CMK 35 Kararın Açıklanması ve Tebliği Nasıl Yapılır?

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

CMK 35, ceza muhakemesinde hâkim veya mahkeme kararının ilgili kişiye nasıl açıklanacağını ve hangi hâllerde tebliğ edileceğini düzenler. Kararın duruşmada kişinin yüzüne karşı verilmesi, kişinin hukuken geçerli bir mazeret nedeniyle hazır bulunamaması veya tutuklu olması farklı usullere bağlanmıştır.

Kararın öğrenilme biçimi, kanun yolu hakkının etkili kullanılabilmesi açısından önemlidir. İtiraz, istinaf veya temyiz süresinin başlangıcı her dosyada aynı olmayabileceğinden tefhim, tebliğ ve karar örneğinin verilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

CMK 35 Güncel Madde Metni

Kararların açıklanması ve tebliği

Madde 35 – (1) İlgili tarafın yüzüne karşı verilen karar kendisine açıklanır ve isterse kararın bir örneği de verilir.

(2) Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hukuken geçerli mazerete dayanarak hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.

(3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.

Kararın Açıklanması Ne Anlama Gelir?

İlgili taraf karar verilirken hazırsa karar yüzüne karşı açıklanır. Uygulamada bu işlem “tefhim” olarak da adlandırılır. Açıklamanın, kişinin kararın sonucunu ve başvurabileceği kanun yolunu anlayabileceği biçimde yapılması gerekir.

Yüzüne karşı karar verilen kişi isterse kararın bir örneğini de alabilir. Ancak kısa kararın açıklanması ile ayrıntılı gerekçeli kararın daha sonra yazılması aynı işlem değildir. Bu nedenle hangi karar metninin açıklandığı ve hangi belgenin verildiği dosya bakımından kontrol edilmelidir.

Kararın nedenlerinin yazılması ve kanun yolu, süre, merci ile başvuru şeklinin gösterilmesi CMK 34 gerekçeli karar ve kanun yolu bildirimi kapsamında ayrıca düzenlenir.

Mahkemeye ait tebligat ve resmî yazışmaları yapacak makam ile infaz edilecek kararların gönderileceği yer CMK 36 tebligat ve yazışma usulü hükmünde belirlenir.

Karar Örneği Nasıl Alınır?

CMK 35’in ilk fıkrası, yüzüne karşı karar verilen ilgiliye istemesi hâlinde karar örneği verilmesini öngörür. Karar örneği alınırken dosya numarası, karar tarihi, kararın sonuç bölümü ve varsa kanun yolu bildirimi kontrol edilmelidir.

Karar örneğinin alınması, gerekçeli kararın ayrıca tebliğ edilip edilmeyeceği veya kanun yolu süresinin ne zaman başlayacağı konusunda tek başına kesin sonuç vermeyebilir. Sürenin başlangıcı kararın türüne, açıklanan metne ve özel kanun hükümlerine göre değerlendirilmelidir.

Hazır Bulunamayan İlgiliye Karar Ne Zaman Tebliğ Edilir?

Koruma tedbirlerine ilişkin kararlar hariç olmak üzere, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararı, hukuken geçerli bir mazerete dayanarak hazır bulunamayan ilgiliye tebliğ edilir.

Bu kuralın uygulanabilmesi için yalnız kişinin duruşmada bulunmaması yeterli değildir. Hazır bulunamamanın hukuken geçerli bir mazerete dayanması ve kararın aleyhine kanun yolu açık bir karar olması gerekir. Mazeretin geçerliliği somut olayın belgeleriyle değerlendirilir.

Karar verilmeden önce kimlerin dinleneceği ve duruşma dışında karar alınırken Cumhuriyet savcısının görüşünün nasıl alınacağı CMK 33 kararların verilmesi usulü kapsamında açıklanır.

Koruma Tedbiri Kararları Neden Ayrı Tutulmuştur?

CMK 35’in ikinci fıkrası, koruma tedbirlerine ilişkin kararları açıkça genel tebliğ kuralının dışında bırakır. Yakalama, tutuklama, arama veya elkoyma gibi koruma tedbirlerinde kararın bildirilmesi ve kanun yoluna başvuru, ilgili tedbire özgü hükümlere göre değerlendirilir.

Bu istisna, koruma tedbiri kararlarının hiç bildirilmeyeceği anlamına gelmez. Yalnız CMK 35’in ikinci fıkrasındaki genel tebliğ şartının bu kararlar için doğrudan uygulanmayacağını gösterir. Her tedbir bakımından kendi özel usulü kontrol edilmelidir.

Tutuklu veya Serbest Olmayan Kişiye Karar Nasıl Bildirilir?

İlgili taraf serbest değilse veya tutukluysa, tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır. Bu düzenleme, kişinin özgürlüğünün kısıtlı olması nedeniyle kararın içeriğini ve başvuru imkânlarını etkili biçimde öğrenmesini amaçlayan ek bir güvencedir.

Yürürlükteki üçüncü fıkra, okunup anlatılma işlemini ilgilinin ayrıca istemesi koşuluna bağlamaz. Tebliğ belgesi ve okuma-anlatma işleminin nasıl kayda geçirildiği, sürelere veya başvuru hakkına ilişkin bir uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.

Tefhim ile Tebliğ Arasındaki Fark Nedir?

Tefhim, kararın hazır bulunan ilgiliye yüzüne karşı açıklanmasıdır. Tebliğ ise kararın kanunda öngörülen usulle ilgiliye bildirilmesidir. Bu iki işlem, kararın öğrenilmesini sağlasa da kanun yolu süresine etkileri her karar bakımından aynı olmayabilir.

Bir kararın yüzüne karşı açıklanmış olması, gerekçeli kararın ayrıca tebliğinin gerekip gerekmediği sorusunu tek başına çözmez. Kararın niteliği, açıklanan kararın kapsamı, kişinin hazır bulunma durumu ve ilgili kanun yolu hükmü birlikte incelenmelidir.

Kanun Yolu Süresi Ne Zaman Başlar?

Kanun yolu süresinin başlangıcı yalnız CMK 35’e bakılarak belirlenmez. İtiraz, istinaf veya temyize ilişkin özel hüküm; kararın tefhim mi yoksa tebliğ mi edildiği ve gerekçeli kararın ayrıca bildirilip bildirilmediği birlikte değerlendirilir.

Karar veya tebligat alındığında tarih gecikmeden kaydedilmeli, zarf ve tebliğ belgesi saklanmalı ve karardaki kanun yolu bildirimi kontrol edilmelidir. Örneğin hâkimin reddine ilişkin kararların kanun yolu bakımından CMK 28 itiraz düzenlemesi ayrıca önem taşır.

Usulsüz veya Eksik Tebliğ Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Kararın hiç bildirilmediği, yanlış adrese gönderildiği, tebliğ belgesinin eksik olduğu veya tutuklu kişiye okunup anlatılmadığı düşünülüyorsa dosyadaki tebligat evrakı incelenmelidir. Bildirimdeki her eksiklik otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz.

Kararın türü, başvurulabilecek kanun yolu, tebliğin biçimi, öğrenme tarihi ve olası hak kaybı birlikte değerlendirilir. Süre konusunda tereddüt varsa en güvenli yaklaşım, mümkün olan en kısa zamanda başvuru hazırlamak ve tebliğ sorununu gerekçeleriyle açıklamaktır.

CMK 35 İlk Kabul Gerekçesi

Aşağıdaki metin Kanunun ilk kabul gerekçesidir. Gerekçede üçüncü fıkradaki okunup anlatma işlemi istem koşuluyla açıklanmıştır; yürürlükteki üçüncü fıkrada bu koşul bulunmaz. Güncel uygulamada yukarıdaki yürürlükteki madde metni esas alınır.

Madde, kararların açıklanması ve tebliği zorunluğuna ilişkin temel ilkeyi içermektedir.

Son fıkrada, haklarını daha etkin bir biçimde kullanabilmesini sağlamak amacıyla, ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu olduğunda tebliğ edilen kararın, adı geçenin istemi hâlinde kendisine okunacağı ve anlatılacağı belirtilmiştir. Böylece söz gelimi, başvurulabilecek olan kanun yolu, süresi, mercii ve şekil koşulu konusunda açıklamada bulunulması zorunlu hâle getirilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Karar yüzüme karşı verilirse ayrıca tebliğ edilir mi?

Bu sorunun cevabı kararın türüne, açıklanan metnin kapsamına ve ilgili kanun yolu hükmüne göre değişir. Tefhim ve gerekçeli kararın tebliği ayrı ayrı incelenmelidir.

Yüzüme karşı verilen kararın örneğini alabilir miyim?

Evet. CMK 35’e göre ilgili taraf isterse yüzüne karşı verilen kararın bir örneği kendisine verilir.

Duruşmaya mazeretle katılamazsam karar tebliğ edilir mi?

Koruma tedbirleri hariç, aleyhine kanun yolu açık bir karar hukuken geçerli mazerete dayanarak hazır bulunamayan ilgiliye tebliğ edilir.

Her mazeret hukuken geçerli sayılır mı?

Hayır. Mazeretin geçerliliği somut olayın koşulları ve sunulan belgeler dikkate alınarak yetkili makamca değerlendirilir.

Koruma tedbiri kararı hiç tebliğ edilmez mi?

Hayır. CMK 35’in ikinci fıkrasındaki genel kural koruma tedbirlerini dışarıda bırakır; bildirim ve başvuru usulü ilgili koruma tedbirinin özel hükümlerine göre belirlenir.

Tutuklu kişiye kararın yalnız verilmesi yeterli midir?

CMK 35’in üçüncü fıkrasına göre tebliğ edilen karar tutuklu veya serbest olmayan kişiye okunup anlatılmalıdır.

Tebligat hatalıysa kanun yolu süresi kesin olarak işlemez mi?

Otomatik bir sonuç söylenemez. Kararın türü, özel kanun yolu kuralı, tebliğ işlemi, öğrenme tarihi ve hatanın hak kullanımına etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Ceza MuhakemesiCeza Muhakemesi KanunuCMK 35Kararın AçıklanmasıKararın Tebliği
Önceki yazı
CMK 34 Gerekçeli Karar ve Kanun Yolu Bildirimi
Sonraki yazı
CMK 36 Tebligat ve Yazışma Usulü: Yetkili Makam