TCK 110 Etkin Pişmanlık

Soruşturma başlamadan önce, mağdura zarar vermeksizin onu güvenli bir yerde kendiliğinden serbest bırakan fail hakkında cezanın üçte ikisine kadar indirim yapılabilir. Bu hükmün uygulanabilmesi için serbest bırakma eyleminin tamamen gönüllü ve soruşturmadan önce gerçekleşmiş olması şarttır.

Madde Metni 

(1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

1. Maddi Unsur

TCK m.110’un uygulanabilmesi için dört şartın tamamının bir arada gerçekleşmesi zorunludur. Bu şartlar bütünlüklü ve kümülatif olup herhangi birinin eksikliği indirimi tamamen ortadan kaldırır.

Şart 1 — Soruşturmaya başlanmadan önce: Fail, mağduru serbest bırakma eylemini soruşturma başlamadan önce gerçekleştirmiş olmalıdır. “Soruşturma başlangıcı” kavramı uygulamada en tartışmalı şarttır.

Yargıtay CGK’nın içtihadı bu konuda belirleyicidir: Soruşturma evresi, suç şüphesinin Cumhuriyet Savcısı tarafından öğrenilmesiyle başlar. Kolluğun olay yerine gelmesi, tutanak tutması veya polis merkezine bildirim yapılması tek başına yeterli değildir; savcının fiilen haberdar olup soruşturma açması gerekmektedir. Yargıtay 14. CD, 2015/5487 E., 2018/7064 K. kararında sanığın mağdureyi saat 15.30’dan önce serbest bıraktığı, Cumhuriyet Savcısı’nın ise saat 16.30’da bilgilendirildiği saptanmış ve TCK 110’un uygulanması gerektiğine hükmedilmiştir. Bu karar, savcının haberdar olma anının soruşturmanın başlangıcı sayılacağını net biçimde ortaya koymaktadır.

Şart 2 — Mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın: Fail, mağduru alıkoyma süresinde veya serbest bırakma sırasında fiziksel ya da ruhsal zarar vermemiş olmalıdır. Ancak bu şart mutlak biçimde yorumlanmaz; hafif düzeydeki eylemler indirimi engellemeyebilir.

Yargıtay CGK’nın 2014/14-799 E., 2015/419 K. sayılı kararında ve ardından Yargıtay 14. CD’nin benimsediği içtihatta şu kural yerleşmiştir: Alıkoyma süresinde işlenen ve TCK m.87 kapsamındaki kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine ulaşmayan yaralama, TCK 110 uygulamasına engel oluşturmaz. Bu kural; serbest bırakma sırasında değil, alıkoyma süresinde gerçekleşen ve hafif nitelikte kalan yaralamalar için geçerlidir. M.109/6 kapsamına giren ağırlaşmış neticeler ise indirimi tamamen ortadan kaldırır.

Şart 3 — Güvenli bir yerde serbest bırakma: Mağdur, can veya beden güvenliğini tehlikeye atmayan, ulaşım ve yardım imkânı bulunan bir ortamda serbest bırakılmalıdır. Issız bir ormanda, aydınlatmasız bir tarlada, kapalı bir araçta, deniz kıyısında veya terk edilmiş bir yapı içinde bırakma “güvenli yer” şartını karşılamaz. Güvenlik; mağdurun kurtarılma imkânına, yardım çağırabilme kapasitesine ve dışsal tehlikenin yokluğuna göre değerlendirilir.

Şart 4 — Kendiliğinden serbest bırakma: Fail, kendi özgür iradesiyle ve dışsal bir zorunluluk olmaksızın mağduru serbest bırakmalıdır. Üçüncü kişilerin müdahalesi, kolluğun eve baskın yapması, mağdurun kaçması veya başka fiziksel olaylar nedeniyle gerçekleşen serbest kalma bu şartı karşılamaz. Failin pişmanlığının gerçek ve iradi olması aranır; hesaplı ya da başka suç amaçlarına yönelik serbest bırakma da bu indirimden yararlandırmaz. Yargıtay 14. CD, 2015/4373 E., 2018/7341 K. kararında, sanığın mağdurun el ve ayaklarını bağlayarak çeşme kanalına bıraktıktan yaklaşık 20 dakika sonra herhangi bir dış baskı olmaksızın kendiliğinden mağduru serbest bıraktığı tespit edilmiş ve TCK 110’un uygulanması gerektiğine hükmedilmiştir.

Mahkemenin resen araştırma yükümlülüğü: Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre TCK 110 şartlarının oluşup oluşmadığını mahkeme resen araştırmakla yükümlüdür. Savunmanın bu indirimi talep etmemiş olması ya da iddianamede anılmamış olması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Yargıtay 14. CD, 2017/10334 E., 2018/7313 K. kararında “uygulama şartları oluştuğu hâlde TCK 110’un tatbik edilmemesi” bozma gerekçesi olarak belirlenmiştir.

Örnekler

  • Örnek 1 (Soruşturma başlamadan — savcı henüz haberdar değil): F, saat 14.00’te iş arkadaşını ofis katına kilitleyen ve saat 16.00’da pişman olarak kendiliğinden kapıyı açıp özür dileyen kişidir. Mağdur, şikâyetini saat 17.00’de savcılığa iletir ve soruşturma o anda başlar. F, mağduru savcılık haberdar olmadan serbest bıraktığından TCK 110 koşulları gerçekleşmiştir; cezanın üçte ikisine kadar indirim uygulanır.
  • Örnek 2 (Hafif yaralama — indirime engel değil): F, mağduru alıkoyma sırasında kavga esnasında hafifçe yaralar (kol çizigi); bu yaralama TCK m.86/2 kapsamında basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir niteliktedir, m.87 ağırlaşmış hallerine ulaşmaz. Yargıtay CGK’nın içtihadı doğrultusunda bu hafif yaralama TCK 110 indirimini engellemez; dört şartın tamamı gerçekleşmişse indirim uygulanır.
  • Örnek 3 (Güvensiz yer — indirim uygulanmaz): F, mağduru gece vakti ıssız bir ormanlık alana bırakarak kaçar. Mağdurun telefonu yoktur ve saatlerce kimseye ulaşamamıştır. “Güvenli yer” şartı gerçekleşmediğinden TCK 110 uygulanmaz; TCK 109’un düz yaptırımı uygulanır.

2. Manevi Unsur

TCK 110 bir suç normu değil; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yaptırım aşamasına ait bir indirim hükmüdür. Bu nedenle klasik anlamda bağımsız bir manevi unsuru yoktur. Ancak “kendiliğinden” şartı, failin iradesini ayrıca değerlendirmeyi zorunlu kılar; mağdurun konumu ve hareket-sonuç bağı ise indirimin kapsamını belirler.

Failin iradesi — “kendiliğinden” şartının manevi boyutu: Fail, mağduru serbest bırakma kararını kendi iç dünyasında özgürce almış olmalıdır. Zorlama, tehdit, müzakere, aile baskısı veya yakalanma korkusu sonucu oluşan karar, bu şartı karşılamaz. Gerçek pişmanlığın yanı sıra salt pratik hesabın yönlendirdiği serbest bırakma da tartışmalı olmakla birlikte; Yargıtay, failin özgür iradesini fiilen kullandığını gösteren somut olgulara dayanılması gerektiğini vurgular. Mağdurun bağlı olduğu halde 20 dakika içinde serbest bırakılması (14. CD, 2015/4373 E., 2018/7341 K.) veya işin kendiliğinden sona erdirilmesi bu iradeyi ortaya koyan en net örneklerdir.

Mağdurun konumu: Serbest bırakma sonucunda mağdurun bedensel bütünlüğüne ve özgürlüğüne zarar gelmemiş olması aranır. Mağdurun serbest bırakılmadan önce yaralanmış ya da tacize uğramış olması, yaralanmanın ağırlığına göre TCK 110’un uygulanmasını etkileyebilir ya da tamamen engelleyebilir. Cinsel saldırı gerçekleşmişse bu, TCK m.109/5 veya TCK m.102/103 kapsamında bağımsız bir suç oluşturur; TCK 110 bu suçlara uygulanmaz.

Hareket ile sonuç arasındaki zaman: Alıkoyma ile serbest bırakma arasındaki süre, TCK 110 değerlendirmesinde doğrudan belirleyici değildir; kanun herhangi bir süre sınırı öngörmemektedir. 20 dakika ile birkaç gün arasında değişen olgular Yargıtay kararlarında m.110 kapsamında değerlendirilmiştir. Belirleyici olan süre değil; serbest bırakma anının soruşturma başlangıcına ve mağdurun fiziksel durumuna göre değerlendirilmesidir.

Etkin pişmanlığın ispat yükü: İndirim için gerekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediği, dosyadaki tüm deliller, tanık beyanları, adli raporlar ve güvenlik kamera kayıtları ışığında mahkemece re’sen araştırılır. Sanık bu konuda talep ya da beyan sunabilir; ancak ispat yükü Cumhuriyet Savcısı veya mahkemenin resen araştırma yükümlülüğü çerçevesinde yerine getirilir.

Ek savunma hakkı sorunu: Yargıtay CGK’nın 2023/186 E., 2025/541 K. sayılı kararında tartışılan mesele şudur: TCK 110’un uygulanmaması kararına karşı sanığa CMK m.226 çerçevesinde ek savunma hakkı tanınması gerekip gerekmediği. CGK bu itirazı reddederek, TCK 110’un uygulanmaması durumunda sanığa ek savunma hakkı verilmesinin zorunlu olmadığına hükmetmiştir. Bu karar, uygulamada önemli usul etkisi taşır.

Örnekler

  • Örnek 1 (Pişmanlık iradi — indirim uygulanır): F, mağduru eve kapatır; iki saat sonra tanıdıklarından birinin telefonu üzerine değil, içinden gelen bir vicdan muhasebesiyle kapıyı kendiliğinden açar. Mağdur fiziksel olarak zarar görmemiş, güvenli ortamda bırakılmıştır; soruşturma henüz başlamamıştır. Dört şart bir arada gerçekleştiğinden TCK 110 zorunlu olarak uygulanmalıdır.
  • Örnek 2 (Müzakere/baskı — şart tartışmalı): Sanığın ailesi ve araya giren yakınlar sanığı mağduru serbest bırakmaya ikna eder. Bu durumda “kendiliğinden” şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışmalıdır; aile baskısını “dışsal zorlama” olarak değerlendiren mahkemeler indirimi reddedebilir. Yargıtay, bu konuda somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmasını esas almaktadır.
  • Örnek 3 (Cinsel saldırı gerçekleşmiş — TCK 110 uygulanmaz): Mağduru araçla götürüp cinsel saldırıda bulunan ve ardından mağduru güvenli bir yerde bırakan fail; TCK 109 yönünden değil, TCK 102/103 kapsamındaki bağımsız cinsel suç nedeniyle yargılanır. TCK 110 yalnızca TCK 109 için öngörülmüştür; cinsel suçlarda bu indirim geçerli değildir.

3. Teşebbüs ile İlişkisi

TCK 110, tamamlanmış TCK 109 suçu için öngörülmüş bir etkin pişmanlık hükmüdür. Teşebbüs aşamasında kalan fiillerde bu hükmün değil, TCK m.36 gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanması asıldır. Ancak bazı pratik ayrım noktaları önem taşımaktadır.

Teşebbüs + gönüllü vazgeçme (m.36): Fail, mağduru alıkoyma eylemine başlamış ancak suç henüz tamamlanmadan kendi iradesiyle vazgeçmişse TCK m.36 gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır; o ana kadarki eylem suç oluşturuyorsa yalnızca o eylemden sorumlu tutulur. Örneğin mağduru bağlamaya girişip sonra vazgeçen fail, yalnızca o ana kadar kullandığı cebir nedeniyle kasten yaralama veya basit cebir suçundan sorumlu olabilir; alıkoyma suçundan sorumlu tutulamaz.

Suç tamamlanmış + etkin pişmanlık (m.110): Mağdurun somut olarak alıkonulması halinde, yani suç tamamlandıktan sonra serbest bırakma gerçekleşirse TCK m.110 devreye girer. Burada teşebbüs değil, tamamlanmış suçun sonraki aşaması söz konusudur.

Pratik ayrım sorunu: Alıkoymanın hangi anda “tamamlandığı” bazen tartışmalı olabilir. Mağdurun bir yere kilitlendiği anda suç tamamlanır; oda kapısını kilitleyip ardından hemen açan fail bile m.109 kapsamında değerlendirilebilir. Bu durumda gönüllü vazgeçme değil, TCK 110 etkin pişmanlık gündeme gelir. Sürenin kısalığı bu farkı etkilemez.

Teşebbüs + etkin pişmanlık çakışması: Teşebbüs aşamasında kalan suç yönünden, tamamlanan bir suç söz konusu olmadığından TCK 110 mantıksal olarak uygulanamaz. Bu durumda ya m.36 gönüllü vazgeçme ya da m.35 teşebbüs indirimi işlev görür.

Örnekler

  • Örnek 1 (Teşebbüs → gönüllü vazgeçme — m.36): F, mağduru arabaya bindirmeye çalışır; mağdur direnince F pişman olarak müdahalesine son verir ve uzaklaşır. Alıkoyma hiçbir zaman tamamlanmadığından m.36 gönüllü vazgeçme uygulanır; TCK 110 değil.
  • Örnek 2 (Suç tamamlandı + m.110): F, mağduru 5 dakika boyunca bodrum katta kilitler; ardından pişman olarak anahtarı atıp kapıyı açar. Suç, kilitleme anında tamamlanmıştır; serbest bırakma aşaması TCK 110 kapsamına girer. Soruşturma başlamadan önce gerçekleşmişse indirim uygulanır.

4. İştirak ile İlişkisi

TCK 110 etkin pişmanlığı şahsi nitelikli bir indirim hükmüdür. İştirak hâlinde birlikte hareket eden faillerden yalnızca şartları gerçekleştiren fail bu indirimden yararlanır.

Birden fazla fail — yalnızca pişman olan yararlanır: TCK 109 birden fazla kişi tarafından işlendiğinde (m.109/3-b), her failin ayrı ayrı TCK 110 şartlarını gerçekleştirip gerçekleştirmediği değerlendirilir. Faillerden biri mağduru serbest bırakma kararını iradi olarak almış ve şartları yerine getirmişse, diğer failler bu kararı paylaşmamış olsa bile indirimden yalnızca o fail yararlanır.

“Kendiliğinden” şartının iştirak bağlamında yorumu: Birden fazla failin bulunduğu durumlarda “kendiliğinden” serbest bırakma, diğer faillerin rızasıyla ya da onlara rağmen gerçekleşebilir. Yargıtay, faillerden birinin diğerlerini ikna ederek mağduru güvenli yerde bıraktığı hallerde bu failin TCK 110’dan yararlanabileceğini, ancak her olayın somut şartlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.

Azmettirenin durumu: Azmettirenin TCK 110’dan yararlanıp yararlanamayacağı tartışmalıdır. Kanun “suçu işleyen kişi” ifadesini kullandığından azmettiren teknik olarak suçu işleyen değildir. Ancak azmettiren fiilin gerçekleşmesi üzerinde belirleyici rol oynadığından, azmettirenin bizzat serbest bırakma kararını etkilemesi ve şartları sağlaması halinde mahkemenin somut olayı değerlendirmesi gerekebilir.

Yardım edenin durumu: Yardım eden (m.39) zaten indirimli ceza alır; TCK 110’u bağımsız olarak uygulamak teorik olarak mümkünse de bu kişinin doğrudan “suçu işleyen” sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır. Uygulamada yardım edenin serbest bırakma kararına etkin biçimde katkıda bulunması dışında bu indirimden yararlanması güçtür.

Örnekler

  • Örnek 1 (İki failden biri pişman olur): F1 ve F2, mağduru birlikte kapatmıştır. F1 pişman olarak savcı haberdar olmadan mağduru serbest bırakır; F2 buna itiraz eder. Yalnızca F1 TCK 110 indiriminden yararlanır; F2’ye düz m.109 yaptırımı uygulanır.
  • Örnek 2 (Azmettiren ve fail): Azmettiren A’nın talimatıyla F mağduru kapatır. F sonradan pişman olarak mağduru serbest bırakır; A bu karara karşı çıkmıştır. F, TCK 110 şartlarını kendiliğinden gerçekleştirdiğinden indirimden yararlanır. A hakkında ise A’nın fiilî katkısı ve pişmanlık şartlarını yerine getirip getirmediği ayrıca değerlendirilir.

5. İçtima ile İlişkisi

TCK 110, yalnızca TCK 109 kapsamındaki alıkoyma suçuna uygulanır; aynı olayda gerçekleşen diğer suçlara uygulanmaz. Bu durum, içtima değerlendirmesinde önemli pratik sonuçlar doğurur.

TCK 109 + TCK 102/103 birleşmesi: Alıkoyma ile birlikte cinsel saldırı ya da cinsel istismar da gerçekleşmişse, TCK 110 indirimi yalnızca TCK 109 kapsamındaki cezaya uygulanır; TCK 102 veya 103’ten belirlenen ceza bu indirimden etkilenmez. Her suçun yaptırımı ayrı ayrı belirlenir; TCK 110 yalnızca alıkoyma cezasında indirim sağlar.

TCK 109 + TCK 86 birleşmesi — hafif yaralama: Alıkoyma süresinde TCK m.87 kapsamına girmeyen hafif yaralama meydana gelmişse Yargıtay CGK içtihadı uyarınca TCK 110 uygulanabilir. Ancak bağımsız bir TCK 86 (kasten yaralama) suçu oluştuğunda, TCK 110 indirimi yalnızca TCK 109 cezasına uygulanır; TCK 86 cezası ayrıca belirlenir.

TCK 109/6 kapsamına giren ağır yaralanma: TCK m.109/6 uyarınca, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin (m.87) gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır. Bu ağır yaralama “mağdurun şahsına zarar dokunmaksızın” şartını karşılamadığından TCK 110 uygulanamaz.

TCK 109 + yağma (m.148) birleşmesi: Alıkoyma sırasında mağdurun malına el konulmuşsa bu bağımsız yağma suçunu oluşturur. TCK 110 yalnızca alıkoyma cezasına uygulanır; yağma cezasına uygulanmaz.

Zincirleme suç ve m.110: Zincirleme kişiyi hürriyetinden yoksun kılma halinde (m.43 artırımı uygulandıktan sonraki ceza), TCK 110 indirimi artırılmış temel ceza üzerinden yapılır.

Örnekler

  • Örnek 1 (Alıkoyma + cinsel saldırı — m.110 yalnızca m.109 cezasına): Mağduru araçla götürüp cinsel saldırıda bulunan ve ardından güvenli yerde bırakan sanık; TCK 109 cezasında m.110 indiriminden yararlanır. TCK 102 cinsel saldırı cezası ise tam olarak uygulanır. İki suçun cezası bu şekilde ayrı ayrı belirlenerek her biri üzerinden sonuç ceza hesaplanır.
  • Örnek 2 (Hafif yaralama + alıkoyma — m.110 uygulanabilir): F, mağduru alıkoyma sırasında bir kez tokatlar; bu yaralama basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir niteliktedir (m.86/2). Yargıtay CGK 2014/14-799 E., 2015/419 K. içtihadı uyarınca bu hafif yaralama TCK 110 indirimini engellemez; alıkoyma suçu için indirim uygulanır, TCK 86 suçu ayrıca ele alınır.

6. Uzlaşma

TCK 109 suçu uzlaştırma kapsamında değildir; dolayısıyla TCK 110, bu suç bakımından uzlaşmanın ikamesi işlevi gören tek özel mekanizmadır.

Uzlaştırma yasağının pratik sonucu: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda uzlaştırma süreci işletilemez; savcılık veya mahkeme uzlaştırmacı atayamaz. Bu durum, mağdurun tazminat beklentisini ceza yargılaması içinde karşılayamayacağı anlamına gelir; mağdur ayrı bir hukuk davasına başvurmak zorundadır.

TCK 110’un uzlaştırmayla farkı: Uzlaştırma mağdurun aktif katılımını ve taraflar arasında anlaşma sağlanmasını esas alır; TCK 110 ise mağdurun onayı olmaksızın, yalnızca failin tek taraflı eylemi temelinde işleyen bir indirimdir. Mağdur serbest bırakmaya itiraz etmiş olsa bile, dört şart gerçekleşmişse indirim uygulanır.

Şikâyete bağlılık yoktur: TCK 109 resen kovuşturulan bir suç olduğundan mağdurun şikâyetini geri alması davayı düşürmez. TCK 110’un uygulanması da şikâyetle bağlantılı değildir; mahkeme şartların oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırır.

Mağdurun tazminat hakkı: Cezanın indirilmesi mağdurun TBK m.49 vd. uyarınca hukuk mahkemesinde talep edebileceği maddi ve manevi tazminat hakkını etkilemez. Ceza indiriminden yararlanan sanık, hukuk mahkemesinde tazminat ödemekle yükümlü olmaya devam eder.

Savcılık yazısının etkisi: TCK 110’un uygulanması gerektiğini saptayan Cumhuriyet Savcısı, mahkemenin bu indirimi tatbik etmesini talep edebilir. CGK 2023/186 E., 2025/541 K. kararındaki uyuşmazlık tam da bu konuya ilişkindir: Savcının etkin pişmanlık uygulanması gerektiğine dair görüşünü bildirdiği davada mahkemenin bu indirimi tatbik etmemesi karşısında sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerekip gerekmediği CGK tarafından tartışılmış, CGK bu itirazı reddetmiştir.

Örnekler

  • Örnek 1 (Uzlaştırma talep edilemez): Savunma avukatı, TCK 109 suçunda uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını talep eder. Mahkeme bu talebi reddeder; zira TCK 109 uzlaştırma kapsamı dışındadır. Ancak mahkeme, re’sen TCK 110 şartlarının oluşup oluşmadığını araştırır.
  • Örnek 2 (m.110 mağdur onayı aranmadan uygulanır): Mağdur, sanığın pişmanlığını kabul etmediğini ve indirimi hak etmediğini açıklar. Buna rağmen, dört şartın gerçekleştiği saptanmışsa mahkeme mağdurun görüşünden bağımsız olarak TCK 110 indirimini uygulamak zorundadır.

7. Görevli Mahkeme

TCK 110 bağımsız bir suç olmadığından ayrı bir görev tayini söz konusu değildir; TCK 109 suçunu yargılayan mahkeme, TCK 110 uygulamasını da kendi bünyesinde yapar.

Hangi mahkeme TCK 110’u uygular?

TCK 109 Hali Görevli Mahkeme TCK 110 Nerede Uygulanır?
m.109/1 temel hal (1-5 yıl) Asliye Ceza Mahkemesi Asliye Ceza
m.109/2 (2-7 yıl) Asliye Ceza Mahkemesi Asliye Ceza
m.109/2 + m.109/3 nitelikli (4-14 yıl) Ağır Ceza Mahkemesi Ağır Ceza
m.109/5 cinsel amaç + nitelikli Ağır Ceza Mahkemesi Ağır Ceza
Çocuk mağdur Çocuk Mahkemesi / Çocuk Ağır Ceza Çocuk Mahkemesi / Çocuk Ağır Ceza

Soruşturma aşamasında TCK 110: Savcılık, kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) vermeden önce TCK 110 şartlarını değerlendirmez; bu hüküm yargılama aşamasında ceza tayinine ilişkin bir araçtır ve KYOK kararını etkilemez. Suçun unsurları oluşmuşsa iddianame düzenlenir; TCK 110 mahkeme hükmünde uygulanır.

İstinaf ve temyiz denetimi: Mahkemenin TCK 110’u uygulamamış olması temyiz/istinaf sebebidir. Yargıtay’ın yukarıda belirtilen kararlarında (14. CD, 2015/4373 E., 2018/7341 K.; 14. CD, 2017/10334 E., 2018/7313 K.; 14. CD, 2015/5487 E., 2018/7064 K.) tümünde “uygulama şartları oluştuğu hâlde TCK 110’un tatbik edilmemesi” nedeniyle bozma kararları verilmiştir. Bu içtihat, savunma avukatlarının istinaf/temyiz dilekçelerinde TCK 110 uygulanmamasını bozma sebebi olarak ileri sürebileceğini göstermektedir.

Hüküm fıkrasında gösterim: Mahkeme, TCK 110 indirimi uygulandığında hükmün uygulama fıkrasında “5237 sayılı TCK’nın 110. maddesi gereğince cezanın üçte ikisine kadar indirim uygulanarak” ibaresini açıkça belirtmek zorundadır. İndirimin gerekçesiz uygulanması veya oranın açıklanmaması bozma sebebi oluşturabilir.

Örnekler

  • Örnek 1 (Asliye Ceza — indirim uygulaması): Basit alıkoyma (m.109/1) suçundan yargılanan sanığın, dört şartı gerçekleştirerek mağduru serbest bıraktığı saptanır. Asliye Ceza Mahkemesi, hüküm fıkrasında “TCK m.110 uyarınca üçte iki oranında indirim” uygulayarak cezayı belirler.
  • Örnek 2 (TCK 110 uygulanmadı — temyizde bozuldu): Ağır Ceza Mahkemesi, dosya kapsamına göre TCK 110 şartlarının oluştuğunu fark etmeksizin düz ceza tayin eder. Sanık müdafisi temyiz dilekçesinde bu eksikliği ileri sürer; Yargıtay 14. CD “uygulama şartları oluştuğu hâlde TCK 110’un tatbik edilmemesi” gerekçesiyle hükmü bozar.

8. Yaptırım — Ceza İndirimi Hesabı

TCK 110’un sağladığı indirim “cezanın üçte ikisine kadar” şeklinde tanımlanmıştır. Bu ifade, indirimin bir üst sınır olduğunu; mahkemenin somut olayın koşullarına göre daha az indirim de yapabileceğini gösterir. İndirim oranı zorunlu değil, takdire bağlıdır.

İndirim oranının belirlenmesi: Mahkeme, TCK m.61 çerçevesinde belirlediği temel ceza üzerinden TCK 110 indirimini ayrı bir basamak olarak uygular. Somut pişmanlık davranışının ağırlığı, serbest bırakmanın ne kadar erken gerçekleştiği, mağdura verilen zarar ve failin genel kişiliği bu oranı etkiler. Yargıtay, hakkaniyetle bağdaşmayan düşük oranlar için indirim miktarını bozma gerekçesi yapabilmektedir.

Ceza hesabı akışı:

  1. TCK m.61 uyarınca temel ceza belirlenir (alt-üst sınır arasında).
  2. Varsa nitelikli haller (m.109/3) uygulanır.
  3. Varsa cinsel amaç artırımı (m.109/5) uygulanır.
  4. Varsa haksız tahrik (m.29) veya ceza belirleme hükümleri uygulanır.
  5. TCK m.110 indirimi uygulanır (bu aşama en son değildir; genel hükümlere göre sıralama yapılır).
  6. Varsa TCK m.62 takdiri indirim uygulanır.

Somut hesap örneği:

Uygulanan Madde İşlem Sonuç
m.109/2 (cebir/tehdit) Temel ceza 4 yıl 4 yıl
m.109/3-b (birden fazla kişi) 1 kat artırım 8 yıl
m.110 (etkin pişmanlık) Üçte iki indirim (5 yıl 4 ay) 2 yıl 8 ay
m.62 (takdiri indirim) 1/6 indirim 2 yıl 2 ay 20 gün

TCK m.51 erteleme: TCK 110 indirimi sonucunda belirlenen ceza 2 yıl veya daha az olursa erteleme mümkün hâle gelebilir. Bu, özellikle m.109/1 veya m.109/2 temel hallerinde ve yüksek indirim oranlarında gerçekleşebilir. Bu sonuç savunma avukatları açısından kritik bir strateji noktasıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB — CMK m.231): TCK 110 indirimi sonrası ceza 2 yıl veya altına düşerse HAGB de değerlendirmeye girebilir; ancak HAGB için m.109 suçunun HAGB kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Örnekler

  • Örnek 1 (Temel hal + tam indirim): TCK 109/1’den 2 yıl ceza belirlenir. TCK 110 uyarınca üçte iki indirim (1 yıl 4 ay) yapıldığında sonuç ceza 8 ay olur. Bu ceza ertelenebilir düzeyde olup HAGB uygulanabilir.
  • Örnek 2 (Nitelikli hal + m.110 + m.62): TCK 109/2 + m.109/3-b birleşiminde temel ceza 6 yıl belirlenir. TCK 110 uyarınca üçte iki indirim (4 yıl) yapılır → 2 yıl. TCK m.62 takdiri indirimle 1 yıl 8 ay olarak belirlenir. Bu ceza ertelemeye elverişlidir.
  • Örnek 3 (TCK 110 + TCK 109/5 cinsel amaç — ağır başlangıç noktası): TCK 109/2 + m.109/3-f + m.109/5 birleşiminde belirlenen ceza 9 yıl olsun. TCK 110 uyarınca üçte iki indirimle (6 yıl indirim) sonuç ceza 3 yıl olur. Bu ceza erteleme sınırının üzerinde olup doğrudan infaz gerektirir.

TCK m.110, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna özgü, mağdurun korunmasını ve failin pişmanlığını ödüllendiren bir etkin pişmanlık düzenlemesidir. Uygulamada en çok tartışma yaratan şartlar, soruşturma başlangıcı (savcının fiilen haberdar olduğu an) ve hafif yaralanmalar (CGK içtihadıyla belirlenmiş eşik) konularındadır. Mahkemenin şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini resen araştırma yükümlülüğü savunma hakkını pekiştirmekte; TCK 110’un tatbik edilmemesi ise temyizde bozma sebebi oluşturmaktadır. Savunma stratejisi açısından bu hüküm; nitelikli hallerin ağır yaptırımını cezanın üçte ikisine kadar düşürerek erteleme ya da HAGB imkânı sağlayabilecek güçlü bir araçtır. Ceza avukatı olarak; sanık savunması, etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilirlik analizi, ağırlaştırıcı hal itirazları, cinsel amaç iddiasına karşı savunma, kasten yaralama ile içtima sorunları ve mağdur vekilliği alanlarında hizmet vermekteyiz. İfade öncesinden Yargıtay aşamasına kadar her süreçte yanınızdayız. Randevu için iletişime geçin.

YARGI KARARLARI

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ E. 2024/3279 K. 2026/1708 T. 9.3.2026NETİCESİ SEBEBİYLE AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA SUÇU ( Tüm Dosya Kapsamından Katılanda Oluşan Yaralanmanın Niteliği Meydana Gelen Tehlike ve Zararın Ağırlığı ve Sanığın Kastı Birlikte Dikkate Alınarak Temel Cezanın Belirlendiği 5237 Sayılı Kanun’un 86/1. Maddesinin Uygulanması Sırasında Makul ile Üst Sınır Arasında Üst Sınıra Yakın Bir Ceza ile Cezalandırılması Yerine Cezanın Üst Sınırdan 3 Yıl Olarak Belirlenmesi Suretiyle Fazla Ceza Tayini Hukuka Aykırı Olduğu ) • DELİL YETERSİZLİĞİ ( Sanığın Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Eylemine Katıldığına ya da Eyleme Herhangi Bir Şekilde Fiilen İştirak Ettiğine İlişkin Savunmasının Aksine Mahkumiyetine Yetecek Her Türlü Şüpheden Uzak Kesin ve İnandırıcı Delil Mevcut Olmadığı Halde Atılı Suçtan Beraati Yerine Mahkumiyetine Karar Verilmesi Hukuka Aykırı Olduğu ) • KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA ( 5237 Sayılı Kanun’un 110. Maddesinin Uygulanma Şartlarının Oluşmadığı Gözetilmeksizin Sanık Hakkında Söz Konusu Hükmün Uygulanması Suretiyle Eksik Ceza Tayini İsabetsiz Olduğu )

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ E. 2024/205 K. 2025/9949 T. 20.11.2025KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU ( Sanığın Anahtarı Üzerindeki Aracın Sürücü Kapısını Açarak Bindiği ve Aracı İçerisinde Bulunan Müşteki ile Birlikte Götürdüğü En Fazla 300 400 Metre Gittikten Sonra Müştekiyi Araçtan İndirdiği Müşteki Beyanları ile de Sabit Olduğu Üzere Sanığın Müştekinin Araçtan İnmesini İstediği Müştekinin Karşı Çıkması Üzerine Sanığın Bağırdığı ve Müştekinin Korkup Araçtan İndiği Sanığın Müştekiyi Hürriyetinden Yoksun Bıraktığından Bahsedilemeyeceği Sanığın Eyleminin Kanunda Suç Olarak Tanımlanmamış Olduğu – 5271 SK Md. 223/2-A Uyarınca Beraatine Karar Verilmesi Yerine Mahkumiyetine Karar Verilmesini Hatalı Bulunduğu ) • EYLEMİN KANUNDA SUÇ OLARAK TANIMLANAMASI ( Sanığın Anahtarı Üzerindeki Aracın Sürücü Kapısını Açarak Bindiği ve Aracı İçerisinde Bulunan Müşteki ile Birlikte Götürdüğü En Fazla 300 400 Metre Gittikten Sonra Müştekiyi Araçtan İndirdiği – Sanığın Müştekiyi Hürriyetinden Yoksun Bıraktığından Bahsedilemeyeceği Sanığın Eyleminin Kanunda Suç Olarak Tanımlanmamış Olduğu/5271 SK Md. 223/2-A Uyarınca Beraatine Karar Verilmesi Yerine Mahkumiyetine Karar Verilmesini Hatalı Bulunduğu )

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2024/17787 K. 2025/7930 T. 22.10.2025 • KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA ( Sanığın Mağdurenin Şahsına Karşı Cinsel Taciz Suçunu İşlemek Suretiyle Zararı Dokunması Karşısında Somut Olayda Yasal Şartları Oluşmadığı Halde Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Suretiyle Eksik Ceza Tayin Edilmesinin Hukuka Aykırı Bulunduğu ) • ETKİN PİŞMANLIK ( Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Etkin Pişmanlık Hükümlerini Düzenleyen 5237 SK 110. Maddesinin Sanık Hakkında Uygulanabilmesi İçin Sanığın Bu Suç Nedeniyle Soruşturmaya Başlanmadan Önce Mağdurun Şahsına Zararı Dokunmaksızın Mağduru Kendiliğinden Güvenli Bir Yerde Serbest Bırakmasının Gerektiği/Mağdurun Şahsına Zarar Verilmiş Olması Halinde TCK 110 Maddesindeki Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanamayacağı )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2022/8-144 K. 2025/289 T. 25.6.2025 • KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU ( Sanıklar Tarafından Gerçekleştirilen Fiillerin Mağdur Üzerindeki Etkisi Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek Ölçüde Hafif De Olsa Mağduru Gerek Koltuğa Bağladıktan Sonra Araç İçinde Gerekse Araçtan İndirdikten Sonra Sorguya Çektikleri Sırada Darbeden Sanıkların Söz Konusu Eylemlerinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun İşlenmesi İçin Zorunlu Olmadığı – Mağduru Dövüp Sorgulamak İçin Kaldıran Sanıkların Amaçları Doğrultusunda Onu Darp Ettikleri/Mağdurun Şahsına Ayrıca Zarar Verdiklerinden Haklarında TCK’nın 110. Maddesindeki Etkin Pişmanlık Hükmünün Uygulanma Koşullarının Oluşmadığı ) • ETKİN PİŞMANLIK ( Mağduru Dövüp Sorgulamak İçin Kaldıran Sanıkların Amaçları Doğrultusunda Onu Darp Ettikleri – Mağdurun Şahsına Ayrıca Zarar Verdiklerinden Haklarında TCK’nın 110. Maddesindeki Etkin Pişmanlık Hükmünün Uygulanma Koşullarının Oluşmadığı )etkin pişmanlık

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2021/8-255 K. 2023/703 T. 26.12.2023 • KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA ( Mağdurun Soruşturma Başlamadan Önce Şahsına Zarar Verilmeksizin Güvenli Bir Yer Olan Evinde Bırakılması Elleri ve Ağzı Bağlı Olsa da Daha Fazla Alıkonulmadan Evden Rahat Bir Şekilde Çıkabilmesinin Sağlanması Amacıyla Ayakları Bağlanmadığı Gibi Bulunduğu Oda İle Evin Dış Kapısının Kilitlenmediği/Sanığın Pişmanlık Göstererek ve Aktif Bir Davranış Sergileyerek Mağduru Kendiliğinden Serbest Bıraktığı Bu Nedenle de Hakkında TCK 110. Maddesinde Düzenlenen Etkin Pişmanlık Hükmün Uygulanması Gerektiği ) • ETKİN PİŞMANLIK ( Mağdurun Soruşturma Başlamadan Önce Şahsına Zarar Verilmeksizin Güvenli Bir Yer Olan Evinde Bırakılması Elleri ve Ağzı Bağlı Olsa da Daha Fazla Alıkonulmadan Evden Rahat Bir Şekilde Çıkabilmesinin Sağlanması Amacıyla Ayakları Bağlanmadığı Gibi Bulunduğu Oda İle Evin Dış Kapısının Kilitlenmemesi Kaldı Ki İlkokul Öğrencilerinin Kapıyı Çalmaları Üzerine Mağdurun Bulunduğu Odadan Yürüyerek Dış Kapıya Ulaşması ve Herhangi Bir Şekilde Zorlanmadan Dış Kapıyı Açması İle Failin Amacına Ulaşmamış Olmasının Etkin Pişmanlık Hükmünün Uygulanması İçin Bir Şart Olarak Aranmaması Birlikte Değerlendirildiğinde TCK 110 Maddesi Hükmünün Uygulanması Gereği )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2021/8-344 K. 2023/665 T. 13.12.2023 • KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA ( Soruşturma Başlamadan Önce Katılanı Aldıkları Yere Geri Bırakan Sanık Hakkında TCK 110. Maddesinde Düzenlenen Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanacağı ) • KATILANIN OLAY TARİHİNDE ON SEKİZ YAŞIN ALTINDA OLMASI ( Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma – Katılana Yönelik Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Gerçekleştirilen Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçuna İlişkin Olarak Sanık Hakkında Ayrıca TCK 109/3-F Maddesinin de Uygulanması TCK’nın 109. Maddesinin Üçüncü Fıkrasında Düzenlenen Bu İki Nitelikli Hâlin Bir Arada Bulunması Nedeniyle de Temel Cezanın Alt Sınırdan Uzaklaşarak Belirlenmesi Gerektiği ) • ETKİN PİŞMANLIK ( Eylemini Gerçekleştirdiği Sırada Kaçmasına Engel Olmak Amacıyla Katılanı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Unsurunu Oluşturacak ve Kasten Yaralama Suçunun Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Hâllerine Ulaşmayacak Şekilde Yaralamasının Ardından Soruşturma Başlamadan Önce Katılanı Aldıkları Yere Geri Bırakan Sanık Hakkında TCK 110. Maddesinde Düzenlenen Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulaması Gerektiği )

Av. İltan Ekmekçioğlu

ceza avukatıetkin pişmanlıktck 110
Önceki yazı
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu TCK 109
Sonraki yazı
Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri Uygulanması ( TCK 111 )