Şikayete Bağlı Suçlar TCK 73

Şikâyete bağlı suçlar (TCK m.73), soruşturma ve kovuşturmanın mağdurun talebine bağlı olduğu suç tipleridir. Yetkili kişi, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde başvurmazsa kovuşturma açılamaz; hakarette bu süre fiilin gerçekleşmesinden 2 yılı geçemez (7531/14 md., 07.11.2024). Birden fazla şikâyet hakkı sahibinden biri süreyi kaçırsa diğerleri etkilenmez (m.73/3). Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme infaza engel değildir (m.73/4). İştirakte birinden vazgeçme tüm sanıkları kapsar (m.73/5); vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık etkilenmez (m.73/6). Şahsi haklardan da vazgeçilmişse artık hukuk mahkemesinde dava açılamaz (m.73/7). Mahkeme CMK m.223/8 uyarınca düşme kararı verir. Ceza avukatı kadromuzla yanınızdayız 

Şikayete Bağlı Suçların Tanımı

Şikayete bağlı suçlar, mağdurun veya suçtan zarar gören kişinin iradesine bağlı olarak soruşturma ve kovuşturmanın başlatıldığı suç türleridir. Bu suçlar genellikle bireylerin özel alanlarına, onurlarına veya mülkiyetlerine yönelik olup, kamu düzeninden çok bireyin kişisel haklarını ilgilendirir. Bu nedenle, devlet bu tür suçlarda mağdurun talebi olmadan harekete geçmez.

Şikayete Bağlı Suçların Özellikleri

  • Mağdur İradesi Önceliklidir: Şikayet, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesini ifade eder.
  • Süre Sınırı Bulunur: TCK Madde 73’e göre, şikayet hakkı, suçun işlendiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır.
  • Devletin Müdahalesi Sınırlıdır: Şikayet bulunmadığı takdirde, soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

TCK Madde 73’ün Hükümleri

TCK Madde 73, şikayete bağlı suçlarla ilgili olarak şu düzenlemeleri içerir:

  1. Şikayet Süresi (Madde 73/1):
    Şikayet hakkı, suçun işlendiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır. Sürenin başlangıcı, mağdurun suçu ve faili öğrendiği tarih olarak belirlenmiştir.
  2. Şikayetin Şekli (Madde 73/2):
    Şikayet, mağdurun yetkili makamlara başvurarak soruşturma yapılmasını talep etmesiyle gerçekleşir. Yazılı veya sözlü şikayetler kabul edilir.
  3. Şikayetten Vazgeçme (Madde 73/4):
    Mağdur, yargılama süreci boyunca şikayetinden vazgeçebilir. Ancak kovuşturma aşamasına geçildikten sonra şikayetten vazgeçme, failin rızasına bağlıdır.
  4. Hak Düşümü (Madde 73/1):
    Şikayet hakkı, süresi içinde kullanılmadığında, bu hak sona erer ve failin cezalandırılması mümkün olmaz.
  5. Birden Fazla Mağdurun Olduğu Durumlar (Madde 73/3):
    Şikayet hakkı, her mağdur için ayrı ayrı değerlendirilir. Bir mağdurun şikayet hakkını kullanması, diğer mağdurların haklarını etkilemez.

Şikayete Bağlı Suçların Kapsamı

TCK’da şikayete bağlı suçlar, genellikle bireylerin özel hayatına, kişisel haklarına veya mal varlıklarına yönelik işlenen suçlar arasında yer alır. Bu suçlar şu başlıklar altında toplanabilir:

1. Kişilere Karşı Suçlar

Kişilerin onuru, özel hayatı veya huzuruna yönelik işlenen bazı suçlar şikayete bağlıdır:

a. Hakaret (TCK Madde 125)

  • Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunulması durumunda işlenir.
  • Şikayete bağlıdır; mağdurun talebi olmadan soruşturma açılmaz.

b. Tehdit (TCK Madde 106/1)

  • Failin, mağdura haksız bir zarara uğratılacağı tehdidinde bulunması durumudur.
  • Basit tehdit suçlarında şikayet aranır.

c. Konut Dokunulmazlığının İhlali (TCK Madde 116)

  • Başkasının konutuna izinsiz girilmesi veya konutta kalmaya devam edilmesi.
  • Bu suçun basit hali şikayete tabidir.

d. Huzur ve Sükûnu Bozma (TCK Madde 123)

  • Telefon, mesaj veya farklı iletişim araçlarıyla bir kişinin rahatsız edilmesi.
  • Bu suç türü de mağdurun şikayetine bağlıdır.

e. Cinsel Taciz (TCK Madde 105)

  • Bir kişinin, başka birine rahatsız edici cinsel davranışlarda bulunması durumunda ortaya çıkar.
  • Soruşturma ve kovuşturma şikayet şartına bağlıdır.

2. Mal Varlığına Karşı Suçlar

a. Hırsızlık (Basit Hali – TCK Madde 141)

  • Hırsızlık suçunun basit şekli, şikayete bağlı olarak soruşturulur.

b. Mala Zarar Verme (TCK Madde 151)

  • Başkasına ait bir malın kasten tahrip edilmesi, yok edilmesi veya kullanılamaz hale getirilmesi.
  • Bu suçun basit hali mağdurun şikayeti üzerine kovuşturulur.

3. Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar

a. Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (TCK Madde 135)

  • Bir bireyin kişisel bilgilerinin, rızası olmadan kaydedilmesi durumudur.
  • Soruşturma, mağdurun şikayeti ile başlatılır.

b. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK Madde 134)

  • Özel yaşamın gizliliğinin ihlali, kişilerin özel alanlarına müdahale edilmesi ile gerçekleşir.
  • Özel görüntülerin veya seslerin izinsiz kaydedilmesi ve paylaşılması da bu kapsamda değerlendirilir.

4. Diğer Şikayete Bağlı Suçlar

a. Dolandırıcılık (Basit Hali – TCK Madde 157)

  • Dolandırıcılık suçunun basit hali, mağdurun şikayeti üzerine kovuşturulur.

b. Güveni Kötüye Kullanma (TCK Madde 155)

  • Bir kimsenin kendisine emanet edilen malı kötüye kullanması.
  • Bu suçun basit hali şikayete bağlıdır.

c. Basit Yaralama (TCK Madde 86/2)

  • Kasten yaralamanın basit şekli, şikayete bağlıdır.

Şikayet Süreci ve Usul

Şikayete bağlı suçlarla ilgili süreç, TCK ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümleri çerçevesinde yürütülür.

1. Şikayetin Yapılması

  • Şikayet, yetkili makamlara sözlü veya yazılı olarak yapılabilir.
  • Yetkili makamlar arasında polis, jandarma ve savcılık yer alır.

2. Şikayet Süresi

  • Suçun öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayet hakkı kullanılmalıdır.
  • Bu süre hak düşürücü bir süre olup, süresi içinde yapılmayan şikayet hakkı sona erer.

3. Şikayetin Geri Alınması

  • Mağdur, yargılama süreci içinde şikayetinden vazgeçebilir. Ancak kovuşturma aşamasında, failin rızası olmadan vazgeçme geçerli olmaz.

4. Şikayetin Etkileri

  • Şikayet edilmediği takdirde soruşturma başlatılmaz.
  • Şikayet geri alındığında dava düşer.

TCK Madde 73’ün Uygulamadaki Önemi

TCK Madde 73, bireylerin haklarını kamu müdahalesinden önce kendi iradeleriyle koruma yolunu açar. Bu durum, özellikle özel hayatın gizliliği ve kişisel hakların ihlaliyle ilgili durumlarda önem taşır.

Bireysel Hakların Korunması

  • Mağdurun iradesine bağlı olarak, devletin müdahalesi sınırlanır.
  • Özellikle özel hayatın gizliliği gibi hassas alanlarda, mağdurun şikayeti şarttır.

Adli Sistem Yükünün Azaltılması

  • Şikayete bağlı suçlar sayesinde, gereksiz soruşturmalar engellenir.
  • Kamu kaynakları daha ciddi ve kamuyu ilgilendiren suçlar için kullanılır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Şikâyet süresi ne zaman başlar?

TCK m.73/2: “Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.” Yani sürenin başlangıcı için iki koşul birlikte aranır:

  • Fiili öğrenme: Mağdur, kendisine karşı işlenen suçun gerçekleştiğini fiilen bilmelidir.
  • Faili öğrenme: Suçun kim tarafından işlendiğini de öğrenmiş olmalıdır.

Bu iki bilginin birlikte edinildiği gün, 6 aylık sürenin başlangıç tarihidir. Sadece fiili bilmek (örn. e-postaya birinin sızdığını fark etmek) yetmez; fail kimliği de belirlenmelidir. Süre zamanaşımını aşamaz: failin kim olduğu hiç öğrenilemese bile TCK m.66 dava zamanaşımı süresinde kovuşturma yapılması gerekir.

Yargıtay 12. CD’nin 2022/6905 E., 2025/1319 K. sayılı kararı bu noktayı somutlaştırmıştır: Sanığın katılana ait özel hayata ilişkin görüntüleri yetişkin içerikli sitede yayınladığı özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134/2) olayında, 6 aylık yasal şikâyet süresi içerisinde şikâyette bulunulmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi TCK m.73 ve CMK m.223/8 uyarınca DÜŞME kararı vermiş; mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarih sürenin başlangıcı olarak hesaplanmıştır.

Yargıtay 12. CD’nin 2024/341 E., 2026/1069 K. sayılı kararı taksirle yaralama olayında aynı kuralı uygulamış; m.73/1 ve CMK m.223/8 uyarınca düşme kararı verilmiştir. Yargıtay 4. CD’nin 2021/16489 E., 2023/23514 K. kararında ise mesajların tarihleri tek tek incelenmiş, 6 aylık şikâyet süresi geçmeden şikâyette bulunulduğu tespit edilerek mahkûmiyet onanmıştır.

2. Hakarette 2 yıllık üst sınır nedir?

TCK m.73/2’ye eklenen yeni cümle (07.11.2024 tarihli 7531/14 md.): “Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.”

Bu düzenleme getirdiği önemli değişiklik: Klasik kuralda 6 aylık süre fiili ve faili öğrendiği günden başlardı; failin kimliği uzun süre saklı kalmışsa süre işlemezdi. 7531 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, hakaret suçlarına mutlak bir 2 yıllık üst tavan koymuştur:

  • 6 aylık süre hâlâ uygulanır (öğrenmeden itibaren).
  • 2 yıllık süre ise fiilin gerçekleştiği günden itibaren işler.
  • Hangisi önce dolarsa şikâyet hakkı sona erer.

Pratik etki: Sosyal medyada anonim hesaplardan yapılan hakaretler, geç tespit edilen mesajlar ya da yıllar sonra ortaya çıkan eski yazışmalar bakımından 2 yıllık üst sınır kesinlikle uygulanır. Fail kimliği geç tespit edilse dahi, fiil tarihinden 2 yıl geçmişse şikâyet süresi kaçırılmış sayılır ve dava açılamaz.

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret ise TCK m.131/1 uyarınca şikâyete tabi değildir, resen kovuşturulur; 2 yıllık üst sınır bu hâlde uygulanmaz. Düzenleme fiili 07.11.2024 sonrasında işlenen hakaretler için doğrudan; daha önce işlenen ve şikâyet süresi devam eden olaylarda da lehe kanun (TCK m.7/2) olarak uygulanır.

3. Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Evet, vazgeçme şikâyete bağlı suçlarda davayı kural olarak düşürür. TCK m.73/4: “Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” Mahkeme CMK m.223/8 uyarınca düşme kararı verir.

Vazgeçme açık, kesin ve şartsız olmalıdır; yazılı dilekçe, duruşmada beyan veya tutanağa geçirilen ifade kabul edilir.

Yargıtay 12. CD’nin 2023/963 E., 2026/2366 K. sayılı kararı bu kuralı uygulamıştır: Sanığın mağdure ile seviştiği görüntüyü mağdureye gönderdiği olayda mağdure, kovuşturma sırasında sanığın da hazır olduğu duruşmada şikâyetten vazgeçmiş; mahkeme TCK m.73/4 ve CMK m.223/8 uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar vermiştir.

Yargıtay 4. CD’nin 2025/12323 E., 2026/2990 K. sayılı kararında ise mağdur 08.03.2024 tarihli dilekçe ile şikâyetinden vazgeçmiş, ancak ilk derece mahkemesi sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğini sormadan mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, TCK m.73/4-6 ve CMK m.223/8 uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasını kanun yararına bozma sebebi yapmıştır. Yargıtay 12. CD’nin 2025/6377 E., 2026/2718 K. kararı da kovuşturma evresinde mağdurun vazgeçmesi hâlinde CMK m.223/8 düşme kararını zorunlu kılmıştır.

4. Hüküm kesinleştikten sonra vazgeçilirse ne olur?

Hüküm kesinleştikten sonra şikâyetten vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. TCK m.73/4 son cümle: “hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.”

Zaman çizelgesi olarak:

  • Soruşturma evresinde vazgeçme → Cumhuriyet savcılığı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir.
  • Kovuşturma evresinde (yargılama sürerken) vazgeçme → Mahkeme CMK m.223/8 uyarınca düşme kararı verir.
  • Hüküm verildi ancak henüz kesinleşmedi (istinaf-temyiz aşaması) → vazgeçme etkilidir, üst mahkeme düşme kararı verir.
  • Hüküm kesinleşti → vazgeçme etkisizdir, ceza infaz edilir; cezaevinde bile olan hükümlü için mağdurun vazgeçmesi sonuç doğurmaz.

Yargıtay 4. CD’nin 2025/11114 E., 2026/2954 K. sayılı kararı bu kritik zamanlama noktasını işlemiştir: İlk derece mahkemesi 24.12.2024 tarihinde sanığı hakaret ve tehdit suçlarından mahkûm etmiş; mağdur vekili 31.01.2025 tarihinde şikâyetten vazgeçme dilekçesi vermiştir. Karar sanığa 17.01.2025 tarihinde tebliğ edilmiş; vazgeçme tarihinde henüz kesinleşmemiştir. Yargıtay, şikâyetten vazgeçmenin karar kesinleşinceye kadar mümkün olduğunu vurgulayıp ilk derece mahkemesinin TCK m.73/4 uyarınca düşme yerine mahkûmiyet hükmünü sürdürmesini kanun yararına bozma sebebi yapmıştır.

Pratikte savunma için: İstinaf ve temyiz süresinin sonuna kadar mağduru vazgeçmeye ikna etmek, kesinleşme sonrası işe yaramaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hallerinde de CMK m.231/8 uyarınca denetim süresi içinde mağdurun vazgeçmesi düşme sonucu doğurur.

5. İştirakte birinden vazgeçme diğerlerini etkiler mi?

Evet — şikâyetten vazgeçme bölünemez, tüm iştirakçileri kapsar. TCK m.73/5: İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.” Bu kural “şikâyetin bölünmezliği” ilkesi olarak adlandırılır ve azmettiren, yardım eden, müşterek fail ayrımı gözetilmez.

Pratik sonuçlar:

  • Mağdur, üç sanıktan yalnızca bir tanesi lehine vazgeçtiğini açıklasa bile, vazgeçme otomatik olarak diğer iki sanığı da kapsar.
  • Mağdur “sadece A için vazgeçiyorum, B ve C için şikâyetçiyim” diyemez; bu beyan hukuken bütünüyle vazgeçme sayılır.
  • Bu kural mağdurun iradesinin korunması için değil, failler arasında adaletin sağlanması için konulmuştur.

TCK m.73/6 istisnası: “Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.” Yani sanık vazgeçmeyi kabul etmediğini açıkça beyan ederse, kendi adına yargılamanın devamını isteyebilir; bu durumda kendisi vazgeçmenin etkisi dışında kalır. Sanığın bu hakkı, beraat alma olasılığını koruma amacındadır — düşme kararı sabıkadan farklı değerlendirilebileceği için sanık beraat lehine yargılamayı sürdürmek isteyebilir.

Yargıtay 4. CD’nin 2025/12323 E., 2026/2990 K. sayılı kararı bu istisnayı uygulamıştır: Mağdur 08.03.2024 tarihli dilekçe ile şikâyetinden vazgeçmiş; “sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanın da bulunmadığı” açıkça vurgulanarak TCK m.73/4-6 ve CMK m.223/8 uyarınca davanın düşmesi gerektiği belirtilmiştir. Pratikte: mahkeme, mağdurun vazgeçmesini öğrendiğinde sanığa kabul edip etmediğini sormalıdır; bu soru sorulmadan verilen mahkûmiyet hükmü bozma sebebidir.

6. Şahsi haklardan vazgeçme hukuk davasını engeller mi?

Evet — şahsi haklardan açıkça vazgeçilmişse hukuk mahkemesinde tazminat davası açılamaz. TCK m.73/7: “Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikâyetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.”

Üç koşulun birlikte aranması gerekir:

  1. Ceza davasının düşmesi mağdurun şikâyetten vazgeçmesinden kaynaklanmalı,
  2. Mağdur vazgeçme sırasında şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca beyan etmiş olmalı,
  3. Beyanın açık, kesin ve şartsız olması gerekir.

Önemli: Salt şikâyetten vazgeçme otomatik olarak hukuk davasını engellemez. Mağdur “şahsi haklarımdan da vazgeçiyorum”, “hukuk hakkım da saklı değildir” gibi özel bir beyan vermelidir. Bu beyan yoksa, mağdur ceza davası düştükten sonra hukuk mahkemesinde maddi-manevi tazminat, vekalet ücreti, yargılama giderleri için bağımsız dava açabilir.

Pratik uygulama:

  • Dilekçede beyan: “Şikâyetimden vazgeçiyorum, şahsi haklarım saklıdır” → hukuk davası açılabilir.
  • Dilekçede beyan: “Şikâyetimden ve şahsi haklarımdan da vazgeçiyorum” → hukuk davası açılamaz.
  • Sessiz vazgeçme (sadece şikâyetten vazgeçme beyanı) → hukuk hakları saklı kabul edilir (yorumla mağdur lehine).

Bu hüküm özellikle uzlaşma görüşmeleri ve sulh yoluyla çözüm süreçlerinde önemlidir. Mağdur taraf, maddi tazminat almadan salt sanıkla anlaşıp şikâyetten vazgeçecekse, şahsi haklarını saklı tutması sonradan tazminat davası açma imkanını korur. Aksi takdirde, ceza davasının düşmesi karşılığında hukuk davası hakkından da fiilen feragat etmiş olur.

Yargıtay 4. CD’nin 2021/8956 E., 2021/13803 K. sayılı emsal kararında HAGB kararının kesinleştiği ancak mağdurun 11/10/2018 tarihli duruşmada usulüne uygun olarak şikâyetten vazgeçtiği durumda, TCK m.73/4 ve CMK m.223/8 uyarınca davanın düşmesi gerektiği belirtilmiş; bu çerçevede yapılan kanun yararına bozma ile düşme kararı sağlanmıştır. Şahsi haklar konusu ise her olayda dilekçedeki ifadenin yorumlanması ile çözülür.

Kaynaklar:

Av. iltan Ekmekçioğlu

ceza avukatıCeza Hukukuceza hukuku avukatışikayete bağlı suçlarTCK 73
Önceki yazı
Organ ve Doku Ticareti (TCK 91)
Sonraki yazı
Ceza Zamanaşımı (TCK 68)