Kiralık Aracın İade Edilmemesi Suçu

Kiralama, muhafaza veya belirli bir amaçla kullanma üzere teslim edilen aracın süresinde iade edilmemesi, her durumda doğrudan ceza sorumluluğu doğurmaz. Eylemin kiralık aracın iade edilmemesi suçu olarak değerlendirilebilmesi için aracın teslim amacı dışında kullanılması, araç üzerinde malik gibi tasarrufta bulunulması veya zilyetliğin devredildiğinin inkâr edilmesi gerekir.
7571 sayılı Kanun’la Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesine eklenen üçüncü fıkra, suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması durumunda verilecek cezanın bir kat artırılmasını öngörmektedir. Düzenleme, 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. 7571 sayılı Kanun
TCK 155/3, bağımsız bir suç değildir. Öncelikle eylemin TCK 155/1 veya TCK 155/2 kapsamında olup olmadığı belirlenir. Ardından aracın suçun konusunu oluşturması nedeniyle ceza bir kat artırılır.
Hukuki dayanak
TCK 155/1 uyarınca, başkasına ait olup muhafaza edilmek veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere zilyetliği kendisine devredilen mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olacak şekilde devir amacı dışında tasarrufta bulunan ya da devir olgusunu inkâr eden kişi cezalandırılır.
TCK 155/2, suçun meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da başkasının mallarını yönetme yetkisinin sağladığı güven kötüye kullanılarak işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlamaktadır.
TCK 155/3 ise şu hükmü içermektedir:
“Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.”
Kanun’un kabul tarihi 24 Aralık 2025, Resmî Gazete’de yayımlanma ve yürürlük tarihi ise 25 Aralık 2025’tir. TBMM Kanun Bilgileri
TCK 7’de düzenlenen zaman bakımından uygulama ilkesi gereğince, daha ağır yaptırım getiren TCK 155/3, 25 Aralık 2025’ten önce tamamlanmış eylemlere geçmişe etkili olarak uygulanamaz.
Korunan hukuki değer
Güveni kötüye kullanma suçuyla öncelikle mülkiyet hakkı ve kişiler arasında kurulan güven ilişkisi korunmaktadır. Araç sahibinin veya kiralama şirketinin aracı belirli süre ve amaçla teslim etmesi sonucunda zilyetlik hukuka uygun biçimde kiracıya geçmektedir.
Ceza hukuku koruması, bu güven ilişkisinin kasıtlı biçimde kötüye kullanılması hâlinde devreye girer. Salt borcun ödenmemesi, kira süresinin kısa süreyle aşılması veya sözleşmenin herhangi bir hükmüne aykırı davranılması tek başına suçun oluştuğunu göstermez.
Suçun maddi unsuru
Kiralık aracın iade edilmemesi suçunun oluşabilmesi için öncelikle araç üzerindeki zilyetliğin faile hukuka uygun şekilde devredilmiş olması gerekir. Araç sahibinin veya kiralama şirketinin iradesine aykırı olarak alınmışsa güveni kötüye kullanma yerine hırsızlık suçu gündeme gelebilir.
Aracın baştan itibaren hileli davranışlarla teslim alınması durumunda ise dolandırıcılık suçu değerlendirilmelidir. Güveni kötüye kullanma suçunda başlangıçtaki teslim hukuka uygun ve rızaya dayalıdır. Suç işleme kastı ve devir amacına aykırı tasarruf sonradan ortaya çıkar.
Maddi unsur bakımından şu koşullar birlikte değerlendirilir:
- Başkasına ait motorlu kara, deniz veya hava taşıtı bulunmalıdır.
- Aracın zilyetliği faile belirli bir süre veya amaçla devredilmiş olmalıdır.
- Fail, araç üzerinde teslim amacıyla bağdaşmayan bir tasarrufta bulunmalı veya teslim aldığını inkâr etmelidir.
- Tasarruf failin veya üçüncü kişinin yararına gerçekleştirilmelidir.
Suçun konusu
TCK 155/3 kapsamında suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıdır. Otomobil, motosiklet, kamyon, otobüs, motorlu tekne ve uçak bu kapsamda değerlendirilebilir.
Taşıt niteliği bulunmayan eşya hakkında TCK 155/3 uygulanmaz. Ancak koşulları varsa TCK 155/1 veya TCK 155/2 kapsamında güveni kötüye kullanma suçu oluşabilir.
Fail
Fail, araç üzerindeki zilyetlik kendisine belirli bir amaçla devredilmiş kişidir. Bu nedenle güveni kötüye kullanma, herkes tarafından doğrudan işlenebilen sıradan bir suçtan farklı olarak zilyetliğin kendisine devredilmiş olmasını gerektirir.
Araç kiralama sözleşmesinde adı bulunan kişiyle aracı fiilen teslim alan kişinin farklı olması durumunda, aracın kimin hâkimiyetine bırakıldığı ve amaç dışı tasarrufu kimin gerçekleştirdiği araştırılmalıdır.
Aracı hukuka aykırı şekilde elinde tutan kişiye yardım eden üçüncü kişiler, koşulları varsa müşterek fail veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir.
Mağdur
Mağdur, aracın maliki veya araç üzerinde hukuken korunabilir zilyetlik hakkına sahip kişidir. Araç kiralama şirketi, finansal kiralama şirketi veya aracın kullanım ve kiralama yetkisine sahip başka bir kişi mağdur olabilir.
Mülkiyet, finansal kiralama ve alt kiralama ilişkilerinde ruhsat kaydı, sözleşmeler ve teslim belgeleri birlikte incelenmelidir.
Hareket ve sonuç
TCK 155 seçimlik hareketli bir suçtur. Suç iki farklı şekilde işlenebilir:
- Zilyetliğin devir amacı dışında tasarrufta bulunulması.
- Zilyetliğin devredildiğinin inkâr edilmesi.
Aracın satılması, rehnedilmesi, parçalanması, gizlenmesi, üçüncü kişiye sürekli şekilde devredilmesi veya sahte belgelerle elden çıkarılmaya çalışılması devir amacı dışında tasarruf niteliği taşıyabilir.
Aracın teslim tarihinden sonra kullanılmaya devam edilmesi ise tek başına yeterli olmayabilir. Gecikmenin süresi, taraflar arasındaki iletişim, ek kira bedeli ödenip ödenmediği, ihtarlara verilen cevaplar ve aracın bulunduğu yer birlikte değerlendirilir.
Örnek 1: Kiracı, aracı teslim edeceği gün trafik kazası geçirdiğini şirkete bildirmiş ve aracın çekildiği servisin bilgilerini paylaşmışsa suç kastından söz edilemeyebilir.
Örnek 2: Kiracı, aracı teslim etmemiş, GPS cihazını sökmüş ve üçüncü kişiye satmaya çalışmışsa devir amacı dışında tasarruf ve suç kastı gündeme gelir.
Sözleşmeye aykırılık ile suç arasındaki fark
Araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan her uyuşmazlık ceza hukukunun konusu değildir. Kira bedelinin ödenmemesi, ek kullanım ücretinin tartışmalı olması veya teslim yerinde anlaşmazlık yaşanması özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde kalabilir.
Ceza sorumluluğu bakımından belirleyici olan, failin araç üzerinde malik gibi tasarrufta bulunması veya aracın kendisine teslim edildiğini inkâr etmesidir.
Kapatılan Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11.02.2013 tarihli, E. 2011/18688 ve K. 2013/2409 sayılı kararında, araç takası sonrasında trafik kaydının devralınmamasından kaynaklanan uyuşmazlık hukuki ihtilaf kabul edilmiş ve beraat kararı onanmıştır. Kararın Adalet Bakanlığı Bedesten sistemindeki resmî belge kimliği 736626200’dür.
Bu karar, sözleşmeye aykırılık ile güveni kötüye kullanma suçunun birbirinden ayrılması gerektiğini göstermektedir.
Manevi unsur
Güveni kötüye kullanma suçu kasten işlenebilir. Fail, aracın kendisine belirli bir süre veya amaçla teslim edildiğini bilmeli ve buna rağmen kendisinin ya da başkasının yararına olacak şekilde teslim amacı dışında hareket etmelidir.
Suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir. Unutkanlık, yanlış anlaşılma, hastalık, kaza, iletişim kopukluğu veya aracın teslimini fiilen engelleyen başka bir neden bulunduğunda kastın varlığı ayrıca araştırılmalıdır.
Kastın belirlenmesinde şu olgular önem taşıyabilir:
- İade ihtarlarına cevap verilmemesi.
- Aracın bulunduğu yerin gizlenmesi.
- GPS sisteminin devre dışı bırakılması.
- Araca sahte plaka takılması.
- Aracın satılması veya rehnedilmesi.
- Failin aracı teslim aldığını inkâr etmesi.
TCK 155/1 ile TCK 155/2 ayrımı
Olağan bir araç kiralama ilişkisinde, aracın profesyonel bir kiralama şirketinden alınması eylemi kendiliğinden TCK 155/2 kapsamına sokmaz.
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli, E. 2020/4163 ve K. 2020/8444 sayılı kararında, oto kiralama işyerinden kiralanan aracın süresinde iade edilmemesi şeklindeki eylemin TCK 155/2 değil, TCK 155/1 kapsamında olduğu kabul edilmiştir. Kararın resmî belge kimliği 622392600’dür.
TCK 155/2’nin uygulanabilmesi için aracın faile meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da başkasının mallarını yönetme yetkisinin sağladığı özel güven nedeniyle teslim edilmiş olması gerekir.
Önceki makale taslağındaki “Aracın kiralama şirketinden alınması ticaret ilişkisi nedeniyle TCK 155/2 oluşturabilir” yaklaşımı bu doğrulanmış içtihat doğrultusunda daraltılmıştır.
TCK 155/3’ün hukuki niteliği
TCK 155/3, araçlara ilişkin bağımsız bir suç tanımlamamaktadır. Hüküm, TCK 155/1 veya TCK 155/2 kapsamında belirlenen cezanın bir kat artırılmasını sağlar.
Bu nedenle mahkeme sırasıyla şu değerlendirmeleri yapmalıdır:
- Güveni kötüye kullanma suçunun temel unsurları oluşmuş mudur?
- Eylem TCK 155/1 kapsamında mı, TCK 155/2 kapsamında mı kalmaktadır?
- Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtı mıdır?
- TCK 155/3 uyarınca ceza artırımının koşulları oluşmuş mudur?
Teşebbüs
Güveni kötüye kullanma suçu, aracın devir amacı dışında tasarrufa konu edilmesi veya zilyetliğin devredildiğinin inkâr edilmesiyle tamamlanır.
Hareketlerin bölünebildiği istisnai olaylarda teşebbüs mümkün olabilir. Bununla birlikte aracın satışı tamamlanmadan önce dahi satışa çıkarılması veya üçüncü kişiye teslim edilmesi, somut olayın özelliklerine göre tamamlanmış amaç dışı tasarruf sayılabilir.
Bu nedenle aracın satış işleminin tapu veya trafik sicilinde tamamlanmamış olması, suçun mutlaka teşebbüs aşamasında kaldığı anlamına gelmez.
İştirak
Aracın zilyetliği kendisine devredilen kişi suçun doğrudan faili olabilir. Zilyetliği devralmayan ancak suçun işlenmesine katkı sağlayan kişiler, TCK 39 kapsamında yardım eden olarak sorumlu tutulabilir.
Aracın satılması veya saklanması konusunda birlikte karar alan ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuran kişilerin müşterek fail olarak sorumluluğu gündeme gelebilir. Üçüncü kişinin aracın hukuka aykırı biçimde elde tutulduğunu bilip bilmediği somut delillerle belirlenmelidir.
İçtima
Kiralanan aracın sahte ruhsat veya satış belgesiyle devredilmesi hâlinde güveni kötüye kullanmanın yanında belgede sahtecilik suçu oluşabilir.
Aracın teslimini isteyen malike karşı tehdit veya cebir kullanılması durumunda bu suçlardan ayrıca sorumluluk doğabilir. Aracın parçalanması veya zarar görmesi hâlinde mala zarar verme suçu ve içtima hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Tek bir fiilin birden fazla suç oluşturduğu durumlarda TCK 44, birbirinden bağımsız hareketlerin bulunduğu durumlarda gerçek içtima kuralları uygulanabilir.
Şikâyet
TCK 155/1’de düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu şikâyete tabidir. Kanun sistematiğine göre TCK 155/3 yalnızca cezayı artırdığından, temel eylem TCK 155/1 kapsamında kaldığında altı aylık şikâyet süresi önemini korur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 09.06.2020 tarihli, E. 2018/6768 ve K. 2020/5069 sayılı kararında, oto kiralama şirketinden alınan aracın iade edilmemesi TCK 155/1 kapsamında değerlendirilmiştir. Aracın teslim edilmesi gereken tarihte fiil ve failin öğrenildiği, şikâyetin altı aylık süre geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur. Kararın resmî belge kimliği 602075800’dür.
Fiil TCK 155/2 kapsamında kalıyorsa soruşturma ve kovuşturma resen yürütülür. Bununla birlikte yeni TCK 155/3 uygulaması hakkında yerleşik Yargıtay kararı henüz bulunmadığından, hak kaybı yaşanmaması için şikâyet ve suç duyurusu geciktirilmemelidir.
Uzlaştırma
7571 sayılı Kanun’la CMK 253’te yapılan değişiklik sonucunda TCK 155’in üçüncü fıkrası uzlaştırma kapsamından çıkarılmıştır. Bu nedenle motorlu kara, deniz veya hava taşıtına ilişkin olarak TCK 155/3 uygulanacak dosyalarda uzlaştırma yoluna başvurulamaz.
Temel eylemin TCK 155/1 veya TCK 155/2 kapsamında değerlendirilmesi bu sonucu değiştirmez. TCK 155/3 uygulanıyorsa uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
Eski Yargıtay kararlarında TCK 155/1 bakımından yer alan uzlaştırma değerlendirmeleri, TCK 155/3’ün yürürlüğe girmesinden sonraki taşıt suçlarında güncelliğini kaybetmiştir. Bu değişiklik Adalet Bakanlığının 2025 Yılı Faaliyet Raporunda da açıklanmıştır. Adalet Bakanlığı 2025 Yılı Faaliyet Raporu
Görevli mahkeme
Görevli mahkeme, TCK 155/3’ün hangi temel fıkra üzerine uygulandığına göre belirlenir.
TCK 155/1 kapsamında belirlenen ceza TCK 155/3 uyarınca bir kat artırıldığında hapis cezasının üst sınırı dört yıl olur. Bu durumda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
TCK 155/2 kapsamında belirlenen ceza bir kat artırıldığında hapis cezasının üst sınırı on dört yıla ulaşır. 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca bu durumda ağır ceza mahkemesi görevli olur.
Dolayısıyla TCK 155/3 kapsamındaki her dosyanın asliye ceza mahkemesinde görüleceğini söylemek doğru değildir.
Yetkili mahkeme
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Amaç dışı tasarrufun gerçekleştirildiği, aracın satıldığı, saklandığı veya zilyetliğin inkâr edildiği yer öncelikle değerlendirilir.
Suç yerinin belirlenememesi durumunda CMK’nın özel yetki kuralları uygulanır. Aracın farklı şehirlerde kullanılmış olması tek başına bütün bu yerleri suç yeri hâline getirmeyebilir.
Zamanaşımı
TCK 155/1 ile TCK 155/3 birlikte uygulandığında hapis cezasının üst sınırı dört yıl olduğundan genel dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır.
TCK 155/2 ile TCK 155/3 birlikte uygulandığında hapis cezasının üst sınırı on dört yıla çıktığından genel dava zamanaşımı kural olarak on beş yıldır.
Zamanaşımının kesilmesi veya durması hâlinde süre somut dosyaya göre yeniden hesaplanmalıdır. Şikâyete tabi olaylarda altı aylık şikâyet süresi, dava zamanaşımından ayrı değerlendirilir.
Yaptırım
TCK 155/1’de altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir. TCK 155/3 uygulandığında bu cezalar bir kat artırılır. Hapis cezası bir yıldan dört yıla kadar belirlenir ve adli para cezası da aynı oranda artırılır.
TCK 155/2’de bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası bulunmaktadır. TCK 155/3 uygulandığında hapis cezası iki yıldan on dört yıla kadar belirlenebilir ve adli para cezası bir kat artırılır.
Somut ceza; suçun işlenme biçimi, aracın değeri, amaç dışı kullanımın süresi, zararın ağırlığı, failin kastı ve TCK 61’deki ölçütler dikkate alınarak belirlenir.
Etkin pişmanlık
Güveni kötüye kullanma suçu, TCK 168’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği suçlar arasındadır.
Aracın aynen iade edilmesi veya mağdurun zararının tamamen giderilmesi, suçun oluşmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak iadenin veya giderimin hangi aşamada gerçekleştirildiğine göre cezada indirim yapılabilir.
Etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için iadenin veya tazminin failin özgür iradesine dayanması ve kanunda öngörülen zamanda gerçekleştirilmesi gerekir.
Deliller
Kiralık aracın iade edilmemesi suçunda şu deliller önem taşır:
- Araç kiralama sözleşmesi.
- Araç teslim ve iade tutanakları.
- Ruhsat ve mülkiyet kayıtları.
- Noter ihtarnamesi ve tebligat belgeleri.
- Mesaj, e-posta ve arama kayıtları.
- GPS ve araç takip kayıtları.
- HGS, plaka tanıma ve kamera kayıtları.
- Ödeme belgeleri ve faturalar.
- Kolluk yakalama ve teslim tutanakları.
- Tanık anlatımları.
GPS ve iletişim kayıtlarının hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi gerekir. Hukuka aykırı şekilde elde edilen kayıtların delil olarak kullanılması ayrıca hukuki sorun doğurabilir.
Kiralanan aracın üçüncü kişiye satılması
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli, E. 2018/6026 ve K. 2020/2406 sayılı kararında, kiralanan aracın üçüncü kişiye haricen satılması güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilmiş ve mahkûmiyet hükmü onanmıştır. Resmî belge kimliği 586952600’dür.
Aracın satılması, devir amacı dışında tasarrufun en açık örneklerinden biridir. Trafik sicilinde resmî devir yapılmaması, harici satış ve fiilî teslimin hukuki önemini ortadan kaldırmaz.
Olağan araç kiralamasında uygulanacak fıkra
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 10.09.2020 tarihli, E. 2020/4163 ve K. 2020/8444 sayılı kararına göre, oto kiralama şirketinden kiralanan aracın iade edilmemesi kural olarak TCK 155/1 kapsamındadır. Aracın kiralama şirketinden alınması tek başına TCK 155/2’deki hizmet veya ticaret ilişkisini oluşturmaz.
Şikâyet süresinin başlangıcı
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 09.06.2020 tarihli, E. 2018/6768 ve K. 2020/5069 sayılı kararında, aracın teslim edilmesi gereken tarihte iadenin gerçekleşmemesiyle mağdurun fiili ve faili öğrendiği kabul edilmiştir. Altı aylık süre geçirildikten sonra yapılan şikâyet nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Ancak öğrenme tarihi her olayda otomatik olarak sözleşmedeki teslim tarihi değildir. Tarafların sözleşmeyi uzatması, mağdurun gecikmeye izin vermesi veya aracın teslim edileceğine ilişkin iletişimin sürmesi hâlinde öğrenme zamanı farklı değerlendirilebilir.
Hukuki uyuşmazlık sınırı
Kapatılan Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11.02.2013 tarihli, E. 2011/18688 ve K. 2013/2409 sayılı kararında, araç takası sonrasında trafik kaydının alınmamasından kaynaklanan uyuşmazlık hukuki ihtilaf kabul edilmiştir.
Bu karar, sözleşmenin ihlal edilmesinin tek başına mahkûmiyet için yeterli olmadığını, amaç dışı tasarruf veya devir olgusunun inkârının somut delillerle gösterilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sık sorulan sorular
Kiralık aracın bir gün geç teslim edilmesi suç mudur?
Tek başına kısa süreli gecikme suçun oluşması için yeterli değildir. Gecikmenin nedeni, taraflar arasındaki iletişim ve aracın teslim amacı dışında kullanılıp kullanılmadığı araştırılır.
Kira bedelinin ödenmemesi suç oluşturur mu?
Salt ödeme temerrüdü kural olarak özel hukuk uyuşmazlığıdır. Aracın saklanması, satılması, teslim alındığının inkâr edilmesi veya malik gibi tasarrufta bulunulması hâlinde ceza sorumluluğu doğabilir.
Araç sonradan iade edilirse dava düşer mi?
Aracın iadesi suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte koşulları varsa etkin pişmanlık nedeniyle ceza indirimi uygulanabilir.
Kiralık aracın satılması hangi suçu oluşturur?
Başlangıçta hukuka uygun şekilde kiralanan aracın üçüncü kişiye satılması, TCK 155 kapsamında devir amacı dışında tasarruf oluşturabilir. Sahte belge kullanılmışsa ayrıca belgede sahtecilik suçu gündeme gelebilir.
TCK 155/3 uzlaştırmaya tabi midir?
Hayır. CMK 253’te yapılan değişiklik sonucunda TCK 155/3 uzlaştırma kapsamı dışındadır.
TCK 155/3 şikâyete tabi midir?
TCK 155/3 bağımsız suç olmayıp ceza artırımı getirmektedir. Temel eylem TCK 155/1 kapsamındaysa kanun sistematiğine göre altı aylık şikâyet süresi uygulanır. Temel eylem TCK 155/2 kapsamındaysa soruşturma resen yürütülür.
Görevli mahkeme hangisidir?
TCK 155/1 ile TCK 155/3 birlikte uygulanıyorsa asliye ceza mahkemesi; TCK 155/2 ile TCK 155/3 birlikte uygulanıyorsa cezanın üst sınırı nedeniyle ağır ceza mahkemesi görevlidir.
Kaynakça
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat
- 7571 sayılı Kanun, TBMM Kanun Bilgileri
- 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete
- Adalet Bakanlığı 2025 Yılı Faaliyet Raporu
- Yargıtay Karar Arama
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 09.06.2020, E. 2018/6768, K. 2020/5069.
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 10.09.2020, E. 2020/4163, K. 2020/8444.
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 17.10.2016, E. 2014/4645, K. 2016/7750.
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 19.02.2020, E. 2018/6026, K. 2020/2406.
- Kapatılan Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 11.02.2013, E. 2011/18688, K. 2013/2409.
Av. iltan Ekmekçioğlu



