TCK 97 Terk Suçu, Şartları ve Cezası

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 97 terk suçu, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyen ve failin koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan kişinin kendi hâline bırakılmasını cezalandırır. Suçun ayırt edici özelliği, fail ile mağdur arasında önceden mevcut özel bir koruma ilişkisinin bulunmasıdır.

Her yalnız bırakma terk suçunu oluşturmaz. Mağdurun kendini idare edemeyecek durumda olması, failin hukuken geçerli bir koruma ve gözetim yükümlülüğü taşıması, mağdurun korunmasız bırakılması ve bunun en azından yaşamı, sağlığı veya vücut bütünlüğü bakımından tehlike doğurmaya elverişli olması gerekir. Terk sonucu hastalık, yaralanma veya ölüm meydana gelirse ikinci fıkra ayrıca değerlendirilir.

TCK 97 Güncel Madde Metni

Terk

MADDE 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi hâline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunur.

Madde metni, 21 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat ve TBMM’nin 5237 sayılı Kanuna ilişkin resmî belgeleri üzerinden doğrulanmıştır.

Madde Gerekçesi ve Düzenlemenin Amacı

Düzenlemenin amacı, yaş veya hastalık nedeniyle kendi güvenliğini sağlayamayan kişiyi, bakımından hukuken sorumlu olan kişinin terk etmesine karşı korumaktır. Koruma ilişkisine güvenen mağdurun savunmasız bırakılması, yaşam ve sağlık bakımından özel bir tehlike yaratır.

Resmî gerekçeye göre terk, mağdurun mutlaka başka bir yere götürülüp bırakılmasını gerektirmez. Koruma yükümlüsünün mağduru bulunduğu yerde kimsesiz ve korumasız bırakması da terk olabilir. Değerlendirme, mağdurun gerçek ihtiyaçları ve olayın tehlike koşulları üzerinden yapılır.

Korunan Hukuki Değer

Suçla öncelikle mağdurun yaşamı, sağlığı ve vücut bütünlüğü korunur. İnsan onuru, aile ve bakım ilişkilerindeki güven ile korunmaya muhtaç kişilerin güvenliği de düzenlemenin koruma alanındadır.

Suçun Konusu ve Terk Kavramı

Suçun konusu, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyen ve failin koruma ve gözetimi altında bulunan kişidir. “Kendi hâline terk”, mağdurun ihtiyaç duyduğu korumadan yoksun bırakılmasıdır. Terk, ıssız bir yere bırakmak biçiminde gerçekleşebileceği gibi failin mağduru evde korumasız bırakıp uzaklaşmasıyla da oluşabilir.

Kısa süreli her ayrılık suç değildir. Mağdurun yaşı, hastalığı, bulunduğu yer, yalnız kalma süresi, çevrede yardım alabileceği kişiler, hava ve trafik koşulları ile temel ihtiyaçlara erişim birlikte değerlendirilmelidir.

Fail: Koruma ve Gözetim Yükümlüsü

TCK 97 özgü suçtur. Fail, mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi olabilir. Bu yükümlülük kanundan, sözleşmeden, mahkeme veya idari karardan ya da somut olarak üstlenilmiş sürekli bir bakım ilişkisinden kaynaklanabilir.

Ebeveyn, vasi, bakıcı, bakım kurumu görevlisi veya tedavi ve gözetim sorumluluğunu üstlenen kişi somut duruma göre fail olabilir. Yalnız akrabalık her durumda yeterli değildir; failin olay tarihinde mağduru koruma ve gözetme görevine sahip olup olmadığı belirlenmelidir.

Mağdur: Kendini İdare Edemeyen Kişi

Mağdurun yaşı veya hastalığı nedeniyle kendi temel güvenliğini sağlayamaması gerekir. Küçük çocuklar bakımından yaş ve gelişim düzeyi; hasta kişiler bakımından bedensel veya ruhsal durum, hareket ve karar verme kapasitesi incelenir.

İleri yaş tek başına yeterli değildir. Günlük yaşamını bağımsız sürdürebilen yaşlı kişi bu nedenle otomatik olarak mağdur sayılmaz. Buna karşılık demans, ağır hareket kısıtlılığı veya bilinç bozukluğu nedeniyle yardım almadan güvenliğini sağlayamayan kişi kapsamda olabilir.

Maddi Unsur

Maddi unsur için mağdurun korunmaya muhtaç olması, failin özel koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunması ve mağduru kendi hâline terk etmesi gerekir. Terk davranışı ile mağdurun korumasız kalması arasında bağlantı bulunmalıdır.

Mağdurun güvenli biçimde başka bir yetkili kişiye teslim edilmesi terk değildir. Ancak bakım sorumluluğu bulunmayan, yardım sağlayamayacağı bilinen veya açıkça yetersiz bir kişiye bırakma, yalnız biçimsel bir teslimle sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Hareket, Tehlike ve Suçun Tamamlanması

Terk aktif veya ihmali davranışla gerçekleşebilir. Mağduru tehlikeli bir yere götürüp bırakmak aktif; bakım görevlisinin koruması altındaki kişiyi bulunduğu yerde yalnız bırakıp dönmemesi ihmali davranışa örnektir.

Suç, mağdurun gerekli korumadan yoksun bırakılması ve terk davranışının onun yaşamı veya sağlığı bakımından tehlike oluşturmasıyla tamamlanır. Temel şekil için hastalık, yaralanma veya ölümün gerçekleşmesi aranmaz; bunlar ikinci fıkra kapsamında ağır netice olarak ele alınır.

Manevi Unsur ve Hata

Temel suç kasten işlenir. Fail, mağdurun kendini idare edemediğini, üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunduğunu ve davranışıyla mağduru korumasız bıraktığını bilmelidir.

Mağdurun bakım ihtiyacı, başka bir koruyucuya teslim edildiği veya bakım görevinin sona erdiği konusunda kaçınılmaz maddi hata kastı etkileyebilir. Buna karşılık yükümlülüğü araştırmadan varsayımda bulunmak ya da açık tehlikeyi görmezden gelmek hata savunmasını kendiliğinden geçerli kılmaz.

Hukuka Uygunluk ve Zorunluluk Hâli

Mağdurun yetkili ve yeterli bir bakım kuruluşuna teslim edilmesi, acil durumda sağlık birimine bırakılması veya korumanın başka bir yükümlü tarafından fiilen devralınması hâlinde terk oluşmaz. Teslimin gerçek ve güvenli olması gerekir.

Failin kendi yaşamına yönelik ağır ve yakın tehlike, mağdurla birlikte güvenli yerde kalmayı fiilen imkânsız kılan afet veya zorlayıcı nedenler hukuka uygunluk ya da kusurluluk yönünden incelenebilir. Böyle bir durumda mümkünse yardım çağırma ve mağdurun yerini bildirme seçenekleri değerlendirilir.

Teşebbüs

Failin terk amacıyla icra hareketlerine başlayıp mağdur henüz korumasız kalmadan engellenmesi hâlinde teşebbüs istisnai olarak gündeme gelebilir. Mağdur fiilen kendi hâline bırakılıp tehlike alanına girdiğinde suç tamamlanır. Somut olayda icra hareketinin başlangıcı ve terk hâlinin oluşup oluşmadığı belirlenmelidir.

İştirak

Koruma ve gözetim yükümlülüğünü birlikte taşıyan kişiler müşterek fail olabilir. Böyle bir yükümlülüğü bulunmayan kişi ise özgü suçlara ilişkin genel kurallar çerçevesinde azmettiren veya yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabilir.

Aynı evde yaşayan herkesin otomatik olarak fail sayılması mümkün değildir. Her kişi bakımından yükümlülüğün hukuki kaynağı, fiil üzerindeki hâkimiyet ve terk iradesine katkı ayrı ayrı gösterilmelidir.

İçtima ve Benzer Suçlardan Ayrım

Terk sırasında mağdura ayrıca kötü muamelede bulunulması, özgürlüğünün kısıtlanması veya kasten zarar verilmesi hâlinde ilgili suçların unsurları ve içtima kuralları ayrıca incelenir. Failin baştan itibaren öldürme veya yaralama kastıyla hareket ettiği belirlenirse fiil yalnız terk suçu olarak nitelendirilemez.

Bakım yükümlüsünün ihmalinin garantörlük ilişkisi nedeniyle daha ağır bir netice suçunu oluşturduğu durumlarda özel sorumluluk hükümleriyle TCK 97 arasındaki ilişki belirlenmelidir. Aynı sonuç için mükerrer cezalandırmaya yol açılmamalıdır.

TCK 97 ile TCK 98 Arasındaki Fark

TCK 97’de failin mağdur üzerinde önceden mevcut özel koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunur. TCK 98 yardım veya bildirim yükümlülüğü ise özel bakım ilişkisi aramadan, kendini idare edemeyen kişiyle karşılaşan herkes bakımından koşulların elverdiği ölçüde yardım veya bildirim görevi getirir.

Bu nedenle bakıcının koruması altındaki hastayı bırakması ile yoldan geçen kişinin yardıma muhtaç birini görüp bildirim yapmaması farklı suç tipleri altında değerlendirilir. İlk sorulması gereken, failin özel bakım görevinin bulunup bulunmadığıdır.

Hastalık, Yaralanma veya Ölüm Neticesi

Terk dolayısıyla mağdur hastalanır, yaralanır veya ölürse TCK 97/2 uyarınca neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri uygulanır. Ağır neticenin yalnızca terk sonrasında meydana gelmesi yeterli değildir; terk ile sonuç arasında nedensellik ve objektif isnat kurulmalıdır.

TCK 23 gereğince failin ağır netice bakımından en az taksirle hareket etmesi gerekir. Fail ağır sonucu istemiş veya kabullenmişse, olayın özelliklerine göre kasten yaralama ya da öldürmeye ilişkin hükümler gündeme gelebilir.

Yaptırım

Temel terk suçunun cezası üç aydan iki yıla kadar hapistir. İkinci fıkrada sabit bir ceza aralığı yazılmamış; hastalık, yaralanma veya ölüm hâlinde gerçekleşen neticeye göre neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine gönderme yapılmıştır.

Ceza belirlenirken terk süresi, mağdurun savunmasızlık düzeyi, bırakıldığı ortam, failin yükümlülüğünün kapsamı ve oluşan tehlikenin ağırlığı dikkate alınır.

Şikâyet, Uzlaştırma ve Önödeme

Terk suçu şikâyete bağlı değildir; soruşturma ve kovuşturma resen yürütülür. Suç uzlaştırma kapsamında değildir. Kanuni ceza sınırı ve yaptırım yapısı nedeniyle önödeme hükümleri de uygulanmaz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Temel suç bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Ağır netice nedeniyle uygulanacak hükmün ceza sınırı görev değerlendirmesini etkileyebileceğinden, ölüm veya ağır yaralanma bulunan dosyada görev ayrıca belirlenmelidir.

Yetkili mahkeme kural olarak mağdurun terk edilerek korumasız bırakıldığı yer mahkemesidir. Terk hareketi ile neticenin farklı yerlerde gerçekleşmesi hâlinde ceza muhakemesinin bağlantı ve yer bakımından yetki kuralları uygulanır.

Dava Zamanaşımı

Temel suç için olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Ağır netice gerçekleşmişse süre, uygulanması gereken sonuç suçunun ceza sınırına göre ayrıca hesaplanır. Kesilme ve durma nedenleri somut dosyanın işlem tarihleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Deliller

  • Velayet, vesayet, bakım sözleşmesi, kurum görevlendirmesi ve nöbet kayıtları
  • Mağdurun yaşını, hastalığını ve öz bakım kapasitesini gösteren sağlık belgeleri
  • Kamera görüntüleri, konum verileri, telefon ve mesaj kayıtları
  • Komşu, kurum çalışanı ve diğer tanıkların anlatımları
  • Mağdurun bırakıldığı yerin fiziksel koşulları ve olay yeri tespitleri
  • Hastalık, yaralanma veya ölüm hâlinde tıbbi bulgular ve zaman çizelgesi

İspat yalnız fail ile mağdur arasındaki yakınlığa dayandırılamaz. Koruma yükümlülüğünün kaynağı, mağdurun kendi kendini idare edememesi, terk anı ve doğan tehlike somut delillerle gösterilmelidir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Her akrabayı otomatik olarak koruma ve gözetim yükümlüsü saymak
  • Yaşlı veya hasta olan her kişinin kendini idare edemediğini varsaymak
  • Güvenli teslim ile korumasız bırakmayı ayırmamak
  • Terk için mağdurun mutlaka başka bir yere götürülmesi gerektiğini düşünmek
  • TCK 97’deki özel yükümlülük ile TCK 98’deki genel yükümlülüğü karıştırmak
  • Ağır netice ile terk arasında nedensellik kurmadan ikinci fıkrayı uygulamak
  • Öldürme veya yaralama kastı ihtimalini incelememek

Somut Olay Kontrol Listesi

  1. Mağdur yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemiyor muydu?
  2. Failin koruma ve gözetim yükümlülüğü hangi kaynaktan doğuyordu?
  3. Yükümlülük olay tarihinde devam ediyor muydu?
  4. Mağdur fiilen kendi hâline ve korumasız bırakıldı mı?
  5. Başka bir kişi veya kurum bakımı gerçek ve güvenli biçimde devraldı mı?
  6. Terk ne kadar sürdü ve hangi ortamda gerçekleşti?
  7. Mağdurun yaşamı veya sağlığı bakımından hangi somut tehlike doğdu?
  8. Fail mağdurun durumunu ve kendi yükümlülüğünü biliyor muydu?
  9. Hastalık, yaralanma veya ölüm terk nedeniyle mi meydana geldi?
  10. Fail ağır netice bakımından en az taksirli miydi?
  11. Failin sonucu istemiş veya kabullenmiş olabileceğine ilişkin delil var mı?
  12. Görev, yetki ve zamanaşımı ağır neticeye göre yeniden değerlendirildi mi?

Sık Sorulan Sorular

TCK 97 terk suçunun cezası nedir?

Temel suçun cezası üç aydan iki yıla kadar hapistir. Terk nedeniyle mağdur hastalanmış, yaralanmış veya ölmüşse ağır neticeye ilişkin hükümler uygulanır.

Çocuğu kısa süre yalnız bırakmak her durumda suç mudur?

Hayır. Çocuğun yaşı ve gelişimi, yalnız kalma süresi, bulunduğu yer, çevresel riskler ve yardım imkânı birlikte değerlendirilir. Çocuğun kendi güvenliğini sağlayamayacağı koşullarda korumasız bırakılması suç oluşturabilir.

Yaşlı yakını yalnız bırakmak terk suçu sayılır mı?

Yalnızca yaşlı olmak yeterli değildir. Kişinin yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edememesi ve failin onun üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunması gerekir.

Mağduru hastaneye bırakmak terk midir?

Mağdurun yetkili sağlık personeline güvenli biçimde teslim edilmesi kural olarak terk değildir. Kişiyi hastane çevresinde kimseye haber vermeden ve bakımın devralındığından emin olmadan bırakmak ise farklı değerlendirilebilir.

Terk nedeniyle ölüm olursa hangi şartlar aranır?

Ölüm ile terk arasında nedensellik kurulmalı ve failin ölüm neticesi bakımından en az taksirli olduğu belirlenmelidir. Ölüm kastı varsa daha ağır ve farklı bir suç niteliği gündeme gelir.

Terk suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. Yetkili makamlar suç şüphesini öğrendiğinde soruşturmayı resen yürütür.

İlgili Düzenlemeler

Özel bakım ilişkisi bulunmayan kişinin, yardıma muhtaç kimseye yardım etmemesi veya durumu bildirmemesi TCK 98 yardım veya bildirim yükümlülüğü kapsamında incelenir.

Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim görevinin başkaları bakımından tehlike doğuracak biçimde ihmal edilmesi ise TCK 175 bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali düzenlemesine tabidir. TCK 97 mağdurun terk edilerek korunmasız bırakılmasına, TCK 175 ise gözetim altındaki kişinin başkalarına verebileceği tehlikeye odaklanır.

Fiil kamu görevlisinin görev nüfuzuyla bağlantılı bir işkence niteliği taşıyor ve ağır bedensel sonuç doğuruyorsa TCK 95 işkencenin ağırlaşmış neticeleri yönünden özel düzenleme incelenmelidir.

Sonuç

TCK 97 terk suçu bakımından belirleyici noktalar; mağdurun yaş veya hastalık nedeniyle kendini idare edememesi, failin özel koruma ve gözetim yükümlülüğü taşıması ve mağdurun tehlike doğuracak biçimde korumasız bırakılmasıdır. Ağır bir sonuç gerçekleşmişse nedensellik, kusur ve failin asıl kastı ayrıca araştırılmalıdır.

Kaynakça

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Mağduru korumasız bırakmanın ötesinde, insan onuruyla bağdaşmayan sistematik acı ve aşağılama davranışları varsa TCK 96 eziyet suçunun şartları ayrıca incelenmelidir.

TCK 97Terk Suçu
Önceki yazı
TCK 98 Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali
Sonraki yazı
TCK 96 Eziyet Suçu, Şartları ve Cezası