TCK 96 Eziyet Suçu, Şartları ve Cezası

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 96 eziyet suçu, bir kimsenin fiziksel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına ya da insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz kalmasına yol açan sistematik davranışları cezalandırır. Tek ve anlık bir hareket çoğu durumda eziyet yerine yaralama, tehdit, hakaret veya başka bir suç kapsamında değerlendirilir; eziyet suçunda davranışların süreç içinde bütünlük göstermesi belirleyicidir.

Suç herkes tarafından işlenebilir. Fiiller kamu görevlisi tarafından görevin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak gerçekleştiriliyorsa işkence hükümleriyle ayrım yapılmalıdır. Kadına karşı işlenen temel şekilde cezanın alt sınırı yükseltilmiş; çocuk, savunamayacak kişi, gebe kadın ve maddede sayılan yakınlara karşı işlenme hâlleri daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

TCK 96 Güncel Madde Metni

Eziyet

MADDE 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.

(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;

a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,

b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı,

İşlenmesi hâlinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Metin, 21 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat üzerinden kontrol edilmiştir. Kadına karşı işlenme hâlindeki alt sınır 7406 sayılı Kanunla; boşanılan eş ibaresi ise 7331 sayılı Kanunla yürürlükteki biçimine kavuşmuştur.

2026 yılında eziyet suçuna yeni bir nitelikli hâl eklenmesini öngören kanun teklifleri bulunmaktadır. Bunlar yürürlükteki düzenleme değildir ve yukarıdaki güncel madde metnine dâhil edilmemiştir.

Madde Gerekçesi ve Düzenlemenin Amacı

Resmî gerekçe, insan onuruyla bağdaşmayan ve kişide bedensel ya da ruhsal acıya, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmaya yol açan davranışların yaptırıma bağlanmasını amaçlar. Eziyet, çoğunlukla belirli bir süreç içinde tekrarlanan ve birbirini tamamlayan hareketlerle ortaya çıkar.

Düzenleme, mağdurun yalnız beden bütünlüğünü değil ruhsal varlığını ve onurunu da korur. Bu nedenle fiziksel temas bulunmaması suç ihtimalini tek başına ortadan kaldırmaz; sürekli aşağılama, korkutma, uykusuz bırakma veya temel ihtiyaçlardan yoksun bırakma da bütün koşullarıyla incelenebilir.

Korunan Hukuki Değer

Başlıca korunan değer insan onurudur. Bunun yanında kişinin maddi ve manevi bütünlüğü, ruh sağlığı, irade özgürlüğü ve güven içinde yaşama hakkı korunur. Suçun savunmasız kişilere ve yakınlara karşı işlenmesinin daha ağır cezalandırılması, güven ilişkisine ve mağdurun korunma ihtiyacına verilen önemi gösterir.

Fail ve Mağdur

Temel şeklin faili herkes olabilir; özel bir sıfat aranmaz. Aile üyesi, bakıcı, işveren, birlikte yaşanan kişi veya başka bir üçüncü kişi fail olabilir. Ancak kamu görevlisinin görevin sağladığı yetki veya nüfuzu kullanması hâlinde işkence suçu yönünden ayrıca değerlendirme yapılır.

Mağdur herhangi bir gerçek kişi olabilir. Çocuk, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişi, gebe kadın, üstsoy, altsoy, baba, anne, eş veya boşanılan eşe karşı işlenme hâlleri ikinci fıkrada özel olarak düzenlenmiştir.

Maddi Unsur: Eziyet Çekmesine Yol Açan Davranışlar

Davranışların mağdurda fiziksel veya ruhsal acı, aşağılanma, korku ya da irade üzerinde ağır baskı yaratmaya elverişli olması gerekir. Dövme, aç veya susuz bırakma, uyutmama, soğukta tutma, sürekli tehdit ve aşağılama, sosyal çevreden yalıtma gibi hareketler olayın bütünü içinde eziyet niteliği kazanabilir.

Davranışların tek tek başka suçların sınırında kalması, bir araya geldiklerinde eziyet suçunun oluşmasını engellemez. Buna karşılık sırf kaba, kırıcı veya ahlaken yanlış davranışlar; yoğunluk, süreklilik ve insan onuruna ağır saldırı düzeyine ulaşmadıkça TCK 96 kapsamında değildir.

Sistematiklik ve Süreklilik

Eziyet suçunun ayırt edici özelliği, hareketlerin belirli bir süreç içinde sistematik bütünlük göstermesidir. Her olay için sabit bir gün veya hareket sayısı yoktur. Fiillerin sıklığı, süresi, benzer amaçla tekrarlanması, mağdur üzerindeki kümülatif etkisi ve taraflar arasındaki güç ilişkisi birlikte değerlendirilir.

Tek seferde gerçekleşen çok ağır bir saldırı başka suçları oluşturabilir. Eziyet değerlendirmesinde ise mağduru süreç içinde yıpratan, korkutan, aşağılayan veya acı çektiren bir davranış düzeninin bulunması aranır.

Hareket ve Netice

Suç serbest hareketlidir; kanun belirli bir araç veya yöntem aramaz. Fiziksel hareketlerin yanında ihmali davranışlar ve psikolojik baskı da koşulları varsa sistematik bütünlüğün parçası olabilir.

Mağdurun ayrıca tıbben saptanmış kalıcı bir hastalığa yakalanması şart değildir. Bununla birlikte davranışların eziyet çekmesine yol açacak ağırlıkta olması gerekir. Sağlık kayıtları önemli olsa da suçun ispatı yalnız bedensel iz bulunmasına bağlı değildir.

Manevi Unsur ve Hata

Suç kasten işlenir. Failin davranışlarının mağdurda acı, aşağılanma veya ağır ruhsal baskı doğurduğunu bilerek hareket etmesi gerekir. Kanunda ayrıca özel bir saik şartı düzenlenmemiştir.

Mağdurun yaşı, gebeliği, savunmasızlığı veya yakınlık ilişkisi konusunda kaçınılmaz hata nitelikli hâlin uygulanmasını etkileyebilir. Ancak açıkça bilinen aile ilişkisi veya görünür savunmasızlık bakımından salt bilmediğini söylemek yeterli değildir.

Hukuka Uygunluk ve Rıza

İnsan onuruna ağır saldırı oluşturan eziyet davranışları bakımından mağdurun rızası kural olarak hukuka uygunluk sağlamaz. Disiplin, eğitim, tedavi veya aile içi otorite iddiası da aşağılayıcı ve acı verici sistematik davranışları meşru hâle getirmez.

Tıbbi müdahale, bakım tedbiri veya hukuken izin verilen disiplin işlemi amaç, yöntem ve ölçülülük sınırları içinde kalmalıdır. Bu sınırların aşılması hâlinde fiilin gerçek niteliği ayrıca belirlenir.

Teşebbüs

Eziyet suçunun süreç ve sistematiklik gerektiren yapısı nedeniyle teşebbüs alanı sınırlıdır. Fail birbirini tamamlayan hareketlere başlamış, ancak davranış düzeni suçun aradığı ağırlık ve bütünlüğe ulaşmadan dış bir nedenle engellenmişse teşebbüs hükümleri somut olaya göre tartışılabilir. Tamamlanan bağımsız hareketlerin oluşturduğu diğer suçlar saklıdır.

İştirak

Birden fazla kişinin ortak irade ve fiil hâkimiyetiyle sistematik davranışları gerçekleştirmesi hâlinde müşterek faillik gündeme gelebilir. Davranışları planlayan, yönlendiren veya bilinçli şekilde kolaylaştıran kişinin sorumluluğu genel iştirak hükümlerine göre belirlenir.

Aynı ortamda bulunmak tek başına iştirak değildir. Her kişinin sürece katkısı, fiilleri bilmesi ve ortak kastı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

İçtima ve Benzer Suçlardan Ayrım

Sistematik sürecin parçaları yaralama, tehdit, hakaret, cinsel dokunulmazlığa saldırı veya özgürlükten yoksun bırakma niteliğinde olabilir. Bu fiillerin eziyet suçunun içinde eriyip erimediği ya da ayrıca cezalandırılması gerekip gerekmediği, korunan değerler ve davranışların bağımsızlığı dikkate alınarak belirlenir.

Tek ve anlık fiziksel saldırının koşulları için TCK 86-87 kasten yaralama düzenlemeleri incelenmelidir. Koruma yükümlüsünün kendini idare edemeyen kişiyi bırakması ise TCK 97 terk suçu kapsamında farklı unsurlara sahiptir.

Eziyet ile İşkence Arasındaki Fark

İki suç da insan onuruyla bağdaşmayan sistematik davranışları konu alır. Temel ayrım failin sıfatı ve fiilin görevle bağlantısıdır. İşkencede kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanması söz konusudur; eziyet suçunun faili ise herhangi bir kişi olabilir.

Kamu görevlisinin özel hayatındaki, göreviyle bağlantısız davranışı otomatik olarak işkence sayılmaz. Buna karşılık kamu görevlisi olmayan kişinin kamu görevlisinin fiiline katılması hâlinde özgü suçlara ilişkin iştirak kuralları ayrıca uygulanır.

İşkence fiili mağdurda organ işlevi kaybı, kemik kırığı veya ölüm gibi ağır bir sonuç doğurmuşsa TCK 95 işkencenin ağırlaşmış neticeleri ayrıca değerlendirilir.

Nitelikli Hâller

Fiillerin çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye ya da gebe kadına karşı işlenmesi hâlinde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. Savunmasızlık, kişinin saldırıya karşı koyma veya yardım isteme imkânı üzerinden somutlaştırılmalıdır.

Suçun üstsoy veya altsoya, babaya, anneye, eşe ya da boşanılan eşe karşı işlenmesi de aynı ceza aralığına tabidir. Yakınlık ilişkisi suç tarihinde resmî kayıtlar ve somut hukuki durum üzerinden belirlenir.

Suçun Kadına Karşı İşlenmesi

Mağdurun kadın olması hâlinde temel ceza yine iki yıldan beş yıla kadardır; ancak alt sınır iki yıl altı aydan az olamaz. Kadın mağdur aynı zamanda ikinci fıkradaki gruplardan birindeyse, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis öngören nitelikli hâl uygulanır.

Yaptırım

Temel suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Kadına karşı işlenen temel şekilde alt sınır iki yıl altı aydır. İkinci fıkradaki nitelikli hâllerde ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir.

Şikâyet, Uzlaştırma ve Önödeme

Eziyet suçu şikâyete bağlı değildir; soruşturma ve kovuşturma resen yürütülür. Suç uzlaştırma kapsamında değildir. Kanuni yaptırım nedeniyle önödeme hükümleri de uygulanmaz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Temel ve nitelikli şekiller bakımından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme kural olarak sistematik davranışların gerçekleştirildiği yer mahkemesidir. Fiiller farklı yerlerde sürmüşse bağlantı ve yetki kuralları birlikte değerlendirilir.

Dava Zamanaşımı

Temel şekil ve kadına karşı işlenen temel şekil bakımından olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis öngören nitelikli hâllerde olağan süre on beş yıldır. Durma ve kesilme nedenleri süre hesabını değiştirebilir.

Deliller

  • Sağlık raporları, psikolojik değerlendirmeler ve tedavi kayıtları
  • Mesajlar, e-postalar, ses veya görüntü kayıtları ile dijital iletişim verileri
  • Tanık anlatımları, komşu ve kurum çalışanı beyanları
  • Kamera görüntüleri, fotoğraflar ve olay yeri tespitleri
  • Sığınma, sosyal hizmet, okul veya işyeri başvuru kayıtları
  • Fiillerin tarihini, tekrarını ve sürekliliğini gösteren zaman çizelgesi

Tek bir delil yerine davranışların bütünü ve kronolojisi önem taşır. Ruhsal etkilerin bedensel iz bırakmaması, diğer delillerle ispatı engellemez. Dijital verilerin hukuka uygun elde edilmesi ve bütünlüğünün korunması gerekir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Her kaba veya haksız davranışı eziyet saymak
  • Sistematiklik ve süreklilik olgusunu tarih sırasıyla ortaya koymamak
  • Tek saldırı ile süreç içinde tekrarlanan davranışları ayırmamak
  • Ruhsal eziyet için mutlaka fiziksel iz aramak
  • Kamu görevlisinin göreviyle bağlantıyı incelemeden hukuki nitelendirme yapmak
  • Bağımsız suç oluşturan hareketlerde içtima değerlendirmesini atlamak
  • Kadına karşı işlenme hâliyle ikinci fıkradaki nitelikli hâlleri karıştırmak

Somut Olay Kontrol Listesi

  1. Hangi davranışlar, hangi tarihlerde ve ne sıklıkta gerçekleşti?
  2. Davranışlar ortak bir süreç ve sistematik bütünlük gösteriyor mu?
  3. Mağdurda fiziksel acı, ruhsal baskı veya aşağılanma doğdu mu?
  4. Fail davranışların etkisini bilerek mi hareket etti?
  5. Fail kamu görevlisi mi ve fiil görevin sağladığı nüfuzla mı işlendi?
  6. Mağdur çocuk, gebe veya kendisini savunamayacak durumda mı?
  7. Fail ile mağdur arasında maddede sayılan yakınlık var mı?
  8. Mağdur kadınsa güncel alt sınır dikkate alındı mı?
  9. Bağımsız suç oluşturan hareketler ve içtima ilişkisi incelendi mi?
  10. Dijital, tıbbi ve tanık delilleri kronolojik olarak toplandı mı?
  11. Şikâyet şartı aranmadığı gözetildi mi?
  12. Zamanaşımı temel veya nitelikli şekle göre doğru hesaplandı mı?

Sık Sorulan Sorular

Tek bir saldırı eziyet suçunu oluşturur mu?

Kural olarak eziyet suçu belirli bir süreç içinde sistematik davranışlar gerektirir. Tek saldırı ağırlığına ve sonucuna göre yaralama, tehdit veya başka bir suç oluşturabilir.

Psikolojik şiddet eziyet sayılabilir mi?

Evet. Sürekli aşağılama, korkutma, uyutmama, yalıtma veya ağır ruhsal baskı davranışları sistematiklik ve yoğunluk şartlarını taşıyorsa eziyet kapsamında olabilir.

Eziyet suçunun kadına karşı işlenmesinde ceza nedir?

Temel ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; mağdur kadınsa alt sınır iki yıl altı aydan az olamaz. İkinci fıkradaki nitelikli hâller varsa üç yıldan sekiz yıla kadar hapis uygulanır.

Boşanılan eşe karşı eziyet nitelikli hâl midir?

Evet. Suçun boşanılan eşe karşı işlenmesi hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Eziyet suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. Soruşturma resen yürütülür; şikâyetten vazgeçme dosyayı kendiliğinden sona erdirmez.

Eziyet suçunda uzlaştırma uygulanır mı?

Hayır. Eziyet suçu uzlaştırma kapsamında değildir.

Sonuç

TCK 96 eziyet suçu bakımından belirleyici unsur, insan onuruyla bağdaşmayan ve mağdura acı ya da ağır ruhsal baskı yaşatan davranışların sistematik bir süreç oluşturmasıdır. Failin sıfatı, fiillerin sürekliliği, mağdurun özellikleri, yakınlık ilişkisi ve bağımsız suç oluşturan hareketler birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynakça

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Eziyet SuçuTCK 96
Önceki yazı
TCK 97 Terk Suçu, Şartları ve Cezası
Sonraki yazı
TCK 95 İşkencenin Ağırlaşmış Neticeleri ve Cezası