TCK 275 Yalan Yere Yemin Suçu ve Cezası

Avukat İltan Ekmekçioğlu, Uygulamada Sık Karşılaşılan Suçlar ve Yargılaması kitabı

TCK 275 yalan yere yemin suçu, hukuk davasında davacı veya davalının usulüne uygun biçimde yöneltilen yemini bilerek gerçeğe aykırı şekilde yerine getirmesidir. Temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir.

Bu suçun ayırt edici yönü, her gerçeğe aykırı taraf beyanını değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kesin delil niteliği taşıyan yeminin gerçeğe aykırı eda edilmesini cezalandırmasıdır. Yalan cevap dilekçesi, yanlış tanık anlatımı veya sıradan duruşma beyanı tek başına TCK 275 kapsamında değildir.

TCK 275 Güncel Madde Metni

Yalan yere yemin

Madde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde, cezaya hükmolunmaz.

(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.

Madde metni 12 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı Mevzuat sistemi ve Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmiştir. Yürürlükte olmayan tasarı veya teklifler güncel hüküm gibi değerlendirilmemiştir.

Madde Gerekçesi

Resmî gerekçeye göre düzenleme, önceki 765 sayılı Kanun’un 241 ve 242. maddelerindeki suç unsurlarını içerik bakımından değiştirmeden tek maddede toplamıştır. Amaç, hukuk yargılamasında kesin delil olarak sonuç doğurabilen yemin kurumunun dürüstlüğünü ve adli faaliyetin güvenilirliğini korumaktır.

İkinci ve üçüncü fıkralar, gerçeğin sonradan açıklanmasını zamanına göre farklı sonuçlara bağlar. Böylece yanlışlığın hükme ve icraya etkisi büyümeden giderilmesi teşvik edilir.

Yemin Delili ve TCK 275 Arasındaki İlişki

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre yemin, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli ve kişinin kendisinden kaynaklanan ya da bizzat bildiği bir vakıaya ilişkin olabilir. Taraflardan biri, ispat yükü kendisinde bulunan bir vakıa için diğer tarafa yemin teklif edebilir.

Ceza sorumluluğu değerlendirilirken yemin teklifinin varlığı, yeminin konusu, mahkemenin daveti, tarafa yapılan açıklamalar, kullanılan yemin metni ve tutanak birlikte incelenmelidir. Usulen yemin niteliği taşımayan sıradan bir soru-cevap, maddeyi kendiliğinden uygulanabilir hâle getirmez.

Korunan Hukuki Değer

Başlıca korunan değer, adalet hizmetinin gerçeğe uygun ve güvenilir biçimde işlemesidir. Yemin, uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkileyebildiği için gerçeğe aykırı eda, mahkemenin maddi vakıayı doğru değerlendirmesini tehlikeye düşürür.

Karşı tarafın adil yargılanma, hukuki dinlenilme ve malvarlığı hakları da dolaylı biçimde korunur. Bununla birlikte suçun oluşması için karşı tarafın mutlaka ekonomik zarara uğraması gerekmez.

Suçun Konusu

Suçun konusu, hukuk davasında uyuşmazlığın çözümüne etkili çekişmeli vakıa hakkında usulüne uygun yöneltilen yemindir. Yemin kişinin kendisinden kaynaklanan veya bizzat bildiği vakıaya ilişkin olmalıdır.

Hukuki nitelendirme, soyut kanaat, geleceğe ilişkin tahmin ya da tarafın bilmesi mümkün olmayan üçüncü kişi davranışı kural olarak yemin konusu yapılamaz. Yemin sorusunun kapsamı belirsizse öncelikle hangi somut vakıanın doğrulandığı belirlenmelidir.

Fail

TCK 275 özgü suç niteliğindedir. Fail, hukuk davasında usulüne uygun yemini eda eden davacı veya davalı olabilir. Yemin, tarafın şahsına bağlı bir usul işlemi olduğundan vekil yalnız avukat sıfatıyla müvekkili yerine yemin edemez.

Tüzel kişi taraf olduğunda yemini, yemine konu işlemin yapıldığı tarihte tüzel kişiyi temsil eden kişi eda eder. Kanuni temsil, taraf değişikliği ve mirasçılık gibi durumlarda kimin yemin etmeye yetkili olduğu hukuk davası dosyasından ayrıca belirlenmelidir.

Mağdur ve Suçtan Zarar Gören

Adli faaliyetin güvenilirliği hedef alındığından geniş anlamda mağdur toplumdur. Gerçeğe aykırı yemin nedeniyle ispat bakımından olumsuz duruma düşen diğer dava tarafı ise doğrudan suçtan zarar gören olabilir.

Karşı tarafın davayı kaybetmiş olması suçun zorunlu şartı değildir. Ancak yanlış yeminin hükme etkisi ve doğurduğu zarar, somut olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Maddi Unsur

Maddi unsur, hukuk davasında davacı veya davalının yemini gerçeğe aykırı biçimde eda etmesidir. Bunun için önce usulüne uygun bir yemin sürecinin bulunması; ardından yeminle doğrulanan veya inkâr edilen somut vakıanın gerçekte farklı olduğunun belirlenmesi gerekir.

Gerçeğe aykırılık yalnız karşı tarafın iddiasıyla kabul edilemez. Yemin tutanağı ile banka kaydı, sözleşme, teslim belgesi, yazışma, elektronik veri veya başka nesnel kanıtlar birlikte değerlendirilmelidir.

Manevi Unsur

Suç kasten işlenebilir. Fail, yemin konusu vakıanın gerçeğini bilmeli ve buna rağmen bilinçli biçimde tersini doğrulamalı ya da inkâr etmelidir. Taksirli şekil düzenlenmemiştir.

Unutma, tarih veya miktar yanılgısı, sorunun yanlış anlaşılması ya da hafıza zayıflığı kastı ortadan kaldırabilir. Ancak açıklanabilir bir yanılgı ile bilinçli gerçeğe aykırılık; olayın özelliği, tarafın bilgi kaynakları ve beyanın kesinliği üzerinden ayrılmalıdır.

Hareket, Netice ve Suçun Tamamlanması

Suç, gerçeğe aykırı yeminin usulüne uygun biçimde eda edilmesiyle tamamlanır. Mahkemenin yemine dayanarak hüküm kurması, yanlış karar vermesi veya hükmün kesinleşmesi suçun tamamlanması için aranmaz.

Bu nedenle suç, ayrıca bir zarar neticesinin gerçekleşmesini gerektirmeyen sırf hareket suçu niteliğindedir. Tamamlanma anı; duruşma tutanağı, sesli-görüntülü kayıt ve yemin işleminin aşamaları üzerinden saptanır.

Hukuka Uygunluk ve Hata

Kanunda bu suça özgü bir hukuka uygunluk nedeni yoktur. Tarafın davayı kazanma isteği, ekonomik sıkıntısı veya yakınının talebi gerçeğe aykırı yemini hukuka uygun hâle getirmez.

Yemin konusunun ya da kullanılan ifadenin anlamında kaçınılmaz hata bulunması kastı etkileyebilir. Yabancı dil, işitme veya konuşma güçlüğü olan kişinin usule uygun destek alıp almadığı; yemin metninin kendisine açıkça anlatılıp anlatılmadığı da incelenmelidir.

Teşebbüs

Yemin sözlü ve sıkı biçim kurallarına bağlı bir işlem olduğundan teşebbüs alanı dardır. Fail gerçeğe aykırı yemini eda etmeye başladıktan sonra elinde olmayan nedenle işlem tamamlanamazsa, icra hareketlerinin bölünebildiği somut olayda teşebbüs tartışılabilir.

Yalan söylemeye karar verme, başkasıyla plan yapma veya duruşma öncesi not hazırlama yalnız hazırlık hareketi niteliğindedir. Henüz yemin eda edilmeden gönüllü olarak doğruyu söyleyen kişi tamamlanmış TCK 275 suçundan sorumlu olmaz.

İştirak

Fail yalnız yemini eda eden davacı veya davalı olabilir. Bu özel sıfatı taşımayan kişi, gerçeğe aykırı yemin edilmesi kararını oluşturan veya fiili kolaylaştıran davranışına göre azmettiren ya da yardım eden olarak sorumlu tutulabilir.

Avukatın hukuki savunma yapması veya müvekkiline usulü açıklaması iştirak değildir. Buna karşılık gerçeği bilerek yalan yemin planı kurmak, sahte dayanak hazırlamak veya baskı uygulamak genel hükümler kapsamında ayrıca değerlendirilir.

İçtima ve Bağlantılı Suçlar

Gerçeğe aykırı yemini desteklemek için sahte belge hazırlanması, hileli malvarlığı aktarımı yapılması veya başka bağımsız davranışlarda bulunulması hâlinde her suçun unsurları ayrı incelenir. Tek fiille birden fazla suç oluşması durumunda fikri içtima kuralları gündeme gelebilir.

Aynı hukuk davasında farklı vakıalar hakkında birden çok yemin bulunması hâlinde; yeminlerin zaman, konu ve irade birliği değerlendirilmeden otomatik olarak tek ya da çok suç sonucu çıkarılmamalıdır.

Nitelikli Hâller ve Gerçeğin Sonradan Söylenmesi

TCK 275’te cezayı artıran özel bir nitelikli hâl düzenlenmemiştir. Buna karşılık gerçeğin sonradan söylenmesi özel sonuçlara bağlanmıştır.

Hükümden Önce Gerçeğin Söylenmesi

Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçek açıklanırsa cezaya hükmolunmaz. Açıklama açık, gerçeğe uygun ve yalan yeminin etkisini gidermeye elverişli olmalıdır. Sadece önceki sözlerden kuşku duyulduğunu belirtmek yeterli değildir.

Hükümden Sonraki Aşama

Gerçek, hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce söylenirse verilecek ceza yarı oranında indirilir. Zamanlama bakımından hukuk davasının hüküm, tebliğ, kanun yolu, kesinleşme ve icra kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Yaptırım

Temel yaptırım bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır. Temel ceza belirlenirken yemin konusu vakıanın önemi, gerçeğe aykırılığın kapsamı, kastın yoğunluğu, yargılamaya etkisi ve meydana gelen zarar tehlikesi dikkate alınır.

Hükümden önce gerçeğin açıklanması hâlinde cezaya hükmolunmaz; kanunun üçüncü fıkrasındaki sürede açıklanması hâlinde belirlenen ceza yarı oranında indirilir. Diğer bireyselleştirme kurumları kendi yasal koşulları içinde değerlendirilir.

Şikâyet ve Soruşturma Usulü

Suç şikâyete bağlı değildir. Yetkili makamın fiili öğrenmesiyle soruşturma resen yürütülür. Diğer dava tarafının şikâyetten vazgeçmesi süreci kendiliğinden sona erdirmez.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, yemin edildikten sonra bu fiil nedeniyle başlatılan ceza süreci esas hukuk davası bakımından bekletici sorun yapılamaz. Hukuk yargılaması kendi usul kuralları çerçevesinde devam eder.

Uzlaştırma

TCK 275 uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların hukuk uyuşmazlığında sulh olması, alacağın ödenmesi veya davadan feragat edilmesi tamamlanmış suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bununla birlikte gerçeğin kanunda belirtilen zamanda açıklanması, ikinci veya üçüncü fıkra uyarınca ceza bakımından doğrudan sonuç doğurabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Temel cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Yetki, kural olarak gerçeğe aykırı yeminin eda edildiği yer esas alınarak belirlenir.

Yemin başka yerde istinabe yoluyla alınmışsa yeminin fiilen eda edildiği yer, dosyanın bulunduğu mahkeme ve ilgili usul kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Dava Zamanaşımı

Ceza üst sınırı beş yıl olan bu suçta olağan dava zamanaşımı kural olarak sekiz yıldır. Süre, gerçeğe aykırı yeminin eda edildiği tarihten başlar.

Zamanaşımını durduran veya kesen nedenler, failin suç tarihindeki yaşı ve somut dosyanın usul işlemleri süre hesabını etkileyebilir. Her olayda suç tarihi ve kesilme tarihleri ayrı çizelgeyle kontrol edilmelidir.

Deliller

  • Hukuk davası dosyası, yemin teklifi ve mahkemenin ara kararları,
  • Yemin davetiyesi, tebligat ve tarafın usul hakkında bilgilendirildiğini gösteren kayıtlar,
  • Yeminin tam metnini içeren duruşma tutanağı ile varsa sesli-görüntülü kayıt,
  • Yemin konusu vakıaya ilişkin sözleşme, makbuz, banka hareketi ve teslim belgesi,
  • Elektronik posta, mesaj, ticari defter, kayıt ve diğer dijital veriler,
  • Gerçeğin sonradan ne zaman ve hangi açıklamayla bildirildiğini gösteren dilekçe ve tutanaklar,
  • Hukuk davasındaki hüküm, tebliğ, kesinleşme ve icra bilgileri.

İnceleme yalnız yemin eden kişinin sözlerine dayandırılmamalıdır. Usule uygun yemin, nesnel gerçeğe aykırılık, kast ve sonradan açıklamanın zamanı ayrı ayrı kanıtlanmalıdır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Her yanlış taraf beyanını yalan yere yemin saymak.
  • Yemin teklifinin ve yemin metninin usule uygunluğunu araştırmamak.
  • Yemin konusu vakıanın kişinin kendi bilgisi kapsamında olup olmadığını belirlememek.
  • Gerçeğe aykırılık ile hafıza, tarih veya miktar yanılgısını ayırmamak.
  • Hukuk dosyasının tam örneği yerine yalnız suç duyurusu dilekçesiyle değerlendirme yapmak.
  • Suçun tamamlanması için hukuk davasında kesin hüküm gerektiğini sanmak.
  • Gerçeğin açıklanma zamanını hüküm, kesinleşme ve icra kayıtlarıyla denetlememek.
  • Şikâyet ve uzlaştırma hükümlerinin uygulanacağını varsaymak.

Somut Olay Kontrol Listesi

  • Uyuşmazlık gerçekten bir hukuk davası mı?
  • Yemini eda eden kişi davacı veya davalı sıfatını taşıyor mu?
  • Yemin teklifini kim, hangi vakıa için yaptı?
  • Mahkeme yeminin konusunu ve metnini nasıl belirledi?
  • Davet, açıklama ve eda işlemleri usule uygun mu?
  • Yemin konusu vakıa tarafın kişisel bilgisi içinde mi?
  • Gerçeğe aykırılık hangi nesnel delillerle belirleniyor?
  • Failin gerçeği bildiğini gösteren somut olgular neler?
  • Hafıza hatası, belirsiz soru veya yanlış anlama ihtimali var mı?
  • Gerçek sonradan açıklandıysa açıklama tam olarak ne zaman yapıldı?
  • Hukuk davasında hüküm, kesinleşme veya icra aşaması nedir?
  • Suç tarihi, görev, yetki ve zamanaşımı doğru hesaplandı mı?

Sık Sorulan Sorular

TCK 275 yalan yere yemin suçunun cezası nedir?

Hukuk davasında yalan yere yemin eden davacı veya davalı için ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir.

Her yanlış beyan bu suçu oluşturur mu?

Hayır. Beyanın, hukuk davasında usulüne uygun yöneltilmiş yeminin edası sırasında ve bilerek gerçeğe aykırı yapılması gerekir. Dilekçedeki sıradan yanlış açıklama tek başına yeterli değildir.

Yalan yemin mahkeme kararını etkilemezse suç oluşur mu?

Evet. Suç gerçeğe aykırı yeminin eda edilmesiyle tamamlanabilir; mahkemenin buna dayanması veya karşı tarafın zarar görmesi zorunlu değildir.

Gerçek sonradan söylenirse ne olur?

Hükümden önce gerçek söylenirse cezaya hükmolunmaz. Kanunun üçüncü fıkrasında belirtilen sonraki aşamaya kadar söylenirse ceza yarı oranında indirilir.

Avukat müvekkili yerine yemin edebilir mi?

Hayır. Yemin tarafın şahsına bağlıdır. Avukat usul hakkında açıklama yapabilir; ancak yalnız vekil sıfatıyla müvekkili yerine yemini eda edemez.

Suç şikâyete veya uzlaştırmaya tabi midir?

Hayır. Soruşturma resen yürütülür ve uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.

Tanığın gerçeğe aykırı anlatımından sonradan dönmesi, hukuk davası tarafının yeminini düzeltmesinden farklı hükümlere tabidir. Yalan tanıklık bakımından gerçeğin hangi aşamada açıklanmasının cezasızlık veya indirim sağladığı TCK 274 etkin pişmanlık yazısında ayrı ayrı ele alınmıştır.

Taraf yemini ile tanık beyanının sonuçları birbirinden ayrılmalıdır. Tanığın yakınını koruma baskısı veya çekinme hakkının bildirilmemesi nedeniyle gündeme gelebilen özel değerlendirme için TCK 273 yalan tanıklıkta şahsi cezasızlık açıklamasına bakılabilir.

Sonuç

TCK 275 yalan yere yemin suçunda belirleyici noktalar; hukuk davasında usulüne uygun yemin bulunması, yeminin davacı veya davalı tarafından eda edilmesi, beyanın nesnel olarak gerçeğe aykırı olması ve failin bunu bilmesidir. Her yanlış veya çelişkili taraf anlatımı bu suçu oluşturmaz.

Gerçeğin sonradan açıklanması, açıklamanın zamanına göre cezasızlık veya yarı oranında indirim sağlayabilir. Bu nedenle hukuk dosyasındaki yemin işlemi ile hüküm, kesinleşme ve icra aşamaları eksiksiz incelenmelidir. Komşu düzenleme olan TCK 276 gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçu, resmen görevlendirilen bilirkişi ve tercümanın gerçeği bilerek yanlış aktarmasını ayrıca düzenler.

Kaynakça

Av. iltan Ekmekçioğlu

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.

Ceza HukukuHukuk Davasında YeminTCK 275Yalan Yere Yemin
Önceki yazı
TCK 276 Gerçeğe Aykırı Bilirkişilik veya Tercümanlık Suçu
Sonraki yazı
TCK 274 Yalan Tanıklıkta Etkin Pişmanlık