Boşanma Davasında Yalan Tanıklık: Beyana İtiraz ve Yargılamanın İadesi
Boşanma davasında yalan tanıklık iddiası, önce hangi sözün hangi belgeyle çeliştiği gösterilerek somutlaştırılmalıdır. Devam eden davada tanığın anlatımına itiraz edilebilir, açıklayıcı sorular yöneltilmesi ve gerekli kayıtların getirtilmesi istenebilir. Suç şüphesi ayrıca savcılığa bildirilebilir. Ancak suç duyurusu, boşanma kararını kendiliğinden kaldırmaz ve kanun yolu sürelerini durdurmaz. Kesinleşmiş hüküm için yargılamanın iadesi, tanığın sözlerinin karara esas alınması ve kanundaki diğer koşulların gerçekleşmesiyle gündeme gelir. Her çelişki kasıtlı yalan anlamına gelmez; unutma, yanlış algılama ve başkasından duyulan bilgiyi aktarma ayrı değerlendirilir. İlk hazırlık, duruşma tutanağıyla karşı delilleri eşleştirmek ve dosyanın hangi aşamada olduğunu belirlemektir.
Tanık beyanının yanlış olması ile yalan tanıklık aynı şey mi?
Bir tanığın anlattığı olayın belgelere uymaması önemlidir. Bununla birlikte ceza sorumluluğu bakımından kişinin gerçeğe aykırı olduğunu bilerek açıklama yapıp yapmadığı da araştırılır. Tarihi karıştıran veya uzaktan gördüğü kişiyi yanlış tanıyan tanıkla, bulunmadığı bir olayda bulunduğunu bilerek söyleyen tanığın durumu aynı değerlendirilemez. Kast, suçun unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. TCK 21 ve 272.
Tanığın bilgi kaynağı bu nedenle açıklığa kavuşturulmalıdır. “Tartışmayı gördüm” sözü ile “tartışma olduğunu eşinden duydum” sözü farklı bir ispat değeri taşır. Duyuma dayanan açıklama, yalnız bu özelliği nedeniyle kasıtlı yalan sayılmaz. Fakat tanık, duyduğu olayı kendi gözlemiymiş gibi anlatıyorsa bu ayrım sorularla ve diğer kayıtlarla ortaya konulmalıdır.
Boşanma hâkimi kanıtları serbestçe takdir eder; boşanmanın dayandığı olguların varlığına kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Dolayısıyla tanık hakkında ceza mahkûmiyeti bulunmaması, aile mahkemesinin o anlatımı mutlaka doğru kabul etmesini gerektirmez. TMK 184. Beyanın güvenilirliğine itiraz etmek ile tanığın cezalandırılmasını istemek ayrı taleplerdir.
Duruşmada tanık beyanına itiraz nasıl somutlaştırılır?
“Tanık tamamen yalan söylüyor” demek yerine uyuşmazlığı belirleyen cümleyi gösterin. Olayın tarihi, yeri, tanığın nerede bulunduğu ve bilgiyi nasıl edindiği sorulabilir. Taraf avukatları duruşma düzenine uygun biçimde doğrudan, taraflar ise hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir. Sorunun sorulmasına itiraz edilirse buna hâkim karar verir. HMK 152.
Soruları kişisel tartışmaya dönüştürmeden hazırlamak gerekir. “Bize neden düşmansınız?” yerine “Belirttiğiniz gün hangi saatte eve geldiniz, konuşmayı hangi odadan duydunuz?” gibi açıklama isteyen sorular, anlatımın sınanmasını sağlar. Tanığa cevap telkin etmek, sözünü kesmek veya salonda tartışmak dosyadaki çelişkiyi açıklamaz.
Hazırladığınız soruların her birinin dosyada bir amacı bulunmalıdır. Tanık olay yerinde bulunduğunu söylüyorsa geliş ve ayrılış zamanları; konuşmayı duyduğunu söylüyorsa uzaklık ve ortam; bilgiyi başka kişiden aldığını söylüyorsa kaynak önem kazanır. Aynı soruyu farklı biçimlerde tekrar etmek yerine eksik kalan noktayı belirleyin. Tanığın “hatırlamıyorum” cevabını, söylemediği bir olayın kabulüymüş gibi dilekçeye aktarmayın.
HMK 261 uyarınca tanıkların ayrı dinlenmesi esastır; gerektiğinde yüzleştirme yapılabilir. Tanığın sözleri tutanağa yazılır, kendisine okunur ve imzalatılır. Söylenenle tutanağa geçen arasında önemli fark olduğunu düşünüyorsanız farkın o oturumda açıklığa kavuşturulmasını isteyin. Sonradan hazırlanan dilekçede de duruşma tarihi, tanık adı ve tartışılan bölüm açıkça gösterilmelidir. HMK 261–262.
İtiraz metni için üç sütunlu bir çalışma yapılabilir: tanığın söylediği, buna karşı gösterilen kayıt ve istenen işlem. Örneğin işyeri giriş kaydıyla çelişen bir anlatımda, kaydın hangi kurumdan ve hangi zaman aralığı için getirtilmesinin istendiği yazılır. Böylece mahkeme hangi belgenin hangi olayı aydınlatacağını görebilir. Tanık bildirme aşamasındaki ayrı koşullar için boşanma davasında tanık listesi rehberi incelenebilir.
Yalan tanıklık nasıl ispatlanır, hangi kayıt neyi gösterir?
Tek bir belge her zaman bütün anlatımı çürütmez. Banka hareketi ödemenin yapıldığını gösterebilir; ödemenin nedenini veya olayın yaşandığı yerde kimin bulunduğunu tek başına açıklamayabilir. Otel rezervasyonu da mutlaka konaklama gerçekleştiğini kanıtlamaz. Belgenin gerçekten gösterdiği olgu ile ondan çıkardığınız sonucu ayırın.
Mesajlaşmanın yalnız bir ekranını sunmak, konuşmanın önceki ve sonraki kısmını görünmez bırakabilir. Tarih, gönderen, alıcı ve konuşma bütünlüğü korunmalıdır. Belgenin özgün kopyasını saklayın; açıklama ekleyecekseniz bunu asıl kaydı değiştirmeden ayrı sayfada yapın. Başkasının hesabına izinsiz girerek veya özel haberleşmesini hukuka aykırı biçimde ele geçirerek delil toplamaya çalışmayın. Hukuka aykırı elde edilen deliller hukuk yargılamasında bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. HMK 189/2.
Mahkemeden kayıt istenirken kapsamı belirlemek önemlidir. Kurum adı, tarih aralığı, ilgili kişi veya işlem numarası ve kaydın açıklayacağı çelişki belirtilmelidir. HMK 194, hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğinin açıklanmasını ister. Sonradan delil sunmak ise sınırsız değildir. Süresinde ileri sürülemeyen delil bakımından HMK 145’teki koşulların neden gerçekleştiği ayrıca açıklanmalıdır. HMK 145 ve 194.
Kayıtların birbiriyle karşılaştırılabilir olup olmadığını da kontrol edin. Tanığın yaklaşık bir haftadan söz ettiği yerde yalnız tek güne ait belge sunulması, bütün anlatımı çürütmeyebilir. Çalışma çizelgesi planlanan görevi, giriş kaydı ise gerçekleşen girişi gösterebilir. Tarih veya saat farkının kaynağı açıklanmadan belgeleri kesin çelişki olarak nitelendirmeyin. Elinizdeki kayıt eksikse, tamamının hangi kurumdan isteneceğini ve eksikliğin değerlendirmeyi neden etkilediğini belirtin.
Varsayımsal örnek 1: Tanık, eşlerin 12 Mayıs akşamı evde tartışmasını bizzat gördüğünü söylüyor. Aleyhine anlatım yapılan eş, aynı akşam hastanede yatarak tedavi gördüğünü belirtiyor. Hasta yatış ve çıkış kayıtları, tanığın anlattığı zaman dilimiyle karşılaştırılmalıdır. Ancak tanık yalnız tarihi karıştırmışsa veya olayın başka gün yaşandığını açıklarsa değerlendirme değişebilir. Bu nedenle önce tanığın günü nasıl hatırladığı sorulur; ardından resmî kaydın getirtilmesi istenir. Hastane kaydı çelişkiyi araştırmaya yarar, tek başına tanığın kasıtlı yalan söylediği sonucunu zorunlu kılmaz.
Yalan tanıklık suç duyurusu boşanma dosyasından nasıl ayrılır?
Mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık, TCK 272/2’de düzenlenir; bu fıkradaki ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Somut olayın sonuçları ve uygulanabilecek diğer hükümler ayrıca değerlendirilir. Bu aralık, her şüpheli tanık için kesin ceza veya doğrudan cezaevine girme sonucu anlamına gelmez. TCK 272.
Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir. Yazılı başvuru mümkün olduğu gibi, sözlü açıklama tutanağa da geçirilebilir. Başvuruda boşanma mahkemesinin adı ve esas numarası, tanığın dinlendiği tarih, gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülen sözler ve bunlarla çelişen deliller belirtilmelidir. Elinizde olmayan kayıtların nerede bulunduğunu açıklayın. CMK 158.
Yalan tanıklık, şikâyete bağlı bir suç olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle şikâyete bağlı suçlardaki altı aylık süreyi burada otomatik uygulamak doğru olmaz. Buna karşılık zamanaşımı, delillerin korunması ve hukuk dosyasındaki işlem süreleri önemini korur. “Şikâyete bağlı değil” ifadesi, başvuruyu süresiz erteleyebileceğiniz anlamına gelmez.
Aile mahkemesi hâkimi de tanığın yalan söylediği veya çıkar sağlayarak tanıklık ettiği hakkında yeterli delil veya emare elde ederse tutanak düzenleyip bunu derhâl Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. HMK 264’teki bu yol, tarafın doğrudan bildirim yapabilmesinden ayrıdır. Talepte bulunurken mahkemenin her çelişki karşısında otomatik suç duyurusunda bulunacağını varsaymayın. HMK 264.
Başvurunun kayıt numarasını saklayın ve yeni bir belge sunarken hangi soruşturmaya ait olduğunu belirtin. Aynı olay için farklı makamlara başvurduysanız diğer başvurunun bilgisini de verin. Başvuru hazırlığına ilişkin ayrıntılar ihbar ve şikâyet usulü yazısında yer alır. Suç duyurusu, boşanma dosyasına yapılması gereken açıklamanın yerine geçmez.
Yakınını koruyan tanık cezasız kalır mı?
TCK 273, bazı durumlarda şahsî cezasızlık veya cezada indirim imkânı düzenler. Ancak ikinci fıkra, ilk fıkradaki hükmün özel hukuk uyuşmazlıklarında yapılan yalan tanıklığa uygulanmayacağını açıkça belirtir. Boşanma davasında “kardeşimi koruyordum” demek bu maddeye dayanarak cezasızlık sağlamaz. TCK 273/2.
Tanıklıktan çekinme hakkı ile gerçeğe aykırı beyanda bulunmanın sonucu birbirinden ayrılmalıdır. Yakınlık ilişkisi nedeniyle bir hakka sahip olmak, tanıklık yapıldığında yalan söyleme yetkisi vermez. Öte yandan tanığın akraba olması da anlattıklarının kendiliğinden yalan kabul edilmesini sağlamaz. İnceleme, anlatımın kaynağına ve diğer delillerle uyumuna yönelmelidir. TCK 273 ve özel hukuk istisnasına ilişkin açıklama bu ayrımı ayrıca ele alır.
Tanığın ifadesini değiştirmesi ne sonuç doğurur?
Tanık yanlış anlattığını fark ederse hangi kısmı neden düzelttiğini açıkça bildirmelidir. “Önceki ifademden vazgeçiyorum” şeklindeki belirsiz açıklama, gerçeğin ne olduğunu ortaya koymaz. İlk açıklama, düzeltme ve bu iki anlatımı sınayan belgeler birlikte değerlendirilir; ikinci sözün otomatik olarak doğru kabul edileceği düşünülemez.
TCK 274’teki etkin pişmanlık, gerçeğin hangi aşamada söylendiğine göre farklı sonuçlar öngörür. Hak kısıtlaması veya yoksunluğu doğuran karar verilmeden yahut hükümden önce gerçeğin açıklanmasıyla ilgili ilk fıkra, sonraki aşamaları düzenleyen hükümlerle birlikte okunmalıdır. Daha önce hak kısıtlayıcı karar bulunup bulunmadığı önem taşır. “Boşanma kesinleşmeden düzeltirsem kesinlikle ceza almam” genellemesi yapılamaz. TCK 274.
Özellikle üçüncü fıkradaki mahkûmiyet kararı ifadesi, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle aynı kavram değildir. Düzeltmenin ceza sorumluluğuna etkisi için dosyanın aşaması ve verilen kararlar belirlenmelidir. Yalan tanıklıkta etkin pişmanlık genel çerçeveyi açıklar. Tanıkla baskı veya menfaat içeren bir görüşme yapmak yerine açıklamanın yetkili makama usulünce sunulması gerekir.
Boşanma kararı verilmişse önce kesinleşme kontrol edilir
Kararın verilmesi ile kesinleşmesi farklı aşamalardır. Karar henüz kesinleşmemişse, delillerin yanlış değerlendirildiği iddiasının kullanılabilir olağan kanun yolunda ileri sürülmesi değerlendirilir. İstinaf için genel süre, ilamın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Her tarafın tebliğ kaydı ayrı kontrol edilmelidir. HMK 345.
Savcılık soruşturmasının bitmesini beklerken istinaf süresinin korunacağı varsayılmamalıdır. Gerekçeli karar, tebligat kaydı ve varsa kesinleşme şerhi birlikte alınmalıdır. Dosyanın ekranda “karara çıkmış” görünmesi bu belgelerin yerine geçmez. Boşanmada e-tebligat ve UYAP süre takibi yazısı, bildirimle hukuken tebliğ arasındaki ayrımı açıklar.
Başvuruda yalnız tanığın güvenilirliği tartışılmamalı, mahkemenin bu beyanla hangi olguyu ispatlanmış kabul ettiği de gösterilmelidir. Kusur, tazminat veya başka bir hüküm bölümü yönünden ileri sürülen itirazlar gerekçeyle eşleştirilmelidir. Her talebin aynı karardan ve aynı delilden etkilendiği varsayılmamalıdır.
Boşanma kararında yargılamanın iadesinin şartları
Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı kanunda sayılan sebeplerle başvurulan olağanüstü yoldur. Tanığın yalan söylediğinin anlaşılması bakımından HMK 375/1-e, beyanın karara esas alınmasını ve yalan tanıklığın karardan sonra sabit olmasını arar. Dosyada dinlenmiş her tanık bu koşulu karşılamaz. HMK 374–375.
Kural olarak yalan tanıklığın kesinleşmiş ceza mahkûmiyetiyle belirlenmesi gerekir. Yalnız soruşturma açılması, iddianame hazırlanması veya tanığın özür mesajı göndermesi bu şartın yerine geçmez. Ceza kararının hangi beyana ilişkin olduğu ve kesinleşip kesinleşmediği belgelenmelidir. Boşanma kararının gerekçesinde başka deliller de varsa tartışmalı beyanın hükümdeki yeri ayrıca açıklanır.
Bu bağlantıyı hazırlarken kararın yalnız sonuç bölümünü okumak yeterli değildir. Önce mahkemenin kabul ettiği olay belirlenir; ardından gerekçede bu olayı hangi delillere dayandırdığı bulunur. Tanık tutanağındaki ilgili cümle ile ceza kararındaki tespit yan yana değerlendirilir. Tanığın dosyada bulunmasıyla sözünün hükme esas alınması farklıdır. İade dilekçesinde uzun bir evlilik öyküsü anlatmak yerine bu bağlantıyı belgeleriyle görünür kılmak gerekir.
HMK 375/2 bir istisna getirir: Delil yokluğu dışındaki bir nedenle ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu durumda iade sebebi, iade davasında öncelikle ispatlanır. Her takipsizlik veya beraat kararı bu istisnaya girmez. Kararın yalnız sonucunu değil, hangi gerekçeyle verildiğini okumak gerekir.
Varsayımsal örnek 2: Boşanma hükmünün gerekçesi belirli bir tanığın doğrudan gördüğünü söylediği olaya dayanıyor. Hüküm kesinleştikten sonra aynı beyan nedeniyle verilen yalan tanıklık mahkûmiyeti de kesinleşiyor. İade değerlendirmesinde iki karar, tanık tutanağı ve kesinleşme belgeleri birlikte kullanılır. Buna karşılık ceza dosyasındaki mahkûmiyet başka bir duruşmada söylenen ilgisiz söze ilişkinse, yalnız aynı kişinin cezalandırılmış olması yeterli olmaz. Sonucu değiştiren olgu, mahkûmiyetin boşanma hükmüne esas alınan beyanla bağlantısıdır.
Yargılamanın iadesi süresi ve AYM kararının sınırı
Yalan tanıklık sebebiyle iade süresi, HMK 377/1-ç’deki başlangıçlara göre üç aydır. Kuralın olağan uygulamasında başlangıç, ceza mahkûmiyeti hükmünün kesinleşmesidir. Kanun, ceza kovuşturmasına başlanamaması veya soruşturmanın sonuçsuz kalması ihtimallerini de düzenler; bunlar HMK 375/2’deki delil yokluğu dışındaki neden şartından bağımsız değerlendirilmemelidir. HMK 375/2 ve 377.
Bu sebep bakımından ayrıca, iadesi istenen hükmün kesinleşmesinden başlayan on yıllık üst süre bulunur. “AYM on yıllık süreyi kaldırdı” cümlesi bütün iade nedenleri için kullanılamaz. AYM’nin 21 Haziran 2022 tarihli E.2022/7, K.2022/79 kararı, on yıllık bölümü HMK 377/1-e yönünden iptal etmiştir. Bu bent AİHM kararına dayanan iade sebebiyle ilgilidir; yalan tanıklık için süre düzenleyen bent 377/1-ç’dir. Resmî konsolide metnin dipnotu bu sınırı açıkça gösterir. HMK 377, dipnot 65.
İptal kararı 1 Temmuz 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. HMK 375/1-e’deki yalan tanıklık sebebiyle HMK 377/1-e’deki süre başlangıcının bent harflerinin aynı olması karışıklık yaratmamalıdır. Eski dosyada hüküm tarihi, kesinleşme, ceza süreci ve uygulanacak usul hükümleri ayrıca incelenmelidir; yalnız karar yılını bilmek süre hesabına yetmez.
| İşlem | Süre veya şart | Başlangıç | Önemli istisna | Dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Tanık beyanına açıklama | Somut çelişki ve ilgili belge | Beyanın öğrenilmesi, mahkemenin verdiği süreler | Her dosyada geçerli tek bir “itiraz süresi” yoktur; delil süreleri saklıdır | HMK 145, 152, 194, 261 |
| İstinaf | Genel olarak iki hafta | İlamın usulen tebliği | Özel hükümler ve başvurulabilirlik ayrıca incelenir | HMK 345 |
| Yalan tanıklık nedeniyle iade | Üç ay | HMK 377/1-ç’deki olay | Ceza kararı aranmayan durumda 375/2 koşulları gerekir | HMK 375/2, 377/1-ç |
| İadede üst süre | On yıl | İadesi istenen hükmün kesinleşmesi | 2022/79 sayılı iptal, AİHM sebebine ilişkindir | HMK 377, dipnot 65 |
| İcranın durdurulması | Ayrı talep ve mahkeme kararı | İade başvurusuyla birlikte değerlendirilebilir | İade sebebi mahkeme kararına dayanıyorsa teminat istenmez | HMK 381 |
Başvuru nereye yapılır ve kararın uygulanması durur mu?
İade talebi, hükmü veren mahkemece incelenir. Mahkeme önce süresinde başvuru yapılıp yapılmadığını, hükmün kesinliğini ve ileri sürülen sebebin kanunda yer alıp almadığını değerlendirir. Eksik koşullar bulunursa esasa girilmeden ret gündeme gelir. Başvuruda hükmün hangi kısmının neden yeniden incelenmesinin istendiği açık olmalıdır. HMK 378–379.
İade davası açılması hükmün icrasını kendiliğinden durdurmaz. Gerekliyse durdurma ayrıca istenir ve HMK 381 koşulları değerlendirilir. İade sebebi mahkeme kararına dayanıyorsa teminat istenmez; buna rağmen durdurma kararı otomatik değildir. Özellikle devam eden ödeme veya icra işlemleri için başvurunun yapıldığını söylemekle yetinilmemelidir.
İade sebebi sabit görülürse yeniden yargılama yapılır. Sonuçta önceki kararın onanması veya kısmen ya da tamamen değiştirilmesi mümkündür. Tanığın mahkûmiyeti, boşanma hükmünün bütün sonuçlarının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez. HMK 380–381.
Hazırlanacak belgeler ve sık yapılan hatalar
- Duruşma tutanağı: Kimin, ne zaman, hangi sözleri söylediğini ve yöneltilen soruları gösterir.
- Gerekçeli karar: Tartışmalı anlatımın hangi olgunun kabulünde kullanıldığını belirlemeye yarar.
- Tebligat ve kesinleşme belgeleri: Olağan kanun yolu ile iade sürelerinin ayrı hesaplanmasını sağlar.
- Çelişkiyi gösteren özgün kayıt: Beyanın hangi bölümünün neden tartışmalı olduğunu destekler; belge bütünlüğü korunmalıdır.
- Kayıt isteme açıklaması: Elinizde olmayan belgenin kurumunu, tarihini ve ispatlayacağı olguyu belirtir.
- Ceza dosyası kararı ve kesinleşme kaydı: İade için mahkûmiyet şartını veya istisnanın gerekçesini değerlendirmeye yarar.
En sık hata, savcılık başvurusunu hukuk dosyasındaki bütün işlemlerin yerine koymaktır. Bir diğer hata, tanığın akrabalığını tek başına yalanın kanıtı saymaktır. Belgeyi değiştirmek, yalnız aleyhe cümleyi bağlamından koparmak ve mahkemenin verdiği süreyi bekletmek de iddianın incelenmesini zorlaştırır. Hazırlık dosyasında kesin bilgi, çıkarım ve henüz araştırılması istenen hususlar ayrı gösterilmelidir.
İki dosya yürüyorsa ayrı bir tarih çizelgesi tutmak yararlı olur. Bir sütunda boşanma dosyasındaki duruşma, tebligat ve kanun yolu işlemleri; diğerinde suç duyurusu, ceza kararı ve kesinleşme bilgileri bulunabilir. Her kaydın yanına dayandığı belgeyi ekleyin. Bir dosyaya sunulan belgenin diğer dosyaya da kendiliğinden geçtiğini varsaymayın. Yeni karar veya kayıt elde edildiğinde, hangi dosyada hangi talebi desteklediği ayrıca açıklanmalıdır.
Başvurunun son kontrolünde eklerin okunabilirliği ve sayfa bütünlüğü incelenmelidir. Dilekçede “Ek 3” olarak gösterilen tutanak gerçekten o ekin içinde bulunmalı; aynı adlı tanıklar varsa kimlik karışıklığı giderilmelidir. Usulen yapılan gönderimin veya teslimin kaydı saklanmalı, dosyaya giren metinle hazırlanan son sürüm karşılaştırılmalıdır.
Sıkça sorulan sorular
Karşı tarafın tanığıyla kendi başıma görüşmeli miyim?
Tanığın açıklamasını değiştirmesini sağlamaya yönelik baskı veya menfaat teklifinden kaçınılmalıdır. Çelişkiyi dosyaya sunmak ve açıklayıcı soruların usulünce yöneltilmesini istemek, beyanın yargısal denetimini sağlar.
Tanık gerçeği mesajla kabul ederse dava yeniden açılır mı?
Mesaj, içeriği ve elde edilişi incelenecek bir kayıt olabilir. Ancak kesinleşmiş hüküm için HMK 375/2’deki mahkûmiyet şartını ve istisnasını kendiliğinden karşılamaz.
Yemin etmeden dinlenen kişinin yalanı önemsiz midir?
Mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık TCK 272/2’de ayrıca düzenlenir. Yeminsiz dinlenme koşulları ve kişinin ceza sorumluluğu ayrıca değerlendirilir; yemin bulunmamasından doğrudan cezasızlık sonucu çıkarılamaz.
Tanık duruşma tarihini yanlış hatırlarsa suç oluşur mu?
Basit hafıza hatasıyla bilerek gerçeğe aykırı açıklama birbirinden ayrılmalıdır. Tarihin olayın doğruluğunu değiştirip değiştirmediği ve tanığın düzeltmesinin diğer kayıtlarla uyumu araştırılır.
Savcılık dosyası açılması tanığı otomatik olarak geçersiz kılar mı?
Soruşturma açılması, suçun sabit olduğu anlamına gelmez. Aile mahkemesi anlatımın güvenilirliğini dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Aynı tanığın başka davada yalan söylemesi yeterli midir?
Başka dosyadaki tespit, kendi boşanma kararınızdaki iade şartını otomatik karşılamaz. İade talebinde, karara esas alınan somut beyanla tespit edilen yalan arasındaki bağ gösterilmelidir.
Takipsizlik kararını eklemek iade için yeterli olur mu?
Kararın hangi nedenle verildiği belirleyicidir. HMK 375/2’deki istisna delil yokluğu dışındaki nedenlere ilişkindir; kararın yalnız sonuç sayfasıyla değerlendirme yapılamaz.
Üç aylık süre tanığın yalanını öğrendiğim gün mü başlar?
Yalan tanıklık sebebinde HMK 377/1-ç’de belirtilen olaylar esas alınır; olağan durumda ceza mahkûmiyetinin kesinleşmesi önemlidir. Genel bir öğrenme tarihi belirleyerek hükümdeki başlangıcın yerine koymak doğru değildir.
Ceza davası yıllarca sürerse on yıllık süre kendiliğinden uzar mı?
Ceza dosyasının devam etmesi gerekçesiyle böyle bir uzama varsayılmamalıdır. İadesi istenen hükmün kesinleşme tarihi ve HMK 377’deki üst süre, ceza dosyasının takibinden ayrı izlenmelidir.
İade başvurusundan sonra nafakayı ödemeyi bırakabilir miyim?
Başvuru yapılması hükmün icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ödeme yükümlülüğünü etkileyen bir karar bulunup bulunmadığı incelenmeden ödemeyi kesmek, ayrıca icra ve borç riski doğurabilir.
Bu metin genel bilgilendirme içindir. Somut dosyada beyanın içeriği, delillerin elde edilişi, karar gerekçesi ve uygulanacak tarihler birlikte değerlendirilmelidir.

