TCK 196 Usulsüz Ölü Gömülmesi Suçu ve Cezası

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 196 usulsüz ölü gömülmesi suçu, bir ölünün defin için ayrılmış yerlerin dışında bir yere gömülmesi veya gömdürülmesiyle oluşur. Temel ceza altı aya kadar hapistir. Maddenin ayırt edici unsuru, ölümün sebebinden çok defin yerinin yetkili makamlarca ölü gömülmesine ayrılmış olup olmadığıdır.

Her defin usulsüzlüğü doğrudan bu suçu oluşturmaz. Mezar tahsisi, defin ruhsatı, ölüm belgesi ve belediye işlemlerindeki eksiklikler ayrı ayrı incelenmeli; ceza sorumluluğu için ölünün fiilen tahsisli alan dışında gömülmesi ya da bunun yaptırılması ve failin bu durumu bilmesi belirlenmelidir.

TCK 196 Güncel Madde Metni

Usulsüz ölü gömülmesi

Madde 196- (1) Ölü gömülmesine ayrılan yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hüküm tek fıkradan oluşur. Madde metni 14 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi ve TBMM’de kabul edilen kanun metni üzerinden kontrol edilmiştir. Bu yazı yürürlükteki düzenlemeyi açıklar; teklif veya taslak niteliğindeki metinler yürürlükteki hüküm olarak ele alınmaz.

Madde Gerekçesi

Resmî gerekçenin özü, defin işlemlerinin toplum sağlığı ve düzeni bakımından belirlenmiş yerlerde yapılmasını sağlamaktır. Ölünün gelişigüzel bir yere gömülmesi; ölüm kayıtlarının tutulmasını, mezarın korunmasını, gerektiğinde kimlik ve ölüm sebebi incelemesini ve sağlık tedbirlerini güçleştirebilir.

Düzenleme, ölünün gömülmesine ayrılan alan dışında yapılan defin ile bunu başkasına yaptırmayı birlikte cezalandırır. Bu nedenle yalnız mezarı kazan ve bedeni toprağa yerleştiren kişi değil, defin kararını verip işlemi gerçekleştiren kişiyi yönlendiren kimse de madde kapsamına girebilir.

Korunan Hukuki Değer

Suçla öncelikle toplum sağlığı ve defin düzeni korunur. Mezarlıkların planlanması, ölülerin kayıt altına alınması, mezar yerlerinin belirlenmesi ve gerektiğinde adlî veya idarî işlemlerin yürütülmesi kamusal düzenin parçasıdır.

Ölen kişinin hatırasına ve yakınlarının mezara erişimine duyulan saygı da düzenlemenin dolaylı koruma alanındadır. Bununla birlikte TCK 196 değerlendirmesinin merkezinde, defin yerinin hukuken bu amaç için ayrılmış olup olmadığı bulunur.

Defin yerinin usulüne uygunluğu TCK 196’nın konusudur. Mezarın, mezar taşının veya mezarlık koruma yapısının kasten yıkılması, bozulması, kırılması ya da kirletilmesi ise farklı unsurlarla TCK 153 ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçu kapsamında değerlendirilir.

Suçun Konusu ve Defin Yeri

Suçun konusu insan ölüsüdür. Küllerin muhafazası, beden parçaları, cenazenin geçici olarak bekletilmesi veya mezardan çıkarma işlemleri aynı hükmün kapsamına otomatik olarak alınamaz; her olayın fiil biçimi ve ilgili özel mevzuat ayrıca incelenmelidir.

Ölü gömülmesine ayrılan yer ne demektir?

Belediye veya yetkili idarî makam tarafından mezarlık olarak belirlenen, tahsis edilen ya da özel mevzuat uyarınca defin yapılmasına izin verilen alanlar bu kapsamdadır. Aile mezarlığı, köy mezarlığı veya özel mezarlık yönünden tahsis ve izin belgeleri belirleyicidir.

Bir taşınmazın geçmişte mezarlık olarak kullanılması tek başına güncel izin bulunduğunu göstermeyebilir. İmar kayıtları, belediye mezarlıklar müdürlüğü bilgileri, mülkiyet kayıtları ve defin izinleri birlikte değerlendirilmelidir.

Fail ve Mağdur

Fail bakımından özel bir sıfat aranmaz. Aile yakını, taşınmaz sahibi, mezarı hazırlayan kişi, cenaze görevlisi veya başka bir kişi suçu işleyebilir. Ancak her kişinin fiili ve kastı ayrı belirlenmelidir.

Kanun hem “gömen” hem “gömdüren” kişiyi açıkça sayar. Gömen, ölüyü tahsisli alan dışında fiilen defneden; gömdüren ise bu sonucu başkasının hareketiyle gerçekleştiren kişidir. Mağdur toplumdur; ölenin yakınları somut olayda zarar gören konumunda olabilir.

Maddi Unsur: Gömme ve Gömdürme

Ölü gömme

Gömme, insan ölüsünün defin amacıyla toprağa veya bu amaçla hazırlanan başka bir yere yerleştirilmesidir. Suçun tamamlanması için defin yerinin ölü gömülmesine ayrılmış alan dışında bulunması gerekir.

Ölü gömdürme

Gömdürme, başka bir kişiye tahsisli alan dışında defin yaptırılmasıdır. Talimat verme, organizasyonu kurma, yeri gösterme ve defin işlemini gerçekleştirecek kişileri yönlendirme somut olayda bu hareketi gösterebilir.

Yalnız cenazenin taşınmasına yardım etmek veya işlemin varlığından haberdar olmak tek başına gömdürme değildir. Fiil üzerinde belirleyici katkı, bilgi düzeyi ve hareketin amacı araştırılmalıdır.

Manevi Unsur ve Hata

Suç kasten işlenebilir. Fail, gömülen şeyin insan ölüsü olduğunu ve yerin defin için ayrılmış alan dışında bulunduğunu bilmeli; buna rağmen gömme veya gömdürme hareketini istemelidir. Taksirli davranış madde kapsamında cezalandırılmaz.

Kişinin yetkili makamdan izin alındığını sanması veya yerin mezarlık sınırları içinde olduğu konusunda kaçınılmaz hataya düşmesi kastı etkileyebilir. Hatanın gerçekliği sözlü iddiayla değil; başvuru belgeleri, yer gösterimi, sınır işaretleri, haritalar ve yazışmalarla değerlendirilir.

Hukuka Uygunluk ve Yetkili Makam İzni

Kanuna ve ilgili idarî düzenlemelere uygun şekilde yetkili makamca belirlenen alanda yapılan defin suç oluşturmaz. Afet, salgın, savaş veya benzeri olağanüstü durumda yetkili makamın özel defin alanı belirlemesi hâlinde de işlemin dayanağı ve kapsamı esas alınır.

Özel arazi malikinin rızası tek başına yeterli değildir. Mülkiyet hakkı, taşınmazı kendiliğinden mezarlık alanına dönüştürmez. Defin için gerekli idarî belirleme ve izin bulunmalıdır.

Suçun Tamamlanması, Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme

Suç, ölünün tahsisli alan dışında gömülmesiyle tamamlanır. Mezarın kazılması, cenazenin alana getirilmesi veya defin hazırlığı yapılması tek başına tamamlanmış suç değildir; ancak doğrudan icraya başlanmış ve işlem dış bir nedenle bitirilememişse teşebbüs gündeme gelebilir.

Fail kendi iradesiyle defin işleminden vazgeçer ve ölünün tahsisli alana götürülmesini sağlarsa gönüllü vazgeçme hükümleri değerlendirilebilir. O ana kadarki hareket başka bir suç oluşturuyorsa bu sorumluluk devam eder.

İştirak ve Suçların Birleşmesi

Birden fazla kişi birlikte hareket edebilir. Yeri seçen, defin emrini veren, mezarı hazırlayan ve ölüyü gömen kişilerin ortak kararları, fiil üzerindeki hâkimiyetleri ve katkıları ayrı ayrı belirlenmelidir. Araç sağlama veya yer gösterme bazı olaylarda yardım etme niteliği taşıyabilir.

Defnin amacı başka bir suçun delillerini ortadan kaldırmaksa TCK 281 suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme yönünden ayrıca inceleme gerekir. Ölümle bağlantılı bildirim yükümlülüğünün ihlali bulunan olaylarda TCK 278 suçu bildirmeme koşulları da bağımsız olarak ele alınabilir.

Aynı fiilin farklı hukuki değerleri ihlal etmesi veya birbirinden ayrılabilen hareketlerin bulunması hâlinde, her suç tipinin unsurları ve genel birleşme kuralları somut olay üzerinden uygulanır.

Nitelikli Hâller ve Yaptırım

TCK 196 içinde ayrıca düzenlenmiş bir nitelikli hâl bulunmaz. Yaptırım altı aya kadar hapis cezasıdır. Kanunda ayrıca adlî para cezası öngörülmemiştir; ancak kısa süreli hapis cezası bakımından genel hükümlerin uygulanma koşulları somut olaya göre değerlendirilebilir.

Cezanın belirlenmesinde defin yerinin niteliği, eylemin planlı oluşu, toplum sağlığı açısından doğan tehlike, mezarın gizlenme biçimi, faillerin katkısı ve amaç gibi unsurlar kanuni sınırlar içinde dikkate alınabilir.

Şikâyet, Uzlaştırma ve Soruşturma

Suç şikâyete bağlı değildir; savcılık tarafından resen soruşturulur. Yakınların şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı sona erdirmez. TCK 196 uzlaştırma kapsamında değildir.

Cenazenin bulunduğu yerde yapılacak inceleme, mezarın açılması, kimlik tespiti ve ölüm sebebinin araştırılması ayrı usul güvencelerine tabidir. Delillerin elde edilmesinde yetkili makam kararı, tutanak düzeni ve muhafaza zinciri korunmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yargılama görevi asliye ceza mahkemesindedir. Yetkili mahkeme kural olarak usulsüz defin işleminin gerçekleştirildiği yer mahkemesidir. Hazırlık, taşıma ve talimatın başka yerlerde yapılması hâlinde genel yetki kuralları ayrıca değerlendirilir.

Hükmün üst sınırı dikkate alındığında soruşturma ve yargılamada basit yargılama dâhil uygulanabilecek usuller, olayın diğer suçlarla bağlantısı ve dosyanın kapsamı gözetilerek belirlenir.

Dava Zamanaşımı

Bu suç bakımından genel dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Sürenin başlangıcında suçun tamamlandığı defin tarihi esas alınır. Defin tarihinin kesin saptanamadığı olaylarda ölüm belgesi, taşıma kayıtları, tanık anlatımları, telefon verileri ve mezarın fiziksel özellikleri birlikte incelenmelidir.

Zamanaşımını kesen veya durduran nedenler süre hesabını değiştirebilir. Başka suçların da bulunduğu dosyada her suç için süre ayrı hesaplanır.

Deliller Nasıl Değerlendirilir?

  • Ölüm belgesi, defin ruhsatı ve mezarlık kayıtları
  • Belediye veya köy tüzel kişiliğinin tahsis ve sınır belgeleri
  • Tapu, kadastro ve imar kayıtları
  • Olay yeri inceleme ve mezar açma tutanakları
  • Kimlik ve ölüm sebebine ilişkin tıbbî incelemeler
  • Cenaze nakil kayıtları ve araç bilgileri
  • Kamera görüntüleri, konum ve iletişim verileri
  • Yazışmalar, ödeme kayıtları ve tanık anlatımları

Deliller yalnız gömünün yerini değil, her kişinin bilgi ve iradesini de göstermelidir. Taşınmaz sahibinin kim olduğu ile defin kararını kimin verdiği birbirinden farklı olabilir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Her defin belgesi eksikliğini otomatik olarak TCK 196 saymak
  • Alanın resmen mezarlık olarak ayrılıp ayrılmadığını araştırmamak
  • Arazi sahibinin rızasını defin izniyle eş tutmak
  • Gömen ile gömdüren kişilerin fiillerini ayırmamak
  • Taşıma veya hazırlık hareketini tamamlanmış defin kabul etmek
  • Failin yerin niteliğini bildiğini varsaymak
  • Ölüm sebebi ve delil gizleme ihtimalini ayrıca incelememek
  • Defin tarihini belirlemeden zamanaşımı hesabı yapmak

Somut Olay Kontrol Listesi

  1. Gömülen şey insan ölüsü müdür?
  2. Defin tam olarak nerede ve hangi tarihte yapılmıştır?
  3. Yer, yetkili makamca ölü gömülmesine ayrılmış mıdır?
  4. Defin ruhsatı veya özel izin var mıdır?
  5. Fiilen gömen ve gömdüren kişiler kimlerdir?
  6. Her fail yerin niteliğini biliyor mudur?
  7. Hazırlık mı, teşebbüs mü, tamamlanmış defin mi vardır?
  8. Başka bir suçu veya delili gizleme amacı bulunmakta mıdır?
  9. Ölümün bildirilmesi ve kimlik kaydı yapılmış mıdır?
  10. İdarî kayıtlar ile fiilî mezar yeri örtüşüyor mu?
  11. Deliller hukuka uygun elde edilmiş midir?
  12. Yetki ve zamanaşımı doğru belirlenmiş midir?

Sıkça Sorulan Sorular

TCK 196 suçunun cezası nedir?

Usulsüz ölü gömülmesi suçunun cezası altı aya kadar hapistir.

Kendi arazisine ölü gömmek suç mudur?

Arazi malikinin rızası tek başına yeterli değildir. Yer yetkili makamca defin alanı olarak belirlenmemişse TCK 196 gündeme gelebilir.

Defin ruhsatı olmaması her zaman bu suçu oluşturur mu?

Hayır. Maddenin temel şartı, ölünün defin için ayrılmış yer dışında gömülmesidir. Belge eksikliği ile defin yerinin hukuki niteliği ayrı incelenir.

Mezarı kazan kişi de sorumlu olur mu?

Kişi ölünün tahsisli alan dışında gömüleceğini bilerek defin işlemine fail olarak katılıyorsa sorumluluk doğabilir. Yalnız teknik yardımın niteliği ayrıca değerlendirilir.

Suç şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. Soruşturma resen yürütülür ve yakınların vazgeçmesi süreci sona erdirmez.

Usulsüz defin başka bir suçu gizlemek için yapılmışsa ne olur?

Defin fiili yanında delilleri yok etme veya gizleme amacıyla gerçekleştirilen ayrı hareketlerin unsurları da incelenir.

Sonuç

TCK 196 değerlendirmesinde ölüm sebebinden önce defin yerinin hukuki statüsü, iznin varlığı, gömen ve gömdüren kişilerin rolleri ile kastı belirlenmelidir. Sağlıklı bir inceleme; mezarlık tahsis kayıtları, defin ruhsatı, olay yeri bulguları ve iletişim verilerinin birlikte ele alınmasını gerektirir.

Serinin sonraki maddesi olan TCK 197 parada sahtecilik suçu ayrı bir hukuki değeri korur ve kamu güvenine karşı suçlar bölümünün başlangıcında yer alır.

Kamunun sağlığını koruyan komşu düzenlemelerden TCK 194 sağlık için tehlikeli madde temini suçu, belirli koruma gruplarına tehlikeli maddelerin verilmesini veya tüketimlerine sunulmasını cezalandırır.

YARGITAY KARARLARI

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2022/5114 K. 2023/5475 T. 3.7.2023 • TUTUKLUNUN KAÇMASI SUÇU ( Meşruhatlı Davetiyenin Öncelikle Sanığın Duruşmada Bildirdiği Adrese Tebligat Kanunu’nun 21/1. Maddesine Göre Tebligat Çıkarılarak Tebliğ Edilmesi Tebliğ İmkansızlığı Durumunda İse Tebligat Kanunu’nun 21/2. Maddesine Göre Hareket Edilerek Duruşmadan Haberdar Edilmesi Gerektiği Gözetilmeden Bozma Kararı Sonrası Eski MERNİS Adresine Çıkarılan Usulsüz Tebligat Sonucu Sanığın Yokluğunda Yargılama Yapılmak Suretiyle Savunma Hakkının Kısıtlanmasının Hukuka Aykırı Bulunduğu ) • TEBLİĞ İMKANSIZLIĞI DURUMU ( Tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21/2. Md.sine Göre Bu Adrese Yapılması” Gerektiğine Dair Şerh Düşülerek Tebliğ İşlemlerinin Tamamlanması Gerektiği Göz Önüne Alınarak Açıklanan Hususlar Yerine Getirilmediği – Meşruhatlı Davetiyenin Öncelikle Sanığın Duruşmada Bildirdiği Adrese Tebligat Kanunu’nun 21/1. Maddesine Göre Tebligat Çıkarılarak Tebliğ Edilmesi Tebliğ İmkansızlığı Durumunda İse Tebligat Kanunu’nun 21/2. Md.sine Göre Hareket Edilerek Duruşmadan Haberdar Edilmesi Gerektiği ) • MEŞRUHATLI DAVETİYE ( Öncelikle Sanığın Duruşmada Bildirdiği Adrese Tebligat Kanunu’nun 21/1. Md.sine Göre Tebligat Çıkarılarak Tebliğ Edilmesi Tebliğ İmkansızlığı Durumunda İse Tebligat Kanunu’nun 21/2. Maddesine Göre Hareket Edilerek Duruşmadan Haberdar Edilmesi Gerektiği Gözetilmeden Bozma Kararı Sonrası Eski MERNİS Adresine Çıkarılan Usulsüz Tebligat Sonucu Sanığın Yokluğunda Yargılama Yapılmak Suretiyle Savunma Hakkının Kısıtlandığı )

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ E. 2020/14210 K. 2021/15984 T. 5.10.2021 • HIRSIZLIK SUÇU ( Gündüz Sayılan Zaman Dilimi İçerisinde İşlendiğinin Kabul Edilmesi Gerektiği Gözetilmeden ve Suçun Gece Vakti İşlendiğine İlişkin Kanıtlar Denetime Olanak Verecek Biçimde Karar Yerinde Gösterilip Tartışılmadan Sanıklar Hakkında 5237 S. TCK’nun 143. Md. Hükmünün Uygulanması Suretiyle Fazla Ceza Tayin Edilmesinin Hatalı Olduğu ) • SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Başka Bir Suçtan Hükümlü Olduğu Anlaşılan Sanığa Duruşmadan Bağışık Tutulmak İsteyip İstemediği Sorulmadan ve Bu Hususta Bir Karar Alınmadan Hükmün Açıklandığı Duruşmada Hazır Edilmeyerek Hükümlülüğüne Karar Verilmesi Suretiyle Savunma Hakkının Kısıtlanmasının Hatalı Olduğu )
• SUÇ VASFININ TAYİNİ ( Sanıkların İş Yerinde Bulunan Katılanın Sandalyenin Koluna Asmış Olduğu Çantasını Çalmaları Şeklindeki Eylemlerinin 5237 S. TCK’nun Md. 142/2/h Hükmünde Düzenlenen Suçu Oluşturduğu Gözetilmeden Suç Vasfında Yanılgıya Düşülerek 5237 S. TCK’nun 141/1. Md. Hükmüyle Uygulama Yapılmasının İsabetsiz Olduğu ) • YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ ( Suç Tarihinde On İki Yaşından Küçük Olup Kusur Yeteneği Bulunmayan Şahsın Suçun İşlenmesinde Araç Olarak Kullanıldığının Anlaşılması Karşısında Sanıklar Hakkında Atılı Suçtan Hüküm Kurulurken 5237 S. TCK’nun 37/2. Md. Hükmü Gereğince Arttırım Yapılması Gerektiğinin Gözetilmemesinin Hatalı Olduğu ) • SUÇA TEŞEBBÜS ( Takipte Kesinti Olması Nedeniyle Hırsızlık Eyleminin Tamamlanmış Olduğu Gözetilmeden Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanmasına Karar Verilmek Suretiyle Sanıklar Hakkında Eksik Ceza Tayininin Doğru Görülmediği ) • SUÇUN GECE VAKTİ İŞLENMESİ ( Hırsızlık Suçunun Gündüz Sayılan Zaman Dilimi İçerisinde İşlendiğinin Kabul Edilmesi Gerektiği Gözetilmeden ve Suçun Gece Vakti İşlendiğine İlişkin Kanıtlar Denetime Olanak Verecek Biçimde Karar Yerinde Gösterilip Tartışılmadan Sanıklar Hakkında 5237 S. TCK’nun 143. Md. Hükmünün Uygulanmasının Hatalı Olduğu )
• HAPİS CEZASININ ERTELENMESİ ( Sanıklardan Birinin Adli Sicil Kaydında Kasıtlı Suçtan Üç Aydan Fazla Hapis Cezasına İlişkin Mahkumiyet Hükmünün Olduğunun Anlaşılması Karşısında Daha Önce Kasıtlı Bir Suçtan Dolayı Üç Aydan Fazla Hapis Cezasına Mahkum Edilmeme Koşulu Bulunmadığı Halde Sanık Hakkında Cezanın Ertelenmesine Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu ) • TEKERRÜR ( Sanığa Ait Adli Sicil Kaydında Yazılı Olan En Ağır Cezayı İçeren Hapis Cezasının Tekerrüre Esas Alınması Gerektiği Gözetilmeden Uzlaşma Nedeniyle Düşürülmesine Karar Verilmiş Olan Hapis Cezasının Tekerrüre Esas Alınmasının İsabetsiz Olduğu )

YARGITAY 20. CEZA DAİRESİ E. 2019/1717 K. 2020/176 T. 8.1.2020 • KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMA SUÇU ( Her Ne Kadar Daha Önce Açılan Kamu Davasında Sanık Hakkında Düşme Kararı Verilmiş İse de Kamu Davasının Usulüne Uygun Olarak Açılmış Olması Karşısında Mahkemesince Yargılamaya Devam Olunarak Mahkûmiyet Hükmü Kurulması Gerektiği Gözetilmeden Düşme Kararı Verilmesinin Kanuna Aykırı Olduğu ) • YÜKÜMLÜLÜKLERE UYMAMAKTA ISRAR ( Denetimli Serbestlik Tedbirinin İnfazı Sırasında Uyarılmasına Rağmen Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne Başvurmayarak Yükümlülüklere Uymamakta Israr Ettiği Anlaşıldığından Sanık Hakkında Mahkemesince Yargılamaya Devam Olunarak Mahkûmiyet Hükmü Kurulması Gerektiği ) • KOVUŞTURMA ŞARTI ( 5237 S. TCK’nun 196. Md. Hükmü Uyarınca Kamu Davası Açılabilmesi İçin Sanık Hakkında Daha Önce Aynı Suç Nedeniyle Yapılan Soruşturma Evresi Sonunda 5237 S. TCK’nun Md. 191 Hükmü Gereğince Açılmış Usulüne Uygun Bir Kamu Davasının Bulunması Gerektiği – Bu Hususun Kovuşturma Şartı Olduğu ) • DÜŞME KARARI ( Daha Önce Açılan Kamu Davasının Usule Uygun Açılmadığı Düşünülse Dahi Bu Nedenle Kovuşturma Şartının Gerçekleşmediği Gerekçesiyle Sanık Hakkında Düşme Kararı Verilemeyeceği Aksi Hâlde Uyuşturucu Madde Kullanmak Suçundan Bir Daha Kovuşturma Yapılmasının Mümkün Olmayacağı )

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ E. 2017/20852 K. 2018/15179 T. 15.10.2018 • KASTEN YARALAMA ( Alt Sınırı Beş Yıldan Az Olmayan Cezayı Gerektiren Suçtan Yargılanan Sanığın İstinabe Yoluyla Dinlenemeyeceği – Mutlaka Duruşmaya Çağrılıp Dinlenmesi Gerektiği ) • KEMİK KIRIĞINA VE YAŞAMINI TEHLİKEYE SOKAN BİR DURUMA NEDEN OLACAK ŞEKİLDE KASTEN YARALAMA ( Birden Fazla Nitelikli Halin İhlali İle Atılı Suçu İşleyen Sanık Hakkında Meydana Gelen Zararın Ağırlığı Dikkate Alınarak 5237 Sayılı TCK’nin 86/1. Maddesi Gereğince Temel Cezaya Hükmedilirken Alt Sınırdan Uzaklaşılması Gerektiği ) • SEÇENEK TEDBİRLERDEN BİRİNE ÇEVİRME ( Sanık Müdafiinin Dilekçesinde Lehe Hükümlerin Uygulanmasını Talep Etmesi Karşısında Sanık Hakkında Hükmedilen Kısa Süreli Hapis Cezalarının TCK’nin 50. Md. Öngörülen Seçenek Tedbirlerden Birine Çevrilip Çevrilmeyeceği Hususunun Karar Yerinde Tartışılması Gerektiği )

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ E. 2016/15861 K. 2017/10181 T. 5.7.2017 • HAKARET / KASTEN YARALAMA ( Sanığa İsnat Edilen T.C.K’nun 86/1 86/3-A-E 87/1-C-Son Maddelerinde Öngörülen Cezanın Alt Sınırının 5 Yıl Hapis Cezası Olması Nedeniyle Savunmasının Yargılamayı Yapan Mahkemece Bizzat Alınması Gerektiği – Yakalama Emri İle Başka Mahkemede Savunmasının Doğru Olmadığı/Kararın Bozulacağı ) • BİRDEN FAZLA NİTELİKLİ HAL ( Silahla Kasten Yaralama – Kardeşine Karşı Silahla İşlediği Olayda Birden Fazla Nitelikli Halin İhlali İle Atılı Suçu İşleyen Sanık Hakkında 5237 S. T.C.K’nun 86/1. Md. Gereğince Temel Cezaya Hükmedilirken Alt Sınırdan Uzaklaşılması Gerektiği ) • HAKSIZ TAHRİK ( Karşılıklı Hakaret ve Yaralama – İlk Haksız Hareketin Kimden Kaynaklandığının Şüpheye Yer Bırakmayacak Şekilde Belirlenemediği/Şüpheli Kalan Bu Halin Sanık Lehine Değerlendirilerek T.C.K’nun 29. Md. Gereğince Asgari Seviyede Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanmasını Gerektirdiği )

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ E. 2014/30258 K. 2017/3040 T. 15.3.2017 • HIRSIZLIK SUÇU ( Savunma Hakkının Kısıtlanması – Suça Sürüklenen Çocukların Hüküm Tarihinde Başka Suçtan Tutuklu Oldukları/Suça Sürüklenen Çocukların Duruşmadan Bağışık Tutulmak İsteyip İstemedikleri Sorulmadan ve Bu Hususta Bir Karar Alınmadan Hükmün Açıklandığı Duruşmada Hazır Edilmeyerek Hükümlülüklerine Karar Verilmesinin Doğru Olmadığı ) • TUTANAK MÜMZİLERİNİN DİNLENMESİ ( Hırsızlık – Kolluk Tutanağında Suça Sürüklenen Çocuğun Suçu Diğer Suça Sürüklenen Çocuk İle İşlediklerine Dair Beyanı Olduğu/Ancak Suça Sürüklenen Çocukların Hırsızlık Yapmadıklarına Dair Savunmalarda Bulunduklarının Anlaşılması Karşısında Tutanak Mümzi Olan Polis Memurlarının Tanık Sıfatıyla Dinleneceği )
• SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI ( Hırsızlık – Suça Sürüklenen Çocukların Hüküm Tarihinde Başka Suçlardan Tutuklu Oldukları/Suça Sürüklenen Çocukların Duruşmadan Bağışık Tutulmak İsteyip İstemedikleri Sorulmadan Hükmün Açıklandığı Duruşmada Hazır Edilmeyerek Hükümlülüklerine Karar Verilmesi Suretiyle 5271 S. C.M.K.’nın 196. Md. Aykırı Davranıldığı ) • TANIK DİNLEME ( Kolluk Tutanağında Suça Sürüklenen Çocuğun Suçu Diğer Suça Sürüklenen Çocuk İle İşlediklerine Dair Beyanı Olduğu – Ancak Suça Sürüklenen Çocukların Hırsızlık Yapmadıklarına Dair Savunmalarda Bulunduklarının Anlaşılması Karşısında Tutanak Mümzi Olan Polis Memurlarının Tanık Sıfatıyla Dinlenmesi Gerektiği/Hırsızlık )

Kaynakça

Av. iltan Ekmekçioğlu

Avukat İltan Ekmekçioğlu logosu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Defin YeriMezarlık Dışına DefinTCK 196Usulsüz Ölü Gömülmesi
Önceki yazı
TCK 198 Paraya Eşit Sayılan Değerler ve Uygulama
Sonraki yazı
TCK 194 Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini Suçu