TCK 276 Gerçeğe Aykırı Bilirkişilik veya Tercümanlık Suçu

TCK 276 gerçeğe aykırı bilirkişilik suçu, yetkili kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin, bilerek gerçeğe aykırı görüş bildirmesidir. Aynı madde, resmen görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri bilerek gerçeğe aykırı çevirmesini de cezalandırır. Güncel temel ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir.
Suçun ayırt edici unsuru, sıradan bir mesleki hata veya tartışılabilir teknik değerlendirme değil, gerçeğe aykırılığın bilinerek ortaya konulmasıdır. Raporun ya da çevirinin hükmü gerçekten değiştirmesi gerekmez; görev kapsamında gerçeğe aykırı içeriğin yetkili makama sunulması yeterlidir.
TCK 276 Güncel Madde Metni
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık
Madde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalâada bulunması hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi hâlinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.
Metin, 11 Ağustos 2026 tarihinde Adalet Bakanlığı Mevzuat sistemi ve Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmiştir. Birinci fıkradaki eski bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 41. maddesiyle üç yıldan yedi yıla çıkarılmıştır. Yürürlüğe girmemiş teklifler güncel hukuk olarak kullanılmamıştır.
Madde Gerekçesi ve 2016 Değişikliği
Madde gerekçesi, bilirkişi ve tercümanın kasten gerçeği yanlış yansıtmasını cezalandırmayı amaçlar. Bilirkişinin kendi bilgi, yöntem ve değerlendirmesine göre ulaştığı sonucun yalnız hatalı olması; kast bulunmadığında suç oluşturmaz. Tercüme bakımından da dilsel hata ile bilinçli anlam değiştirme ayrılmalıdır.
2016 değişikliği suçun unsurlarını değiştirmemiş, yalnız birinci fıkradaki ceza aralığını ağırlaştırmıştır. İkinci fıkra birinci fıkraya gönderme yaptığından, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası resmen görevlendirilen tercüman için de geçerlidir.
Korunan Hukuki Değer
Korunan başlıca değer, yargısal ve adli faaliyetin doğru bilgiye dayanarak yürütülmesidir. Teknik uzmanlık veya dil bilgisi bulunmadığı için dış desteğe ihtiyaç duyan makamın güvenilir rapora ve doğru çeviriye erişmesi adaletin sağlıklı işlemesi bakımından zorunludur.
Dava taraflarının adil yargılanma, hukuki dinlenilme ve savunma hakları da dolaylı olarak korunur. Gerçeğe aykırı rapor veya çeviri, kişinin özgürlüğü, malvarlığı ya da aile hayatı üzerinde ağır sonuçlar doğurabilecek kararlara zemin hazırlayabilir.
Suçun Konusu
Bilirkişilik yönünden suçun konusu, görevlendirme kapsamında hazırlanıp açıklanan teknik veya özel bilgiye dayalı mütalâadır. Yazılı rapor, ek rapor veya duruşmada yapılan sözlü uzman açıklaması bu kapsamda olabilir.
Tercümanlık yönünden konu, çevrilmesi istenen ifade veya belgedir. Şüpheli, sanık, mağdur ya da tanık anlatımının anlamını değiştirmek; belgedeki önemli bir bölümü bilerek farklı çevirmek veya saklamak tipik davranışa elverişlidir.
Fail
Bu suç özgü suçtur. Fail, kanunda belirtilen yargı mercii, soruşturma yapmaya yetkili kişi veya kurul ya da yemin altında tanık dinlemeye yetkili makam tarafından görevlendirilmiş bilirkişi veya tercüman olabilir.
Tarafın kendi isteğiyle aldığı özel uzman görüşünü hazırlayan kişi veya özel çeviriyi yapan kişi, resmî görevlendirme bulunmadıkça sırf bu sıfatla TCK 276’nın faili olmaz. Ancak sahte belge, dolandırıcılık veya başka bir suçun koşulları ayrıca oluşabilir.
Mağdur ve Suçtan Zarar Gören
Adli faaliyetin güvenilirliği korunduğu için geniş anlamda mağdur toplumdur. Gerçeğe aykırı rapor veya çevirinin aleyhine kullanıldığı dava tarafı, şüpheli, sanık, mağdur ya da diğer ilgili kişi somut olayda suçtan zarar görebilir.
Belirli bir kişinin zarar görmesi veya hakkında olumsuz karar verilmesi suçun zorunlu sonucu değildir. Ancak zarar ihtimali ve gerçeğe aykırılığın dosyadaki önemi, cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Maddi Unsur: Gerçeğe Aykırı Mütalâa
Bilirkişinin görevi, özel veya teknik bilgi gerektiren konuda bilimsel verileri, inceleme bulgularını ve kullandığı yöntemi tarafsız biçimde açıklamaktır. Maddi veriyi bilerek değiştirmek, mevcut olmayan incelemeyi yapılmış göstermek veya ulaşılan sonucu bilinçli biçimde tersine çevirmek gerçeğe aykırılık oluşturabilir.
Başka bir uzmanın farklı sonuca ulaşması tek başına suç kanıtı değildir. Bilimsel görüş ayrılığı, ölçüm toleransı, veri eksikliği, yöntem seçimi ve mesleki takdir alanı somut olarak incelenmeden yalnız rapor sonucu üzerinden ceza sorumluluğu kurulamaz.
Maddi Unsur: Gerçeğe Aykırı Tercüme
Tercümanın kaynak dildeki ifade veya belgeyi hedef dile anlamını koruyarak aktarması gerekir. Söylenmeyen bir cümleyi eklemek, suçlayıcı anlamı güçlendirmek, önemli bir inkârı çıkarmak veya belgedeki miktar ve tarihi bilerek değiştirmek bu unsuru oluşturabilir.
Lehçe farkı, çok anlamlı sözcük, teknik terim veya duyulamayan kayıt nedeniyle ortaya çıkan dürüst çeviri hatası suç değildir. Tercümanın tereddüdünü tutanağa geçirmesi, ek açıklama istemesi ve belirsizliği açıkça belirtmesi gerçeği saklama kastının bulunmadığını gösterebilir.
Görevlendirme Şartı
Görevlendirmenin, yargı mercii veya kanunda sayılan yetkili kişi ya da kurul tarafından yapılmış olması gerekir. Görevlendirme kararı, kapsamı, sorulan sorular, teslim süresi ve bilirkişi ya da tercümanın kimliği dosyadan belirlenmelidir.
Görev sınırı dışındaki özel açıklama, TCK 276 bakımından ayrıca değerlendirilir. Bununla birlikte ek rapor, duruşmada açıklama veya resmî görev kapsamında tamamlayıcı çeviri aynı görevlendirmenin devamı olabilir.
Manevi Unsur
Suç kasten işlenebilir. Fail, raporun veya çevirinin gerçeğe aykırı olduğunu bilmeli ve bu içeriği görev kapsamında sunmayı istemelidir. Taksirli şekil düzenlenmediğinden dikkatsizlik, yetersizlik veya özensizlik tek başına ceza sorumluluğu doğurmaz.
Kast; değiştirilmiş ham veriler, kaynak belgeyle açık çelişki, önceki taslaklar, açıklanamayan eklemeler, taraflarla yazışmalar, menfaat ilişkisi ve gerçeğe aykırılığı gizlemeye yönelik davranışlar üzerinden araştırılabilir. Salt raporun hatalı bulunması yeterli değildir.
Hareket, Netice ve Suçun Tamamlanması
Suç, gerçeğe aykırı mütalâanın yetkili makama sunulması veya ifadenin ya da belgenin gerçeğe aykırı çevrilmesiyle tamamlanır. Makamın raporu benimsemesi, çeviriye dayanması veya yanlış karar vermesi aranmaz.
Yazılı raporda teslim ve dosyaya sunma zamanı; sözlü açıklama veya tercümede ise gerçeğe aykırı aktarımın yapıldığı an önemlidir. Yalnız bilgisayarda kalan ve hiçbir makama sunulmayan taslak kural olarak tamamlanmış suç oluşturmaz.
Hukuka Uygunluk ve Hata
Bilirkişinin bilimsel bağımsızlığı, gerçeğe aykırılığı haklı kılmaz; fakat görüşün hâkimin beklentisinden veya taraf iddiasından farklı olması suç değildir. Uzman, görevin sınırlarını ve veri yetersizliğini açıkça belirterek kendi mesleki kanaatini açıklayabilir.
Kaynak belgenin bozuk olması, yanlış numune teslim edilmesi, ölçüm cihazı arızası, dildeki belirsizlik veya görevlendirme kapsamının yanlış anlaşılması maddi hata ve kast bakımından değerlendirilir. Yanılgının kaynağı ve kaçınılabilirliği teknik kayıtlarla incelenmelidir.
Teşebbüs
İcra hareketleri bölünebiliyorsa teşebbüs mümkündür. Gerçeğe aykırı rapor tamamlanıp gönderildiği hâlde failin elinde olmayan teknik nedenle yetkili makama ulaşmamışsa, somut olayda teşebbüs hükümleri tartışılabilir.
Henüz gönderilmemiş taslak veya zihinsel hazırlık kural olarak hazırlık hareketidir. Sözlü tercümede failin anlamı değiştirmeye başladığı ancak aktarımın tamamlanmadan engellendiği hâller ayrıca incelenir.
İştirak
Özgü suçun faili yalnız resmen görevlendirilmiş bilirkişi veya tercüman olabilir. Bu sıfatı taşımayan kişi, gerçeğe aykırı rapor veya çeviri hazırlanmasını teşvik eder ya da kolaylaştırırsa genel iştirak hükümleri çerçevesinde azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir.
Birden fazla bilirkişinin ortak raporunda her kişinin rapora katkısı, gerçeğe aykırılığı bilip bilmediği ve imza iradesi ayrı belirlenmelidir. Karşı oy yazan veya yanlışlığı yetkili makama bildiren üye otomatik olarak sorumlu sayılamaz.
İçtima ve Bağlantılı Suçlar
Gerçeğe aykırı rapor veya çeviri aynı zamanda rüşvet, sahtecilik, dolandırıcılık ya da kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması gibi başka bir suçun unsurlarını oluşturabilir. Tek fiil veya ayrı hareket bulunmasına göre özel norm, fikri içtima ve gerçek içtima kuralları değerlendirilir.
Menfaat anlaşması, raporun hazırlanması ve sahte dayanak belge üretilmesi farklı icra hareketleriyse her suçun unsurları ayrı incelenir. Aynı fiile birden fazla ceza verilmemesi ilkesi ile özel düzenlemenin önceliği gözetilmelidir.
Nitelikli Hâller ve Etkin Pişmanlık
TCK 276’da ayrıca düzenlenmiş nitelikli hâl bulunmaz. Raporun ceza, hukuk veya idari yargı dosyasına sunulması; yazılı ya da sözlü olması veya tercümenin belirli bir dilde yapılması ceza aralığını kendiliğinden değiştirmez.
Maddeye özgü etkin pişmanlık hükmü de yoktur. Failin yanlışlığı kendiliğinden ve karar verilmeden açıklaması, doğan zararı önlemesi ve gerçeğin ortaya çıkmasına katkısı; genel hükümler ile temel cezanın belirlenmesinde somut koşullara göre değerlendirilebilir.
Yaptırım ve Mesleki Sonuçlar
Bilirkişi veya tercüman için ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir. Mahkeme; gerçeğe aykırılığın dosyadaki önemini, zarar tehlikesini, kastın yoğunluğunu, menfaat ilişkisini ve failin davranışlarını TCK m.61 kapsamında değerlendirir.
Mahkûmiyet, Bilirkişilik Kanunu kapsamında sicile kabul, listede kalma ve görev alma bakımından ayrıca sonuç doğurabilir. Ceza sorumluluğu ile bilirkişilik bölge kurulunun disiplin ve sicil işlemleri birbirinden bağımsız hukuki dayanaklara sahiptir.
Şikâyet ve Uzlaştırma
Suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür. Dava tarafının şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.
TCK 276 uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların rapor üzerinde uzlaşması veya sonradan yeni rapor alınması oluşmuş sorumluluğu otomatik olarak kaldırmaz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Cezanın üst sınırı yedi yıl olmakla birlikte suç, kanunda ağır ceza mahkemesine özel olarak verilmiş suçlardan değildir.
Yetkili mahkeme, gerçeğe aykırı raporun sunulduğu veya sözlü görüş ya da çevirinin yapıldığı yer esas alınarak belirlenir. Elektronik gönderimde raporun hazırlanma, gönderilme ve yetkili makama ulaşma yerleri CMK’nın yetki hükümleri uyarınca incelenebilir.
Dava Zamanaşımı
Üst sınırı yedi yıl olan suçta olağan dava zamanaşımı kural olarak on beş yıldır. Süre, gerçeğe aykırı mütalâanın sunulduğu veya gerçeğe aykırı tercümenin yapıldığı tarihten başlar.
Zamanaşımını durduran ve kesen nedenler, failin yaşı ve suç tarihindeki kanun süreyi etkileyebilir. Eski ceza aralığının yürürlükte olduğu tarihlerde lehe kanun karşılaştırması ayrıca yapılmalıdır.
Deliller
- Görevlendirme kararı, görev kapsamı ve bilirkişi ya da tercüman listesi kayıtları,
- Asıl belge, ifade kaydı, ses veya görüntü ile sunulan çeviri metni,
- Raporun taslakları, ham veriler, ölçüm kayıtları, numune ve laboratuvar sonuçları,
- Kullanılan yöntem, bilimsel kaynaklar ve rapordaki hesaplama dosyaları,
- Elektronik posta, mesaj, teslim ve UYAP kayıtları,
- Taraflarla ilişkiyi, menfaat aktarımını veya gerçeği gizleme çabasını gösteren belgeler,
- Başka uzmanların yalnız sonucu değil, veri ve yöntem farkını açıklayan teknik değerlendirmeleri.
İspat, “rapor yanlış” sonucuyla sınırlandırılmamalıdır. Nesnel gerçeğe aykırılık, failin bunu bilmesi, resmî görevlendirme ve içeriğin yetkili makama sunulması ayrı ayrı kanıtlanmalıdır.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- Güncel üç yıldan yedi yıla kadar ceza yerine eski ceza aralığını kullanmak.
- Her hatalı veya eksik raporu kasten gerçeğe aykırı rapor saymak.
- Resmî görevlendirme bulunup bulunmadığını araştırmamak.
- Bilimsel görüş ayrılığı ile maddi verinin bilinçli değiştirilmesini ayırmamak.
- Kaynak ifade veya belgeyle tercümeyi bütün hâlinde karşılaştırmamak.
- Bilirkişinin ham veriye erişimini, yöntemini ve görev sınırını incelememek.
- Ortak raporda her uzmanın kastını ve katkısını ayrı belirlememek.
- Zamanaşımında 2016 değişikliği ile suç tarihini gözden kaçırmak.
Somut Olay Kontrol Listesi
- Bilirkişi veya tercümanı hangi yetkili makam görevlendirdi?
- Görevlendirme yazısının kapsamı ve soruları nelerdir?
- Rapor, sözlü mütalâa veya tercüme ne zaman yetkili makama sunuldu?
- Hangi somut veri, ifade veya belge gerçeğe aykırı aktarıldı?
- Gerçeğe aykırılık nesnel olarak nasıl doğrulanıyor?
- Farklı sonuç bilimsel görüş ayrılığından veya veri eksikliğinden kaynaklanabilir mi?
- Failin gerçeğe aykırılığı bildiğini gösteren deliller nelerdir?
- Ham veri, kaynak kayıt, taslak ve elektronik teslim bilgileri korundu mu?
- Ortak raporda her üyenin katkısı ve bilgisi ayrı belirlendi mi?
- Başka bir suç veya disiplin sorumluluğu da oluşuyor mu?
- Suç tarihi, görev, yetki ve zamanaşımı doğru tespit edildi mi?
Sık Sorulan Sorular
TCK 276 suçunun güncel cezası nedir?
Bilirkişi ve resmen görevlendirilen tercüman bakımından güncel ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir. Eski bir yıldan üç yıla kadar ceza aralığı 2016’da değiştirilmiştir.
Hatalı bilirkişi raporu her zaman suç mudur?
Hayır. Bilimsel görüş ayrılığı, mesleki hata, dikkatsizlik veya veri yetersizliği tek başına yeterli değildir. Gerçeğe aykırılığın bilinerek rapora yansıtılması gerekir.
Özel olarak alınan uzman görüşü TCK 276 kapsamında mıdır?
Madde, kanunda sayılan yetkili makam tarafından görevlendirilen bilirkişiyi kapsar. Tarafın özel olarak aldığı görüşte bu resmî görevlendirme yoksa TCK 276 doğrudan uygulanmaz; başka sorumluluklar saklıdır.
Tercüme hatası suç oluşturur mu?
Dürüst dil veya dinleme hatası yeterli değildir. Tercümanın ifade ya da belgenin anlamını bildiği hâlde bilinçli biçimde farklı aktarması gerekir.
Yanlış raporun mahkeme kararını etkilemesi şart mıdır?
Hayır. Gerçeğe aykırı mütalâanın görev kapsamında yetkili makama sunulmasıyla suç tamamlanabilir. Makamın raporu benimsemesi veya yanlış karar vermesi zorunlu değildir.
Suç şikâyete veya uzlaştırmaya tabi midir?
Hayır. Soruşturma resen yürütülür ve uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
Sonuç
TCK 276 gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçunda resmî görevlendirme, nesnel gerçeğe aykırılık ve failin kastı ayrı ayrı belirlenmelidir. Yanlış bulunan her rapor cezalandırılamaz; bilimsel görüş ayrılığı ile maddi verinin bilinçli değiştirilmesi arasında açık ve delile dayalı ayrım kurulmalıdır.
Güncel yaptırım üç yıldan yedi yıla kadar hapistir. Kaynak ifade, belge, ham veri, yöntem ve elektronik kayıtların korunması hem gerçeğe aykırılığın hem de kastın değerlendirilmesinde belirleyicidir. Komşu düzenleme olan TCK 277 yargı görevi yapanı etkileme suçu, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı biçimde belirli bir dava sonucuna yöneltme girişimini ayrıca düzenler.
Kaynakça
- Adalet Bakanlığı Mevzuat sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (erişim: 11 Ağustos 2026).
- Mevzuat Bilgi Sistemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu güncel metni (erişim: 11 Ağustos 2026).
- TBMM, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kabul edilen metni (erişim: 11 Ağustos 2026).
- TBMM Adalet Komisyonu yasama belgesi ve madde gerekçesi (erişim: 11 Ağustos 2026).
- 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, TCK m.276 ceza değişikliği (erişim: 11 Ağustos 2026).
- Öne çıkan görsel: Sasun Bughdaryan / Unsplash.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın suç tarihi, delilleri ve usulî durumu değerlendirilmeden hukuki görüş yerine kullanılamaz.


