CMK 3 Görevli Mahkeme: Ceza Davasında Görev Nasıl Belirlenir?

CMK 3 görevli mahkeme kuralı, bir ceza davasına hangi tür mahkemenin bakacağını belirleyen temel ilkedir. Maddeye göre mahkemelerin görevleri ancak kanunla belirlenebilir. Bu nedenle görev, tarafların anlaşmasıyla veya idari bir tercihle değiştirilemez.
Görevli mahkemenin doğru belirlenmesi; iddianamenin hangi mahkemeye sunulacağı, duruşmanın nerede yürütüleceği ve hükmün hangi yargı merciince kurulacağı bakımından önemlidir. Ceza muhakemesinin genel kapsamı CMK 1 kanunun kapsamı, temel kişi ve evre kavramları ise CMK 2 tanımlar yazısında açıklanmıştır.
CMK 3 Güncel Madde Metni
Görev
MADDE 3. (1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.
CMK 3 Madde Gerekçesi
Kamu davasını gören merci, elbette ki, mahkemedir. Türk sisteminde de mahkemelerle ilgili hususlar mahkemeler teşkilâtı hakkındaki kanunlarda yer almalıdır. Burada sadece mahkemelerin görevleri ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin, genel hükümler arasında yani soruşturma ve kovuşturma evrelerine ortak Birinci Kitabın Birinci Kısmında yer almış bulunmasının nedeni, böylece Cumhuriyet savcılarının da yetkisinin dolayısıyla belirlenmiş olmasıdır.
Maddede “madde bakımından yetki” türü düzenlenmiş olup, bu hükümle Anayasanın 142 nci maddesindeki ilke de ayrıca vurgulanmaktadır.
Görevli Mahkeme Ne Demektir?
Görev, ceza davasına sulh ceza hâkimliği, asliye ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesi, çocuk mahkemesi veya kanunla kurulmuş başka bir ihtisas mahkemesinden hangisinin bakacağını ifade eder. Görev değerlendirmesi, isnat edilen fiilin hukuki niteliği ile ilgili kanunlarda yer alan görev hükümleri birlikte incelenerek yapılır.
CMK 3 tek başına hangi suçun hangi mahkemede görüleceğini sıralamaz. Genel ceza mahkemelerinin görevleri 5235 sayılı Kanunda, çocuk mahkemeleri ve diğer özel yargılama mercilerinin görevleri ise ilgili özel kanunlarda düzenlenir. Bu nedenle yalnız suç adını bilmek her zaman yeterli değildir; yürürlükteki görev hükmü de kontrol edilmelidir.
Görev ile Yetki Arasındaki Fark
Görev, davaya hangi tür veya derecedeki ceza mahkemesinin bakacağını gösterir. Yetki ise aynı tür mahkemeler arasında yer bakımından hangisinin davaya bakacağını belirler. Örneğin uyuşmazlığın asliye ceza mahkemesinde görülmesi görev, hangi il veya ilçedeki asliye ceza mahkemesinde görülmesi gerektiği ise yetki konusudur. Suç yeri ve tamamlayıcı yer kuralları CMK 12 yetkili mahkeme, suç yerinin belirlenemediği hâller ise CMK 13 özel yetki yazısında açıklanmıştır.
İş bölümü de görevden farklıdır. Aynı adliyede bulunan birden çok ceza mahkemesi arasındaki dosya dağılımı, kanuni görev ayrımını kendiliğinden değiştirmez. Somut olayda görev, yetki ve iş bölümü ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Görev Hangi Bilgilere Göre Belirlenir?
İlk değerlendirmede iddianamede anlatılan fiil, uygulanması istenen kanun maddeleri ve özel görev kuralları incelenir. Suçun hukuki niteliği, failin çocuk olup olmadığı, özel bir yargılama usulünün bulunup bulunmadığı ve kanun değişikliklerinin yürürlük tarihi sonucu etkileyebilir.
- İddianamedeki olay anlatımı ve sevk maddeleri,
- Suç tarihinde ve yargılama tarihinde yürürlükte olan görev hükümleri,
- İsnat edilen suç için öngörülen yaptırımın türü ve sınırları,
- Çocuk, fikrî ve sınai haklar veya özel kanun kapsamındaki ihtisas kuralları,
- Birlikte görülen suçlar ve sanıklar arasındaki bağlantı,
- Daha önce verilmiş görev veya birleştirme kararları
yalnız başına değil, dosyanın bütünü içinde değerlendirilir.
Görevli Mahkemeyi Kim Belirler?
Soruşturma sonunda kamu davası açılacaksa Cumhuriyet savcısı iddianameyi görevli gördüğü mahkemeye sunar. İddianamenin kabulünden sonra mahkeme, görevli olup olmadığını kendiliğinden inceler. Şüpheli, sanık, müdafi, mağdur, katılan veya vekil de görev konusunda açıklama ve talepte bulunabilir.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan tarafların “bu mahkeme davaya baksın” biçimindeki anlaşması sonuç doğurmaz. Mahkeme, taraflar ileri sürmese bile görev konusunu değerlendirmek zorundadır.
Görevsizlik Kararı ve Dosyanın Gönderilmesi
İddianamenin kabulünden sonra işin davaya bakan mahkemenin görevini aştığı veya görev alanı dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme CMK 5 görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye gönderir. Görevsizlik kararında dosyanın neden başka bir mahkemenin görevine girdiği ve gönderilecek merci açıkça gösterilmelidir.
Mahkemeler arasında olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığı doğarsa, uyuşmazlık ortak yüksek görevli mahkeme tarafından çözümlenir. Bu sürecin şartları ve çözüm mercii CMK 4 görev uyuşmazlığı yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Kanun yolu, kesinleşme ve gönderme işlemleri dosyanın bulunduğu aşamaya göre ayrıca incelenir.
Görevsiz Mahkemenin Yaptığı İşlemler Ne Olur?
Görevli olmayan hâkim veya mahkemenin yaptığı işlemler kural olarak hükümsüzdür. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan işlemler bu kuralın dışındadır. Bir işlemin yeniden yapılmasının gerekip gerekmediği, işlemin niteliği ve gecikme riskinin gerçekten bulunup bulunmadığı değerlendirilerek belirlenir.
Bu nedenle görev sorunu yalnız dosyanın başka mahkemeye gönderilmesi anlamına gelmez. Önceden toplanan delillerin, ara kararların ve yapılan usul işlemlerinin hukuki durumu da ayrı ayrı incelenmelidir.
Suçun Hukuki Niteliği Değişirse Ne Olur?
Duruşmada deliller tartışılırken fiilin hukuki niteliği iddianamedeki değerlendirmeden farklı görülebilir. Bununla birlikte yalnız suçun hukuki niteliğinin değiştiği gerekçesiyle dosyanın alt dereceli mahkemeye gönderilmesi CMK’daki özel sınırlamaya tabidir.
Öte yandan ortaya çıkan hukuki durum davaya bakan mahkemenin görevini aşıyorsa, CMK 4 ve 5 hükümleri çerçevesinde görev değerlendirmesi yapılır. Görev sorununun hangi aşamada ortaya çıktığı, verilecek kararın türünü ve kanun yolunu etkileyebilir.
Görev Kurallarının Şüpheli, Sanık ve Mağdur Açısından Önemi
Kanuni hâkim güvencesi, kişinin kanunen tabi olduğu mahkeme dışında bir merci önüne çıkarılamamasını ifade eder. Görev kuralları bu güvencenin ceza muhakemesindeki temel araçlarından biridir. Savunma, görevsizlik iddiasını dosyanın erken aşamasında gerekçeleri ve ilgili kanun hükümleriyle sunabilir.
Mağdur ve katılan bakımından da dosyanın görevli mahkemede görülmesi; taleplerin değerlendirilmesi, delillerin tartışılması ve yargılamanın gereksiz yere uzamaması açısından önem taşır. Koruma tedbirlerinde ise işlemi yapmaya yetkili hâkim veya mahkemenin ayrıca kontrol edilmesi gerekir. Bu ayrımın uygulamadaki örnekleri tutuklama ile yakalama ve gözaltı yazılarında görülebilir.
Sonuç
CMK 3 görevli mahkeme kuralı, ceza davasının kanunun belirlediği yargı merciinde görülmesini güvence altına alır. Görev değerlendirmesinde suçun adıyla yetinilmemeli; fiilin anlatımı, uygulanacak kanun maddeleri, özel görev hükümleri, kişinin yaşı, bağlantılı dosyalar ve geçiş kuralları birlikte incelenmelidir.
Yanlış görev değerlendirmesi dosyanın başka mahkemeye gönderilmesine, bazı işlemlerin yeniden yapılmasına ve yargılamanın uzamasına yol açabilir. Bu nedenle görev sorunu, iddianamenin kabulünden itibaren dosyanın bütününe göre ve güncel mevzuat üzerinden değerlendirilmelidir.
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
- Mevzuat Bilgi Sistemi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu.
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat, 5235 sayılı Kanun.
- Türk Hukuk Sitesi, CMK Madde 3 gerekçesi.
Av. İltan Ekmekçioğlu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

