TCK 272 Yalan Tanıklık Suçu ve Cezası

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 272 yalan tanıklık suçu, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı beyanda bulunulmasıyla oluşur. Temel ceza, beyanın verildiği makam ve soruşturmanın niteliğine göre dört aydan bir yıla, bir yıldan üç yıla veya iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Gerçeğe aykırı beyan koruma tedbirine, haksız mahkûmiyete veya başka bir yaptırıma yol açmışsa çok daha ağır sonuçlar doğabilir.

Suçun ayırt edici unsuru, herhangi bir yalanın değil, yetkili makam önünde tanık sıfatıyla ve bilerek gerçeğe aykırı açıklama yapılmasının cezalandırılmasıdır. Algı yanılması, unutma, tahmin veya sorunun yanlış anlaşılması otomatik olarak suç oluşturmaz. Beyanın objektif gerçeklikle çeliştiği ve tanığın bunu bildiği somut delillerle ortaya konulmalıdır.

TCK 272 Güncel Madde Metni

Yalan tanıklık

MADDE 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.

(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.

(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idarî bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hüküm, 12 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı mevzuat sistemi ve Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki yürürlükteki 5237 sayılı Kanun üzerinden doğrulanmıştır. Kanun teklifleri, kabul edilip yürürlüğe girmedikçe mevcut madde metninin parçası değildir.

Madde Gerekçesi ve Düzenlemenin Amacı

Madde gerekçesinin temel yaklaşımı, adli faaliyetin doğru bilgiye dayanmasını güvence altına almaktır. Tanık, yargılamanın tarafı değildir; gördüğünü, duyduğunu veya bildiğini gerçeğe uygun biçimde açıklamakla görevlidir. Bilerek yanlış bilgi verilmesi, maddi gerçeğe ulaşılmasını güçleştirir ve masum bir kişinin haklarının kısıtlanmasına kadar varabilen sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle kanun, beyanın verildiği makamın niteliğine ve ilgili dosyanın ağırlığına göre kademeli cezalar öngörür. Gerçeğe aykırı tanıklık nedeniyle koruma tedbiri, gözaltı, tutuklama, mahkûmiyet, infaz veya başka bir yaptırım doğması hâllerinde sonuç daha ağır değerlendirilir.

Korunan Hukuki Değer

Başlıca korunan hukuki değer, adalet hizmetlerinin gerçeğe uygun ve güvenilir biçimde yürütülmesidir. Tanık beyanı birçok dosyada olayın aydınlatılmasında belirleyici olduğundan, beyanın doğruluğuna duyulan güven kamu düzeni bakımından önem taşır.

Aleyhine yalan söylenen kişinin özgürlüğü, itibarı, malvarlığı ve adil yargılanma güvenceleri de dolaylı olarak korunur. Maddenin dördüncü ila sekizinci fıkraları, gerçeğe aykırı beyanın kişi üzerinde doğurduğu ağır sonuçları ayrıca yaptırıma bağlar.

Suçun Konusu

Suçun konusu, tanığın yetkili makam önünde açıkladığı ve ispat edilmek istenen olayla ilgili vakıadır. Beyanın dosyanın esası veya önemli bir yan olgusu hakkında olması mümkündür. Tamamen ilgisiz, değerlendirmeye elverişsiz bir sözün ceza sorumluluğu doğurup doğurmadığı; tanıklık görevi ve ispat konusu ile bağlantısı üzerinden incelenir.

Tanığın kişisel kanaati ile doğrudan algıladığı olgu ayrılmalıdır. “Sanığın öfkeli olduğunu düşündüm” şeklindeki değerlendirme ile “sanığın elinde bıçak gördüm” biçimindeki olgu açıklaması aynı nitelikte değildir.

Fail

Yalan tanıklık, yalnız tanık sıfatıyla dinlenen kişi tarafından işlenebilen özgü suçtur. Şüpheli veya sanığın kendi savunmasındaki gerçeğe aykırı açıklaması, sırf bu nedenle TCK m.272 kapsamında değerlendirilmez. Davanın tarafı, bilirkişi veya tercüman bakımından da ilgili özel hükümler esas alınır.

Tanık dinlemeye yetkili makam önünde beyan vermeyen bir kişinin gündelik konuşmada veya sosyal medyada söylediği yalan, bu suçun faili olması için yeterli değildir.

Mağdur ve Suçtan Zarar Gören

Adli faaliyete duyulan güven zedelendiği için suçun geniş anlamda mağduru toplumdur. Gerçeğe aykırı tanıklık nedeniyle hakkında işlem yapılan, koruma tedbirine maruz kalan veya mahkûm edilen kişi suçtan doğrudan zarar görebilir.

Lehe yalan tanıklıkta ise diğer tarafın veya mağdurun hakları etkilenebilir. Ancak ceza sorumluluğu değerlendirmesi, beyanın kimin lehine olduğundan önce tanıklık sıfatı, gerçeğe aykırılık ve kast üzerinden yapılır.

Maddi Unsur

Yetkili Kişi veya Kurul Önünde Tanıklık

Birinci fıkra, hukuka aykırı fiil nedeniyle başlatılmış soruşturmada tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önündeki beyanı kapsar. İkinci fıkra mahkeme huzurundaki veya yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili makam önündeki gerçeğe aykırı tanıklığı daha ağır cezalandırır.

Makamın tanık dinleme yetkisi yoksa veya kişi tanık sıfatıyla dinlenmemişse, TCK m.272’nin bu koşulu oluşmayabilir. Bu sebeple çağrı kâğıdı, dinleme tutanağı, sıfat bildirimi ve yemin işlemleri birlikte incelenmelidir.

Gerçeğe Aykırı Beyan

Tanık bildiği olayı gerçeğe uygun biçimde anlatmak zorundadır. Görmediği bir olayı görmüş gibi anlatmak, gördüğü belirleyici bir hususu bilerek tersine çevirmek veya sorulan önemli bir olguyu kasıtlı biçimde inkâr etmek gerçeğe aykırılık oluşturabilir.

Beyan bir bütün olarak ele alınmalıdır. Sözcük farklılığı, tarih konusunda makul yanılma veya ayrıntıların zamanla unutulması tek başına bilerek yalan söylendiğini göstermez.

Üç Yıldan Fazla Hapis Gerektiren Suçla Bağlantı

Üçüncü fıkranın uygulanması için tanıklığın, kanuni cezası üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yapılması gerekir. Burada dosyadaki suç vasfı, uygulanabilir ceza hükmü ve tanıklığın o suçla bağlantısı açıkça belirlenmelidir.

Manevi Unsur

Suç kasten işlenir. Fail, açıkladığı hususun gerçeğe aykırı olduğunu bilmeli ve tanık sıfatıyla bu açıklamayı yapmayı istemelidir. Taksirli yalan tanıklık düzenlenmemiştir.

Yanlış hatırlama, algı bozukluğu, tercüme sorunu, zihinsel yetersizlik veya sorunun belirsizliği kast değerlendirmesinde önemlidir. Tanığın beyanındaki çelişki, tek başına kastı kanıtlamaz; çelişkinin nedeni ve maddi delillerle ilişkisi araştırılır.

Hareket ve Netice

Temel biçimler, gerçeğe aykırı tanıklık beyanının yetkili makama ulaşmasıyla tamamlanır. Kararın bu beyana dayanması temel suç için zorunlu değildir. Bu yönüyle ilk üç fıkra kural olarak sırf hareket suçudur.

Dördüncü ila sekizinci fıkralarda ise beyanın koruma tedbiri, gözaltı, tutuklama, mahkûmiyet, infaz veya adli ya da idari yaptırım gibi sonuçlarla bağlantısı ayrıca aranır. Kanunda belirtilen beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı koşulları bulunmadan bazı ağır sonuç hükümleri uygulanamaz.

Hukuka Uygunluk, Çekinme Hakkı ve Hata

Tanıklıktan çekinme hakkı, kişiye yalan söyleme yetkisi vermez; kişi hakkını kullanarak tanıklık yapmaktan veya belirli soruya cevap vermekten çekinebilir. Hakkın hatırlatılmaması ve yakınları koruma hâlleri, koşulları varsa TCK m.273 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Tanığın maddi olgu hakkında kaçınılmaz hatası kastı kaldırabilir. Buna karşılık yalnız ceza almayacağını sanması, kural olarak fiilin gerçeğe aykırı olduğunu bilmesini ortadan kaldırmaz.

Teşebbüs

Sözlü tanıklıkta suç çoğu kez gerçeğe aykırı açıklamanın yapılmasıyla tamamlandığından teşebbüs alanı dardır. Yazılı veya teknik araçla iletilen tanıklıkta icra hareketlerinin bölünebildiği istisnai durumlarda teşebbüs gündeme gelebilir.

Tanık gerçeğe aykırı sözü söylemeden vazgeçerse tamamlanmış suç yoktur. Sözü tamamladıktan sonra düzeltmesi ise suçun oluşumunu geriye dönük kaldırmaz; düzeltmenin zamanı TCK m.274 bakımından önem taşıyabilir.

İştirak

Failin tanık sıfatı taşıması gerekir. Tanığı yalan söylemeye azmettiren veya ona somut yardım sağlayan kişi, genel iştirak kuralları çerçevesinde sorumlu tutulabilir. Katkının yalnız tavsiye mi, suç kararını oluşturan yönlendirme mi olduğu delillerle belirlenir.

Birden çok tanığın önceden anlaşarak ayrı ayrı gerçeğe aykırı beyanda bulunması hâlinde her tanığın kendi beyanı ve kastı ayrıca incelenir.

İçtima

Aynı dinleme sırasında aynı olay hakkında birbirini tamamlayan birden fazla yanlış cümle, çoğunlukla tek tanıklık bütünü içinde değerlendirilir. Farklı tarihlerde, farklı dosyalarda veya bağımsız tanıklık işlemlerinde yenilenen beyanlar ayrı suç oluşturabilir.

Beşinci fıkra, koşulları gerçekleştiğinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümlerine göre dolaylı faillik sorumluluğunu açıkça düzenler. Diğer suçlarla ilişki, her fiilin unsuru ve kanundaki özel bağlantı kuralı dikkate alınarak belirlenir.

Nitelikli Hâller ve Ağır Neticeler

Başka Bir Koruma Tedbiri Uygulanması

Yalan tanıklık nedeniyle gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmış ve kişi işlemediği fiil nedeniyle beraat etmiş veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, ilk üç fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır. Adli kontrol, elkoyma veya arama gibi tedbirlerde beyan ile tedbir arasındaki nedensel bağ gösterilmelidir.

Gözaltı veya Tutuklama

Aleyhine tanıklık yapılan kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa ve işlemediği fiil nedeniyle beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, tanık ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümlerine göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

Mahkûmiyet ve İnfaz

Ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis mahkûmiyeti doğmuşsa yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası öngörülür. Süreli hapis mahkûmiyetinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.

Hapis cezasının infazına başlanmışsa bu ceza yarısı kadar artırılır. Böylece yalnız hükmün kurulması ile hükmün fiilen infaz edilmeye başlanması birbirinden ayrılmıştır.

Hapis Dışında Yaptırım

Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hapis cezası dışında adli veya idari yaptırım uygulanmışsa üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Uygulanan yaptırım ile gerçeğe aykırı beyan arasındaki bağlantı somut gerekçeyle kurulmalıdır.

Yaptırım Tablosu

  • Soruşturma kapsamında yetkili kişi veya kurul önünde: dört aydan bir yıla kadar hapis.
  • Mahkeme huzurunda veya yeminli dinleme yetkisi bulunan makam önünde: bir yıldan üç yıla kadar hapis.
  • Üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun soruşturma veya kovuşturmasında: iki yıldan dört yıla kadar hapis.
  • Gözaltı ve tutuklama dışındaki koruma tedbiri ile kanundaki diğer koşullar: cezanın yarı oranında artırılması.
  • Gözaltı veya tutuklama ile kanundaki diğer koşullar: ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümleri.
  • Ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet mahkûmiyeti: yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis.
  • Süreli hapis mahkûmiyeti: mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis.
  • İnfaza başlanması: altıncı fıkraya göre cezanın yarı oranında artırılması.
  • Hapis dışındaki adli veya idari yaptırım: üç yıldan yedi yıla kadar hapis.

Şikâyet ve Soruşturma Usulü

TCK m.272 şikâyete bağlı değildir. Suçun işlendiği öğrenildiğinde soruşturma resen yürütülür. Aleyhine tanıklık yapılan kişinin şikâyetinden vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Tanığın gerçeği sonradan açıklaması da dosyanın otomatik kapanması anlamına gelmez. Açıklamanın hangi muhakeme aşamasında yapıldığı ve hak kısıtlaması doğup doğmadığı ayrıca değerlendirilir.

Uzlaştırma

Yalan tanıklık uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların anlaşması veya zarar görenin tanığı affetmesi, kanunda öngörülen kamu davasını ortadan kaldırmaz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İlk üç fıkra ve sekizinci fıkradaki ceza üst sınırları bakımından kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Altıncı ve yedinci fıkralardaki çok ağır ceza aralıklarında ağır ceza mahkemesinin görevi gündeme gelir. Beşinci fıkrada ayrıca uygulanacak suç hükmü de görev değerlendirmesine dâhil edilmelidir.

Yetkili mahkeme kural olarak gerçeğe aykırı beyanın verildiği yerdedir. İstinabe, uzaktan dinleme veya yazılı beyan gibi hâllerde icra hareketinin gerçekleştiği yer ve muhakemenin özel yetki kuralları birlikte değerlendirilir.

Dava Zamanaşımı

Zamanaşımı uygulanacak fıkranın ceza üst sınırına göre hesaplanır. İlk üç fıkradaki temel biçimlerde olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır. Üç yıldan yedi yıla kadar ceza öngören sekizinci fıkrada süre kural olarak on beş yıldır. Yirmi yıldan otuz yıla kadar ceza öngören ağır sonuç bakımından yirmi yıllık süre gündeme gelir.

Süre, suçun tamamlandığı veya ağır neticenin gerçekleştiği tarih ve ilgili hukuki nitelendirme dikkate alınarak belirlenir. Kesilme ve durma nedenleri ile suç tarihinde yürürlükte olan lehe düzenleme ayrıca incelenmelidir.

Deliller ve İspat Konuları

  • Tanık dinleme tutanağı ile ses ve görüntü kayıtları,
  • Tanığın hangi sıfatla ve hangi makam önünde dinlendiğini gösteren belgeler,
  • Yemin, hak ve yükümlülük bildirimleri,
  • Beyanın ilgili olduğu olayın objektif kayıtları, kamera görüntüleri, mesajlar ve belgeler,
  • Tanığın olayı görme, duyma ve algılama imkânını gösteren yer ve zaman verileri,
  • Diğer tanık anlatımları ile maddi deliller arasındaki uyum veya çelişki,
  • Koruma tedbiri, gözaltı, tutuklama, yaptırım, mahkûmiyet ve infaz belgeleri,
  • Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararının nedeni ve kesinleşme durumu.

Yalnız iki beyan arasındaki farktan hareketle suç sonucu çıkarılmamalıdır. İlk anlatım, sonraki anlatım, soruların biçimi, geçen zaman ve tanığın algı koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Her yanlış veya çelişkili anlatımı bilerek verilmiş yalan kabul etmek,
  • Kişinin tanık mı, şüpheli mi, sanık mı yoksa taraf mı olduğunu belirlememek,
  • Beyanı alan kişi veya kurulun kanuni yetkisini incelememek,
  • Tanığın tahmini ile doğrudan algıladığı olguyu ayırmamak,
  • Beyanın bütününü görmeden tek cümleyi dosyadan koparmak,
  • Üçüncü fıkrada esas alınan suçun kanuni ceza sınırını yanlış belirlemek,
  • Ağır sonuç ile gerçeğe aykırı tanıklık arasındaki nedensel bağı göstermemek,
  • Dördüncü ve beşinci fıkralardaki beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı koşulunu atlamak,
  • Sonradan gerçeğin açıklanma zamanını ve özel kişisel nedenleri araştırmamak.

Somut Olay Kontrol Listesi

  • Kişi usulüne uygun biçimde tanık sıfatıyla mı dinlendi?
  • Beyanı alan makamın tanık dinleme yetkisi var mıydı?
  • Hangi somut cümle hangi maddi delile göre gerçeğe aykırıdır?
  • Tanık gerçeği biliyor ve bunun tersini söylemek istiyor muydu?
  • Yanılma, unutma, algı veya tercüme sorunu araştırıldı mı?
  • Tanıklık soruşturma, mahkeme veya yeminli dinleme kapsamında mıydı?
  • İlgili suç üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyor muydu?
  • Beyan nedeniyle koruma tedbiri veya başka bir yaptırım uygulandı mı?
  • Gözaltı, tutuklama, mahkûmiyet ya da infaz ile beyan arasında bağ var mı?
  • Kanunun aradığı beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı mevcut mu?
  • Tanıklıktan çekinme hakkı ve kişisel nedenler incelendi mi?
  • Gerçek sonradan açıklandıysa bunun zamanı ve usul aşaması belirlendi mi?

Sık Sorulan Sorular

Yalan tanıklık suçunun temel cezası nedir?

Ceza, tanıklığın yapıldığı makam ve dosyanın niteliğine göre dört aydan bir yıla, bir yıldan üç yıla veya iki yıldan dört yıla kadar hapistir. Ağır sonuçlar doğmuşsa daha yüksek cezalar uygulanabilir.

Her çelişkili tanık beyanı suç oluşturur mu?

Hayır. Gerçeğe aykırılık ve kast birlikte kanıtlanmalıdır. Unutma, yanlış algılama, soruyu anlamama veya ayrıntı farklılığı tek başına yeterli değildir.

Polise söylenen her yalan TCK 272 kapsamında mıdır?

Hayır. Kişinin tanık sıfatıyla, hukuka aykırı fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada ve tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde beyanda bulunması gerekir.

Sanığın gerçeğe aykırı savunması yalan tanıklık sayılır mı?

Sanık tanık değildir. Kendi savunmasındaki açıklaması sırf gerçeğe aykırı olduğu gerekçesiyle bu madde kapsamında yalan tanıklık oluşturmaz.

Yemin edilmemiş olması suçu ortadan kaldırır mı?

Her durumda ortadan kaldırmaz. Birinci fıkra, soruşturma kapsamında yetkili makam önündeki tanıklığı ayrıca düzenler. Yemin ve makamın niteliği, hangi ceza kademesinin uygulanacağını etkileyebilir.

Yalan tanıklık nedeniyle kişi tutuklanırsa ne olur?

Kişi yüklenen fiili işlemediği için beraat etmiş veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişse, tanık ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükümlerine göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulabilir.

Tanık sonradan doğruyu söylerse ceza kesin olarak kalkar mı?

Sonuç, gerçeğin hangi aşamada açıklandığına bağlıdır. Hak kısıtlaması doğuran karar, hüküm ve kararın kesinleşmesi gibi zaman eşikleri TCK m.274 kapsamında ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Yalan tanıklık şikâyete bağlı veya uzlaştırmaya tabi midir?

Hayır. Soruşturma resen yürütülür ve suç uzlaştırma kapsamında değildir.

Tanık sıfatıyla gerçeğe aykırı beyandan farklı olarak, hiç işlenmemiş bir suçu bildirme veya hayalî suç için yapay iz oluşturma hâlleri TCK 271 suç uydurma suçu kapsamında değerlendirilir.

Sonuç

TCK 272 yalan tanıklık suçu, adli faaliyetin güvenilirliğini koruyan ve doğurduğu sonuca göre çok farklı ceza kademeleri içeren bir düzenlemedir. Temel suç için tanık sıfatı, yetkili makam, objektif gerçeğe aykırılık ve kast birlikte bulunmalıdır. Beyanın hükme etkili olmaması, temel biçimin oluşmasını her zaman engellemez.

Koruma tedbiri, gözaltı, tutuklama, mahkûmiyet, infaz veya başka yaptırım doğuran olaylarda sekiz fıkralı hükmün her koşulu ayrı ayrı incelenmelidir. Beyan tutanağı ile maddi deliller karşılaştırılmalı; yanılma ihtimali, çekinme hakkı, sonradan gerçeğin açıklanması ve beyan ile sonuç arasındaki nedensel bağ gerekçeli biçimde değerlendirilmelidir.

Yargıtay Kararları

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2022/81 K. 2023/16 T. 18.1.2023 • UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA ( Suç Konusu Uyuşturucu Maddeleri Görmediğini Uyuşturucu Maddeleri Stepneye Kimin Koyduğunu Bilmediğini İfade Etmesi Bu Şekildeki Açıklamalarıyla Suçunu İkrar Eden Tanık Hakkında Yalan Tanıklık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İstinaf Edilmeksizin Kesinleşmiş Olduğunun UYAP Kayıtlarından Anlaşılması Kolluk Tarafından Düzenlenen Vücut İzi Raporuna Göre Suç Konusu Uyuşturucu Maddelerin İçinde Bulunduğu Materyaller Üzerinde Tanıklara İlişkin Herhangi Bir Vücut İzine Rastlanılmaması Hususları Birlikte Değerlendirildiğinde Sanığın Atılı Suçu İşlediğinin Sabit Olduğunun Kabulü Gerektiği ) • YALAN TANIKLIK ( Suç Konusu Uyuşturucu Maddeleri Görmediğini Uyuşturucu Maddeleri Stepneye Kimin Koyduğunu Bilmediğini İfade Etmesi Bu Şekildeki Açıklamalarıyla Suçunu İkrar Eden Tanık Hakkında TCK 272/2 Maddesi Gereğince Yalan Tanıklık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmünün İstinaf Edilmeksizin Kesinleşmiş Olduğunun UYAP Kayıtlarından Anlaşılması Kolluk Tarafından Düzenlenen Vücut İzi Raporuna Göre Suç Konusu Uyuşturucu Maddelerin İçinde Bulunduğu Materyaller Üzerinde Tanıklara İlişkin Herhangi Bir Vücut İzine Rastlanılmaması Hususları Birlikte Değerlendirildiğinde Sanığın Suç ve Cezadan Kurtulmaya Yönelik Savunmalarına İtibar Edilemeyeceği )

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E. 2020/279 K. 2021/2585 T. 22.2.2021 • YALAN TANIKLIK SUÇU ( Olayda Hukuka Uygunluk Nedeni Bulunduğundan Bahisle Beraat Kararı Verildiği – Sanık Hakkında Verilen HAGB Kararının İtiraz Edilmeksizin Kesinleşmiş Olması Nedeniyle Yalan Tanıklık Suçunun Beraat Kararı Verilen Sanıklarla İştirak Halinde İşlenmiş Olması ve Hukuka Uygunluk Nedeni Bulunduğundan Sanığın Beraatine Karar Verilmesi Gerektiği Gözetilmeden Mahkumiyet Kararı Verilmesinin Bozmayı Gerektirdiği ) • TANIKLIKTAN ÇEKİLME ( Sanıkların Tanık Olarak Dinlendikleri Davada Kumar Oynayan Sıfatıyla Yer Aldıkları ve Kumar Oynamanın 5326 S.K. Uyarınca Kabahat Olarak Düzenlendiği – Anayasadaki Hiç Kimsenin Kendisini ve Kanunda Gösterilen Yakınlarını Suçlayan Bir Beyanda Bulunmaya veya Bu Yolda Delil Göstermeye Zorlanamayacağı Hükmü Gözetildiğinde Sanıkların Olay Mahallinde Kumar Oynandığını Söylemesi Durumunda Kendilerinin de Kumar Oynadığını Kabullendiği Sonucu Çıkacağı ) • HUKUKA UYGUNLUK NEDENİ ( Sanığın Diğer Sanıklar ile Birlikte İşlediği İddia Edilen Yalan Tanıklık Suçunun İstinaf Edilmesi Üzerine Diğer Sanıklara “Tanıklıktan ve Yeminden Çekilme Hakları Hatırlatılmadığından Dolayısıyla Olayda Hukuka Uygunluk Nedeni Bulunduğundan” Bahisle Beraat Kararı Verildiği – Yalan Tanıklık Suçunun Beraat Kararı Verilen Sanıklarla İştirak Halinde İşlenmiş Olması ve Hukuka Uygunluk Nedeni Bulunduğundan Sanığın Beraatine Karar Verilmesi Gerektiği )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2018/9-298 K. 2020/499 T. 3.12.2020 • YALAN TANIKLIK SUÇU ( Maruz Kaldıkları Tehdidin Atılı Suça Yönelik Kasıtlarını Ortadan Kaldıracak Nitelikte Karşı Koyamayacakları veya Kurtulamayacakları Ağır ve Muhakkak Nitelikte Olmadığı Değerlendirildiğinde Sanıklar Hakkında Cebir ve Şiddet Korkutma ve Tehdit Hükümlerinin Uygulanamayacağının Kabul Edilmesi Gerektiği ) • CEBİR ŞİDDET KORKUTMA VE TEHDİT HÜKÜMLERİ ( Maruz Kaldıkları Tehdidin Yalan Tanıklık Suçuna Yönelik Kasıtlarını Ortadan Kaldıracak Nitelikte Karşı Koyamayacakları veya Kurtulamayacakları Ağır ve Muhakkak Nitelikte Olmadığı – Sanıklar Hakkında Cebir ve Şiddet Korkutma ve Tehdit Hükümlerinin Uygulanamayacağı ) • ETKİN PİŞMANLIK ( Katılan Lehine Yalan Tanıklık Yapan Sanıkların Katılan Hakkında Bir Hak Kısıtlamasını veya Yoksunluğunu Sonuçlayacak Nitelikte Karar Verilmeden veya Hükümden Önce Gerçeği Söyledikleri Anlaşıldığından Sanıklar Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği ) • SANIĞIN HÜKÜMDEN SONRA ÖLMESİ ( Uyap Sistemi Kullanılarak Alınan Güncel Nüfus Kayıt Örneğinde Sanığın Direnme Kararından Sonra Öldüğü Bilgisi Yer Aldığından Ölümle İlgili Mahallinde Araştırma Yapılarak Karar Verilmesinde Zorunluluk Bulunduğu )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2018/4-434 K. 2020/500 T. 3.12.2020 • YALAN TANIKLIK SUÇU ( Dava Zamanaşımını Durduran Başkaca Bir Sebep Bulunmadığı Gözetildiğinde 12 Yıllık Kesintili Dava Zamanaşımı Süresinin Ceza Genel Kurulunun İnceleme Tarihinden Önce Dolmuş Bulunduğu – Yerel Mahkemenin Direnme Kararına Konu Mahkûmiyet Hükümlerinin Gerçekleşen Dava Zamanaşımı Nedeniyle Bozulması Gerektiği ) • ZAMANAŞIMI ( Dava Zamanaşımını Durduran Başkaca Bir Sebep Bulunmadığı Gözetildiğinde 12 Yıllık Kesintili Dava Zamanaşımı Süresinin Ceza Genel Kurulunun İnceleme Tarihinden Önce Dolmuş Bulunduğu – Yerel Mahkemenin Direnme Kararına Konu Mahkûmiyet Hükümlerinin Gerçekleşen Dava Zamanaşımı Nedeniyle Bozulması Gerektiği ) • DÜŞME KARARI ( Kamu Davasının Zamanaşımı Nedeniyle Düşmesine Karar Verilmesi Gerektiği )

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2019/6773 K. 2020/2346 T. 4.3.2020 • TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA ( Hüküm Kurulduğu Sırada Yasal Dayanak Olan TCK 179/3. Maddesi Delaletiyle 179/2. Maddesinin Belirtilmesi Gerekirken Sadece 179/3. Maddesinin Belirtilmesi Suretiyle CMK’nın 232/6. Maddesine Aykırı Davranıldığı ) • TEKERRÜR ( Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma – Sanığın UYAP Üzerinden Temin Edilen Adli Sicil Kaydındaki Kesinleşme Tarihli TCK 272/2. Maddesi Gereğince Sanığın 6.000 TL Adli Para Cezası İle Mahkumiyetine İlişkin İlamı da Tekerrüre Esas Olduğundan Mahkemece Tekerrüre Esas Alınan İlam Açısından Lehe Kanunun Belirlenmesi Yönünden Uyarlama Yargılaması Yapılıp Yapılmadığının Araştırılması Sonuca Etkili Görülmeyerek Sanığın Adli Sicil Kaydındaki 6.000 TL Adli Para Cezası İle Mahkumiyetine İlişkin İlamın Tekerrüre Esas Alınmasının Gerekmesinde Zorunluluk Bulunduğu ) • LEHE KANUN BELİRLEMESİ ( Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma – Sanığın UYAP Üzerinden Temin Edilen Adli Sicil Kaydındaki Kesinleşme Tarihli TCK 272/2. Maddesi Gereğince Sanığın 6.000 TL Adli Para Cezası İle Mahkumiyetine İlişkin İlamı da Tekerrüre Esas Olduğundan Mahkemece Tekerrüre Esas Alınan İlam Açısından Lehe Kanunun Belirlenmesi Yönünden Uyarlama Yargılaması Yapılıp Yapılmadığının Araştırılması Sonuca Etkili Görülmeyerek Sanığın Adli Sicil Kaydındaki 6.000 TL Adli Para Cezası İle Mahkumiyetine İlişkin İlamın Tekerrüre Esas Alınması Gereği )

YARGITAY CEZA GENEL KURULU E. 2016/12-1130 K. 2019/162 T. 5.3.2019 • TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU ( Sanığın Yönettiği Şirketin Personeli Tarafından Giderilmesi Gereken Uçaktaki Bakım Eksikliklerini Özellikle Düzgün Çalışması Durumunda Kazanın Meydana Gelmesini Engelleyebilecek Geliştirilmiş Yere Yakınlık Alarm Sistemindeki ( EGPWS ) Arızaları Bildiği Halde Uçağın Kiraya Verilmesinde Belirleyici Rol Oynadığı – Kusurlu Davranışları İle Uçak Kazası Arasında Uygun İlliyet Bağı Bulunduğu ) • UÇAK KAZASI ( Taksirle Öldürme Suçu – Sanıkların Kiraladıkları Uçağın Teknik Durumunu Kontrol Edip Genel Durumuna İlişkin Eksikler İle Arızalı Olan Parçaların Şirket Tarafından Giderilip Onarılmasından Sonra Uçağı Kiralayarak Uçuş Gerçekleştirmeleri Gerekirken Bu Konuda Gerekli Dikkat ve Özeni Göstermedikleri/Kazanın Oluşumunda Kusurlu Olduklarının Kabulü Gerektiği ) • UYGUN İLLİYET BAĞI ( Sanığın Yönettiği Şirketin Personeli Tarafından Giderilmesi Gereken Uçaktaki Bakım Eksikliklerini Özellikle Düzgün Çalışması Durumunda Kazanın Meydana Gelmesini Engelleyebilecek Geliştirilmiş Yere Yakınlık Alarm Sistemindeki ( EGPWS ) Arızaları Bildiği Halde Uçağın Kiraya Verilmesinde Belirleyici Rol Oynadığı – Kusurlu Davranışları İle Uçak Kazası Arasında Uygun İlliyet Bağı Bulunduğu/Taksirle Öldürme ) • PİLOTLARA EKSİK EĞİTİM VERİLMESİ ( Taksirle Öldürme Suçu – Şirket Eğitim Müdürü Olan Sanığın Pilotlara Verilmesi Gereken Eğitimlerin Gereği Gibi Yapılması Hususundaki Denetim Görevini Yerine Getirmede Gerekli Dikkat ve Özeni Göstermediği Öngörülmesi Mümkün Olan Bir Neticeyi Öngöremediği Davranışları İle Meydana Gelen Netice Arasında Nedensellik Bağı Bulunduğu/Uçak Kazası ) • YALAN TANIKLIK ( Sanığın EGPWS Cihazının Çalıştığına ve Uçakta Teknik Bir Arıza Bulunmadığına İlişkin İfadesinin Cihazların Arızalı Olduğuna İlişkin Teknik Raporlarlar İle Çeliştiği – Sanığın Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunarak Maddi Gerçeğin Ortaya Çıkarılmasını Engellemeye ve Adli Makamlarca Adaletin Tesis Edilmesini Önlemeye Çalıştığı Bilimsel Raporlar İle İspatlandığı Anlaşıldığından Yalan Tanıklık Suçunun Sabit Olduğu )

 

Kaynakça

Av. iltan Ekmekçioğlu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Adliyeye Karşı SuçlarCeza HukukuTCK 272Yalan Tanıklık
Önceki yazı
TCK 273 Yalan Tanıklıkta Şahsî Cezasızlık ve İndirim
Sonraki yazı
TCK 271 Suç Uydurma Suçu ve Cezası