İcradan Aldığım Ev Boşaltılmıyor: Tahliye Nasıl Sağlanır?

 

“İcradan aldığım ev boşaltılmıyor” diyen alıcının, koşulları varsa satışı yapan icra dairesinden İcra ve İflas Kanunu’nun 135. maddesine göre tahliye ve teslim istemesi mümkündür. Bu yolun uygulanabildiği durumda evde bulunan kişiye on beş günlük tahliye emri gönderilir. Süresinde boşaltma gerçekleşmezse taşınmaz icra yoluyla teslim edilir.

Ancak ihale kazanıldığı gün içerideki herkesin çıkarılabileceği söylenemez. İhalenin kesinleşmesi, bedelin ödenmesi, tapu işlemleri, evde bulunan kişinin sıfatı ve kullanım hakkının dayanağı birlikte incelenmelidir. Hacizden önceki sözleşmeye dayanan ve bunu kanunun aradığı biçimde belgeleyen üçüncü kişinin durumu farklı olabilir.

İlk adım, satış dosyasını ve güncel tapu kaydını edinmektir. Ardından evde kimin oturduğu, kira sözleşmesi veya başka bir hak bulunup bulunmadığı ve hangi hukuki yolun kullanılacağı belirlenmelidir. Alıcının kendi imkânıyla zorla eve girmesi veya eşyaları çıkarması, icra yoluyla teslimin yerine geçmez.

Bu yazı, esas olarak İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki taşınmaz satışını ele alır. Vergi dairesinin yaptığı satışlar, özel açık artırmalar ve sıradan tapu satışları aynı usule tabi kabul edilmemelidir.

İcradan ev almak, evi boş teslim almak anlamına gelir mi?

İhalenin kazanılması, mülkiyet ve fiilî kullanım bakımından aynı anda bütün işlemlerin tamamlandığı anlamına gelmez. Taşınmazın hukuken edinilmesiyle anahtarın alınması farklı aşamalardır.

Satış ilanı, şartname ve kıymet takdirinde taşınmazın kullanım durumuna ilişkin bilgiler bulunabilir. Bununla birlikte “mesken”, “borçlu kullanıyor” veya “kiracılı” gibi açıklamaların dosya belgeleriyle birlikte okunması gerekir. İlanın tek bir cümlesinden kesin tahliye süresi çıkarılmamalıdır.

Alıcı, finansman hesabını yalnız ihale bedeline göre yapmamalıdır. Teslim için gerekli işlemler, tebligatlar, taşıma ve depolama ihtimali ile taşınmazın kullanılacağı tarihe kadar doğabilecek giderler de değerlendirilmelidir. Evin boş teslim edilmesini bekleyen kişinin bu beklentisini dosyadaki hukuki durumla karşılaştırması önemlidir.

İhale kesinleşmeden eve girilebilir mi?

İİK m.134, taşınmaz kendisine ihale edilen alıcının mülkiyeti kazanmasını düzenler. Türk Medeni Kanunu m.705 de cebrî icrayı tescilden önce mülkiyet kazanılan hâller arasında sayar. Buna rağmen alıcının kullanım ve teslim işlemlerini kendi başına gerçekleştirmesi mümkün değildir.

İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın nasıl korunup yönetileceğine icra dairesi karar verir. Tescil için tapuya bildirim yapılması da kanundaki şikâyet süresi ve varsa ihalenin feshi sürecinin sonucuyla bağlantılıdır.

Bu nedenle ihale kararı, bedelin yatırılması, kesinleşme ve tescil kayıtları ayrı ayrı kontrol edilmelidir. “Tapu henüz yazılmadı, hiçbir hakkım yok” demek de “ihaleyi kazandım, bugün çilingirle girebilirim” demek de süreci doğru anlatmaz. Bu ayrım İİK m.134 ve 135 ile TMK m.705 birlikte okunarak değerlendirilmelidir.

İİK m.135 hangi kişiler bakımından uygulanır?

Kanun, taşınmazın borçlu tarafından kullanılmasıyla üçüncü kişinin kullanımını birlikte fakat farklı koşullarla düzenler.

Taşınmaz borçlunun elindeyse, kanuni aşamalar tamamlandıktan sonra tahliye emri yolu değerlendirilebilir. Taşınmazı üçüncü kişi kullanıyorsa, bu kişinin kullanımını hacizden önceki tarihte yapılmış ve resmî belgeyle belgelenmiş bir sözleşmeye dayandırıp dayandıramadığı önem taşır.

Evde bulunan kişiÖncelikle incelenecek konu
Takip borçlusu olan eski malikİhalenin kesinleşmesi ve tahliye emri koşulları
Kiracı olduğunu söyleyen üçüncü kişiSözleşmenin tarihi, belgenin niteliği ve alıcıya karşı ileri sürülebilirliği
Kullanım hakkı ileri süren başka kişiHakkın türü, dayanağı ve tapu kayıtları
Satılmayan payın sahibiSatışın kapsamı ve paylı mülkiyette kullanım hakkı

Evde bulunma sıfatı belirlenmeden bütün kişiler için aynı dilekçe veya aynı tahliye gerekçesi kullanılmamalıdır.

Eski ev sahibi çıkmıyorsa ayrıca tahliye davası gerekir mi?

İİK m.135’in koşulları oluşmuşsa, takip borçlusu olan eski malikin çıkarılması için ayrıca genel mahkemede tahliye kararı alınması gerekmeksizin icra dosyasından işlem yapılabilir.

Alıcı, satışı yapan icra dairesinden tahliye emri düzenlenmesini ve sürenin sonunda taşınmazın teslimini talep eder. Tahliye emrinin tebliği ve sürenin dolması takip edilmelidir.

Eski malik başka bir hak, mahkeme kararı veya durdurma kararı ileri sürüyorsa bu belgeler dosyada incelenir. Buna karşılık yalnız “başka evim yok” veya “bir süre daha kalacağım” demesi, alıcının teslim talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tahliye işlemi yine de yetkili makam aracılığıyla yürütülmelidir.

Evde kiracı varsa nasıl hareket edilir?

Kiracılık iddiası ne otomatik tahliye engeli ne de önemsiz bir açıklamadır. Kira sözleşmesinin varlığı, kuruluş tarihi ve hangi belgelerle ispatlandığı araştırılmalıdır.

TBK m.310’daki genel kural, kiralananın el değiştirmesi hâlinde yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olmasıdır. Cebrî satışta ise İİK m.135’in özel düzenlemesi ayrıca değerlendirilir. Bu iki hükümden yalnız biri okunarak her dosyaya uygulanacak sonuç çıkarılamaz.

Kiracının elindeki sözleşme, haciz tarihi, tapu şerhleri, noter belgeleri ve tarafların sonraki davranışları birlikte incelenmelidir. İhale alıcısının kiracılık ilişkisini ayrıca kabul etmesi veya yeni bir sözleşme yapması da değerlendirmeyi etkileyebilir. Genel kira kuralının dayanağı Türk Borçlar Kanunu m.310’dur.

Resmî belge şartı ne demektir?

İİK m.135 bakımından yalnız bir kira sözleşmesi göstermek yeterli olmayabilir. Kanun, kullanımın hacizden önce yapılmış bir sözleşmeye dayandığının resmî belgeyle belgelenmesini arar.

Bu nedenle belgenin üzerinde eski bir tarih yazmasıyla, sözleşmenin o tarihte bulunduğunun kanunun aradığı nitelikte kanıtlanması aynı değildir. Noterlik belgeleri ve tapu sicili kayıtları, içerikleri ve tarihleriyle birlikte incelenmelidir.

Adi yazılı sözleşme, banka havalesi, abonelik kaydı ve apartman aidatı ödemesi kira ilişkisinin anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Fakat bunların her birinin tek başına İİK m.135’teki özel ispat şartını karşıladığı varsayılmamalıdır.

Öte yandan “noter onayı yoksa hiçbir belge değerlendirilemez” şeklinde mutlak bir ifade de kullanılmamalıdır. Dosyada mevcut resmî işlemler ve kayıtlar, hangi hukuki olguyu kanıtladıkları bakımından değerlendirilmelidir.

Kira, haciz ve ihale tarihleri neden ayrı ayrı yazılmalıdır?

Bu uyuşmazlıkta yalnız sözleşmeyle ihale tarihini karşılaştırmak eksik kalabilir. Kanunun hacizden önceki sözleşmeye ilişkin şartı nedeniyle ilgili haczin tarihi ayrıca belirlenmelidir.

Bir zaman çizelgesinde sözleşmenin kurulması, varsa resmî belgelendirme, haciz, ihale, kesinleşme, tapu işlemi ve tahliye emrinin tebliği gösterilmelidir. Aynı taşınmaz üzerinde birden fazla haciz bulunması da dosyanın dikkatle incelenmesini gerektirir.

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satışta İİK m.150/g’nin atfı ve rehinli takibin özellikleri dikkate alınır. İpotek ve kiracılık hakkının tarih ve sırasına ilişkin inceleme yapılmadan, genel haciz yolundaki tarih değerlendirmesi aynen aktarılmamalıdır.

Tahliye talebi nasıl hazırlanır?

Başvuru, satışı yapan icra dairesindeki dosyayla ilişkilendirilmelidir. Taşınmazın adresinin yanında ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri de doğru gösterilmelidir.

Başvuruda özellikle şu bilgiler açıklanır:

  1. İcra dosyası ve ihale bilgileri.
  2. İhale bedelinin ödendiğine ilişkin kayıt.
  3. İhalenin kesinleşme durumu.
  4. Tescil işlemleri ve güncel tapu kaydı.
  5. Taşınmazı kullanan kişinin bilinen kimliği ve sıfatı.
  6. İİK m.135 kapsamında tahliye emri ve teslim talebi.
  7. Tebligat ve işlem giderlerinin karşılanmasına ilişkin bilgiler.

İçeride bulunan kişinin kimliği belirsizse gerçek dışı bir isim yazılmamalıdır. Tespitin hangi kayıtlarla veya dosyadaki hangi işlemle yapılabileceği açıklanmalıdır. Talep hakkında verilen müdürlük kararı alınmalı ve sonraki işlemler izlenmelidir.

On beş günlük tahliye süresi ne zaman başlar?

On beş günlük süre, ihale tarihinden veya alıcının tapuyu aldığı günden başlayacak şekilde hesaplanmaz. Taşınmazı boşaltması istenen kişiye tahliye emrinin tebliği esas alınır.

Gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz. Son gün resmî tatile rastlarsa İİK m.19’daki süre hesabı uygulanır. Bu süre “on beş iş günü” olarak da kabul edilmemelidir.

Elektronik tebligat uygulanıyorsa ayrıca Tebligat Kanunu m.7/a’daki tebliğ edilmiş sayılma kuralı dikkate alınır. Belgenin elektronik adrese ulaştığı gün ile hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı gün aynı olmayabilir.

On beş günlük süre, bütün tahliye sürecinin mutlaka on beş günde biteceği anlamına gelmez. Tebligatın yapılması, başvurular ve fiilî teslimin düzenlenmesi ayrıca zaman alabilir. Elektronik tebligatın dayanağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’dur.

Tahliye emrine karşı kaç gün içinde başvurulur?

Tahliye emrinin hukuka aykırı olduğunu ileri süren kişi, kural olarak İİK m.16 kapsamında icra mahkemesine şikâyette bulunabilir. Genel şikâyet süresi, işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gündür. Tahliye emrinin usulüne uygun tebliği bu değerlendirmede önem taşır.

Buradaki yedi günle evin boşaltılması için verilen on beş gün farklıdır. Muhatap, “boşaltma sürem henüz dolmadı” diye şikâyet hazırlığını ertelememelidir.

Usulsüz tebligat veya süresiz şikâyet kapsamında ileri sürülebilecek bir durum varsa bunun şartları ayrıca incelenir. Genel internet bilgisinden hareketle her başvurunun süresiz olduğu düşünülmemelidir. Öğrenme tarihi ve bunu gösteren belgeler açıkça ortaya konulmalıdır.

Şikâyet edilmesi tahliyeyi kendiliğinden durdurur mu?

İİK m.22’ye göre şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz. Bu nedenle yalnız dilekçe verilmiş olmasıyla tahliyenin durduğu varsayılmamalıdır.

Başvuruda, koşulları varsa işlemin durdurulması açıkça istenmeli ve talebin dayanağı belgelenmelidir. Mahkemece karar verilirse kararın icra dosyasına ulaşıp ulaşmadığı ve uygulandığı takip edilmelidir.

İhale alıcısı bakımından da aynı kontrol gereklidir. Tahliye günü belirlenirken yalnız eski bir müdürlük kararına bakılmamalı; sonradan verilmiş bir durdurma kararı veya dosyanın sonucunu etkileyen başka işlem bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Hangi merciye başvurulur?

İşlem veya uyuşmazlıkBaşvurulacak merci
İİK m.135 kapsamında tahliye ve teslim talebiSatışı yapan icra dairesi
İcra müdürlüğünün tahliye işlemine şikâyetİşlemi denetlemeye görevli icra hukuk mahkemesi
Kira ilişkisinden kaynaklanan tahliye davasıKural olarak sulh hukuk mahkemesi
Mülkiyete dayalı bağımsız elatmanın önlenmesi talebiTalebin niteliğine göre görevli hukuk mahkemesi

Başvurunun adı kadar istenen sonuç da önemlidir. Tahliye emrinin iptaliyle kira sözleşmesinin sona erdirilmesi aynı dava değildir.

Haczin veya tahliyenin talimatla başka yerde uygulanması durumunda şikâyetin hangi işleme yöneltildiği ayrıca belirlenmelidir. İcra dairesinin işlemine ilişkin yetkiyle ayrı bir kira davasının yetkisi birbirine karıştırılmamalıdır. Kira davalarının görev kuralı HMK m.4’te düzenlenmiştir.

Tahliye için önce arabulucuya gitmek gerekir mi?

İİK m.135 kapsamında icra dosyasından tahliye ve teslim istenmesi, kira sözleşmesine dayalı yeni bir tahliye davası açılması değildir. Bu talep öncesinde dava şartı arabuluculuk aranmaz.

Buna karşılık özel tahliye yolu kullanılamıyor ve kira ilişkisinden kaynaklanan bir dava açılması gerekiyorsa 6325 sayılı Kanun’un kira uyuşmazlıklarına ilişkin dava şartı hükümleri değerlendirilir.

İcra dosyasındaki şikâyet veya süreler devam ederken karşı tarafla görüşülmesi bunları kendiliğinden durdurmaz. Arabuluculuk başvurusunun süreler üzerindeki etkisi de hangi talep için başvurulduğuna göre incelenmelidir. İlgili düzenleme 6325 sayılı Kanun m.18/B’de bulunmaktadır.

İİK m.135 uygulanamıyorsa yeni malik ne yapabilir?

Özel icra yolunun kullanılamaması, taşınmazın hiçbir koşulda geri alınamayacağı anlamına gelmez. Ancak bundan sonra izlenecek yol, devam eden kira ilişkisine veya ileri sürülen başka hakka göre belirlenir.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında yeni malikin gereksinimi varsa TBK m.351 değerlendirilebilir. Kanundaki kişiler için gerçek bir konut veya işyeri gereksinimi bulunması hâlinde, edinmeden başlayarak bir ay içinde yazılı bildirim yapılması koşuluyla altı ay sonra dava açma yolu vardır.

Sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açılması seçeneği de maddede düzenlenmiştir. Bildirimin zamanında kiracıya ulaşması ve dava şartlarının tamamlanması önemlidir.

Cebrî satışta edinme tarihi, tapuya kayıt işlemiyle otomatik olarak aynı kabul edilmemelidir. Süre hesabı ihale ve kesinleşme kayıtları incelenerek yapılmalıdır. Yalnız yeni malik olunması, ihtiyaç şartı aranan davayı kazanmak için yeterli değildir. Bu yolun koşulları TBK m.351’de düzenlenmiştir.

İhale kesinleşene kadar kira veya kullanım bedeli istenebilir mi?

İİK m.134, alıcı için önemli bir koruma içerir. İhale kesinleşinceye kadarki koruma ve yönetim sürecinde, ihale alıcısının talebi üzerine icra dairesi taşınmazdaki kiracıya kira bedelini icra dairesine yatırmasını emredebilir.

Kira ilişkisi dışındaki kullanımda ise aylık kullanım bedeli bilirkişi aracılığıyla belirlenerek dosyaya yatırılması istenebilir. Depo edilen tutarın kime ödeneceği ihalenin sonucuna göre belirlenir.

Bu düzenleme, alıcının kendi belirlediği tutarı doğrudan hesabına yatırmasını istemesiyle aynı değildir. Talep icra dosyasında kurulmalı; kullanım durumu ve bedel belirleme ihtiyacı açıklanmalıdır.

İhtarın yerine getirilmemesi hâlinde kanunun öngördüğü sonuçlar ayrıca değerlendirilir. İİK m.134 kapsamındaki kira veya kullanım bedeli işlemi, taşınmazın fiilen boşaltılmasının yerine geçmez.

Teslim gecikirse ecrimisil veya zarar istenebilir mi?

Haksız kullanım nedeniyle ecrimisil veya başka zarar talepleri gündeme gelebilir. Ancak yalnız teslimin gecikmesi, her kullanıcıdan aynı tutarda ödeme alınmasını sağlamaz.

Kullanıcının hukuki dayanağı, iyiniyet durumu, mülkiyetin kazanılması, kullanım dönemi ve yapılan bildirimler incelenmelidir. Türk Medeni Kanunu m.995, iyiniyetli olmayan zilyedin sorumluluğu bakımından temel düzenlemelerden biridir.

Geçerli kira ilişkisinden doğan kira alacağıyla haksız kullanıma dayalı tazminat aynı hukuki talep değildir. İİK m.134 kapsamında dosyada toplanan bedeller de ayrıca hesaba katılmalıdır.

Emsal kira bilgileri, taşınmazın kullanılabilir durumu, kullanım süresi ve somut zarar belgeleri korunmalıdır. Aynı dönem ve aynı zarar için mükerrer tahsilat sağlayacak şekilde talep kurulamaz.

Evi ihale alıcısından satın alan kişi de tahliye isteyebilir mi?

İİK m.135’e 7343 sayılı Kanun’la eklenen hüküm, taşınmazın ihale alıcısı adına tescilinden sonra ve henüz tahliye yapılmadan ihale alıcısından satın alan kişiye de bu fıkra kapsamında tahliye isteme hakkı tanır.

Dolayısıyla doğrudan ihaleye katılmamış olmak, belirtilen koşullarda bu yolu kendiliğinden kapatmaz. Yeni alıcı satış ve tescil zincirini, taşınmazın henüz teslim edilmediğini ve diğer tahliye koşullarını ortaya koymalıdır.

Bununla birlikte her sonraki devir için dosya görülmeden aynı sonuç açıklanmamalıdır. Hükmün aradığı işlem sırası ve taşınmazı kullanan kişinin hakları birlikte incelenmelidir.

Yalnız taşınmaz payı satın alınmışsa ne değişir?

Taşınmazın tamamının alınmasıyla yalnız belirli bir payının alınması farklıdır. Pay satın alan kişi, satış dışında kalan diğer paydaşların haklarını ortadan kaldırmaz.

Türk Medeni Kanunu m.693 uyarınca paydaşların kullanım ve yararlanma hakkı, diğer paydaşların haklarıyla birlikte değerlendirilir. Tapudaki payın oranı, evin belirli odalarının veya katının doğrudan alıcıya ait olduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle bütün taşınmazın boşaltılması ve yalnız alıcıya teslim edilmesi talebi otomatik kurulamaz. Kullanım düzeni, paydaşlık ve gerekirse ortaklığın giderilmesi yolları incelenmelidir. Ortaklığın giderilmesi sonucunda yapılan satışta ise satış memurluğu ve ilgili mahkemenin rolü ayrıca belirlenir.

Alıcı kilidi değiştirebilir veya evdeki eşyaları çıkarabilir mi?

Taşınmazın alıcısı olmak, başkasının fiilen yaşadığı eve zorla girme veya eşyaları dışarı atma yetkisi vermez. Teslim, gönüllü ve belgeli şekilde ya da yetkili icra işlemiyle sağlanmalıdır.

Elektrik ve suyu kestirerek çıkmaya zorlama, tehdit veya eşyayı alıkoyma gibi davranışlar yeni hukuki ve cezai uyuşmazlıklar doğurabilir. Somut olayda suç oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilir.

Tahliye sırasında içeride kalan taşınır eşyaların kime ait olduğu ve nasıl korunacağı icra görevlisince tutanağa bağlanmalıdır. Evin satın alınması, içindeki bütün taşınırların da satın alındığı anlamına gelmez. Alıcı bu eşyaları kendiliğinden satmamalı veya atılacak eşya olarak görmemelidir.

Teslim sırasında hangi kayıtlar tutulmalıdır?

Teslim tutanağı, sonraki kullanım ve zarar uyuşmazlıklarını azaltır. Taşınmazın yalnız adresi değil, bağımsız bölüm kimliği ve anahtarın teslim edildiği tarih de açık olmalıdır.

Sayaç değerleri, teslim edilen anahtar sayısı, görülen hasarlar, kalan eşyalar ve kullanımı etkileyen eksikler kaydedilmelidir. Fotoğraflar hukuka uygun biçimde alınmalı; kişisel eşyalar ve belgeler gereksiz yere paylaşılmamalıdır.

Çilingir, nakliye, depo ve diğer giderler belgeye bağlanmalıdır. Hangi giderin kimden istenebileceği ve dosyadaki avans ihtiyacı ayrıca belirlenir. “Bütün giderleri mutlaka karşı taraf öder” varsayımıyla hareket edilmemelidir.

İki kısa uygulama örneği

Örnek 1: İhale kesinleşmiş, bedel ödenmiş ve evde takip borçlusu olan eski malik oturmaya devam etmektedir. Alıcı, icra dosyasından tahliye emri gönderilmesini ister. Usulüne uygun tebligat sonrasında süre ve varsa mahkeme kararları kontrol edilerek teslim işlemi yürütülür.

Örnek 2: Evdeki kişi hacizden önce kurulmuş kira ilişkisine ve bunu gösterdiğini belirttiği resmî belgelere dayanır. Alıcının yalnız ihale tutanağını göstermesi bütün savunmaları ortadan kaldırmaz. İİK m.135 koşulları incelenir; bu yol kullanılamıyorsa kira hukukundaki başvuru seçenekleri değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

İhaleyi kazandıktan on beş gün sonra ev kesin boşalır mı?

Hayır. On beş gün, tahliye emrindeki süredir. İhalenin kesinleşmesi, tebligat, başvurular ve fiilî uygulama ayrıca değerlendirilir.

Kiracıya önce noter ihtarı göndermek zorunlu mu?

İİK m.135 yolunda icra dairesinin tahliye emri esas alınır. TBK m.351 gibi ayrı bir tahliye sebebine dayanılacaksa o sebebin yazılı bildirim ve süre koşulları uygulanır.

Kiracı icra dairesine dilekçe verince işlem durur mu?

Her dilekçe işlemi durdurmaz. Başvuru yolu, görevli merci ve varsa durdurma kararı incelenmelidir. İİK m.22 uyarınca şikâyet de mahkeme kararı olmadıkça icrayı durdurmaz.

Evde oturan kişiden kira kabul etmek sonucu etkiler mi?

Ödemenin hangi hukuki ilişki kapsamında alındığı önemlidir. Yeni kira sözleşmesi veya kiracılık ilişkisinin kabulü iddiasına yol açabilecek işlemler, dosya görülmeden yapılmamalıdır.

Ev boş görünüyorsa kapıyı açtırabilir miyim?

Taşınmazın gerçekten terk edilip edilmediği ve teslim koşulları belirlenmelidir. İçeride eşya bulunması, anahtarın verilmemesi veya kullanımın sürmesi hâlinde kendi başına teslim işlemi yapılmamalıdır.

Sonuç

İcradan alınan ev boşaltılmıyorsa ilk yapılacak iş, satış dosyasındaki kesinleşme ve teslim koşullarını kontrol etmektir. İİK m.135 uygulanabiliyorsa icra dairesinden tahliye emri ve teslim istenebilir.

Evde bulunan kişinin borçlu, kiracı veya başka hak sahibi olması başvuru yolunu değiştirir. On beş günlük boşaltma süresiyle yedi günlük şikâyet süresi birbirinden ayrılmalıdır. İhale kesinleşene kadar kira veya kullanım bedelinin dosyaya yatırılmasını isteme imkânı da ayrıca değerlendirilmelidir.

Güncel kaynaklar

  1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, özellikle m.16, 19, 22, 134, 135 ve 150/g.
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.310 ve 351.
  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, özellikle m.683, 693, 705 ve 995.
  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.4 ve 322.
  5. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, özellikle m.18/B.
  6. 7201 sayılı Tebligat Kanunu, özellikle m.7/a ve 32.
Kaynak sayfaYerleştirme bağlamıDoğal anchor metniHedef URL
İcra ve İflas Hukuku AvukatıHaciz ve satış işlemlerinin açıklandığı giriş bölümüicradan alınan taşınmazın tahliye ve teslimi/icradan-aldigim-ev-bosaltilmiyor/
İstanbul Gayrimenkul AvukatıTaşınmaz kullanımı ve tahliye uyuşmazlıklarıihale sonrasında boşaltılmayan evin teslim alınması/icradan-aldigim-ev-bosaltilmiyor/
Evim İcradan Satıldı: İhalenin Feshi Mümkün mü?“Başvuru yapılınca tapu devri ve tahliye durur mu?” bölümüihale alıcısının tahliye emri ve teslim başvurusu/icradan-aldigim-ev-bosaltilmiyor/

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Satış dosyası, tapu kaydı, ihale ve kesinleşme belgeleri, kira sözleşmesi, haciz veya ipotek kayıtları, tebligatlar ve mahkeme kararları görülmeden somut uyuşmazlık hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.

ecrimisilicradan aldığım ev boşaltılmıyoricradan alınan evin tahliyesiihale alıcısıkiracılık iddiasıkullanım bedelitahliye emri
Önceki yazı
İşyerime Başkasının Borcu İçin Haciz Geldi: Ne Yapmalıyım?
Sonraki yazı
Ticari Defterlerim Kayboldu