğinden kalkacağı şeklinde yorumlanmamalıdır.

Alıcının tapuya dayandığı iddiası; satış işlemi, sicildeki kayıtlar, ödeme ve edinme koşullarıyla açıklanmalıdır. Konutun fiilen teslim edilmesi, abonelik veya kullanım kayıtları gerçek işlemi destekleyebilir; bunlar tapu ve hukuki edinim koşullarının yerine geçmez. Karayolları Trafik Kanunu m. 20/d uyarınca tescilli ikinci el bir aracın kişiler arasındaki satışı noterde yapılır. Elden yazılmış sözleşme, anahtarın teslimi ve havale birlikte bulunsa bile noter dışında yapılan bu satış geçersizdir. Böyle bir alıcı, yalnız dekontla aracın maliki olduğunu ileri sürmek yerine ödediği bedelin geri alınmasına ilişkin belgeleri de saklamalıdır. Tapu siciline güveni koruyan kural araç siciline aynen uygulanmaz.

El koymaya itiraz ve iade talebi nasıl ayrılır?

CMK 127/4, zilyetliğindeki malvarlığı değerine el konulan kişiye hâkimden her zaman karar isteme imkânı verir. İlk işlem hâkim kararı olmadan yapılmışsa CMK 127/3’teki yirmi dört saat içinde onaya sunma ve el koymadan itibaren kırk sekiz saatte karar açıklama kuralları da kontrol edilir. Bu süreler her malvarlığı tedbirine gelişigüzel uygulanmamalıdır. Ayrıntılar el koyma kararı ve hâkim onayı yazısındadır.

CMK 131’e göre muhafazaya gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde iade kararı verilebilir. Kanun üçüncü kişilere ait eşyayı da kapsar. İade için dosyanın mutlaka bitmesi beklenmez. Talepte, malın neden tutulduğu ve bu gerekçenin alıcı bakımından neden karşılanmadığı belgeleriyle anlatılmalıdır.

Başvuruda dosya numarası, karar, malın ayırt edici bilgileri, edinme zinciri ve açık talep bulunmalıdır. Bir ceza avukatına danışacaksanız el koyma kararını ve satış belgesini birlikte götürün. Araç için fiilî teslim, taşınmaz için ilgili şerhin kaldırılması ve sicile bildirim ihtiyacı belirtilir. Soruşturma numarası varsa dilekçenizi soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına verin. El konulan mal sizin elinizdeyken alınmışsa CMK 127/4 uyarınca sulh ceza hâkiminden de tedbir hakkında karar isteyebilirsiniz. İddianame kabul edilmişse iade talebini esas numarasını yazarak davaya bakan mahkemeye sunun. Otopark veya tapu müdürlüğü ceza dosyasındaki kararın yerindeliğini incelemez. Örneğin talep, “Noter satış sözleşmesindeki şasi numarası tutanaktaki araçla aynı. Satış bedelinin o gün satıcıya ulaştığını gösteren dekont ektedir. Aracın iadesini ve bu dosyadan sicile işlenen kısıtlamanın kaldırılmasını istiyorum” şeklinde somutlaştırılabilir. Genel çerçeve elkonulan eşyanın iadesi rehberinde açıklanmıştır.

İade isteminin reddine itiraz edilebilir. Hâkim veya mahkeme kararlarında genel itiraz süresi, özel düzenleme yoksa, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır. Dilekçe kararı veren mercie sunulur. “Her zaman karar isteme” imkânı, mevcut ret kararına karşı itiraz süresinin kaçırılmasını önemsiz hâle getirmez. Yeni başvuruda yeni bir belgenin veya değişen koşulun bulunup bulunmadığı ayrıca gösterilir.

CMK 268’deki iki haftalık düzenleme, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için uygulanır. Daha önce verilen bir karar için eski genel itiraz süresi, öğrenmeden itibaren yedi gündür. Karar tarihiyle kararı öğrendiğiniz tarihi ayrı kaydedin. İtiraz, uygulamayı kendiliğinden durdurmaz; gerekiyorsa CMK 269 uyarınca yerine getirmenin geri bırakılması somut gerekçeyle ayrıca istenir.

İşlemSüre veya koşulBaşlangıçÖnemli ayrımDayanak
Hâkimden karar istemeHer zamanZilyetliğindeki mala el konulmasıMevcut karara itiraz süresinin yerine geçmezCMK 127/4
İade istemeMuhafaza veya müsadere koşullarının değerlendirilmesiSabit bir süre yoktur; dosya sürerken istenebilirÖnceki ret kararına karşı itiraz süresini yenilemezCMK 131
Karara itirazGenel olarak iki haftaKararın öğrenilmesi1 Haziran 2024 öncesi kararlar ve özel hükümler ayrı incelenirCMK 268, geçici 6
Aldatma nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmamaBir yıl içinde bildirim veya verileni geri istemeAldatmanın öğrenilmesiCeza dosyasının bitmesi başlangıç sayılmazTBK 39
Haksız el koyma tazminatıÜç ay; her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yılKesinleşmenin ilgilisine tebliğiİade başvurusundan ayrı koşullara bağlıdırCMK 141/1-j, 142

Araç otoparkta beklerken teslim istenebilir mi?

Kesin iade henüz kabul edilmiyorsa CMK 132/5 kapsamında muhafaza için teslim değerlendirilebilir. Soruşturmada Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturmada mahkeme; bakım ve gözetim önlemleri alınarak ve istendiğinde derhâl geri verilmek üzere teslim kararı verebilir. Teminat istenebilir. Bu yol el koymayı sona erdirmez.

Talebe aracın nerede korunacağı, bakımının nasıl sağlanacağı ve gerektiğinde teslim edilebileceği açıklaması eklenmelidir. Araçtaki mevcut hasar, kilometre ve eksik parçalar kayda geçirilmelidir. Kullanım izni veya sınırlamaları kararın kapsamından anlaşılmalıdır; muhafaza için teslim, aracı satma yetkisi vermez.

Araç zarar görecek veya değerinin önemli bir bölümünü kaybedecekse soruşturmada hâkim, dava açıldıktan sonra mahkeme, hüküm kesinleşmeden aracın satılmasına karar verebilir. CMK 132, karar öncesinde ilgili kişilerin dinlenmesini ve kararın bildirilmesini düzenler. Güncel ekspertiz ve uygun saklama önerisi bu aşamada sunulabilir. Eşyanın artık delil olarak saklanması gerekmiyorsa CMK 132/6 başka bir imkân tanır: Aracın güncel piyasa değeri hemen ödenerek teslim istenebilir. Bu kez olası müsaderenin konusu araç yerine ödenen bedel olur. Bu ödeme, muhafaza için teslimde istenebilen teminattan farklıdır. Seçenekler elkonulan eşyanın korunması ve teslimi yazısında karşılaştırılmıştır.

Satıcıdan bedel veya zarar istenebilir mi?

Satıcıya karşı talep, ceza dosyasındaki malın geri verilmesi talebinden ayrıdır. TBK 36, aldatma sonucunda sözleşme yapan tarafın sözleşmeyle bağlı olmamasını düzenler. Satıcının ne söylediği veya hangi bilgiyi gizlediği, bunun alışveriş kararına etkisi ve öğrenme tarihi somutlaştırılmalıdır. Her el koyma olayı kendiliğinden aldatma sayılmaz.

TBK 39’daki bir yıllık süre aldatmanın öğrenilmesinden başlar. Süre içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmeyen veya verdiğini geri istemeyen kişi sözleşmeyi onamış sayılır. Satıcının “ceza davası bitsin, sonra öderim” açıklamasına dayanarak süre takibi bırakılmamalıdır. Bildirimin içeriği ve ulaştığı tarih belgelenmelidir.

TBK 214’teki zapt sorumluluğu ise satış kurulurken var olan bir hak nedeniyle malın üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınmasına ilişkindir. Geçici ceza tedbiri, her olayda bu hükmün bütün koşullarının gerçekleştiği anlamına gelmez. Alıcının tehlikeyi baştan bilmesi, satıcının ayrıca sorumluluk üstlenmesi veya üçüncü kişinin hakkını gizlemesi sonucu etkiler. Örneğin üçüncü kişi satıştan önceki hakkına dayanarak size karşı bir hukuk davası açarsa, dava dilekçesini saklayın. Satıcının savunmaya katılabilmesi için mahkemenin delilleri incelediği tahkikat aşaması bitmeden, uyuşmazlığın nedenini ve aşamasını bildirerek davayı yazılı şekilde ihbar edebilirsiniz (TBK m. 215; HMK m. 61 ve 62). Satıcının süresinde haberdar edilmemesi, önleyebileceği bir kayıptan sorumluluğunu etkileyebilir.

Malın tamamı böyle bir üstün hak nedeniyle elinizden çıkarsa sözleşme kendiliğinden sona erer. TBK m. 217 uyarınca, maldan elde edilen veya edilmesi ihmal edilen ürünlerin değeri düşülerek satış bedelini faiziyle ve kanunda belirtilen giderleri isteyebilirsiniz. Malın yalnız bir kısmı elinizden alınmışsa kural, bu yüzden doğan zararın karşılanmasıdır. Bu durumu bilseydiniz alışverişi yapmayacağınız koşullardan anlaşılıyorsa hâkimden sözleşmeyi sona erdirmesini isteyebilirsiniz (TBK m. 218). Aracın tedbiren otoparka çekilmesi tek başına bu sonuçları doğurmaz.

Bedel talebi için nereye başvurulur?

Kendi aracını satan bir kişiden, ticari amaç olmadan araç aldıysanız aranızdaki bedel davasında kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Davalının yerleşim yerinde veya sözleşmenin ifa edileceği yerde dava açılabilir (HMK m. 2, 6 ve 10). Bir galeriden kişisel kullanım için yapılan alım ise tüketici işlemidir. Ticaret Bakanlığının 2026 için açıkladığı sınıra göre uyuşmazlık değeri 186.000 TL’nin altındaysa tüketicinin yerleşim yerindeki veya işlemin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine başvurulur. Bu tutar ve üzerindeki satış bedeli alacağı için önce arabulucuya başvurulur; anlaşma olmazsa tüketici mahkemesinde dava açılabilir. Buradaki ölçü, aracın bugünkü piyasa değeri değil, uyuşmazlığa konu tutardır. Bu merciler satıcıdan para talebini inceler; ceza dosyasındaki el koymayı kaldırmaz.

Haksız el koyma tazminatı ne zaman gündeme gelir?

CMK 141/1-j, koşulları oluşmadan el koyma, gerekli korumayı sağlamama, amaç dışı kullanma veya zamanında geri vermeme nedeniyle zarar gören kişiye Devletten tazminat isteme imkânı tanır. Malın iadesi, bütün zarar kalemlerinin kabul edildiğini göstermez. Kullanamama, hasar veya gelir kaybı iddiasının işlemle bağlantısı belgelenmelidir.

Bu bentteki istem CMK 142 kapsamında kural olarak kişinin oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde görülür. O mahkemenin işlemle ilişkili olması ve aynı yerde başka ağır ceza dairesinin bulunmaması hâlinde en yakın yer ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Başka bentler için getirilen Tazminat Komisyonu yolu, el koymaya ilişkin bu talebe otomatik uygulanmaz.

Dilekçeye kesinleşme ve tebliğ belgelerini ekleyin. Kesinleşmenin size tebliğinden itibaren üç ayınız vardır; her durumda kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık üst sınırı da gözetin. Kimliğinizi ve adresinizi yazın; her zarar kaleminin tutarını, sebebini ve belgesini ayrı gösterin. Mahkeme bilgi veya belge eksiğinin giderilmesini isterse verilen bir ayı kaçırmayın. Eksik süresinde tamamlanmazsa dilekçe reddedilir; bu usulden ret kararına itiraz edilebilir. Mahkemenin tazminatın esası hakkındaki kararına karşı ise istinaf yolu açıktır (CMK m. 142/3, 4 ve 8). Aracın fiilen geri alındığı günün her durumda süreyi başlatacağı varsayılmamalıdır. İlk teslim tutanağı, iade tutanağı, onarım faturası ve gerekli uzman incelemesi, zarar iddiasının dayanaklarını oluşturur.

İade kararı çıktıysa hangi kayıtları kontrol etmelisiniz?

Kararın son kısmında plakanın ve şasi numarasının, ev için de ada, parsel ve bağımsız bölümün doğru yazıldığını kontrol edin. Araç hem otoparka alınmış hem siciline şerh konulmuşsa fiilî teslim ile sicildeki kısıtlamanın kaldırılmasını ayrı ayrı izleyin. Otopark teslim etmiyor veya tapu kaydı değişmiyorsa kararın ilgili birime gönderilip gönderilmediğini ve mal üzerinde başka dosyanın tedbiri olup olmadığını sorun. Bir dosyadaki iade, diğer dosyadaki tedbiri kaldırmaz.

Aracı teslim alırken kilometresini, görünür hasarı ve eksik parçaları teslim tutanağına işletin. El koyma günündeki fotoğraf ve tutanakla iade günündekini karşılaştırmak, hangi hasarın muhafaza sırasında oluştuğunu açıklamanıza yardımcı olur.

Avukata götürülecek belgeler

  1. Karar, tutanak ve tebligatlar: Tedbirin dayanağını, kapsamını ve süre başlangıcını belirler.
  2. Satış ve sicil belgeleri: Araç veya evin kimden, hangi tarihte ve hangi kayıtlarla edinildiğini gösterir.
  3. Ödeme ve finansman kayıtları: Bedelin gerçekten ödendiğini, kaynağını ve alıcısını açıklar.
  4. İlan, ekspertiz ve yazışmalar: Fiyatı, pazarlığı ve alıcının işlem sırasındaki bilgisini ortaya koyar.
  5. Teslim ve kullanım kayıtları: Görünürde devir iddiasının değerlendirilmesine yardımcı olur.
  6. Önceki başvurular ve ret kararları: Cevapsız kalan noktayı ve yeni delilin işlevini gösterir.
  7. Muhafaza ve zarar belgeleri: Geçici teslim talebini veya ayrı tazminat istemini destekler.

İki varsayımsal örnek

Varsayımsal örnek 1: İlandan alınan araç

Alıcı, ilan üzerinden bulduğu aracı ekspertiz yaptırarak satın alır. Bedeli kendi kredi hesabından satıcıya gönderir ve aracı teslim alır. Aylar sonra satıcının bahis dosyasında araca el konulur. Alıcı; ilanı, ekspertizi, noter sözleşmesini ve transferi tarih sırasıyla sunar. Bunlar gerçek edinimi ve işlem koşullarını açıklamaya yarar. Ancak paranın kısa süre sonra alıcıya geri gönderildiği veya aracın satıcıda kaldığı anlaşılırsa dosyanın değerlendirmesi değişebilir. Sonuç yalnız tescildeki isimden çıkarılmaz.

Varsayımsal örnek 2: Devirden önceki tapu kaydı

Bir kişi satın aldığı ev üzerindeki ceza tedbirini sonradan öğrendiğini söyler. İncelemede şerhin devirden önce mi sonra mı işlendiği araştırılır. Devir öncesindeki kayıt ile sonradan eklenen kayıt aynı şekilde değerlendirilemez. Alıcı tapu işlem belgelerini, ödeme kaydını ve satış yazışmalarını sunar. Sicilde önceden bulunan bir kaydın bilinmediği iddiası TMK 1020 karşısında sorun doğurabilir. Sonradan konulan şerh ise tek başına önceki edinimin kötü niyetli olduğunu kanıtlamaz; diğer koşullar da incelenir.

Ceza davası bittiği hâlde araç veya ev hakkında karar verilmediyse ne yapılır?

Önce gerekçeli hükmün sonuç kısmını okuyun. Kamu davasında iadesi gereken mal hakkında hiç karar verilmemişse, alıcı olarak davayı gören mahkemeden CMK m. 256/2 uyarınca iade kararı isteyebilirsiniz. Satıcının beraat ettiğini gösteren belgeyi otoparka götürmek, araç hakkında teslim kararı alınmasının yerini tutmaz.

Ayrı bir müsadere veya iade duruşmasına çağrıldıysanız satış ve ödeme belgelerinizi sunun; kararın etkilediği mal üzerindeki hakkınızı açıklayın. Hak sahibi olarak sanığa tanınan usul haklarını kullanabilirsiniz. Gitmezseniz mahkeme yine hüküm verebilir. Ayrı müsadere duruşmasının usulü CMK m. 257’de düzenlenir.

Bu ayrı yargılama sonunda aracınızın veya evinizin müsaderesine hükmedilmişse, hak sahibi olarak istinafa, yani hükmün bölge adliye mahkemesince incelenmesi yoluna başvurabilirsiniz. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen hükümler için gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde dilekçenizi hükmü veren mahkemeye verin (CMK m. 258, 273 ve geçici m. 6/1-c). Dilekçede malı belirtin ve mahkemenin örneğin noter devrine ya da satıcıya ulaşan ödemeye ilişkin hangi belgeyi neden yanlış değerlendirdiğini açıklayın. Geçici el koymaya itirazdaki öğrenme tarihiyle bu istinaf süresinin başlangıcını karıştırmayın.

İlk adım: Elinizde hangi belge var?

Elinizde yalnız çekici tutanağı veya tapu kaydı varsa önce tedbirin dayandığı kararı ve dosya numarasını alın. İade talebiniz reddedilmişse kararın örneğini ve öğrenme tarihini, ayrı müsadere hükmü verilmişse gerekçeli hükmü ve tebliğ belgesini ayırın. Satıcı bedeli geri ödese bile ceza tedbiri kendiliğinden kalkmaz; ödeme belgesini dosyaya sunup araç teslimi veya şerhin kaldırılması hakkında açık karar isteyin.

Yazar: Av. İltan Ekmekçioğlu. Mevzuat kontrol tarihi: 7 Kasım 2026.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşır.

araç iadesielkoymamüsaderetapuda iyiniyetli üçüncü kişiyasa dışı bahis suçu
Önceki yazı
Cezaevinde Psikolojik Destek: Görüşme Talebi ve Ailenin Başvurusu
Sonraki yazı
Bahis Sitesinde Çalışmak Suç mu? Çalışanın Cezası ve Savunması
Pencere önündeki dosyanın üzerinde araç ve ev anahtarı, dışarıda park edilmiş bir otomobil.

İlgili Yazılar

Kasım 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30