Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

Ceza yargılamasında mahkeme, iddianamede anlatılan fiilin hukuki niteliğini savcılıktan farklı değerlendirebilir. Ancak bu değişiklik sanığı hazırlıksız bırakamaz. CMK 226, suç vasfı değiştiğinde sanığa yeni hukuki duruma karşı savunma yapma olanağı tanınmasını güvence altına alır.

CMK 226 Güncel Madde Metni

Suçun niteliğinin değişmesi

Madde 226 – (1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

(2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.

(3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.

(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, sanığa ve varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi halinde müdafie yapılan bildirimler yeterli kabul edilir.

Ek Savunma Hakkı Ne Zaman Doğar?

Ek savunma hakkı, yargılama konusu aynı fiilin iddianamedekinden farklı bir suç hükmü kapsamında değerlendirilmesi ihtimali ortaya çıktığında gündeme gelir. Mahkemenin fiili farklı nitelendirme yetkisi CMK 225’teki iddianameyle bağlılık kuralıyla birlikte ele alınmalıdır.

Mahkeme iddianamede açıklanan fiil ve faille bağlıdır; fakat savcının yaptığı hukuki nitelendirmeyle bağlı değildir. Buna karşılık, farklı bir suç hükmüne göre mahkûmiyet düşünülüyorsa sanığa bu ihtimal bildirilerek etkili savunma imkânı verilmelidir.

Suç Vasfının Değişmesi Ne Anlama Gelir?

Suç vasfının değişmesi, iddianamede anlatılan olayın hukuken başka bir suç tipine uyduğunun değerlendirilmesidir. Burada yargılanan olayın yerine yeni ve farklı bir fiil konulmaz. İddianamenin hangi unsurları taşıması gerektiği CMK 170 iddianame yazısında ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

Örneğin iddianamede bir eylem belirli bir suç olarak nitelendirilmiş, mahkeme ise aynı tarih ve olay içindeki fiilin başka bir suç oluşturabileceği sonucuna yaklaşmış olabilir. Sanık, yeni nitelendirmenin unsurlarına ve doğuracağı yaptırıma karşı açıklama ve delil sunabilmelidir.

Ceza Artırımı ve Güvenlik Tedbiri İçin de Bildirim Gerekir mi?

Evet. Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanmasını gerektiren bir durum ilk kez duruşmada ortaya çıkarsa CMK 226’daki güvence uygulanır. Sanığa bu yeni durum bildirilmeden ve savunma olanağı sağlanmadan sürpriz bir değerlendirmeyle hüküm kurulması maddenin amacıyla bağdaşmaz.

Ek Savunma İçin Süre Nasıl İstenir?

Sanık veya müdafi, bildirilen yeni hukuki duruma karşı savunmayı hazırlamak için süre isteyebilir. CMK 226’nın üçüncü fıkrası, istem üzerine hazırlık süresi verilmesini öngörür. Süre talebinin duruşma tutanağına açıkça geçirilmesi, sonradan yapılacak usul denetimi bakımından önemlidir.

Hazırlık kapsamında yeni suç vasfının unsurları, olası ceza sonucu, uygulanabilecek güvenlik tedbirleri ve mevcut deliller yeniden değerlendirilir. İddianamenin sanığa bildirilmesi ve savunmaya hazırlık süreci için CMK 176 hükümleri de bağlantılıdır.

Bildirim Sanığa ve Müdafiye Nasıl Yapılır?

6 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte olan metne göre bildirim sanığa ve varsa müdafiye yapılır. Müdafi, sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır. Duruşmada müdafiin konumu hakkında ayrıca CMK 197 müdafiin duruşmaya katılması yazısına bakılabilir.

Yürürlükteki dördüncü fıkranın son cümlesi, sanığın dosyadaki son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafiye yapılan bildirimin yeterli kabul edilmesini düzenlemektedir.

Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı Ne Zaman Uygulanacak?

Anayasa Mahkemesi, 26 Mart 2026 tarihli E.2025/18, K.2026/66 sayılı kararıyla dördüncü fıkranın yalnızca son cümlesini iptal etmiştir. Karar 16 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Bu nedenle son cümle 6 Eylül 2026 itibarıyla hâlen yürürlüktedir. İptal hükmü 16 Nisan 2027 tarihinde sonuç doğuracaktır. Dördüncü fıkranın tamamının iptal edildiği biçimindeki bir değerlendirme doğru değildir; iptal yalnız müdafiye yapılan bildirimi belirli hâllerde yeterli sayan son cümleye ilişkindir.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

Ek savunma bildiriminin yalnız şeklen yapılması yeterli değildir. Sanığın yeni hukuki nitelendirmeyi anlayabilmesi ve buna karşı gerçek anlamda savunma hazırlayabilmesi gerekir.

Örneğin duruşmanın sonunda daha ağır sonuç doğurabilecek yeni bir suç vasfı bildirilmişse sanık veya müdafi hazırlık için süre istemelidir. Başka bir örnekte, ilk kez duruşmada ortaya çıkan bir olgunun ceza artırımına yol açacağı düşünülüyorsa bu olgu ve hukuki sonucu savunmanın tartışmasına açılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Mahkeme iddianamedeki suç adıyla bağlı mıdır?

Hayır. Mahkeme iddianamede açıklanan fiil ve faille bağlıdır; fiilin hukuki nitelendirmesini farklı yapabilir. Ancak sanığa CMK 226 uyarınca ek savunma imkânı tanınmalıdır.

Ek savunma hakkı yeni bir dava açılması anlamına gelir mi?

Hayır. Ek savunma, mevcut davadaki aynı fiilin farklı hukuki nitelendirilmesine karşı savunma olanağıdır. İddianamede bulunmayan ayrı bir fiilin yargılanması bu kapsamda değerlendirilemez.

Ek savunma için süre istemek mümkün müdür?

Evet. Ek savunma gerektiren durumda sanık veya müdafi hazırlık süresi isteyebilir. Kanun, istem üzerine süre verilmesini düzenler.

Ceza artırımı ilk kez duruşmada ortaya çıkarsa ne olur?

Sanığa bu durum bildirilir ve savunma yapma olanağı sağlanır. Aynı güvence, cezaya ek güvenlik tedbiri uygulanmasını gerektiren hâller için de geçerlidir.

Bildirim yalnız müdafiye yapılabilir mi?

Güncel metin bildirimin sanığa ve varsa müdafiye yapılmasını öngörür. Dördüncü fıkranın son cümlesindeki özel durum 16 Nisan 2027’ye kadar yürürlüktedir; bu cümle Anayasa Mahkemesince ileriye etkili olarak iptal edilmiştir.

Ek savunma sözlü yapılabilir mi?

Savunma duruşmada sözlü olarak yapılabilir. Hazırlık ihtiyacı varsa süre talep edilmesi ve talebin tutanağa geçirilmesi önem taşır.

CMK 226 ihlali nasıl ileri sürülür?

Somut dosyada bildirimin yapılmaması veya etkili hazırlık imkânı verilmemesi, hükme karşı başvurulabilecek kanun yolunda usul güvencesinin ihlali olarak ileri sürülebilir. Başvuru yöntemi ve süre, verilen kararın türüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç

CMK 226, mahkemenin suçun hukuki niteliğini değiştirme yetkisi ile sanığın savunma hakkı arasında denge kurar. Yeni suç vasfı, ceza artırımı veya güvenlik tedbiri ihtimali sanığa bildirilmeli; talep edilirse ek savunmayı hazırlaması için süre verilmelidir. Dosyadaki bildirimin içeriği ve tutanak kaydı, bu güvencenin gerçekten uygulanıp uygulanmadığını belirler.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

CMK 226 ek savunma hakkıEk savunma için süreSoruşturma ve KovuşturmaSuç vasfının değişmesi
Önceki yazı
CMK 225 Mahkeme İddianameyle Bağlı mıdır?
Sonraki yazı
CMK 227 Karar Müzakeresine Kimler Katılabilir?