CMK 37 Tebligat Usulleri ve Yurt Dışı Tebligat

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

Ceza muhakemesinde kararın, çağrının veya başka bir işlemin ilgili kişiye bildirilmesi yalnızca teknik bir işlem değildir. Usulüne uygun tebligat; savunma hakkının kullanılmasını, duruşmaya katılmayı ve kanun yolu sürelerinin doğru zamanda başlamasını doğrudan etkiler.

CMK 37 tebligat usulleri bakımından iki temel kural getirir. İlk olarak Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki özel hükümler saklı tutulur ve tebligat ilgili kanundaki usule göre yapılır. İkinci olarak, uluslararası antlaşmanın izin verdiği durumlarda yurt dışındaki kişiye doğrudan posta veya başka iletişim araçlarıyla tebligat yapılabilmesine imkân tanınır.

CMK 37 Güncel Madde Metni

Tebligat usulleri

Madde 37 – (1) Tebligat, bu Kanunda belirtilen özel hükümler saklı kalmak koşuluyla, ilgili kanunda belirtilen hükümlere göre yapılır.

(2) Uluslararası antlaşmalar, yazılı belgelerin doğrudan doğruya postayla veya diğer iletişim araçlarıyla gönderilmesini kabul ettiğinde; yurt dışına yapılan tebligat, iadeli taahhütlü posta veya diğer iletişim araçları ile gerçekleştirilir.

Hükmün Amacı ve Kapsamı

Maddenin amacı, ceza muhakemesindeki bildirimlerin hangi usul çerçevesinde yapılacağını belirlemek ve özel ceza muhakemesi hükümleri ile genel tebligat kuralları arasındaki ilişkiyi kurmaktır. Böylece bildirimin kime, hangi adrese, hangi yöntemle ve hangi tarihte yapıldığı denetlenebilir hâle gelir.

CMK 37 yalnızca mahkeme kararlarını kapsamaz. Çağrı kâğıdı, duruşma günü, bilirkişi veya tanık çağrısı, kanun yolu kararları ve ilgiliye bildirilmesi gereken başka muhakeme işlemleri de kendi özel düzenlemeleriyle birlikte bu çerçevede değerlendirilir.

Kararın hazır olan veya olmayan kişiye nasıl açıklanacağı ve tebliğ edileceği konusunda CMK 35 kararların açıklanması ve tebliği hükmü ayrıca önem taşır. Tebligat ve yazışma işlerini hangi makamın yürüteceği ise CMK 36 tebligat ve yazışma usulü kapsamında düzenlenir.

Genel Tebligat Kuralları ile CMK Arasındaki İlişki

CMK 37, tebligatın “ilgili kanunda belirtilen hükümlere göre” yapılacağını söyler. Uygulamada genel çerçeveyi 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu kanuna bağlı düzenlemeler oluşturur. Bununla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu’nda belirli bir işlem için özel bir bildirim kuralı varsa öncelikle bu özel kural dikkate alınır.

Bu nedenle bir tebligatın geçerli olup olmadığını değerlendirirken yalnızca CMK 37’ye bakılması yeterli değildir. Tebliğ edilen belgenin niteliği, muhatabın sıfatı, kişinin tutuklu veya hükümlü olup olmadığı, müdafiyle temsil durumu, bilinen adres bilgileri ve özel maddede yer alan bildirim şartları birlikte incelenmelidir.

Özel Hükümler Neden Önceliklidir?

CMK, bazı işlemlerin bildirilmesi konusunda genel tebligat sisteminden daha ayrıntılı kurallar içerebilir. Maddenin “özel hükümler saklı kalmak koşuluyla” ifadesi, bu kuralların etkisiz hâle gelmesini önler.

Örneğin kararın gerekçeli olması ve kanun yolu bilgisinin gösterilmesi CMK 34 gerekçeli karar ve kanun yolu bildirimi bakımından ayrıca değerlendirilir. Bir belgenin muhataba ulaşmış olması, belgenin içeriği ve kanunun aradığı özel bilgilendirme yönünden eksiksiz olduğu anlamına gelmez.

Usulüne Uygun Tebligatta Hangi Unsurlar İncelenir?

Somut bir tebligatın hukuki sonuç doğurup doğurmadığı değerlendirilirken öncelikle tebliği çıkaran makam, muhatap, kullanılan adres, teslim alan kişi, tebliğ yöntemi ve tebliğ tarihi incelenir. Tebliğ mazbatasındaki kayıtlar ile dosyadaki adres ve temsil bilgileri karşılaştırılır.

Özellikle kanun yolu süresi bakımından tebliğ tarihi belirleyicidir. Ancak her süre yalnızca tebligata bağlı başlamaz; ilgili muhakeme hükmü, kararın yüzüne karşı açıklanıp açıklanmadığı ve kişinin usulî konumu da önemlidir. Bu nedenle yalnızca zarf üzerindeki tarihten hareketle kesin süre hesabı yapılmamalıdır.

Cumhuriyet Başsavcılığına tebliğin evrakın aslıyla yapılması ve süre başlatan teslim gününün kaydı, CMK 38 Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat hükmünde özel olarak düzenlenir.

Elektronik Tebligat CMK 37 Kapsamında mıdır?

Elektronik tebligat da ilgili kanun ve ikincil mevzuatta belirlenen koşullara bağlı bir tebligat yöntemidir. Muhatabın elektronik tebligata tabi olup olmadığı, bildirimin yetkili sistem üzerinden gönderilip gönderilmediği ve tebliğ tarihinin hangi kurala göre oluştuğu ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

UYAP üzerinden bir belgenin hazırlanması veya görüntülenmesi ile hukuken geçerli elektronik tebligatın gerçekleşmesi aynı kavram değildir. Belgenin sistemde bulunması, tek başına her durumda tebliğ sonucu doğurduğu anlamına gelmez.

Ceza muhakemesinde UYAP kullanımının kapsamı, güvenli elektronik imza ve elektronik ortamda sürelerin sona ermesi CMK 38/A elektronik işlemler hükmünde düzenlenir.

Yurt Dışına Tebligat Nasıl Yapılır?

CMK 37’nin ikinci fıkrası, yurt dışında bulunan kişilere yapılacak tebligat için özel bir imkân tanır. Buna göre yazılı belgelerin doğrudan doğruya postayla veya başka iletişim araçlarıyla gönderilmesini kabul eden bir uluslararası antlaşma varsa tebligat, iadeli taahhütlü posta veya antlaşmanın izin verdiği diğer iletişim aracıyla gerçekleştirilebilir.

Bu yöntem her yabancı ülke bakımından otomatik olarak uygulanamaz. Türkiye ile tebligatın yapılacağı ülke arasında yürürlükte olan uluslararası düzenlemenin kapsamı, ilgili ülkenin varsa beyanları veya çekinceleri ve gönderilecek belgenin niteliği kontrol edilmelidir.

Doğrudan posta yönteminin mümkün olmadığı durumda, yabancı ülkedeki yetkili makamların dâhil olduğu olağan adli yardımlaşma veya tebligat yolu gündeme gelebilir. Adresin doğruluğu, belgenin tercümesi, teslim belgesi ve tebliğ tarihinin ispatı yurt dışı tebligatta özellikle önemlidir.

Usulsüz Tebligatın Sonucu Nedir?

Tebligatta hata bulunması, her olayda aynı sonucu doğurmaz. Hatanın niteliği, muhatabın belgeyi fiilen öğrenip öğrenmediği, öğrenme tarihi ve ilgili özel hüküm birlikte değerlendirilir. Kanun yolu süresinin başlayıp başlamadığı da bu incelemenin sonucuna göre belirlenebilir.

Bu nedenle yanlış adrese gönderim, yetkisiz kişiye teslim, eksik tebliğ kaydı veya yurt dışı usulüne aykırılık iddiası varsa tebligat evrakı ile dosyanın tamamı karşılaştırılmalıdır. Süreye bağlı bir hak söz konusuysa gecikmeden işlem yapılması önem taşır.

CMK 37 İlk Tasarı Gerekçesi

Mevzuatımızda adlî işlerde tebligatın ne suretle yapılacağı, buna ilişkin hâller 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununda düzenlemiştir. Bu açıdan Tasarıda da, esas olarak ceza yargılaması işlemlerinin tebliğinin aynı Kanun hükümleri uyarınca yapılması kabul edilmiştir.

Ancak yargılama işlemlerinin ilgililere bildirimi konusunda genel kurallar Tebligat Kanununda yer almakla birlikte, mevzuatımızda gerek 1412 sayılı Kanunda gerek başka özel ceza kanunlarında tebligata ilişkin hükümlerin yer aldığı göz önüne alınarak, Tasarının bu maddesinin birinci fıkrasında, tebligatın kanunlarda ayrı hüküm bulunması hâlinde bunlara göre yapılacağı kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında da, 1412 sayılı Kanunun 35 inci maddesinden farklı olarak, uluslararası andlaşmaların kabul ettiği hâllerde doğrudan iadeli taahhütlü posta ile yargılama işlemlerinin ilgililere tebliği öngörülmüştür. Tebligat Kanunu hükümlerine göre, yargılama işlemlerinin yabancı ülkede bulunan kişilere tebliği, çeşitli resmî makamlar aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Bu, yargılamaların uzamasına neden olabilecek bir usuldür.

Bu bakımdan Tasarıda getirilen düzenlemeyle ikili ya da çok taraflı uluslararası andlaşmaların öngörmesi hâlinde, ilgili yabancı ülkelere tebligatın doğrudan postayla veya diğer iletişim araçları ile yapılması kabul edilmiştir.

Bu gerekçe ilk tasarı metnine aittir. Yürürlükteki CMK 37 metni yukarıda ayrıca ve güncel biçimiyle gösterilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

CMK 37 neyi düzenler?

Madde, ceza muhakemesinde tebligatın ilgili kanundaki kurallara göre yapılmasını, CMK’daki özel hükümlerin saklı kalmasını ve belirli koşullarda yurt dışına doğrudan tebligatı düzenler.

Ceza dosyalarında her tebligat Tebligat Kanunu’na göre mi yapılır?

Genel tebligat kuralları uygulanır; ancak Ceza Muhakemesi Kanunu’nda veya ilgili özel kanunda belirli işlem için ayrı bir hüküm varsa bu özel hüküm öncelikle dikkate alınır.

Tebligat yanlış adrese yapılırsa süre başlar mı?

Bu sorunun yanıtı adres kayıtlarına, uygulanan tebliğ yöntemine, tebliğ belgesine ve muhatabın fiilî öğrenme durumuna göre değişir. Dosya incelenmeden kesin süre hesabı yapılamaz.

UYAP’ta görülen belge tebliğ edilmiş sayılır mı?

Belgenin UYAP’ta bulunması ile kanunun öngördüğü tebligat işleminin tamamlanması aynı şey değildir. Tebliğ yöntemi ve tebliğ tarihi ilgili düzenlemelere göre ayrıca belirlenir.

Yurt dışına doğrudan iadeli taahhütlü posta ile tebligat yapılabilir mi?

Yalnızca uygulanabilir uluslararası antlaşma doğrudan posta veya başka iletişim aracını kabul ediyorsa bu yöntem kullanılabilir. Her ülke için kendiliğinden geçerli değildir.

Yurt dışı tebligatta tercüme gerekir mi?

Tercüme gerekip gerekmediği uygulanacak uluslararası düzenlemeye, ilgili ülkenin kurallarına ve belgenin niteliğine göre belirlenir. Gönderimden önce bu koşullar kontrol edilmelidir.

Usulsüz tebligata karşı ne yapılabilir?

Tebligat evrakı, dosyadaki adres bilgileri ve öğrenme tarihi incelenerek uygun usulî başvuru yapılabilir. Kanun yolu süresi etkilenebileceğinden somut olayda gecikmeden hukuki değerlendirme alınmalıdır.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Ceza MuhakemesiCeza Muhakemesi KanunuCMK 37Tebligat KanunuYurt Dışı Tebligat
Önceki yazı
CMK 36 Tebligat ve Yazışma Usulü: Yetkili Makam
Sonraki yazı
CMK 38 Cumhuriyet Başsavcılığına Tebligat ve Süre Kaydı