CMK 107 Tutuklama Yakınlara Nasıl Bildirilir?

Bir kişi tutuklandığında, özgürlüğünün kısıtlanması yalnız kendisini değil yakınlarını da doğrudan etkiler. CMK 107, tutuklama kararının ve tutukluluğun uzatılmasına ilişkin her kararın belirli bir kişiye gecikmeksizin bildirilmesini güvence altına alır.
Bu düzenleme, yakalama ve gözaltının bildirilmesini düzenleyen CMK 95 yakınlara bildirim hükmünden farklıdır. CMK 107 özellikle tutuklama kararı verildikten sonraki bildirimi ve tutuklunun bizzat haber verme imkânını konu alır.
CMK 107 Güncel Madde Metni
Tutuklananın durumunun yakınlarına bildirilmesi
Madde 107 – (1) Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir.
(2) Ayrıca, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla, tutuklunun tutuklamayı bir yakınına veya belirlediği bir kişiye bizzat bildirmesine de izin verilir.
(3) Şüpheli veya sanık yabancı olduğunda tutuklanma durumu, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.
Tutuklama Kararı Kime Bildirilir?
Bildirim, tutuklunun bir yakınına veya onun belirlediği başka bir kişiye yapılır. Kanun, bildirimin mutlaka belirli derecedeki bir akrabaya yapılmasını şart koşmaz. Tutuklunun belirlediği kişi, somut olayın koşullarına göre akraba olmayan güvendiği bir kişi de olabilir.
Madde metninde “bir yakınına veya belirlediği bir kişiye” denildiği için hükmün zorunlu çekirdeği en az bir kişinin haberdar edilmesidir. Birden fazla kişiye bildirim yapılıp yapılmayacağı ise bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir.
Bildirim Ne Zaman Yapılmalıdır?
CMK 107, bildirimin hâkimin kararıyla “gecikmeksizin” yapılmasını emreder. Bu ifade, tutuklama kararından sonra gereksiz bekleme oluşturulmaması gerektiğini gösterir. Kanunda saat olarak belirlenmiş ayrı bir bildirim süresi bulunmaz.
Bildirim yükümlülüğü yalnız ilk tutuklama kararıyla sınırlı değildir. Tutukluluğun uzatılmasına ilişkin her karar da aynı şekilde tutuklunun bir yakınına veya belirlediği kişiye haber verilmesini gerektirir. Böylece kişinin özgürlük durumundaki devamlılık yakınları tarafından izlenebilir.
Tutuklu Yakınına Bizzat Haber Verebilir mi?
Evet. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek koşuluyla tutuklunun, tutuklama kararını bir yakınına veya belirlediği kişiye bizzat bildirmesine izin verilir. Bu imkân, yetkili makam tarafından yapılan bildirimin yanında tutukluya tanınmış ayrı bir haber verme olanağıdır.
Bizzat bildirim hakkı sınırsız değildir. Haberleşmenin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir. Ancak sınırlama, maddenin birinci fıkrasındaki resmî bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Bildirim Hangi Yöntemle Yapılır?
CMK 107, yakın veya belirlenen kişiye yapılacak bildirimin telefonla mı, yazılı olarak mı ya da başka bir araçla mı gerçekleştirileceğini ayrıntılı biçimde belirlemez. Kanunun açık talebi, bildirimin gecikmeksizin ve gerçekten haber vermeye elverişli biçimde yapılmasıdır.
Bu nedenle uygulamadaki işlem ve kayıtlar önem taşır. Bildirimin kime, ne zaman ve hangi yolla yapıldığının dosyada anlaşılabilir olması, yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmesini kolaylaştırır.
Yabancı Şüpheli veya Sanıkta Konsolosluk Bildirimi
Tutuklanan şüpheli veya sanık yabancıysa, tutuklanma durumu kural olarak vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir. Bunun istisnası, yabancı kişinin konsolosluk bildirimine yazılı olarak karşı çıkmasıdır.
Yazılı karşı çıkma bulunmadığında konsolosluk bildirimi yapılır. Bu düzenleme, kişinin bir yakınına veya belirlediği kişiye yapılacak bildirimden farklı bir muhatap ve usul öngörür; ikisi birbirine karıştırılmamalıdır.
CMK 107 ile Tahliye Süreci Arasındaki Fark
CMK 107, tutuklama ve tutukluluğun uzatılması kararlarının bildirilmesini düzenler; tahliye talebinin nasıl yapılacağını belirlemez. Tutuklu veya müdafii tarafından serbest bırakılma istenmesi bakımından CMK 104 tahliye talebi hükümleri önemlidir.
Tutuklamanın şartları, tutuklama nedenleri ve ölçülülük değerlendirmesi ise daha geniş bir hukuki inceleme gerektirir. Bu çerçeve için tutuklama nedir başlıklı kapsamlı içeriğe bakılabilir. Tahliye sonrasındaki adres ve telefon bildirimi ise CMK 106 kapsamında ayrı bir yükümlülüktür.
Sık Sorulan Sorular
Tutuklama kararı aileye bildirilmek zorunda mı?
Tutuklama kararı, tutuklunun bir yakınına veya kendisinin belirlediği bir kişiye hâkimin kararıyla gecikmeksizin bildirilmelidir.
Tutuklu kimi bildirim kişisi olarak seçebilir?
Tutuklu bir yakınını veya belirlediği başka bir kişiyi seçebilir. Madde, seçilecek kişinin mutlaka akraba olmasını şart koşmaz.
Tutukluluğun uzatılması da yakınlara bildirilir mi?
Evet. Tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her kararın da bir yakına veya belirlenen kişiye bildirilmesi gerekir.
Tutuklu kendisi telefonla haber verebilir mi?
Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla tutuklunun bir yakınına veya belirlediği kişiye bizzat bildirim yapmasına izin verilir.
Yakına bildirim için kanunda kaç saatlik süre vardır?
CMK 107 belirli bir saat sayısı vermez; bildirimin gecikmeksizin yapılmasını emreder.
Yabancı tutuklunun konsolosluğuna her durumda haber verilir mi?
Yabancı şüpheli veya sanık yazılı olarak karşı çıkmadıkça tutuklanma durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.
CMK 95 ile CMK 107 arasındaki fark nedir?
CMK 95 yakalama, gözaltı ve gözaltı süresinin uzatılmasının yakınlara bildirilmesini; CMK 107 ise tutuklama ve tutukluluğun uzatılmasına ilişkin kararların bildirilmesini düzenler.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

