SPK Soruşturmasında Malvarlığına Elkoyma ve TMSF’ye Devir

SPK soruşturmasında malvarlığına elkoyma, kişinin suçlu bulunduğu veya şirketin mülkiyetinin kesin olarak TMSF’ye geçtiği anlamına gelmez. İlk yapılacak iş, banka ya da sicilde uygulanan kısıtlamanın dayanağını ve kararın tam örneğini edinmektir. SPK’nın idari tedbiri, ceza hâkiminin elkoyma kararı ve TMSF’nin kayyım sıfatıyla yaptığı işlem aynı başvuruyla incelenmez. Kararın türü, öğrenilme tarihi ve etkilenen hakkın kime ait olduğu birlikte belirlenmelidir.
Bu yazı; hesabına, taşınmazına veya şirket payına tedbir konulan kişi, şirket ortağı, yönetici ve üçüncü kişi alacaklı için pratik bir yol haritasıdır. Yatırımcıların alacak ve iade seçenekleri ayrıca ele alınmıştır. Basın açıklamasındaki “elkonuldu” veya “TMSF’ye devredildi” ifadesiyle yetinmek, yanlış makama başvurmaya ve süre kaybına yol açabilir.
SPK incelemesi ile ceza soruşturması nasıl ayrılır?
SPK, sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumludur. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.99 ve 101 kapsamında izinsiz faaliyetlere, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı şüphesine karşı farklı tedbirler gündeme gelebilir. İşlem yasağı, faaliyet kısıtlaması veya erişimin engellenmesi, ceza muhakemesindeki malvarlığına elkoymayla özdeş değildir.
SPKn m.115, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturmayı Kurulun Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlar. Bu muhakeme şartı, TCK kapsamındaki her suç için genel bir izin şartı değildir. SPK’nın inceleme raporu ve suç duyurusu da mahkûmiyet kararı sayılmaz. Savcılık soruşturması ile idari incelemenin dosya numaraları ayrı kaydedilmelidir.
SPKn m.128 ile CMK m.128 farklı hükümlerdir. İlki Kurulun görev, yetki ve sorumluluklarını; ikincisi taşınmaz, hak ve alacaklara elkoymayı düzenler. “SPK dosyası var” açıklaması, CMK’nın aradığı şartların yerine geçtiği anlamına gelmez. Birden fazla suç isnadı varsa tedbirin hangi suç ve özel hükme dayandırıldığı açıkça incelenmelidir.
CMK 128 kapsamında elkoymanın şartları nelerdir?
CMK m.128 bakımından soruşturulan suçun işlendiğine ve belirlenen malvarlığının bu suçtan elde edildiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe aranır. Maddenin ikinci fıkrasındaki suç kapsamı veya uygulanabilir özel kanuni dayanak ayrıca kontrol edilir. Yalnız piyasa dolandırıcılığı isnadından hareketle bütün CMK tedbirlerinin kendiliğinden uygulanabileceği söylenemez.
Genel m.128 rejiminde suçtan elde edilen değere ilişkin, ilgisine göre kanunda gösterilen kurumdan rapor alınması gerekir. Dokuzuncu fıkra uyarınca bu maddeye göre elkoymaya ancak hâkim karar verir. Bu nedenle SPK raporu, bankanın yazısı veya savcının talebi tek başına aynı nitelikte değildir. Özel kanunun farklı usul getirdiği iddia ediliyorsa o hükmün şartları ve somut kararla ilişkisi gösterilmelidir.
Tedbir; banka hesapları, taşınmazlar, taşıtlar, şirket payları, hak ve alacaklar gibi değerleri kapsayabilir. Her varlık yönünden sahiplik, edinme tarihi, ödeme kaynağı ve suç geliri bağlantısı araştırılır. CMK 128 malvarlığına elkoyma koşulları, hesabın tamamı ile belirli bir tutar arasındaki ölçülülük incelemesi bakımından da önemlidir.
Örneğin yıllar önce mirasla edinilmiş taşınmazla, soruşturulan işlemler döneminde şüpheli transferlerle alınmış taşınmaz aynı açıklamayla değerlendirilemez. Ancak edinme tarihinin eski olması da her olası tedbiri kendiliğinden geçersiz kılmaz. Kararın hukuki dayanağı, iddia edilen suç geliri ve dosyadaki mali analiz birlikte okunmalıdır.
Banka blokesi ve CMK 128/A ile karıştırmayın
Mobil bankacılıktaki “bloke” uyarısı işlemin hukuki türünü göstermez. Bankanın güvenlik incelemesi, icra haczi, adli elkoyma ve başka mevzuata dayanan kısıtlama farklı olabilir. Bankadan, paylaşılabilen bilgiler kapsamında, kararı veren makamı, tarih ve numarayı, etkilenen hesapları ve tutarı yazılı olarak isteyin. Adli kararı banka şubesinin kendiliğinden kaldırmasını beklemeyin.
CMK m.128/A ise maddede sayılan belirli bilişim bağlantılı suçlarda hesabın ilgili mali kurumca kırk sekiz saate kadar askıya alınmasını ve devamındaki özel elkoyma usulünü düzenler. Bu süre genel bir SPK itiraz süresi değildir. m.128/A’daki rapor istisnası veya acil savcılık işlemleri, şartları incelenmeden m.128 kapsamındaki bütün varlıklara taşınamaz.
İlk gün hangi belgeler toplanmalı?
Öncelik, kısıtlamanın ekonomik etkisini anlatmadan önce kararın kapsamını belirlemektir. Karara erişim sınırlaması varsa bilinen tebligat, banka bildirimi ve mülkiyet belgeleri korunmalı; dosya inceleme imkânı hukuki sıfata göre değerlendirilmelidir. UYAP’ta belgenin görünmemesi, karar bulunmadığını kanıtlamaz.
- Elkoyma veya kayyım kararının tam örneği; soruşturma ve değişik iş numaraları
- Kararın öğrenildiği veya tebliğ edildiği tarihi gösteren kayıtlar
- Hesap hareketleri, dekontlar ve tedbirin bankadaki uygulama bildirimi
- Tapu, ruhsat, pay defteri, sicil ve varsa MKK kayıtları
- Satış, kredi, miras veya ticari ilişki belgeleri; gerçek ödeme zinciri
- Önceki talepler, kararlar ve yeni mali raporlar
Her varlığı ayrı satırda gösteren bir çizelge hazırlayın: kim adına kayıtlı, ne zaman edinilmiş, bedel nereden gelmiş, hangi belge bunu doğruluyor? Eksik kaydı tahminle tamamlamayın. Sonradan düzenlenmiş sözleşme veya gerçeğe aykırı açıklama savunmayı güçlendirmez; ayrıca hukuki risk yaratır.
Elkoymaya itiraz süresi ve başvuru mercii
CMK m.267–268 kapsamındaki itirazda, kanunda ayrı hüküm yoksa süre ilgilinin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır. Dilekçe kararı veren mercie sunulur; inceleme mercii kararın hangi makamdan çıktığına göre belirlenir. Sadece eski kaynaklardaki yedi günlük bilgiyle hareket edilmemeli; kararın kanun yolu bildirimi ve uygulanacak özel hüküm kontrol edilmelidir.
İtirazda kararın tarih ve numarası, başvuranın sıfatı, etkilenen varlıklar, hukuka aykırılık nedenleri ve istenen sonuç açıklanır. Suç kapsamı, rapor şartı, somut şüphe, malvarlığı bağlantısı ve ölçülülük ayrı başlıklarda belgelenebilir. Banka, tapu veya sicil kaydındaki uygulama kararın sınırını aşmışsa bu fark da gösterilmelidir.
İtiraz verilmesi tedbiri kendiliğinden durdurmaz. CMK m.269 uyarınca yerine getirmenin geri bırakılması ayrıca kararlaştırılabilir. Koşullar değişmişse CMK m.131 kapsamında iade veya kaldırma istemi de değerlendirilir. Süresi geçmiş bir itirazın yerine yeni talep sunulabileceğini düşünerek ilk süre ihmal edilmemelidir.
Şirketin malı ile ortağın payı aynı değildir
Ortağın şirket payı, şirketin banka hesabı ve şirket adına kayıtlı taşınmaz birbirinden ayrı değerlerdir. Ortağın şüpheli olması şirketin bütün varlıklarını otomatik olarak kişisel malı hâline getirmez. Kararda paylara mı, belirli varlıklara mı yoksa yönetim yetkilerine mi müdahale edildiği belirlenmelidir. Şirketler grubunda bulunmak da tek başına her şirketi aynı hukuki konuma sokmaz.
Şirket adına başvuran kişinin temsil yetkisi ayrıca belgelenmelidir. Sanığın kişisel savunmasıyla şirketin menfaati çatışabilir. CMK 249 kapsamında tüzel kişinin temsili, ortakların ve şirketin taleplerinin neden ayrı hazırlanması gerekebileceğini açıklar. Sadece ortak olmak, şirket adına her işlemi yapma yetkisi vermez.
Üçüncü kişiler haklarını nasıl koruyabilir?
Malın şüpheliden başka kişinin elinde bulunmasıyla gerçekten üçüncü kişiye ait olması aynı durum değildir. CMK m.128, şüpheliye ait olduğu somutlaştırılan değerin başkasının zilyetliğinde bulunmasını ayrıca düzenler. Gerçek malik; edinme belgesi, ödeme kaynağı, teslim ve kullanım kayıtlarıyla kendi hakkını ortaya koymalıdır. Akrabalık veya ticari yakınlık tek başına mülkiyetin kime ait olduğunu çözmez.
İpotek, rehin veya alacak iddiası bulunan kişi hakkın doğum tarihini, geçerliliğini ve tedbirden nasıl etkilendiğini açıklamalıdır. Şirketten alacaklı olmak, şirketin her varlığının doğrudan kendisine iadesini isteme hakkı vermez. Mülkiyet iddiası, teminat hakkı ve kişisel alacak ayrı taleplerdir. İyi niyetin yalnız sözle ileri sürülmesi yerine gerçek işlem belgeleri sunulmalıdır.
Kayyım atanması ve TMSF’ye devir ne anlama gelir?
CMK m.128/10, elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde yönetim için kayyım atanmasını; m.133 ise şirket faaliyeti çerçevesindeki suç şüphesinde şirket yönetimine kayyım tayinini düzenler. İkinci durumda suç kapsamı, kuvvetli şüphe ve maddi gerçeğe ulaşmak için gereklilik incelenir. Şirkete kayyım atanmasının şartları ile belirli malın muhafazası aynı değerlendirme değildir.
Atama kararında mevcut yönetimin işlemlerinin kayyım onayına mı bağlandığı, yönetim yetkilerinin mi devredildiği ve payları idare yetkisinin bulunup bulunmadığı okunmalıdır. Geçici yönetim, şirketin kapatılması veya mülkiyetin kesin devri demek değildir. Bununla birlikte özel mevzuat, kayyıma satış ve tasfiye yetkileri verebilir; “geçici olduğu için hiçbir varlık satılamaz” varsayımı da yanlıştır.
7145 sayılı Kanun geçici m.2, 7539 sayılı Kanunla 2025’te eklenen özel düzenlemedir. TCK m.282, 314, 315 veya 6415 sayılı Kanun m.4 kapsamındaki suçlarda belirtilen kuvvetli şüphe ve kayyım kararı şartlarıyla TMSF’nin atanabilmesini düzenler. Yürürlükten itibaren beş yıllık uygulama imkânı, her şirketin beş yıl yönetileceği anlamına gelmez. Bu yol her sermaye piyasası suçuna otomatik olarak uygulanmaz.
Bu özel rejimde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndaki yetkiler kıyasen uygulanır; yönetim, satış ve tasfiye bakımından ayrıca hükümler vardır. Aynı düzenlemede, kapsamdaki şirket veya değerler üzerindeki CMK m.128 elkoyma ve tedbir kararlarının kayyım yetkisinin TMSF’ye devriyle kendiliğinden kalkması öngörülür. Bu sonuç eski yönetimin yeniden serbestçe tasarruf edebilmesi değildir; TMSF kayyımlığı devam eder.
TMSF işlemine karşı her başvuru ceza hâkimine mi yapılır?
Hayır. Kayyım atama veya elkoyma kararına yönelik başvuruyla, kayyımın daha sonraki yönetim ve satış işlemine yönelik dava ayrıdır. Özellikle 7145 sayılı Kanun geçici m.2/3, bu kapsamdaki TMSF kayyımlık karar ve işlemlerine karşı davalarda Fon merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerini gösterir. Genel CMK m.133/3 düzenlemesiyle bu özel hüküm karıştırılmamalıdır.
İdari işlem, şirketin özel hukuk işlemi ve adli karar bakımından görev, süre ve geçici koruma talebi farklılaşabilir. Bu nedenle “TMSF’ye itiraz ettim” demek yeterli değildir. Hangi tarihli işlemin hangi sonucu hedefleniyor, dava açma süresi ne zaman başladı ve yürütmenin durdurulması veya başka koruma gerekli mi soruları somut belge üzerinden cevaplandırılmalıdır.
Yatırımcı ve alacaklı parasını otomatik alır mı?
TMSF’nin kayyım olması, şirketin bütün borçlarını kendi kaynaklarından ödemeyi üstlenmesi değildir. 5411 sayılı Kanun m.63 kapsamındaki mevduat ve katılım fonu sigortası, yatırım kaybı ve kayyımlıktan farklıdır. Hak sahibi; borçluyu, alacağın dayanağını, tutarını, vadesini ve varsa teminatını belirlemelidir. İlan edilmiş alacak bildirim veya tasfiye süreci varsa gerçek ilandaki merci, belgeler ve süreler izlenir; bütün dosyalar için ortak başvuru formu veya ödeme takvimi yoktur.
Yatırımcı Tazmin Merkezi koruması ise SPKn m.82–85 çerçevesinde tazmin kararı verilen yatırım kuruluşunun kapsamdaki nakit ödeme veya sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğüne ilişkindir. Piyasa fiyatındaki düşüş ve yatırım danışmanlığından kaynaklanan zarar genel olarak bu koruma kapsamında değildir. Hak sahipliği, istisnalar ve güncel tazmin sınırı ayrıca kontrol edilir; kayyım ataması YTM ödemesini otomatik başlatmaz.
Suçtan zarar gören bakımından CMK m.131/2’deki iade şartları ayrıca incelenir. Ceza dosyasına başvurmak bütün alacak davalarının ve zamanaşımı sürelerinin yerini tutmaz. Alacak kaydı, dava, icra ve varsa dava şartı arabuluculuk somut ilişkiye göre değerlendirilmelidir. Olay sahte platforma para gönderilmesine dayanıyorsa sahte forex platformunda kalan para için başvuru yolları ayrıca ele alınmalıdır.
Son kontrol: ne talep ettiğiniz açık mı?
SPK soruşturmasında malvarlığına elkoyma dosyasında talep; kararın kaldırılması, kapsamın belirli varlık veya tutarla sınırlandırılması, koşulları varsa iade yahut belirli yönetim işleminin denetimi olabilir. Zorunlu çalışan ödemeleri veya ticari faaliyetin kesilmesi ileri sürülüyorsa tutarlar ve belgeler sunulmalıdır. Teminat verilmesinin her dosyada kaldırma sağlayan genel bir hak olduğu varsayılmamalıdır.
Elkoyma ile TCK m.54–55 kapsamındaki müsadere farklıdır; müsadere kararı ayrı koşullara ve kanun yollarına tabidir. Mevcut kararı etkisiz bırakmak için mal kaçırmak yerine doğru hukuki başvuru yapılmalıdır. Ödeme isteyen kişinin resmî sıfatını bağımsız kanaldan doğrulayın; “TMSF dosyanızı açıyoruz” denilerek kişisel hesaba para veya şifre istenmesine güvenmeyin.
Güncelleme: 1 Ekim 2026. Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir. Karar, suç isnadı, öğrenme tarihi ve mali kayıtlar görülmeden kesin kaldırma, tazminat veya para iadesi sonucu vaat edilemez.
Malvarlığına elkoyma ve TMSF işlemleri, bir yatırım fonunun olağan tasfiyesiyle karıştırılmamalıdır. Fon yatırımcısının ara ödeme talepleri için tasfiye edilen yatırım fonunda ara ödeme ve hak arama yolları, farklı sermaye piyasası başvuruları için sermaye piyasası ve yatırım uyuşmazlıkları rehberleri sayfalarına bakabilirsiniz.
Mevzuat ve resmî kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: m.128, 128/A, 131, 133, 249 ve 267–269.
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, SPK’nın yayımladığı metin: m.82–85, 99, 101, 115 ve 128.
- 7145 sayılı Kanun: 7539 sayılı Kanun m.7 ile eklenen geçici m.2.
- 5411 sayılı Bankacılık Kanunu: m.63.
- YTM, Koruma Kapsamı; yıllık tazmin sınırı ayrıca güncel duyurudan kontrol edilmelidir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: m.54–55.
