Uyuşturucu Davasında Tekerrür ve İnfaz: Eski Sabıka Kaydı Cezayı Nasıl Etkiler?

Uyuşturucu suçlamasıyla karşılaşan kişinin daha önce bir ceza dosyasının bulunması, yeni dosyada önemli sorular doğurur. Önceki karar tekerrüre esas olur mu? Denetimli serbestlik geçmişi sabıka sayılır mı? Kararda yazan hapis cezası tekerrür nedeniyle artar mı? İkinci defa mükerrir olan kişi koşullu salıverilmeden yararlanabilir mi? Bu soruların cevabı yalnızca adli sicil belgesindeki satır sayısına bakılarak verilemez.
Kısa cevap: TCK 58 kapsamındaki genel tekerrür için önceki mahkûmiyetin, yeni suç işlenmeden önce kesinleşmiş olması gerekir. Cezanın önceden infaz edilmiş olması zorunlu değildir. Önceki suçun türü, kişinin o tarihteki yaşı, infaz tarihi ve kanundaki süreler ayrıca incelenir. Tekerrür, uyuşturucu dosyasında hapis cezasını otomatik olarak belirli bir yüzdeyle artırmaz; esas olarak infaz rejimini etkiler. Güncel düzenlemede ikinci defa tekerrür, süreli hapis cezalarında koşullu salıverilmeyi bütünüyle ortadan kaldırmaz.
Bu yazı, aynı fiilden iki defa yargılanma sorunundan farklı olarak, önceki mahkûmiyetin yeni uyuşturucu davasına ve infaz hesabına etkisini ele almaktadır. Açıklamalar ağırlıklı olarak yetişkinler hakkındaki dosyalara ilişkindir. Çocuklara, eski suç tarihlerine ve özel infaz durumlarına ilişkin hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.
Tekerrür, tekrar yakalanmakla aynı şey değildir
Önceki dosyanın sonucu belirlenmelidir
Bir kişinin geçmişte gözaltına alınması, ifadesinin alınması veya hakkında dava açılması, tekerrür için yeterli değildir. Genel tekerrür incelemesinde, önceki suç nedeniyle verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmalıdır. Devam eden soruşturma, beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kesinleşmiş mahkûmiyetle aynı hukuki nitelikte değildir.
Uyuşturucu dosyalarında özellikle “Daha önce denetimli serbestliğe gittim” açıklaması tek başına anlamlı bir sınıflandırma sağlamaz. Bu işlem, TCK 191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi sırasında uygulanmış olabilir. Kesinleşmiş hapis cezasının infazı sırasında uygulanmış bir denetimli serbestlik de olabilir. Hangi kararın verildiği görülmeden, önceki sürecin tekerrüre etkisi belirlenemez.
Tekrar yakalanma ile tekerrürün ayrılması, savunmanın doğru kurulması bakımından önemlidir. Önceki dosyanın numarası, karar türü, kesinleşme bilgisi ve varsa infaz kaydı getirtilmelidir. Kişinin geçmişte kullandığı günlük ifadeler yerine resmî kararın içeriği esas alınmalıdır. [1]
Önceki suçun uyuşturucu suçu olması şart değildir
TCK 58, genel olarak önceki suç ile sonraki suçun aynı adı taşımasını şart koşmaz. Bu nedenle önceki mahkûmiyetin başka bir kasıtlı suçtan olması, yeni uyuşturucu dosyasında tekerrür değerlendirmesini kendiliğinden engellemez. Buna karşılık kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. [1]
Önceki kaydın niteliği bu yüzden önemlidir. Taksirli bir suçtan mahkûmiyet ile kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet aynı sonuç doğurmaz. İdari para cezası da ceza mahkemesinin verdiği adli para cezasıyla karıştırılmamalıdır. Kaydın yalnızca “para cezası” olarak hatırlanması yeterli değildir.
Kesinleşme tarihi neden belirleyicidir?
TCK 58/1 uyarınca önceki suç nedeniyle verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni suçun işlenmesi gerekir. Önceki mahkemenin karar verdiği tarih ile kararın kesinleştiği tarih aynı olmayabilir. İstinaf veya temyiz incelemesi, tebligat ve kanun yolu süreci bu ayrımda önem taşır. [1]
Yeni dosyanın duruşması sırasında önceki kararın artık kesinleşmiş olması, tek başına yeterli değildir. Esas soru, yeni fiilin işlendiği tarihte önceki hükmün kesinleşmiş bulunup bulunmadığıdır. Bu zaman sıralaması kurulmadan “Sabıkası var” gerekçesiyle tekerrür uygulanmamalıdır.
Suç tarihinin tek bir gün olarak belirlenemediği dosyalarda daha dikkatli inceleme gerekir. İddianamede ileri sürülen dönem, kabul edilen fiil ve hükümde esas alınan tarih karşılaştırılmalıdır. Dosyanın açılma tarihi, yakalanma tarihi veya mahkûmiyet tarihi her durumda suç tarihi yerine kullanılamaz. Hangi olayın değerlendirildiği açık olmalıdır.
Kesinleşme şerhindeki bilgilerin, karar ve tebligat evrakıyla uyumu kontrol edilmelidir. Bir uyuşmazlık varsa bunun dosyada açıklığa kavuşturulması istenebilir. Sadece elektronik kayıtta görülen kısa bilgiye dayanılması, kararın gerçek kapsamının gözden kaçmasına neden olabilir.
Üç ve beş yıllık süreler nasıl hesaplanır?
TCK 58/2, önceki cezanın niteliğine göre süre sınırları öngörür. Önceki mahkûmiyet beş yıldan fazla hapis cezasıysa, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra işlenen suçlar bakımından tekerrür uygulanmaz. Önceki mahkûmiyet beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıysa bu süre üç yıldır. Tam beş yıllık hapis cezası, ikinci gruptadır. [1]
Bu sürelerin başlangıcı kural olarak önceki kararın verildiği tarih değildir. Kanun, cezanın infaz edildiği tarihi esas alır. Hükmün kesinleşmesi, cezaevinden çıkış, koşullu salıverilme ve cezanın tamamen infaz edilmiş sayılması farklı tarihlere karşılık gelebilir. Önceki infaz dosyası görülmeden süre başlangıcı belirlenmemelidir.
Önceki ceza henüz infaz edilmemişse, kararın üzerinden üç veya beş yıl geçtiği söylenerek doğrudan tekerrürün sona erdiği kabul edilemez. TCK 58/1 zaten tekerrür için infazın tamamlanmasını zorunlu tutmamaktadır. Kesinleşme şartı ile infazdan sonra geçen süreye ilişkin sınır birlikte okunmalıdır.
Adli sicil kaydının görünmesi veya arşive alınması da bu tarih incelemesinin yerine geçmez. Bir kaydın idari olarak nerede tutulduğu ile mahkûmiyetin tekerrüre esas olup olamayacağı farklı sorulardır. Önceki kararın sonradan kaldırılması veya hukuki niteliğinin değişmesi hâlinde bunun etkisi ayrıca araştırılmalıdır.
Hangi eski kararlar aynı şekilde değerlendirilemez?
TCK 191 kapsamındaki erteleme ve denetimli serbestlik
TCK 191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet değildir. Bu süreçte tedavi veya denetimli serbestlik uygulanması, kişinin mutlaka tekerrüre esas bir mahkûmiyetinin bulunduğu anlamına gelmez. Sonradan dava açılıp açılmadığı ve nasıl sonuçlandığı incelenmelidir.
Erteleme dönemindeki yeni kullanım fiillerinin önceki dosyayla ilişkisi ise TCK 191’in özel hükümleri kapsamında değerlendirilir. Bu sorun, TCK 58’deki tekerrürden farklıdır. Konunun genel çerçevesi TCK 191 uyuşturucu kullanma ve bulundurma açıklamalarında yer almaktadır.
HAGB ile hapis cezasının ertelenmesi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yani HAGB, hapis cezasının TCK 51 uyarınca ertelenmesiyle aynı kurum değildir. HAGB kararı, açıklanmış ve kesinleşmiş mahkûmiyet gibi doğrudan değerlendirilmemelidir. Sonradan hükmün açıklanması söz konusuysa, açıklanan hükmün kesinleşmesi ve yeni suç tarihi ayrıca karşılaştırılmalıdır. [1][2]
TCK 51 kapsamında hapis cezasının ertelenmesinde ise bir mahkûmiyet hükmü vardır. Kişinin cezaevine girmemiş olması, bu hükmün tekerrür bakımından hiç dikkate alınamayacağı anlamına gelmez. Kesinleşme, denetim sürecinin sonucu ve infaz edilmiş sayılma tarihi incelenmelidir.
Adli para cezası ve çocukluk dönemindeki suç
Koşulları bulunan adli para cezası mahkûmiyeti tekerrüre esas olabilir. Hapis cezası yerine adli para cezası verilmiş olması, tek başına bu ihtimali ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte idari yaptırımlar, beraatler ve devam eden dosyalar aynı kapsamda değildir.
Burada önemli bir istisna CMK 272/3’tür. Bu fıkra uyarınca istinaf yolu kapalı olarak verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Dolayısıyla adli para cezasının doğrudan mı verildiği, hapisten mi çevrildiği, karar tarihindeki kanun yolu sınırı ve kararın hangi nedenle kesin olduğu kontrol edilmelidir. Kanun yoluna başvurulmadığı için sonradan kesinleşen hüküm ile kanun gereği istinafa kapalı verilen hüküm aynı değildir. [2]
TCK 58/5 uyarınca fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişinin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür uygulanmaz. Burada önceki kararın yetişkinlikte verilmiş olması, fiilin çocukluk döneminde işlendiği gerçeğini değiştirmez. Yabancı mahkeme hükümleri bakımından da TCK 58/4’teki özel kural ve istisnalar kontrol edilmelidir. [1]
Tekerrür uyuşturucu cezasını doğrudan artırır mı?
Tekerrürün temel sonucu, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve infazdan sonraki denetimli serbestlik tedbiridir. TCK 58, uyuşturucu suçuna verilen hapis cezasının otomatik olarak yarı oranında veya iki kat artırılmasını düzenlemez. Suçun cezasını belirleyen hükümlerle infaz rejimi ayrılmalıdır. [1]
TCK 58/3’te, sonraki suçun kanuni düzenlemesinde hapis ile adli para cezasının seçimlik olması hâlinde hapis cezasının seçilmesi öngörülür. Bu kural, hapis ile adli para cezasının birlikte düzenlendiği TCK 188 bakımından seçimlik yaptırım varmış gibi uygulanamaz.
Uyuşturucu ticaretinde madde türü, suçun işlendiği yer veya birlikte hareket eden kişilerin sayısı nedeniyle gündeme gelebilen artırımlar ise ayrı hükümlere dayanır. Ayrıntıları uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu kapsamında açıklanmaktadır. Mahkûmiyetin sonuç cezası ile koşullu salıverilmeye kadar hesaplanan süre aynı kavram değildir.
İlk tekerrür ile ikinci defa tekerrür arasındaki fark
İkinci defa tekerrür, kişinin dosyasında iki eski kayıt bulunması demek değildir. Önceki mahkûmiyetlerin tarih sıralaması, önceki hükümde tekerrür uygulanıp uygulanmadığı ve bu hükmün yeni suçtan önce kesinleşmesi incelenmelidir. Kararların yalnızca sayılması, hukuki bağlantıyı göstermeye yetmez.
5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağının hükümde belirtilmesini öngörür. Bu nedenle kararın yalnızca gerekçesi değil, hüküm fıkrası da okunmalıdır. “TCK 58 uygulandı” bilgisi ile “ikinci defa tekerrür uygulandı” bilgisi aynı değildir. [3]
4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun ile değişen düzenleme uyarınca, ikinci defa tekerrürde süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üçtür. Bu nedenle “İkinci defa mükerrir olan herkes cezanın tamamını koşullu salıverilme olmadan çeker” şeklindeki genel ifade güncel değildir. İyi hâl ve ilgili diğer koşullar yine değerlendirilir. [3]
Eski bir hüküm veya müddetname incelenirken sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin etkisi ayrıca ele alınmalıdır. Bu inceleme otomatik tahliye anlamına gelmez. Uygulanacak hükmün belirlenmesi, yeni hesap ve yetkili merci kararı gerekebilir.
Uyuşturucu kullanma ve ticaretinde infaz oranı aynı mı?
TCK 191 bakımından genel çerçeve
Yetişkin hakkında TCK 191 nedeniyle kesinleşmiş süreli hapis cezası bulunduğunda, özel bir durum yoksa 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesindeki genel yarı oranı başlangıç noktasıdır. İlk tekerrürde 108/1 kapsamında üçte iki oranı gündeme gelir. Ancak 108/2’deki, tekerrür nedeniyle eklenecek sürenin tekerrüre esas alınan en ağır cezayı aşamaması kuralı ayrıca uygulanır. [3]
İkinci defa tekerrürde süreli hapis bakımından dörtte üç oranı söz konusudur. Güncel 108/2 uyarınca önceki paragraftaki ek süre sınırı ikinci defa tekerrürde uygulanmaz. Bu fark, aynı sonuç cezaya sahip kişilerin hesaplarında farklılık doğurabilir.
Burada anlatılan oranlar, cezanın kaç gününün mutlaka kapalı cezaevinde geçirileceğini tek başına göstermez. Açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlikle infaz, mahsup ve diğer koşullar ayrıca incelenir. TCK 191 soruşturmasındaki denetimli serbestlik ile kesinleşmiş hapis cezasının denetimli serbestlikle infazı da karıştırılmamalıdır.
TCK 188 bakımından özel oran
Yetişkinlerin TCK 188 kapsamındaki süreli hapis cezalarında, 5275 sayılı Kanun’un 108/9. maddesi dörtte üç oranını düzenler. Bu oran yalnızca mükerrir olanlara özgü değildir. Maddenin özel düzenlemesi nedeniyle, tekerrür bulunmaması kendiliğinden genel yarı oranının uygulanacağı anlamına gelmez. [3]
Aynı şekilde ilk tekerrür bulunduğu için uyuşturucu ticareti cezasının oranı doğrudan üçte ikiye düşürülemez. Kanun, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlarda ilgili özel oranın uygulanmasını öngörür. Sayısal oranların aynı çıkması da tekerrüre ilişkin hatanın önemsiz olduğu anlamına gelmez; diğer hukuki sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Eski suç tarihleri bakımından özel geçiş hükümleri önemlidir. 5275 sayılı Kanun’un geçici 9/4. maddesi, 28 Haziran 2014’ten önce işlenen ve aralarında TCK 188’in de bulunduğu suçlara ilişkin süreli hapis cezaları bakımından üçte iki oranını düzenler. Tekerrür veya diğer özel durumlar ayrıca incelenmeden bu oran bütün eski dosyalara otomatik nihai sonuç olarak uygulanmamalıdır. [3]
Müddetname ve infaz hesabında hangi bilgiler kontrol edilir?
İnfaz hesabının doğruluğu, önceki ilam ile yeni mahkûmiyetin birlikte incelenmesini gerektirir. Yeni suçun tarihi, sonuç ceza, kesinleşme bilgisi, tekerrürün türü, önceki cezanın miktarı ve infaz durumu açık olmalıdır. Birden fazla ilamın toplanması, her mahkûmiyetin ayrı hukuki özelliklerini ortadan kaldırmaz.
Tutukluluk ve diğer mahsup edilecek süreler ayrıca kontrol edilmelidir. Aynı sürenin iki defa kullanılması kadar, hesaba hiç katılmaması da sorun yaratabilir. Bu incelemenin ayrıntıları TCK 63 kapsamında tutukluluk süresinin cezadan mahsubu yazısında ele alınmaktadır.
Müddetnamede koşullu salıverilme tarihi ile hak ederek tahliye tarihi farklı işlevlere sahiptir. Denetimli serbestlikle infaza ayrılma tarihi de bunlarla aynı değildir. Yalnızca ceza miktarını bir oranla çarpıp buradan sabit bir süre çıkarmak, bütün dosyalar için güvenilir hesap yöntemi oluşturmaz.
Geçici infaz düzenlemeleri, suç tarihi ve kapsam istisnaları bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Başka bir hükümlünün yararlandığı uygulama, aynı ceza miktarına sahip herkes için geçerli olmayabilir. Hukuki inceleme, somut ilam ve mevcut infaz evrakı üzerinden yapılmalıdır.
Genel süre hesabı ve açık cezaevine geçiş başlıkları için infaz hesabı, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik rehberini de inceleyebilirsiniz.
Tekerrürün yanlış uygulanmasına nasıl karşı çıkılır?
Hüküm verilmeden önce ve kanun yolu aşamasında
Önceki mahkûmiyetin onaylı örneği, kesinleşme şerhi ve infaz bilgileri dosyaya getirtilmelidir. Yeni suç tarihiyle karşılaştırma yapılarak tekerrür koşullarına ilişkin görüş açıklanabilir. Çocukluk dönemindeki fiil, taksirli suç veya süre sınırı gibi itirazlar genel ifadelerle bırakılmamalıdır.
Tekerrür uygulanmasını gerektirdiği ileri sürülen durum ilk defa duruşmada ortaya çıkmışsa, CMK 226 kapsamındaki ek savunma güvenceleri değerlendirilmelidir. Kanundaki koşullarda hazırlık için süre istenebilir. Hangi eski kararın esas alındığının bilinmesi, etkili savunmanın ön koşullarındandır. [2]
Mahkûmiyet kararı verilmişse, tekerrüre yönelik hukuka aykırılıklar uygun kanun yolunda ileri sürülmelidir. Güncel CMK 273 uyarınca istinaf isteminde genel süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır. Kararın kanun yolu durumu, tebliğ bilgileri ve geçiş hükümleri somut dosyada kontrol edilmelidir. [2]
Kesinleşmiş hüküm ile infaz hesabındaki hata ayrılmalıdır
Hükmün tekerrür yönünden hukuka aykırı olduğu iddiası ile doğru hükmün infaz hesabına yanlış aktarılması farklı meselelerdir. Her ikisi için aynı başvuru yolunun kullanılacağı varsayılamaz. Kesinleşmiş hükmü değiştirme talebi, yalnızca hesap cetvelindeki bir toplama hatası gibi ele alınmamalıdır.
5275 sayılı Kanun’un 98. maddesine göre hükmün yorumundaki duraksama veya sonradan yürürlüğe giren kanunun TCK 7 kapsamında değerlendirilmesi için hükmü veren mahkemeye; çektirilecek cezanın hesabındaki duraksama bakımından infaz hâkimliğine başvurulması gündeme gelir. Başvurunun konusu ve talebi açık kurulmalıdır. Bu başvurular infazı kendiliğinden durdurmaz. [3]
Tutuklama, görevli mahkeme, uzlaştırma ve süreler
Eski sabıka kaydı, yeni uyuşturucu isnadının ispatı yerine geçmez. Tutuklama bakımından CMK 100 ve 101’deki koşullar ayrıca aranır. Yeni dosyanın delilleri, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrol değerlendirilmelidir. Konu uyuşturucu ticareti suçunda tutuklama ve tahliye şartları çerçevesinde ayrıntılı ele alınmaktadır.
Yetişkinlerde TCK 188 kapsamındaki suçlar kural olarak ağır ceza, TCK 191 kapsamındaki suçlar asliye ceza mahkemesinde görülür. Tekerrür, bağımsız bir suç veya tek başına görevli mahkemeyi değiştiren yeni bir suçlama değildir. TCK 188 ve 191 kapsamındaki suçlar uzlaştırmaya tabi değildir. [2][4]
Tekerrürdeki üç ve beş yıllık süreler, yeni suçun dava zamanaşımıyla aynı değildir. Dava ve ceza zamanaşımı TCK’nın ilgili hükümleri kapsamında ayrıca hesaplanır. İstinaf süresi, infaz başvurusuna ilişkin süreler ve tekerrürün süre sınırları birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Mükerrer yargılama da farklı bir sorundur. Aynı fiil nedeniyle ikinci dava açılması iddiası, uyuşturucu dosyasında aynı olaydan iki dava ve mükerrer yargılama kapsamında incelenir. Tekerrür ise önceki mahkûmiyetin daha sonra işlenen yeni suçla ilişkisine dayanır.
İki karşılaştırmalı örnek
Karşılaştırmalı örnek 1: Karar tarihi aynı, yeni suç tarihi farklı
İki yetişkin hakkında önceki kasıtlı suçtan verilen mahkûmiyetin 1 Haziran 2024’te kesinleştiğini ve diğer koşulların aynı olduğunu düşünelim. İlk kişi yeni uyuşturucu fiilini 1 Eylül 2024’te işlemiştir. Önceki hüküm yeni fiilden önce kesinleştiği için, diğer şartlar da varsa tekerrür uygulanması mümkündür.
İkinci kişi yeni fiili 1 Mayıs 2024’te işlemiştir. Bu kişinin yeni davası görülürken eski karar artık kesinleşmiş olsa bile, yeni fiil önceki hükmün kesinleşmesinden öncedir. Sırf duruşma gününde kesinleşmiş sabıka görünmesi, bu mahkûmiyeti tekerrüre esas almaya yeterli değildir.
Karşılaştırma, yakalanma veya duruşma gününden önce suç tarihi ile önceki kesinleşme tarihinin karşılaştırılması gerektiğini gösterir. Önceki suçun türü, yaş ve süre koşulları her iki dosyada da ayrıca incelenir.
Karşılaştırmalı örnek 2: TCK 191’de ilk ve ikinci defa tekerrür
Güncel genel kuralların uygulandığı, yetişkin hakkında TCK 191 nedeniyle üç yıl, yani otuz altı ay hapis cezası kesinleşmiş iki dosya düşünelim. Mahsup, geçici düzenleme ve diğer özel durumlar hesaba katılmadan yalnızca koşullu salıverilme oranı karşılaştırılmaktadır. Bu hesap kapalı cezaevinde geçirilecek kesin süreyi göstermez.
İlk dosyada birinci tekerrür uygulanmış ve tekerrüre esas en ağır ceza bir yıl olarak belirlenmiştir. Üçte iki oranı yirmi dört aya karşılık gelir. Tekerrürsüz genel yarı oranına göre on sekiz ayla arasındaki altı aylık fark, önceki bir yıllık cezayı aşmadığından 108/2’deki sınır bu varsayımda hesabı azaltmaz.
İkinci dosyada ikinci defa tekerrürün hukuki koşulları gerçekleşmiş ve hükümde gösterilmiştir. Dörtte üç oranı yirmi yedi aya karşılık gelir. İkinci defa tekerrürde 108/2’deki ek süre sınırı uygulanmaz. Her iki dosyada da iyi hâl, mahsup ve diğer infaz koşulları ayrıca değerlendirilir; bu sayılar otomatik tahliye tarihi değildir.
Sık sorulan sorular
1. Daha önce uyuşturucudan yakalanmış olmam tekerrür için yeterli mi?
Hayır. Önceki dosyanın nasıl sonuçlandığı ve yeni suçtan önce kesinleşmiş mahkûmiyet bulunup bulunmadığı araştırılır. Gözaltı, ifade veya devam eden soruşturma tek başına yeterli değildir.
2. TCK 191 denetimli serbestliği sabıka sayılır mı?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi sırasında uygulanan tedbir, tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet değildir. Sürecin sonradan davaya dönüşüp dönüşmediği ve verilen karar ayrıca incelenmelidir.
3. Eski cezamı çekmeden de tekerrür uygulanabilir mi?
Evet. TCK 58/1, önceki cezanın infaz edilmiş olmasını şart koşmaz. Önceki hükmün yeni suçtan önce kesinleşmesi ve diğer kanuni koşulların bulunması gerekir.
4. Üç yıllık süre mahkeme kararından mı başlar?
TCK 58/2’deki süre, ilgili cezanın infaz edildiği tarihten başlar. Karar, kesinleşme, koşullu salıverilme ve infazın tamamlanması tarihleri karıştırılmamalıdır. Önceki infaz kaydı görülmelidir.
5. Önceki cezam adli para cezasıysa tekerrür olmaz mı?
Olabilir. Adli para cezası mahkûmiyeti, diğer koşullar varsa tekerrüre esas alınabilir. İdari para cezası ise aynı nitelikte değildir. Önceki suçun kasıtlı veya taksirli olması da önemlidir.
Ancak CMK 272/3 gereğince istinafa kapalı verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Önceki kararın kanun yolu niteliği ayrıca kontrol edilmelidir.
6. On yedi yaşında işlediğim suç yetişkinlikte aleyhime tekerrür oluşturur mu?
TCK 58/5, on sekiz yaş doldurulmadan işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür uygulanmamasını düzenler. Önceki kararın sonradan verilmesi, fiilin işlendiği yaşı değiştirmez.
7. Tekerrür uyuşturucu ticareti cezamı ikiye katlar mı?
Hayır. TCK 58 böyle bir genel artırım öngörmez. Tekerrürün infaz rejimine etkisi ile TCK 188’deki nitelikli hâller nedeniyle cezada yapılabilecek artırımlar farklıdır.
8. İkinci defa mükerrir olan kişi koşullu salıverilebilir mi?
Güncel 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi, süreli hapis cezalarında dörtte üç oranını düzenler. Koşullu salıverilme bütünüyle yasak değildir. İyi hâl ve diğer şartlar ayrıca değerlendirilir.
9. Sabıkam yoksa uyuşturucu ticareti cezamın yarısını mı çekerim?
Bu sonuç otomatik olarak çıkarılamaz. Yetişkinlerin TCK 188 kapsamındaki süreli hapis cezaları için 108/9’da özel oran vardır. Suç tarihi ve geçiş hükümleri de kontrol edilmelidir.
10. Müddetnamede tekerrür hesabı yanlışsa nereye başvurulur?
Hesap hatası, hükmün yorumlanması ve hükmün hukuka aykırılığı ayrı değerlendirilir. 5275 sayılı Kanun’un 98. maddesi çerçevesinde infaz hâkimliği veya hükmü veren mahkemenin görevi gündeme gelebilir. Karara uygun kanun yolu ayrıca belirlenmelidir.
Dosya incelemesinde hazırlanacak belgeler
Tekerrür incelemesi için yalnızca e-Devlet adli sicil çıktısı yeterli olmayabilir. Önceki gerekçeli karar, kesinleşme şerhi, infaz evrakı, yeni dosyanın iddianamesi ve kararı, tebligatlar ve güncel müddetname birlikte hazırlanmalıdır. Belgelerin tamamı elde değilse ilgili mercilerden getirtilmesi istenebilir.
Her eski kayıt için ayrı bir zaman çizelgesi kurulması, hatalı değerlendirme riskini azaltır. Önceki fiilin tarihi ve kişinin yaşı, hükmün kesinleşmesi, infazın tamamlanması ve yeni fiilin tarihi karşılaştırılmalıdır. Daha sonra ilk veya ikinci defa tekerrürün şartları ile yeni cezanın özel infaz kuralları incelenmelidir.
Resmî kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat. Özellikle 7, 51, 58, 63, 66, 67, 68, 188 ve 191. maddeler.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat. Özellikle 100, 101, 226, 231, 253, 272 ve 273. maddeler.
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat. Özellikle 98, 99, 105/A, 107, 108 ve geçici 9. madde; ikinci defa tekerrüre ilişkin 7550 sayılı Kanun değişikliği işlenmiş metin.
- 5235 sayılı Kanun, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat. Özellikle 11 ve 12. maddeler.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Mahkûmiyet ilamları, kesinleşme ve infaz kayıtları, tebligatlar, müddetname ve diğer dosya belgeleri görülmeden tekerrür uygulanması veya tahliye tarihi hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

