İçeriğe geç

TCK 160 Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf Suçu

TCK 160 kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçu, başkasına ait eşyanın fail tarafından alınmasıyla değil; kaybolma veya hata nedeniyle zaten sahibinin zilyetliğinden çıkmış eşya üzerinde iade ya da bildirim yapılmadan malik gibi davranılmasıyla oluşur. Bulunan eşyanın gerçekten kayıp mı, unutulmuş mu, yoksa terk edilmiş mi olduğu; failin eşyanın durumunu bilip bilmediği ve sonrasında ne yaptığı somut delillerle belirlenir.

Uygulamada Sıkça Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 160 Güncel Madde Metni

Resmî kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.160. Aşağıdaki hüküm 3 Kasım 2026 tarihinde erişilen yürürlükteki resmî metinle karşılaştırılmıştır. Suç tarihindeki hüküm ve lehe kanun değerlendirmesi somut dosyada ayrıca yapılır.

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf Madde 160 – (1) Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

TCK 160 İlk Kabul Gerekçesi ve Değişiklik Durumu

Okuma notu: Aşağıdaki gerekçe, maddenin ilk kabulündeki açıklamadır. Güncel hükmün yerine geçmez; sonraki kanun değişiklikleri ve kanun teklifleri bu metinle karıştırılmamalıdır.

“Kaybedilmiş olması nedeniyle sahibinin zilyetliğinden çıkmış olan eşyayı ele geçiren kişi, bunu iade etmek veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmek yükümlülüğü altındadır. Aynı yükümlülük, bir şeyi hata sonucu ele geçiren kişi açısından da söz konusudur. Madde metninde, bu yükümlülüğe aykırı davranarak, eşya üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunulması, suç olarak tanımlanmıştır. Ancak, bu suç nedeniyle soruşturma ve kovuşturma, şikâyete bağlı tutulmuştur.”

TBMM’de 26 Eylül 2004 tarihinde kabul edilen TCK 160 metni ile 3 Kasım 2026 tarihinde erişilen yürürlükteki metin, suçun unsurları ve yaptırımı bakımından aynıdır. TBMM’de kabul edilen metin tarihsel kaynaktır; güncel uygulama için Adalet Bakanlığı mevzuat sayfası esas alınmıştır.

Gerekçeden çıkan iki temel fikir: (i) cezalandırılan asıl davranış, faile yüklenen iade / bildirim yükümlülüğüne aykırı olarak eşyaya malik gibi el konulmasıdır; (ii) suç bütünüyle şikâyete bağlı kılınarak takibi mağdurun iradesine bırakılmıştır.

Korunan Hukuki Değer ve Suçun Hukuki Niteliği

Korunan hukuki değer. Suç, TCK’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde yer alır; korunan hukuki yarar mülkiyet hakkı ve malikin eşya üzerindeki malvarlığı menfaatidir. Zilyetlik burada bağımsız değil, mülkiyeti koruyan bir araç olarak değer görür.Hukuki niteliği ve hırsızlıktan farkı. Suçun ayırt edici özelliği, eşyanın fiil anında malikin egemenlik (hâkimiyet) alanı dışına çıkmış olmasıdır. Hırsızlıkta (TCK m.141) taşınır mal hâlâ malikin egemenlik alanındayken bulunduğu yerden alınır; TCK m.160’ta ise eşya, failin hiçbir eylemi olmaksızın — kaybolma veya bir hata sonucu — zaten malikin hâkimiyet alanından çıkmış durumdadır. Bu ayrım, iki suç arasındaki en kritik nitelendirme farkıdır ve pratikte suç vasfının belirlenmesinde belirleyicidir.
ÖlçütTCK m.160Hırsızlık (TCK m.141)
Eşyanın konumuMalikin egemenlik alanı dışında (kaybolmuş / hata ile ele geçmiş)Malikin egemenlik alanı içinde
Failin eyleme başladığı anEşya zaten sahibinin elinden çıkmışFaile eşyayı alma/ayırma eylemi
TakipŞikâyete bağlıRe’sen (uzlaştırmaya tabi – CMK m.253/1-b-6)
CezaBir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıDaha ağır (m.141’de düzenlenen çerçeve)

Maddi Unsur, Hareket ve Netice

Suçun konusu. Belirli vasıflara sahip taşınır (menkul) eşyadır. Konu iki tipte olabilir:
  • Kaybedilmiş eşya: Malikinin/zilyedinin iradesi dışında elinden çıkmış ve nerede olduğu bilinmeyen eşya.
  • Hata sonucu ele geçmiş eşya: Kaza veya tesadüf sonucu, failin hâkimiyetine geçen eşya.
Buna karşılık unutulmuş eşya (yerinin bilindiği veya tahmin edilebildiği, her an geri alınabilecek eşya) ile terk edilmiş eşya (malikin mülkiyet hakkından vazgeçerek bıraktığı eşya) bu suçun konusunu oluşturmaz. Ayırt edici nokta, malikin mülkiyet hakkını koruma iradesinin sürüp sürmediğidir.Hareket unsuru. Suç, seçimlik hareketlidir. Fail; eşyayı iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, eşya üzerinde “malik gibi tasarrufta” bulunmalıdır. Malik gibi tasarruf; kullanma, tüketme, satma, devretme, saklama gibi mülkiyet yetkisinin fiilen kullanılması biçiminde ortaya çıkar. Yalnızca eşyayı bulup elde tutmak değil, ona sahiplenircesine tasarruf etmek aranır.Netice. Suç, failin malik gibi tasarruf davranışını gerçekleştirmesiyle tamamlanır; iade/bildirim yükümlülüğünün ihlali suçun çekirdeğini oluşturur.

Fail, Mağdur ve Manevi Unsur

Fail. Suç özgü (mahsus) suç değildir; kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşyayı ele geçirip üzerinde malik gibi tasarrufta bulunan herkes fail olabilir.Mağdur. Eşya üzerinde mülkiyet hakkı bulunan kişidir (malik). Zilyetliğini kaybeden malik, suçun mağdurudur.Manevi unsur. Suç kastla işlenir; taksirle işlenemez. Failin, elindeki eşyanın kaybedilmiş ya da hata sonucu kendisine geçmiş bir eşya olduğunu bilmesi ve buna rağmen malik gibi tasarrufta bulunmayı istemesi gerekir. Failin eşyanın “yitirilmiş/kaybolmuş mal” olduğu bilinci, suçun sübutu açısından belirleyicidir; eşyanın gerçekten kaybolmuş sayılıp sayılmayacağı da bu bilinçle birlikte değerlendirilir.

Nitelikli Hâller

TCK m.160, nitelikli hâl (ağırlaştırıcı veya hafifletici) içermeyen tek fıkralık bir düzenlemedir. Maddede cezayı artıran ya da azaltan özel bir hâl öngörülmemiştir. Bu nedenle:
  • Cezanın somutlaştırılması, TCK m.61’deki genel temel ceza belirleme ilkelerine göre yapılır.
  • Genel hükümlerdeki indirim/artırım kurumları (örneğin haksız tahrik, yaş küçüklüğü, teşebbüs, iştirak, takdiri indirim) uygulanabilir; ancak bunlar maddeye özgü nitelikli hâl değildir.
 

Teşebbüs, İştirak ve İçtima

Teşebbüs. Suç, malik gibi tasarruf davranışının icrasıyla tamamlandığından, hareketin bölünebildiği hâllerde (örneğin eşyayı satma sürecinin icrai hareketlere başlanıp elde olmayan nedenlerle tamamlanamaması) teşebbüs teorik olarak mümkün görülebilir. Ancak salt eşyayı bulup elinde bulundurma, henüz malik gibi tasarruf niteliği taşımadığından tek başına icra hareketi sayılmaz; bu nedenle teşebbüs uygulaması sınırlıdır.İştirak. Maddede özel bir düzenleme yoktur; TCK’nın genel iştirak hükümleri (m.37-41 – faillik, azmettirme, yardım etme) uygulanır. Nitekim uygulamada birden fazla sanık hakkında aynı fiil nedeniyle dava açıldığı görülmektedir (aşağıda 5. Ceza Dairesi kararı).İçtima.
  • Hırsızlıktan ayrım: Eşya malikin egemenlik alanındaysa fiil hırsızlığa, dışındaysa TCK m.160’a girer; ikisi aynı fiil için birlikte oluşmaz.
  • Güveni kötüye kullanma (m.155) ile ayrım: Güveni kötüye kullanmada eşya faile hukuka uygun ve iradi biçimde tevdi edilmiştir; TCK m.160’ta ise fail eşyayı kaybolma/hata yoluyla ele geçirmiştir.
  • Farklı eşyalara veya farklı zamanlara ilişkin fiillerde koşulları varsa zincirleme suç (TCK m.43) gündeme gelebilir.

Şikâyet, Uzlaştırma ve Soruşturma Usulü

Şikâyet. Suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (madde metni). TCK m.73/1’e göre, yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, TCK m.73/2 uyarınca “şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden” başlar (zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla). Şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürmesi TCK m.73/4 ve m.73/6 birlikte değerlendirilerek belirlenir. Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez; hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazını engellemez.Uzlaştırma. TCK m.160, şikâyete bağlı olduğu için kural olarak CMK m.253/1-a kapsamındadır. Yeterli şüphe bulunduğunda ve kanuni engel yoksa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Aynı mağdura karşı uzlaştırma dışı başka bir suçla birlikte işlenme, m.253/3 kapsamında incelenir; önödeme kapsamındaki suçla birlikte işlenmeye ilişkin istisna saklıdır. CMK m.253/6’daki ulaşılamama hâlleri de ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle her dosyada istisnasız bir uzlaştırma görüşmesinin yapılacağı söylenemez. Uzlaştırma usulü gereken dosyada uygulanmadan iddianame düzenlenmesi CMK m.174/1-c kapsamında iade sebebidir.Soruşturma usulü ve basit yargılama. Suç, cezasının üst sınırı itibarıyla asliye ceza mahkemesinde basit yargılama usulüne (CMK m.251 vd.) tabi tutulabilmektedir. Uygulamada TCK m.160/1 suçunun basit yargılama usulüyle karara bağlandığı ve bu usule özgü kanun yolu/indirim kurallarının (CMK m.251/3 uyarınca 1/4 indirim, m.252 uyarınca itiraz) titizlikle uygulanması gerektiği görülmektedir (aşağıdaki Yargıtay kararları).

Görevli ve Yetkili Mahkeme

KonuKuralDayanak
Görevli mahkemeAsliye Ceza Mahkemesi (ağır ceza mahkemesinin görev alanı dışında kaldığından)5235 s.K. genel görev; uygulamada TCK 160/1 davaları Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmektedir
Yetkili mahkemeSuçun işlendiği yer mahkemesiCMK m.12/1
CMK m.12/1 açıktır: “Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.” Farklı yer mahkemeleri arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı doğduğunda, yargı yeri Yargıtay ilgili ceza dairesince belirlenir (aşağıda 5. Ceza Dairesi kararı).

Yaptırım ve Zamanaşımı

Adlî para cezasının hesabı. TCK m.52 uyarınca önce tam gün sayısı belirlenir; bir gün karşılığı, kişinin ekonomik ve şahsi hâlleri gözetilerek güncel hükme göre 100 TL ile 500 TL arasında takdir edilir. Kararda tam gün sayısı ile bir gün karşılığı ayrı ayrı gösterilir.

Yaptırım. TCK m.160’ta ceza seçimliktir: bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası. Hâkim, TCK m.61 çerçevesinde bu iki seçenekten birini belirler. Hapis cezası seçilmişse TCK m.50/2 gereğince bu ceza sonradan adlî para cezasına çevrilemez. Diğer seçenek yaptırımlar ayrıca değerlendirilir. TCK m.50/3’te zorunlu çevirme, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, otuz gün veya daha az hapis cezasında; ayrıca fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin bir yıl veya daha az hapis cezasında söz konusudur. Her kısa süreli hapis cezası sırf sabıka bulunmadığı için zorunlu olarak çevrilmez.Dava zamanaşımı. Suçun cezası beş yıldan fazla olmadığından, TCK m.66/1-e uyarınca dava zamanaşımı sekiz yıldır. Seçimlik cezalı suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır (TCK m.66/4). Zamanaşımı, tamamlanmış suçta suçun işlendiği günden işlemeye başlar (TCK m.66/6).Şikâyet süresi. Ayrıca ve dava zamanaşımından bağımsız olarak, altı aylık şikâyet süresi de gözetilir (TCK m.73/1).
Yaptırım / süreİçerikDayanak
CezaBir yıla kadar hapis veya adlî para cezası (seçimlik)TCK m.160/1
Şikâyet süresi6 ay (fiil ve failin öğrenildiği günden)TCK m.73/1-2
Dava zamanaşımı8 yılTCK m.66/1-e, m.66/4
Kısa süreli hapsin çevrilmesiTCK 50/3’teki yaş, önceki mahkûmiyet ve süre koşullarıyla zorunlu; hapis seçilmişse adlî para cezasına çevirme yasağı saklıdırTCK m.50/3

Doğrulanmış Yargıtay Kararları ve Uygulaması

Aşağıdaki kararlar TCK m.160 suçuna ilişkin olarak bu araştırma kapsamında karar metinleri üzerinden doğrulanmıştır (2026 tarihli, güncel uygulama).a) Cezanın bireyselleştirilmesi – kısa süreli hapsin seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğu TCK m.160/1’den mahkûmiyette, sanık hakkında hükmedilen 25 günlük kısa süreli hapsin, sanığın daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmadığından TCK m.50/3 uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu; ayrıca basit yargılama usulünde CMK m.251/3 gereği 1/4 oranındaki indirimin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edilemeyeceği belirtilerek karar kanun yararına bozulmuştur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2026/1663 E., 2026/4820 K. (24.03.2026)b) Basit yargılama usulü, tebligat ve itiraz mercii TCK m.160/1 ve m.52/2 uyarınca adlî para cezasına hükmedilen basit yargılama davasında, gerekçeli kararın sanığa tebliğine ilişkin mazbatanın usulsüz olduğu; bu nedenle sanığın dilekçesinin süresinde verilmiş itiraz olarak kabulü ve itirazın esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle karar kanun yararına bozulmuştur. Karar, TCK m.160 davalarında basit yargılama usulüne özgü tebligat ve itiraz kurallarının önemini göstermektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2026/3163 E., 2026/8369 K. (05.05.2026)c) Yetkili mahkemenin belirlenmesi (yetki uyuşmazlığı) Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan birden fazla sanık hakkında açılan yargılamada, iki asliye ceza mahkemesi arasında doğan olumsuz yetki uyuşmazlığı incelenmiş; iddianamedeki olay anlatımı ve suçun niteliği gözetilerek verilen yetkisizlik kararı kaldırılmış ve yargı yeri belirlenmiştir. Karar, CMK m.12 çerçevesinde yetkili mahkemenin nasıl saptandığını göstermektedir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2026/2878 E., 2026/4873 K. (12.03.2026) 

Bu konuya ilişkin ceza dosyasının incelenmesi ve hukuki destek kapsamı için İstanbul ceza avukatı sayfasını inceleyebilirsiniz.

Şahsi Cezasızlık, İndirim, Etkin Pişmanlık ve Güvenlik Tedbirleri

TCK m.167. TCK 160, Malvarlığına Karşı Suçlar bölümünde bulunduğundan m.167’deki akrabalık hükümleri somut olaya göre uygulanabilir. Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy veya altsoy, bu derecede kayın hısımları, evlat edinen veya evlatlık ile aynı konutta yaşayan kardeş bakımından kanundaki şartlarla şahsi cezasızlık gündeme gelir. Ayrılık kararı verilmiş eş, aynı konutta yaşamayan kardeş ve m.167/2’de sayılan diğer yakınlar bakımından ise şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Etkin pişmanlık. TCK m.168’de etkin pişmanlık uygulanacak suçlar tek tek sayılmış, TCK 160 bu listeye alınmamıştır. Bu nedenle eşyanın sonradan iade edilmesi, tek başına m.168 uyarınca zorunlu bir indirim doğurmaz. İadenin zamanı ve biçimi; kast, zarar, uzlaştırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönlerinden ayrıca değerlendirilebilir.

Güvenlik tedbirleri. TCK m.169’daki tüzel kişilere özgü özel güvenlik tedbiri TCK 160 için öngörülmemiştir. Bununla birlikte hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde TCK m.53’ün kanuni sonuçları, suçta kullanılan veya suçtan elde edilen eşya bakımından da TCK m.54’ün koşulları somut olayda incelenir.

Somut Dosyada İncelenecek Deliller

  1. Eşyanın nerede ve hangi koşullarda kaybolduğu, unutulduğu veya yanlışlıkla teslim edildiğine ilişkin kamera kayıtları, teslim belgeleri ve olay tutanakları.
  2. Failin sahibini belirleyebilme imkânı, iade girişimleri, kolluk ya da işletme görevlilerine yapılan bildirimler ve bu bildirimlerin zamanı.
  3. Eşyanın kullanılması, satılması, devredilmesi, saklanması veya elden çıkarılmasına ilişkin mesajlar, ilanlar, ödeme kayıtları ve tanık anlatımları.
  4. Mağdurun fiili ve faili ne zaman öğrendiğini gösteren kayıtlar; şikâyet tarihi ile altı aylık sürenin hesabına esas belgeler.
  5. Eşyanın değeri, aidiyeti ve ayırt edici özellikleri ile failin kastını ve olayın hırsızlık, güveni kötüye kullanma veya TCK 160 kapsamında olup olmadığını açıklayan diğer maddi olgular.

Şikâyete bağlılık nedeniyle uzlaştırma koşulları ayrıca kontrol edilmelidir. Usulün kapsamı ve sonuçları için CMK 253 uzlaştırma rehberi incelenebilir.

Varsayımsal Uygulama Örnekleri

  1. Sokakta bulunan cüzdanın satılması: Cüzdanda sahibini belirlemeye yarayan bilgiler bulunmasına rağmen kişi bildirim yapmadan içeriği kullanır ve cüzdanı satarsa, kaybolmuş eşya üzerinde malik gibi tasarruf edildiği kabul edilebilir. Şikâyet süresi, sahibin fiili ve faili öğrendiği tarihe göre hesaplanır.
  2. Kafede unutulan dizüstü bilgisayarın alınması: Sahibi kısa süre önce masada bıraktığı bilgisayarın yerini biliyor ve geri dönme imkânını koruyorsa eşya “kaybolmuş” değil “unutulmuş” sayılabilir. Bu durumda TCK 160 yerine olayın koşullarına göre hırsızlık yönünden değerlendirme yapılması gerekebilir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Bulduğum eşyayı kullanırsam suç işlemiş olur muyum? 

Eşya kaybolmuş ya da hata sonucu elinize geçmişse ve siz iade etmeden veya yetkili mercilere bildirmeden malik gibi (kullanma, satma, tüketme) tasarrufta bulunursanız, TCK m.160 kapsamında suç oluşabilir.

Bu suç hırsızlıktan farklı mı? 

Evet. Ayrım eşyanın konumundadır: eşya hâlâ malikin egemenlik alanındayken alınırsa hırsızlık; eşya zaten sahibinin elinden (kaybolma/hata ile) çıkmışsa TCK m.160 gündeme gelir.

Cezası nedir? 

Bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası. İki yaptırım seçimliktir; hangisinin uygulanacağını mahkeme belirler.

Şikâyet olmadan dava açılır mı? 

Hayır. Suç şikâyete bağlıdır; mağdur, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunmalıdır.

Uzlaştırmaya tabi mi? 

Kural olarak evet. Ancak CMK m.253’teki kapsam, bağlantılı suç ve ulaşılamama hükümleri kontrol edilmelidir. Kanuni koşullar oluştuğunda uzlaştırma usulü uygulanır.

Şikâyetten vazgeçersem ne olur? 

Kanunda aksi yazılı olmadıkça, şikâyetten vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m.73/6). Kabul ve diğer koşullar varsa dava düşebilir; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme infazı engellemez.

Zamanaşımı kaç yıl? 

Dava zamanaşımı 8 yıldır (TCK m.66/1-e).

Hangi mahkeme bakar? 

Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi, yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m.12).

Kaynakça

Resmî Mevzuat ve Yasama Kaynakları

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.50, 52, 66, 73, 160, 167, 168 ve 169 (erişim: 3 Kasım 2026).
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.12, 174, 251-253 (erişim: 3 Kasım 2026).
  3. 5235 sayılı Kanun, ceza mahkemelerinin görevi ve görevin belirlenmesi hükümleri (erişim: 3 Kasım 2026).
  4. Türk Ceza Kanunu Tasarısı, 1/593 ve Adalet Komisyonu süreci; ilk kabul metni ve gerekçesi için tarihsel kaynak.

Akademik Eserler

  1. Mahmut Koca, İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler.
  2. Veli Özer Özbek, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler.
  3. Durmuş Tezcan, Mustafa Ruhan Erdem, R. Murat Önok, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku.

AV. İLTAN EKMEKÇİOĞLU

Avukat İltan Ekmekçioğlu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Komşu düzenleme olan TCK 159 alacak tahsili amacıyla dolandırıcılık, gerçek bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın hileli yöntemle tahsil edilmesine özgü daha az cezayı gerektiren hâli açıklar.

Konuyla İlgili Ceza Hukuku Yazıları

aybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçuceza avukatıCeza Hukukuhata sonucu ele geçen eşyakaybolmuş eşyaşikayete bağlı suçlartck 160
Önceki yazı
TCK 126 Mağdurun Belirlenmesi: Hakarette Matufiyet Şartı
Sonraki yazı
Kentsel Dönüşümde Azınlıkta Kalan Malik Satış İşlemine Karşı Dava Açabilir mi?
TCK 160 kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçu

İlgili Yazılar

Kasım 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30